Politika

Bakan Uraloğlu: 'Coğrafi ve jeostratejik üstünlük, küresel ticarette 'Türkiye'siz Koridor' düşünülmeyeceğini ortaya koyuyor'

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, 'Tarihi İpek Yolu'nun devamı niteliğindeki Orta Koridor'un kilit ülkesi, Türk Boğazları'nın tek hakimi ve Kalkınma Yolu Projesi'nin ana aktörü olarak Türkiye, Kuzey-Güney ve Doğu-Batı koridorlarının vazgeçilmez bir halkası halindedir. Bu coğrafi ve jeostratejik üstünlük, küresel ticarette 'Türkiye'siz Koridor' düşünülmeyeceğini her fırsatta ortaya koymaktadır. NATO zirvesi de bir kez daha gösterecektir ki Türkiye; coğrafi konumu, lojistik altyapısı, enerji koridorlarındaki merkezi rolü ve sağladığı istikrarla sadece kendi bölgesinin değil, küresel güvenliğin de vazgeçilmez bir parçasıdır' dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, 'Tarihi İpek Yolu'nun devamı niteliğindeki Orta Koridor'un kilit ülkesi, Türk Boğazları'nın tek hakimi ve Kalkınma Yolu Projesi'nin ana aktörü olarak Türkiye, Kuzey-Güney ve Doğu-Batı koridorlarının vazgeçilmez bir halkası halindedir. Bu coğrafi ve jeostratejik üstünlük, küresel ticarette 'Türkiye'siz Koridor' düşünülmeyeceğini her fırsatta ortaya koymaktadır. NATO zirvesi de bir kez daha gösterecektir ki Türkiye; coğrafi konumu, lojistik altyapısı, enerji koridorlarındaki merkezi rolü ve sağladığı istikrarla sadece kendi bölgesinin değil, küresel güvenliğin de vazgeçilmez bir parçasıdır' dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından geleneksel olarak düzenlenen Türkiye Denizcilik Zirvesi'nin beşincisi, Tersane İstanbul'da başladı. Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girişinin 100. yıl dönümüne denk gelmesiyle ayrı bir tarihi önem taşıyan zirve saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

'Sizlerin de çok iyi bildiği üzere küresel yük taşımacılığının yaklaşık yüzde 88'i denizyoluyla taşınmaktadır'

Bakan Uraloğlu, açılışta yaptığı konuşmada, küresel yük taşımacılığının yüzde 88'nin denizyoluyla taşındığını ifade ederek, 'Sizlerin de çok iyi bildiği üzere küresel yük taşımacılığının yüzde 88'i denizyoluyla taşınmaktadır. Yani rünya ile yakın bir orandan bahsediyoruz. Türkiye'nin de dış ticaret taşımalarının tonaj bazında yüzde 85'i denizyoluyla gerçekleştirilmektedir. Tek başına bu oranlar bile denizciliğin küresel ekonominin ve tedarik zincirlerinin vazgeçilmez ana taşıyıcısı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu küresel gerçek, ülkemizin denizcilik vizyonunun ve Mavi Vatan'a olan güçlü bağlılığımızın ne kadar stratejik bir önem taşıdığını hepimize göstermektedir. İşte bu anlayışla dün 100. yıl dönümünü coşkuyla kutladığımız Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, milletimizin Mavi Vatan'a olan sarsılmaz bağlılığının en güçlü simgesidir. Tarih boyunca kıtaların, medeniyetlerin ve kadim ticaret yollarının kesişim noktasında bulunan ülkemiz, bugün de uluslararası tedarik zincirleri ve ulaşım koridorlarının merkezinde bulunmaktadır. Tarihi İpek Yolu'nun devamı niteliğindeki Orta Koridor'un kilit ülkesi, Türk Boğazları'nın tek hakimi ve Kalkınma Yolu Projesi'nin ana aktörü olarak Türkiye, Kuzey-Güney ve Doğu-Batı koridorlarının vazgeçilmez bir halkası halindedir. Bu coğrafi ve jeostratejik üstünlük küresel ticarette 'Türkiye'siz Koridor' düşünülmeyeceğini her fırsatta ortaya koymaktadır' dedi.

'Bizler yalnızca krizi değil, riski de hep beraber yönetmek zorundayız'

Uraloğlu, Suudi Arabistan ile Yeni ve Modern Hicaz Demiryolu'nu canlandıracak iş birliği mutabakat zaptını imzaladıklarına değinerek, ' Farkında olduğunuz üzere son yıllarda yaşanan gelişmeler, ulaştırma sistemlerinin ne kadar kırılgan olabileceğini ve küresel ticareti sekteye uğratabileceğini açıkça göstermiştir. Son olarak Hürmüz Boğazı çevresindeki kapanmalar, tek bir boğazın dünya enerji arzını ve tedarik zincirlerini nasıl derinden etkileyebileceğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik su yolundaki aksama, enerji güvenliğinden lojistik maliyetlerine kadar geniş bir etki alanı oluşturmuştur. Bu noktada da bizler yalnızca krizi değil, riski de hep beraber yönetmek zorundayız. Bunun yolu, mevcut koridorları güçlendirirken alternatiflerini de oluşturmaktan ve ulaştırmanın diğer modlarıyla da entegre bir yaklaşımdan geçiyor. Türkiye olarak Asya'dan Avrupa'ya uzanan en önemli güzergâhlardan biri olan Orta Koridor'u yüksek kapasiteli ve rekabetçi bir ticaret omurgasına dönüştürmek istiyoruz. Kalkınma Yolu Projesi'yle de Basra Körfezi'ni Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayacak yeni bir lojistik omurga oluşturmayı hedefliyoruz. Ve şimdi bu büyük resme çok önemli bir yeni halka daha ekliyoruz. Kısa bir süre önce Suudi Arabistan ile Yeni ve Modern Hicaz Demiryolu'nu canlandıracak iş birliği mutabakat zaptını imzaladık. Bu projeyle Hürmüz Boğazı'na alternatif bir ticaret rotası sunmayı planlıyoruz. Böylece Körfez bölgesinden Avrupa'ya ulaşacak yükler için yeni bir seçenek daha ortaya çıkacak ve ticaret akışları muhtemel krizlerden daha az etkilenecektir' diye konuştu.

'Kabotaj'ın ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılı ile birleştireceğiz'

Kabotaj'ın ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılı ile birleştireceklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, 'Bir de önümüzdeki hafta gerçekleşecek NATO zirvesi de bir kez daha gösterecektir ki Türkiye; coğrafi konumu, lojistik altyapısı, enerji koridorlarındaki merkezi rolü ve sağladığı istikrarla sadece kendi bölgesinin değil, küresel güvenliğin de vazgeçilmez bir parçasıdır. Biz, her zaman kriz anlarında köprü olan, barış zamanlarında ise kalkınma ve iş birliği için yol açan bir ülke olarak sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz. Bu anlayışla, denizcilik sektörümüzü daha da güçlendirerek küresel tedarik zincirlerine katkı sunmaya ve uluslararası iş birliğini derinleştirmeye kararlıyız. Hiç şüphesiz dünya geçmişten bu yana denizci medeniyetlerin öncülüğünde gelişti ve bu noktalara geldi. Denizler tarih boyunca sadece ticaretin değil; Bilgi, kültür, teknoloji ve kültürlerin ana taşıyıcısı oldu. Bugünde aynı gerçekle karşı karşıyayız: Denizcilik, geleceğin anahtarıdır. Güçlü filolar, modern limanlar, yeşil ve akıllı lojistik sistemler kuran milletler, yarının dünyasını şekillendirecektir. Biz Türkiye olarak, Kabotaj Kanunu'nun 100. Yılında, kadim denizcilik mirasımızı geleceğin vizyonuyla birleştirerek bu yarışta ön sıralarda yer almaya kararlıyız. Kabotaj'ın ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılı ile birleştireceğiz' ifadelerini kullandı. Program hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından paneller ile devam etti.