<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mira Gündem sondakika güncel haberler</title>
    <link>https://www.miragundem.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.miragundem.com/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Mira Gündem © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 05:59:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: 'Savaşın etkisi olmasaydı enflasyon yüzde 25 seviyesinde olacaktı']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-savasin-etkisi-olmasaydi-enflasyon-yuzde-25-seviyesinde-olacakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-savasin-etkisi-olmasaydi-enflasyon-yuzde-25-seviyesinde-olacakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ANKARA (İHA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Savaşın etkisi olmasa bugün yüzde 31,5'lerde değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık, bu da çok farklı bir finansal atmosfer getirecekti' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (İHA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Savaşın etkisi olmasa bugün yüzde 31,5'lerde değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık, bu da çok farklı bir finansal atmosfer getirecekti' dedi. </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasının ortaya konulduğu toplantıda büyüme, enflasyon, istihdam, bütçe dengesi ve cari açık başta olmak üzere temel makroekonomik hedefler kamuoyuyla paylaşıldı. Yılmaz, burada programın detaylarına ilişkin gerçekleştirdiği sunumunun ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. </p><p>Yılmaz, enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikasından ibaret olmadığını belirterek, para ve maliye politikalarının yanı sıra arz yönlü politikaların da devreye alınacağını söyledi. Yılmaz, 2027'de yönetilen ve yönlendirilen fiyatlara daha hassas yaklaşılacağını, gıda arzını artırmak için sulama yatırımları başta olmak üzere gerekli tüm politika araçlarının kullanılacağını ifade etti. </p><p>'Önümüzdeki dönemde sosyal konut ve kiralık sosyal konut uygulamasını yaygınlaştırma konusunda kararlıyız' </p><p>Konut, arz yönlü politikaların da önemine değinen Yılmaz, 'Deprem konutlarının bitmesiyle deprem alanlarında kiralarda çok ciddi bir etkilenmeyi gördük. Merkez Bankamızın da bir güzel çalışması vardı. Konut arzının kiralara yansıdığını o çalışmalarda teyit ediyor. Önümüzdeki dönemde bu sosyal konut ve kiralık sosyal konut uygulamasını yaygınlaştırma konusunda kararlıyız. 500 bin konut ve 15 bin kiralık konut başladı biliyorsunuz ama bu süreci önceliklendiriyoruz. Bütçemizden de destek veriyoruz. Bütçe dışı alanlardan da buraya gerekli destekleri, gelirleri oluşturmaya kararlıyız' diye konuştu. </p><p>Yenilenebilir enerji ve demiryolu yatırımlarıyla üretim ve lojistik maliyetlerinin düşürüleceğini ifade eden Yılmaz, para, maliye ve arz yönlü politikaların bütüncül şekilde sürdürüleceğini söyledi. </p><p>'Savaşların enflasyona daha fazla etki etmesinin nedeni atalet' </p><p>Yılmaz, 'bölgedeki savaşlardan Türkiye'nin neden diğer ülkelerden daha fazla etkilendiği' ise, 'Atalet dediğimiz bir şey var. Geçmişten gelen yüksek bir enflasyon oranınız varsa, bu belli oranda ne yaparsanız yapın yansıyor. Daha düşük bazla bu sürece girenlerle daha yüksek enflasyonla girenler aynı şekilde etkilenmiyorlar. Belki yüzdelik oran olarak benzer şekilde etkilenebilirler ama o geçmişin getirdiği atalet var. Belki puan olarak yüksek gelmeyebilir ama geçmişe oransal baktığınız zaman ciddi bir etkilenme olduğunu görüyorsunuz' yanıtını verdi. </p><p>'Savaşın etkisi olmasa bugün 31 buçuktan değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık' </p><p>Enflasyonla mücadelenin uzamasına ilişkin konuşan Yılmaz, dış konjonktürün burada etkili olduğunun altını çizerek, sözlerine şu şekilde devam etti: </p><p>'Doğrusu, dış konjonktür bize hiç destek olmadı, hep olumsuz sürprizlerle karşılaştık, savaşlar, başka birtakım gelişmeler. Programlar yaşanırken kontrol edemediğiniz sürprizler her zaman olur. Bu bazen olumlu, bazen olumsuz bir sürpriz olur. Biz bu dönem, son 3 yılda pek olumlu sürpriz görmedik doğrusu. Genelde programı olumsuz etkileyen hususlar oldu. O da bir miktar mücadelemizi uzattı diyebiliriz. Sadece bu savaşın etkisi olmasa bugün yüzde 31,5'lerde değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık, bu da çok farklı bir finansal atmosfer getirecekti. Ama tabii ki elimizde olmayan unsurlara karşı gerekli tedbirleri alıp yolumuza devam etmek zorundayız. Bu süreci ve programı yürütürken büyüme ile enflasyonla mücadele arasında da bir denge kurmaya gayret ettik.' </p><p>'Gelecek dönemde programda revizyonlar olabilir' </p><p>Gelecek dönemde programda revizyon yapılıp yapılamayacağına dair de değerlendirmede bulunarak, 'Elbette olabilir. Bütün programlar revizyona açıktır. Bu Türkiye'ye özgü bir şey de değil. Uluslararası kuruluşların tahminleri de bizden daha çok revize ediyorlar. Yıl içinde defalarca revize eden kurumlar oluyor, ülkeler oluyor. Biz yıllık bazda bu revizyonu yapıyoruz. Dış faktörler programınızı etkileyebilir ama ana çerçevesini ve istikametini değiştirmemeli. Bizim de programımızın ana çerçevesi ve istikameti bellidir. Burada bir değişiklik söz konusu değildir. Tabii ki güncellemeler var. Atıl iş gücüne daha fazla yoğunlaşıyoruz. Sanayiyi bu dönem daha fazla ön plana çıkarıyoruz. Ekonomik güvenlik kavramını daha fazla ön plana çıkarıyoruz. Dünyanın, ülkemizin geldiği şartlara göre bu güncellemeleri, eklemeleri elbette yapıyoruz. Programımızın ana çerçevesi belli. Fiyat istikrarına doğru daha güçlü yürüyen bir Türkiye. Büyümesini, ihracatını, yatırımını, istihdamını artıran bir Türkiye. Bu artan gelirlerini de geniş toplumsal kesimlerle sosyal refah anlamında daha fazla paylaşan bir Türkiye. Bunun mücadelesi içindeyiz' şeklinde konuştu. </p><p>Yılmaz, 2027 enflasyon hedeflerinin savaşlar ve dış konjonktürdeki olumsuzluklar dikkate alınarak daha gerçekçi ve ihtiyatlı belirlendiğini ifade ederek, hedeflenen oranın üzerine çıkmayı değil, daha iyi bir performans göstermeyi hedeflediklerini söyledi. </p><p>'İşsizliği dünya nasıl hesaplıyorsa biz de öyle hesaplıyoruz' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yılmaz, 2027-2029 döneminde 2,1 milyon kişilik istihdam artışı öngördüklerini belirterek, bunun yıllık yaklaşık 700 bin kişiye karşılık geldiğini ve tarihi ortalamalarla uyumlu olduğunu söyledi. Yılmaz, büyümenin yanı sıra iş gücü piyasası reformları ve aktif iş gücü politikalarıyla bu hedefe ulaşılacağına inandıklarını ifade etti. </p><p>İşsizlik hesaplamalarına yönelik eleştirilere ilişkin konuşan Yılmaz, 'İşsizliği dünya nasıl hesaplıyorsa biz de öyle hesaplıyoruz. Kendi icat ettiğimiz bir yöntem yok. Eurostat'ın yöntemi neyse, Birleşmiş Milletler Ulusal Hesaplar Sistemi'ndeki yöntem neyse TÜİK de o yöntemle hesaplıyor. Bir insan iş aramıyorsa işsiz olarak sınıflandırılmıyor. Dünyada böyle, biz de böyleyiz. Atıl iş gücü ise potansiyel iş gücü ve zamana bağlı eksik istihdamdan oluşuyor. İş aramayan ancak uygun bir iş olduğunda çalışacağını belirtenler potansiyel iş gücünde, daha fazla çalışmak isteyenler ise zamana bağlı eksik istihdam kapsamında atıl iş gücüne dahil ediliyor. Bunu azaltmaya yönelik politikalar ortaya koymuş durumdayız. Genç nesillere emeğin değerini çok iyi anlatmamız lazım. Maalesef iş gücü piyasalarına gelmeyen, çalışmayan ve çalışmaya ilgi duymayan önemli bir kitle olduğunu görüyoruz. Bunu azaltmamız lazım. Bu da emeği ve üretimi yüceltmekle, eğitim sisteminden iletişim politikalarına kadar bunu güçlendirmekle mümkün olabilir' dedi. </p><p>'Terörsüz Türkiye' sürecinin ekonomiye etkisine de değinen Yılmaz, terörün Türkiye'ye uzun vadeli ekonomik maliyetinin en az 2,3 trilyon dolar olduğunu belirtti. </p><p>Yılmaz, terörün sona ermesiyle özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da tarım, hayvancılık, turizm ve yatırımların olumlu etkileneceğinin de altını çizerek, güvenliğin sağlanmasıyla sermaye ve nitelikli insanın bölgeye yönelmesinin ekonomik büyümeyi destekleyeceğini ve Türkiye'nin daha güçlü hale geleceğini ifade etti. </p><p>'Programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık' </p><p>OVP'nin hazırlanmasında seçim takviminin nasıl değerlendirildiğine ilişkin soruya da yanıt veren Yılmaz, 'Biz bu programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık. 2028 baharı veya yazına doğru bir seçim var biliyorsunuz. Burada spekülatif bir varsayım içinde olmadık. Bu konular Meclisimizin karar vereceği konular. Seçimi biraz daha öne alacaksa o Meclis'in takdirinde. Bizim şimdiden bir varsayım yapmamız doğru olmaz diye düşündük. Ancak şunu da ifade etmek isterim. Ekonominin amacı ne? Niye yapıyoruz bütün bunları? Rakamlar büyüsün diye mi yapıyoruz? Hayır. Ekonominin amacı insanın, toplumun refahını iyileştirmektir. Bütün ekonomik politikalarımızın amacı budur. Başka da bir amaç koymak doğru değil. Ekonominin en büyük amacı da insana hizmet etmek. Dolayısıyla biz AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan her zaman insan odaklı bir kalkınmadan, ekonomiden yana olmuştur. Bu bütçelerimizi hazırlarken biz de elbette bunu gözetiyoruz. Geniş toplumsal kesimlerin ihtiyaçlarını, beklentilerini gözetmeyen bir siyasetin hiçbir şekilde geçerliliği olamaz. Dolayısıyla geniş toplumsal kesimlerin beklentilerini, taleplerini elbette görüyoruz, gözetiyoruz' açıklamasında bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-savasin-etkisi-olmasaydi-enflasyon-yuzde-25-seviyesinde-olacakti</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:32:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-savasin-etkisi-olmasaydi-enflasyon-yuzde-25-seviyesinde-olacakti.jpg" type="image/jpeg" length="34622"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: 'Enflasyonun yıl sonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-enflasyonun-yil-sonunda-yuzde-284-olmasini-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-enflasyonun-yil-sonunda-yuzde-284-olmasini-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, '2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yılsonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, '2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yılsonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz' dedi. </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasının ortaya konulduğu toplantıda, büyüme, enflasyon, istihdam, bütçe dengesi ve cari açık başta olmak üzere temel makroekonomik hedefler kamuoyuyla paylaşıldı. Toplantıya Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz katıldı. </p><p>Burada konuşan Yılmaz, gelecek 3 yıla ilişkin temel politika belgesi olan OVP'nin, kalkınma planı doğrultusunda hazırlanan ve her yıl güncellenen 3 yıllık bir politika çerçevesi sunduğunu dile getirdi. </p><p>Yılmaz, dünya ekonomisinin, son dönemde ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin iç içe geçtiği, öngörülebilirliğin azaldığı ve risklerin tarihî yüksek seviyelere çıktığı yeni bir süreçten geçtiğini belirtti. </p><p>Türkiye ekonomisinin de dünyadan ve bölgede yaşanan bu gelişmelerden bağımsız olmadığını dile getiren Yılmaz, özellikle bölgede yaşanan savaşın oluşturduğu doğrudan ve dolaylı etkilerin; enerji ve emtia fiyatlarından küresel ticarete, enflasyon görünümünden büyüme beklentilerine kadar bir çok alanda hissedildiğini aktardı. </p><p>'Küresel enflasyon tahmini yüzde 3,6'dan yüzde 4,7'ye yükselmiş durumdadır' </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılında makroekonomik çerçevenin oluşturulmasında esas alınan varsayımların başta savaş olmak üzere meydana gelen hadiseler doğrultusunda güncellendiğini ifade ederek, 'Geçtiğimiz OVP'deki varsayımların başında gelen küresel büyüme tahmini aşağı yönlü revize edilmektedir. Ticaret ortaklarımızın büyüme tahmini yüzde 2,4'ten yüzde 1,6'ya, Avro Bölgesi büyümesi yüzde 1,2'den yüzde 0,9'a gerilerken bölgemizde yaşanan savaşın etkisinin en belirgin görüldüğü Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ülkelerinde ise yüzde 3,4 olarak öngörülen büyüme, bu yıl yüzde eksi 0,5'e kadar gerilemiştir. Geçtiğimiz yıl OVP'yi hazırlarken uluslararası kuruluşların tahminleriyle uyumlu olarak 2026 yılı için 64,3 dolar olarak varsaydığımız Brent petrol fiyatı ortalamada 89,3 dolara yükseldi. Enerji dışı emtia fiyatlarında yüzde 5,7 oranında düşüş beklerken bugün yüzde 18,6 oranında bir artış öngörülmektedir. Küresel enflasyon tahmini ise bu gelişmelere bağlı olarak yüzde 3,6'dan yüzde 4,7'ye yükselmiş durumdadır' dedi. </p><p>'2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik' </p><p>Özellikle savaşla birlikte enerji ve emtia fiyatlarında ortaya çıkan arz yönlü baskılar ile başlıca ticaret ortaklarında zayıflamanın 2026 yılı ekonomi tahminlerine de yansıdığını söyleyen Yılmaz, 2026 yılı büyüme tahmininin yüzde 3,3 olarak güncellendiğini, yılsonu enflasyon tahmininin ise yüzde 28,4'e yükseldiğini kaydetti. </p><p>Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış denge üzerinde doğrudan etkisiyle enerji ithalatı tahmininin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükseldiğini belirten Yılmaz, dış ticaret açığı tahminin ise 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıktığını ifade ederek, 'Buna bağlı olarak cari işlemler açığının milli gelire oranına ilişkin tahminimizi de yüzde 2,6 olarak güncelledik. Turizm gelirleri tahminimiz ise yine savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edilmiştir. Bu güncellemeler programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir. Nitekim 2026'da öngörülmeyen ölçekte ortaya çıkan savaş ve beraberinde getirdiği enerji ve emtia şoku, dış talepteki zayıflamayla birlikte tüm ekonomiler üzerinde ilave yük oluşturmuştur. Buna rağmen Türkiye ekonomisi üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam etmektedir' diye konuştu. </p><p>Yılmaz, 2026 yılının hem küresel büyümenin hem de dünya ticaretinin belirgin biçimde ivme kaybettiği bir yıl olduğunu bildirerek, 2027 yılına ilişkin beklentilerin ise küresel görünümde yeniden bir toparlanmaya işaret ettiğini ifade etti. </p><p>'Savaşla jeopolitik risk endeksinin çok hızlı bir şekilde yükseldiğini görüyoruz' </p><p>Küresel ekonomik görünüm üzerinde belirleyici olan unsurlardan bir tanesinin de jeopolitik risklerde yaşanan belirgin artış olduğunu vurgulayan Yılmaz, 'Savaşın başlamasıyla birlikte jeopolitik risk endeksinin çok hızlı bir şekilde yükseldiğini görüyoruz. Savaş öncesinde uzun dönem ortalaması etrafında seyreden endeks, savaşın ardından tarihi ortalamasının oldukça üzerine çıkmış ve oynaklık yükselmiştir. Jeopolitik gerilimler enerji ve emtia piyasalarından ticaret ve lojistik hatlarına, yatırım kararlarından finansal piyasalara kadar birçok kanal üzerinden dünya ekonomisine yayılmaktadır. Bu gelişmeleri ve oluşturabilecekleri ilave riskleri yakından takip ediyor, etkileri sınırlandırıcı tedbirler alıyor, ekonomi politikalarımızı farklı senaryoları dikkate alan, dış şoklara karşı dayanıklılığı güçlendiren bir anlayışla yürütüyoruz' dedi. </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, küresel arz şartlarından kaynaklanan fiyat hareketlerinin bir taraftan enerji ithalat maliyeti ve dış ticaret dengesini etkilediğini, diğer taraftan da üretim ve ulaştırma maliyetleri üzerinden enflasyon görünümüne de yansıdığını belirterek, 2026 yılı için 63 milyar dolar olarak öngörülen enerji ithalatı tahmininin bu yıl 71 milyar dolara güncellenmesinde bu gelişmelerin etkili olduğunu söyledi. </p><p>Uygulanan politikalar çerçevesinde Türk Lirası'na güvenin artmaya devam ettiğini söyleyen Yılmaz, TL mevduatının toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5 seviyesine yükselmesinin, izlenen politikaların isabetli olduğunun somut göstergesi olduğunu kaydetti. </p><p>Öte yandan Yılmaz, şartlı yükümlülüklerden biri olan Kur Korumalı Mevduat uygulamasından çıkışın sorunsuz bir şekilde tamamlandığını da hatırlattı. </p><p>'Risk primimiz 220 seviyesinin altına inmiştir' </p><p>Kararlılıkla uygulanan politikalarla küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen brüt rezervlerin 89,7 milyar dolar artarak 188,2 milyar dolara ulaştığını belirten Yılmaz, 'Rezervlerde sağlanan bu güçlü artış ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını desteklemektedir. Jeopolitik gerilimlere rağmen risk primimiz de önemli ölçüde gerilemiş ve 700'lü seviyelerden bugün 220'nin altına inmiştir. Bu önemli gelişme gerek kamu gerekse özel kesimin yabancı para cinsi borçlanmasında faiz yükünü aşağıya çekmektedir' ifadelerine yer verdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yılmaz, yıllıklandırılmış ihracatın Türkiye'nin ticaret ortaklarındaki belirgin yavaşlamaya ve zorlu dış talep şartlarına rağmen ağustos ayı itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaştığına dikkati çekti. </p><p>'Dış dengede daha dayanıklı bir yapı söz konusu' </p><p>İhracattaki performansa rağmen enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişin, dış denge üzerinde geçici bir baskı oluşturduğunu vurgulayan Yılmaz, 'Cari işlemler açığının millî gelire oranı 2024 yılı Haziran ayında yüzde 1,8, 2025 yılı Haziran ayında ise yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2026 yılında bu oran yüzde 2,3'e yükselmiştir. Bu yükselişin içinde baktığımızda 0,7 puanlık farkın savaş nedeniyle geldiğini hesaplamaktayız. Bunu çıktığınız zaman aslında yapısal bir bozulma olmadığını çok rahat bir şekilde görüyoruz. Ayrıca mevcut seviyenin, 2000-2025 dönemi uzun dönem ortalaması olan yüzde 3,2'nin de belirgin altında kaldığını ve yönetilebilir seviyede olduğunu vurgulamak isterim. Dolayısıyla dış dengede daha dayanıklı bir yapı söz konusudur' açıklamasında bulundu. </p><p>Programın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe kaydedildiğini ifade eden Yılmaz, 2024 yılı Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyonun uygulanan politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girdiğini belirtti. </p><p>'Enflasyonun yıl sonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz' </p><p>Düşüş eğiliminin savaş şartlarının oluşturduğu arz yönlü baskı nedeniyle geçici olarak yatay halde seyir ettiğini ve 2026 Ağustos itibarıyla yüzde 31,5 seviyesine gerilediğini söyleyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: </p><p>'2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yılsonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz. TÜFE sepetinin yüzde 34,5'ini oluşturan gıda, akaryakıt, doğal gaz ve ulaştırma hizmetlerinden oluşturduğumuz endekste savaş kaynaklı belirgin bir yükseliş görmekteyiz. Buna karşılık, savaştan doğrudan etkilenen bu kalemleri dışarıda bıraktığımızda, enflasyonun ana eğilimindeki aşağı yönlü seyrin devam ettiğini görüyoruz.' </p><p>Ayrıca Yılmaz, Merkez Bankası'na göre savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerinin yaklaşık 7 puan olarak hesaplandığını aktardı. </p><p>'Kararlılığımızı sürdüreceğiz' </p><p>Uygulanan Tasarruf Genelgesi'yle harcama disiplininin güçlendirildiğine dikkati çeken Yılmaz, 'Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemimiz ile 260 kamu idaresini yakından takip ediyoruz. Tedbirlerin uygulanmasına yönelik denetimler de aralıksız sürdürülüyor. Bugüne kadar 2 bin 16 harcama biriminde denetim gerçekleştirildi, denetim raporları Cumhurbaşkanlığı ve ilgili idarelerle paylaşıldı. Genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payı uzun dönem ortalaması olan yüzde 4,6'dan, 2024 yılında 3,1'e 2025 yılında ise yüzde 2,9 seviyesine geriledi. Bu yönde kararlılığımızı sürdüreceğiz' diye konuştu. </p><p>'Türkiye'nin, 2026 yılında da yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğinin üzerinde olacağını tahmin ediyoruz' </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılı sonunda milli gelirin cumhuriyet tarihinde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını, kişi başına milli gelirin de yine ilk kez 20 bin doları aşmasını öngördüklerini dile getirerek, 'Türkiye'nin, 2026 yılında da yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğinin üzerinde olacağını tahmin ediyoruz. Bu rakamlarla 2026 yılında dünyada nominal olarak 16; satın alma gücü paritesine göre ise 11'inci ekonomi konumumuzu da sürdüreceğiz. Bu tabloyu yalnızca rakamsal bir büyüme olarak değerlendirmiyoruz. Ülkemizin üretim kapasitesinin, girişimcilik gücünün ve ekonomik potansiyelinin ulaştığı seviyenin önemli bir göstergesi olarak görüyoruz' şeklinde konuştu. </p><p>Temel hedefin, fiyat istikrarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek ve mali disiplini güçlü bir şekilde muhafaza etmek olduğunu bildiren Yılmaz, 'Büyümenin toplumun tüm kesimlerine daha güçlü şekilde yansıması amacıyla istihdamı artıracak, atıl işgücünü azaltacağız' dedi. </p><p>'Büyümenin 2029 yılında yüzde 5'e ulaşmasını öngörüyoruz' </p><p>Yılmaz, 2026 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesi beklenen büyümenin, kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4,2'ye, 2028 yılında yüzde 4,6'ya ve 2029 yılında yüzde 5'e ulaşmasını öngördüklerini kaydederek, 'Yeni Program döneminde makroekonomik istikrarla uyumlu, üretim kapasitesi ve verimliliği artıran, enflasyonist baskı oluşturmayan sürdürülebilir bir büyüme anlayışı içindeyiz. Bunun için büyümenin niteliğini de dönüştürüyoruz. Tarımda teknoloji ve verimlilik artışını, sanayide üretim kapasitesi ile teknoloji yoğunluğunun yükseltilmesini, hizmetlerde ise bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli faaliyetlerin daha fazla ön plana çıkmasını sağlayacağız' diye konuştu. </p><p>'İşsizlik oranını 2029'da yüzde 7,6'ya düşürmeyi hedefliyoruz' </p><p>Büyüme kadar öncelik verilen bir diğer temel alanın istihdam olduğunu söyleyen Yılmaz, '2026 yılında yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranını, 2027'de yüzde 8'e, 2028'de yüzde 7,8'e ve 2029'da yüzde 7,6'ya düşürmeyi hedefliyoruz. Program döneminde ekonomimize yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam kazandırarak işgücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal refahı artırmayı hedefliyoruz' ifadelerine yer verdi. </p><p>'Enflasyon oranının 2029 yılında yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz' </p><p>Sürdürülebilir büyüme hedefiyle beraber program önceliğinin dezenflasyon sürecini kararlılıkla sürdürerek fiyat istikrarını kalıcı biçimde tesis etmek olduğunu aktaran Yılmaz, '2026'da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun; 2027 yılında yüzde 21'e, 2028 yılında yüzde 13,5'e ve 2029 yılında yüzde 9'a gerileyerek Program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz' ifadelerine yer verdi. </p><p>Dış dengede, küresel ticarette artan yeni nesil korumacılık eğilimlerine, jeopolitik gerilimlere ve ticaret politikalarındaki belirsizliklere rağmen cari işlemler açığını sürdürülebilir seviyede tuttuklarını bildiren Yılmaz, cari işlemler açığının 2027 yılında yüzde 1,9'a, 2028'de yüzde 1,8'e ve 2029 yılında yüzde 1,6'ya düşmesinin öngörüldüğünü belirtti. </p><p>Bütçe açığının kademeli olarak düşürülmesinin hedeflendiğini vurgulayan Yılmaz, geçen yıl 2026 için yüzde 3,5 olan ön görülen bütçe açığının alınan tedbirlerle yüzde 3,1 olarak gerçekleştirilmesinin beklendiğini kaydetti. </p><p>Ayrıca Yılmaz, 2027'de yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığının milli gelire oranının program dönemi sonunda yüzde 2,8 düşürmeyi hedeflediklerini de söyledi. </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2023-2026 yılları arasında 6 Şubat depremlerinin yol açtığı kayıp ve zararın telafi edilmesi için afet risklerinin azaltılmasına yönelik 2026 yılı fiyatlarıyla 104 milyar dolar tutarında harcama yapılacağının tahmin edildiğini, 2027 sonunda ise bu rakamın 116 milyar doları aşacağının tahmin edildiğini sözlerine ekledi. </p><p>Programın kararlılıkla uygulanmasıyla, dönem sonunda daha fazla istihdam üreten, ekonomik ölçeğini büyüten ve oluşturduğu refahı toplumun geneline daha güçlü biçimde yansıtan bir Türkiye hedeflediklerine dikkati çeken Yılmaz, bu dönemde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasını ve işsizlik oranının yüzde 8'in altına gerilemesini öngördüklerini söyledi. </p><p>'Program sonunda milli gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine taşımayı hedefliyoruz' </p><p>Üretim kapasitesini, verimliliği ve rekabet gücünü artırmaya yönelik politikalarla ekonominin ölçeğini de büyüteceklerini belirten Yılmaz, 'Program dönemi sonunda millî gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatımızı ise 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz. Esas hedefimiz, büyümeyi vatandaşlarımızın yaşam standartlarına yansıyan kalıcı sosyal refah artışına dönüştürmektir. Bu doğrultuda kişi başına millî gelirin 25 bin dolar seviyesine ulaşmasını, artan refahın geniş toplumsal kesimlere yansıtılmasını ve enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere gerilemesini öngörüyoruz ' diye konuştu. </p><p>'Üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü güçlendirecek; kaynaklarımızın daha etkin kullanılmasını sağlayacağız' </p><p>Program döneminde büyümenin yalnızca hızına değil, kalitesine ve sürdürülebilirliğine de odaklanacaklarını vurgulayan Yılmaz, 'Verimlilik artışlarını büyümenin temel itici güçlerinden biri hâline getirirken üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü güçlendirecek; kaynaklarımızın daha etkin kullanılmasını sağlayacağız. Bu politikaları fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikalarımızla eş güdüm içerisinde yürüterek dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme patikası tesis edeceğiz. Bu yaklaşımımızın en önemli ayaklarından birini imalat sanayiimizin üretim ve ihracat kapasitesinin korunması ve güçlendirilmesi oluşturuyor. Sanayimizin kapasitesini korurken yeşil ve dijital dönüşümle rekabet gücünü artıracağız. Yapay zekâ destekli ve otonom üretim sistemleriyle enerji, hammadde, işgücü ve makine kullanımında verimliliği artırırken düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştıracağız' açıklamasında bulundu. </p><p>'Hükümetimiz, yatırım yapan, üreten, istihdam sağlayan ve ihracat yapan sanayicinin her zaman yanında olmaya devam edecektir' </p><p>Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: </p><p>'Türkiye ekonomisinin üretim gücü, ihracat kapasitesi ve teknolojik dönüşümünün temel taşı imalat sanayiimizdir. Bunun ihracatımızın yaklaşık yüzde 94'ünü oluşturduğunu ifade etmek isterim. Bugün yalnızca Türkiye değil, dünyanın önde gelen sanayi ekonomileri de zorlu bir dönemden geçmektedir. Birçok ülkede sanayi politikaları yeniden gündemin merkezine yerleşmiş, üretim kapasitesinin korunması stratejik bir öncelik hâline gelmiştir. Bu amaçla, imalat sanayiimize yönelik veriye dayalı ve hedef odaklı kapsamlı bir İmalat Sanayii Güçlendirme Programını hayata geçiriyoruz. Bu yılki OVP'nin en önemli vurgularından birinin bu olacağını ifade etmek isterim. Finansmana erişimi kolaylaştıracak, yatırım, üretim ve ihracata yönelik seçici kredi imkânı sunacak, KOBİ'lerimizin teminat ve işletme sermayesi sorunlarını hafifleteceğiz. İmalat Sanayii Finansman Desteği Programı kapsamında 250 milyar lira büyüklüğünde ilave kredi desteğini sağlıyoruz. İhracatçımıza düşük faizli reeskont kredisi sunarken orta-yüksek ve yüksek teknoloji ağırlıklı sanayi yatırımlarına yönelik olarak 3 yıl için ayırdığımız 750 milyar liralık YTAK kredilerini kullandırmaya devam edeceğiz. Genel finansal şartlarda iyileşmenin yanı sıra ihtiyaç duyulacak alanlarda selektif uygulamaları geliştirmeyi sürdüreceğiz. Sanayide kullanılan elektrik ve doğalgaza maliyeti azaltıcı sübvansiyon uygulamalarımıza devam edeceğiz. İmalat Sanayii İstihdamı Koruma Destek Programı kapsamında istihdamını koruyan işletmelere sunduğumuz destekleri de vermeyi sürdüreceğiz. Enerji verimliliği yatırımlarını hızlandıracak, lojistik ve üretim maliyetlerini azaltacak uygulamaları yaygınlaştıracağız. Organize sanayi bölgelerimizi yalnızca üretim alanları değil, aynı zamanda ortak altyapıların kullanıldığı daha güçlü ekosistemler hâline getireceğiz. Sanayimizin en önemli meselelerinden biri haline gelen ara kademe teknik işgücü ihtiyacını karşılamak için sektör-okul işbirliklerini güçlendireceğiz. İhracatta yeni pazarlara erişimi güçlendirecek, Eximbank desteklerini ve ihracat sigortası imkânlarını genişletecek, ihracat finansmanını güçlendireceğiz. Kamu alımlarını da stratejik bir araç olarak kullanacağız. Yerli üretime öngörülebilir talep oluşturacak, savunma sanayiinde başarıyla uygulanan uzun vadeli sipariş ve tedarik yaklaşımını sağlık teknolojileri, raylı sistemler, enerji ekipmanları, elektronik ve kritik sanayi girdileri gibi alanlarda da yaygınlaştıracağız. Hükümetimiz, yatırım yapan, üreten, istihdam sağlayan ve ihracat yapan sanayicinin her zaman yanında olmaya devam edecektir. </p><p>Yılmaz, daha müreffeh ve kapsayıcı bir ekonomik yapının tesisinde güçlü ve etkin işleyen bir işgücü piyasasının taşıdığı önemin bilinciyle istihdam politikalarını dört temel eksen üzerine inşa ettiklerini ve bu eksenlerin; işgücünün beceri uyumunun iyileştirilmesi, yeni nesil çalışma biçimleri ve sektörel dönüşümlere uyumun sağlanması, işgücüne katılımda güçlük yaşayan kesimlerin istihdamının desteklenmesi ve atıl işgücünün azaltılması olduğunu bildirdi. </p><p>Programın önceliği olan fiyat istikrarını kalıcı biçimde tesis etmek ve enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek için para, maliye ve gelirler politikalarını eş güdüm içerisinde uygulamaya devam edeceklerini söyleyen Yılmaz, 'Bu süreçte enflasyon beklentilerinin hedeflerimizle uyumlu biçimde çıpalanması özel önem taşımaktadır. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar ile tarımsal ürünlerin alım fiyatlarında da Program hedefleriyle uyumunu çok daha hassas bir şekilde gözeteceğiz. Vatandaşlarımızın günlük hayatında en doğrudan hissettiği alanlardan biri olan gıda fiyatlarında ise arz yönlü politikaları daha güçlü biçimde devreye alacağız. Tarımsal üretimde verimliliği artırarak üretim planlamasını güçlendirerek ve maliyet baskılarını azaltacak yapısal adımları hızlandırarak gıda fiyatlarındaki oynaklığı sınırlamayı hedefliyoruz. Böylece kaliteli gıdaya makul fiyatlarla erişimi kolaylaştırırken özellikle düşük gelirli vatandaşlarımızın bütçesindeki yükün hafiflemesini sağlayacağız. Program döneminde makroihtiyati politika araçlarını para politikası duruşunu destekleyecek şekilde etkin olarak kullanmayı sürdüreceğiz. Yatırım ve ihracata yönelik faaliyetlerde finansmana erişim şartlarının iyileştirilmesini destekleyeceğiz. Aynı zamanda yurt içi tasarruflarımızı artırarak finansal sistemimizin kaynak tabanını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Finansal okuryazarlığı yaygınlaştıracak, uzun vadeli tasarrufları teşvik edecek mekanizmaları destekleyeceğiz. Finansal istikrarın güçlendirilmesinde bankacılık sektörüne ilişkin düzenlemelerde uluslararası normlarla uyumu gözetirken banka dışı finansal kuruluşlara yönelik düzenleyici çerçeveyi geliştireceğiz. Dijital Türk lirasının kullanıma sunulması ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürürken ödeme sistemlerinin ve finansal teknoloji ekosisteminin güvenli ve yenilikçi biçimde gelişmesini destekleyeceğiz. Program döneminde sermaye piyasalarımızı da daha derin ve etkin bir yapıya kavuşturacağız. Düzenleyici çerçeveyi piyasa işleyişini güçlendirecek şekilde gözden geçirecek, Türk lirası tasarruf ve yatırım araçlarını çeşitlendirecek ve şirketlerimizin sermaye piyasalarının sunduğu finansman imkânlarından daha fazla yararlanmasını sağlayacağız' diye konuştu. </p><p>'Sosyal konut yatırımlarını yüzde 150 artırıyoruz' </p><p>Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: </p><p>'Ülkemizin stratejik ihtiyaçlarını ve vatandaşlarımızın doğrudan hayatına dokunan alanları gözeterek bütçemizi şekillendiriyoruz. Gıda arz güvenliği kapsamında sulama yatırımlarını yüzde 42, içme suyu yatırımlarını yüzde 71, organize tarım bölgesi yatırımlarını ise yüzde 103 oranında artırıyoruz. Enerji, savunma sanayii, yüksek teknoloji ve sanayimizin geleceği açısından kritik öneme sahip madenlerde dışa bağımlılığımızı azaltmak zorundayız. Bu doğrultuda Maden Tetkik ve Arama yatırımlarını yüzde 139 artırıyoruz. Sanayi altyapımızı organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi siteleri başta olmak üzere güçlendiriyoruz. Bu kapsamda, altyapı yatırımlarını yüzde 54 oranında artırıyoruz. Savunma sanayiinde kendi teknolojisini geliştiren, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen ve yüksek katma değer üreten bir Türkiye hedefliyoruz. Bu kapsamda savunma harcamalarını yüzde 229 artırıyoruz. Özellikle dar ve orta gelirli vatandaşlarımızın konuta erişiminin kolaylaştırmak için sosyal konut yatırımlarını yüzde 150 artırıyoruz. Program çerçevesinde İstanbul'da başlattığımız kiralık sosyal konut projelerimizi ülke sathına yaymayı planlıyoruz. Sanayi ve ticaretimizin hızlı bir biçimde gelişmesi, bireysel ulaşım konforunun artması için ulaştırma modlarımız içerisinde demiryollarını önceliklendirmiş durumdayız. Nitekim Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı demiryolu projelerine ayırdığımız kaynağı yüzde 49 oranında artırmış bulunuyoruz.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-enflasyonun-yil-sonunda-yuzde-284-olmasini-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:56:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-enflasyonun-yil-sonunda-yuzde-284-olmasini-bekliyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="54337"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek: 'Kamuda tasarrufun bütçe içindeki payı 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/bakan-simsek-kamuda-tasarrufun-butce-icindeki-payi-6-bakanligin-butcesinden-daha-buyuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/bakan-simsek-kamuda-tasarrufun-butce-icindeki-payi-6-bakanligin-butcesinden-daha-buyuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'Cari fiyatlarla baktığınız zaman bu tasarruf 484 milyar liraya tekabül ediyor. Bu da aslında 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük bir tasarrufa tekabül ediyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'Cari fiyatlarla baktığınız zaman bu tasarruf 484 milyar liraya tekabül ediyor. Bu da aslında 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük bir tasarrufa tekabül ediyor' dedi. </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasının ortaya konulduğu toplantıda büyüme, enflasyon, istihdam, bütçe dengesi ve cari açık başta olmak üzere temel makroekonomik hedefler kamuoyuyla paylaşıldı. Yılmaz'ın programın detaylarına ilişkin sunumunun ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Toplantıya, Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ile Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz da katıldı. </p><p>'Kamuda tasarrufun bütçe içindeki payı 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük' </p><p>Kamuda Tasarruf Düzenlemesine ilişkin basın mensuplarının soruları yanıtlayan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamuda tasarrufun yatırımlardan kesinti yapılarak sağlandığı yönündeki değerlendirmenin doğru olmadığını belirtti. Şimşek, 2027 bütçesinde kamu yatırımlarının milli gelire oranının düşmeyeceğini, yedek ödenekten yatırımların hızlandırılması için kullanılacak kaynaklarla bu oranın yüzde 1,8'e yükseleceğini söyledi. </p><p>Şimşek, kamuda tasarrufta güçlü bir irade ve başarı olduğunun altının çizerek, '2024 yılında Cumhurbaşkanımız bir tasarruf genelgesi yayınladı. Şimdi diyebilirsiniz ki daha önce de tasarruf genelgeleri yayınlandı ama sonuç alınmadı. Şimdi bu defa çok farklı bir çerçeve oluşturuldu. Öncelikle çok güçlü bir izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım çerçevesi oluşturuldu. Bir sahiplenme söz konusu. Burada Hazine Maliye Bakanlığı yaptırım boyutu hariç izleme, denetleme ve raporlama boyutlarında çok güçlü bir fonksiyon ifa ediyor ve sonuç alıyoruz. Tasarruf genelgesi kapsamındaki harcamalara bakarsanız, burada kamu taşıtları, kamu binaları, haberleşme giderleri, seyahat giderleri, enerji, su, kırtasiye, demirbaşlar yani üç aşağı beş yukarı kamunun cari tüketiminin önemli boyutları burada var. Savunma tabii ki hariç. Yani tasarruf genelgesinden önceki 10 yılda az önce zikrettiğim bu kalemlerin bütçe içindeki payı yüzde 4,6'ıydı. Bugün bu kalemlerin bütçe içindeki payı 2025 sonu itibariyle yüzde 2,9. Muhtemelen 2026'da da çok fazla değişmeyecek. Burada cari fiyatlarla baktığınız zaman bu tasarruf 484 milyar liraya tekabül ediyor. Bu da aslında 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük bir tasarrufa tekabül ediyor' açıklamasında bulundu. </p><p>'Sözleşmesi sona eren kiralık araçlarda yeniden kiralanan taşıtları yüzde 21 düşürdük' </p><p>Vatandaşların kamuda tasarrufla ilgili en çok ilettiği hususlardan bir tanesinin kamuda taşıt kullanımı olduğunu belirten Şimşek, '2025 yılında sözleşmesi sona eren kiralık araçlarda, yenilenen sözleşmelerde yeniden kiralanan taşıtları yüzde 21 düşürdük. Yani 2025 yılında diyelim ki 100 taşıtın kiralama sözleşmesi bitti. Yenilerken bunu 79 olarak yenilemişiz. Basitleştirmek için söylüyorum. Dolayısıyla burada çok güçlü bir tasarruf var. Doğru yatırımlar boyutuyla bak bakarsanız sadece ve sadece biz hizmet bina yapımlarını gözden geçirdik. Onları sınırladık, o doğru. Ama zaruri haller dışına yani deprem gibi bir takım kaygılar veya tespitler nedeniyle yenilenen binaları bir kenara bırakırsak doğru biz hizmet binalarının yenilenmesinde biz biraz temkinliyiz. Özellikle enerji ve su kullanımında ciddi tedbirler aldık. Bir taraftan yenilebilir enerji ama bir taraftan da led dönüşümünü hızlandırdık. Dolayısıyla bir tasarruf var' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>Kayıt dışılıkla mücadelede gönüllü uyumuna önem verdiklerinin altını çizen Şimşek, önceliklerinin cezalandırma olmadığını kaydetti. Şimşek, denetim öncesinde büyük veri analitiğiyle tespit ettikleri bulguları mükelleflerle paylaşarak hatalarını düzeltmeleri için fırsat verdiklerini ifade etti. </p><p>'Her 100 büyük şirketin 31'ini denetliyoruz' </p><p>Kayıt dışılıkla mücadelede denetimlerin ağırlıklı olarak büyük ölçekli şirketlere yöneldiğini de ifade eden Şimşek, 'Sahada tabii algı farklı ama büyük şirketlerin her 100 büyük şirketin 31'ini denetliyoruz. Büyük şirketlerde denetim oranı 2026 yılı için yüzde 31,3. 2024 yılında bu oran yüzde 10 civarındaydı. Dolayısıyla büyük şirketlerde denetim oranını üçe katlamışız. Orta ölçekli şirketlerde yüzde 3,6'dan yüzde 7,3'e çıkarmışız. Küçük ölçekli şirketlerde ise 'küçüklerle uğraşılıyor' diye bir algı var ama öyle bir şey yok. Küçük ölçekli şirketlerde denetim oranı 2024 yılında yüzde 2,1 iken bu sene yüzde 1,1'e geriledi. Dolayısıyla gönüllü uyum esas, rehberlik esas, ama burada tabii ki büyüklere bir yoğunlaşma var' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>Şimşek, gelir vergisi beyannamelerinin 3,8 milyondan 5,5 milyona çıkarak rekor seviyeye ulaştığını belirterek, bunun vergi gelirlerine de yansıdığını ifade etti. Gelir vergisi beyannamelerinin 3,8 milyon beyannameden 5,5 milyon gibi rekor seviyeye çıktığını söyleyen Şimşek, bunun vergi gelirlerine yansıdığını dile getirdi. </p><p>Şimşek Vergi gelirlerinin milli gelire oranının 2022'de yüzde 15,4'ten 2023'te yüzde 16,6'ya, 2026'da ise yüzde 17'nin üzerine çıktığını kaydeden Şimşek, bu oranın 2027'de yüzde 17,9'a ulaşmasını beklediklerini söyledi. </p><p>'Orta Vadeli Programların en önemli getirisi öngörülebilirliktir' </p><p>Orta Vadeli Programların en önemli getirilerinden birinin öngörülebilirliği artırmak olduğunu da vurgulayan Şimşek, şu ifadelere yer verdi: </p><p>'Evet, hedefler tartışılabilir ama bu programlar öngörülebilirliği artırdı. Kural bazlı yaklaşım esas oldu. Proaktiflik esas bu dönemde. Tamponları inşa ettik. Burada detaylı bir şekilde sunumda ifade edildi. Yani rezervlerin yeniden inşasından şartlı yükümlülüklerin azaltılmasına, bütçe disiplininin yeniden tesis edilmesine, bu zor coğrafyada, bu zor dönemde hakikaten ekonominin şoklara karşı dayanıklılığında ciddi bir artış var. Bu da rakamlara yansıyor. Burada en önemli hususlardan bir tanesi programın bu dayanıklılığı artırma noktasında çok güçlü bir siyasi irade var. Cumhurbaşkanımızın programı sahiplenmesi bu konuda çok değerli. Enflasyon bu tür konjonktürlerde bırakın düşmeyi, kontrolden çıkabilirdi, çıkmadı. Evet, arzuladığımız noktada değiliz. Başlangıçta hedeflerimiz tabii ki iddialıydı. Biz ataleti muhtemelen düşük ölçtük. Bakın, açık konuşalım burada. Ama samimi bir şekilde söylüyorum, bu zor konjonktürde, enflasyonun özellikle 2023 de dahil olmak üzere, bir deprem yaşanmış. KKM'nin tabii ki doğurduğu sonuçlar var. EYT var. Yani 2023'te ciddi önemli şoklarla karşı karşıya kaldık. Kontrolden çıkmaması önemliydi' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şimşek, cari açıkta kırılganlığın azaldığını ve yapısal bir bozulma yaşanmadığını belirterek, brüt dış borç stokunun milli gelire oranının 25 yıllık ortalamadaki yüzde 44,5 seviyesinden yüzde 32'nin altına gerilediğini, brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranının ise yüzde 20 civarındaki ortalamadan yüzde 16 seviyelerine düştüğünü ifade etti. Şimşek, söz konusu göstergelerin Türkiye'nin ekonomik kırılganlığının azaldığını ortaya koyduğunu söyledi. </p><p>Sanayinin zor bir dönemden geçtiğini ancak üretken kapasiteyi desteklemek amacıyla finansmana erişimin seçici ve güçlü şekilde desteklendiğini kaydeden Şimşek, KOBİ kredilerinin toplam krediler içerisindeki payının uzun vadeli ortalamada yüzde 24,6 iken bugün yüzde 27'ye yükseldiğini ifade ederek, KOBİ'lerin finansmana erişiminin arttığını ifade etti. </p><p>Enflasyona ilişkin değerlendirmelerde bulunan TCMB Başkanı Fatih Karahan ise, 2027 ve sonrası enflasyon hedeflerinin OVP sürecinde belirleneceğinin daha önce açıklandığını belirterek, yeni hedeflerin Merkez Bankası ile hükümet arasında eş güdüm içinde belirlendiğini söyledi. Karahan revizyonun, özellikle yönetilen ve yönlendirilen fiyatlarda daha güçlü bir eş güdüm uygulanacağına işaret ettiğini ifade etti. </p><p>Karahan, enflasyonun hedefin üzerinde gerçekleşmesinin sonraki yıllara sarkan etkisinin revizyona yansıdığını, diğer taraftan pandemi, tedarik zinciri sorunları, ticaret savaşları ve savaşlar gibi küresel arz şoklarının enflasyon üzerindeki etkisinin arttığını belirtti. </p><p>'Savaşların Türkiye enflasyonuna yüzde 7 etkisi oldu' </p><p>Bu yıl savaşların Türkiye enflasyonuna etkisini değerlendiren Karahan, 'Bu 7 puan içinde tabii çeşitli kalemler söz konusu. Doğrudan etkiler var. Enerji maliyetlerinin artması kaynaklı olarak. Ama bu artan enerji maliyetlerinin dışında tabii bunun ulaştırma hizmetlerine yansıyan etkileri ulaştırma hizmetlerinden, gıdadan tutumda birçok ürüne yansıyan etkileri söz konusu. Onun dışında yine savaşın beraberinde getirdiği dinamiklerin gübre gibi bir çok tarıma girdi teşkil eden kalemlerde oluşturduğu yukarı yönlü fiyat baskıları ve bunun enflasyon sepetinde yol açtığı etkiler var. Yine temel mallarda dayanıklı tüketim mallarında petrokimyaya bağlı ürünlerde yukarı yönlü baskılar gördük. Bütün bunları bir genel içerisinde de değerlendirdiğimizde 7 puana yaklaşan bir etki görüyoruz' diye konuştu. </p><p>Karahan, revizyonun enflasyon görünümünde karamsarlığa neden olacak bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, sıkı para politikasının etkilediği özellikle talebe dayalı alanlarda olumlu gelişmeler görüldüğünü söyledi. Temel mal enflasyonunun emtia fiyatları ve kurdaki artışlara kıyasla daha düşük seyrettiğini de dile getiren Karahan, bunun da talepteki dengelenmeyle uyumlu olduğunu ifade etti. </p><p>'Yatay görünümün ulaştırma ve haberleşme kalemlerinden kaynaklandığını görüyoruz' </p><p>Karahan, hizmet enflasyonunda aylık verilerde belirli bir katılık bulunduğunu sözlerine ekleyerek, 'Burada da esas ataletin olduğu kalemlerde hizmet ve eğitim gibi önceki senelere göre daha olumlu bir görünüm söz konusu. Öte yandan buradaki toplamdaki yatay görünümün ulaştırma ve haberleşme kalemlerinden kaynaklandığını görüyoruz. Özellikle ulaştırma tarafında bunun savaş nedeniyle olduğu aşikar. Dolayısıyla aslında bu sene ve bu seneki temel satmanın sebebi aslında savaşın hem beklenenden daha şiddetli gerçekleşmiş olması hem de sürecin hala devam ediyor olması' değerlendirmesinde bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/bakan-simsek-kamuda-tasarrufun-butce-icindeki-payi-6-bakanligin-butcesinden-daha-buyuk</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:49:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/bakan-simsek-kamuda-tasarrufun-butce-icindeki-payi-6-bakanligin-butcesinden-daha-buyuk.jpg" type="image/jpeg" length="65847"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASO Başkanı Ardıç: 'Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/aso-baskani-ardic-surdurulebilir-buyumenin-temeli-sanayinin-uretim-ve-ihracat-kapasitesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/aso-baskani-ardic-surdurulebilir-buyumenin-temeli-sanayinin-uretim-ve-ihracat-kapasitesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli (OVP) Programı'nı ilişkin, 'Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli (OVP) Programı'nı ilişkin, 'Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir' dedi. </p><p>Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program'a ilişkin değerlendirmede bulundu. </p><p>'Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir' </p><p>ASO Başkanı Ardıç, Orta Vadeli Program'ın Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek, sanayinin önceliklerinin OVP'ye yansıtılmasını son derece değerli bulduklarını belirtti. Ardıç, sözlerini şöyle sürdürdü: </p><p>'OVP'nin hazırlık sürecinde, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında gerçekleştirilen istişare toplantısına katılarak reel sektörümüzün beklentilerini, sanayicilerimizin sahada karşılaştığı sorunları ve çözüm önerilerimizi aktarma imkanı bulduk. İş dünyamızın görüşlerinin hazırlık sürecinde dikkate alınmasını ve sanayimizin önceliklerinin OVP'ye yansımasını son derece değerli buluyoruz. İstişareye verdiği önem ve reel sektörle kurduğu yapıcı diyalog için Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz'a teşekkür ediyorum. Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir. Bu bakımdan büyümenin program dönemi boyunca kademeli olarak yüzde 3,3'ten yüzde 5'e yükselmesinin hedeflenmesini ve bu patikanın imalat sanayimizin üretim ve ihracat kapasitesini güçlendirecek politikalarla desteklenmesini son derece kıymetli buluyoruz.' </p><p>'Programın kapsadığı alanlar, sanayicilerimizin sahadaki öncelik ve ihtiyaçlarıyla da büyük ölçüde örtüşmektedir' </p><p>Sanayinin küresel rekabet gücünün artırılması açısından OVP'nin büyük önem taşıdığını belirten Ardıç, 'Programda sürdürülebilir büyümenin; beşeri ve fiziki altyapının geliştirilmesi, yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve sanayide yüksek katma değerli dönüşümün desteklenmesi temelinde ele alınması önemlidir. Bu bütüncül yaklaşım, ülkemizin büyüme modelini daha üretken, teknoloji yoğun ve ihracat odaklı güçlü bir yapıya taşıma iradesini yansıtmaktadır. OVP'nin en önemli yeniliklerinden birini oluşturan İmalat Sanayii Güçlendirme Programı'nı, üretim kapasitemizin korunması, verimlilik ve teknoloji düzeyimizin yükseltilmesi ve sanayimizin küresel rekabet gücünü artırılması açısından son derece önemli buluyoruz. Finansman, enerji, nitelikli iş gücü, yeşil ve dijital dönüşüm, ihracat ve kamu alımlarını kapsayan bu bütüncül yaklaşımın, sanayimizin ölçek kazanmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Programın kapsadığı alanlar, sanayicilerimizin sahadaki öncelik ve ihtiyaçlarıyla da büyük ölçüde örtüşmektedir' şeklinde konuştu. </p><p>'Enflasyonla mücadele sürecinde ihracatçılarımızın rekabet gücünün korunup güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır' </p><p>Ardıç, fiyat ve finansal istikrarın kalıcı hale gelmesinin ekonominin arz kapasitesinin güçlendirilmesine bağlı olduğunu vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: </p><p>'Program dönemi sonunda enflasyonun yüzde 9'a, cari açığın millî gelire oranının yüzde 1,6'ya ve bütçe açığının yüzde 2,8'e indirilmesinin hedeflenmesi makroekonomik istikrar açısından önemlidir. Fiyat ve finansal istikrarın kalıcı hale gelmesi, ekonominin arz kapasitesinin artırılmasıyla mümkündür. Bu nedenle enflasyonla mücadele sürecinde sanayi yatırımlarının, işletme sermayesinin ve ihracatçılarımızın rekabet gücünün korunup güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Dış ticarette rekabetçilik kapsamında sanayide dönüşüm, pazara erişim, ticaret diplomasisi, ihracat finansmanı ve tedarik zinciri dayanıklılığının birlikte ele alınmasını da olumlu karşılıyoruz. İhracat artışı mevcut firmalarımızın daha fazla satış yapmasıyla sınırlı kalmamalı; ihracatçı firma sayısı artmalı, ihracat tabana yayılmalı ve yüksek katma değerli ürünlerin payı yükselmelidir. Savunma sanayii, sağlık endüstrileri ve diğer stratejik sektörlerde kritik teknolojilerin yerli kapasitesinin geliştirilmesi hedefini, ekonomik güvenliğimiz açısından son derece önemli buluyoruz. Bu yaklaşımın, savunma sanayii ve ileri teknoloji alanlarında güçlü bir üretim ve mühendislik birikime sahip Ankara sanayisi için yeni yatırım ve ihracat imkanları sunacağına inanıyoruz.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Tek haneli enflasyon hedeflerine ulaşmanın yolu, küresel rekabet gücünü artırmasından geçmektedir' </p><p>Ankara Sanayi Odası olarak program hedeflerinin somut uygulamalara dönüştürülmesi sürecinde ilgili kurumlarla iş birliği içinde katkı sunmaya hazır olduklarını söyleyen Ardıç, 'OVP'nin ortaya koyduğu 2029 yılında yüzde 5 büyüme, 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı ve tek haneli enflasyon hedeflerine ulaşmanın yolu, sanayinin yatırım yapabilmesinden, mevcut üretim kapasitesini korumasından ve küresel rekabet gücünü artırmasından geçmektedir. Programın uygulama döneminde finansman, enerji, işgücü ve yatırım ortamına ilişkin adımların eş zamanlı ve kararlı biçimde hayata geçirilmesi önem arz etmektedir. OVP'nin başarısı; açıklanan hedeflerin sanayi yatırımlarına, üretim kapasitesine, verimlilik artışına, teknolojik dönüşüme ve ihracata ne ölçüde yansıdığıyla değerlendirilecektir. Ankara Sanayi Odası olarak, programın hedeflerinin somut uygulama araçlarına dönüştürülmesi sürecinde ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde katkı sunmaya hazırız' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/aso-baskani-ardic-surdurulebilir-buyumenin-temeli-sanayinin-uretim-ve-ihracat-kapasitesidir</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:19:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/aso-baskani-ardic-surdurulebilir-buyumenin-temeli-sanayinin-uretim-ve-ihracat-kapasitesidir.jpg" type="image/jpeg" length="95087"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: (OVP hakkında) 'Teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla ülkemizin büyüme potansiyeli güçlendirilecek']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/bakan-kacir-ovp-hakkinda-teknolojik-donusum-ve-verimlilik-artisiyla-ulkemizin-buyume-potansiyeli-guclendirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/bakan-kacir-ovp-hakkinda-teknolojik-donusum-ve-verimlilik-artisiyla-ulkemizin-buyume-potansiyeli-guclendirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Vadeli Program'ının (OVP) açıklanmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 'Teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla ülkemizin büyüme potansiyelinin güçlendirilmesi, fiyat istikrarının sağlanması, mali disiplinin sürdürülmesi ve kalıcı refah artışının temin edilmesi programın temel hedeflerini oluşturuyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Vadeli Program'ının (OVP) açıklanmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 'Teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla ülkemizin büyüme potansiyelinin güçlendirilmesi, fiyat istikrarının sağlanması, mali disiplinin sürdürülmesi ve kalıcı refah artışının temin edilmesi programın temel hedeflerini oluşturuyor' dedi. </p><p>Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını belirleyecek olan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program (OVP), Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından kamuoyuna açıklandı. Programda enflasyondan büyümeye, ihracattan istihdama kadar ekonominin temel göstergelerine ilişkin hedefler ortaya konuldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, OVP'nin açıklanmasının ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu. Bakan Kacır, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını ortaya koyan programın Türkiye için hayırlı olmasını diledi. </p><p>'Teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla ülkemizin büyüme potansiyeli güçlendirilecek' </p><p>Bakan Kacır, açıklamasında şunları kaydetti: </p><p>'Teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla ülkemizin büyüme potansiyelinin güçlendirilmesi, fiyat istikrarının sağlanması, mali disiplinin sürdürülmesi ve kalıcı refah artışının temin edilmesi programın temel hedeflerini oluşturuyor. Türkiye'nin teknoloji ve üretim kapasitesini daha da ileriye taşıyacak, katma değerli üretimi ve rekabet gücümüzü artıracak politikaları kararlılıkla hayata geçirmeye; ülkemizin sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/bakan-kacir-ovp-hakkinda-teknolojik-donusum-ve-verimlilik-artisiyla-ulkemizin-buyume-potansiyeli-guclendirilecek</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 14:03:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/bakan-kacir-ovp-hakkinda-teknolojik-donusum-ve-verimlilik-artisiyla-ulkemizin-buyume-potansiyeli-guclendirilecek.jpg" type="image/jpeg" length="92334"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TSB Başkanı Yaşar: 'Sigorta sektörü, OVP hedeflerinin gerçekleşmesine katkı sağlayacak stratejik sektörlerin başında gelmektedir']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/tsb-baskani-yasar-sigorta-sektoru-ovp-hedeflerinin-gerceklesmesine-katki-saglayacak-stratejik-sektorlerin-basinda-gelmektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/tsb-baskani-yasar-sigorta-sektoru-ovp-hedeflerinin-gerceklesmesine-katki-saglayacak-stratejik-sektorlerin-basinda-gelmektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sigorta Birliği(TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, 'Sigorta sektörü, OVP hedeflerinin gerçekleşmesine katkı sağlayacak stratejik sektörlerin başında gelmektedir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Sigorta Birliği(TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, 'Sigorta sektörü, OVP hedeflerinin gerçekleşmesine katkı sağlayacak stratejik sektörlerin başında gelmektedir' dedi. </p><p>TSB Başkanı Ahmet Yaşar, bugün açıklanan yeni Orta Vadeli Program (OVP) hakkında yazılı açıklama yayımladı. Yaşar, açıklamasında, 'Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık döneme ilişkin temel politika önceliklerini ve yol haritasını ortaya koyması bakımından büyük önem taşımaktadır.Türkiye Sigorta Birliği olarak Program'a ilişkin ilk değerlendirmelerimizi paylaşırken; dezenflasyon ve sürdürülebilir büyümenin yanı sıra yatırımların, üretimin ve ihracatın desteklenmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması, uzun vadeli tasarrufların artırılması, yeşil ve dijital dönüşüm ile ekonomik güvenlik ve dayanıklılığın güçlendirilmesinin temel politika eksenleri arasında yer almasını son derece önemli buluyoruz.Özellikle 'dayanıklılık' kavramının OVP'de güçlü biçimde yer almasını, sigorta sektörü açısından son derece kıymetli görüyoruz. Enerji ve su arz güvenliğinden tarımsal dayanıklılığa, stratejik sektörlerden afet risklerine kadar oldukça geniş bir risk alanından söz ediyoruz. Sigortacılık; risklerin önceden yönetilmesi, ekonomik kayıpların paylaşılması ve kamu maliyesi üzerindeki yükün azaltılması yoluyla ekonomik ve toplumsal dayanıklılığın temel finansal araçlarından biridir' ifadelerini kullandı. </p><p>Açıklamasında, 6 Şubat depremlerinin afet risklerinin ekonomik ve mali boyutunu en çarpıcı biçimde ortaya koyduğunu belirten Yaşar, 'Bugün açıklanan verilere göre, 2023-2026 döneminde, 2026 yılı fiyatlarıyla deprem harcamalarının 5,4 trilyon TL'ye, yaklaşık 104 milyar dolara ulaşacağı; toplam harcamanın ise yaklaşık 116 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği ifade edilmiştir. 2027 yılında da yaklaşık 10 milyar dolarlık ilave harcama öngörülmektedir.Bu rakamlar, afetlerin yalnızca insani ve sosyal sonuçlar doğurmadığını; aynı zamanda ülke ekonomisi ve kamu maliyesi açısından son derece büyük bir risk oluşturduğunu göstermektedir. Bu nedenle afet sonrasında kamu kaynaklarıyla kayıpların telafi edilmesinin yanında, afet öncesinde riski azaltan kentsel dönüşüm politikalarının hızlandırılması ve kalan riskin daha büyük bölümünün sigorta, reasürans ve sermaye piyasaları aracılığıyla paylaşılması gerektiğine inanıyoruz. Zorunlu Afet Sigortası'nın kapsamının genişletilmesini de afetlere karşı finansal dayanıklılığın güçlendirilmesine yönelik bütüncül yaklaşımın önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriyoruz' ifadelerine ye verdi. </p><p>OVP'de ihracat sigortalarının daha etkin kullanılmasına yönelik yaklaşımı da son derece önemli bulduklarını belirten Yaşar, 'Türkiye'nin ihracat hedeflerini büyütürken ihracatçılarımızın ticari ve politik risklere karşı korunması, firmalarımızın yeni pazarlara daha güvenli biçimde açılabilmesine ve rekabet güçlerinin artırılmasına katkı sağlayacaktır.Bu çerçevede sigorta sektörünün, ihracat politikasını tamamlayan tali bir unsur olarak değil; finansmanla birlikte ihracat politikalarının temel araçlarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Programda banka dışı finansal kuruluşların geliştirilmesi ve finansmana erişimin kolaylaştırılmasına yönelik ortaya konulan yaklaşım, finansal sistemimizin derinleşmesi açısından da önem taşımaktadır.Türkiye'nin büyümesinin ağırlıklı olarak bankacılık sistemi üzerinden finanse edildiği yapıdan; sigorta, emeklilik, sermaye piyasaları ve diğer banka dışı finansal kuruluşların daha güçlü rol üstlendiği dengeli ve derinlikli bir finansal mimariye geçişi destekliyoruz. Sigorta ve emeklilik sektörlerinin büyümesi, risklerin finansal sistem içinde daha geniş bir tabana yayılmasına katkı sağlarken aynı zamanda uzun vadeli fonların ekonomiye kazandırılmasını da mümkün kılacaktır' dedi. </p><p>Açıklamanın devamı şöyle: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'OVP'de uzun vadeli tasarrufların teşvik edilmesine yönelik hedeflerin, sigorta ve emeklilik sektörümüz açısından özel bir öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Hayat sigortaları ve Bireysel Emeklilik Sistemi'nin büyümesi, yalnızca bireylerin geleceklerini güvence altına almalarına katkı sağlamamakta; aynı zamanda Türkiye ekonomisinin ihtiyaç duyduğu uzun vadeli yerli kaynakların oluşmasına ve sermaye piyasalarının derinleşmesine de destek vermektedir.Tasarrufların artırılması ve uzun vadeye yönlendirilmesi, Türkiye'nin yatırımlarını daha güçlü bir yerli finansman tabanıyla destekleyebilmesi bakımından stratejik önem taşımaktadır. </p><p>Dezenflasyon sürecinin sigorta sektörümüzde de yeni bir dönemin kapısını açacağına inanıyoruz.Önümüzdeki dönemde sektör olarak;enflasyon kaynaklı nominal prim artışından reel büyümeye, prim tutarından poliçe ve sigortalı sayısının artırılmasına, finansal gelirlerden sürdürülebilir teknik kârlılığa ve sigorta penetrasyonunun yükseltilmesine daha fazla odaklanmamız gerekecektir.Türkiye'de sigortacılığın ekonomideki payının artırılması, koruma açığının azaltılması ve daha geniş kesimlerin sigorta güvencesine erişebilmesi, sektörümüzün önümüzdeki dönemdeki temel öncelikleri arasında yer alacaktır' </p><p>Yaşar, açıklamasının devamında, 'Sigorta sektörü, OVP'nin sonuçlarından yalnızca yararlanan bir sektör değil, Program'da ortaya konulan hedeflerin gerçekleşmesine doğrudan katkı sağlayabilecek stratejik sektörlerden biridir.Afetlerin kamu maliyesi üzerindeki yükünün azaltılmasından ihracatın güvence altına alınmasına, yatırımların korunmasından uzun vadeli tasarrufların artırılmasına; yeşil dönüşümün desteklenmesinden finansal sistemin derinleşmesine kadar çok geniş bir alanda sektörümüzün üstlenebileceği önemli sorumluluklar bulunmaktadır.Türkiye Sigorta Birliği olarak, Orta Vadeli Program'ın tamamını sektörümüz açısından detaylı biçimde değerlendireceğiz. Programda ortaya konulan hedeflerin sigortacılık, emeklilik ve reasürans sektörlerine olası yansımalarını analiz ederek, sektörümüzün söz konusu hedeflere daha güçlü katkı sağlayabilmesi için oluşturacağımız önerileri ilgili kamu kurumlarımız ve paydaşlarımızla paylaşacağız' ifadelerine yer verdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/tsb-baskani-yasar-sigorta-sektoru-ovp-hedeflerinin-gerceklesmesine-katki-saglayacak-stratejik-sektorlerin-basinda-gelmektedir</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:51:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/tsb-baskani-yasar-sigorta-sektoru-ovp-hedeflerinin-gerceklesmesine-katki-saglayacak-stratejik-sektorlerin-basinda-gelmektedir.jpg" type="image/jpeg" length="79516"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filyos Limanı'nın bölgesel lojistik ve ticaret merkezi olması hedefleniyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/filyos-limaninin-bolgesel-lojistik-ve-ticaret-merkezi-olmasi-hedefleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/filyos-limaninin-bolgesel-lojistik-ve-ticaret-merkezi-olmasi-hedefleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Ali Oflaz ve beraberindeki heyet, Türkiye Petrolleri Genel Müdürü Cem Erdem ev sahipliğinde Filyos Türkiye Petrolleri Limanı'nı ziyaret ederek limandaki çalışmaları yerinde inceledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Ali Oflaz ve beraberindeki heyet, Türkiye Petrolleri Genel Müdürü Cem Erdem ev sahipliğinde Filyos Türkiye Petrolleri Limanı'nı ziyaret ederek limandaki çalışmaları yerinde inceledi. </p><p>Gerçekleştirilen ziyarette, Filyos Limanı'nın Türkiye Petrolleri'nin Karadeniz'deki petrol ve doğal gaz faaliyetlerine yönelik stratejik lojistik üssü olmasının yanı sıra, bölgenin sanayi ve dış ticaret potansiyeline hizmet edecek önemli bir ticari liman haline getirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Görüşmelerde özellikle başta KARDEMİR olmak üzere Karabük, Zonguldak, Bartın ve çevre illerde faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarının hammadde tedariki ile ithalat ve ihracat yüklerinin Filyos Limanı üzerinden gerçekleştirilmesine yönelik iş birliği imkanları değerlendirildi. </p><p>Lojistik maliyetlerin azaltılması ve bölgesel rekabet gücünün artırılması açısından Filyos Limanı'nın bölge sanayisi için daha etkin kullanılmasının sağlayacağı katkılar üzerinde duruldu. </p><p>Filyos, enerji üssünden bölgesel ticaret merkezine </p><p>Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde, KARDEMİR ile Filyos Limanı arasında geliştirilebilecek iş birliklerinin yanı sıra bölge sanayisinin lojistik ihtiyaçları, limanın ticari faaliyet kapasitesinin artırılması ve Filyos'un bölgesel bir lojistik merkez haline getirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirildi. </p><p>Türkiye Petrolleri; modern ve teknolojik altyapıya sahip, demiryolu ve karayolu bağlantılarıyla güçlü bir lojistik ağın merkezinde bulunan, yeşil dönüşüm politikalarıyla uyumlu ve dünya standartlarında hizmet sunan bir liman işletmeciliği ortaya koymayı hedefliyor. </p><p>Bu kapsamda KARDEMİR ile geliştirilecek iş birliklerinin, Filyos Limanı'nın bölgenin ana lojistik ve ticaret merkezlerinden biri haline gelmesine ve Karabük başta olmak üzere bölge sanayisinin rekabet gücünün artırılmasına önemli katkı sağlaması bekleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/filyos-limaninin-bolgesel-lojistik-ve-ticaret-merkezi-olmasi-hedefleniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 12:50:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/filyos-limaninin-bolgesel-lojistik-ve-ticaret-merkezi-olmasi-hedefleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="88956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Palamut bereketi balıkçıların yüzünü güldürdü]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/palamut-bereketi-balikcilarin-yuzunu-guldurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/palamut-bereketi-balikcilarin-yuzunu-guldurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli'nin Kıyıköy beldesinde palamut bolluğu balıkçıların yüzünü güldürürken, balıkçılar bereketli sezonu değerlendirmek için gece gündüz denizde mesai yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli'nin Kıyıköy beldesinde palamut bolluğu balıkçıların yüzünü güldürürken, balıkçılar bereketli sezonu değerlendirmek için gece gündüz denizde mesai yapıyor. </p><p>Kırklareli'nin Vize ilçesine bağlı Kıyıköy beldesinde balıkçılar, palamut sezonunda yaşanan bolluğu değerlendirmek için gece gündüz denizde mesai yapıyor. </p><p>Kıyıköy'de sezonun başlamasıyla birlikte denize açılan balıkçılar, sabahın erken saatlerinden itibaren çapariyle avlanırken, öğleden sonra uzatma ağlarıyla palamut avına devam ediyor. </p><p>Günün büyük bölümünü denizde geçiren balıkçılar, avladıkları palamutları satışa sunmak için çalışmalarını gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürdürüyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Denizdeki palamut bolluğunun balıkçıların yüzünü güldürdüğü Kıyıköy'de, bereketli sezonun devam etmesi bekleniyor. </p><p>Balıkçılar, palamut avındaki bolluktan memnun olduklarını belirterek, sezonun bereketli geçmesini umut ettiklerini ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Kırklareli</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/palamut-bereketi-balikcilarin-yuzunu-guldurdu</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 12:45:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/palamut-bereketi-balikcilarin-yuzunu-guldurdu.jpg" type="image/jpeg" length="67528"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Amasya mutfağının tescilli lezzeti: 'Baklalı dolma']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/amasya-mutfaginin-tescilli-lezzeti-baklali-dolma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/amasya-mutfaginin-tescilli-lezzeti-baklali-dolma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehzadeler şehri Amasya'nın tescilli baklalı dolması şehirde mutfakların vazgeçilmez yemeği olarak değerlendiriliyor. Bohça şeklinde sarılan dolmalar, bayram günleri ve düğünlerde de ikram ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şehzadeler şehri Amasya'nın tescilli baklalı dolması şehirde mutfakların vazgeçilmez yemeği olarak değerlendiriliyor. Bohça şeklinde sarılan dolmalar, bayram günleri ve düğünlerde de ikram ediliyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yapımında asma yaprağı, kuru bakla, yarma, soğan, biber, domates, salça ve et gibi ürünler kullanılan coğrafi işaret tescilli bu lezzetli yemek özenle hazırlanıyor. Yaprağın ortasına konulan iç, beş köşeli bohça şeklinde sarılıyor. Dibine kemikli kaburga eti eklenen tencerenin üzerine sarılmış dolmalar diziliyor. Dolmalar kısık ateşte yaklaşık 2 saat pişirilerek yenilebilir hale geliyor. </p><p>Bayram günleri ile düğünlerin vazgeçilmezi </p><p>Maharetli kadınlar gündelik hayatta tüketilmesinin yanı sıra özellikle bayram günleri ile düğün ve nişan gibi eğlenceler öncesi bir araya gelerek dolmaları sarıyor. Anneler genç kızlara sarma tekniğini özellikle öğretiyor. </p><p>Baklalı dolma Amasya mutfağının olmazsa olmazı </p><p>Amasya Olgunlaşma Enstitüsünde görevli usta öğretici Canan Aylak, 'Baklalı dolma Amasya mutfağının olmazsa olmazıdır. Arkadaşlar, komşular, akrabalar bir araya gelip sararlar' dedi. Baklalı dolmanın ninelerden kızlara aktarılan köklü bir gelenek olduğunu anlatan Duygu Esen de, 'Amasya'da genç kızların baklalı dolma hazırlanmasını muhakkak bilmesi gereklidir' diye konuştu. Hataylı olan Gönül Göl ise baklalı dolmanın yapımını kayınvalidesinden öğrendiğini söyledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Amasya</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/amasya-mutfaginin-tescilli-lezzeti-baklali-dolma</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 10:19:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/amasya-mutfaginin-tescilli-lezzeti-baklali-dolma.jpg" type="image/jpeg" length="18592"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Altın alışverişi düğün salonuna taşındı: Unutma ve kaybetme derdine son]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/altin-alisverisi-dugun-salonuna-tasindi-unutma-ve-kaybetme-derdine-son</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/altin-alisverisi-dugun-salonuna-tasindi-unutma-ve-kaybetme-derdine-son" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düğün ve nikahlarda altın alma telaşını azaltmayı amaçlayan yeni uygulamayla vatandaşlar, istedikleri ürün ve gramajı dijital ekrandan seçerek sipariş verebiliyor. Satın alınan fiziki altın adrese sigortalı kargoyla gönderilirken, böylece kuyumcuya gitme, altını önceden alma ve yanında taşıma derdi de ortadan kalkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düğün ve nikahlarda altın alma telaşını azaltmayı amaçlayan yeni uygulamayla vatandaşlar, istedikleri ürün ve gramajı dijital ekrandan seçerek sipariş verebiliyor. Satın alınan fiziki altın adrese sigortalı kargoyla gönderilirken, böylece kuyumcuya gitme, altını önceden alma ve yanında taşıma derdi de ortadan kalkıyor. </p><p>Altın Anne'nin geliştirdiği kiosk projesi, özellikle düğün, nikah ve benzeri organizasyonlarda altın ihtiyacına pratik çözüm sunmayı amaçlıyor. Kiosk ekranından ürün ve gramaj seçimi yapan kullanıcılar, gerekli bilgileri sisteme girerek işlemlerini tamamlıyor. Sipariş edilen fiziki altın, İstanbul Kuyumcular Odası güven etiketiyle birlikte sigortalı kargo aracılığıyla belirtilen adrese ulaştırılıyor. Böylece altının önceden satın alınması ve organizasyon boyunca taşınması nedeniyle oluşabilecek kaybolma ya da çalınma gibi risklerin de azaltılması amaçlanıyor. Projenin ilerleyen süreçte nikah ve düğün salonlarının yanı sıra oteller, havalimanları ve altına ihtiyaç duyulan farklı noktalarda yaygınlaştırılması hedefleniyor. </p><p>'Önceden altın alma telaşına son veriyoruz' </p><p>Altın Anne Kurumsal İletişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ecem Karaman, projenin ilk adımını Antikkapı'da attıklarını belirterek, 'Altın Anne tarafından geliştirdiğimiz kiosk projemizin ilk adımını Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden olan Antikkapı'da attık. Pilot uygulamamızda bize destek olan Antikkapı ailesine ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür etmek istiyoruz. Bugün bir düğüne giderken altınımızı önceden alıp cebimizde taşıyoruz. Kiosk ile birlikte bulunduğumuz yerden ürün ve gramajını seçerek altının fiziksel olarak belirttiğiniz adrese gönderilmesini sağlıyoruz. Böylece önceden altın alma telaşına son veriyoruz; kaybolma ve çalınma gibi riskleri de ortadan kaldırmış oluyoruz' dedi. </p><p>'Kiosklar nikah ve düğün salonlarına yerleştirilecek' </p><p>Altının sigortalı kargoyla teslim edildiğini belirten Karaman, 'Kiosk üzerinden ürün ve gramajlarını inceleyerek özgürce seçim yapabiliyorsunuz. İstenilen bilgileri dijital olarak vermeniz yeterli. İşleminiz sistem üzerinden kayıt altına alınarak gerçekleştiriliyor. Sonrasında ise tercih ettiğiniz ürün, sigortalı kargo ile hızlı şekilde belirttiğiniz adrese teslim ediliyor. Altın Anne markamızdan gönderilen bütün ürünler ise İstanbul Kuyumcular Odası güven etiketiyle birlikte teslim ediliyor. Aslında biz kiosk ile birlikte altının fiziki olma özelliğini ortadan kaldırmıyoruz. Dijital dünyanın kolaylığıyla birlikte fiziki altına ulaşmayı daha erişilebilir ve daha pratik hale getiriyoruz. Kiosklar nerede olacak? Özellikle altına ihtiyaç duyulan nikah ve düğün salonlarında, otellerde, havalimanlarında. Altına ihtiyaç duyulan her yerde olmayı hedefliyoruz' diye konuştu. </p><p>'Zamandan büyük tasarruf sağlıyor' </p><p>Kiosku kullanan İrem Yılmazer ise cihazı ilk gördüğünde şaşırdığını ifade ederek, 'Aslında cihazı görünce başta çok şaşırdım, 'Altın alınır mı, nasıl alınır?' diye. Ama cihazın karşısına geçtiğinizde cihaz sizi çok kolay bir şekilde yönlendiriyor. Hemen ürünü seçiyorsunuz, adresinizi giriyorsunuz ve altını alabiliyorsunuz. Zamandan büyük tasarruf sağlıyor. Ben çok sevdim, keşke her yerde olsa' diye konuştu. </p><p>'Artık altını yanımda taşıma gibi bir derdim yok' </p><p>Erdem Yılmazer de uygulamaya ilk başta temkinli yaklaştığını belirterek, 'İlk başta tedirgin yaklaşmıştım ama fiziki POS olması cihazda güven verdi. Altını evde unutma gibi derdi kalmadığı için de hoşumuza gitti. Satın alımı yaptık. Bundan sonra nerede görsem alırım. Artık altını yanımda taşıma gibi bir derdim yok. Cihazı çok sevdik' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Misafirlerimizden gelen talepler gayet olumlu, güzel' </p><p>Antikkapı Düğün Salonu yetkilisi Haydar Yavuz ise uygulamanın yaklaşık bir yıldır devam ettiğini belirterek, 'Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin iştiraklerinden Antikkapı Düğün Salonu'nda yaklaşık bir yıldan beri Altın Anne'nin uygulaması devam etmektedir. Misafirlerimizden gelen talepler gayet olumlu' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Kocaeli</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/altin-alisverisi-dugun-salonuna-tasindi-unutma-ve-kaybetme-derdine-son</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 10:11:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/altin-alisverisi-dugun-salonuna-tasindi-unutma-ve-kaybetme-derdine-son.jpg" type="image/jpeg" length="78364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çanakkale'de kırtasiye alışverişleri yoğunlaştı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/canakkalede-kirtasiye-alisverisleri-yogunlasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/canakkalede-kirtasiye-alisverisleri-yogunlasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'de okulların başlamasına sayılı günler kala vatandaşlar kırtasiye alışverişine başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale'de okulların başlamasına sayılı günler kala vatandaşlar kırtasiye alışverişine başladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2026-2027 eğitim-öğretim yılı 14 Eylül itibariyle başlayacak. Çanakkale'de veliler ise kırtasiye alışverişine erkenden başladı. Veliler, çocuklarının kırtasiye ihtiyaçlarını karşılamak için ellerinde listelerle çocuklarıyla beraber kırtasiyelerin yollarını tuttu. Kırtasiye işletemcisi Burak Gün kırtasiye alışverişinin kırtasiyelerde yapılması gerektiğini vurgulamak, 'Kırtasiye bir kültürdür. Bu kültürün devamı niteliğinde kırtasiye esnafının desteklenmesi gerekir çünkü kırtasiye esnafı son kullanıcı için ürünleri her sene raflarına 12 ay boyunca onları tutarak hizmet verecek şekilde dizayn eder. Hizmetini devam ettirir. Sadece sezonda kırtasiyeci, kırtasiyeci değildir. Bu kültürün devamlılığını açısından kesinlikle kesinlikle mahallenizdeki kırtasiyeler mağazaları, kırtasiye dükkanları kesinlikle desteklenmeli' dedi. </p><p>Çanakkale'nin en büyük kırtasiye mağazası işletmecisi olan Burak Gün (35), 25 Temmuz'da yeni eğitim-öğretim yılı hazırlıklarını tamamladıklarını belirterek, 'Kırtasiye sezonumuz başladı. 25 Temmuz'da biz bu yılın okula dönüş kampanyalarını başlattık. Ana ve birinci sınıflarımız en erken okula dönüş hazırlığında olan öğrenci ve veli grupları. Bununla birlikte ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri de akabinde sırayla bu alışverişlerini tamamlamaya başladılar. Ortalama fiyat vermek gerekirse anasınıfı 2 bin 500-3 bin TL temel ihtiyaçları, ilkokulda yine aynı şekilde ihtiyaç grubuna göre 1000 TL'yi bulabilecek şekilde birinci sınıflarda ikinci sınıflarda temel ihtiyaçlar olarak sıralarsak defter kalem silgi grubu boya grubu ve hemen hemen bu tutarlarda. Eğitim için ayrıca materyaller ya da işte ne bileyim birinci sınıfa başlayan bir çocuk çanta matara beslenme kabı tercih ederse orada da kaliteye göre yine aynı şekilde fiyatlar değişiklik gösteriyor' diye konuştu. </p><p>İşletmeci Burak Gün, 'Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarımız 14 Eylül'de 2026-2027 eğitim öğretim yılına başlayacaklar. Kırtasiye ürünlerinin kırtasiyelerden alınması gerektiğini sadece bizler söylemiyoruz; uzmanlar, artık pedagoglar bile ifade ediyorlar. Milyoncular, zincir marketlerin kırtasiye sezonu adı altında bu dönemde kırtasiyecileri etkileyecek hatta bazı ürünlerde manipüle ederek kullanıcıyı yanıltabilecek fiyatlarla da kendilerine çekmek istedikleri ürünler fiyatlar sunuyorlar. Buna rağmen bilinçli müşteriler kırtasiye ürünlerini seçerken; yenilebilir, yıkanabilir, silinebilir, sağlıklı güvendikleri yerlerden alışverişleri tercih ediyorlar' ifadelerini kullandı. </p><p>Burak Gün sözlerine şöyle devam etti: 'Bazen müşterilerimiz bizlere soruyor bizim gibi büyük mağazalar haliyle entegre. Yani bizden fiş ya da fatura almadan alışveriş yapamazsınız. Ne yazık ki bizim sektörden değil başka sektörlerde nakitte daha fazla indirim yapıp fiş vermeden müşteriyi gönderiyor. Bu da haliyle KDV, vergisi beyannamesi vesairesinde kaçağa dönüşüyor ve ekstradan indirim yapabiliyor ama bizler vergimizi ödeyen KDV'mizi ödeyen işletmeler olarak fiş fatura kesmeden alışveriş yaptıramıyoruz. Müşteri istediği ödeme yöntemini kullanabilir, ödeme yöntemine göre ekstra bir indirimin teklif edilmesini ben doğru olmadığını düşünüyorum. Bir işletme fiş vermeden o fiyata satıyorsa ya da o fiyata satabiliyorsa biz mutlaka orada soru işareti ile karşılaşıyoruz ki müşteriler bize bunu çok fazla dile getiriyor. Buna dikkat etmek bence hem vatandaşlık görevi hem de bir sorumluluktur.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Čanakkale</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/canakkalede-kirtasiye-alisverisleri-yogunlasti</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 09:47:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/canakkalede-kirtasiye-alisverisleri-yogunlasti.jpg" type="image/jpeg" length="68637"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adilcevaz'da buğday ekim sezonu başladı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/adilcevazda-bugday-ekim-sezonu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/adilcevazda-bugday-ekim-sezonu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde çiftçiler, yeni üretim sezonu için tarlalarını hazırlayarak buğday tohumlarını toprakla buluşturmaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde çiftçiler, yeni üretim sezonu için tarlalarını hazırlayarak buğday tohumlarını toprakla buluşturmaya başladı. </p><p>Tarım ve hayvancılığın önemli geçim kaynakları arasında yer aldığı ilçede, sonbaharın gelmesiyle birlikte tarlalarda hareketlilik yaşanıyor. Sabahın erken saatlerinde traktörleriyle tarlalarının yolunu tutan üreticiler, toprak hazırlığı ve ekim çalışmalarını sürdürüyor. Adilcevaz'ın verimli tarım arazilerinde gerçekleştirilen buğday ekimiyle birlikte çiftçiler, önümüzdeki yılın hasadı için umutlu bir sezonun startını verdi. Üreticiler, hava şartlarının uygun seyretmesi ve yeterli yağış alınması halinde buğdayda verimli bir sezon geçirmeyi bekliyor. </p><p>Rahmi Kış isimli çiftçi, 'İlçede önemli bir üretim kalemine sahip olan buğday, hem çiftçilerin gelirinde hem de bölge ekonomisinde önemli bir yer tutuyor. Üreticiler, artan girdi maliyetlerine rağmen üretime devam ederek bereketli bir sezon geçirmeyi hedefliyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çiftçiler, ekim döneminin hayırlı geçmesini temenni ederken, yeni sezonda alınacak verimin yüksek olması için çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. </p><p>Adilcevaz'da önümüzdeki günlerde hava ve toprak şartlarına bağlı olarak ekim çalışmalarının hız kazanması bekleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Bitlis</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/adilcevazda-bugday-ekim-sezonu-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 08:47:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/adilcevazda-bugday-ekim-sezonu-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="91733"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir Enternasyonal Fuarı 95. kez kapılarını açtı: Başkan Tugay'dan 'ikinci yüzyıl' vurgusu]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/izmir-enternasyonal-fuari-95-kez-kapilarini-acti-baskan-tugaydan-ikinci-yuzyil-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/izmir-enternasyonal-fuari-95-kez-kapilarini-acti-baskan-tugaydan-ikinci-yuzyil-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin ilk ve en büyük fuarı olan İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), 95. kez kapılarını ziyaretçilerine açtı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, fuarı ikinci yüzyılına hazırlamanın kendi kuşaklarının sorumluluğu olduğuna dikkat çekerken; Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü Tarık Sönmez ise 2025 yılında İzmir'e tüm bakanlıklar tarafından 1,3 trilyon lira büyüklüğünde kamu yatırımı kazandırıldığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin ilk ve en büyük fuarı olan İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), 95. kez kapılarını ziyaretçilerine açtı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, fuarı ikinci yüzyılına hazırlamanın kendi kuşaklarının sorumluluğu olduğuna dikkat çekerken; Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü Tarık Sönmez ise 2025 yılında İzmir'e tüm bakanlıklar tarafından 1,3 trilyon lira büyüklüğünde kamu yatırımı kazandırıldığını vurguladı. </p><p>Türkiye'nin ticari ve kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olan İzmir Enternasyonal Fuarı, 95'inci kez kapılarını açtı. Kültürpark Atatürk Açıkhava Tiyatrosu'nda gerçekleştirilen açılış törenine; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü Tarık Sönmez, Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, siyasi partilerin il ve ilçe başkanları, ilçe belediye başkanları, oda, borsa ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı. </p><p>İzmir Oda Orkestrası'nın konseriyle başlayan etkinlik, Halk Dansları Topluluğu'nun zeybek gösterisiyle devam etti. </p><p>'Fuarı ikinci yüzyılına hazırlamak bizim kuşağımızın sorumluluğu' </p><p>Törenin açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, fuarın 95 yıllık köklü tarihine ve kentin hafızasındaki yerine değindi. İEF'nin Cumhuriyetin ilanından aylar önce 1923 yılında toplanan İzmir İktisat Kongresi ve Numune Sergisi ile temellerinin atıldığını hatırlatan Başkan Tugay, 'Geçen 95 yılda, fuarın kapısından giren her kuşak başka bir İzmir'i gördü. Bugün ülke ve kent ekonomimizin temel direklerinden olan, dünyayla ticari ve kültürel bağlar kurduğumuz ihtisas fuarları, İzmir Fuarı'ndan doğdu.' dedi. </p><p>Fuarın geleceğine yönelik vizyonunu da paylaşan Tugay, şu ifadeleri kullandı: </p><p>'İzmir Enternasyonal Fuarı'nın 100'üncü yılına beş yıl kaldı. Neredeyse bir asırdır yaşayan bu büyük buluşmayı ikinci yüzyılına hazırlamak, bizim kuşağımızın sorumluluğu. Önümüzdeki beş yılı bu gözle değerlendireceğiz. Fuarın ilk yüzyılında dünya İzmir'e geldi; ikinci yüzyılında İzmir'in dünyaya söyleyeceği çok daha fazla söz olacak. Üretimi, ticareti, kültürü, sanatı, bu şehrin özgür ruhunu ve dayanışma kültürünü dünyayla daha güçlü biçimde buluşturacağız.' </p><p>'2026'nın ilk altı ayında 12 ihtisas fuarında 900 bini aşkın ziyaretçi ağırladık' </p><p>İzmir'in fuarcılık potansiyeline dikkat çeken Tugay, 2026 yılının ilk altı ayında kentte düzenlenen 12 ihtisas fuarında 2 bin 500'ü aşkın katılımcı firmanın yer aldığını ve 100'ün üzerinde ülkeden 900 bini aşkın ziyaretçinin ağırlandığını belirtti. Tugay, merkezi yönetim, yerel yönetimler ve iş dünyasının aynı hedef etrafında buluşması halinde İzmir'in dünya ticaretinin daha güçlü buluşma noktalarından biri haline gelebileceğini vurgulayarak, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu iradede sorumluluk almaya hazır olduklarını kaydetti. </p><p>İzmir'e 1,3 trilyon liralık kamu yatırımı </p><p>Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü Tarık Sönmez ise, Türkiye'nin ihracattaki yükselen gücüne ve İzmir'in bu vizyondaki yerine dikkat çekti. Bakanlık olarak İzmir'in gelişimine büyük katkı sunduklarını ifade eden Sönmez, '2025 yılında şehrimize Bakanlıklarımız ve diğer kamu kurumlarımız aracılığıyla 1,3 trilyon lira büyüklüğünde bir kamu yatırımı kazandırılmıştır. Katma değerli ve inovatif üretimi desteklemek amacıyla sadece 2025 yılında 2,5 milyar liralık devlet yardımı aracılığıyla önemli bir kaynak sağladık. 2026 yılı itibarıyla bu rakamın 2 milyar lirayı geçtiğini görüyoruz' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'İhracatta 410 milyar dolar hedefini yıl sonuna kadar kıracağız' </p><p>Küresel ekonomideki aşırı korumacı eğilimler ve jeopolitik risklerin gölgesinde Türkiye ekonomisinin pozitif ayrıştığını belirten Sönmez, ekonominin 2026 ikinci çeyreğinde yüzde 23 büyüdüğünü ifade etti. Türkiye'nin ihracat hedeflerine değinen Sönmez, 'Mal ihracatımızın ağustos itibariyle 280 milyar doları geçtiğini görüyoruz, bu Cumhuriyet tarihimizde bir rekor. Hizmet ihracatımız ise 125 milyar dolar. Toplamda 405 milyar dolarlık yıllık ihracata bugünden ulaşmış durumdayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın 410 milyar dolar hedefi vardı, inşallah bunu yıl sonuna kadar kıracağız' dedi. </p><p>Sönmez ayrıca, İzmir'in 22,5 milyar dolarlık ihracatıyla 207 ülke ve gümrük bölgesine ulaşarak Türkiye'nin en fazla ihracat yapan üçüncü ili olduğunu ve ülke ekonomisine çok ciddi bir katkı sağladığını sözlerine ekledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Izmir</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/izmir-enternasyonal-fuari-95-kez-kapilarini-acti-baskan-tugaydan-ikinci-yuzyil-vurgusu</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 22:04:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/izmir-enternasyonal-fuari-95-kez-kapilarini-acti-baskan-tugaydan-ikinci-yuzyil-vurgusu.jpg" type="image/jpeg" length="46241"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: 'Terörsüz Türkiye, bölgedeki bütün illerimizi adeta yıldız gibi parlatacak']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/bakan-bayraktar-terorsuz-turkiye-bolgedeki-butun-illerimizi-adeta-yildiz-gibi-parlatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/bakan-bayraktar-terorsuz-turkiye-bolgedeki-butun-illerimizi-adeta-yildiz-gibi-parlatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hakkari'de Terörsüz Türkiye'ye ilişkin önemli mesajlar verdi. Türkiye Yüzyılı vizyonunun en önemli projelerinden bir tanesinin Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge projesi olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, 'Terörsüz Türkiye ve Bölge, ben inanıyorum ki bu bölgedeki bütün illerimizi adeta yıldız gibi parlatacak' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hakkari'de Terörsüz Türkiye'ye ilişkin önemli mesajlar verdi. Türkiye Yüzyılı vizyonunun en önemli projelerinden bir tanesinin Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge projesi olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, 'Terörsüz Türkiye ve Bölge, ben inanıyorum ki bu bölgedeki bütün illerimizi adeta yıldız gibi parlatacak' dedi. </p><p>Bakan Bayraktar, 'Türkiye Yüzyılı Buluşmaları' programı kapsamında çeşitli temaslarda bulunmak üzere Hakkari'ye bir ziyaret gerçekleştirdi. İlk olarak AK Parti il yönetimi, yerel yöneticiler ve kurum temsilcileriyle bir araya gelen Bakan Bayraktar, Hakkari'de yürütülen çalışmalara dair kapsamlı bilgi aldı. </p><p>'Bütün illerimizi adeta yıldız gibi parlatacak' </p><p>Toplantının ardından Bakan Bayraktar, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Türkiye Yüzyılı vizyonunun en önemli projelerinden bir tanesinin 'Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge' projesi olduğunu söyleyen Bakan Bayraktar, 'Terörsüz Türkiye ve Bölge, ben inanıyorum ki bu bölgedeki bütün illerimizi adeta yıldız gibi parlatacak. Çünkü her ilin kendine has çok önemli özellikleri var' diye konuştu. </p><p>'Daha güçlü Türkiye' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Önemli hedefler ortaya konduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, 'Dünyanın ve bölgenin ateş çemberinden geçtiği bir dönemde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Allah'ın izniyle biz bir olarak, birlik içerisinde bu hedeflere ulaşacağız. Daha güçlü, ekonomisi daha büyümüş bir Türkiye; ihracatı, istihdamı, üretimi artmış bir Türkiye olarak yolumuza devam edeceğiz' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>'Gabar gibi' </p><p>Bölgedeki illerin terörle mücadele nedeniyle 40 yıllık süreçte gerçek potansiyeline kavuşamadığına işaret eden Bakan Bayraktar, terörden o bölgeyi arındırdıktan sonra petrol keşfi ve üretimiyle beraber Gabar'ın ve Şırnak'ın çehresi nasıl değiştiyse bölgedeki diğer illerin de çehresinin değişeceğine vurgu yaptı. </p><p>'Madende en önemli yerlerden' </p><p>Hakkari'nin önemli bir insan kaynağı ve maden potansiyeli olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, 'Hakkari, madende bir merkez haline gelecek. Dinamik gençleriyle beraber ben inanıyorum ki burayı madende bir parlayan yıldız haline getireceğiz. Türkiye'yi madende ve enerjide getirmek istediğimiz noktada Hakkari, bizim en önemli itici güçlerimizden bir tanesini oluşturuyor. Türkiye, maden zengini bir ülke, maden çeşitliliğinde dünyada en önemli ülkelerden bir tanesi ve en önemli yerlerimizden bir tanesi de Hakkari. Bu maden çeşitliliğini ve zenginliğini ekonomimize katmamız gerekiyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Bakan Bayraktar, madende 'çevre' ve 'iş sağlığı ve güvenliği' olmak üzere iki çok önemli kırmızı çizgileri olduğunu da anlattı. </p><p>'Hakkari çekim merkezi haline gelecek' </p><p>Ortaya koydukları çalışmalarla Hakkari'nin istihdam merkezi olacağını belirten Bakan Bayraktar, 'Yani burada binlerce genç kardeşlerimize istihdam kapısı olacak ve Hakkari, tam bir çekim merkezi haline gelecek. Ülkemizin de ekonomisine, gücüne güç katmaya devam edecek' şeklinde konuştu. </p><p>'Doğal gazın gitmediği hiçbir yer bırakmayacağız' </p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2002'de ortaya '81 ile doğal gaz götürme' hedefi koyduğunu hatırlatan Bakan Bayraktar, 2018'de Hakkari'nin merkezinin doğal gaza kavuştuğunu belirterek, 'Doğal gazın gitmediği hiçbir yer bırakmayacağız' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/bakan-bayraktar-terorsuz-turkiye-bolgedeki-butun-illerimizi-adeta-yildiz-gibi-parlatacak</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 18:44:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/bakan-bayraktar-terorsuz-turkiye-bolgedeki-butun-illerimizi-adeta-yildiz-gibi-parlatacak.jpg" type="image/jpeg" length="52962"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Renault Master, yenilenen minibüs ve açık kasa kamyonet modellerini kullanıcılara sundu]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/renault-master-yenilenen-minibus-ve-acik-kasa-kamyonet-modellerini-kullanicilara-sundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/renault-master-yenilenen-minibus-ve-acik-kasa-kamyonet-modellerini-kullanicilara-sundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun bir aranın ardından yenilenen Renault Master Minibüs ve Master Kamyonet'in yeni açık kasa seçeneği kullanıcılarla buluşuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun bir aranın ardından yenilenen Renault Master Minibüs ve Master Kamyonet'in yeni açık kasa seçeneği kullanıcılarla buluşuyor. </p><p>2024 yılında tamamen yenilenerek, dördüncü nesliyle Türliye'de satışına başlanan, modern ve aerodinamik Renault Master, genişleyen ürün gamıyla farklı kullanım alanlarına yönelik çözümlerini güçlendiriyor. Uzun bir aranın ardından yenilenen Master Minibüs ve marka tarafından üstyapısı tamamlanarak satışa sunulan açık kasa Master Kamyonet'in, sağlamlık, yüksek kullanım konforu ve iş odaklı fonksiyonları bir araya getirdiği belirtildi. </p><p>Modellerin özellikleri şöyle açıklandı: </p><p>Markanın ticari araçlardaki uzmanlığını farklı kullanım alanlarına taşıyan yeni modeller, yalnızca birer araç olarak değil, personel ve öğrenci taşımacılığından yük taşımacılığına kadar profesyonellerin günlük operasyonlarını kolaylaştıran kapsamlı iş çözümleri olarak konumlanıyor. Üstyapıları tamamlanmış şekilde müşterilere teslim edilen araçlar, Renault güvencesi ve geniş servis ağıyla satış sonrasında da desteklenirken, 3 yıl veya 100 bin kilometreye kadar Renault garantisiyle sunuluyor. </p><p>Yeni Master Minibüs: Konfor, teknoloji ve işlevsellik bir arada </p><p>Uzun bir aranın ardından pazara dönen Yeni Renault Master Minibüs, tamamen yenilenen yolcu bölümü ve modern iç tasarımıyla segmentinde konfor standartlarını yeniden tanımlıyor. 16+1 koltuk düzeninde sunulan Master Minibüs, personel ve okul olmak üzere iki farklı paket seçeneğiyle farklı taşımacılık ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyor. </p><p>Her ayrıntısı yeniden tasarlanan iç mekanda, otomobil standartlarında tasarlanan Renault elmas logosu işlenmiş bel ve baldır destekli, parçalı suni deri döşemeli koltuklar segment beklentilerini yeniden tanımlıyor. Kumaş tavan kaplaması, özel tasarım cam altı paneller, aydınlatmalı USB güç çıkışları, ambiyans aydınlatma ve gizli klima kanalları ise yolculuk deneyimini daha konforlu bir seviyeye taşıyor. </p><p>Yolcuların görüş alanını artırmak amacıyla koltukların platform üzerine konumlandırıldığı Master Minibüs'te, gizli mekanizmalı otomatik kayar kapı, yolcu bölümündeki koltukların etkin şekilde kullanılmasına olanak tanıyor. 1.200 mm genişliğindeki otomatik açılan yan kapı ve 800 mm genişliğindeki otomatik kayar basamak, geniş açıklık ve kolay kullanım avantajıyla yolcu iniş-binişlerini daha konforlu hale getiriyor. </p><p>Yeni elektrik takviyeli direksiyon sistemi ile 14,9 metrelik dönüş çapıyla şehir içi kullanımda hem bir önceki nesline hem de segment ortalamasına göre yüksek manevra kabiliyeti sunuyor. </p><p>Dört mevsim konfor </p><p>Yeni Master Minibüs'ün yolcu bölümü bağımsız olarak kontrol edilebilen yüksek kapasiteli otomatik klima sistemi ile donatılıyor. Kış aylarında ise motor çalışmıyorken de iç mekanı ısıtabilen 2,2 kW gücündeki dizel ısıtıcı, uzun bekleme sürelerinde dahi kabin için konforun korunmasına yardımcı oluyor. Isıtıcı ve otomatik klima sisteminin tek panel üzerinden kontrol edilebilmesi kullanım kolaylığı sağlıyor. </p><p>Okul taşımacılığında yüksek güvenlik standartları </p><p>Yeni Master Minibüs'ün okul paketi, öğrenci taşımacılığının ihtiyaçlarına yönelik özel donanımlarla sunuluyor. Yönetmeliğe uygun kamera kayıt sistemi, koltuk sensörü bilgilendirme sistemi ve kamera görüntü ekranı gibi donanımlar, okul taşımacılığında güvenlik ve mevzuat uyumunu destekliyor. </p><p>Güçlü ve verimli motor </p><p>Yeni Master Minibüs, 170 bg güç ve 380 Nm tork üreten Blue dCi motor ve 6 ileri manuel şanzıman ile sunuluyor. Zincirli motor yapısı dayanıklılık sunarken, verimli motor teknolojisi düşük yakıt tüketimi ile işletme maliyetlerini en aza indiriyor. </p><p>Master Kamyonet'te işin ihtiyacına göre şekillenen yeni yözüm: Açık kasa </p><p>Master Kamyonet'in yeni açık kasa seçeneği, profesyonellerin farklı iş kollarındaki ihtiyaçlarına doğrudan yanıt vermek üzere geliştirildi. Renault tarafından üstyapısı tamamlanarak müşteriye hazır şekilde teslim edilen araç, kullanıcıların ek bir üstyapı süreciyle uğraşmadan işlerine başlamasına imkan tanıyor. </p><p>L2 tek kabin, L3 tek kabin ve L3 çift kabin olmak üzere üç farklı gövde seçeneğiyle sunulan açık kasa Master Kamyonet, geniş yükleme alanı ve yüksek taşıma kapasitesiyle farklı sektörlerin kullanımına uyum sağlıyor. </p><p>3.915 mm'ye varan yükleme uzunluğu ve 1.140 kg'a varan istiap haddi sunan araçta, 500 mm yüksekliğindeki yan kapaklar yükün güvenli şekilde taşınmasına katkıda bulunuyor. Açık kasanın kapalı tasarımlı, cam ızgaralı kabin koruma paneli sürücü bölümünü olası yük kaymalarına karşı korurken, özel kaplamalı yük alanı uzun süreli ve yoğun kullanıma uygun bir yapı sunuyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ergonomik kollu kapak mandalları, arka kapakta yer alan katlanır basamak, yüksek dayanımlı arka kapak askıları ve kaydırmaz zeminli yan basamaklar, yükleme ve boşaltma süreçlerini kolaylaştırıyor. </p><p>Üç tarafı tamamen açılabilen çelik kataforez kaplama yan kapaklar, nokta kaynaklı çelik şasi, ses ve titreşimi azaltan kapak menteşeleri ve menteşelere entegre yük sabitleme kancaları, açık kasa Master Kamyonet'in dayanıklılığını ve kullanım kolaylığını artırıyor. L3 uzunluğundaki versiyonlarda standart olarak sunulan LED gabari lambaları ise aracın görünürlüğünü artırıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/renault-master-yenilenen-minibus-ve-acik-kasa-kamyonet-modellerini-kullanicilara-sundu</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 12:01:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/renault-master-yenilenen-minibus-ve-acik-kasa-kamyonet-modellerini-kullanicilara-sundu.jpg" type="image/jpeg" length="34170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüksek teknolojinin başkenti Ankara ihracatta rekor kırıyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/yuksek-teknolojinin-baskenti-ankara-ihracatta-rekor-kiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/yuksek-teknolojinin-baskenti-ankara-ihracatta-rekor-kiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın ihracatı 2026 yılının ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20,7 artarak 12 milyar 156 milyon dolara ulaştı. En çok ihracat yapan sektör yüzde 82 artışla 1,5 milyar doları aşan elektrik-elektronik sektörü oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'nın ihracatı 2026 yılının ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20,7 artarak 12 milyar 156 milyon dolara ulaştı. En çok ihracat yapan sektör yüzde 82 artışla 1,5 milyar doları aşan elektrik-elektronik sektörü oldu. </p><p>Başkent'in ihracatı 2026'nın ilk 8 ayında geçen yılın aynı dönemindeki 10 milyar 71 milyon dolarlık düzeyine kıyasla 2 milyar 85 milyon dolar artarak 12 milyar 156 milyon dolara ulaştı. Türkiye ihracatındaki payı da yüzde 6,5'ten yüzde 7,5'e yükselen Ankara, en çok ihracat yapan üçüncü il oldu. Başkent'in yıllıklandırılmış ihracat ise 19,57 milyar dolara ulaştı. Savunma sanayiinin kalbi Başkent Ankara'nın yüksek teknolojili üretim kabiliyetinin ihracat rakamlarına da yansıdığını belirten ASO Başkanı Seyit Ardıç, 'Hedefimiz, yüksek teknoloji kapasitemizi sanayimizin geneline yayarak katma değerimizi daha da artırmaktır' dedi. </p><p>Ağustosta üç yıllık dönemin en yüksek düzeyi </p><p>Ankara'nın ağustos ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 artışla 1 milyar 347 milyon dolara çıktı. Böylece son üç yılın en yüksek ağustos ayı ihracatına ulaşıldı. Ağustos'ta Ankaralı firmalar 168 ülkeye ihracat gerçekleştirirken, ilk 10 pazarın toplam ihracattaki payı yüzde 56,5 oldu. </p><p>Elektrik-elektronik ihracatı yüzde 82 arttı </p><p>Yılın ilk sekiz ayında elektrik-elektronik sektörü 1 milyar 513 milyon dolarla Ankara ihracatında ilk sırada yer aldı. Sektörün ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 82 arttı. Elektrik-elektroniği 1 milyar 294 milyon dolarla otomotiv endüstrisi, 1 milyar 218 milyon dolarla kimyevi maddeler, 1 milyar 157 milyon dolarla makine ve aksamları ve 1 milyar 50 milyon dolarla madencilik ürünleri izledi. </p><p>En büyük pazar ABD, en hızlı artış Ukrayna'da </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ocak-ağustos döneminde Ankara'nın en büyük ihracat pazarı 976,5 milyon dolarla ABD oldu. ABD'yi 885,4 milyon dolarla Slovakya, 861,9 milyon dolarla Ukrayna, 822 milyon dolarla Çin ve 768,1 milyon dolarla Birleşik Krallık takip etti. Yılın ilk sekiz ayındaki ihracatın yüzde 40,4'ü Avrupa Birliği ülkelerine yapıldı. </p><p>'Yüksek teknolojili üretimin ihracatımıza yansıması' </p><p>2026 yılının ilk sekiz aylık ihracat rakamlarını değerlendiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, Ankara'nın organize sanayi bölgeleri, üniversiteleri, Ar-Ge merkezleri ve nitelikli insan kaynağıyla oluşan güçlü üretim ekosistemine dikkat çekti. Savunma sanayiinin kalbi Ankara'nın yüksek teknolojili üretimdeki kabiliyetini her geçen gün geliştirdiğini vurgulayan Başkan Ardıç, şunları söyledi: </p><p>'Ankara sanayisinin üretim gücü ve teknolojik yetkinliği ihracattaki yükselişe de güçlü biçimde yansıyor. Hedefimiz, savunma sanayiinde yoğunlaşan yüksek teknoloji kapasitemizi sanayimizin geneline yaymak; ürünlerimizin katma değerini ve ihracatımızın birim değerini daha da artırmaktır. Ankara Sanayi Odası olarak firmalarımızın teknolojik dönüşümünü hızlandıran, uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıran ve yeni iş birliklerine kapı açan projeler yürütüyoruz. Başkentimizin üretim ve ihracat gücünü büyüterek ülkemiz ekonomisine en yüksek katkıyı sunmak için kararlılıkla çalışıyoruz. Küresel zor şartlara rağmen Başkentimizin ihracatındaki artışa katkı sunan tüm sanayicilerimize teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Ekonomi</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/yuksek-teknolojinin-baskenti-ankara-ihracatta-rekor-kiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:55:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/yuksek-teknolojinin-baskenti-ankara-ihracatta-rekor-kiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="89646"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te en acı hasat]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/gaziantepte-en-aci-hasat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/gaziantepte-en-aci-hasat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin önemli biber üretim alanlarından biri olan Gaziantep'in İslahiye ilçesinde kırmızı biber hasadı başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin önemli biber üretim alanlarından biri olan Gaziantep'in İslahiye ilçesinde kırmızı biber hasadı başladı. </p><p>İslahiye'de yaklaşık 20 ila 25 bin dekarlık alanda üretilen kırmızı biberlerin hasadına başlandı. Gastronomi kenti Gaziantep'te, biberin rekoltesinin yüksek olması çiftçilerin yüzünü güldürürken aşırı sıcağın altında çalışan işçiler günlük tonlarca biber toplayarak aile ekonomisine katkıda bulunuyor. Kurutmaya bırakılan biberler, toz biber ve pul biber olarak kullanılırken, yaş hali ise salça yapımında da kullanılıyor. Gaziantep'teki biber üretiminin yüzde 90'ının yapıldığı İslahiye'de üretilen biberler diğer illere de gönderiyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hasat ile ilgili bilgi veren çiftçi Hulki Gerçek, 'Biber hasadına Ağustosun 5'i ile 15'i arasında başlıyoruz. Bu sene yağmur nedeniyle biraz gecikmeli başladık. Mahsullerde verim normal. Genelde tatlı biber olarak verim iyi de acı biberde verim düşük. İşçilerimiz, ton hesabı çalışıyor. Tonunu ise 7 bin TL'den topluyorlar. Ortalama sabah saat 6-7 gibi başlıyorlar, akşam ne zaman isterlerse bırakıyorlar. Biz topladığımız biberleri, sergende çektirip çuvallarla Kahramanmaraş'a gönderiyoruz. Burada da fabrikalarımız var ama genelde oraya gönderiyoruz. Bu biberler fabrikalarda toz biber haline getiriliyor. Kullandığımız yemekte pul biber, toz biber gibi çeşitlendiriyorlar' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/gaziantepte-en-aci-hasat</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:53:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/gaziantepte-en-aci-hasat.jpg" type="image/jpeg" length="92359"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrencilere ev arama stratejisi: 'Okula değil, ulaşım hattına odaklanın']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/ogrencilere-ev-arama-stratejisi-okula-degil-ulasim-hattina-odaklanin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/ogrencilere-ev-arama-stratejisi-okula-degil-ulasim-hattina-odaklanin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üniversitelerin açılmasına kısa süre kala öğrencilerin kiralık ev arayışları hız kazanırken, kira fiyatları da öğrencilerin en önemli gündemlerinden biri oldu. Emlakçı Osman Özcan, öğrencilerin kira piyasasındaki etkisini ve ev ararken dikkat etmeleri gereken noktaları değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üniversitelerin açılmasına kısa süre kala öğrencilerin kiralık ev arayışları hız kazanırken, kira fiyatları da öğrencilerin en önemli gündemlerinden biri oldu. Emlakçı Osman Özcan, öğrencilerin kira piyasasındaki etkisini ve ev ararken dikkat etmeleri gereken noktaları değerlendirdi. </p><p>Türkiye'de yüksek seyreden kira fiyatları gündemdeki yerini korurken, yeni eğitim dönemi öncesinde öğrencilerin barınma telaşı da başladı. Özellikle üniversitelere yakın bölgelerde ev arayan öğrenciler, yüksek kira fiyatlarıyla karşı karşıya kalıyor. Emlakçı Osman Özcan, öğrencilerin kira artışlarında sanıldığı kadar etkili olmadığını belirterek, ev arama sürecinde ulaşım imkanlarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. </p><p>'Şehri tanısalar, ulaşım ağını öğrenseler' </p><p>Üniversite öğrencilerinin ev ararken öncelikle okullarına en yakın bölgelerde yoğunlaştığını belirten Özcan, kentteki ulaşım imkanlarının da araştırılması gerektiğini söyledi. Özcan, 'Öğrenciler ilk heyecanla okullarının kazanmış oldukları yerlerin en yakınlarına, en yakın mahallelerine ikamet etmek için oralarda araştırma yapıyorlar. Fakat bence şehri tanısalar, şehrin ulaşım ağını öğrenseler, tramvaydır, otobüs hattıdır vesaire, daha yakın ulaşabilecekleri, okuldan uzak ama ulaşımları açısından kolay olan yerlere yerleşirlerse bence kiraların yüksekliğinden az etkilenmiş olurlar' dedi. </p><p>'Bu konuda bence en masum öğrenciler' </p><p>Kira fiyatlarındaki artışta öğrencilerin sanıldığı kadar etkili olmadığını dile getiren Özcan, farklı meslek grupları ve gelişmelerin de kira piyasasında doğrudan etkili olduğunu ifade etti. Özcan, 'Ülkemizdeki belli şehirlerde öğrencilerin kiraların artışıyla alakalı çok etkisinin olduğunu düşünmüyorum. Çünkü başka meslek gruplarının, başka gelişmelerin de kiraların artış konusunda direkt etkisi var. Bu konuda bence en masum öğrenciler. Öğrencilerin kiraların artışıyla alakalı, istisna yerler haricinde çok etkisinin olduğunu düşünmüyorum. Zaten ülkemizde kiralar yeterince yüksek. Bunun sebepleri var ama bu konuda bence en masum öğrenciler' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'2027 yılının sonuna doğru biraz ev fiyatlarında da yükselme olabilir' </p><p>Gayrimenkul piyasasının 2026 yılında beklenen hareketliliği yakalayamadığını belirten Özcan, 2027 yılında da benzer bir seyrin devam edeceğini düşündüğünü, yılın sonlarına doğru ise konut fiyatlarında yükseliş yaşanabileceğini söyledi. Özcan ayrıca gayrimenkul yatırımında konut dışında arsa, tarla, dükkan ve iş yeri gibi alternatiflerin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Özcan, '2026 yılında beklediğimiz yükseklikte bir ivme kaydetmedi. 2027 yılında da bunun aynı seyirde devam edeceği düşüncesine sahibim. Fakat 2027 yılının sonuna doğru biraz ev fiyatlarında da yükselme olabilir. Emlak yatırımına biz her zaman tavsiye etmişizdir' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Kocaeli</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/ogrencilere-ev-arama-stratejisi-okula-degil-ulasim-hattina-odaklanin</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:51:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/ogrencilere-ev-arama-stratejisi-okula-degil-ulasim-hattina-odaklanin.jpg" type="image/jpeg" length="32921"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karadeniz'de çifte bereket: Hem palamut hem hamsi bolluğu]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/karadenizde-cifte-bereket-hem-palamut-hem-hamsi-bollugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/karadenizde-cifte-bereket-hem-palamut-hem-hamsi-bollugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da balık halinde gece saatlerinde başlayan mezatta kasalar dolusu palamut ve hamsi kapış kapış satıldı. Karadeniz'de normalde birbirine zıt seyreden palamut ve hamsinin bu sezon aynı anda bol çıkması balıkçıları hem şaşırttı hem de sevindirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun'da balık halinde gece saatlerinde başlayan mezatta kasalar dolusu palamut ve hamsi kapış kapış satıldı. Karadeniz'de normalde birbirine zıt seyreden palamut ve hamsinin bu sezon aynı anda bol çıkması balıkçıları hem şaşırttı hem de sevindirdi. </p><p>Balık halinde gece mesaisi </p><p>Samsun Büyükşehir Belediyesi Balık Hali'nde gece yarısı başlayan balık mezadı, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. Yüzlerce kasa balığın tüketiciye sunulmak üzere satışa çıkarıldığı mezatta palamut ve hamsi başta olmak üzere mezgit, barbun ve istavrit de alıcı buluyor. Balıkçı Mehmet Bayrak, bu sezon balık bolluğu yaşandığını belirterek, 'Palamut balıkları burada. Palamut çok bu sene. Mezgit var, barbun var, palamut var, istavrit var, hamsiler var. Bütün müşteriler burada şu anda. Karadeniz'de bir tek Samsun Balıkhanesi. Samsun'da yeni balıkhane açılıyor. Sabah beşte kapatıyoruz. Çok balık var bu sene. Herkes balık yiyecek' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Palamut 75 ila 100 lira arasında </p><p>Palamudun perakende fiyatının 75 ila 100 lira arasında değiştiğini ifade eden Bayrak, 'Palamudun tanesi şu anda 100 lira, perakende satılıyor. Bazen 75 liraya düşüyor. Çok süper palamutlarımız var. Gelecek balıklarımız da var. Memleketimize hayırlı uğurlu olsun. Evet, herkes bu sene palamut yiyecek. Hamside de bolluk var. Türkiye'nin her tarafından geliyor. Diyarbakır'dan tutun da Bandırma'ya kadar herkes burada şu anda. Bandırma'dan, Boyabat'tan, Sinop'tan, her taraftan var. Rize, Trabzon, Hopa'dan herkes geliyor buraya' diye konuştu. </p><p>'Bu sene her şey bol' </p><p>Balıkçı Musa Çakır ise bu sezon hem palamut hem de hamsinin bol olduğunu dile getirerek, 'Bu sene her şey bol. Palamudun sezonu ama hamsi de başladı. Burası ana merkez. Trabzon, Sinop, Amasya, Tokat, Sivas'tan her yerden insanlar buraya balık almaya geliyor' şeklinde konuştu. </p><p>'Herkes palamuda doyacak' </p><p>Geçen yıl palamudun az olması nedeniyle vatandaşların palamuda hasret kaldığını belirten balıkçı Aykut Vural, bu sezon fiyatların da uygun olduğunu söyledi. Vural, 'Geçen sene millet palamuda hasret kalmıştı. İnşallah bu sene herkes palamuda doyacak. Doğudan batı illerine kadar herkes buraya geliyor. Fiyatlar uygun durumda. Bu sene cep yakmaz. Tabii, havalar soğuyunca her şey zorlaşıyor. O zaman biraz artabilir' ifadelerini kullandı. </p><p>Karadeniz'de genellikle palamudun bol olduğu dönemlerde hamsinin, hamsinin bol olduğu dönemlerde ise palamudun daha az avlandığı bilinirken, bu sezon iki balık türünde de bolluk yaşanması dikkat çekiyor. Balıkçılar, aynı dönemde hem palamut hem de hamsinin bol olmasını 'çifte bereket' olarak değerlendiriyor. </p><p>Samsun Balık Hali'ndeki mezatta yaklaşık 20 kilogramlık bir kasa hamsi 2 bin liradan satışa sunulurken, bir kasada 16 ila 18 adet palamut bulunuyor. Palamudun tanesi ise 75 ila 100 lira arasında alıcı buluyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Samsun</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/karadenizde-cifte-bereket-hem-palamut-hem-hamsi-bollugu</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 10:00:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/karadenizde-cifte-bereket-hem-palamut-hem-hamsi-bollugu.jpg" type="image/jpeg" length="57316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Binlerce arıyı meyve gibi kovan kapağına topladı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/binlerce-ariyi-meyve-gibi-kovan-kapagina-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/binlerce-ariyi-meyve-gibi-kovan-kapagina-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Oğul veren binlerce arının bir çalılığı sarması üzerine arıcı, yerel halkın ilgisi eşliğinde arıları güvenli bir şekilde kovana topladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oğul veren binlerce arının bir çalılığı sarması üzerine arıcı, yerel halkın ilgisi eşliğinde arıları güvenli bir şekilde kovana topladı. </p><p>Çalılığın dallarını dikkatle sallayarak kovanın kapak kısmına doldurulan arıların ardından, dışarıda kalan diğer arılar da kovanın içine çekildi. </p><p>Arıların oğul verme dönemlerinde bu tür kümelenmelerin doğal olduğunu belirten uzmanlar, profesyonel müdahalenin önemine dikkati çekti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Grup hareket ederek kovanın içine çekildi </p><p>Arıcıların müdahale sürecine tanıklık eden vatandaşlar, 'Oğul veren binlerce arının bir anda çalılığı kapladığını görünce arıcı müdahale etti. Arıcı kısa sürede gelerek çalılığın dallarını hızlıca salladı ve ana grupları kovan kapağına aktardı. Birkaç dakika içinde dışarıda kalan tüm arılar da grubun peşinden kovanın içine girmeye başladı.' dedi. </p><p>Arıcının sakin ve hızlı hamleleri sayesinde herhangi bir sokma olayının yaşanmadığını belirten görgü tanıkları, 'Sokma ve saldırı riski oluşmadan arılar tek bir kovan içinde toplandı. Arıcı, arı grubunu güvenli şekilde alarak kendi arılığına götürdü.' ifadesini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Bursa</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/binlerce-ariyi-meyve-gibi-kovan-kapagina-topladi</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:54:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/binlerce-ariyi-meyve-gibi-kovan-kapagina-topladi.jpg" type="image/jpeg" length="69919"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
