Yıllar önce işlenen ağır bir suçun gölgesi, yarım asır sonra yeniden gündeme geldi. “Tasarlayarak öldürme” suçundan hakkında kesinleşmiş 50 yıl hapis cezası bulunan E.K., jandarma ekiplerinin düzenlediği operasyonla bir bakımevinde yakalandı. Uzun süredir kimliğini gizleyerek yaşamını sürdürdüğü iddia edilen hükümlünün, hayatının son döneminde bulunduğu sosyal hizmet kurumunda gözaltına alınması dikkat çekti.
Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, firari hükümlünün izinin titiz bir çalışma sonucu tespit edildiği ve operasyonun hukuki prosedürlere uygun şekilde gerçekleştirildiği belirtildi. Gözaltı işlemlerinin ardından sağlık kontrollerinden geçirilen E.K., cezaevine teslim edildi.
Olay, kamuoyunda farklı tepkilere yol açtı. Bir kesim, ağır bir suçtan hüküm giymiş bir kişinin er ya da geç adalet önüne çıkarılmasının kaçınılmaz olduğunu savunurken, diğer kesim ise bakıma muhtaç bir yaşlının bu şekilde cezaevine gönderilmesini insani açıdan tartışmalı buluyor.
Uzmanlar, benzer durumlarda hem adaletin tesisi hem de hükümlünün sağlık durumu ve yaşam koşullarının dikkate alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye’de infaz hukukunda yer alan düzenlemeler kapsamında, ileri yaş ve sağlık sorunları bulunan hükümlüler için farklı uygulamaların söz konusu olabileceği ifade ediliyor.
E.K.’nin cezaevi sürecinin nasıl ilerleyeceği ve sağlık durumuna ilişkin herhangi bir özel uygulama yapılıp yapılmayacağı ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.