<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mira Gündem sondakika güncel haberler</title>
    <link>https://www.miragundem.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.miragundem.com/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Mira Gündem © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 06:00:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[SON DAKİKA: Ünlü Oyuncu Serhat Kılıç Evinde Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/son-dakika-unlu-oyuncu-serhat-kilic-evinde-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/son-dakika-unlu-oyuncu-serhat-kilic-evinde-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanat dünyası acı bir kayıpla sarsıldı. Başarılı tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Serhat Kılıç, İstanbul Kağıthane’deki konutunda ölü bulundu.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.miragundem.com/vidyome/embed/312885" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, aniden gelişen nefes darlığı şikayeti üzerine durumu sağlık ekiplerine bildiren Kılıç’ın adresine kısa sürede acil müdahale ekipleri sevk edildi. Eve ulaşan sağlık görevlilerinin yaptığı ilk kontrollerde, usta oyuncunun yaşamını yitirdiği tespit edildi.</p>

<p>Olayın ardından polis ekipleri adrese gelerek detaylı incelemelerde bulundu. Kılıç’ın kesin ölüm sebebinin belirlenmesi amacıyla adli tahkikat başlatılırken, cenazenin otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılması bekleniyor.</p>

<p><strong>Serhat Kılıç Kimdir?</strong></p>

<p>1975 doğumlu olan Serhat Kılıç, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. Sahne kariyeri boyunca çok sayıda tiyatro oyununda rol alan yetenekli sanatçı; <i>Seksenler</i>, <i>Söz</i>, <i>Kuruluş Osman</i> ve <i>Ezel</i> gibi Türk televizyon tarihine damga vuran dizilerdeki performanslarıyla geniş kitlelerin beğenisini kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçının beklenmedik vefatı, sevenlerini ve sanat camiasını yasa boğdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>CUNDULLAH ŞAYIK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/son-dakika-unlu-oyuncu-serhat-kilic-evinde-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 19:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/ekran-goruntusu-2026-09-05-195300.jpg" type="image/jpeg" length="81810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KAAN Başmühendisi: Rakibimiz F-16 değil, F-22 ve J-20]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/kaan-basmuhendisi-rakibimiz-f-16-degil-f-22-ve-j-20</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/kaan-basmuhendisi-rakibimiz-f-16-degil-f-22-ve-j-20" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>Türkiye’nin yerli imkânlarla geliştirdiği beşinci nesil savaş uçağı KAAN’ın Başmühendisi Emre Yaban, projenin hedefinin F-16 seviyesindeki uçaklarla rekabet etmek olmadığını belirtti.</h3>

<p>Yaban, KAAN’ın başta ABD’nin F-22’si, Rusya’nın Su-57’si ve Çin’in J-20’si olmak üzere beşinci nesil savaş uçaklarıyla rekabet edecek şekilde geliştirildiğini söyledi.</p>

<p>“Bugüne kadar yalnızca dört ülke bununla kıyaslanabilecek beşinci nesil savaş uçağı geliştirmeyi başardı. Ancak biz şimdiden altıncı nesle odaklanıyoruz” diyen Yaban, KAAN’ın özellikle havadan havaya muharebe yetenekleri bakımından rakiplerine kıyasla önemli ölçüde üstün olacağını öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaban’ın açıklamaları, KAAN projesinin Türkiye’nin savaş uçağı teknolojisinde beşinci neslin ötesine geçme hedefini de ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>CUNDULLAH ŞAYIK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/kaan-basmuhendisi-rakibimiz-f-16-degil-f-22-ve-j-20</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/ekran-goruntusu-2026-09-05-134002.jpg" type="image/jpeg" length="93682"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş’ta okul saldırısı davası: Anne tahliye edildi, baba cezaevinde kalacak]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/kahramanmarasta-okul-saldirisi-davasi-anne-tahliye-edildi-baba-cezaevinde-kalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/kahramanmarasta-okul-saldirisi-davasi-anne-tahliye-edildi-baba-cezaevinde-kalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 class="block content font-normal leading-6 lg:text-2xl mb-8 mt-8 text-gray-700 text-xl" id="content">Kahramanmaraş’taki okul saldırısının görülen ilk duruşması tamamlandı. Anne Pınar Peyman Mersinli’nin oy çokluğuyla tahliyesine, baba Uğur Mersinli’nin tutukluluk halinin devamına karar verilirken duruşma 4 Aralık’a ertelendi.</h2>

<div class="content font-normal font-setting news-detail__content text-base text-gray-45" id="content">
<p>Kahramanmaraş’ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısıyla ilgili davanın ilk duruşması Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.</p>

<p>Saldırgan İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli ’Olası kastla adam öldürme suçundan 10 kez müebbet’ ve ’Olası kastla yaralama’ suçundan da 30 yıla kadar, anne Peyman Pınar Mersinli ise ’Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Duruşmaya tutuklu sanıklar Uğur Mersinli ve Peyman Pınar Mersinli SEGBİS aracılığıyla katılırken hayatını kaybeden öğrencilerin ve öğretmenlerin yakınları ve avukatları salonda hazır bulundu.</p>

<p>Sabah 09.00’da başlayan duruşmada baba Uğur ve anne Pınar Peyman Mersinli ile avukatlarının savunmalarının ardından hayatını kaybedenlerin yakınları konuştu.</p>

<p>Adnan Göktürk Yeşil’in (11) annesi Sonay Yeşil, oğlunun bebeklik kundağıyla duruşmaya geldi. Oğlunun hayatını kaybettiği gün üzerinden çıkan kıyafetleri kundağa koyduğunu söyleyerek, "Oğlumun kabrine gidip konuşuyoruz. O benim tek evladımdı. Anne ve babanın en ağır cezayı almasını istiyorum, şikayetçiyim" dedi.</p>

<p>Baba Abdullah Cevdet Yeşil ise Mersinli çiftinden şikayetçi olduklarını ve sonuna kadar bu davayı takip edeceklerini söyledi.</p>

<p><strong>"Kızımı öptüğüm alnından kurşun çıktı"</strong></p>

<p>Almina Ağaoğlu’nun (11) babası Ahmet Miraç Ağaoğlu ve annesi Gülden ise ihmali olan herkesten şikayetçi olduğunu söyledi. Anne Gülden, "Kızımın alnından öpüp okula yolladım ama o öptüğüm alnından kurşun çıktı" dedi.</p>

<p><strong>"Gömleğime annemin kanı bulaştı"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğretmen Ayla Kara’nın (56) avukat oğlu Furkan Kara, "Annem küçük çocukların savunmasız olduğunu bildiği için onlara bir anne şefkatiyle yaklaşmıştır. Bu görülen davanın Türkiye çapında emsal bir dava olduğunu düşünüyorum. Türk tarihinde böyle saldırı olmamıştır. Olay günü biz haber aldığımızda okula gittik. Benim o gün üstümde ilk kez giydiğim gömlek vardı. Gömleğime kanı bulaştı. O gömleği dolabımda astım ve eşime de asla yıkayıp ütülemeyeceksin dedim. Sanıklardan sonuna kadar şikayetçiyim" dedi.</p>

<p><strong>"Benim yavrumun başında 4 kurşun çıktı"</strong></p>

<p>Furkan Sancak Balal’ın (11) annesi Tuğba Benli, "Ben 7 yıldır 2 evladımı tek başıma pazar tezgahlarında büyüttüm. Benim yavrum okuyacaktı, belki çok güzel yerlere gelecekti. Benim yavrumun başında 4 kurşun çıktı, ben yavrumu tanıyamadım. Onu kendi ellerimle yıkadım ama tanıyamadım. Şikayetçiyim, davamın arkasındayım" dedi.</p>

<p><strong>"Benim evladım 9 kurşun aldı"</strong></p>

<p>Şuranur Sevgi Kazıcı’nın (11) annesi Ayşegül Kazıcı ise kızının 9 kurşunla öldürüldüğünü anlatarak, "Benim evladım 9 kurşun aldı. İlk vurulan benim çocuğum, benim çocuğum kalkmak istemiş ama bir daha sıkmış. O kadar fazla ihmal var. Ben kadın halimle o çocuğu durdurabilirdim. Diğer çocuklar keşke ölmeseydi. Benim çocuğumun otopsi raporu açıklandı ve oğlum onu saklamış, ben görmeyim diye" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Polislik yapmış bir baba suçlu evladını tanımaz mı?"</strong></p>

<p>Bayram Nabi Şişik’in (11) babası İsmail Şişik ise İsa Aras Mersinli’nin manifestosuna değinerek, "Dün evladımın doğum günüydü. Yaklaşık 5 yıl süren bir manifesto var. Bunun çocuk tarafından hazırlandığına inanmıyorum. Babanın katkısı olduğunu düşünüyorum. Ablası diyor ki ‘İsa Aras psikoloğa gittiğinde 2-3 gün iyi hissediyor’. Anne ve baba bu çocuğu nasıl böyle yetiştirdiniz. Polislik yapmış bir baba suçlu evladını tanımaz mı?" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Bu insanlar haysiyetsiz"</strong></p>

<p>Kerem Erdem Güngör’ün (11) babası Mustafa Güngör, "Bu insanlar haysiyetsiz. 3 bin yıllık Türk tarihimizde olmayan bir şey siz ikinize nasip oldu. Normal bir insanken anormal bir insane döndük. Herkesin çocuğu var. Okullarda 1-2 çocuk problemlidir, onların aileleri de problemli" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Keşke kalbindeki siyah noktaları tedavi ettirseydin"</strong></p>

<p>Yusuf Tarık Gül’ün (12) babası Murat Gül, "Evladımı en çok güvendiğim yer olan okula gönderdim ve birkaç saat sonra onun tabutunu aldım. Çocuğunun yüzündeki siyah noktaları tedavi ettirmek için güzellik merkezine götüreceğine kalbindeki siyah noktaları tedavi ettirseydin. Ben, bu anne ve babada zerre kadar vicdan olduğuna inanmıyorum" dedi.</p>

<p>Zeynep Kılıç’ın (11) babası Ahmet Özkan Kılıç ise sanıkların en ağır cezayı almasını istedi.</p>

<p>Anne Emine Kılıç ise kızının 4 kurşunla öldürüldüğünü, aynı eylemlerin bir daha yaşanmaması için olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istedi.</p>

<p>Hayatını kaybedenlerin aileleri ve avukatlarının konuşmasının ardından tanıklarda konuştu.</p>

<p><strong>"Baba, ‘Otizm teşhisi aldı’ diye söyledi"</strong></p>

<p>Emniyetin psikoloğu Dilek Özakdağ ise "Teşkilat mensuplarımıza, eş ve çocuklarına psikolojik destek sağlarız. 2025 yılı Eylül ayında Uğur Mersinli müdürümüz oğlunun sınav kaygısı nedeniyle başvuru yaptı. Bana geldiğinde, ‘Bana kızacak mısın?’ diye sordu. Bir süre geldi ve sonrasında gelmemeye başladı. Gönüllü bir program olduğu için yaptırımı olmadı. Aralık ayına kadar 5 kez görüştük. Nisan ayının ilk haftasında eşimle yürüyüş yaparken Uğur Mersinli müdürümü yolda gördüm ve ‘Nasılsınız, Aras neden gelmiyor’ diye sordum. Bana kendisi, ‘Biz bir psikiyatriste gidiyoruz. Otizm teşhisi aldık, Aras’ta ben de mutluyum dedi. Hatta ben otizmin hangi türü diye sorunca bir duraksadı. Sonra yollarımızı ayırdık" dedi.</p>

<p><strong>"Anne, oğlunun eşcinsel arkadaşları olduğunu söyledi"</strong></p>

<p>Psikolojik Danışman Hüseyin Gebeş, "Ben 7 Mart’ta anne, baba ve çocukla görüşme yaptım. Daha sonra çocuğu görüşmeye aldım. Teknoloji kullanımının yüksek olduğunu tespit ettim. Canlı oyun arkadaşları olduğunu bana söyledi. Ben de bunu anne ve babasına söyledim. Onlarda oyun çok oynadığını söylediler. Dikkatli takip edilmesi gerektiğini söyledim. İkinci görüşmemizde taramalar yaptım ve halkla ilişkilerinin zayıf olduğu, okulu sevmediğini söyledi. Üçüncü görüşmeye geldiğinde çok istekli değildi. Anne bana oğlunun eşcinsel arkadaşlarının olduğunu söyledi. İsa Aras’a bunu sorduğumda inkar etmedi. Annesiyle bir görüşme yaptım ve sonra ayrıldılar. Olayın gerçekleştiği güne randevu oluşturmuşlardı. Ben çevreye bir sorun oluşturacağını hissetmedim" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Resmi kayıtlara geçilip geçmeyeceğini sordu"</strong></p>

<p>Tanıklardan Feyza Boz ise "Pınar Peyman ile telefonda görüştüm ve bana bu görüşmelerin resmi kayıtlara geçilip geçmeyeceğini sordu. Ben de fatura istenilirse geçeceğini söyledim" dedi.</p>

<p><strong>"Aileyle 1 kere görüştüm"</strong></p>

<p>Tanıklardan emniyetin psikologlarından Yunus Gökdemir, "Babası, oğlumun okulda arkadaş sorunları var diyerek başvurdu. Kendisiyle yaptığım görüşmede, ‘Arkadaşlarımı cahil olarak görüyorum’ dedi. Bana sıkıntısı olduğunu söylemek istedi ama söyleyemedi. Ailesiyle ilgili sorular sorunca biraz tıkandı. 10-15 dakikalık bir görüşmeydi. 1 kere görüştüm, başka da aileyle görüşmedim" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Eylemi yapan çocuğu görünce silahla kendimi geri çektim"</strong></p>

<p>Ayser Çalık Ortaokulu Rehber Öğretmeni Ejder İnce, "İsa Aras Mersinli’yi 5.sınıftan itibaren tanıyorum. 5. sınıftan itibaren 28’e yakın görüşme yaptım. Bu görüşmelerin 5-6 tanesi veli görüşmesi. 6 ve 7. sınıfta kimlik arayışına yönelik görüşme yaptık. 5.sınıfta ağlama krizleri vardı. Sınıfta ağlama krizi geçirip gelirdi, aileyi psikiyatriye gitmesi gerektiğini söylemiştim. 6 ve 7.sınıfta kimlik arayışı vardı yine aileye söylemiştim. 8.sınıfta çantayla boğazını sıkmıştı. İntihar girişimi olarak algılamadım. Kendisiyle de görüştüm sıkıldığı için yaptığını söylemişti.</p>

<p>Ben babaya çocuğu teslim ettim ve annesine çocuğun psikolojik destek alması gerektiğini söyledim. Aileyle birçok kez görüştüm. Ben görüşmeyi yaptıktan sonra rehberlik sistemini açar ve girişi yaparım. Geçmişe dönük bir giriş yapamam. 5 ve 6.sınıflarda psikolojik destek alıyoruz diye ailenin beyanı var. Mart ayında bizim idaremiz değişti. Mart ayına kadarki idaremiz İsa Aras’ın durumunu biliyor. 4 yıl boyunca kimseyle kavga ettiğini duymadım. Olay başladığı anda birisi okulu bastı diye düşündük. Sınıfları kontrol etmeye başladık. Birisi, ‘Hocam trafo mu patlıyor’ diye söyledi ben de hemen gittim şalteri kapattım ama sonra yerde yatan bir çocuğumuzu gördüm. Eylemi yapan çocuğu görünce kendimi geri çektim" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Hocam adli rapor açmışsınız ama ben de polis başmüfettişiyim"</strong></p>

<p>Tanıklardan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde görevli acil servis doktoru Nurşah Erçelebi Sağer, şunları söyledi:</p>

<p>"İfade ve beyanlarım aynen devam ediyor. Nöbetçi arkadaştan nöbeti yeni devralmıştım. Ayser Çalık’tan bir ambulans geldi. Bilinci açık, değerleri stabildi. Ön muayenemi yaptım, nörolojik tetkikleri doğaldı. EKG çekilirken ben de kabine girdim. Kolunun bir kısmında çizik gördüm. Kendisine sordum ve kollarının devamında bolca çizik vardı. Dün gece olduğunu söyleyip, kendisinin yaptığını söyledi. Bazı zamanlarda çok canının sıkıldığını ve öyle vakit geçirdiğini söyledi. Bunun üzerine hastanın gelişini adli vaka olarak değiştirdik ve hastanenin çocuk psikiyatri doktoruna durumu bildirdik. Babası geldi ve ‘Hocam adli rapor açmışsınız ama ben de polis başmüfettişiyim’ dedi. Bende görevimi yaptığımı söyleyince canınız sağ olsun deyip ayrıldı, doktorlar ile görüştü. Çocuk psikiyatri doktoru düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini belirtti. Tetkikleri yaptık ve taburcu ettik."</p>

<p>Tanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti anne Pınar Peyman Mersinli’nin oy çokluğuyla tahliyesine baba Uğur Mersinli’nin ise tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 4 Aralık’a erteledi.</p>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/kahramanmarasta-okul-saldirisi-davasi-anne-tahliye-edildi-baba-cezaevinde-kalacak</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/aa-2384.jpg" type="image/jpeg" length="74606"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SON DAKİKA | Gülistan Doku soruşturmasında 2 tutuklama]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/son-dakika-gulistan-doku-sorusturmasinda-2-tutuklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/son-dakika-gulistan-doku-sorusturmasinda-2-tutuklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman ile eşi Burçin Hızlı Kahraman, tutuklama talebiyle sevk edildikleri nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>CUNDULLAH ŞAYIK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/son-dakika-gulistan-doku-sorusturmasinda-2-tutuklama</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/ekran-goruntusu-2026-09-03-165206.jpg" type="image/jpeg" length="80185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan: "Yunanistan girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmeli"]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/erdogan-yunanistan-girdigi-bu-yanlis-yoldan-donmeli-gayri-askeri-statudeki-adalari-silahlandirmaktan-vazgecmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/erdogan-yunanistan-girdigi-bu-yanlis-yoldan-donmeli-gayri-askeri-statudeki-adalari-silahlandirmaktan-vazgecmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="content-container mb-4 relative">
<div class="flex flex-col news-detail__picture"><img alt="Cumhurbaşkanı Erdoğan: &amp;quot;Yunanistan girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir&amp;quot;" class="d-image__primary lg:order-1 object-scale-down order-2 rounded-lg w-full" height="425" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-09/02/intro_resim_1300x693_1788350737244.jpg" width="850" /></div>

<div class="font-normal italic mb-2 mt-0.5 text-gray-400 text-lg"></div>

<h2 class="block content font-normal leading-6 lg:text-2xl mb-8 mt-8 text-gray-700 text-xl" id="content">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye’nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir" dedi.</h2>

<div class="content font-normal font-setting news-detail__content text-base text-gray-45" id="content">
<p>Kırgız Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde icra edilen Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere Bişkek’e giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye dönüş yolunda uçakta bulunan gazetecilere zirveye dair değerlendirmelerde bulunarak gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p>

<p>Bundan 30 yıl önce ‘Şanghay Beşlisi’ ismiyle temeli atılan Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın zaman içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan en büyük bölgesel teşkilat haline geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Asya Pasifik bölgesi ile Orta Doğu’yu bünyesinde buluşturan yegane yapı olan bu teşkilat, toplam 35 trilyon doları bulan bir ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ediyor. Bizim de sadece teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Türkiye olarak gelişen ekonomimiz ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumumuz gereği bu büyük ekonomik ve beşerî coğrafyayla ilişkilerimizi artırmanın gayretindeyiz. Esasen 2019 yılında ilan ettiğimiz ‘Yeniden Asya’ girişimimiz de bu düşüncemizin yansımasıdır. Şanghay İşbirliği Teşkilatı’yla bizi birbirimize yaklaştıran bir diğer önemli husus, paylaştığımız bölgesel sahiplenme kültürüdür. Zirvede yaptığım hitapta bu hususa dikkat çekerken aynı zamanda çok taraflılığı ve iş birliğini esas alan diplomatik yaklaşımımızı anlatma fırsatı buldum. Küresel adalet, istikrar ve sürdürülebilir kalkınmadan ayrı düşünülemeyecek olan iklim değişikliği ile mücadele ve enerji gibi konulardaki çalışmalarımız hakkında bilgi verdim" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Bizimle aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceğiz"</strong></p>

<p>Zirve kapsamında mevkidaşlarıyla da görüşmelerinin olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya Federasyonu liderleriyle gündemimizdeki konuları ayrıntılı şekilde ele aldık. Ayrıca aralarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin de yer aldığı muhataplarımla fikir teatisinde bulunduk. Kıymetli basın mensupları, hep söylediğimiz üzere en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı ülke olarak bizimle aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceğiz. Bilhassa bölgemizde vuku bulan çeşitli çatışma ve krizlerin uluslararası hukuk temelinde diyalog ve diplomasiyle çözümüne yönelik ilkeli tutumumuzu devam ettireceğiz. Bu düşüncelerle ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke"</strong></p>

<p>Bişkek Zirvesi’nde alınan kararların, Türkiye ile Şanghay İşbirliği Teşkilatı arasındaki ekonomik ilişkileri nasıl etkileyeceği ve Türkiye’nin, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile iş birliğini tam bir üyeliğe taşıma ihtimalinin sorulması üzerine konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle Bişkek Zirvesi, ülkemizin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut bir göstergesi olmuştur. Türkiye olarak, Şanghay İşbirliği Teşkilatı’na üye ülkelerle ikili düzeyde ticari ve ekonomik ilişkilere sahibiz. Çin’den Orta Asya’ya, Rusya’dan Güney Asya’ya uzanan geniş coğrafyada, Türkiye’nin ticari ve ekonomik açıdan büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor. Teşkilatla ilişkilerimizde çok yönlü dış politika anlayışımızın yansıması olarak son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke. Türkiye’nin bu yaklaşımı, küresel sorunlara iş birliği ve etkin çok taraflılık temelinde çözüm bulma amacını da kuvvetlendiriyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile önümüzdeki süreçte ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da bizim açımızdan mümkün. Şunun da altını özellikle çizmek isterim. Türkiye’nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı’ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz; 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır" dedi.</p>

<p><strong>"Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin’in de beklentisidir"</strong></p>

<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarının sorulmasına cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu görüşmede özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok samimi bir havada geçti. Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda Rusya ile önemli bir iş birliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Başka herhangi bir ülkeden böyle bir turist Türkiye’ye gelmiyor. Önceleri biliyorsunuz Almanya da iyi bir konumdaydı. Ama Rusya sonra onları aştı. Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl noktadaki çözümünde roller üstleniyor. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de sayın Putin’in de beklentisidir. Bir an önce istiyoruz ki; bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin memnun mu? Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor. Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Putin’e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız" diye konuştu.</p>

<p><strong>"(Mekke İttifakı) Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor"</strong></p>

<p>İstanbul’da gerçekleştirilen Mekke İttifakı’nın ilk toplantısı hakkında sorulan bir soruya dair değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul’da gerçekleştirilen toplantı çok çok önemli. Bu ittifakın ilk ve somut adımını atmak üzere Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi toplandı. Üç ülkeden Dışişleri Bakanları, Milli Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları bir araya geldiler. Burada, bir an önce somut adımlar atılması yönündeki yaklaşımımıza binaen, teknik olarak yapılması gereken konuları ortaya koyduk. Bunların başında sekreteryanın kurulması ve işlerlik kazandırılması gerekiyor. Burada askeri ve siyasi konuların ele alınması lazım. Savunma sanayii, önemli bir iş birliği alanı. Bir de askeri operasyonel iş birliği alanı kapsamında askeri eğitimler, askeri standardizasyon, askeri tehdit, imkan ve kabiliyetlerin paylaşılması bunun gibi teknik konular ele alındı. Bunlar hangi zamanlamayla nasıl hayata geçecek, onun kararları alındı. Bu ittifaka açıktan tepki koyan çok az ülke var, ama gizliden tepki koyan ülkeler de mevcut. Özellikle Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza kardeşlerimizle birlikte, güçlenerek devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>"‘Terörsüz Türkiye’ sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz"</strong></p>

<p>‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin nihayete ermesinin ne kadar zaman alacağı yönündeki bir soru hakkında değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu tür olaylarda zaman vermek, yani bir takvim ortaya koymak, bu işi zamanlamak mümkün değil. ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz. Olaya böyle bakacağız. Elbette devlet olarak bizim bir yol haritamız var, bir planımız, bir takvimlendirmemiz var. Sürece dair ilgili kurumlarımız şu anda eş güdüm içinde çalışıyor. Bugün geldiğimiz noktada Meclis’imizin ortaya koyduğu güçlü mutabakat önemlidir, çok kıymetlidir. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulu atılacak adımları, yasada tanımlanan görevler çerçevesinde planlamaya başlamıştır. Yasanın uygulanmaya başlanması için ise örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerekir. Bu konuda tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı ise bellidir. Süreç adım adım ilerlemektedir. Süreç, bütün her şeyiyle dar kalıplara hapsedilmemiştir. Bu yönde de bir rahatlık söz konusudur. Meseleye devlet ciddiyetiyle yaklaşıyor ve adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Milletimiz de Terörsüz Türkiye’ye desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık süreçlerin çok uzamaması gerekir. Bu noktada Meclis Başkanımız da dahil olmak üzere Grup Başkanlarımız her türlü hassasiyeti gösteriyor ve yola da bu kararlılık içerisinde devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz"</strong></p>

<p>İç cephenin güçlendirilmesi konusunda bazı söylemlerin sürece zarar verme ihtimalinin bulunmasına dair sorulan soruya cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz meseleye dar çerçeveden bakamayız. Samimi olacağız. Sorumlu olacağız. Sağduyulu olacağız. Kardeşliğimizi koruyacağız. En geniş perspektiften konuya yaklaşıyor ve hedefe de böylece odaklanıyoruz. Milletin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal bütünleşmeyi yaralayan, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz. Siyasi kimlik taşıyan bazı kimselerin birtakım ölçüsüz söylemleri olabilir. Bunu, süreci enfekte etmek için yapanlar da çıkabilir. Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz. Açıkçası, milletimizin bu tür tahriklere karşı ben bir direnç geliştirdiğini düşünüyorum. Bu süreci millet mayalamıştır ve maya da tutmuştur. İç cepheyi güçlendirmek, farklılıkları yok etmek değildir. Bunu boşuna söylemedik. İç cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla birlikte Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Biz buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Bunu unutmayalım. Biz menzile ulaşmak için ne yaptığımızı bilerek bu yolda ilerliyoruz" dedi.</p>

<p><strong>"Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı"</strong></p>

<p>PKK’nın Suriye’deki yapılanması YPG-PYD’nin fesih kararıyla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine konuşan Erdoğan, "Açıklanan karardan kardeş Suriye halkı adına doğrusu memnuniyet duydum. Alınan kararı ve entegrasyonun sağlanmasını olumlu değerlendiriyoruz. Kararın sahada uygulamasını hem Suriye tarafı hem Suriye ile çok uzun bir sınır hattı bulunan bir komşu ülke olarak biz, elbette takip ediyoruz. Suriye’nin bütün unsurlarıyla bir ve bütün olmasını en çok biz arzu ederiz. Suriye’de sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemlidir. Bizler bunun için Suriyeli kardeşlerimizin hep yanında olduk, bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu konuda Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, maşallah zor süreçleri başarıyla yönetmiştir ve yönetiyor. Hem entegrasyon sürecinden hem de Suriye halkının kısa sürede elde ettiği kazanımlardan ümitvarız. Ben bu sürecin sadece Türkiye ve Suriye için değil, bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"Amerika da artık Suriye’nin gerçeklerinin farkına vardı"</strong></p>

<p><strong>ABD’nin de Suriye’nin bütünlüğünü koruyacak söylemlerinin sorulması hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:</strong></p>

<p>"Türkiye olarak biz, Suriye konusunda dün ne söylediysek bugün de aynısını söylüyoruz. Suriye’nin terör örgütlerinin cirit attığı bir alan olamayacağını, buradaki istikrarsızlığın bütün bölgeye yayılabileceğini söyledik ve neticede haklı çıktık. Demek ki Amerika da artık Suriye’nin gerçeklerinin farkına vardı. Suriye halkı çok ağır bedeller ödedi ama vatanlarına sahip çıktılar. Şimdi de bütün Suriye’yi inşa etmek için çalışıyorlar. Bu konuda bütün komşu ve Suriye’ye dost ülkeleri Suriye’nin yeniden inşa ve imarına yardımcı olmaya davet ediyorum. Ve bu çağrımızı yapacağız, yapmaya devam edeceğiz. Suriye’deki durum bizim vizyonumuzun ne kadar doğru, Suriye politikamızın ne kadar gerçekçi olduğunu kanıtlaması yönüyle de önemli. Provokasyonlarla mücadele konusu da önemli. Suriye’nin iç barışına darbe vurmak isteyenlere alan açılmaması şart. Suriye’nin istikrarına giden yol, fitne tohumlarını temizlemekten geçer."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Türkiye, F-35 programının ortaklarından biriydi. Bu program kapsamında ciddi katkılar sundu. Türkiye’nin programa tekrar dahil olması konusunda görüşmelerimiz sürüyor"</strong></p>

<p>Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi meselesiyle bağlantılı olarak S400’lerin üçüncü bir ülkeye devrinin Putin ile görüşülüp görüşülmediği konusunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Putin’le ikili gündemimizdeki her konuyu ele aldık. Biliyorsunuz, Türkiye, F-35 programının ortaklarından biriydi. Bu program kapsamında ciddi katkılar sundu. Türkiye’nin programa tekrar dahil olması konusunda da görüşmelerimiz sürüyor. Amerika’daki süreçlerin bir an önce tamamlanmasıyla bu meselenin geride bırakılacağını düşünüyoruz. Tüm bu diplomatik çabalarımızı yürütürken de KAAN’dan vazgeçmiyoruz. Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Aksine Türkiye’nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye budur. Güçlü Türkiye’nin yol haritası budur" yanıtını verdi.</p>

<p><strong>"Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var"</strong></p>

<p>Rusya-Ukrayna arasında yaşanan savaş sürecinde Karadeniz’de zaman zaman ticari gemilerin hedef haline gelmesinin Putin ile olan görüşmede gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yalnız Türk bayraklı veya Türk işletmecilerin kullandığı gemiler değil, Karadeniz’deki bütün sivil deniz taşımacılığının güvenliği bizim için önemli. Taraftar arasındaki mücadele, sivillerin ve ticari hayatın güvenliğini ortadan kaldıracak bir noktaya taşınmamalıdır. Bu nedenlerle çok daha geniş bir perspektifle hareket ediyoruz. Bu sorunu çözmemiz lazım. Çünkü artık verdiği zarar giderek katlanıyor. Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var. Şunu açıkça söylemek isterim ki, tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden baş gösterdiğini görüyoruz. Sorun daha da büyümeden inisiyatif alınmasında fayda var" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir"</strong></p>

<p>Yunanistan’ın son günlerdeki Türkiye’ye karşı adımlarının ve son olarak Yunanistan’ın gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaya devam etmesi durumunda Türkiye’nin yaklaşımının nasıl olacağının sorulmasının üzerine değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:</p>

<p>"Ne yapalım? Bize düşen nedir? Gereğini yapmak. Yunanistan’la biz iyi komşuluk temelinde yürüyelim diyoruz. Kara parçamızdan, şöyle Kaş’tan Yunanistan’a bir ses versek duyarlar değil mi? Ama biz her konuda samimi olduk. Yapıcı davranan taraf olduk. Fakat çoğu zaman iyi niyetimizin karşılığını göremedik. Bir defa Yunanistan’ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye’nin, kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez. Uluslararası anlaşmaların hiçe sayılması ve bunların çiğnenmesi kimseye fayda sağlamayacaktır. Türkiye’nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir. Tarih, ibret alanlar için çok çok iyi bir yol göstericidir. Biz bölgemizde barış, güvenlik ve istikrar için çalışmaya devam edeceğiz."</p>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/erdogan-yunanistan-girdigi-bu-yanlis-yoldan-donmeli-gayri-askeri-statudeki-adalari-silahlandirmaktan-vazgecmeli</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/aa-2381.jpg" type="image/jpeg" length="84713"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İndirimli Satışlarda Yeni Kural: Fiyatın Son 10 Günlük Geçmişine Bakılacak]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/indirimli-satislarda-yeni-kural-fiyatin-son-10-gunluk-gecmisine-bakilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/indirimli-satislarda-yeni-kural-fiyatin-son-10-gunluk-gecmisine-bakilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 class="block content font-normal leading-6 lg:text-2xl mb-8 mt-8 text-gray-700 text-xl" id="content">Ticaret Bakanlığı’nın yeni düzenlemesiyle indirim reklamlarında son 10 gündeki en düşük fiyatın esas alınması zorunlu hale getirildi.</h2>

<div class="content font-normal font-setting news-detail__content text-base text-gray-45" id="content">
<p>Ticaret Bakanlığı tarafından "Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde" yapılan ve 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenleme uyarınca özellikle indirimli satış reklamlarında kullanılan fiyat bilgilerinin gerçeği yansıtmasını ve tüketicinin satın alma kararını doğru bilgiye dayanarak verebilmesini amaçlayan önemli kurallar hayata geçirildi. Bu doğrultuda tüketicinin satın alma kararını etkileyen indirim reklamlarının gerçek, açık, anlaşılır ve doğrulanabilir olması zorunlu kılındı. Yeni düzenlemeye göre, tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen indirim reklamlarının gerçek, açık, anlaşılır ve doğrulanabilir olması gerekiyor. İndirim adı altında tüketiciyi yanıltan, gerçekte olduğundan daha yüksek indirim yapıldığı izlenimi oluşturan veya kampanya şartlarını gizleyen uygulamalar denetim kapsamında bulunuyor. Düzenlemede, indirimli satışın başlangıç tarihinden önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın, indirimden önceki fiyat olarak esas alınması hükme bağlandı. Böylece indirim öncesinde fiyatın yükseltilerek ardından yüksek oranlı indirim yapılmasına ilişkin uygulamalar da düzenleme kapsamına alındı. Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen ürünler ile hizmetlerde ise indirimli fiyattan bir önceki fiyat esas alınarak reklam yapılabilecek.</p>

<p><strong>Şartlı satış kampanyaları da kapsama alındı</strong></p>

<p>Düzenlemeyle, tüketiciye indirim veya başka bir fayda sağlanmasını belirli bir şarta bağlayan "şartlı satış reklamları" da indirimli satış reklamlarına ilişkin hükümlere tabi olacak. Bu kapsamda, kampanyanın gerçek niteliğinin tüketici tarafından açıkça anlaşılmasını engelleyen veya teklifin olduğundan daha avantajlı olduğu izlenimi oluşturan uygulamalar da denetlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Aldatıcı indirimlere idari yaptırım</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu tarafından gerçekleştirilen denetimlerde; gerçekte uygulanmayan yüksek indirim oranlarının kullanılması, indirim kapsamındaki ürünlerin açıkça belirtilmemesi, indirimli satışın başlangıç ve bitiş tarihlerinin gösterilmemesi, stok bilgilerinin doğru sunulmaması ve indirim öncesi fiyatın gerçeği yansıtmaması gibi uygulamalar mevzuata aykırı bulunuyor. Mevzuata aykırı uygulamalar hakkında reklam durdurma cezasının yanı sıra idari para cezası da uygulanabiliyor. Reklamın yayınlandığı mecraya göre değişen idari para cezaları 108 bin 370 lira ile 39 milyon 916 bin 524 lira arasında uygulanabiliyor.</p>

<p><strong>Yeni düzenleme farklı reklam uygulamalarını da kapsıyor</strong></p>

<p>Ağustos ayı itibarıyla yürürlüğe giren Yönetmelik değişikliğiyle indirimli satış reklamlarının yanı sıra hedefli reklamcılık, yapay zeka ile oluşturulan reklamlar, sosyal medya etkileyicilerinin ticari tanıtımları, çevresel beyanlar ve tüketici değerlendirmelerine ilişkin de yeni kurallar getirildi. Ticaret Bakanlığı tarafından indirimli satış reklamları başta olmak üzere ticari reklam ve uygulamalara yönelik denetimlerin sürdürüleceği bildirildi.</p>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/indirimli-satislarda-yeni-kural-fiyatin-son-10-gunluk-gecmisine-bakilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/aa-2379.jpg" type="image/jpeg" length="63047"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yurt dışı yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle Arif Kocabıyık tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/yurt-disi-yasagini-ihlal-ettigi-gerekcesiyle-arif-kocabiyik-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/yurt-disi-yasagini-ihlal-ettigi-gerekcesiyle-arif-kocabiyik-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya 35. Asliye Ceza Mahkemesi, hakkında uygulanan adli kontrol tedbirini yurt dışına kaçmaya teşebbüs ederek ihlal ettiği tespit edilen Arif Kocabıyık’ın tutuklanmasına karar verdi. Kocabıyık, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Edirne L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.</p>

<p>Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, 31 Ağustos'ta Bulgaristan'a çıkış yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen bir tırda kontrol yapıldı. Kontroller sırasında dorsenin altında gizlenmiş iki kişi tespit edildi. Yapılan incelemede bu kişilerin Arif Kocabıyık ile İran vatandaşı Shayan Peiman Samadi olduğu belirlendi. Hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu tespit edilen Kocabıyık ile tır sürücüsü Muhterem Altıntaş gözaltına alındı. Muhafazadaki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilen Kocabıyık ve Altıntaş, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kocabıyık, adliyeye sevk edildiği sırada gazetecilerin "Nereye gidiyordun Arif" sorusuna "Anamur" şeklinde yanıt verdi. Antalya 35. Asliye Ceza Mahkemesince hakkında uygulanan adli kontrol tedbirini yurt dışına kaçmaya teşebbüs ederek ihlal ettiği değerlendirilen Kocabıyık'ın tutuklanmasına karar verildi. İşlemlerinin tamamlanmasının ardından Kocabıyık, Edirne L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/yurt-disi-yasagini-ihlal-ettigi-gerekcesiyle-arif-kocabiyik-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/aa-2378.jpg" type="image/jpeg" length="37524"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Savunma ve Güvenlik İçin İstanbul’da Buluştu]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-savunma-ve-guvenlik-icin-istanbulda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-savunma-ve-guvenlik-icin-istanbulda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 class="block content font-normal leading-6 lg:text-2xl mb-8 mt-8 text-gray-700 text-xl" id="content">Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı İstanbul’da başladı</h2>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.miragundem.com/vidyome/embed/310069" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<div class="content font-normal font-setting news-detail__content text-base text-gray-45" id="content">
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos’ta Mekke’de Ortak Savunma Anlaşması’na imza atmıştı. Anlaşma kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı İstanbul Beşiktaş’taki Çırağan Sarayı’nda aile fotoğrafının ardından başladı. Toplantıya Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu katıldı.</p>

<p><img alt="Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın ilk komite toplantısı İstanbul’da başladı" class="d-block lazyloaded m-auto" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-08/31/aw778318_01.jpg" width="1300" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda Suudi Arabistan ve Pakistan’ın dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanları da yer aldı. Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın bölgelerinde ve uluslararası alanda artan istikrarsızlıklar karşısında ortak sorumluluk ve bölgesel sahiplenme anlayışıyla hareket etmesi, güvenlik, barış, istikrar ve refahın teşvik edilmesi ve ortak caydırıcılığın artırılması hedefleniyor.</p>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/turkiye-pakistan-ve-suudi-arabistan-savunma-ve-guvenlik-icin-istanbulda-bulustu</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/aa-2372.jpg" type="image/jpeg" length="60243"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlık açıkladı: Vergi ve SGK borcu bulunan esnaf ve sanatkârlara kredi kullanımında kolaylık sağlandı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/bakanlik-acikladi-vergi-ve-sgk-borcu-bulunan-esnaf-ve-sanatkarlara-kredi-kullaniminda-kolaylik-saglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/bakanlik-acikladi-vergi-ve-sgk-borcu-bulunan-esnaf-ve-sanatkarlara-kredi-kullaniminda-kolaylik-saglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="content-container mb-4 relative">
<h2 class="block content font-normal leading-6 lg:text-2xl mb-8 mt-8 text-gray-700 text-xl" id="content">Ticaret Bakanlığı, vergi veya SGK borcu nedeniyle genel kredi şartlarını karşılayamayan esnaf ve sanatkârların, yeni faiz indirim oranları üzerinden Hazine destekli kredi kullanabilmesinin önünü açan düzenlemeyi duyurdu.</h2>

<div class="content font-normal font-setting news-detail__content text-base text-gray-45" id="content">
<p>Resmî Gazete’de yayımlanan 11648 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketince Esnaf ve Sanatkârlara Hazine Faiz Destekli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Karar’da değişiklik yapıldı. Yapılan yeni düzenleme ile, vergi veya sosyal güvenlik prim borcu bulunması nedeniyle mevcut borçsuzluk şartını sağlayamayan esnaf ve sanatkârların da belirli şartlar çerçevesinde Hazine faiz destekli yatırım ve işletme kredilerinden yararlanabilmelerine imkân sağlandı.</p>

<p>Düzenleme öncesinde, vergi veya sosyal güvenlik prim borcu bulunan ve bu borçları yapılandırılmamış ya da taksitlendirilmemiş olan bir kısım esnaf ve sanatkâr, Hazine faiz destekli kredi kullanımında aranan borçsuzluk şartını sağlayamadıkları için kredi imkânlarından yararlanamıyordu. Yapılan değişiklikle birlikte, söz konusu esnaf ve sanatkârların krediye erişiminin tamamen engellenmesi yerine, farklılaştırılmış Hazine faiz indirim oranları uygulanarak destekli kredi kullanabilmelerinin önü açıldı.</p>

<p><strong>Özel kredi uygulamasında faiz indirim oranları yeniden belirlendi</strong></p>

<p>Vergi veya sosyal güvenlik prim borcu nedeniyle genel kredi kullanım şartlarını sağlayamayan esnaf ve sanatkârların kullanacağı kredilerde Hazine faiz indirim oranları yeniden belirlendi. Buna göre, Genel Yatırım ve İşletme Kredileri’nde yüzde 50 olan faiz indirimi yüzde 40’a çekilirken, mevcut cari faiz oranları esas alındığında yıllık finansman maliyeti yüzde 24 olacak.</p>

<p>Kaybolmaya Yüz Tutan Meslekler ile Usta Girişimci ve Genç Girişimciler için yüzde 100 olan faiz indirimi yüzde 80’e, Onaylı Proje ve Teknik Destek Programı Katılımcıları için yüzde 60 olan faiz indirimi ise yüzde 48’e indirilecek.</p>

<p>Bu kapsamda söz konusu kredilerin yıllık finansman maliyetleri sırasıyla yüzde 8 ve yüzde 20,8 olarak uygulanacak.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle vergi veya sosyal güvenlik prim borcu bulunan esnaf ve sanatkârların Hazine faiz destekli kredi sisteminin tamamen dışında kalmasının önüne geçilerek, belirlenen yeni oranlar üzerinden destekli kredi kullanabilmelerine imkân sağlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Borçların ödenmesi ile finansmana erişim birlikte desteklenecek</strong></p>

<p>Yeni düzenleme ile esnaf ve sanatkârların bir taraftan finansmana erişiminin sürdürülmesi, diğer taraftan kamuya olan vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarının ödenmesinin desteklenmesi amacıyla yeni bir mekanizma oluşturuldu. Bu kapsamda, vergi veya sosyal güvenlik prim borcu bulunan ve söz konusu borçları için herhangi bir yapılandırma veya taksitlendirme imkânından yararlanmayan esnaf ve sanatkârların, belirlenen özel faiz indirim oranları üzerinden Hazine faiz destekli kredi kullanabilmelerine imkan tanındı. Ağustos’un 27’inde yürürlüğe giren düzenleme ile vergi veya sosyal güvenlik prim borcu bulunan esnaf ve sanatkârların finansmana erişiminin devam ettirilmesi, kredi imkanlarından yararlanabilmelerinin kolaylaştırılması ve kamuya olan borçlarının ödenmesinin desteklenmesi amaçlandı.</p>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/bakanlik-acikladi-vergi-ve-sgk-borcu-bulunan-esnaf-ve-sanatkarlara-kredi-kullaniminda-kolaylik-saglandi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/aa-2370.jpg" type="image/jpeg" length="60023"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır Annelerinden YPG-SDG’nin Feshine Destek: “Öncelik Bizim Çocuklarımız Olsun”]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/diyarbakir-anneleri-pkk-ve-uzantisi-ypg-sdgnin-feshini-degerlendirdi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/diyarbakir-anneleri-pkk-ve-uzantisi-ypg-sdgnin-feshini-degerlendirdi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 class="font-medium lg:text-41p mb-4 text-22 text-gray-80">Diyarbakır’da, eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eyleminde olan aileler, PKK ve Suriye’deki uzantısı YPG-SDG’nin kendini feshetmesini değerlendirdi. Annelerden Ayşegül Biçer, barışın ilk adımını 8 yıl önce Diyarbakır annelerinin attığını belirterek, "Gayret ve mücadeleleriyle bugün bu noktaya gelinmiştir" dedi.</h1>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.miragundem.com/vidyome/embed/308156" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<div class="content-container mb-4 relative">
<div class="content font-normal font-setting news-detail__content text-base text-gray-45" id="content">
<p>"Terörsüz Türkiye" sürecinde her eşik bir bir aşılıp geride bırakılıyor. PKK’nın kendini feshetmesinin ardından devam eden süreç, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifinin kabul etmesiyle devam etmişti. Bu süre zarfında Suriye’de bulunan terör örgütü YPG-SDG de önceki gün kendisin feshettiğini ve Suriye devlet kurumlarına entegre olacaklarını açıklamıştı. Diyarbakır anneleri ise tüm bu süreçlerden memnun olduklarını, biran önce evlatlarına kavuşmayı beklediklerini değerlendirdi. Oturma eyleminde bulunup evladına kavuşan annelerden Ayşegül Biçer, 3 Eylül 2019’da anne yüreğiyle HDP İl binası önünde oturan annelerin andı olduğunu, PKK’yı annelerin bitireceğini, Kandil Dağına çocukların geleceğini inşa edeceklerini söylediklerini anımsattı. Kandil ve Suriye’de terör örgütü PKK’yı bitirdiklerini söylen Biçer, "YPG-SDG kendini feshettiğini açıkladı. Öncelik Diyarbakır annelerinin çocukları olsun istiyoruz. 3 Eylül 2026’da Diyarbakır annelerinin evlat nöbetinin 8’inci yılı olacak. Burada devlet büyüklerimize de çağrıda bulunmak istiyoruz. Eğer çocuklarımız gelip teslim olacaksa veyahut çocuklarımız teslim edilecekse bunun öncelik Diyarbakır annelerinin evlatları olsun istiyoruz. Burada 8 yıldır feryat figan eden annelerimiz var unutulmamalıdır. Aslında barışın ilk adımını 8 yıl önce Diyarbakır anneleri atmıştır. Gayret ve mücadeleleriyle bugün bu noktaya gelinmiştir. Buradan da emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz’’ dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayten Elhaman ise oğlu Bayram için burada olduğunu, 7 yıldır anne ve babalar olarak burada olduklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli sayesinde bütün evlatların gelmesini beklediklerini kaydeden Elhaman, "Oturduğumuz günden beri hep söylüyoruz. İnşallah bütün evlatlar gelir. 81 evlat ailesine kavuştu, inşallah bende evladıma kavuşurum. Öncelik bizim çocuklarımız olsun. İnşallah terör biter. PKK’nın Suriye’de, Irak’ta, nerede olursa olsun bitsin. Bu topraklar hepimizin, bu bayrak hepimizin. Feshedilmesine de sevindik" diye konuştu.</p>

<p>Bedriye Uslu da oğlu Mahmut için hep burada olduğunu, umudunu hiç yitirmediğini belirterek, "Cumhurbaşkanımız, Devlet Bahçeli bu süreci başlattı. İnşallah devamı gelir, çocuklar teslim olacaklar. Suriye’deki de silah bırakmış. Dünya güllük gülistan olacak. Ölmeden önce evladımı görmeyi hak ediyorum" şeklinde konuştu.</p>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/diyarbakir-anneleri-pkk-ve-uzantisi-ypg-sdgnin-feshini-degerlendirdi-1</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/aa-2368.jpg" type="image/jpeg" length="17566"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MSB’den SDG Açıklaması: “Tek Devlet, Tek Ordu Anlayışının Güçlendirilmesi Bakımından Önemli”]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/msbden-sdg-aciklamasi-tek-devlet-tek-ordu-anlayisinin-guclendirilmesi-bakimindan-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/msbden-sdg-aciklamasi-tek-devlet-tek-ordu-anlayisinin-guclendirilmesi-bakimindan-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 class="font-medium lg:text-41p mb-4 text-22 text-gray-80">MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Aktürk: "SDG’nin feshi Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ile ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli bir gelişmedir"</h1>

<div class="content-container mb-4 relative">
<h2 class="block content font-normal leading-6 lg:text-2xl mb-8 mt-8 text-gray-700 text-xl" id="content">Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, "SDG’nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile "Tek Devlet, Tek Ordu" anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli bir gelişmedir" dedi.</h2>

<div class="content font-normal font-setting news-detail__content text-base text-gray-45" id="content">
<p>30 Ağustos Zafer Bayramı kapsamında Afyonkarahisar Zabit Yurdu’nda Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetleri, terörle mücadele ve hudut güvenliği, bölgesel gelişmelere ilişkin bilgi verdi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Aktürk, Büyük Taarruz’un ve 30 Ağustos Zaferi’nin 104’üncü yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Millî Mücadele’nin tüm kahramanlarına ve ebediyete irtihal eden gazileri rahmet, minnet ve saygıyla andı.</p>

<p>Aktürk, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla askeri müzelerin ücretsiz ziyaret edilebileceğini belirterek, "30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü kutlamaları kapsamında; Ankara’da geçit töreni yapılacak, Deniz Kuvvetlerimiz tarafından 15 yüzer unsur ile İstanbul’da Boğaz Geçişi gerçekleştirilecek, 30 gemi ile 30 liman ziyareti yapılarak gemiler halkımızın ziyaretine açılacak, Kütahya’da Türk Yıldızları, Yenikapı/İstanbul’da ise SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşları icra edilecektir. Ayrıca, askerî müzelerimiz 30 Ağustos’ta halkımız tarafından ücretsiz olarak ziyaret edilebilecektir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>5 PKK’lı terörist teslim oldu</strong></p>

<p>Terörle mücadele ve hudut güvenliğine ilişkin son verileri paylaşan Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ülkemizin huzur, güvenlik ve istikrarı için gerçekleştirdiği görev ve faaliyetler kapsamında geride bıraktığımız hafta içerisinde; 5 PKK’lı terörist teslim olmuştur. Kaçakçılığın önlenmesi, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadelede etkinliğin artırılması amacıyla hudut güvenliğinde alınan etkin ve ileri teknolojiye dayalı tedbirlerle son bir haftada; 1’i terör örgütü mensubu olmak üzere sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 550 şahıs yakalanmış 807 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9 bin 80, engellenen kişi sayısı da 47 bin 384 olmuştur. Ayrıca bu hafta içerisinde Hakkâri hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 20 kilogram (20 bin 460 gram) uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"SEEBRIG’in karargahına ülkemizin 2026-2032 yılları arasında ikinci kez ev sahipliği yapacak"</strong></p>

<p>Aktürk, çok uluslu askerî iş birliğine sağlanan katkının, Türk Silahlı Kuvvetlerinin uluslararası alandaki etkin rolünün önemli bir göstergesi olduğunu ifade ederek, konuşmasına şu şekilde devam etti:</p>

<p>"NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi kapsamında Estonya’da konuşlu 2 F-16 uçağımız, İttifak’ın kolektif savunma ve caydırıcılığı çerçevesinde 21 Ağustos’ta Letonya’ya intikal etmiş; Letonya Savunma Bakanı ve üst düzey askerî yetkililer ile Riga Büyükelçimiz ve Askerî Ataşemiz tarafından karşılanan uçaklarımız aynı gün Estonya’ya dönmüştür. Türkiye, Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya ve Kuzey Makedonya’nın yer aldığı SEEBRIG’in karargahına ülkemizin 2026-2032 yılları arasında ikinci kez ev sahipliği yapacak olması; bölgesel barış ve istikrara verdiğimiz önemin, çok uluslu askerî iş birliğine sağladığımız katkının ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin uluslararası alandaki etkin rolünün önemli bir göstergesidir."</p>

<p><strong>"İsrail’in saldırgan tutumu bölgedeki kalıcı barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olarak durmaya devam etmektedir"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail’in bölgesel ve küresel barış ve istikrarı tehdit ettiğini vurgulayan Aktürk, "İsrail’in; Gazze, Lübnan ve Suriye’deki saldırgan tutumu ve yayılmacı politikası, bölgedeki kalıcı barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olarak durmaya devam etmektedir. Bölgenin geleceğinin, tek taraflı güç kullanımıyla değil; uluslararası hukuka, ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıya dayalı bir güvenlik anlayışıyla inşa edilebileceği gerçeğini bir kez daha vurguluyoruz. Uluslararası toplumun, hakkında soykırım iddiaları kapsamında uluslararası yargı süreçleri devam eden İsrail hükûmetinin bölgesel ve küresel barış ve istikrarı tehdit eden eylemleri karşısında somut ve etkili tedbirler almasının elzem olduğunu bir kez daha yineliyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda Millî Piyade Tüfeğinin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır"</strong></p>

<p>Savunma sanayisinde yerli ve millî olarak geliştirilen ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin güç ve etkinliğinin artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini kaydeden Aktürk, "Ulusal güvenliğimizin ayrılmaz parçası olan yerli ve millî savunma sanayimizin ürettiği harp araç gereç ve mühimmatıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğini daha da artırma çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda; Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda Millî Piyade Tüfeğinin (MPT-76 MH) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır. Ayrıca MKE tarafından hafta içerisinde; Modern Makineli Tüfeğin (MMT-76), 2025 yılında tamamlanan kara kalifikasyon testlerinin ardından helikopter kullanımına yönelik hava kalifikasyon testleri de başarıyla tamamlanmış, MOD 135 Elektronik Yaklaşım Tapası ile çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı gerçekleştirilmiştir" diye konuştu. MSB, haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından gazetecilerinin gündeme dair sorularını cevaplandırdı.</p>

<p><strong>"Her iki ülkenin mevzuatına uygun biçimde kayıt altına alınan sözleşmenin kapsamı herhangi bir tekil proje veya platformla sınırlı değildir"</strong></p>

<p>MSB ile ABD merkezli bir danışmanlık şirketi arasında imzalanan hizmet sözleşmesine ilişkin sorulan soruya bakanlık, "Söz konusu çalışma; Türkiye ile ABD arasında gelişen ilişkilere katkı sağlamak, savunma ve güvenlik alanındaki kurumsal diyaloğu güçlendirmek ve ülkemizin görüş ve önceliklerinin ilgili muhataplara doğru biçimde aktarılmasını temin etmek amacıyla, tamamen profesyonel bir yaklaşımla hazırlanan ortak stratejinin bir ürünüdür. Her iki ülkenin mevzuatına uygun ve şeffaf biçimde kayıt altına alınan sözleşmenin kapsamı herhangi bir tekil proje veya platformla sınırlı değildir. Bu nedenle çalışmanın yalnızca belirli bir savunma programıyla ilişkilendirilmesi, sözleşmenin kapsamını yansıtmamaktadır" yanıtını verdi.</p>

<p><strong>"’Terörsüz Türkiye’ sürecinin sağlıklı ve istikrarlı şekilde ilerlemesi önem arz etmektedir"</strong></p>

<p>’Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin bilgi veren bakanlık, "Bakanımızın da görev aldığı Takip ve Değerlendirme Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştirmiş; çalışmaların yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar ele alınarak dört alt komisyonun kurulması kararlaştırılmıştır. Alt komisyonların teşkiline yönelik çalışmalar, ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde sürdürülmektedir. ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin sağlıklı ve istikrarlı şekilde ilerlemesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda Bakanlığımız, terör örgütü ve bağlantılı yapıların fiilî varlıklarının sona erdiğinin, ellerindeki silah ve mühimmatın tamamının teslim edildiğinin tespit ve teyidine yönelik görevini ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde sürdürecektir" ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>"SDG’nin feshi Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ile ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli bir gelişmedir"</strong></p>

<p>Suriye’de terör örgütü SDG’nin feshi hakkında sorulan soruya ilişkin bakanlık, "SDG’nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile ’Tek Devlet, Tek Ordu’ anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli bir gelişmedir. Bu yöndeki gelişmeleri memnuniyetle karşılıyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’de sağlanan olumlu ivmenin ülke geneline yayılması, istikrarın kalıcı hale getirilmesi ve Suriye ordusunun başta terörle mücadele olmak üzere kapasitesinin geliştirilmesine yönelik desteğini, mevcut askerî iş birliği anlaşması çerçevesinde sürdürmeye devam edecektir" açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>"Suriye’yi de kapsayacak şekilde bir çatışmasızlık mekanizmasının tesisine yönelik girişimlerine ilişkin açıklama ve haberleri de yakından takip ediyoruz"</strong></p>

<p>İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarına ilişkin bakanlık, "İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarını yakından takip ediyor, bu saldırılara bir an önce son verilmesi gerektiğini yineliyoruz. ABD makamlarının, Suriye’yi de kapsayacak şekilde bir çatışmasızlık mekanizmasının tesisine yönelik girişimlerine ilişkin açıklama ve haberleri de yakından takip ediyoruz. Bu çerçevede, Bakanlığımıza iletilmiş herhangi resmî bir talep bulunmamaktadır. Böyle bir talebin iletilmesi hâlinde konu ilgili makamlarla koordinasyon içerisinde değerlendirilecektir" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"Patriot Hava Savunma Sistemlerinin Kerpe Adası’ndan Girit’e taşınması kararını, olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz"</strong></p>

<p>Yunanistan’ın Patriot Hava Savunma Sistemlerinin Kerpe Adası’ndan Girit’e taşınması hakkında bakanlık, "Gayriaskerî statüdeki adaların hukuki durumu, 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile açıkça düzenlenmiştir. Yunanistan’ın söz konusu adaları antlaşmalara aykırı şekilde silahlandırmasının hukuka aykırı olduğunu ve bu uygulamadan vazgeçilmesi gerektiğini her fırsatta ifade ediyoruz. Bu çerçevede, Patriot Hava Savunma Sistemlerinin Kerpe Adası’ndan Girit’e taşınması kararını, mevcut yanlış uygulamadan geri dönülmesi yönünde olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz. Türkiye olarak, bölgemizde barış ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacak, uluslararası hukuka ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklere uygun her türlü yapıcı adımı desteklemeye devam edeceğiz" dedi.</p>

<p><strong>"Rodos’ta İHA üssü kurulmasına yönelik muhtemel bir adımın, Ege’de barış ve istikrara, ayrıca iyi komşuluk ilişkilerine zarar vereceği açıktır"</strong></p>

<p>Yunanistan’ın Rodos Adası’na İHA üssü kurmasına yönelik iddialarla ilgili ise bakanlık "Rodos Adası’nın gayriaskeri statüsü, uluslararası antlaşmalarla açık ve bağlayıcı şekilde düzenlenmiştir. Bu statüyü ihlal edecek her türlü girişim, Yunanistan’ın uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülükleriyle bağdaşmamaktadır. Bu çerçevede, Rodos’ta İHA üssü kurulmasına yönelik muhtemel bir adımın, adanın gayriaskerî statüsünün ihlali anlamına geleceği gibi Ege’de barış ve istikrara, ayrıca iyi komşuluk ilişkilerine zarar vereceği açıktır. Türkiye, uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya ve bu doğrultuda gerekli tedbirleri almaya devam edecektir" ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>Somali’de deniz haydutluğuyla mücadele</strong></p>

<p>Somali’de kaçırılan gemiye ilişkin soru üzerine bakanlık, "Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığımız, iki ülke arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde, Somali’nin terörle ve deniz haydutluğuyla mücadele kapasitesinin geliştirilmesine yönelik desteğini sürdürmektedir. Bu kapsamda, Somali karasularında meydana gelen olaya ilişkin olarak, Dışişleri Bakanlığımızla koordinasyon içerisinde Somali makamlarına gerekli destek sağlanmaktadır" cevabını verdi.</p>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/msbden-sdg-aciklamasi-tek-devlet-tek-ordu-anlayisinin-guclendirilmesi-bakimindan-onemli</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/aa-2367.jpg" type="image/jpeg" length="71159"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alparslan Kuytul Hakkındaki İddianamede Dikkat Çeken Detaylar: Evlilikten “Cezalandırma” İddiasına]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/alparslan-kuytul-hakkindaki-iddianamede-dikkat-ceken-detaylar-evlilikten-cezalandirma-iddiasina</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/alparslan-kuytul-hakkindaki-iddianamede-dikkat-ceken-detaylar-evlilikten-cezalandirma-iddiasina" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 class="block content font-normal leading-6 lg:text-2xl mb-8 mt-8 text-gray-700 text-xl" id="content">Adana polisi tarafında yapılan operasyonda tutuklanan Alparslan Kuytul’un iş adamı Koray Sarısaçlı’nın kaçırılması olayında 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede gizli tanık beyanlarına göre kendisini rızası olmadan evlenen damadın evine baskın yaptırarak darp ettirdiği öne sürüldü.</h2>

<div class="content font-normal font-setting news-detail__content text-base text-gray-45" id="content">
<p>Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, aralarında Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da bulunduğu 35 şüpheli tutuklanırken, 18 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi, 3 şüpheli ise savcılık tarafından serbest bırakılmıştı. Kuytul, 2021 yılında iş adamı Koray Sarısaçlı’nın kaçırılması olayında da kaçıran kişileri azmettirdiği öne sürülerek yargılanmaya başlanmıştı. 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede Kuytul ile ilgili kan donduran gizli tanık ifadeleri olduğu iddia edildi. Bazı gizli tanık ifadelerinde yapılanma içerisinde olduğu öne sürülen "cezalandırma" yöntemlerine ilişkin dikkat çekici iddialar yer aldı. Gizli tanık beyanlarında, yapılanma içerisinde bazı kişilerin cezalandırılmasının liderin bilgisi veya izni dahilinde gerçekleştirildiği ileri sürüldü. Tanık, herhangi bir kişinin liderden habersiz ödüllendirme ya da cezalandırma yapamadığını iddia etti.</p>

<p><strong>Evlilik nedeniyle de "baskın" iddiası</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dosyadaki bir gizli tanık beyanında yapılanma içerisindeki bir kadın ile erkeğin birbirlerini severek evlenmek istedikleri, evlilik sorumlusunun da bu evliliği uygun gördüğü ancak daha sonra Alparslan Kuytul’un evliliğin gerçekleşmesini istemediği iddia edildi. Tanık, çiftin Kuytul’un izni olmamasına rağmen evlenmesinin ardından Adana’da bulunan evlerine baskın yapıldığını ve damadın darp edildiğini öne sürdü. Tanığın beyanında, erkeğin, olay sonrasında şikayetçi olmayı düşündüğü ancak şikayetçi olmadığı da iddia edildi. Söz konusu gizli tanık anlatımlarının, iş insanı Koray Sarısaçlı’nın kaçırılması ve darp edilmesi olayıyla ilgili yargılama dosyasında yer aldığı öne sürüldü. Sarısaçlı’nın 8 Eylül 2021’de Adana’da iş yerinden çıktığı sırada maskeli kişiler tarafından zorla bir araca bindirilerek kaçırıldığı iddiası daha önce yargı dosyasına yansımıştı.</p>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/alparslan-kuytul-hakkindaki-iddianamede-dikkat-ceken-detaylar-evlilikten-cezalandirma-iddiasina</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/aa-2366.jpg" type="image/jpeg" length="44098"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan: “Türkiye Yüzyılı için atımızın kuyruğunu bağladık”]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/erdogan-turkiye-yuzyili-icin-atimizin-kuyrugunu-bagladik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/erdogan-turkiye-yuzyili-icin-atimizin-kuyrugunu-bagladik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 class="block content font-normal leading-6 lg:text-2xl mb-8 mt-8 text-gray-700 text-xl" id="content">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir sefere çıkıldığında atın kuyruğunun bağlandığını, bunun da ne olursa olsun geri dönülmeyeceği anlamına geldiğini söyleyerek, "İşte biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın, bölgemizde tarih yeniden yazılıyor" dedi.</h2>

<div class="content font-normal font-setting news-detail__content text-base text-gray-45" id="content">
<p>Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü kutlamaları için helikopterle Malazgirt’e gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile beraberindeki MHP Lideri Devlet Bahçeli ve bakanlar, alanı dolduran binlerce vatandaş tarafından Türk bayraklarıyla karşılandı. Burada toplanan kalabalığa hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Anadolu’nun giriş kapısı Ahlat; Kabine toplantımızı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyemizde 3’üncü kez gerçekleştirdik. Şimdi de Bizans’ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu’nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt’te sizlerle beraberiz. Malazgirt Zaferimizin 955’inci yıl dönümü mübarek olsun. Malazgirt’te hem dehasının hem de vilayinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan’ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemali edeple yad ediyorum. Bu meydanı tıka basa dolduran, buradaki dünyaya çok güçlü bir birlik ve beraberlik mesajı veren siz kardeşlerime tek tek şükranlarımı sunuyorum. Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta bir papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum. Gelecekteki zaferlerimizin istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum" dedi.</p>

<p><strong>"Devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün aynı zamanda Anadolu’nun harimi ismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlatılan Büyük Taarruz’un 104’üncü seneidevriyesi olduğunu hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Bu vesileyle milli mücadelede bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Şunu bilhassa ifade etmek isterim: Sevgili gençler, Biz Malazgirt’te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş istiklaline aşık bir milletiz. Devletimizin bekası, milletimizin varlığı, bayrağımızın göklerde gururla dalgalanması için anadan, yardan, serden geçmiş kahraman bir milletiz. Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz, ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. İnşallah bundan sonra da başımız dik, alnımız ak bir şekilde bükülmez bir bilekle, çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada var olmaya, bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz."</p>

<p><strong>"Malazgirt’in önemi kendisinin başlı başına bir tarih olmasından kaynaklanır" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:</strong></p>

<p>"Bakınız bundan tam 955 sene önce, 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan ordusuyla birlikte cuma namazını eda etti. Ardından askerleriyle birlikte Cenab-ı Allah’a dualar etti. Dua bitince o yiğit Sultan ordusuna dönüp şunları söyledi, ‘Daha ne zamana kadar biz azınlıkta, düşman çoğunlukta olduğu halde galip gelirsek ne ala! Aksi takdirde şehit olarak cennete gideceğiz. Şu anda karşınızda ne emreden bir sultan, ne de emir alan bir asker vardır. Bugün ben de sizlerden biriyim. Sizinle beraber kılıç sallayacağım. Benimle gelmek isteyenler gelsin. İstemeyenler geri dönsün.’ Sözlerini bitirince ‘ölürsem kefenim olsun’ diyerek giydiği beyaz elbisesi sırtında, okunu ve yayını aldı, atının kuyruğunu bağladı. Düşmana yaklaştığında atından inip yüzünü toprağa sürerek yine Rabbine dualar etti, niyazda bulundu. Sonra atına tekrar binerek kendisi önde, gazanferler yanında düşmanın üzerine ok gibi atıldı. Savaşın sonunda ordusuyla beraber Malazgirt’te tarihe geçen görkemli bir destan yazdı. Kardeşlerim, Sultan Alparslan muhteşem zaferiyle sadece Anadolu’nun kapılarını milletimize açmadı; Selahaddin Eyyubi ile Kudüs’e, Sultan Fatih ile İstanbul’a, Osmanlı Cihan Devleti ile üç kıtaya giden yolları da açtı. Mevlana ile Yunus Emre ile Hacı Bektaşi Veli ile İdris-i Bitlisi ile gönüllere giden yolları da açtı. Anadolu’dan Balkanlar’a, Hicaz’dan Kuzey Afrika’ya, Adriyatik’ten ata yurdumuza giden yolları da açtı. Kilit diyoruz ya, işte o kilidi Sultan Alparslan ve ordusu açtı. Merhum Fazıl Hüsnü Dağlarca bunu şöyle anlatıyor; ‘Bağlantı atının kuyruğunu yaptı bir topuz, ölümü ölüme doladı Alparslan. Sürdük atlarımızı üstüne, 300 bin atıldık sağı solu, damar damar yarıldı gökyüzü, Allah’ından varırken tanrısına bir şehit gökçe yollu. Her gören taş kesildi ulu görkemimizden. Atlar dört başlı, işte yiğitler sekiz kollu.’ Alparslan ve yiğitlerinin aziz ruhları şad olsun."</p>

<p><strong>"Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur"</strong></p>

<p>"Medeniyet coğrafyamızın tarihte bazı hakikatler vardır ki bunların tahrif edilmesi, yok sayılması, inkar edilmesi mümkün değildir" diyen Erdoğan, "Bu gerçeklerden biri de şudur: Biz millet olarak ne zaman bir olduysak, birlik olduysak sırt sırta, omuz omuza verdiysek, ne zaman birbirimize kenetlendiysek, başarıdan başarıya, zaferden zafere koştuk. 955 yıl önce Malazgirt destanını unutmayın! Böyle yazdık. Bağımsızlığımıza kasteden tüm alçakları böyle bozguna uğrattık. Ama ne zaman ki tefririkaya kapıldık, birbirimizden uzaklaştık, işte o zaman çok ciddi tehlikeler yaşadık. Şurayı özellikle vurgulamak istiyorum, biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam 1000 yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur. Sadece kendi hak ve hukukumuzu korumak için yüzünü ülkemize çevirmiş milyonlarca kardeşimiz için de biz de birlikte gövdemizi de taşın altına koymuş durumdayız. Bakın sevgili kardeşlerim, millet olarak bizim çok eski bir geleneğimiz var. Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunu ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılını inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın, bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor. Bunun önünü artık hiç kimse kesemez. Tahriklerle, tuzaklarla Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız, ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz. Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek, azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz. Mevla yolumuzu açık eylesin diyorum. Bu düşüncelerle Malazgirt Zaferimizin 955. yıl dönümü bir kez daha mübarek olsun diyorum. Anadolu’yu bizlere vatan eyleyen şehit ve gazilerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Etkinliklere bu yıl 10. defa öncülük ederek gençlerimize tarih şuuru kazandıran Okçular Vakfı’nı tebrik ediyorum. Programı teşrif eden siz kardeşlerime, tüm misafirlerimize yürekten teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın ardından İstanbul’a gitmek üzere Muş’tan ayrıldı.</p>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/erdogan-turkiye-yuzyili-icin-atimizin-kuyrugunu-bagladik</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/aa-2365.jpg" type="image/jpeg" length="20593"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul kıyafetlerinde arma zorunluluğu geri döndü: “Güvenlik ve disiplin artacak”]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/okul-kiyafetlerinde-arma-zorunlulugu-geri-dondu-guvenlik-ve-disiplin-artacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/okul-kiyafetlerinde-arma-zorunlulugu-geri-dondu-guvenlik-ve-disiplin-artacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın okul kıyafetlerinde yaptığı son düzenlemeyle birlikte kıyafetlerde arma zorunluluğu yeniden başlatıldı. Kararı değerlendiren Türkiye Okul Kıyafetleri Üreticileri ve Satıcıları Federasyonu (TOKÜSFED) Başkan Yardımcısı Mustafa Erçin, yeni uygulamanın okul güvenliğini artıracağını ve velileri ciddi bir terzi masrafından kurtaracağını ifade etti.</p>

<p>Okul kıyafetlerinde arma zorunluluğu geri getirildi. Kararı değerlendiren TOKÜSFED Başkan Yardımcısı Mustafa Erçin, uygulamanın okullardaki güvenliği artıracağını ve hazır armalı ürünlerin velileri 250 TL’lik ekstra terzi masrafından kurtaracağını söyledi."Arma sayesinde okullarda güvenlik ve disiplin artacak"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha önce uygulanan düz kıyafet serbestliğinde sahada çeşitli sıkıntılar yaşandığını belirtip Bakanlığın 22 Temmuz’da yayımladığı yeni yönetmelikle doğru bir adım attığını söyleyen Mustafa Erçin, "Okul kıyafetlerinde armanın zorunlu hale gelmesiyle birlikte okullarımızda düzen, ahenk ve disiplin yeniden ön plana çıktı. Bu durum okullarımıza ek bir güvenlik sağladı. Ayrıca okullarımız, kıyafetlerini en az 4 yılda bir değiştirme şartıyla istedikleri modeli tercih edebilmeye devam edecek" dedi.</p>

<p>"Hazır armalı ürün velinin cebini korumak için daha avantajlı"</p>

<p>Velilerin bütçelerine uygun kıyafetleri diledikleri mağazadan alabileceklerini hatırlatan Erçin, armalı ürünlerin hazır olarak satın alınmasının çok daha ekonomik olduğunu belirterek, "Velilerimiz düz renk bir kıyafet alıp buna sonradan arma diktirmek istediklerinde, hem armaya hem de terziye ayrı ücret ödemek zorunda kalıyor. Bu da günümüz şartlarında en az 200 ile 250 lira arasında ekstra bir maliyet demek. Oysa mağazalarda resmi arması üzerinde hazır dikili olan kıyafetler ile arması olmayanlar arasında en fazla 50 lira fark ediyor. Dolayısıyla hazır armalı kıyafet tercih etmek velilerimiz için çok daha avantajlı" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Sektörde hazırlıklar yüzde 90 seviyesinde, ürünlerin tamamı yüzde 100 yerli"</p>

<p>Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okul kıyafeti üretimlerinin yüzde 80 ila yüzde 90 oranında tamamlandığını açıklayan Erçin, sektörün tamamen milli kaynaklarla çalıştığını vurgulayarak şunları söyledi:</p>

<p>"Okul kıyafeti sektörü yüzde 100 yerli ve milli bir sektördür. Kumaşından düğmesine, fermuarından fasoncusuna, tedarikçisinden mağazadaki çalışanına kadar her şey iç piyasadan karşılanıyor. Dışarıdan hiçbir ithal ürün girmiyor. Bu yerli üretimin bereketi de doğrudan ülke ekonomimize olumlu bir şekilde yansıyor."</p>

<p><img alt="Okul kıyafetlerinde yeni dönem
" class="lazyloaded ls-is-cached" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/08/26/20260826aw774816-6.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/okul-kiyafetlerinde-arma-zorunlulugu-geri-dondu-guvenlik-ve-disiplin-artacak</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/aa-2364.jpg" type="image/jpeg" length="34303"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SDG’de tarihi dönüşüm: Silah bırakıp Suriye ordusuna entegre oldular]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/sdgde-tarihi-donusum-silah-birakip-suriye-ordusuna-entegre-oldular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/sdgde-tarihi-donusum-silah-birakip-suriye-ordusuna-entegre-oldular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 class="block content font-normal leading-6 lg:text-2xl mb-8 mt-8 text-gray-700 text-xl" id="content">Terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye uzantısı SDG elebaşı Mazlum Abdi, SDG’nin feshedilerek Suriye devlet kurumlarına tamamen entegre edildiğini açıkladı.</h2>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.miragundem.com/vidyome/embed/307418" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<div class="content font-normal font-setting news-detail__content text-base text-gray-45" id="content">
<p>Terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye uzantısı SDG feshedildi. SDG elebaşı Mazlum Abdi, başkent Şam’daki Halk Sarayı’nda Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile ortak basın toplantısı düzenledi. Abdi, SDG’nin "bağımsız bir askeri güç" olarak görevinin sona erdiğini belirtirken, kararın Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ile varılan mutabakat ve birliklerin Suriye ordusu tugaylarına entegrasyon sürecinin tamamlanmasının ardından alındığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gelişmeyi tarihi bir dönüm noktası olarak nitelendiren Abdi, "Bugün Suriye tarihinin önemli bir sayfasını kapatıyor; barış, istikrar ve yeniden inşa odaklı yeni bir sayfa açıyoruz. Değişen şartlarla birlikte ülkemiz yeni bir döneme girdi. Bugünün savaş meydanlarından inşa meydanlarına, silah devrinden barış devrine gerçek bir geçişin başlangıcı olmasını istiyoruz" dedi.<br />
Basın toplantısında Kürtçe eğitim hakkı konusuna da değinen Abdi, Şara’nın anadilde eğitim hakkının korunması yönünde açık ve olumlu bir tutum sergilediğini belirterek kararın bu yıl içerisinde uygulanması için çalışacaklarını söyledi. Abdi, "Kürtler, Araplar, Türkmenler ve Süryaniler dahil tüm halkını kucaklayan, çocuklarımızın geleceğini koruyan ve onlara onurlu bir yaşam sunan yeni ve birleşik bir Suriye inşa etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Basın toplantısının ardından Mazlum Abdi, anlaşmanın uygulama mekanizmalarını ve entegrasyon süreçlerini ele almak üzere Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ile bir araya geldi.</p>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/sdgde-tarihi-donusum-silah-birakip-suriye-ordusuna-entegre-oldular</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/aa-2362.jpg" type="image/jpeg" length="95281"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Enes Kanter Freedom WNBA maçında salon dışına çıkarıldı: Ligden 2027 Draft kararı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/enes-kanter-freedom-wnba-macinda-salon-disina-cikarildi-ligden-2027-draft-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/enes-kanter-freedom-wnba-macinda-salon-disina-cikarildi-ligden-2027-draft-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><span>Eski NBA oyuncusu Enes Kanter Freedom, Indiana Fever ile Chicago Sky arasında oynanan WNBA karşılaşmasında yaşanan tartışmanın ardından salondan çıkarıldı. Kanter Freedom ile Chicago Sky oyuncusu Natasha Cloud arasında başlayan sözlü gerilim, güvenlik görevlilerinin müdahalesiyle sonlandırıldı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Olayın ardından WNBA'de forma giyme talebiyle yeniden gündeme gelen Kanter Freedom hakkında da dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Lig kaynaklarına göre Kanter Freedom ile eski NBA oyuncusu Royce White'ın 2027 WNBA Draftı'na katılmaları mümkün olmayacak.</span></p>

<h2><span>WNBA maçında gerilim yükseldi</span></h2>

<p class="isSelectedEnd"><span>23 Ağustos'ta Chicago'daki Wintrust Arena'da oynanan Indiana Fever-Chicago Sky karşılaşmasını saha kenarından takip eden Kanter Freedom, üzerinde “WOMAN. Noun. Adult human female.” yazılı siyah bir tişört taşıyordu.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Karşılaşmanın üçüncü çeyreğinin son bölümünde Natasha Cloud'un basketinin ardından iki isim arasında sözlü bir tartışma yaşandı. Görüntülere yansıyan olayda Cloud'un Kanter Freedom'a doğru yöneldiği, Kanter Freedom'ın ise ayağa kalkarak sahaya doğru bir adım attığı görüldü. Bunun üzerine güvenlik görevlileri ve bazı Sky oyuncuları araya girdi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="isSelectedEnd"><span>Tartışmanın büyümesini engellemek amacıyla Kanter Freedom salonun saha kenarındaki bölümünden çıkarıldı ve güvenlik eşliğinde dışarı götürüldü. Olay sırasında Kanter Freedom'ın tişörtünü göstererek tribünlere doğru tepki verdiği de görüntülere yansıdı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Chicago Sky Başantrenörü Tyler Marsh ise olay sonrasında Cloud'a destek verdi. Marsh, oyuncusunun takım arkadaşlarını ve korunmaya ihtiyaç duyan kişileri savunan biri olduğunu belirterek takım olarak Cloud'un yanında olduklarını ifade etti.</span></p>

<h2><span>Kanter Freedom'ın WNBA iddiası</span></h2>

<p class="isSelectedEnd"><span>Olay, Kanter Freedom'ın son dönemde WNBA üzerinden yürüttüğü tartışmayı da yeniden gündeme taşıdı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Eski NBA oyuncusu, kadın sporcuların yarıştığı WNBA'ye katılma niyetini daha önce açıklamış ve kendisini kadın olarak tanımladığını söylemişti. Kanter Freedom'ın yanı sıra eski NBA oyuncusu Royce White da benzer şekilde 2027 WNBA Draftı'na katılma niyetini duyurmuştu.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>İki ismin açıklamaları, WNBA'de trans sporcuların kadınlar kategorisinde yarışıp yarışamayacağına ilişkin ABD'deki tartışmaların yeniden alevlenmesine neden oldu.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>WNBA'nın mevcut toplu iş sözleşmesinde yalnızca kadın oyuncuların ligde yer alabileceği belirtilirken, metinde cinsiyet kimliği veya doğumda atanan cinsiyet konusunda daha ayrıntılı bir tanım bulunmadığı bildiriliyor.</span></p>

<h2><span>Lig kaynakları: Drafta katılamayacaklar</span></h2>

<p class="isSelectedEnd"><span>Tartışmaların ardından Associated Press ve ESPN dahil olmak üzere çeşitli kuruluşlar, lig kaynaklarına dayanarak Kanter Freedom ve Royce White'ın WNBA Draftı için uygun olmadığını bildirdi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>AP'nin görüştüğü ve adının açıklanmasını istemeyen bir kaynak, iki eski NBA oyuncusunun 2027 Draftı'na katılamayacağını söyledi. Ancak WNBA'nın bu konuda kamuoyuna ayrıntılı ve resmi bir açıklama yapmadığı aktarıldı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Front Office Sports'a konuşan bir lig kaynağı ise Kanter Freedom ve White'ın girişimlerini “kamuoyuna yönelik gösteriler” olarak nitelendirdi ve WNBA'nın bu tartışmaların lig süreçlerini belirlemesine izin vermeyeceğini belirtti.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Dolayısıyla Kanter Freedom'ın WNBA'de forma giyme planının önündeki en önemli engel, lig kaynaklarının aktardığı bu uygunluk kararı oldu.</span></p>

<h2><span>Tartışma büyüyor</span></h2>

<p class="isSelectedEnd"><span>Kanter Freedom'ın maçtan çıkarılması ve WNBA Draftı'na uygun bulunmaması, ABD'de kadın sporlarında cinsiyet kimliği tartışmasını yeniden spor gündeminin merkezine taşıdı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Yaşananlar yalnızca Kanter Freedom ile Natasha Cloud arasındaki gerilimle sınırlı kalmazken, WNBA'nın gelecekte trans sporcuların ligdeki statüsüne ilişkin nasıl bir politika izleyeceği de merak konusu olmaya devam ediyor.</span></p>

<p><span>Şimdilik kesinleşen tablo ise şu: Eski NBA oyuncuları Enes Kanter Freedom ve Royce White, yaptıkları başvurular ve açıklamalarla WNBA tartışmasının merkezine yerleşti ancak lig kaynaklarına göre iki oyuncunun 2027 WNBA Draftı'na katılmasına izin verilmeyecek.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>CUNDULLAH ŞAYIK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/enes-kanter-freedom-wnba-macinda-salon-disina-cikarildi-ligden-2027-draft-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/aa-2361.webp" type="image/jpeg" length="62254"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mevlid Kandili dualarla idrak edildi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/mevlid-kandili-dualarla-idrak-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/mevlid-kandili-dualarla-idrak-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h1>İstanbul’da, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in dünyaya gelişinin yıl dönümü olan Mevlid Kandili, Taksim Camii’nde idrak edildi.</h1>

<p>İstanbul’da vatandaşlar, Hicri takvime göre Rebiülevvel ayının 12’nci gününü bağlayan gecede, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (SAV) doğumunun yıl dönümü olarak idrak edilen Mevlid Kandili’nde Taksim Camii’ne akın etti. Şehrin birçok noktasında camilere akın eden vatandaşlar, ibadet ederek ellerini semaya açtı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin yapıldığı kandil gecesinin huzurunu yaşayan vatandaşlara, cami girişinde ikramlarda bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/mevlid-kandili-dualarla-idrak-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 21:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/intro-resim-1300x693-1787596791309.jpg" type="image/jpeg" length="76342"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belediye Başkanlarının Yargılandığı Davada Karar Duruşması: Aktaş’a Örgüt Suçundan Beraat]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/belediye-baskanlarinin-yargilandigi-davada-karar-durusmasi-aktasa-orgut-sucundan-beraat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/belediye-baskanlarinin-yargilandigi-davada-karar-durusmasi-aktasa-orgut-sucundan-beraat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>İstanbul’da çok sayıda belediye başkanı ve belediye yöneticisinin sanık olarak yer aldığı davada karar duruşması Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda gerçekleştirildi. Duruşmada tutuklu sanıkların yanı sıra bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları da hazır bulundu.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Tekin’in eşi Celal Tekin, Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka ile başka bir dosya kapsamında tutuklu bulunan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz katıldı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da aralarında bulunduğu tutuksuz sanıklar da duruşmada yer aldı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Duruşmayı İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, bazı milletvekilleri, belediye başkanları, sanık yakınları ve partililer de takip etti. Tutuklu sanıklar ile bazı belediye başkanlarının salona girişi sırasında izleyicilerden alkış ve sloganlar yükseldi.</span></p>

<h3><span>Aktaş hakkında beraat kararı</span></h3>

<p class="isSelectedEnd"><span>Mahkeme heyetinin salona gelmesinin ardından duruşmada karar aşamasına geçildi. Mahkeme Başkanı Oğuzhan Gül tarafından karar okunurken, davanın önemli sanıklarından Aziz İhsan Aktaş hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan beraat kararı verildi.</span></p>

<h3><span>200 sanık yer alıyor</span></h3>

<p class="isSelectedEnd"><span>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, aralarında Beşiktaş, Avcılar ve Esenyurt belediyeleri ile bazı belediye iştiraklerinin de bulunduğu kurumlar “suçtan zarar gören” olarak gösterildi. Dosyada 19 mağdur ve 200 sanık bulunuyor.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>İddianamede Aziz İhsan Aktaş hakkında örgüt kurma ve farklı eylemlere ilişkin ihaleye fesat karıştırma, rüşvet, belgede sahtecilik, kamu kurumlarını zarara uğratma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve gerçeğe aykırı fatura düzenleme gibi çok sayıda suçlama yöneltildi. Aktaş için toplam 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezası talep edildi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Rıza Akpolat hakkında ise örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırma, belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, rüşvet, mal varlığı değerlerini aklama ve haksız mal edinme suçlamaları kapsamında 133 yıldan 337 yıla kadar hapis cezası istendi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Dosyada yer alan diğer belediye başkanları hakkında da çeşitli suçlamalar yöneltildi. Zeydan Karalar, Kadir Aydar, Oya Tekin ve Abdurrahman Tutdere hakkında “rüşvet alma” suçundan 4'er yıldan 12'şer yıla kadar hapis cezası talep edildi. Utku Caner Çaykara hakkında da rüşvet suçundan aynı aralıkta ceza istendi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><span>Savcılık mütalaasında yüksek hapis cezaları talep edildi</span></h3>

<p class="isSelectedEnd"><span>Davanın karar aşamasından önce savcılık makamı tarafından sunulan mütalaada da bazı sanıklar hakkında yüksek miktarlarda hapis cezası talep edilmişti.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Mütalaada Aziz İhsan Aktaş için çeşitli suçlardan toplam 103 yıldan 280 yıla, Baki Nugay için ise 119 yıldan 328 yıla kadar hapis cezası öngörüldü. Her iki sanık hakkında soruşturma aşamasında verdikleri bilgiler gerekçe gösterilerek etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması da talep edildi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Rıza Akpolat hakkında ise farklı suçlardan toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapis cezası istendi. Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz için 64 yıl 6 aydan 179 yıla, Alican Abacı için ise 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis talebinde bulunuldu.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Mütalaada Ahmet Özer hakkında iki kez “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis istenirken, Utku Caner Çaykara'nın “ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması” suçundan beraati talep edildi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Dosyanın kapsamı içinde toplam 26 sanık hakkında da “örgüte üye olma” suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.</span></p>

<p><span>Duruşmada mahkemenin diğer sanıklar yönünden vereceği kararlar ise yargılamanın sonucunu belirleyecek.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>CUNDULLAH ŞAYIK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/belediye-baskanlarinin-yargilandigi-davada-karar-durusmasi-aktasa-orgut-sucundan-beraat</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/aa-2360.jpg" type="image/jpeg" length="68727"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Alparslan Kuytul Suç Örgütü' soruşturmasında Alparslan Kuytul ve eşi tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/alparslan-kuytul-suc-orgutu-sorusturmasinda-alparslan-kuytul-ve-esi-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/alparslan-kuytul-suc-orgutu-sorusturmasinda-alparslan-kuytul-ve-esi-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da Alparslan Kuytul Suç Örgütü'ne yönelik düzenlenen operasyonda tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı. Diğer şüpheliler için mahkeme devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana'da Alparslan Kuytul Suç Örgütü'ne yönelik düzenlenen operasyonda tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklandı. Diğer şüpheliler için mahkeme devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen soruşturma kapsamında 'Alparslan Kuytul Suç Örgütü'ne yönelik polis ekipleri tarafından, grubun lideri Alparslan Kuytul ile çok sayıda kişinin evine 19 Ağustos'ta 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p>

<p>Evlerde yapılan aramanın ardından Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul'un da aralarında bulunduğu 56 kişi, suç örgütü kurma ve yönetme, örgüt üyeliği, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından gözaltına alındı.</p>

<p>Şüpheliler, dün emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. 44'ü tutuklama, 9'u adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen şüphelilerden Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheliler için mahkeme devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adana, Asayiş, Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/alparslan-kuytul-suc-orgutu-sorusturmasinda-alparslan-kuytul-ve-esi-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 07:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/alparslan-kuytul-suc-orgutu-sorusturmasinda-alparslan-kuytul-ve-esi-tutuklandi.jpg" type="image/jpeg" length="25233"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sır gibi ölüm: 3 kardeşin denize nasıl düştüğü araştırılıyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/sir-gibi-olum-3-kardesin-denize-nasil-dustugu-arastiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/sir-gibi-olum-3-kardesin-denize-nasil-dustugu-arastiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli'nin Darıca ilçesinde sahilde cansız bedenleri bulunan 3 kardeşin cenazeleri, otopsi işlemlerinin ardından aileye teslim edildi. Acılı anne, yakınlarıyla birlikte gasilhane önünde cenaze işlemlerinin tamamlanmasını beklerken, olayla ilgili sağ bulunan dördüncü kardeşin ise emniyette bilgisine başvuruluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli'nin Darıca ilçesinde sahilde cansız bedenleri bulunan 3 kardeşin cenazeleri, otopsi işlemlerinin ardından aileye teslim edildi. Acılı anne, yakınlarıyla birlikte gasilhane önünde cenaze işlemlerinin tamamlanmasını beklerken, olayla ilgili sağ bulunan dördüncü kardeşin ise emniyette bilgisine başvuruluyor.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre, dün Cami Mahallesi Şehit Cevher Dudayev Parkı Sahili'nde Muhammed Ali, Gülşah ve Belinay Sakar kardeşlerin peş peşe kıyıya vuran cansız bedenlerine ulaşılmasının ardından başlatılan geniş çaplı soruşturma devam ediyor. Polis ve Sahil Güvenlik ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında, ailenin kayıp olduğu belirlenen diğer çocuğu Bilgenur Sakar bugün deniz dışında farklı bir noktada sağ olarak bulundu.</p>

<p>Gebze Fatih Devlet Hastanesi'nde yapılan otopside vücutlarında herhangi bir darp izine rastlanmayan 3 kardeşin cenazesi, buradaki işlemlerinin ardından gece saatlerinde aileye teslim edildi. Cenazeler, defin hazırlıkları için Darıca Mezarlıklar Müdürlüğü gasilhanesine getirildi. Emniyette bilgisine başvurulan anne Güler, daha sonra gasilhane önüne gelerek çocuklarının cenaze işlemlerinin tamamlanmasını bekledi.</p>

<p>İlk beyanlarında olayın nasıl gerçekleştiğine dair bilgilerinin olmadığını ifade eden ailenin, Kars'ta bulunan babanın kente gelerek çocuklarını son kez görmesinin ardından cenazeleri yarın defnedeceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dördüncü kardeşin bilgisine başvuruluyor</p>

<p>Öte yandan olayla ilgili kayıp olarak aranırken bugün deniz dışında başka bir noktada sağ olarak bulunan ailenin dördüncü çocuğu Bilgenur Sakar'ın da emniyette bilgisine başvuruluyor.</p>

<p>Polis ekiplerinin, olayın üzerindeki sır perdesini aralamak için başlattığı çalışmalar sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Gündem, Kocaeli</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/sir-gibi-olum-3-kardesin-denize-nasil-dustugu-arastiriliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/sir-gibi-olum-3-kardesin-denize-nasil-dustugu-arastiriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="13750"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
