Izmir

Bilim fabrikasında 365 proje

İzmir Ekonomi Üniversitesi, son 7 yılda 365 araştırma projesi geliştirerek 2,7 milyar liralık proje bütçesine ulaştı ve 73 patent başvurusu yaptı. TÜBİTAK destekli teknogirişim şirketi sayısında İzmir'de ikinci, Türkiye genelinde ise 12'nci sıraya yükselen Ekonomi Üniversitesi, inovasyon ve teknoloji odaklı çalışmalarını sürdürüyor.

İzmir Ekonomi Üniversitesi, son 7 yılda 365 araştırma projesi geliştirerek 2,7 milyar liralık proje bütçesine ulaştı ve 73 patent başvurusu yaptı. TÜBİTAK destekli teknogirişim şirketi sayısında İzmir'de ikinci, Türkiye genelinde ise 12'nci sıraya yükselen Ekonomi Üniversitesi, inovasyon ve teknoloji odaklı çalışmalarını sürdürüyor.

Girişimcilik, inovasyon ve topluma katkı ekseninde çalışmalarını hız kesmeden sürdüren İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), son 7 yılda araştırma temelli 365 projeye imza attı. Yapay zekayı, teknolojiyi ve üniversite-sanayi iş birliğini merkezine alan bu projelerin toplam bütçesi 2.7 milyar liraya ulaştı. Yazılım, bilgisayar teknolojileri, elektronik ve sağlık gibi farklı alanlarda tam 73 patent başvurusu yapılırken; TÜBİTAK desteğiyle kurulan teknogirişim şirketi sayısında ise İEÜ, devlet üniversitelerinin de yer aldığı genel sıralamada İzmir'de ikinci, Türkiye'de 12'nci oldu. İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, üniversitedeki araştırmaların toplumsal faydaya, teknolojik gelişime ve ekonomik değere dönüştüğüne dikkat çekerek, 'Üniversitemizin bölgesel ve ulusal inovasyon ekosistemindeki öncü rolünü daha da güçlendireceğiz' diye konuştu.

Ege'nin ilk vakıf üniversitesi olarak 14 Nisan 2001 tarihinde başladığı eğitim yolculuğunda 25 yılı geride bırakan İzmir Ekonomi Üniversitesi; projeye, teknolojiye, fikri mülkiyete ve girişimciliğe yoğunlaşarak yaptığı stratejik çalışmaların karşılığını aldı.

Dünyada ilk 300'e girdi

İEÜ, İngiltere merkezli yükseköğretim değerlendirme platformlarından Times Higher Education verilerine göre Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve İklim Eylemi kategorilerinde dünyanın en iyi 300 üniversitesi arasına girdi. İEÜ ayrıca, 'İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme', 'Eşitsizliklerin Azaltılması' ve 'Amaçlar İçin Ortaklıklar' kategorilerinde de dünyanın en iyi 400 üniversitesi arasında yer almayı başardı.

Yükseköğretimin Oscar'ını aldı

İzmir Ekonomi, Yükseköğretimin Oscar'ı olarak anılan THE Awards Asia'da ise, 'Çevresel Liderliğe Üstün Katkı' kategorisinde birinciliğe adını yazdırdı. Araştırma kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla İzmir geneline hitap eden buluşmalar düzenleyen İEÜ, son bir yılda 27 etkinlik aracılığıyla 1.065 katılımcıya doğrudan erişim sağladı.

İklim eylemin Türkiye birincisi

İEÜ, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla yaptığı projeler ve uluslararası alana yayılan iş birlikleriyle de ön plana çıktı. İzmir Ekonomi, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) açıkladığı 2025 Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu'na göre 'İklim Eylemi' kategorisinde Türkiye'deki vakıf üniversiteleri arasında birinci, genel sıralamada ise 7'nci oldu.

'Bilgi, laboratuvarda kalmadı'

İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, üniversite olarak son dönemde yakaladıkları başarı ivmesinin, uzun vadeli ve kararlı bir vizyonun sonucu olduğunu söyledi. Eğitimi, araştırmayı, girişimciliği ve toplumsal katkıyı, birbirini besleyen bütüncül bir gelişim modeli olarak gördüklerini dile getiren Prof. Dr. Biresselioğlu, 'Üniversitemizde üretilen bilgi, laboratuvarlarda ya da akademik yayınlarda sınırlı kalmadı. Teknolojiye, sanayiye, ekonomiye ve toplumun ihtiyaç duyduğu çözüm alanlarına doğrudan yansıdı. Araştırma temelli projelerde elde ettiğimiz güçlü performans, patent başvurularımız, teknogirişim şirketlerimiz ve uluslararası değerlendirme kuruluşlarından aldığımız başarılı sonuçlar, üniversitemizin ulusal ve küresel ölçekte dikkatle takip edildiğini gösteriyor' diye konuştu.

'Araştırma kültürünü yayıyoruz'

Bu başarıların sürdürülebilir olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Biresselioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Araştırma kültürünü üniversitemizin tüm birimlerine yaymaya, öğrencilerimizin yenilikçi fikirlerini erken aşamadan itibaren desteklemeye ve akademisyenlerimizin bilimsel üretimlerini toplumsal faydaya dönüştürecek mekanizmaları güçlendirmeye büyük önem veriyoruz. Üniversite olarak ürettiği bilgiyi girişime, patente, teknolojiye ve istihdama dönüştüren bir yapı inşa ediyoruz. Son yıllardaki hızlı yükselişimiz; doğru stratejik planlamanın, güçlü akademik kadronun, öğrencilerimizin dinamizminin, sektörle kurduğumuz yakın iş birliklerinin ve yenilikçiliği merkeze alan kurumsal kültürümüzün doğal bir sonucu. Önümüzdeki dönemde de bu ivmeyi artırarak sürdüreceğiz. İzmir'den Türkiye'ye, Türkiye'den dünyaya uzanan etki alanımızı daha da genişleteceğiz.'