Ankara

Bakan Kurum depremzede küçük Yusuf ve dedesinin yeniden başlayan hikayesini paylaştı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabında 6 Şubat depremlerinde enkazdan kurtarılan 65 yaşındaki emekli Abdullah Çelik ve o zaman 40 günlük olan torununun yeni evlerindeki hayatlarını paylaşarak, 'Adıyamanlı Abdullah ağabeyimiz huzurlu yuvasında torunuyla yepyeni bir hayata başladı. Bizlere de gözlerindeki hüznü silmek, yarasını sarmak, yüzünü güldürmek nasip oldu. Bundan daha kıymetli bir şey yok' dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabında 6 Şubat depremlerinde enkazdan kurtarılan 65 yaşındaki emekli Abdullah Çelik ve o zaman 40 günlük olan torununun yeni evlerindeki hayatlarını paylaşarak, 'Adıyamanlı Abdullah ağabeyimiz huzurlu yuvasında torunuyla yepyeni bir hayata başladı. Bizlere de gözlerindeki hüznü silmek, yarasını sarmak, yüzünü güldürmek nasip oldu. Bundan daha kıymetli bir şey yok' dedi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde 53 bin 537 kişi yaşamını yitirirken, binlerce kişi de yaralandı. Adıyamanlı Abdullah Çelik de, depremde yarıyıl tatili için yanlarına gelen 2 kızı ve 4 torunu ile birlikte akrabalarından 10 kişiyi kaybetti. Çelik, o zaman 40 günlük olan ve yıkılan binanın enkazında beşiği içinde uyurken bulunan torunu Yusuf Berk ile hayata tutundu. Çelik, şimdi 3 yaşında olan torunu Yusuf Berk ile birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Adıyaman İndere'de inşa edilen yeni evlerinde yaşıyor.

'Bundan daha kıymetli bir şey yok'

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremin ardından bir başlarına kalan dede ve torunun yüreklere dokunan hikayesini ve yeni evlerinin görüntülerini paylaştı. Mesajında Çelik'in 'Devlet güçlü oldu mu her şey olur' sözlerine yer veren Bakan Kurum, 'Adıyamanlı Abdullah ağabeyimiz huzurlu yuvasında torunuyla yepyeni bir hayata başladı. Bizlere de gözlerindeki hüznü silmek, yarasını sarmak, yüzünü güldürmek nasip oldu. Bundan daha kıymetli bir şey yok' ifadelerini kullandı.

'Ailem gitti, bir ben kaldım, bir de 40 günlük torunum'

Abdullah Çelik, depremin ardından torununu kimseden destek almadan kendi başına büyüttüğünü anlattı. Çelik, deprem günü yaşadıklarını şöyle dile getirdi:

'Ben en üst kattaydım, bir baktım ki üzerimde yağmur yağıyor. Hiçbir yeri tanıyamadım ben. Adıyaman diye bir şey yoktu orada. Bilhassa da bizim o etrafındaki binaya dair hiçbir şey kalmamıştı. Yani bir felaketti. Ailem hepsi gitti, bir ben kaldım, bir de 40 günlük torunum.'

'Çok acılar çektim, devlet de bunları yapmasaydı daha çok üzülürdüm'

Devletin desteği sayesinde yeniden hayata tutunduklarını kaydeden Çelik, 'Tamam ben acıları çok çektim, keşke acılar çekilmeseydi. Canlar gitti. Devlet de eğer yapmamış olsaydı, ben daha fena üzülürdüm. Devlet babalık etti bize, ev yaptı, yuvamızı kurduk burada. Bir tesellidir yani, bizim için büyük bir teselli oldu. Tamam devlet kendi cebinden yapmıyor ama devlet güçlü oldu mu her şey olur. Ben devletim, sen devletsin. Başka kim devlet ki? Devlet babadır, baba da evlatlarını bırakmadı. Devlet de aynısını bize yaptı, babalık yaptı. Hala da yapıyor' diye konuştu.

'Bu yapılanlarla hakikaten bir nebze teselli verildi'

Çelik, yeni inşa edilen evlerinde dede-torun yeni bir hayata başladıklarını söyleyerek, 'Hakikaten çok büyük çileler çektik ama devlet bizi çok çabuk toparladı. Vallahi bu kadar erken biteceğini tahmin etmiyorduk. Devlet zaten gerekeni yaptı. Çadır verdi, konteyner verdi, prefabrik verdi. Yani bize hissettirmedi. Aniden geldik, bizim evler bitmiş. Kendimiz yapmış olsaydık, ben 65 yaşındayım, bir ev yapamadım. Ama devlet 2 sene içinde bize ev verdi, teslim etti. Bundan iyisi can sağlığı. Benim ailem bitti. Ailemden 10 yakınım gitti. Maddi bakımdan hiçbir sıkıntı çekmedim ama maneviyat. Mümkün mü yani maneviyat? Ama bu yapılanlarla hakikaten bir nebze teselli verildi' dedi.

'Torunum evde tek ama parka gidince çocuklarla oynuyor'

Afet konutlarının sosyal alanları sayesinde torununu gönül rahatlığıyla büyüttüğünü belirten Çelik, 'Torunumu bazen kreşe götürüyorum. Akşamları da gidip getiriyorum. Camiye gidiyorum, evde oturuyorum. Torunumla ilgileniyorum. Sosyal faaliyetler çok burada. Çocuklar da geziyor. Evde çocuk tek ama parka gitti mi orada çocuklarla oynuyor. O bakımdan çok şükür iyi, sıkıntı yok' dedi.