Erzurum

149 yıldır Erzurum Ovası'nda nöbet tutan şehide vefa

Erzurum'un Aziziye ilçesine bağlı Tınazlı ve Yarımca mahallelerinin ortasında bulunan, halk arasında 'Garip Mezar' olarak bilinen 93 Harbi şehidinin kabri, mahalle sakinlerinin girişimiyle yeniden gün yüzüne çıkarıldı.

Erzurum'un Aziziye ilçesine bağlı Tınazlı ve Yarımca mahallelerinin ortasında bulunan, halk arasında 'Garip Mezar' olarak bilinen 93 Harbi şehidinin kabri, mahalle sakinlerinin girişimiyle yeniden gün yüzüne çıkarıldı.

İHA'nın '93 Harbi'nin meçhul şehidi 149 yıldır Erzurum Ovası'nda nöbet tutuyor' başlıklı haberinin ardından harekete geçen vatandaşlar, şehit mezarının çevresini temizleyerek bakım çalışması yaptı.

Erzurum merkeze yaklaşık 11 kilometre uzaklıkta, tarlaların ortasında tek başına bulunan meçhul şehit kabri, yaklaşık 149 yıldır Erzurum Ovası'nda sessiz nöbetini sürdürüyor. Etrafında herhangi bir mezarlık bulunmayan mezarın kitabesinde yalnızca 'Hicri 1293 Şehidi' ifadesi yer alıyor. Kime ait olduğu bilinmeyen şehidin, 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi'nde, halk arasında bilinen adıyla 93 Harbi sırasında şehit düştüğü değerlendiriliyor. Yıllardır otlar arasında kalan ve uzaktan fark edilmesi güç hale gelen şehit mezarı, Tınazlı Mahallesi sakinleri İbrahim Surha, Emirhan Kutlu, Recep Şimşek ve Salih Selçuk tarafından temizlendi. Mezarlığın etrafındaki otlar biçilirken, mezar boyandı ve başına Türk bayrağı dikildi.

Mezarın düzenlenmesini istiyorlar

Bölge sakinleri tarafından 'Garip Mezar' olarak anılan şehit kabri, tarihi ve manevi yönüyle dikkat çekmeye devam ediyor. Mahalle sakinleri tarafından yapılan çalışmanın geçici olduğunu belirten vatandaşlar, yetkililerden şehitliğe yakışır bir çevre düzenlemesi yapılmasını, yeni bir mezar düzenlemesi oluşturulmasını ve kalıcı bir bayrak direği dikilmesini talep etti.

Asırlardır gizemini koruyor

Öte yandan mezarın hikâyesi yıllardır gizemini koruyor. Tarihi kaynaklara göre burada yatan askerin kimliği, memleketi ve görev yaptığı birlik bilinmiyor. Rivayetlere göre kahraman asker savaş sırasında şehit düştüğü noktaya defnedildi. Beyaz Şehir Erzurum dergisinde yer alan bilgilere göre ise 1972 yılında bölgeye gelen rütbeli bir asker, mezarı bugünkü görünümüne kavuşturdu. Köylülerin sorularını yanıtsız bırakan asker, çalışmalar tamamlandıktan sonra sessizce bölgeden ayrıldı. Böylece hem meçhul şehidin kimliği hem de mezarı yaptıran askerin hikâyesi sır olarak kaldı.

'Belki bir umut, gören olur diye düşündük'

Tınazlı Mahallesi sakinlerinden İbrahim Surha, şehidin bulunduğu arazinin kendilerine ait olduğunu belirterek, 'Burası zaten bizim kendi arazimiz. Arkadaşlarla birkaç kez görüştük, konuştuk. Kendi çabalarımız ve imkânlarımız doğrultusunda bir şeyler yapalım istedik. Sağ olsunlar onlar da bizi kırmadı, geldiler. Birisi boyayı getirdi, birisi bayrağı getirdi. Alanı biçtik, boyadılar. Daha sonra bayrağımızı diktik. Belki bir umut, gören olur diye düşündük. Daha güzel bir çalışma yapılır ya da burası farklı şekilde değerlendirilir diye istedik. Biz de karınca kararınca elimizden geleni yapmaya çalıştık. Sonuçta burada, tarlamızın başında 93 Harbi'nde şehit düşen bir kahramanımız yatıyor. Kendisi aslen Yozgatlı. Bir kardeşi de Tepeköy taraflarında şehit düşmüş. Biz de imkânlarımız ölçüsünde böyle bir karar alıp bu çalışmayı gerçekleştirdik. Emek veren herkese teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.

Surha, daha sonra Ozan Çerkezoğlu'nun dizelerini okuyarak şunları söyledi:

'Ben Türk'üm, bu devlet benim. Türk'üm, adım Mehmet benim. Sen tasalanma şehidim. Gururunu kimse ezemeyecek, aleyhinde kimse yazamayacak. Ankara'da, Erzurum'da itler gezemeyecek. Sen tasalanma şehidim.'