Haberde insan

Diyarbakır'ın 'Kemal Dayısı' düğünleri özlüyor

Diyarbakırlıların 'Kemal Dayı' olarak tanıdığı 77 yaşındaki Kemal Tosun, 67 yıldır üzerinden çıkarmadığı renkli geleneksel kıyafetleriyle kentin simge isimlerinden biri oldu. Son bir buçuk yıldır yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle yürümekte zorlanan Tosun, en kısa sürede yeniden düğünlere katılıp halay çekmeyi hayal ediyor.

Diyarbakırlıların 'Kemal Dayı' olarak tanıdığı 77 yaşındaki Kemal Tosun, 67 yıldır üzerinden çıkarmadığı renkli geleneksel kıyafetleriyle kentin simge isimlerinden biri oldu. Son bir buçuk yıldır yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle yürümekte zorlanan Tosun, en kısa sürede yeniden düğünlere katılıp halay çekmeyi hayal ediyor.

Diyarbakır'da hemen herkesin 'Kemal Dayı' diye bildiği 77 yaşındaki Kemal Tosun, yarım asrı aşkın süredir giydiği renkli geleneksel kıyafetleriyle dikkat çekiyor. Henüz 10 yaşındayken babasının karış hesabıyla diktirdiği renkli kıyafetleri giymeye başlayan Tosun, o günden bu yana tarzından hiç vazgeçmedi. Tam 67 yıldır aynı kültürel çizgiyi sürdüren Kemal Dayı, yıllar içinde düğünlerin, halayların ve sokakların neşesi haline geldi. Renkli şalvarı ve yöresel kıyafetleriyle katıldığı düğünlerde halayın en önünde yer alan Tosun, kentin yaşayan sembollerinden biri olarak anılıyor. Son bir buçuk yıldır yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle zor günler geçirdiğini belirten Tosun, yanlış ameliyat olduğunu iddia etti. Bu süreçten sonra yürümekte güçlük çekmeye başlayan Kemal Dayı, en çok da düğünlere gidememekten yakınıyor. Yıllarca düğün düğün gezip halay çeken, gençlerle birlikte oynayan Tosun'un en büyük hayali ise yeniden sağlığına kavuşarak düğünlere katılmak ve eski günlerdeki gibi halayın başında yer almak. Tosun, '10 yaşlarındaydım babam karış hesabı yaparak ölçümü aldı. Diyarbakır'a geldi. Bana bir şalvar bir yelek birde küçük bir kuşak yaptırıp getirdi. Bizim köyde de tesadüf düğün vardı. Giydim onları ve beni düğüne götürdü. Ben daha küçük olduğum için üzerimde kıyafetleri gören şaşırdı ve gülmeye başladı. Elime iki tane mendil verdiler bende oynamayı bilmiyordum. Rastgele oynamaya başladım. Herkes para üstüme atıyordu. Eskiden davul ve zurna tek vardı. İnsanlar para atınca bende dedim herhalde ben biliyorum o yüzden para atıyorlar. Ondan sonra ne kadar düğün olduysa beni çağırmaya başladılar. Ben de oynaya oynaya her oyunu öğrendim. Bütün ne kadar köy varsa ne kadar düğün oluyorsa herkes beni çağırıyordu. Eskiden otomobil falanda çok yoktu. Kamyonlarla gidip geliyorduk ulaşım çok zordu. Ondan sonra her yerde tanınmaya başladım. İl dışından da beni çağıranlar oluyordu. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Sivas, Antalya birçok yere gittim. Belim biraz ağarıyordu. Özel bir hastaneye gittim dediler 4 yerden bel fıtığın var bir yerde de patlamış. Bende korktum ameliyat olmayı kabul ettim. Meğer para için beni ameliyat etmiş. Para için beni bu hale soktular. Bir buçuk yıldır yürüyemiyorum, düğünlere gidemiyorum. Düğünleri çok özledim'' diye konuştu.