<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mira Gündem sondakika güncel haberler</title>
    <link>https://www.miragundem.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.miragundem.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Mira Gündem © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 21 Apr 2026 20:27:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Rami Kütüphanesi'nde Mehmet Akif Ersoy'un Mısır yılları ve Kur'an tercümesi konuşuldu]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/rami-kutuphanesinde-mehmet-akif-ersoyun-misir-yillari-ve-kuran-tercumesi-konusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/rami-kutuphanesinde-mehmet-akif-ersoyun-misir-yillari-ve-kuran-tercumesi-konusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Rami Kütüphanesi'nde '100. Yılında Mehmet Akif'in Mısır Yılları ve Kur'an Tercümesi' başlıklı program düzenlendi.</p><p>Kütüphaneden yapılan açıklamaya göre programda, İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy'un Mısır'da geçirdiği yıllar, dönemin düşünce dünyasına ve edebi üretimine etkileri ile Kur'an-ı Kerim tercümesi çalışmaları ele alındı.</p><p>Akademisyen, araştırmacı ve edebiyatseverlerin katıldığı etkinlikte, Ersoy'un Mısır'daki hayatı, ilmi çevrelerle ilişkileri, dostlukları ve bu dönemin eserlerine yansımaları değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Süreç bir koleksiyona, ardından da özel bir arşive dönüştü'</p><p>Etkinliğe katılan araştırmacı-yazar Mehmet Ruyan Soydan, Ersoy'a duyduğu ilginin zamanla kapsamlı bir arşive dönüştüğünü belirterek, bu ilginin Mithat Cemal Kuntay'ın Ersoy'a dair kaleme aldığı eserden etkilenmesiyle başladığını söyledi.</p><p>Soydan, başta sadece kitap toplama amacıyla yola çıktığını aktararak, 'Sonrasında kurduğum ilişkiler ve çevremin de yönlendirmesiyle süreç bir koleksiyona, ardından da özel bir arşive dönüştü.' ifadesini kullandı.</p><p>Ersoy'a ait mektuplar, zarflar, fotoğraflar, pullar ve çeşitli evraklardan oluşan arşivinde, şairin hayatına ışık tutan pek çok özgün belgenin yer aldığını vurgulayan Soydan, Milli şairin ailesiyle kurduğu temasların ardından kendisine emanet edilen bazı kişisel eşyaların da arşivin önemli parçaları arasında bulunduğunu kaydetti.</p><p>- 'Mısır'daki entelektüel çevrelerde saygı gördü'</p><p>Prof. Dr. Hazem Said Mohamed ise Ersoy'un 1920'li yılların sonlarında yerleştiği Mısır'da, üniversitede ders verdiğini ve uzun süre Hilvan'da yaşadığını belirtti.</p><p>Ersoy'un Mısır'da hem zorluk hem de görece refah dönemlerini bir arada yaşadığını ifade eden Mohamed, 'Şair ilmi kimliği ve kişiliğiyle Mısır'daki entelektüel çevrelerde büyük saygı gördü.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Mohamed, Ersoy'un 'İslam şairi' olarak da anıldığını, bu unvanın dönemin belgelerinde yer aldığını, şairin Mısır basınında ve edebiyat çevrelerinde yakından takip edildiğini ifade etti.</p><p>- 'Meal çalışması uzun yıllara yayılan yoğun bir emek ürünü'</p><p>Programın moderatörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Vahdettin Işık ise Ersoy'un Kur'an tercümesi çalışmasının uzun yıllara yayılan yoğun bir emeğin olduğunu ve bu sürecin hem ilmi hem de fikri açıdan büyük bir sorumluluk olduğunu aktardı.</p><p>Ersoy'un tercümede son derece sade bir dil kullandığını kaydeden Işık, metni ayet ayet değil, anlam bütünlüğünü koruyacak şekilde ele aldığını kaydetti.</p><p>Etkinlikte ayrıca Ersoy'un Mısır'a gidiş sebepleri, dönemin siyasi ve toplumsal şartları, Mısırlı aydınlarla kurduğu ilişkiler ve tamamlayamadığı bazı eserlerine dair değerlendirmelere de yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Istanbul</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/rami-kutuphanesinde-mehmet-akif-ersoyun-misir-yillari-ve-kuran-tercumesi-konusuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Dec 2025 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/rami-kutuphanesinde-mehmet-akif-ersoyun-misir-yillari-ve-kuran-tercumesi-konusuldu.jpg" type="image/jpeg" length="15920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da 'Ocaktan İlmeğe Yörük Kültürü Sergisi' düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/antalyada-ocaktan-ilmege-yoruk-kulturu-sergisi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/antalyada-ocaktan-ilmege-yoruk-kulturu-sergisi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Antalya Olgunlaşma Enstitüsü tarafından 'Ocaktan İlmeğe Yörük Kültürü Sergisi' açıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Enstitüde seramik, nakış ve giyim gibi bölümlerde eğitim gören öğrencilerin yıl boyunca yaptığı el emeği ürünler, Olgunlaşma Enstitüsü'nde sergilendi.</p><p>Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, gazetecilere, burada birbirinden değerli el işçiliği ürünlerinin ortaya çıkarıldığını söyledi.</p><p>Öğrencilerin el emeği ve göz nuru eserlerini hem kamuoyunun beğenisine hem de satışa sunmak amacıyla sergi düzenlediklerini dile getiren Erkal, 'Enstitüde 16 bölümümüz var, yıl boyunca da burada seramikten nakışa ve giyime kadar pek çok ürün yapıldı. Bazı ürünler seri üretime geçti, bazıları da özel tasarım niteliğinde sergide yer alıyor.' dedi.<br></p><p>Erkal, ilgi çeken sergide satışı yapılan ürünlerden elde edilecek gelirin okulun ihtiyaçlarında kullanılacağını bildirdi.<br></p><p>Sergi, yarın sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Antalya</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/antalyada-ocaktan-ilmege-yoruk-kulturu-sergisi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Dec 2025 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/antalyada-ocaktan-ilmege-yoruk-kulturu-sergisi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="25094"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rize'de Kaçkar Dağları ve yaylalardaki kar manzarası dronla görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/rizede-kackar-daglari-ve-yaylalardaki-kar-manzarasi-dronla-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/rizede-kackar-daglari-ve-yaylalardaki-kar-manzarasi-dronla-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>RİZE (AA) - Rize'de aralıklarla etkisini sürdüren karın ardından beyaz örtüyle kaplanan Kaçkar Dağları ve yaylalar dronla havadan görüntülendi.</p><p>Çamlıhemşin ilçesinde doğal güzellikleriyle ünlü Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırlarında kalan yaylalara, bölgede hava sıcaklığının düşmesiyle yeniden kar yağdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Beyaza bürünen Galerdüzü Yaylası ve Kaçkar Dağları'nın eteklerinde oluşan seyrine doyumsuz kar manzarası dronla kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Rize</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/rizede-kackar-daglari-ve-yaylalardaki-kar-manzarasi-dronla-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Dec 2025 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/rizede-kackar-daglari-ve-yaylalardaki-kar-manzarasi-dronla-goruntulendi.jpg" type="image/jpeg" length="66035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye bu yıl 53 bin 262 depremle saatte 6 kez sarsıldı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/turkiye-bu-yil-53-bin-262-depremle-saatte-6-kez-sarsildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/turkiye-bu-yil-53-bin-262-depremle-saatte-6-kez-sarsildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Afet Yönetim Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen: - 'Bu yıl meydana gelen deprem sayısına baktığımızda 53 bin 262'ye ulaştığını görüyoruz' - '2025 yılında 4 büyüklüğünün üzerinde 437 deprem meydana geldi. Bu tablo bize, Türkiye'de ortalama olarak her gün 4 büyüklüğünde bir deprem, yaklaşık 15 günde bir 5 ve üzeri, 73 günde bir de 6 ve üzeri büyüklükte bir deprem meydana geldiğini gösteriyor. Verilere baktığımızda Türkiye'nin saatte ortalama 6, günde ise 146 depremle sarsıldığını söyleyebiliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - FATMA SEVİNÇ ÇETİN - Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Afet Yönetim Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, bu yıl Türkiye'de kaydedilen 53 bin 262 depremle, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından en fazla sarsıntının yaşandığı ikinci yılın geride bırakıldığını belirterek, 'Verilere baktığımızda Türkiye'nin saatte 6 depremle sarsıldığını, günde 146 depremin olduğunu da yine bu veriler ışığı altında söyleyebiliyoruz.' dedi.</p><p>Doç. Dr. Özmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2025 yılı deprem verilerinin, Türkiye'de deprem tehlikesinin ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha açık şekilde gösterdiğini vurguladı.</p><p>'Bu yıl meydana gelen deprem sayısına baktığımızda 53 bin 262'ye ulaştığını görüyoruz.' diyen Özmen, asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, 2025'in Türkiye'de en fazla depremin meydana geldiği ve en yüksek deprem kaydının alındığı ikinci yıl olduğunu söyledi.</p><p>Özmen, '2025 yılında 4 büyüklüğünün üzerinde 437 deprem meydana geldi. Bu depremlerin 412'si 4-5, 20'si 5-6, 5'i ise 6-6,9 büyüklüğünde. Bu tablo bize, Türkiye'de ortalama olarak her gün 4 büyüklüğünde bir deprem, yaklaşık 15 günde bir 5 ve üzeri, 73 günde bir de 6 ve üzeri büyüklükte bir deprem meydana geldiğini gösteriyor. Verilere baktığımızda Türkiye'nin saatte ortalama 6, günde ise 146 depremle sarsıldığını söyleyebiliyoruz.' diye konuştu.</p><p>- 'Sındırgı halkı günde ortalama 146 depremle sarsıldı'</p><p>Depremleri değerlendiren Özmen, Sındırgı merkezli depremlerin etkisiyle Balıkesir'in, 2025 yılında Türkiye'de en fazla depremin meydana geldiği il olduğunu bildirdi.</p><p>Balıkesir'i sırasıyla Kütahya, Muğla, Malatya ve Kahramanmaraş'ın izlediğini belirten Özmen, yılın en önemli depreminin 23 Nisan'da Silivri'de meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem olduğunu, bu depremin İstanbul'un deprem tehlikesinin hala yüksekliğini koruduğunu bir kez daha gösterdiğine dikkati çekti.</p><p>Doç. Dr. Özmen, ikinci önemli deprem grubunun Sındırgı'da 10 Ağustos ve 27 Ekim'de meydana gelen iki ayrı 6,1 büyüklüğündeki deprem olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'10 Ağustos'tan bu yana geçen yaklaşık 4,5 aylık süreçte Sındırgı'da 21 bine yakın deprem meydana geldi. Bu, Türkiye tarihinde bir ilçede kaydedilen en fazla deprem olarak değerlendirilebilir. Bu depremlerin 82'si 4 büyüklüğünün üzerinde. Sındırgı halkı günde ortalama 146 depremle, neredeyse her gün 4 ve üzeri bir depremle sarsıldı. Bu nedenle bölgenin deprem aktivitesini yakından izlemek gerekiyor.'</p><p>Üçüncü önemli depremin ise Konya'nın Kulu ilçesinde meydana gelen 5 büyüklüğündeki deprem olduğunu, Ankara'da ise 17 Şubat, 21 Şubat ve 11 Ağustos tarihlerinde Etimesgut merkezli büyüklüğü 3,6'ya ulaşan depremlerin yaşandığını ifade eden Özmen, bu sarsıntıların başkentteki deprem tehlikesinin yeniden tartışılmasına yol açtığını söyledi.</p><p>- '2025 yılında depremler nedeniyle 3 kişi hayatını kaybetti, 594 kişi yaralandı'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'de depreme dayanıksız yapı stokunun hala fazla olduğuna dikkati çeken Özmen, '5'ten büyük depremler bile zaman zaman maalesef ciddi hasarlara yol açıyor. Bu nedenle kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırmamız gerekiyor.' şeklinde konuştu.</p><p>Özmen, Türkiye'de 24 ilin ve 81 ilçenin altından diri fay geçtiğini, bu bölgelerde yapılaşmaya öncelik verilmemesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Mümkünse diri fay üzerinde bulunan alanların yapılaşmaya uygun olmayan alanlar olarak ilan edilmesi önemli bir adım olabilir. Mekansal planlamalarda sadece deprem değil, sıvılaşma, heyelan gibi bütün afet risklerinin de mutlaka dikkate alınması gerekiyor. 2025 yılında depremler nedeniyle 3 kişi hayatını kaybetti, 594 kişi yaralandı ve bu yaralanmaların tamamı panik kaynaklı. Bu tablo, Türkiye'de afet farkındalık eğitimlerinin sayısının artırılması ve bu eğitimlerin işi bilen, alanında uzman kişiler tarafından verilmesi gerektiğini açıkça gösteriyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/turkiye-bu-yil-53-bin-262-depremle-saatte-6-kez-sarsildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Dec 2025 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/turkiye-bu-yil-53-bin-262-depremle-saatte-6-kez-sarsildi.jpg" type="image/jpeg" length="70227"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlaç yetersizliğinden bir oğlunu kaybeden Gazzeli aile ambulans uçakla Türkiye'ye getiriliyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/ilac-yetersizliginden-bir-oglunu-kaybeden-gazzeli-aile-ambulans-ucakla-turkiyeye-getiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/ilac-yetersizliginden-bir-oglunu-kaybeden-gazzeli-aile-ambulans-ucakla-turkiyeye-getiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İsrail güçleri tedavi için ailesiyle çıkmasına onay verdikleri halde baba Ali Fuad Ebu Muammer'i Gazze'den İsrail'e geçişi sırasında Kerem Ebu Salim kapısında gözaltına aldı - Filistinli anne İman Said Muammer: - 'Gazze'de bizi, hayatımızı ve psikolojimizi bitirdiler. Hastalıktan dolayı savaş sırasında hayatını kaybeden oğlumun adı Muhammed Muammer, daha 4 yaşındaydı. Oğlum ilaç ve tedavi yetersizliğinden dolayı Nasır Hastanesinde öldü' - 'İsrail zalimdir, haindir ve gaddardır. Neden benim ve çocuklarımın hayatını ve geleceğimizi çalmak istiyor. Tüm bunları kendi çocuklarına yapılmasına razılarsa ben de razıyım. Lütfen kocamı bana geri getirin' - 'Ateşkes sonrası durum aynı. Baskınları sürüyor. Kafamızı yine ayakkabılarıyla eziyorlar. Eşimi götürdüler. Hiçbir gerekçe göstermeden alıkoydular eşimi' - '(Üç yaşındaki oğlunu işaret ederek) O daha bir çocuk. Dünyada olup bitenlerden hiçbir haberi yok. Onun günahı yok ki. Nedir onun günahı?']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> AMMAN (AA) - İlaç yetersizliğinden bir oğlunu kaybeden Gazzeli aile, sınırda gözaltına alınan eşleri olmadan ambulans uçakla Ürdün üzerinden Türkiye'ye getiriliyor.</p><p>İsrail'in yaklaşık iki yıl süren saldırılarının ardından 10 Ekim'de varılan ateşkese rağmen İsrail kısmen saldırılarını sürdürdü ve Gazze'ye yeterince yardım girişine izin vermedi. Bu nedenle içeride ilaç ve gıda sıkıntısı devam ediyor.</p><p>Gazze'de ilaç ve tedavi yetersizliği nedeniyle bir oğlunu kaybeden Filistinli anne İman Said Muammer, 13 yaşındaki kızı ve tedavi altına alınacak 3 yaşındaki sendrom hastası oğluyla birlikte Türkiye'ye gönderiliyor.</p><p>İsrail güçleri tedavi için ailesiyle çıkmasına onay verdikleri halde baba Ali Fuad Ebu Muammer'i Gazze'den İsrail'e geçişi sırasında Kerem Ebu Salim kapısında gözaltına aldı.</p><p>Gazzeli aile, Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı'ndan çıkarak Kral Hüseyin Kapısı üzerinden Ürdün'e geçti.<br></p><p>Burada, Türkiye'nin Amman Büyükelçiliği tarafından temin edilen ambulansla başkent Amman'daki havaalanına getirildi. <br></p><p>Tedavi için Türkiye'ye gitmek üzere ambulans uçağa bindirilen aile, Adana'ya hareket etti.</p><p>Havalanına götürülmek üzere bindiği ambulansta AA muhabirine konuşan 28 yaşındaki Filistinli anne İman Said Muammer, yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı.</p><p>Kendini tanıtan Gazzeli anne, 'Adım İman Said Ebu Muammer. 28 yaşındayım. Oğlumun adı Kerim Ali Ebu Muammer, 3 yaşında. Kızımın adı Aye Ali Ebu Muammer, 13 yaşında. Bir oğlum da hastaydı, şehit oldu, adı Muhammed.' dedi.</p><p>Kendileriyle birlikte çıkmasına onay verdikleri halde İsrail güçlerinin, eşini sınırdan geçerken gözaltına aldıklarını dile getiren Filistinli anne, 'Neden bunu yapıyorlar? Vallahi ben onsuz yapamam. Neden bu haksızlığı yapıyorlar? Ben ondan önce ölmek istiyorum. Benim çocuğum çok hasta. Ben sırf oğlumun tedavisi için geldim.' diye konuştu.</p><p>Muammer, Gazze'deki şartlar nedeniyle ailesiyle birlikte büyük bir dram yaşadıklarını söyledi. Bir oğlunu Gazze'de ilaç yetersizliği nedeniyle kaybettiğini belirten Muammer, şöyle devam etti:<br></p><p> 'Benim bir oğlum Gazze'deki ilaç yetersizliği nedeniyle öldü. Gazze'deki kötü durumdan dolayı mecburen çıktım oradan. Allah rızası için bize yardımcı olun. <br></p><p>Bu oğlum 3 yaşında ve sendrom hastası. Tedavisi ve onun yaşaması için ayrıldım oradan. Biz yaşamak istiyoruz. Gazze'de bir gün bile doğru düzgün yaşamadık ve hayat görmedik.'</p><p>Muammer, Mısır'a açılan Refah Sınır Kapısı'ndan çıkmak istediklerini ancak buranın kapalı olduğunu dile getirdi.<br></p><p>Eşinin Dünya Sağlık Örgütünde (DSÖ) çalıştığını aktaran Muammer, 'Eşim Dünya Sağlık Örgütünde çalışıyordu. Hizmet veriyordu. Onu haksızca ve gaddarca alıkoydular. Ne zamana kadar bu zulme karşı sessiz kalınacak?' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'ye tedavi için götürülecek olmalarına rağmen eşinin yanlarında olmamasının kendileri için çok zor olduğunu vurgulayan Muammer, 'Türkiye'ye gidiyoruz ama kocam yanımızda olmadan çok zor. Onu da (eşimi) keşke Türkiye'ye gönderseler.' dedi.</p><p>Gazze'de yaşadıkları yıkımın kendilerini psikolojik olarak da bitirdiğini dile getiren Muammer, şunları kaydetti:<br></p><p>'Gazze'de bizi, hayatımızı ve psikolojimizi bitirdiler. Hastalıktan dolayı savaş sırasında hayatını kaybeden oğlumun adı Muhammed Muammer, daha 4 yaşındaydı. Oğlum ilaç ve tedavi yetersizliğinden dolayı Nasır Hastanesinde öldü.'</p><p>İsrail'in saldırı ve uygulamalarına tepki gösteren Muammer, 'İsrail zalimdir, haindir ve gaddardır. Neden benim ve çocuklarımın hayatını ve geleceğimizi çalmak istiyor. Tüm bunları kendi çocuklarına yapılmasına razılarsa ben de razıyım. Lütfen kocamı bana geri getirin.' çağrısında bulundu.</p><p>Ateşkes sonrasında da durumun değişmediğini söyleyen Muammer, 'Ateşkes sonrası durum aynı. Baskınları sürüyor. Kafamızı yine ayakkabılarıyla eziyorlar. Eşimi götürdüler. Hiçbir gerekçe göstermeden alıkoydular eşimi. Ne olur kocamı bana getirin.' diye konuştu.</p><p>Sınırda yaşadıklarına dair de Muammer, '(Sınırdaki İsrail askerlerinden) Gasbettikleri cep telefonumu istedim, vermediler. 'Telefonun yok, git artık' dediler.' ifadelerini kullandı.</p><p>Üç yaşındaki oğlunu işaret eden anne, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'O daha bir çocuk. Dünyada olup bitenlerden hiçbir haberi yok. Onun günahı yok ki. Nedir onun günahı?<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Amman</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/ilac-yetersizliginden-bir-oglunu-kaybeden-gazzeli-aile-ambulans-ucakla-turkiyeye-getiriliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 21:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/ilac-yetersizliginden-bir-oglunu-kaybeden-gazzeli-aile-ambulans-ucakla-turkiyeye-getiriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="63681"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Çorum şekerlemesi' coğrafi işaretle tescillendi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/corum-sekerlemesi-cografi-isaretle-tescillendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/corum-sekerlemesi-cografi-isaretle-tescillendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÇORUM (AA) - Çorum'un yöresel lezzetleri arasında bulunan, geçmişte bayramlarda ve özel günlerde yapılan bir kurabiye türü olan Çorum şekerlemesine coğrafi işaret tescil belgesi verildi.</p><p>Belediyeden yapılan yazılı açıklamaya göre, geleneksel yöntemlere bağlı kalınarak tereyağı ve un ile yapılan şekerleme için Çorum Belediyesince Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) coğrafi işaret tescili başvurusu yapıldı.</p><p>İnceleme sürecinin ardından Çorum şekerlemesinin coğrafi işaret tesciliyle bir geleneksel lezzetin resmi olarak koruma altına alındığı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Çorum şekerlemesi, yıllardır sürdürülen geleneksel nişan adetlerinin önemli bir unsuru olarak biliniyor. Nişan merasimleri kapsamında erkek evi tarafından gönderilen baklava tepsisine karşılık olarak, gelin kızın arkadaşları ve akrabaları tarafından tören havası içerisinde hazırlanan Çorum şekerlemesi, özenle süslenerek damat evine gönderiliyor. Bu yönüyle ürün, yalnızca bir lezzet değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir ritüelin simgesi olma özelliği taşıyor.'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, kentin gastronomi alanında her geçen gün güçlendiğini vurguladı.</p><p>Çorum'un yalnızca leblebisiyle değil mutfak kültürüyle de Türkiye'nin önde gelen şehirlerinden olduğunu belirten Aşgın, 'Coğrafi işaret çalışmalarımızla hem üreticimizi destekliyor hem de şehrimizin gastronomi kimliğini daha görünür hale getiriyoruz. Çorum şekerlemesinin tescili bu vizyonun önemli bir parçasıdır.' ifadelerini kullandı.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Corum, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/corum-sekerlemesi-cografi-isaretle-tescillendi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/corum-sekerlemesi-cografi-isaretle-tescillendi.jpg" type="image/jpeg" length="84755"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Opera Locos' ve 'NOW' gösterileri 2026'da İstanbul'da sanatseverlerle buluşacak]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/opera-locos-ve-now-gosterileri-2026da-istanbulda-sanatseverlerle-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/opera-locos-ve-now-gosterileri-2026da-istanbulda-sanatseverlerle-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - İngiltere'nin dans-tiyatro topluluklarından Jasmin Vardimon Company yapımı 'NOW' ile İspanyol Yllana tiyatro topluluğunun imzasını taşıyan ödüllü yapım 'Opera Locos' 2026'da İstanbul'da sahnelenecek. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Biletinial'dan yapılan açıklamaya göre, sahne sanatlarının iki farklı yorumu, baharda İstanbul'da izleyiciyle buluşacak. </p><p>Müzikli komedi gösterisi Opera Locos ile çağdaş dansın güçlü anlatımını sahneye taşıyan NOW, sanatseverlere unutulmaz deneyimler sunmaya hazırlanıyor. Her iki etkinliğin biletleri de etkinlik biletleme platformu Biletinial üzerinden satışa sunuldu.<br></p><p>Çağdaş dansın sınırlarını zorlayan anlatımıyla izleyiciye farklı bir sahne deneyimi vadededen NOW, 27-28 Mart'ta İstanbul Lütfi Kırdar Anadolu Oditoryum Salonu'nda sahnelenecek.<br></p><p>Modern dansın estetik gücünü dinamik koreografilerle buluşturan NOW, görsel anlatımı ve sahne enerjisiyle dans tutkunlarının yanı sıra sahne sanatlarına ilgi duyan izleyici kitlesine hitap ediyor. </p><p>Operayı 'alışılmış kalıpların dışına çıkararak her yaştan izleyiciye hitap eden sahne deneyimi' sunan Opera Locos da 10-11 Nisan'da İstanbul'da sahnelenecek.</p><p>Beş sanatçının sahne aldığı gösteride, La Traviata ve Madame Butterfly gibi opera tarihinin bilinen eserleri, Whitney Houston, Bob Marley ve pop-rock müziğinin hitleriyle bir araya geliyor.</p><p>Diyalog kullanılmadan evrensel mizah üzerinden ilerleyen Opera Locos, vokal performansları, fiziksel komedi unsurları ve görsel dinamizim ile operayı kahkaha dolu bir sahne deneyimine dönüştürüyor.</p><p>Yllana topluluğu, 1991'de kurulmasından bu yana 48 ülkede 16 binin üzerinde temsil gerçekleştirerek 6 milyondan fazla izleyiciye ulaştı. Opera Locos, topluluğun ilgi gören yapımları arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Istanbul</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/opera-locos-ve-now-gosterileri-2026da-istanbulda-sanatseverlerle-bulusacak</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/opera-locos-ve-now-gosterileri-2026da-istanbulda-sanatseverlerle-bulusacak.jpg" type="image/jpeg" length="24106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vakıflar Genel Müdürlüğü 2025'te de yardımlarını geniş kitlelere ulaştırdı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/vakiflar-genel-mudurlugu-2025te-de-yardimlarini-genis-kitlelere-ulastirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/vakiflar-genel-mudurlugu-2025te-de-yardimlarini-genis-kitlelere-ulastirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Yetim, öksüz ve engelli bireyler için muhtaç aylığı başta olmak üzere, eğitim desteği, gıda yardımı, aşevi hizmetleri, çeyiz yardımı ve iftar buluşmalarıyla çok sayıda vatandaşa destek sağlandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü, dayanışmayı güçlendirmek amacıyla yürütülen hizmetleriyle 2025 yılında da yurt içi ve yurt dışında toplumun her kesimine ulaşarak sosyal hayata katkı sundu.</p><p>Genel Müdürlükten yapılan açıklamaya göre, düzenli sosyal yardım hizmetleri kapsamında, anne ya da babasını kaybetmiş çocuklar ile engelli bireylerden oluşan toplam 6 bin 858 kişiye muhtaç aylığı desteği sağlandı.</p><p>Eğitim alanında yürütülen destek programlarıyla, ilkokuldan üniversiteye uzanan öğrenim sürecinde 50 bin öğrenciye katkı sunuldu.</p><p>Gıda yardımları, 2025 yılında vakıf hizmetlerinin en geniş alanlarından biri oldu. Yurt içinde 75 bin 870 aileye düzenli kuru gıda yardımı ulaştırılırken, Ramazan ayında yurt dışında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Bosna Hersek, Kosova, Karadağ ile Suriye'nin kuzeyinde yaşayan ihtiyaç sahiplerine toplam 95 bin gıda kolisi gönderildi.</p><p>Kurban bağışları kapsamında hazırlanan kavurmalar ise 41 bin 678 aileye ulaştırıldı. İmaret hizmetleri çerçevesinde, İstanbul, Ankara, Tokat ve Gaziantep'te her gün 8 bin 500 kişiye sıcak yemek sunulurken, Erzincan'da 3 bin öğrenciye günlük sıcak yemek desteği sağlandı. Mobil Aşevi hizmetinden ise yıl boyunca 1 milyon 49 bin 500 kişi yararlandı.</p><p>- Cezaevlerinde tatlı ikramı yapıldı</p><p>Dini bayramlarda 44 bin 155 yetim ve öksüz çocuğa bayramlık kıyafet ulaştırılırken, mübarek gün ve gecelerde vakıf camileri başta olmak üzere birçok noktada sıcak ikramlar sunuldu.</p><p>Sosyal destek faaliyetleri çerçevesinde 106 genç kıza evlilik sürecinde çeyiz desteği sağlanırken, 2 bin 351 çocuk sünnet yardımı hizmetinden yararlandı. Düzenlenen sosyal etkinlikler kapsamında ise 2 bin 500 ortaöğrenim öğrencisi piknik programlarıyla bir araya getirildi. Cezaevlerinde gerçekleştirilen tatlı ikramlarıyla da yıl boyunca farklı kesimlere yönelik sosyal temas sürdürüldü. Bunun yanı sıra hayvan barınaklarına mama desteği ulaştırılarak yardım faaliyetleri çok yönlü biçimde yürütüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- İftar sofraları kuruldu</p><p>Ramazan ayında düzenlenen Vakıf İftar Buluşmaları da 2025 yılında geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Türkiye genelinde 81 ilde 151 noktada, her gün yaklaşık 100 bin kişiye iftar ikram edilirken ülke genelinde yaklaşık 3 milyon öğün sofralara ulaştırıldı.</p><p>İlk kez yurt dışında da düzenlenen iftar programları kapsamında Lefkoşa, Saraybosna ve Prizren başta olmak üzere 8 farklı noktada, her gün 500 kişiyle aynı sofrada buluşuldu.</p><p><br></p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/vakiflar-genel-mudurlugu-2025te-de-yardimlarini-genis-kitlelere-ulastirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/vakiflar-genel-mudurlugu-2025te-de-yardimlarini-genis-kitlelere-ulastirdi.jpg" type="image/jpeg" length="37074"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adıyaman'da 1800 yıllık olduğu değerlendirilen kubbeli mezar odası bulundu]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/adiyamanda-1800-yillik-oldugu-degerlendirilen-kubbeli-mezar-odasi-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/adiyamanda-1800-yillik-oldugu-degerlendirilen-kubbeli-mezar-odasi-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Besni ilçesine bağlı Yukarı Söğütlü köyü kırsalında, içinde 6 yaban keçisi başı kabartması ve istiridye motiflerinin yer aldığı kubbeli mezar odasına kentte ilk kez rastlandı - Adıyaman Müze Müdürü Mehmet Alkan: - 'Bu yapının yüksek statülü bir aileye ait olduğunu düşünüyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADIYAMAN (AA) - ORHAN PEHLÜL - Adıyaman'ın Besni ilçesi kırsalında 1800 yıllık olduğu değerlendirilen kubbeli mezar odası bulundu.</p><p>Adıyaman Müze Müdürlüğü ekipleri, yapılan bir ihbar üzerine Yukarı Söğütlü köyü kırsalında inceleme başlattı.</p><p>Çalışmalarda milattan sonra 2. yüzyıla ait olduğu değerlendirilen kubbeli mezar odasına rastladı.</p><p>Odanın tescil edilmesi için Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne başvuru yapılacak.</p><p>- 'Adıyaman'da ilk kez karşılaştığımız nitelikte bir yapı'</p><p>Adıyaman Müze Müdürü Mehmet Alkan, AA muhabirine, mezar odasının sarp ve kayalık bir alanda bulunduğunu söyledi.</p><p>Bölgede yaptıkları ilk incelemede en az 5 odalı mezarın izine rastladıklarını belirten Alkan, ortaya çıkardıkları oda mezarın kubbeli olduğunu ifade etti.</p><p>Alkan şunları kaydetti:</p><p>'Söz konusu mezar odasının milattan sonra 2. yüzyıla, yani günümüzden yaklaşık 1800 yıl öncesine ait olduğunu değerlendiriyoruz. Mezar odasının girişinde sağda ve solda üçer kemerli mezar yer alıyor. Bu kemerli mezarlar, sütunlar aracılığıyla birbirine bağlanmış durumda. Üst kısımlarda ise mimari açıdan oldukça nitelikli ve özenle işlenmiş korniş yapıları bulunuyor. Bu yapının yüksek statülü bir aileye ait olduğunu düşünüyoruz. Adıyaman'da ilk kez karşılaştığımız nitelikte bir yapı olarak dikkat çekiyor.'</p><p>- Yaban keçisi başı kabartması bulunuyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Alkan, bulunan mezar odasının içinde bazı kabartmaların zamanla tahrip olduğunu, bazılarının ise günümüze ulaştığını belirterek, şu bilgileri verdi:</p><p>'Girişin tam karşısında yer alan kemerli mezarın içerisinde 6 yaban keçisi başı kabartması bulunuyor. Bu figürlerin girlandlarla (yarım çelenk görünümlü bezeme) birbirine bağlandığı görülüyor ayrıca bu kabartmaların üst kısmında istiridye motifleri yer alıyor. Bu motifler ölümsüzlüğü simgeliyor. Ne yazık ki bu süslemelerin bir bölümü zamanla tahrip olmuş durumda. Mezar odasının sağ ve sol bölümlerinde ise kandil yakıldığı ve sunuların bırakıldığı nişler (oyuk) tespit ettik.'</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Adıyaman</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/adiyamanda-1800-yillik-oldugu-degerlendirilen-kubbeli-mezar-odasi-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/adiyamanda-1800-yillik-oldugu-degerlendirilen-kubbeli-mezar-odasi-bulundu.jpg" type="image/jpeg" length="61028"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Syedra Antik Kenti'nin zeytinyağı üretim merkezi olduğu tespit edildi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/syedra-antik-kentinin-zeytinyagi-uretim-merkezi-oldugu-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/syedra-antik-kentinin-zeytinyagi-uretim-merkezi-oldugu-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Antalya'nın Alanya ilçesindeki antik kentin Kazı Başkanı Doç. Dr. Ertuğ Ergürer: - 'Kazı çalışmalarıyla açığa çıkardığımız 20'ye yakın zeytinyağı işliği var. Bunun dışında, antik kentin tamamında 100'den fazla zeytinyağı işliği tespit ettik' - 'Buradaki zeytinyağı işliklerinin sayısı, kentin nüfus yoğunluğuna göre oldukça fazla. Bu kadar yoğun bir üretim, kentin yalnızca kendi nüfusu için değil, mutlaka dışarıya satmak amacıyla yapılmıştır']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - MUSTAFA KURT - Antalya'nın Alanya ilçesindeki Syedra Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda tespit edilen 100'den fazla zeytinyağı işliği, şehrin antik dönemde önemli bir zeytinyağı üretim merkezi olduğunu ortaya koydu.</p><p>Geçmişi yaklaşık 3 bin yıl öncesine dayanan antik kentte, Kültür ve Turizm Bakanlığının 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamında Alaaddin Keykubat Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ertuğ Ergürer başkanlığındaki kazı çalışmaları devam ediyor.</p><p>Helenistik, Roma, Bizans ve Anadolu Selçuklu'nun izlerini taşıyan tarihi alan stadyumu, tiyatrosu, meclisi, hamamı, temiz su için oluşturulmuş altyapı sistemleri, havuzları, sarnıçları, sütunlu caddesi, vaftiz mağarası ve zeytin işlikleriyle dikkati çekiyor.</p><p>Kazı Başkanı Ergürer, AA muhabirine, kazılarda bulunan zeytinyağı işliklerinin kentin önemli bir üretim merkezi olduğunu gösterdiğini söyledi.</p><p>Syedra'da zeytinyağı işliklerinin en sık rastladıkları mimari unsurlardan biri olduğunu belirten Ergürer, 'Kazı çalışmalarıyla açığa çıkardığımız 20'ye yakın zeytinyağı işliği var. Bunun dışında, antik kentin tamamında 100'den fazla zeytinyağı işliği tespit ettik. Bunlar, kentte çok yoğun bir zeytinyağı üretiminin olduğunu gösteriyor.' dedi.</p><p>- 'Zeytinyağı işliklerinin kent içinde olması ilginç'</p><p>Ergürer, kentte neredeyse her yapının altında bir zeytinyağı ya da diğer üretimlere ait atölye ve işliklerin olduğuna dikkati çekerek, bunların üzerinde de 2 veya 3 katlı konutların bulunduğunu kaydetti.</p><p>Evlerin caddeye bakan taraflarında üretime yönelik dükkan, üst katlarda ise insanların yaşadığı konutların olduğunu anlatan Ergürer, 'Zeytinyağı işliklerinin kent içinde olması bizim için ilginç oldu. Genelde üretimler kentin dışında, sur dışındaki alanlarda olur. Burada ise neredeyse her yapının altında olması dikkat çekici. Bu durum, burada zeytinyağı üretiminin yoğun bir şekilde yapıldığını gösteriyor.' diye konuştu.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izni ve desteğiyle Geleceğe Miras Projesi kapsamında çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Ergürer, 2024'te kentin güneybatı caddesinde neredeyse tüm taş ve malzemelerin orijinal yerinde olduğu bir zeytinyağı işliğini tespit ettiklerini kaydetti.</p><p>Ergürer, zeytinyağının biriktirildiği, o dönemde 'pitos' olarak adlandırılan büyük depolama kabının da yine orijinal yerinde bulunduğunu aktararak, şöyle devam etti:</p><p>'Bakanlığımıza bu bulguların belgelerini ve verilerini paylaştıktan sonra, burayı yeniden ayağa kaldırarak, gelen ziyaretçilere zeytinyağı üretimini göstermek amacıyla çalışma yaptık. Burada zeytinler işliklerde kırılıyor, pres bölümüne götürülüyor, ahşap kollar ve mekanizmalar yardımıyla zeytinyağı sıkılarak kaplara biriktiriliyor. Daha sonra çeşitli aletlerle diğer depolama kaplarına aktarılıyor.'</p><p>- 'Ticaret ağında zeytinyağı işlikleri büyük rol oynamış olabilir'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milattan sonra 4. yüzyıl sonrasında Batı Roma'daki büyük bir huzursuzluğun insanları doğuya doğru yönelttiğini ifade eden Ergürer, bu nedenle Anadolu genelinde önemli bir nüfus artışı yaşandığı bilgisini verdi.</p><p>Ergürer, bu dönemde Anadolu'da üretimin arttığını ve ticaret ağı içerisinde Syedra'daki zeytinyağı işliklerinin büyük rol oynamış olabileceğine işaret ederek, şunları söyledi:</p><p>'Syedra'da da çok yoğun bir zeytin üretimi olduğunu tespit ettik. Kendi amforasını da ürettiğini bildiğimiz bu kentte 'Ada Taş' olarak adlandırılan limandan ürünler büyük ihtimalle Akdeniz'in karşı kıyılarına ya da başka bölgelere satılıyordu. Buradaki zeytinyağı işliklerinin sayısı, kentin nüfus yoğunluğuna göre oldukça fazla. Bu kadar yoğun bir üretim, kentin yalnızca kendi nüfusu için değil, mutlaka dışa satım amacıyla yapılmıştır.'</p><p>Syedra'da gezi güzergahı ve karşılama alanlarına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Ergürer, 'Güneybatı bölümünde restore edilen zeytinyağı işliği de gezi güzergahı içerisinde yer alıyor. Ziyaretçi alımı başladığında bu alanlar tamamen açık olacak. Ziyaretçiler buraya gelerek tabelalar ve görsel unsurlar aracılığıyla bilgi alma imkanına sahip olacak.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Antalya</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/syedra-antik-kentinin-zeytinyagi-uretim-merkezi-oldugu-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/syedra-antik-kentinin-zeytinyagi-uretim-merkezi-oldugu-tespit-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="24578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Para yüzücü 11 yaşındaki Muhammed Ali'nin milli takım hayali]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/para-yuzucu-11-yasindaki-muhammed-alinin-milli-takim-hayali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/para-yuzucu-11-yasindaki-muhammed-alinin-milli-takim-hayali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Muhammed Ali Biçer: - 'Milli takım herkes gibi benim de hayalim. Milli takıma girip bayrağımızı olimpiyatlarda dalgalandırmak istiyorum, İstiklal Marşımızı okutmak istiyorum' - Antrenör Emrah Güngör: - 'Milli takım barajlarını geçiyoruz. Hedef yarışımız 200 metre serbest. Yaşımız 11 olduğu için seneye davet almayı bekliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURSA (AA) - MUSTAFA YILMAZ - Para yüzücü 11 yaşındaki Muhammed Ali Biçer, yaşı nedeniyle henüz giremediği milli takımın hayalini kuruyor.</p><p>Annesi Gülay Biçer'in yönlendirmesiyle 3 yaşında yüzmeye başlayan Muhammed Ali, yaklaşık 7 yıldır Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Yıldırım Belediyesine bağlı Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi'nde çalışmalarını sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tek koluyla evde ve okulda her işini kendisi yapan havuza girerken hazırlıklarında yardım almayan Muhammed Ali, antrenörü Emrah Güngör gözetiminde haftanın 6 günü yüzme antrenmanı yapıyor.</p><p>Türkiye şampiyonalarında serbest, kelebek ve sırt üstü stillerinde başarılar kazanan Muhammed Ali Biçer, milli takıma girebilmek için yaşının gelmesini bekliyor.</p><p><br></p><p>- Milli takım için '12' gerekiyor<br></p><p>Türkiye birinciliğini 50 metre serbest stilde 48 saniyeyle elde eden Muhammed Ali, AA muhabirine yüzmeyi çok sevdiğini söyledi.</p><p>Hedeflerine ulaşmak için yoğun çalıştığını aktaran Biçer, 'Hedefim önce milli takıma girip, Avrupa ve dünya şampiyonluklarının ardından olimpiyatlara kadar çıkmak. Milli takıma girme süreci 12 yaşında başlıyor. Şu anda 11 yaşındayım, antrenmanlarıma devam ediyorum, süreleri geçmeye çalışıyorum.' dedi.</p><p>Biçer, çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü vurgulayarak şöyle devam etti:</p><p>'Milli takım herkes gibi benim de hayalim. Milli takıma girip bayrağımızı olimpiyatlarda dalgalandırmak istiyorum, İstiklal Marşımızı okutmak istiyorum. Gecikti bana göre ama olsun yine de daha güzel toparlanıp, daha iyi gireceğiz inşallah milli takıma. İyi gidiyoruz, antrenmanlarımız da sürüyor. Türk bayrağının gönderde dalgalanışı zihnimde canlandıkça daha hararetli bir şekilde çalışmaya devam ediyorum. 30 Ocak-1 Şubat arasında turnuva var, hararetli şekilde hazırlanıyoruz. Bazı günler uzun antrenmanlar yapıyoruz, acısını geçirmek için ertesi gün biraz daha yavaş antrenmanlar yapıyoruz. Haftanın 6 günü günde 2 saat yüzüyoruz.'</p><p><br></p><p>- 'Seneye davet bekliyoruz'</p><p>Biçer'in antrenörü Emrah Güngör de Muhammed Ali ile 2 yıldır çalıştıklarını anlattı.</p><p>Giresun'daki Türkiye Şampiyonası'nda geçen yıl dünya şampiyonasının B barajını geçmeyi başardıklarını belirten Güngör, Muhammed Ali'nin 2 yıl gibi kısa sürede büyük başarılar elde ettiğini söyledi.</p><p>Güngör, milli takıma girmek için 12 yaş barajını beklediklerini dile getirerek 'Onun için hedef yıl 2027. İnşallah milli takıma gireceğiz. Burada Muhammed Ali ile çalışmak benim için de çok büyük bir ayrıcalık çünkü çok çalışkan, yaşına göre çok olgun. Antrenmanlarda ne istiyorsak hep 2 katını vermeye çalışan bir sporcu.' ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye Şampiyonası'nda ocak ayında en iyi dereceyi yapmayı hedeflediklerini anlatan Güngör, şunları kaydetti:</p><p>'Şu anda milli takım barajlarını geçiyoruz. Hedef yarışımız zaten 200 metre serbest. Yaşımız 11 olduğu için seneye davet almayı bekliyoruz. Şu an S4 kategorisinde yarışıyor. Yıldızlar kategorisinde 100-200 metre serbest Türkiye şampiyonu, 150 metre karışık, 50-100 sırt Türkiye şampiyonu zaten. 2027 Dünya Şampiyonası için A barajını alıp ilk dünya şampiyonasına katılacağız. 2027 yılındaki performansa göre 2028 olimpiyatlarını hedefleyeceğiz ama bundan sonraki süreçte Avrupa ve dünya şampiyonası gibi büyük organizasyonlara girmek istiyoruz. Milli takımımızı gururla temsil etmek istiyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bursa, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/para-yuzucu-11-yasindaki-muhammed-alinin-milli-takim-hayali</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/para-yuzucu-11-yasindaki-muhammed-alinin-milli-takim-hayali.jpg" type="image/jpeg" length="93325"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çanakkale'de Troya Müzesi Denizcilik Sergi Alanı açıldı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/canakkalede-troya-muzesi-denizcilik-sergi-alani-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/canakkalede-troya-muzesi-denizcilik-sergi-alani-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Enerjisa Üretim CEO'su İhsan Erbil Bayçöl: - 'Bugün bu geminin burada yer alması bizim için büyük bir keyif. İnsanlar da kafalarında canlandırabilecekler. Bu geminin binlercesi Troya Savaşı'nın bir parçasıydı']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÇANAKKALE (AA) - Enerjisa Üretim, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği işbirliğiyle, Homeros'un destanlarından ilhamla ve dönemin tekniklerine uygun olarak inşa edilen gemi, Troya Müzesi koleksiyonuna kazandırıldı.</p><p>Troya dönemine özgü kavela-zıvana yöntemiyle, çivi kullanılmadan inşa edilen geminin yer aldığı Troya Müzesi Denizcilik Sergi Alanı törenle ziyarete açıldı.</p><p>Enerjisa Üretim CEO'su İhsan Erbil Bayçöl, açılışta yaptığı konuşmada, replikanın yerini bulduğunu ve Troya Müzesi'nde daimi olarak sergileneceğini söyledi.</p><p>Çanakkale'nin içinde yer aldığı coğrafyanın rüzgarın başkenti olduğunu ve geçmişten günümüze de rüzgarın bereketinden faydalanmaya devam ettiğini dile getiren Bayçöl, Enerjisa Üretim'in de bu coğrafyada yerleşik olduğunu anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bayçöl, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Çanakkale'nin rüzgarın başkenti olmasından mütevellit bizim de yaklaşık 300 megavat kapasitede rüzgar santralimiz Türkiye'de rekabetçi elektrik üretimini, aynı zamanda yeşil enerji tedariğini sağlıyor. Yolumuz çok güzel bir şekilde Troya Müzesi ile buluştu daha sonra 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği ile buluştuk. O andan itibaren bu geminin Troya Müzesi'nde yer almasıyla ilgili hayaller kurmaya başladık. Bugün bu hayal gerçeğe döndü. Bugün bu geminin burada yer alması bizim için büyük bir keyif. İnsanlar da kafalarında canlandırabilecekler. Bu geminin binlercesi Troya Savaşı'nın bir parçasıydı. Bu coğrafya aslında bu tarz kalpten yapılan mücadelelerin de başkenti olmuş vaziyette. Çok gururlu ve keyifli bir gün bizim için.'</p><p>Enerjisa Üretim'in varlıklarıyla büyük bir coğrafyaya yayıldığını, Türkiye'nin yaklaşık yüzde 5'e yakın elektrik tüketimini, 5 farklı teknolojide karşıladıklarını belirten Bayçöl, bazı antik kentlerin yakınında da santrallerinin bulunduğun aktardı.</p><p>Bayçöl, Troya'nın çok yakınında 4-5 rüzgar santralinin işletme halinde olduğunu, Efes Antik Kenti'ne 10-15, Bergama'da ise 20 dakika mesafede Türkiye'nin en büyük rüzgar santrallerinden birinin yer aldığını belirterek, 'Sanıyorum antik kentlerle bütünleşmemiz bundan sonra daha güçlü şekilde devam edecek. Bu projeler bizim için geleceğe sorumluluk projesi. Çünkü biz rüzgarı hem geçmişle, günümüzle kurduğumuz bir bağ hem de doğayla kurduğumuz dengenin unsuru hem de geleceğimizi ve çocuklarımızı düşündüğümüzde bir sorumluluk olarak dikkate alıyoruz ve faaliyetlerimizi buna göre şekillendirmeye çalışıyoruz. Buna benzer projelerde yer almaya devam edeceğiz.' ifadesini kullandı.</p><p>360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği Başkanı Mualla Erkurt ise bu gemi için geçen sene kasım ayında yola çıktıklarını, esas çalışmalara temmuz ayında başladıklarını anlattı.</p><p>Troya Müzesi Denizcilik Sergi Alanı'nda ziyarete açılan tekneyi yaparken çok heyecanlandıklarını ifade eden Erkurt, şunları kaydetti:</p><p>'Böyle kalıcı bir serginin olması, Troya'nın deniz bağlarının kurulması için çok kısa bir sürede imal ettik Enerjisa Üretim'in, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ve Troya Müzesi'nin desteğiyle. İnşallah bundan sonra güzel insanlara hizmet eder, hikayesini anlatır, denizle olan bağların kuvvetlenmesini sağlar. Deniz kültürünün önemli olduğunu düşünüyoruz. Hiçbir engel olmadan bütün yüklerin taşındığı bir yerdir deniz. Bunları anlatmak için müzeye de görevler düşüyor.'</p><p>Çanakkale Valisi Ömer Toraman, İl Kültür ve Turizm Müdürü Çağman Esirgemez, Enerjisa Üretim CEO'su Bayçöl, 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği Başkanı Erkurt, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arda Aydın ve Troya Müzesi Müdürü Sinem Düzgören tarafından kesilen kurdelenin ardından Troya Müzesi Denizcilik Sergi Alanı'nı ziyarete açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Čanakkale</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/canakkalede-troya-muzesi-denizcilik-sergi-alani-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/canakkalede-troya-muzesi-denizcilik-sergi-alani-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="45769"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa'daki tarihi Balıklıgöl beyaza büründü]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/sanliurfadaki-tarihi-balikligol-beyaza-burundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/sanliurfadaki-tarihi-balikligol-beyaza-burundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'da etkili olan kar, tarihi Balıkgöl Yerleşkesi ve Şanlıurfa Kalesi'nde güzel görüntüler oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kentte gece saatlerinde başlayan kar yağışı, tarihi Balıklıgöl ve Şanlıurfa Kalesi'ni beyaza bürüdü.</p><p>Vatandaşlar, tarihi Balıklıgöl yerleşkesini ziyaret ederek, fotoğraf çektirdi.</p><p>Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ekipleri de karla mücadele çalışmaları sürdürüyor.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/sanliurfadaki-tarihi-balikligol-beyaza-burundu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/sanliurfadaki-tarihi-balikligol-beyaza-burundu.jpg" type="image/jpeg" length="67320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Siyasetçi, düşünür, yazar İsa Yusuf Alptekin İstanbul'da anıldı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/siyasetci-dusunur-yazar-isa-yusuf-alptekin-istanbulda-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/siyasetci-dusunur-yazar-isa-yusuf-alptekin-istanbulda-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Siyasetçi, düşünür, yazar İsa Yusuf Alptekin'in vefatının 30. yılında Töre-Devlet Kitabevinde düzenlenen söyleşi ve imza günü etkinliği edebiyat ve tarih meraklılarıyla buluştu.</p><p>Alptekin'in yad edilerek, fikri ve siyasi mücadelesinin ele alındığı programda konuşma yapan yazar Hamit Göktürk, söyleşide katılımcılara sunulması için Alptekin'in 1990'lı yıllarda bir kurultayda çekilen fotoğrafını hazırladıklarını söyledi.</p><p>Alptekin'in tarihe not düşen birçok konuşması bulunduğunu dile getiren Göktürk, 'İsa Yusuf Alptekin'in fotoğrafının yanına 'Doğu Türkistan davasını Türk milletine emanet ediyorum.' sözünü koyalım diye düşündük. Hakikaten bu sözün ne kadar yerinde olduğunu bugün burada daha iyi görüyoruz.' dedi.</p><p>Göktürk, 30 sene önce İstanbul'da vefat eden Alptekin ve dava arkadaşı Mehmet Emin Buğra'nın da anılmasının önemini vurgulayarak, 'Allah rahmet eylesin, mücadele arkadaşı, Doğu Türkistan'dan çıkararak vatan için vatandan ayrılma şiarıyla Hindistan üzerinden Türkiye'ye gelen Mehmet Emin Buğra da 60. ölüm yıl dönümünde yine böyle toplantılar oldu.' şeklinde konuştu.</p><p>Alptekin'in hayatıyla ve yaptığı çalışmalarla ilgili bilgiler veren Göktürk, 'Doğu Türkistan mücadelesine bir hukuki zemin hazırlamak için 5-10 Eylül 1955 tarihleri arasında Suudi Arabistan'ın Taif kentinde Doğu Türkistan kurultayını topluyor ve burada katılan Doğu Türkistanlıların ortak imzasıyla yetkilendiriliyor. Bu belgeleri gördüm, arşivler çocuklarının elinde ve daha açılmadı. Mehmet Emin Buğra ve İsa Yusuf Alptekin de burada Doğu Türkistan davasını yürütmesi için vekil tayin edildi. Sonra Türkiye'de bu Zeytinburnu'nda Doğu Türkistan Göçmenler Derneği'ni kuruyor. O zaman Türkiye'de Kazak Türkleri daha çoğunlukla, Uygurlar azınlıkla. Onların da vatanı Doğu Türkistan. Onlarla beraber çalışıyorlar.' değerlendirmesini yaptı.</p><p>Hamit Göktürk, Alptekin'in yurt içinde ve yurt dışında çeşitli toplantılara katılarak konuşmalar yaptığına işaret ederek şunları kaydetti:</p><p>'Mısır, Hindistan, Somali, Suudi Arabistan, Pakistan, Hindistan ve Irak'ın da arasında bulunduğu ülkelere gidip Doğu Türkistan'ı temsilen burada Doğu Türkistan'daki Çin zulmünü anlatıyor. Tabii o zaman Doğu Türkistan, Batı Türkistan diye bir ayrım yoktu, Türkistan birdi. Batı Rus istilasında, Doğu Çin istilasında kalan bölüm. O zaman Türkistan mefhumu vardı. Yani birlik, beraberlik vardı. Şimdi biz Turan kurmaya çalışıyoruz ama o zaman vardı yani Turan.'</p><p>Alptekin'in bir göz rahatsızlığı bulunduğunu belirten Göktürk, 'Ben yanında bir süre kaldım 1980'li yıllarda kendisinin yardımcısı katibiydim. Göz tansiyonu vardı o zaman ama biraz görüyordu. Fakat 1986 yılından sonra tamamen görme yeteneğini kaybetti. Gözleri kapandı.' diye konuştu.</p><p>- 'Hakikatlerin dili vardır'</p><p>Eğitimci-yazar Gazi Karabulut, Allah'ın Türk milletine vermiş olduğu dava şuurunun ve emanet kavramının nesilden nesle aktarılarak dünyaya yayıldığı yerin Türkistan coğrafyası olduğunu ve bütün Türk devletlerinin bu merkezden dünyaya dağıldığını ifade etti.</p><p>Bölünmeden önce bütün bu coğrafyanın Türkistan olarak anıldığını aktaran Karabulut, 'Yetmiş yıl boyunca şuurunu kaybettirmek istedikleri Türk topluluğunu 1990'lı yıllardan sonra Batı Türkistan ve Doğu Türkistan diye bölündü ve İngilizlerle birlikte o coğrafyanın adını Orta Asya koydular. Bu kavramı kabul etmemiz mümkün değil. Eğer bu kavramı kabul edersek Doğu Türkistan'da dün bugün yaşanan zulümlerin sebebini de kavrayamamış oluruz.' dedi.</p><p>Türkistan coğrafyasında tarihin ender kaydedeceği ilim, bilim ve din insanlarının yetiştiğini belirterek, bu coğrafyada yaşanan acı olaylardan örnekler veren Karabulut, 'Bunları sokaklara çıkalım da isyan edelim anlamında demiyorum ama dile getirelim. İnsan hakları, hukuk açısından dile getirelim, sivil toplum örgütleri aracılığıyla dile getirelim. Ama yüksek sesle hakikatleri ifade edelim.' görüşünü paylaştı.</p><p>Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un bir romanında anlattığı Nayman Ana efsanesinden misal veren Karabulut, 'Hakikatlerin dili vardır. Hakikatler yüzünüze öyle bir çarpar ki o zaman o gerçekler karşısında ezilirsiniz.' dedi.</p><p>Gazi Karabulut, Emine Işınsu Roman Ödüllerinde 'Jüri Özel Ödülü' alan 'Yer Kırmızı Gök Siyah' adlı romanından ve Türkistan coğrafyasını konu alan bazı eserlerden de örnekler verdi.</p><p>Yazar Mikdat Topçu ise yazar Hamit Göktürk'ü dinlemenin büyük bir şans olduğunu belirterek, 'Aynı şansı derneğimize geldiğinde İsa Yusuf Alptekin ile de yakalamıştım.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Alptekin'in Türklerin bütün dünyada birleşmesini isteğini, 'İncir Cinleri' adlı kitabını kaleme alırken de buradan yola çıktığını aktaran Topçu, 'Yaşanmış olayları anlatmak hakikaten çok güzel ama ne yapılmalı konusunda bir fikrimiz yok. Kitabımda Doğu Türkistan'ın tarihini değil sadece tek bir olayı ele alarak yazdım.' ifadesini kullandı.</p><p>Katılımcıların sorularının da cevaplandığı 'İsa Yusuf Alptekin ve Doğu Türkistan' başlıklı etkinlik, yazarların kitaplarını imzalamasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Istanbul</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/siyasetci-dusunur-yazar-isa-yusuf-alptekin-istanbulda-anildi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 22:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/siyasetci-dusunur-yazar-isa-yusuf-alptekin-istanbulda-anildi.jpg" type="image/jpeg" length="33351"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gölcük Tabiat Parkı'nda kar yağışının ardından kış manzaraları oluştu]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/golcuk-tabiat-parkinda-kar-yagisinin-ardindan-kis-manzaralari-olustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/golcuk-tabiat-parkinda-kar-yagisinin-ardindan-kis-manzaralari-olustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BOLU (AA) - Bolu'nun doğal güzellikleriyle ünlü Gölcük Tabiat Parkı, bölgede etkili olan kar yağışına rağmen misafirlerini ağırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kent merkezine yaklaşık 13 kilometre uzaklıktaki parkın bulunduğu bölgede 3 gündür aralıklarla kar yağışı etkili oluyor.</p><p>Kar kalınlığının arttığı parka gelen tatilciler, soğuk havaya rağmen göl çevresinde yürüyüş yaptı, iskelede ve göl çevresinde fotoğraf çektirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Bolu</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/golcuk-tabiat-parkinda-kar-yagisinin-ardindan-kis-manzaralari-olustu</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/golcuk-tabiat-parkinda-kar-yagisinin-ardindan-kis-manzaralari-olustu.jpg" type="image/jpeg" length="66707"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüzyılın Konut Projesi'nde kura çekimleri yarın başlıyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/yuzyilin-konut-projesinde-kura-cekimleri-yarin-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/yuzyilin-konut-projesinde-kura-cekimleri-yarin-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Yarın Adıyaman ile başlayacak kura çekimi, 30 Aralık'ta Şırnak ve Hakkari, 5 Ocak'ta Siirt ve Van, 6 Ocak'ta Mardin ve Ağrı, 7 Ocak'ta ise Batman ile devam edecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Yüzyılın Konut Projesi kapsamında 81 ilde inşa edilecek 500 bin konut için hak sahiplerini belirleyecek kura çekimleri yarın başlayacak.<br></p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 81 ilde dar gelirli vatandaşların uygun koşullarda ev sahibi olmalarını sağlayacak Yüzyılın Konut Projesi'nde, noter huzurunda yapılacak 'Konut Alma Hakkı ve Konut Belirleme Kurası' ile asil ve yedek listeler belirlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hak sahipliğini belirleyecek kura çekimi, yarın, ilk olarak deprem bölgesindeki Adıyaman'da başlatılacak.<br></p><p>Kura çekimi, 30 Aralık'ta Şırnak ve Hakkari, 5 Ocak'ta Siirt ve Van, 6 Ocak'ta Mardin ve Ağrı, 7 Ocak'ta ise Batman ile devam edecek. TOKİ'nin duyuracağı takvimle kura çekimleri sürecek.</p><p>Proje kapsamında Hatay'da 13 bin 289, Kahramanmaraş'ta 8 bin 195, Malatya'da 9 bin 609, Adıyaman'da 6 bin 620, Gaziantep'te 13 bin 890, Şanlıurfa'da 13 bin 690, Diyarbakır'da 12 bin 165, Adana'da 12 bin 400, Elazığ'da 3 bin 825, Osmaniye'de 2 bin 990, Kilis'te 1170 sosyal konut inşa edilecek.</p><p>Söz konusu projeyle en az 2 milyon kişi sağlam, afetlere dirençli, güvenli, modern konutlara uygun fiyatlarla kavuşacak. Bu sayede hem vatandaşlar ev sahibi olacak hem de konut-kira fiyatları dengelenecek. 1,5 trilyonluk projeyle 300 sektörün çarkı daha hızlı dönecek.</p><p>Aynı proje kapsamında İstanbul'da TOKİ eliyle ilk kez kiralık sosyal konut uygulaması da hayata geçirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/yuzyilin-konut-projesinde-kura-cekimleri-yarin-basliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/yuzyilin-konut-projesinde-kura-cekimleri-yarin-basliyor.jpg" type="image/jpeg" length="21294"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sporcu ailenin 'beşikte başlayan' karate sevgisi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/sporcu-ailenin-besikte-baslayan-karate-sevgisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/sporcu-ailenin-besikte-baslayan-karate-sevgisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Bursa'nın İnegöl ilçesinde yaşayan karate tutkunu İsmail ve Özlem Kocal çiftinin 6 çocuğu, ebeveynlerinin izinden giderek karatede ulusal ve uluslararası başarıya imza atıyor - Yetişkin tüm fertleri milli sporcu ailede baba İsmail Kocal: - 'Eğitimlerini kendim verdim. Her zaman salonun bir köşesinde onların beşikleri vardı. Salonun köşesinde büyüdüler ve şimdi torunlarım salonun köşesinde büyüyor. Bizde bu bir kültür oldu' - Anne Özlem Kocal: - 'İlk bu işe başladığımda 'ev hanımı nasıl sporcu olur?' diye çok tepkiler almıştım. Ona rağmen yaptım. Çocuklarımı hep salonda büyüttüm']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURSA (AA) - BURCU İNANIR - Bursa'nın İnegöl ilçesinde yaşayan ve yetişkin her ferdi milli karateci olan Kocal ailesinde spor sevgisi çocukların ardından torunlara da aktarılıyor.<br></p><p>Karateye 42 yıl önce başlayan milli sporcu İsmail Kocal (50), 1998'de evlendikten sonra hayat arkadaşı Özlem Kocal'ı da branşa yönlendirdi. <br></p><p>İkisi de milli sporcu olan ve antrenörlük yapan Kocal çiftinin 6 çocuğu da anne ve babalarının izinden giderek milli takıma kadar yükseldi.<br></p><p>Yetişkin aile üyelerinin hepsi milli karateci olan Kocal ailesi, yurt içi ve yurt dışındaki organizasyonlarda madalyalar kazanarak başarılarını taçlandırdı.</p><p>Kocal çifti, milli karateci Murat Efe ile evlenen büyük kızları İrem Sena Efe'nin iki çocuğunu da 'karateci' yetiştirmeyi hedefliyor.</p><p><br></p><p>- 'Askerliğimi bile karate antrenörü olarak yaptım'</p><p>Baba İsmail Kocal, AA muhabirine, küçük yaşlarda karateyle tanıştığını söyledi.</p><p>Karatenin hayatının parçası olduğunu, çocuklarını da bu yönde yetiştirdiğini belirten Kocal, 'Eğitimlerini kendim verdim. Her zaman salonun bir köşesinde onların beşikleri vardı. Salonun köşesinde büyüdüler ve şimdi torunlarım salonun köşesinde büyüyor, beşikleri var. Bizde bu bir kültür oldu. Ailemizin bir parçası oldu. İnşallah torunlarım da aynı şekilde devam ettirirler.' diye konuştu.</p><p>Kocal, 'Ashihara' ve 'Kyokushin-Kan' dalıyla ilgilendiğini, 10 yıldır kendi spor kulübünde yeni sporcular yetiştirdiğini aktardı.<br></p><p>Öğrencilerini kendi çocuklarıyla bir gördüğünü anlatan Kocal, 'Askerliğimi bile karate antrenörü olarak yaptım. Bu benim üzerime çok güzel yapıştı. Yani benim için çok güzel bir duygu, çok güzel bir şey. Dünyaya tekrar gelsem yine karateyi tercih ederim.' dedi.</p><p>Kocal, ailede en az şampiyonluğa sahip çocuğunun bile 6 Türkiye şampiyonluğunun bulunduğunu sözlerine ekledi.<br></p><p><br></p><p>- Ev hanımlığından milli sporculuğa</p><p>Özlem Kocal da evlendikten sonra bu sporla ilgilenmeye başladığını dile getirdi.<br></p><p>Türkiye ve Avrupa'da derecelerinin olduğu bilgisini veren Kocal, şöyle devam etti:</p><p>'İlk bu işe başladığımda 'ev hanımı nasıl sporcu olur?' diye çok tepkiler almıştım. Ona rağmen yaptım. Çocuklarımı hep salonda büyüttüm. İyi ki yapmışım. Bu sporun bana çok faydası oldu. Hem bedenen hem de ruhen çocuklarla bir arada olmak, onlarla eğlenmek, vakit geçirmek bana enerji katıyor. Şampiyonluğa hazırlık sıralarında yaptığımız o kamplar, sporcularla bir arada vakit geçirmek yaşımın vermiş olduğu o ağırlığı bana unutturuyor. Daha genç hissediyorum. Yıllardır da çocuklarla bir arada olmak gerçekten heyecan verici.'</p><p><br></p><p>- Anne ve babalarının izinden gidiyorlar<br></p><p>Ailenin büyük kızı İrem Sena Efe (26) 2021'de kendisi gibi milli karateci Murat Efe ile spor salonunda tanıştığını, ardından evlendiğini anlattı.<br></p><p>Efe, 2 çocuğuyla 'ata sporunu' sürdüreceğini vurgulayarak 2017, 2018, 2019 yıllarında üst üste Türkiye şampiyonluğu kazandığını ve 'En Teknik Sporcu Ödülü'ne layık görüldüğünü aktardı.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Furkan Osman Kocal, bölgesel, ulusal ve uluslararası derecelerinin olduğunu dile getirdi.<br></p><p>Kocal, 'Yardımcı antrenör olduktan sonra bu sporun içindeki belli farkındalıklara varıyorsunuz. Bu sporun farkındalığına vardıktan sonra bunu başka bir kişiye iletmek esasında ekstradan insana bir haz veriyor. Yardımcı antrenörlük yaptığım süreçte bunun farkına vardım. Minik öğrencilerim var, onlarla çalışıyoruz.' ifadelerini kullandı.<br></p><p>Aybüke Seda Kocal (20) 2 kez dünya şampiyonu olduğunu, antrenörlük yapmak istediğini söyledi.<br></p><p>Berra Su Kocal (16) geçen yıl milli takıma seçildiğini dile getirerek 2026'nın şubat ayında düzenlenecek Türkiye Şampiyonası'na hazırlandığını kaydetti.<br></p><p>Ailenin diğer çocukları Aynisa Sema ile Muhammed İbrahim Kocal da karatenin hayatlarındaki önemine değindiler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bursa, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/sporcu-ailenin-besikte-baslayan-karate-sevgisi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/sporcu-ailenin-besikte-baslayan-karate-sevgisi.jpg" type="image/jpeg" length="26295"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanatçı Fazıl Say, 'Mother Earth' ve 'Mozart ve Mevlana' eserlerinin Türkiye prömiyerini yaptı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/sanatci-fazil-say-mother-earth-ve-mozart-ve-mevlana-eserlerinin-turkiye-promiyerini-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/sanatci-fazil-say-mother-earth-ve-mozart-ve-mevlana-eserlerinin-turkiye-promiyerini-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Sanatçı, geleneksel yıl sonu konserinde seslendirdiği yeni eserleriyle, iklim krizine ve dünyada yaşanan savaşlara dikkati çekti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Volkswagen Arena'da geleneksel yıl sonu konseriyle müzikseverlerle buluştu.</p><p>ACM Prodüksiyon organizasyonuyla düzenlenen konserde Say, 'Mother Earth' ve 'Mozart ve Mevlana' adlı eserlerinin Türkiye prömiyerini de gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Say, sahnede yaptığı konuşmada, Mevlana ile Mozart'ın evrensel ve zamansız seslerini yeni eserinde bir araya getirdiğini belirterek, 'Mevlana 800 yıl önce, Mozart 300 yıl önce yaşamış. Bu zamansızlık bir yerde buluşmalı diye düşündüm. Doğu ile Batı'nın şu anda, bu yüzyılda en çok birbirine dostluk eli uzatması gereken çağdayız. Şu haline bak dünyanın, nasıl bir düşmanlık ve ötekileştirme güdülüyor. Filistin-İsrail, Çin, İran, Türkiye meselesine bak. Bu yaşananlar, çok kötü politikaların sonucu. Aslında değişebilir, değişmelidir, bambaşka olmalıdır.' ifadelerini kullandı.</p><p>Dünyadaki iklim krizinin sonuçlarının artık ciddi boyutlara ulaştığına dikkati çeken Say, şunları kaydetti:</p><p>'Dünyanın birçok şehrinde büyük su sıkıntıları var. Bunun felaket sonuçları var. Depremler, seller, iklim değişikliği çok arttı. İnsanlık hatalar yaparak bunları hızlandırıyor ve orman yangınları da bunlardan biri. Dünyada bu konuda bir farkındalık yaratılmak isteniyor. Benim yazdığım eser de bu kapsamda bir farkındalık yaratma eseriydi. Bu eseri dünyanın her yerinde de her hafta çalmaya başladık.'</p><p>Şef Nil Venditti ise 'Mother Earth' eserinin dünya prömiyerini 6 ay önce gerçekleştirdiklerini anlatarak, '7 bölüm müzik akıyor. Her bölümde bir şeyden bahsediyoruz. Fazıl, gerçekten bütün piyano ve orkestra renklerini beraber kullanıyor.' dedi.</p><p>Konserin ilk bölümünde, dünyanın geleceğine dikkati çeken ve Japonya'daki ilk seslendirilişinin ardından büyük yankı uyandıran 'Mother Earth' adlı piyano konçertosu, piyanoda Fazıl Say ve şef Nil Venditti yönetimindeki Fazıl Say Festival Orkestrası eşliğinde yorumlandı.</p><p>Programın ikinci yarısında, Say'ın uzun yıllara yayılan düşünsel ve müzikal katmanlar içeren yapıtı 'Mozart ve Mevlana', yine Türkiye'de ilk kez şef Venditti ve koro şefi Volkan Akkoç yönetiminde, soprano Görkem Ezgi Yıldırım, mezzosoprano Ezgi Karakaya, tenor Mert Süngü, bas Burak Bilgili, ney sanatçısı Burcu Karadağ, kudüm sanatçısı Aykut Köselerli ile Fazıl Say Festival Orkestrası ve Korosu eşliğinde seslendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Istanbul</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/sanatci-fazil-say-mother-earth-ve-mozart-ve-mevlana-eserlerinin-turkiye-promiyerini-yapti</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 01:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/sanatci-fazil-say-mother-earth-ve-mozart-ve-mevlana-eserlerinin-turkiye-promiyerini-yapti.jpg" type="image/jpeg" length="85806"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzurum'da beyaza bürünen tarihi yapılar havadan görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/erzurumda-beyaza-burunen-tarihi-yapilar-havadan-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/erzurumda-beyaza-burunen-tarihi-yapilar-havadan-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ERZURUM (AA) - Erzurum'da yoğun kar yağışının ardından beyaza bürünen bazı tarihi yapılar, dronla görüntülendi.</p><p>Öğle saatlerinde başlayan yoğun kar yağışının ardından, kent merkezinde kar kalınlığı 30 santimetreyi geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tarihi Çifte Minareli Medrese, Erzurum Kalesi ve Yakutiye Medresesi ile çevresi, beyaz örtüyle kaplandı.</p><p>Tarihi mekanlar dronla görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Erzurum</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/erzurumda-beyaza-burunen-tarihi-yapilar-havadan-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Dec 2025 23:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/erzurumda-beyaza-burunen-tarihi-yapilar-havadan-goruntulendi.jpg" type="image/jpeg" length="57860"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ürdünlü gençlerin kurduğu Türkçe sevdalıları grubu Amman'daki Yunus Emre Enstitüsü'nde buluştu]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/urdunlu-genclerin-kurdugu-turkce-sevdalilari-grubu-ammandaki-yunus-emre-enstitusunde-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/urdunlu-genclerin-kurdugu-turkce-sevdalilari-grubu-ammandaki-yunus-emre-enstitusunde-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Yunus Emre Enstitüsü Amman Türk Kültür Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Öztürk: - 'Yunus Emre Enstitüsü'nün desteğiyle bu faaliyetleri büyütmeyi, Türkiye ile Ürdün arasındaki kardeşlik köprülerini güçlendirmeyi hedefliyoruz' - Vırvır Türkçe Topluluğu Kurucusu Ömer Yusuf: - 'Bu aileyi ilk başlarda Türkçe pratiği yapmak için kurduk. Daha sonra gitgide kültürel etkinlikler yapmaya başladık ve Türkiye'nin kültürünü insanlara göstermeye çalıştık']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AMMAN (AA) - Ürdünlü gençlerin Türkçe öğrenmek ve kültürel etkileşim imkanı bulmak amacıyla kurdukları 'Vırvır Türkçe Sevdalıları' grubu Amman Yunus Emre Enstitüsü'nde bir araya geldi.</p><p>Online ve yüz yüze etkinliklerle Türkçe pratiği yapan grup üyeleri, farklı mekanlarda gerçekleştirdikleri Türkçe diyaloglar ve eğitimlere ait videoları izledi. Katılımcılar, Türkçeyi geliştirmeye ve Türk kültürünü tanımaya yönelik yeni faaliyetler hakkında fikir alışverişinde bulundu.</p><p>Grup, toplantılarında eğlence içerikli etkinlikler düzenleyerek Türkçe pratikleri yapıyor, ayrıca Türk kültürü ve tarihi hakkında sohbetler gerçekleştiriyor.</p><p>Yaklaşık 200 kişinin katıldığı programda, grubun kısa sürede yüzlerce kişiye ulaştığı vurgulandı. Etkinliğe katılan Ürdünlü gençler, Türkçe öğrenme ve kültürel etkileşim imkânı sunduğu için Amman Yunus Emre Türk Kültür Merkezi'ne teşekkür etti.</p><p>Yunus Emre Türk Kültür Merkezi tarafından katılımcılara ikramlarda bulunuldu.</p><p>- 'Kapılarımız Türkçe gruplarına açık'</p><p>Amman Yunus Emre Türk Kültür Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Türkçe faaliyet yürüten gruplara her zaman destek verdiklerini söyledi.</p><p>Öztürk, 'Vırvır grubunun gençler arasında Türkçeyi eğlenceli ve aktif bir şekilde geliştirdiğini gördük. Yunus Emre'nin desteğiyle bu faaliyetleri büyütmeyi, Türkiye ile Ürdün arasındaki kardeşlik köprülerini güçlendirmeyi hedefliyoruz.' dedi.</p><p>Yunus Emre Amman Eğitim Koordinatörü Ferhat Tamkoç, Vırvır grubunun kurucusu Ömer Yusuf'un 8 yıl önce enstitüde Türkçe öğrenmeye başladığını vurguladı.</p><p>Tamkoç, 'Öğrencimiz Ömer Yusuf, Türkçe ile bağını hiç koparmadı. Bugün yüzlerce kişiye ulaşan bir topluluk kurması bizim için gurur verici. Öğrencilerimizin yıllar sonra böyle dönüşler yapması mutluluk kaynağı.' ifadesini kullandı.</p><p>- Vırvır bir aile oldu</p><p>Vırvır Türkçe Topluluğu Kurucusu Ömer Yusuf, 'Bir yıl önce kurduğumuz bu grup, bir topluluk olmaktan çok bir ailedir. Bu aileyi ilk başlarda Türkçe pratiği yapmak için kurduk. Daha sonra gitgide kültürel etkinlikler yapmaya başladık ve Türkiye'nin kültürünü insanlara tanıtmaya çalıştık. Çok eğlenceli şekilde Türkçe pratikler yaptık ve muvaffak olduk. Faaliyetlerimizi Amman'da bir kafede yapıyoruz; konuşma pratiği için yaklaşık 30 kişilik bir grup oluyor. Daha büyük etkinliklerde 150-200 kişiyi bir araya getiriyoruz. Bugüne kadar etkinliklerimize katılanların sayısı binin üzerinde. Ben Türkçeyi Yunus Emre Enstitüsü'nde öğrenmiştim ve Kahramanmaraş'a gittim, sonrasında Türkiye'nin çeşitli yerlerini gezdim. Bundan sonra Yunus Emre Enstitüsü ile ortak Türkçe tiyatro ve kültürel projeler yapmayı düşünüyoruz.' dedi.</p><p>Yusuf, Türk kültürünü eğlenceli etkinliklerle tanıtmayı sürdürdüklerini ve gelecekte bir Türkçe tiyatroyu sahneye koymayı planladıklarını da sözlerine ekledi.</p><p>- Katılımcılar memnun</p><p>Etkinliğe katılan Mira Atturk, Türkçeyi kurslar ve Türk dizileri aracılığıyla öğrendiğini belirterek, 'Vırvır grubunda sadece Türkçe değil, Türk kültürünü de tanıyoruz. Ürdün'de bu kadar ilgi olmasına ben bile şaşırdım.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Visam Atturk ise Türkçeyi internet üzerinden öğrendiğini ifade ederek, 'Vırvır sıcak bir aile gibi. Türkçe pratik yapıyor, kültür, sanat ve sinema üzerine konuşuyoruz. Yunus Emre Enstitüsü'nde bulunmaktan çok mutluyum.' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/urdunlu-genclerin-kurdugu-turkce-sevdalilari-grubu-ammandaki-yunus-emre-enstitusunde-bulustu</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Dec 2025 22:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2025/12/agency/aa/urdunlu-genclerin-kurdugu-turkce-sevdalilari-grubu-ammandaki-yunus-emre-enstitusunde-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="79211"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
