Spor

Orhan Süer, Taekwondo Ankara İl Temsilciliği görevinden istifa etti

Süer Spor Kulübü Başkanı ve Milli Takım Antrenörü Orhan Süer, Taekwondo Ankara İl Temsilciliği görevinden istifa ettiğini açıkladı.

Süer Spor Kulübü Başkanı ve Milli Takım Antrenörü Orhan Süer, Taekwondo Ankara İl Temsilciliği görevinden istifa ettiğini açıkladı.

İstifasıyla ilgili yazılı açıklama yapan Orhan Süer, şu ifadeleri kullandı:

'Kıymetli taekwondo camiası ve Ankaralı gönül dostlarım, 2024 tarihinden beri yürüttüğüm Ankara İl Temsilciliği görevinden 7 Eylül 2026 tarihi itibarıyla istifa etmiş bulunuyorum. Hayatımızı adadığımız Türk taekwondosunun daha fazla zarar görmemesi adına istifa sürecim ile ilgili siz değerli arkadaşlarımı ve taekwondo camiasını bilgilendirmek isterim. Yaşanan olumsuz gelişmeler karşısında, mevcut federasyon başkanı ve yönetimiyle birlikte çalışma düşüncesi beni bu noktaya getirmiştir. 2024 yılında yapılan federasyon başkanlığı seçimleri sürecinde, tüm gönül dostlarımızla birlikte samimiyetle destek olduk. Seçimi kazandıktan sonra 48 destek imzasıyla seçime girmesini sağlayan delege arkadaşlarımız ve bizlerin unutulmaması gerekirdi. Ancak bugün gelinen noktada mevcut başkanın, o dönemde kendisini destekleyen arkadaşlarımızın telefonlarına dahi cevap vermediği ve camiadaki birçok kişinin telefonlarına çıkmadığı görülmektedir. Seçim öncesinde camiamıza verilen sözlerin unutulması; seçimde bizlere destek veren, bizlerden destek ve yardım bekleyen arkadaşlarımızın, seçim kazanıldıktan sonra taleplerine karşılık bulamaması camiada büyük bir hayal kırıklığı yapmış, bu durum beni de derinden üzmüştür. Seçim öncesindeki dört yıllık süreçte, mevcut başkanın adaylık çalışmaları kapsamında düzenlenen her faaliyete, taekwondonun daha ileriye taşınması adına samimiyetle destek verdim. Ankara'daki gönül dostlarımızla ve Antrenörler Birliği aracılığıyla düzenlediğimiz destek kahvaltıları da dahil olmak üzere yürüttüğümüz çalışmalar ve verdiğim destek herkes tarafından bilinmekte ve takdir edilmekteydi. Buna rağmen seçim sonrasında, federasyon başkanı ve yönetimi tarafından bütün arkadaşlarımıza 'Federasyonu kazandık, artık sizinle işimiz bitti; size ihtiyacımız kalmadı' anlayışını yansıtan tavır ve yaklaşımlar sergilendiğini üzüntüyle ve hayretle gözlemledim ve fazlasıyla hissettim. Seçim çalışmaları süresince dile getirilen 'Taekwondo kazanacak, taekwondo'yu hep birlikte yöneteceğiz, herkesi kucaklayacağız' sözlerinin tutulmadığına, tüm camiamızın şahit olduğu gibi ben de tanıklık etmekteyim. Söz vermek sorumluluk almayı, verilen sözü tutmak ise kişinin karakterini ortaya koymayı gerektirir. Sözlerini eyleme dönüştürenlerin dürüstlüğün ve güvenin temsilcileri olduğu bilinen bir gerçektir. Bugün gelinen noktada; bazı kişilerin, seçim çalışmaları sırasında yaptıkları harcamaları telafi etmeleri gerektiğini ifade ederek federasyon başkanı ile çok yakın bir çalışma içerisine girdikleri, bu kişilerin taekwondoyu beklenenin aksine farklı düşünce ve niyetlerle yönetmeye çalıştıkları, ekiplerini oluştururken yalnızca kendilerine yakın kişilere görev vermeye çalışarak gruplaşmaya neden oldukları, yıllar boyunca önceki yönetime muhalefet eden ve mevcut yönetimin seçimi kazanması için yanlarında duran arkadaşlarımızın görmezden gelindiği, hiç muhalefet yapmayan veya seçim öncesinde son ana kadar karşı tarafta yer alan kişilerin, bugün bu arkadaşlarımızın önüne geçirildiği ve aktif görevlerde değerlendirildiği açıkça görülmektedir. Bu durum, yaşanan haksızlığın bir başka boyutunu oluşturmaktadır. Bunların yanı sıra, taekwondo camiasından gelmeyen ve başka bir kurumdan yatay geçiş yoluyla görevlendirilen federasyon genel sekreterinin, seçim öncesinde mevcut başkanla olan yakınlığı nedeniyle bazı kimselere çeşitli vaatlerde bulunduğu yönündeki iddialar camiamızda bilinmektedir. Federasyon başkanının ve genel sekreterin, 5-7 Eylül tarihlerinde Güney Kore'de düzenlenecek olan ve sporcuların 60 puan kazanacağı Olimpik Grand Prix müsabakalarının kayıt işlemlerini dahi zamanında gerçekleştirmeyerek unutulması, görev ve sorumluluk anlayışı bakımından ciddi soru işaretleri doğurmuştur. Tüm bu gelişmelerin, ilgili kişilerin farklı amaçlarla hareket ettikleri konusunda camiamızda haklı endişeler oluşturduğunu düşünmekteyim. Camiamızda rahatsızlık yapan bu olay ve uygulamalar karşısında sessiz kalan; gerek şahsıma gerekse kendisini destekleyen arkadaşlarıma yönelik davranışlara ses çıkarmayan; yönetimdeki bazı kişilerin uygun olmayan faaliyet ve davranışlarını destekleyen, bu kişileri korumaya çalışan ve herkesin nabzına göre hareket eden federasyon başkanının tutumu karşısında, kendisiyle birlikte anılmanın şahsıma ve taşıdığım değerlere uygun olmayacağı kanaatine vardım. Bu nedenle, severek görev yapmış olduğum Taekwondo Ankara İl Temsilciliği görevimden istifa ettiğimi kamuoyuna saygıyla bildiririm. Bilinmelidir ki vefasız insanlar, her zaman kendilerini haklı çıkaracak bir bahane bulurlar; ancak vicdanlarını asla kandıramazlar. Gerçek dostluk, vefanın ta kendisidir. Ne olursa olsun yanınızda olan dostlar, hayattaki en büyük hazinedir.'