<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mira Gündem sondakika güncel haberler</title>
    <link>https://www.miragundem.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.miragundem.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Mira Gündem © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 13 Jun 2026 10:00:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan kene uyarısı: 'KKKA'nın aşısı yok, erken müdahale hayat kurtarıyor']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/uzmandan-kene-uyarisi-kkkanin-asisi-yok-erken-mudahale-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/uzmandan-kene-uyarisi-kkkanin-asisi-yok-erken-mudahale-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya Yeşilyurt Hasan Çalık Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Münevver Şen Korkmaz, yaz aylarında artan kene vakalarına karşı vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Yeşilyurt Hasan Çalık Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Münevver Şen Korkmaz, yaz aylarında artan kene vakalarına karşı vatandaşları uyardı. </p><p>Yeşilyurt Hasan Çalık Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Münevver Şen Korkmaz, havaların ısınmasıyla birlikte bahar ve yaz aylarında kenelerin aktif hale geldiğini belirterek, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. KKKA'nın kene yoluyla bulaşan viral bir enfeksiyon olduğunu belirten Korkmaz, hastalığın ateş, halsizlik, bulantı, kusma ile başlayabildiğini, ağır vakalarda ise kanama ve ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabildiğini söyledi. </p><p>'herhangi bir aşısı ya da özel bir tedavisi bulunmuyor' </p><p>Hastalığın yaklaşık yüzde 5 oranında ölümcül seyredebileceğini ifade eden Korkmaz, 'Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin şu an için herhangi bir aşısı ya da özel bir tedavisi bulunmuyor. Tedavisi destek tedavisidir. Bu nedenle korunma büyük önem taşıyor' dedi. </p><p>Bağ, bahçe ve piknik alanlarına gidecek vatandaşların uzun kollu ve açık renkli kıyafetler tercih etmeleri gerektiğini belirten Korkmaz, pantolon paçalarının çorap içerisine alınmasının da kene tutunmasını zorlaştıracağını kaydetti. </p><p>'Özellikle saçlı deri, koltuk altı ve diz arkası gibi bölgeler dikkatlice incelenmeli' </p><p>Kenenin insanı ısırdığında genellikle fark edilmediğini dile getiren Korkmaz, 'Kenenin salgıladığı enzimler nedeniyle kişi ısırıldığını hissetmeyebilir. Bu nedenle eve dönüldüğünde kişinin kendisini ve aile bireylerini mutlaka kontrol etmesi gerekiyor. Özellikle saçlı deri, koltuk altı ve diz arkası gibi bölgeler dikkatlice incelenmeli' ifadelerini kullandı. </p><p>'Kene çıplak elle tutulmamalı' </p><p>Vücuda tutunan kenenin en kısa sürede çıkarılmasının hastalık riskini azalttığını ifade eden Korkmaz, 'Kene çıplak elle tutulmamalı. Eldiven, poşet ya da temiz bir bez yardımıyla deriye en yakın noktadan kavranarak dikkatlice çıkarılmalı. Bunu yapamayan vatandaşlarımız ise vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı' dedi </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kenenin üzerine kolonya, alkol, sigara veya benzeri yakıcı maddelerin dökülmemesi gerektiğine belirten Korkmaz, bu tür uygulamaların kenenin kasılmasına neden olarak virüsü vücuda aktarma riskini artırabileceğini söyledi. </p><p>'Ateş belirtisi ciddiye alınmalı' </p><p>Türkiye'de KKKA vakalarının daha çok İç Anadolu'nun kuzeyi, Doğu Anadolu'nun kuzeyi ve Orta Karadeniz bölgelerinde görüldüğünü belirten Korkmaz, Malatya'da da zaman zaman vakalarla karşılaşıldığını ifade etti. Kene temasının ardından hastalığın belirtilerinin 1 ila 3 gün içerisinde ortaya çıkabileceğini, bu sürenin en fazla 9 güne kadar uzayabileceğini kaydeden Korkmaz, 'Bu süreçte ateş, halsizlik, bulantı, kusma ya da herhangi bir kanama belirtisi gelişen vatandaşlarımız vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Özellikle ateş belirtisi ciddiye alınmalıdır' diye konuştu </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Malatya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/uzmandan-kene-uyarisi-kkkanin-asisi-yok-erken-mudahale-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/uzmandan-kene-uyarisi-kkkanin-asisi-yok-erken-mudahale-hayat-kurtariyor.jpg" type="image/jpeg" length="62739"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan, 'Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ölüme kadar götürebiliyor' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/uzmanlardan-kirim-kongo-kanamali-atesi-olume-kadar-goturebiliyor-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/uzmanlardan-kirim-kongo-kanamali-atesi-olume-kadar-goturebiliyor-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene vakalarında artış yaşanırken, uzmanlar Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına karşı vatandaşları uyardı. Hastalığın ciddi kanamalara, organ yetmezliğine ve ölüme kadar varabilen sonuçlara yol açabileceğini belirten uzmanlar, vücuda tutunan kenenin kesinlikle kişinin kendisi tarafından çıkarılmaması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene vakalarında artış yaşanırken, uzmanlar Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına karşı vatandaşları uyardı. Hastalığın ciddi kanamalara, organ yetmezliğine ve ölüme kadar varabilen sonuçlara yol açabileceğini belirten uzmanlar, vücuda tutunan kenenin kesinlikle kişinin kendisi tarafından çıkarılmaması gerektiğini söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Havaların ısınmasıyla birlikte park, bahçe ve yeşil alanlarda kene yoğunluğunun arttığını belirten uzmanlar, vatandaşların özellikle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı konusunda dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, 'Kırım Kongo Kanamalı Ateşi kanamalarla seyrediyor, daha sonra organ yetmezliğine gidebiliyor, ciddi kanamaya neden olabiliyor hatta ölümcül seyredebiliyor. Özellikle erişkinlerde daha ağır seyretme eğiliminde. Çocuklarda da tabii uyanık olmamız gerekiyor. Ciddi kan transfüzyonlara takipte ihtiyaç olabiliyor. Organ tutunmaları olabiliyor, organ yetmezlikleri gelişebiliyor. Maalesef ülkemizde de ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak görülmekte' dedi. </p><p>'Belirti görüldüğü anda sağlık kuruluşuna hemen başvurmalı' </p><p>Yaz geldiğini kenelerin mevsiminin başladığına dikkat çeken Doç. Dr. Özge Metin Akcan, 'Parklar, bahçeler artık dolup taşmaya başladı ve keneler hepimizin korkulu rüyası olmaya yakında başlayacak. Bir kere eğer vücudumuzda kene fark ettiğimiz anda kendimiz çıkartmaya çalışmayacağız, en yakın sağlık kurumuna başvurup kenenin bir uzman tarafından çıkartılması gerekiyor. Kenenin bir kısmı vücutta kalabilir. Kenenin eğer şişmişse kene, kenenin kan emdiği anlamına gelmekte ve sağlık kuruluşunda düzgünce çıkartılması gerekmekte. Kene ile ilgili en çok korktuğumuz hastalık ülkemizde de görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi. Bu nedenle de kene tutunan vakaları takip etmemiz gerekiyor. Bunun için ilk sağlık kuruluşuna başvurduğu anda bir tam kan sayımı yapıyoruz. Daha önceden elimizde bir veri olsun diye yapıyoruz. Daha sonra hastaya 9 gün boyunca herhangi bir semptomu olup olmadığını takip etmesini istiyoruz. Ateş, karın ağrısı, kramp, vücutta döküntü, yanaklarda kızarıklık, kusma, halsizlik, karın ağrısı, benek benek noktalar, bunlar görüldüğü anda sağlık kuruluşuna hemen başvurmasını söylüyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>'Biz hastayı takip ediyoruz' </p><p>Hastanın eve geldiğinde kurallara uyması gerektiğine değinen Doç. Dr. Özge Metin Akcan, 'Herhangi bir ateş, karın ağrısı, kas ağrısı, yüzde kızarıklık, vücutta döküntü, kusma, halsizlik, ateş bunlardan biri olursa hastaneye gelmesini söyleyeceğiz. O zaman hastanede daha ayrıntılı tetkikler alıyoruz. Bu ayrıntılı tetkiklerde bir bozulma varsa bizim halk sağlığı merkezimize örnek gönderiyoruz. Normalde daha önceden keneyi eğer zehirli kene mi diye örnek gönderiyoruz artık onu yapmıyoruz, biz hastayı takip ediyoruz artık' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Konya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/uzmanlardan-kirim-kongo-kanamali-atesi-olume-kadar-goturebiliyor-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:22:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/uzmanlardan-kirim-kongo-kanamali-atesi-olume-kadar-goturebiliyor-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="15350"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu: 'Türkiye sağlık hizmetlerinde dünyanın en iyi ülkelerinden biri']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/saglik-bakani-memisoglu-turkiye-saglik-hizmetlerinde-dunyanin-en-iyi-ulkelerinden-biri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/saglik-bakani-memisoglu-turkiye-saglik-hizmetlerinde-dunyanin-en-iyi-ulkelerinden-biri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Hasköy Devlet Hastanesi açılışında yaptığı konuşmada, 'Cumhurbaşkanımız sağlıkta büyük bir değişimi ve gelişimin liderliğini yaptı. Bugün ülkemizde bin 524 hastane ile 271 bin yatak ile yaklaşık 1,5 milyon sağlık çalışanıyla Türkiye sağlıkta hizmet anlamında dünyanın en iyi ülkelerinden biriyiz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Hasköy Devlet Hastanesi açılışında yaptığı konuşmada, 'Cumhurbaşkanımız sağlıkta büyük bir değişimi ve gelişimin liderliğini yaptı. Bugün ülkemizde bin 524 hastane ile 271 bin yatak ile yaklaşık 1,5 milyon sağlık çalışanıyla Türkiye sağlıkta hizmet anlamında dünyanın en iyi ülkelerinden biriyiz' dedi. </p><p>Çeşitli programlara katılmak üzere Muş'a gelen Bakan Memişoğlu, 'Hasköy Devlet Hastanesi Açılış Töreni'ne katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda Memişoğlu, daha önce hizmete başlayan hastanenin resmi açılışını yaptı. </p><p>Muş'ta sağlık hizmetlerini çok daha iyi hale getirmek için istişarelerde ve çalışmalarda bulunduklarını söyleyen Bakan Memişoğlu, '50 yataklı Hasköy Devlet Hastanesi, Hasköy'e yıllarca hizmet edecek. Aynı şekilde Muş'ta yaptığımız şu anda yüzde 80'de olan Muş Eğitim Araştırma Hastanesi'ni de inşallah 2027 senesinde Muşlularımızın hizmetine vereceğiz. Gerçekten Muş tarihiyle, doğasıyla, ovasıyla, insanıyla Türkiye'nin gözbebeği şehirlerden biri. Biz de bu şehre daha iyi hizmet etmek için ve sorunlarını çözmek için buradayız. Sayın Cumhurbaşkanımız sağlıkta büyük bir değişimi ve gelişimin liderliğini yaptı. Bugün ülkemizde 1524 hastane ile 271 bin yatak ile yaklaşık 1,5 milyon sağlık çalışanıyla Türkiye sağlıkta hizmet anlamında dünyanın en iyi ülkelerinden biriyiz. Bu bize yetmiyor. Biz daha da iyisini yapacağız. Daha da ulaşılabilir, daha da etkin sağlık hizmeti sunacağız' dedi. </p><p>Her gün 3 milyon insanın sağlık hizmetlerinden faydalandığını söyleyen Memişoğlu, '2025 yılında her bir Muş halkı 12 kez sağlık hizmeti almış. Bu altyapıyla esasında hem tedavi anlamında, hem kalite anlamında sağlık hizmetlerimiz çok iyi bir yerde. Ama biz sadece sağlık hizmetini iyi vermek istemiyoruz. Biz insanımızın sağlıklı olmasını istiyoruz. İnsanımızın bedenini sağlıklı kalması için korumasını istiyoruz. Önceliğimiz bu. Bu önceliği hep beraber başarabiliriz. Yani bedenimizi korumamızı istiyoruz. İki gün evvel biliyorsunuz 'Hareket Yaşını Öğren Sağlıklı Yaşa' diye bir mottoyla çıktığımız insanların beden yaşını öğrendiğimiz ve onlara egzersiz fizyoterapistleri ücretsiz sağladığımız bir kampanya başlatıyoruz. Ona hep beraber katılmamız lazım. Sigara gibi, internet gibi alışkanlıklarımızdan uzak durup iyi beslenmemiz lazım. Böyle iyi sağlık binalarıyla, hekimlerimizle sizlere en iyi hizmeti vermeye çalışacağız. Biz toplantılarımızda şunu gördük ki Muş esasında sağlık hizmetleri anlamında daha iyi yerlere gelme kapasitesi olan bir il. Bunu organize edeceğiz. Hem hekim anlamında, hem cihaz anlamında, hem organizasyon anlamında Muş'ta sağlık hizmetlerini başka bir yere gitmeden her türlü sağlık hizmetini alabilecek bir yapıya kavuşturacağız. Biz bu konuda emin olun çok büyük bir yapılanma içindeyiz' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2002 yılından bu yana Muş'ta 41'i birinci basamak sağlık tesisi olmak üzere toplam 51 sağlık tesisini hizmete açtıklarını belirten Memişoğlu, 'Muş'ta 700 yatağımız var. 700 hasta yatağımız hepsi tek ve çift kişilik, banyolu tuvaletli. 500 yatak ilavesiyle 1200'ün üzerine çıkacak bu hasta yatakları dünyada en iyi sağlık altyapısının Muş'ta olduğunu gösteriyor. Ambulansıyla, sağlıklı hayat merkezleriyle, aile hekimlikleriyle, laboratuvarlarıyla, MR, tomografi ve her türlü cihazıyla bugün Türkiye sağlıkta her bir köşesine dünyadaki en kaliteli sağlık hizmetlerinden birisini veriyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bundan daha iyi de yapmak için uğraşacağız. Çünkü bizim derdimiz var. Biz Türkiye'yi daha iyi yerlere getirme derdiyle hemhaliz. Onun için gece gündüz çalışıyoruz. İş üretiyoruz, milletimize hizmet veriyoruz. Biz hizmetkarınızız. Her bir vatandaşımız burada acilde veya klinikte her bir vatandaşımızın daha sağlık iyi hizmet alması için uğraşıyoruz. Burada bir dakikadan fazla bekleyen vatandaşımızın hakkı üzerimizde diye düşünüp çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da öyle' diye konuştu. </p><p>Memişoğlu, 'Sigara içen herkesin ücretsiz sigara bırakma polikliniklerine gitmesini istiyorum. İlacınız bizden ücretsiz. Strese, gerginliğe makul olarak yaşam tarzınıza etki etmeyecek ilaç, destek bizden. Hep beraber sigaralarınızı bırakmanızı istiyoruz. Kilo vermenizi istiyorum. Diyetisyenlerimiz emrinizde ücretsiz. Hep beraber fizyoterapistlerimize gidin, hareketi öğrenin, egzersizi öğrenin, hareketli kalın, beden yaşınızı öğrenin, hareket yaşınızı öğrenin, nüfus kağıdınızdaki yaşınızı aşağı doğru indirin' dedi. </p><p>Muş Valisi Avni Çakır ise Sağlık Bakanı'nın katılımıyla kentte verimli ve yoğun bir program gerçekleştirdiklerini belirterek, 'Buraya gelmeden önce ilimizin tüm sağlık yatırımlarını, mevcut kapasite ve taleplerinizi sizler adına Sayın Bakanımıza arz ettik. Kendisinin de bu konudaki çok büyük hakimiyetini ilimizde ne kadar yakından tanıdığına da şahitlik ettik. Sağ olsunlar her talebimize son derece üst seviyede yaklaştılar. Bütün taleplerimizi ilettik. Hepsine de karşılık bulduk. Ben huzurlarınızda Sağlık Bakanımıza ve değerli ekibine çok teşekkür ediyorum. Hastanemiz geçtiğimiz yıl hizmete almıştık ama resmi açılış için sizi beklemiştik. 50 yataklı bir devlet hastanemiz. Hasköy, Muş'un çok özel bir ilçesidir. Böylesine bir sağlık kuruluşumuza ihtiyaç vardı. Diğer eksik ihtiyaçlarımızı zatıalilerinize arz ettik. İnşallah onların da karşılık bulmasıyla hemşerilerimize hak ettikleri şekilde çok daha iyi şartlar, hizmetler vereceğiz' şeklinde konuştu. </p><p>AK Parti Milletvekili Mehmet Emin Şimşek ise bugün Muş adına verimli ve anlamlı bir gün yaşandığını belirterek, 'Sayın Bakanımızın Muş'a ayak bastığı andan şu ana kadar her konuşmasından Muş'umuzu son derece memnun edici, güzel müjdeler verdi. Bu güzel hastanemiz Hasköy'e yakışıyor. Hasköy'e Hasköylülere ne kadar daha güzel hizmetler yapsak azdır. Her geldiğimizde son derece mutlu ayrıldığımız bir ilçe. Bugün de öyle gözüküyor. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, Cumhur İttifakımızın önderliğinde hizmetleri yapmaya inşallah devam edeceğiz. Hiç kimsenin kuşkusu, endişesi olmasın. Başımızda çok büyük üstadımız var. Yürütmemiz, Bakanlar Kurulu çok ciddi çalışmalar yapıyorlar. Her noktaya gideceğiz. Biz hizmetkarız, hizmet yapmaya gelmişiz' ifadelerini kullandı. </p><p>Muş Müftüsü Nurullah Koçhan'ın yaptığı duanın ardından hastanenin açılışı gerçekleştirildi. Törene, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, İl Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, Hasköy Kaymakamı İsmail Güney, AK Parti İl Başkanı Melik Emre, MHP İl Başkanı Osman Yüce, Hasköy Belediye Başkanı Muhlis Cemal Orbay, İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür, ilçe ve belde belediye başkanları, kurum amirleri, sağlık çalışanları katıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Muş, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/saglik-bakani-memisoglu-turkiye-saglik-hizmetlerinde-dunyanin-en-iyi-ulkelerinden-biri</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 21:16:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/saglik-bakani-memisoglu-turkiye-saglik-hizmetlerinde-dunyanin-en-iyi-ulkelerinden-biri.jpg" type="image/jpeg" length="31255"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikiyatri uzmanından LGS öncesi öğrencilere mesaj: 'Sınav hayatın sonu değil']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/psikiyatri-uzmanindan-lgs-oncesi-ogrencilere-mesaj-sinav-hayatin-sonu-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/psikiyatri-uzmanindan-lgs-oncesi-ogrencilere-mesaj-sinav-hayatin-sonu-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı yarın yapılacak. Psikiyatri Uzmanı Dr. Akif Taşdemir, sınav kaygısının belirli düzeyde motive edici olduğunu ancak aşırı kaygının performansı olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Taşdemir, öğrencilere sınavdan bir gün önce dinlenmelerini, rutinlerini bozmamalarını ve sınavdan uzaklaşacak aktivitelerle vakit geçirmelerini önerdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı yarın yapılacak. Psikiyatri Uzmanı Dr. Akif Taşdemir, sınav kaygısının belirli düzeyde motive edici olduğunu ancak aşırı kaygının performansı olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Taşdemir, öğrencilere sınavdan bir gün önce dinlenmelerini, rutinlerini bozmamalarını ve sınavdan uzaklaşacak aktivitelerle vakit geçirmelerini önerdi. </p><p>Büyük Anadolu Hastanesi Samsun'da görev yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Akif Taşdemir, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesinde öğrenci ve velilere yönelik değerlendirmelerde bulundu. Sınavın önemli bir dönemeç olduğunu ancak hayatın tamamını belirleyen bir unsur olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Taşdemir, öğrencilerin başarıyı kişisel değerleriyle eşitlememeleri gerektiğini vurguladı. </p><p>Sınav dönemlerinde öğrencilerin sıklıkla 'Kötü sonuçlanacak ve hayatımızın sonuna kadar bunun etkilerini yaşayacağız' düşüncesine kapıldığını belirten Taşdemir, gerçekte bunun böyle olmadığını söyledi. İnsanların uyum ve toparlanma kapasitesine dikkat çeken Taşdemir, 'Kötü sonuçlanacak ve hayatımızın sonuna kadar bunun etkilerini yaşayacakmışız gibi hissediyoruz ama aslında öyle olmuyor. Sınavı geçtikten sonra insanoğlunun uyum ve alışma kapasitesi devreye giriyor ve hayat bir şekilde tekrar rayına oturuyor. Mesela ben, sınav hayatımda en büyük başarısızlığımı fen lisesi sınavında yaşamış birisiyim. Sonrasında üniversite sınavında toparladım, bir tıp fakültesini kazandım ve şu anda hekim olarak çalışıyorum. Sınav sizin bundan sonraki bütün hayatınızı belirlemeyecek. Sınav; hayatınızda önemli bir dönemeç, önemli bir viraj ama asla köprüden önceki son çıkış değil. Bir başka yanlış inanç ise 'başarı eşittir değerlilik' düşüncesidir. Eğer başarılı olursam insanlar tarafından değer görürüm, kıymet görürüm; başarısız olursam bu benim değersiz olduğum anlamına gelir diye düşünüyoruz. Böyle değil. Siz başarılı ya da başarısız olduğunuz için değil; siz olduğunuz için, anne babanızın evladı olduğunuz için veya iyi bir insan olduğunuz için değerlisiniz, kıymetlisiniz. Bir başka kaygı sebebi ise belirsizliktir. İnsanın en önemli kaygı kaynaklarından biri budur. Şu an için gelecek bize belirsiz geliyor çünkü geleceği okumak gibi bir kabiliyetimiz yok. Ama bu, evrende her şeyin tamamen kontrolsüz veya tamamen belirsiz olduğu anlamına gelmez. Hayatı yöneten, idare eden bir düzen, bir kuvvet, bir irade her zaman vardır ve hayatınızı yine yoluna sokacaktır. Bazen maalesef anne babaların gerçekçi olmayan beklentileri ve yanlış tutumları da kaygılarımızı besleyebiliyor. Bunların başında tabii ki kıyaslama geliyor. Bizi başka çocuklarla, başka öğrencilerle, komşunun çocuğuyla kıyaslamak anne babaların bu konuda dikkatli olması gerekir. Bir başka kaygı nedeni ise bazı mizaç özelliklerimizdir. Özellikle mükemmeliyetçi bir yapımız varsa ne kadar yaparsak yapalım bize yetmeyecek, ne kadar çalışırsak çalışalım 'yeterli çalışmadım' diye düşünebiliriz. Aslında öyle değil. Size yetmemesi, yaptığınızın yetersiz olduğu anlamına gelmez. Bu içsel bir durumdur; dışarıyla alakalı bir mesele değildir. Yüzü kovalarken eldeki 90'ı, 80'i yetersiz görmemek lazım. Bunu fark etmemiz, kaygımızın yatışması için çok önemlidir' diye konuştu. </p><p>'Dünya kupasını konuşun, gezin' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özellikle sınavdan bir gün önce öğrencilerin arkadaşlarıyla vakit geçirmesi, yürüyüş yapması ve sınav dışındaki konularla ilgilenmesinin faydalı olacağını belirten Taşdemir, 'Özellikle sınava bir gün kala başka gündemlerle zihninizi meşgul etmenizde fayda var. Gezmekte, arkadaşlarınızla bir araya gelip başka konular hakkında sohbet etmekte fayda var. Özellikle şu anda Dünya Kupası gibi gündemlerle meşgul olabilirsiniz. Sınavdan bir gün önce sınavla ilgili ne kadar uzaklaşabileceğimiz alanlar varsa o konulardaki meşguliyetimizi artırmamız lazım. Tabii ki sınava bir gün kala artık sınava çalışmak da sınavla meşguliyetimizi artıracağı için ders çalışmayı bırakıp biraz dışarıda dolaşarak, arkadaşlarımızla bir araya gelip onlarla sohbet ederek bugünü geçirebiliriz. Uyku saati konusunda her zaman ne zaman uyuyorsanız o zaman yatağa gitmeye gayret gösterin. Her zamankinden çok erken yatağa giderseniz uyuyamamak kaygınızı artırabilir. Uyumak için çok fazla çaba göstermek de uykunuzu bozabilir. Çok ağır yemekler yememeye gayret gösterin ki gece rahat uyuyabilesiniz' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/psikiyatri-uzmanindan-lgs-oncesi-ogrencilere-mesaj-sinav-hayatin-sonu-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 17:07:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/psikiyatri-uzmanindan-lgs-oncesi-ogrencilere-mesaj-sinav-hayatin-sonu-degil.jpg" type="image/jpeg" length="83902"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde 9 ayda tamamlanan Nöroloji Polikliniği açıldı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/akdeniz-universitesi-hastanesinde-9-ayda-tamamlanan-noroloji-poliklinigi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/akdeniz-universitesi-hastanesinde-9-ayda-tamamlanan-noroloji-poliklinigi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Polikliniğinin yeni binası, 9 ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak hasta kabulüne başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Polikliniğinin yeni binası, 9 ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak hasta kabulüne başladı. </p><p>Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde Nöroloji Polikliniğinin yeni binasının açılışı gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi K Blok yanına yapılan Nöroloji Polikliniği, N Blok olarak hizmet vermeye başladı. Konuşmasında 9 ay gibi kısa bir süre önce atılan mütevazı temelin bugün dev bir hizmet kurumuna dönüşmesinden duyduğu mutluluğu dile getiren Antalya Valisi Hulusi Şahin, 'Burada herkesin karınca kararınca destek olması lazım. Bu hususta Antalya, Türkiye'ye örnek şehirlerden biridir. Eğitimde devletin yapmış olduğu her bir dersliğe Antalyalılar bir derslik daha eklediler. Bu Türkiye'de eşi benzeri olmayan bir başarıdır. Sağlıkta da son dönemde büyük bir atak var. Bugün burada üç sağlık kuruluşunun açılışını, birinin de temel atmasını gerçekleştiriyoruz. Hepsi de hayırseverlerimizin eseri' dedi. </p><p>2 bin yataklı dev sağlık üssü </p><p>Kurumsal desteklerin de sağlık yatırımlarında büyük rol oynadığını belirten Vali Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü öncülüğünde yürütülen projeler hakkında bilgileri paylaştı. Bankalar Birliği'nden 100 milyon TL, Ticaret ve Sanayi Odası'ndan ise 50 milyon TL'lik önemli desteklerin sağlandığını açıklayan Vali Şahin, 'Arkamızda yükselen 900 yataklı büyük sağlık yuvası, ana binamızla entegre olacak. Böylece 2 bin yatağın üzerinde kapasitesiyle Türkiye'nin belki de en büyük üniversite hastanesine kavuşmuş olacağız. Devam eden güçlendirme çalışmaları bittiğinde Antalya hem bina güvenliği hem de sunulan hizmet kalitesiyle Türkiye'ye örnek bir sağlık üssü haline gelecek' şeklinde konuştu. </p><p>Nöroloji Polikliniğini 9 ay gibi çok kısa bir sürede tamamlayan hayırsever İrfan Aktaş'a ve yüklenici firma yetkilisi Özcan Bey'e teşekkür eden Vali Şahin, bu hızlı ve disiplinli çalışmanın diğer kurum, kuruluş ve firmalara da örnek olması gerektiğini belirtti. </p><p>'81 milyon liralık yatırımda hayırsever imzası' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise, toplam 2 bin 111 metrekare kapalı alana sahip olan yeni poliklinik binasının 81 milyon 68 bin TL bütçeyle tamamlandığını söyledi. Rektör Özkan, projenin en dikkat çekici yönünün ise maliyetinin yüzde 35'inin (27 milyon 868 bin TL) hayırsever İrfan Aktaş tarafından karşılanması, yatırımın kalan yüzde 65'lik kısmının ise Akdeniz Üniversitesi'nin öz kaynaklarıyla finanse edilmesi olduğunu ifade etti. Rektör Özkan, 'Burada hem üniversitemizin kaynaklarını doğru kullanma iradesi var hem de Antalya'nın hayırseverlik geleneğine yakışan çok değerli bir katkı var. Değerli hayırseverimiz İrfan Aktaş'a gönülden teşekkür ediyorum. Kazancın insan hayatına nasıl dokunduğu bambaşka bir anlam taşır. Aktaş'ın desteği, yıllar boyunca burada hizmet alacak hastalarımızın hayatında güzel bir iz bırakacaktır' dedi. </p><p>'Nöroloji hastalarına üst düzey konfor ve mimaride estetik' </p><p>Yeni binanın sadece teknik bir ihtiyacı karşılamadığını, aynı zamanda hasta konforunu ve çalışma ortamını iyileştiren bir mimariye sahip olduğunu belirten Rektör Özkan, nöroloji hastalarının birçoğunun uzun süreli takip gerektirdiğini ve hastaneye ulaşımda zorluklar yaşayabildiğini hatırlattı. Rektör Özkan, binanın planlanmasında Mimarlık Fakültesi ile ortak çalışılarak ferah ve insana güven veren bir tasarım ortaya çıkarıldığını söyledi. Rektör Özkan, yeni binada modern poliklinik odaları, EEG ve EMG üniteleri, müdahale alanları, nörosonoloji birimi, derslikler ve toplantı salonları, akademik çalışma alanları olduğunu ifade etti. </p><p>Antalya'nın iş dünyasına güçlü çağrı </p><p>Yurt dışındaki güçlü üniversitelerde hayırsever katkısının çok görünür olduğunu belirten Rektör Özkan, Türkiye'nin köklü vakıf ve dayanışma kültürüne atıfta bulunarak, Antalya iş dünyasına çağrıda bulundu. Rektör Özkan, 'Antalya, turizmiyle, tarımıyla, ticaretiyle çok güçlü bir şehir. Bugün buradan Antalya'nın hayırseverlerine, iş insanlarına samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum: Akdeniz Üniversitesiyle daha güçlü bağ kurun. Sağlığa, eğitime ve bilime yapılan her katkı bu şehrin geleceğine değer katar' dedi. </p><p>'Akdeniz Üniversitesi hastanesi baştan aşağı yenileniyor' </p><p>Konuşmasında üniversite hastanesindeki diğer büyük yatırımların da müjdesini veren Rektör Özkan, 900 yataklı yeni hastane binasının inşaatının hızla yükseldiğini ve daha önce talihsiz bir yangın atlatan B Blok'taki güçlendirme çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Hedeflerinin Akdeniz Üniversitesi Hastanesini ülkenin en önemli sağlık merkezlerinden biri haline getirmek olduğunu vurgulayan Rektör Özkan, projede emeği geçen mimarlara, teknik ekibe, yüklenici firmaya ve açılışı onurlandıran tüm devlet protokolüne teşekkür etti. </p><p>'Onlar olmasaydı bu proje gerçekleşmezdi' </p><p>Projenin hayata geçirilmesinde emeği olan isimlere tek tek teşekkür eden hayırsever İrfan Aktaş ise, Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Ömer Özkan'ın projenin 'olmazsa olmazı' olduğunu vurguladı. Aktaş, 'Daha önce de birçok değerli kuruluşa bina yardımlarında bulunmuştum ama inanın bizi en fazla heyecanlandıran, Akdeniz Üniversitesi'ne yapmış olduğumuz katkılarla oluşturulan Nöroloji Kliniği oldu. Bu projenin olmazsa olmazı Rektörümüz Prof. Dr. Özlenen Hanım ve Prof. Dr. Ömer Özkan hocamdır. Onlar olmasaydı bu proje gerçekleşmezdi. Kendilerine ayrıca çok teşekkür ederim' dedi. </p><p>Aktaş, kliniğin iletişim sürecini yürüten Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre'ye, Rektörlük Özel Kalem Müdürü Ayla Aksay'a, projeyi çizerek uygulanır hale getiren Mimarlık Fakültesi'ne ve inşaat imalatını üstlenen müteahhit Özcan Bey'e şükranlarını sundu. Binanın hizmet kalitesini omuzlayacak olan sağlık kadrosunu da unutmayan Aktaş, görevlerinde başarılar dileyerek, 'Yeni kliniğimiz Antalya'mıza hayırlı uğurlu olsun' sözleriyle konuşmasını sonlandırdı. </p><p>İrfan Aktaş ve ailesine plaket takdimi sonrası İl Müftü Yardımcısı Ramazan Özgün Türkmen, protokolle dua eşliğinde kurdele kesimini gerçekleştirdi. Ardından heyet binayı gezdi. Açılışa Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan'ın yanı sıra Adli Yargı ve Adalet Komisyonu Başkanı Hayati Karaaslan, Antalya Milletvekilleri Av. Mustafa Köse, Av. İbrahim Ethem Taş, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Şükrü Özen, Prof. Dr. Cengiz Toker, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, hayırsever İrfan Aktaş ve eşi, Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre, fakülte dekanları, başhekim yardımcıları, hastane yöneticileri ve çalışanlar katıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/akdeniz-universitesi-hastanesinde-9-ayda-tamamlanan-noroloji-poliklinigi-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 16:58:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/akdeniz-universitesi-hastanesinde-9-ayda-tamamlanan-noroloji-poliklinigi-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="54141"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da 'Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa' standı kuruldu]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/istanbulda-hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-standi-kuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/istanbulda-hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-standi-kuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nca toplumda fiziksel aktivite farkındalığını artırmak ve bireylerin fonksiyonel hareket kapasitelerini değerlendirmek amacıyla hayata geçirilen 'Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa' kampanyası çerçevesinde İstanbul'da stant açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı'nca toplumda fiziksel aktivite farkındalığını artırmak ve bireylerin fonksiyonel hareket kapasitelerini değerlendirmek amacıyla hayata geçirilen 'Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa' kampanyası çerçevesinde İstanbul'da stant açıldı. </p><p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu öncülüğünde başlatılan ve İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen 'Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa' kampanyası çerçevesinde gerçekleştirilen saha çalışmalarına Galata Kulesi'nde devam edildi. Toplumda fiziksel aktivite farkındalığının artırılması ve bireylerin fonksiyonel hareket kapasitelerinin değerlendirilmesinin amaçlandığı standa vatandaşların ilgisi yoğun oldu. 10 Temmuz'a kadar 39 ilçede sürecek saha çalışmaları kapsamında Galata Kulesi Meydanı'nda vatandaşlarla buluşan sağlık ekipleri, katılımcılara tek ayak üzerinde denge, el kavrama kuvveti ve 30 saniye otur kalk testleri uyguladı. Vatandaşların ilgi gösterdiği saha çalışmasında katılımcılar, ekiplerin gösterdiği komutlara uymaya çalıştı. Bazı vatandaşların tek ayak üzerinde dengede durmaya çalıştığı sırada zorlandığı görüldü. Sağlık ekipleri, test sonunda vatandaşlara mevcut fiziksel durumları hakkında bilgi vererek, Sağlıklı Hayat Merkezlerine yönlendirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Öte yandan Sağlıklı Hayat Merkezlerinde fizyoterapist, diyetisyen, psikolog, çocuk gelişimci ve sosyal hizmet uzmanları tarafından vatandaşlara ücretsiz olarak hizmet verildiği kaydedildi. Aynı zamanda kanser taramaları, kadın üreme sağlığı, obezite kontrolü ve kronik hastalıkların takibine ilişkin hizmetlerin de ücretsiz olarak verildiği ifade edildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/istanbulda-hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-standi-kuruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:26:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/istanbulda-hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-standi-kuruldu.jpg" type="image/jpeg" length="74907"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa'da tarihi ameliyat: Beyin piliyle gelen ikinci hayat]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/manisada-tarihi-ameliyat-beyin-piliyle-gelen-ikinci-hayat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/manisada-tarihi-ameliyat-beyin-piliyle-gelen-ikinci-hayat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Şehir Hastanesi bünyesinde Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi Hafsa Sultan Hastanesi hekiminin de katılımıyla Parkinson hastalığının tedavisinde uygulanan halk arasında 'beyin pili' olarak da bilinen Derin Beyin Stimülasyonu ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Manisa Şehir Hastanesi'nde multidisipliner yaklaşımla gerçekleştirilen çalışmayla, yürümekte bile güçlük çeken Parkinson hastası Salih Kara geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen ameliyatın ardından aktif edilen beyin piliyle yeniden yürümeye ve sağlıklı bir şekilde hareket etmeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Şehir Hastanesi bünyesinde Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi Hafsa Sultan Hastanesi hekiminin de katılımıyla Parkinson hastalığının tedavisinde uygulanan halk arasında 'beyin pili' olarak da bilinen Derin Beyin Stimülasyonu ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Manisa Şehir Hastanesi'nde multidisipliner yaklaşımla gerçekleştirilen çalışmayla, yürümekte bile güçlük çeken Parkinson hastası Salih Kara geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen ameliyatın ardından aktif edilen beyin piliyle yeniden yürümeye ve sağlıklı bir şekilde hareket etmeye başladı. </p><p>Manisa Şehir Hastanesi bir çok branşı bir araya getirerek multidisipliner yaklaşımla önemli bir Parkinson ameliyatını başarıyla gerçekleştirdi. 9 yıldır Parkinson hastalığı ile mücadele eden ve ilaç tedavisinden fayda görmesi azalan 65 yaşındaki Salih Kara, Manisa Şehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi ekiplerinden Op. Dr. Canan Subaşı Kalaycı ile görüşerek ameliyat olmak istediğini belirtti. Hasta Salih Kara'ya ameliyat uygulamayı düşünen Op. Dr. Canan Subaşı Kalaycı, hastanın ameliyata uygunluğunu kontrol etmesi için Manisa Celal Bayar Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Melike Batum'a sevk etti. Doç. Dr. Batum'un da kontrol sağlamasının ardından Salih Kara'ya Manisa Şehir Hastanesinde Derin Beyin Stimülasyonu ameliyatı yapılması için karar alındı. </p><p>Manisa Şehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi ekiplerinden Op. Dr. Canan Subaşı Kalaycı ile Doç. Dr. Ülkün Ünlü Ünsal'ın gerçekleştirdiği Manisa Celal Bayar Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dal Öğretim Üyesi Doç. Dr. Melike Batum'un önemli destek sağladığı ve Anesteziyoloji ve Reanimasyon hekimi Uzm. Dr. Berkem Büyükakkuş ile Nöroloji hekimi Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz'ün de katılarak multidisipliner yaklaşımla gerçekleştirdiği Parkinson ameliyatıyla 65 yaşındaki Parkinson hastası Salih Kara'ya başarılı bir şekilde halk arasında 'beyin pili' olarak da bilinen Derin Beyin Stimülasyonu takıldı. Başarılı bir şekilde gerçekleştirilen ameliyatın ardından Manisa İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Mehmet Fatih Zeren, Manisa Şehir Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Serkan Saka ile ameliyat ekibi hasta Salih Kara'yı odasında ziyaret etti. Hastadan son durumunu öğrenen Manisa İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Mehmet Fatih Zeren, Manisa Şehir Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Serkan Saka, ameliyat ekibini de tebrik ederek hasta hakkında bilgi alışverişi yaptı. </p><p>Ameliyatın ardından açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Melike Batum, 'Derin Beyin Stimülasyonu orta ve ileri Parkinson hastalarında, artık tedavi göremeyen hastalarda kullanılan bir yöntem. Hasta seçimi çok önemli. Her hastaya yapamıyoruz ama orta ve ileri evredeki hastalarda, özellikle beynin içerisindeki çekirdeklerde bir uyarılma sorunu oluyor ileri evrelerde. İlaçlardan da fayda görmeyen hastalarımızı yakaladığımız zaman halk adıyla beyin pili dediğimiz yöntemle bu bölgelerin daha aktif olarak çalışmasına katkıda bulunuyoruz. Biz ilk defa Manisa Şehir Hastanesinde bu işlemi gerçekleştirdik. Bundan sonra da yeni hastalara şifa olabileceğiz' dedi. </p><p>Ameliyata katılan Nöroloji hekimi Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, 'Melike hamının da Manisa Celal Bayar Üniversitesinden yönlendirdiği hastaları biz de hastanemizde değerlendirdik. Biz de hastalarımızı Derin Beyin Stimülasyonu açısından uygunluğunu kontrol ederek uyumlu hastalarımızı beyin cerrahisine yönlendiriyoruz' diye konuştu. </p><p>Ameliyatı başarıyla gerçekleştiren Manisa Şehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi ekiplerinden Op. Dr. Canan Subaşı Kalaycı, 'İlaç tedavisinden fayda görmeyen orta ve ileri evre Parkinson hastalarında beyin pili uygulaması dediğimiz bazal çekirdekleri uyarı istemsiz hareketleri önlemeyi planlıyoruz. Kalıcı pili cilt altına yerleştirerek ameliyatın ardından aktif hale getirerek net olarak görüyoruz' dedi. </p><p>Multidisipliner yaklaşımla ameliyatı gerçekleştirdiklerini söyleyen Manisa Şehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi ekiplerinden Doç. Dr. Ülkün Ünlü, 'Bu tedavi multidisipliner yaklaşım gerektiren bir tedavi. Ülkemizde belli başlı merkezlerde uygulanıyoruz. Bizim bölgede Manisa Şehir Hastanemizde ilk defa yapılıyor. Hastamızın tedaviden fayda göreceğini düşünüyoruz. Pil aktif hale getirildikten sonra günlük temel ihtiyaçlarını giderirken artık eskisi gibi başkasından destek almasına gerek kalmadan hayatına devam edebilecek' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ameliyat sırasında hasta Salih Kara'yı bilinci açık, sorulan sorulara cevap verebilecek durumda tutarak ameliyatın ağrısız şekilde sürdürülmesini sağladıklarını söyleyen Anesteziyoloji ve Reanimasyon hekimi Uzm. Dr. Berkem Büyükakkuş, 'Bizim için önemli bir ameliyat. Biz cerrahlarımıza eşlik ederek hastamızı ağrısız halde tutup olarak yaşamsal fonksiyonlarını ameliyatlarda stabil tutmakla görevliyiz. Bu ameliyatın bizim için önemi şu; beynin içerisinde bir işlem yapılırken, kafatasının içinde ağrılı bir işlem yapılırken hastayı hem ağrısız hem de muayeneye izin verecek, sorulara cevap verecek şekilde tamamen uyanık tutmak. Manisa Şehir Hastanesinde bu yöntemi başarılı şekilde ilk kez gerçekleştirdik' ifadelerini kullandı. </p><p>Manisa İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Mehmet Fatih Zeren de ameliyatın ardından hastayı odasında ziyaret etti. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Zeren, 'Hastamız Parkinson hastası. Derin Beyin Stimülasyonu Manisa'da ilk kez yapılan bir işlem. Emeği geçen arkadaşlara teşekkür ediyoruz. Hastamız şu an çok iyi. Memnuniyetini bildiriyor. İlerleyen süreçte hem Manisa Şehir Hastanemiz hem de Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanemiz hastamızın takibini gerçekleştirecek' dedi. </p><p>Aynı zamanda nöroloji hekimi olarak ayrı bir gurur yaşadığını söyleyen Manisa Şehir Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Serkan Saka, 'Hem Başhekim olarak hem de nöroloji hekimi olarak çok mutluyum. Özellikle Parkinson hastalarımızda büyük fayda gördüğümüz bir uygulamayı ilk kez gerçekleştirmiş bulunmaktayız. İlk vakamız oldu ancak son vakamız da olmayacaktır' dedi. </p><p>Kendi başına yemek yiyemezken günlük hayatına geri döndü </p><p>Geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen başarılı ameliyatın ardından Parkinson hastası Salih Kara'nın beyin pili aktif hale getirilerek hastanın hareketleri gözlemlendi. Yürümekte güçlük çeken ve günlük işlerini tek başına göremeyen Parkinson hastası Salih Kara, artık yürüyebiliyor, ayakta dengeli durabiliyor ve el hareketlerini başarıyla gerçekleştirilebiliyor. </p><p>Manisa'da ilk kez Manisa Şehir Hastanesi bünyesinde gerçekleştirilen bu ileri düzey cerrahi girişim, özellikle Parkinson hastalarının yaşam kalitesinin artırılması açısından büyük önem taşıyor. </p><p>Gerek hastaneden gerekse de doktor ve hemşirelerden büyük bir memnuniyet yaşadığını ve artık yürüyebildiği için büyük bir mutluluk duyduğunu belirten Parkinson hastası Salih Kara, 'Hastanemizden çok memnunum. Doktorlarımıza ve hemşirelerimize çok teşekkür ediyorum. Böyle bir hastanenin ilimizde olması çok güzel bir şey. Parkinson nedeniyle 9 senedir ilaç kullanıyordum. Sol elimi kullanamıyordum. Yürürken ayaklarım birbirine dolaşıyordu. Ama şimdi doktorlarımızın sayesinde hepsinden kurtuldum' dedi. </p><p>'Tıraş olurken yüzünü kanatıyordu; şu an tek başına tıraş oluyor, yemek yiyor' </p><p>Başarıyla gerçekleştirilen ameliyatın ardından hastayı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesindeki odasında muayene eden ve takılan beyin pilinin doğru çalışıp çalışmadığını test eden Manisa Celal Bayar Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Melike Batum, 'Hastamızın Parkinsonu oldukça ciddiydi. Ama Canan hocamla beraber yaptığımız beyin pili ameliyatıyla Salih amcamız günlük hayata daha çok katılabiliyor, günlük işlerini gerçekleştirebiliyor' dedi. </p><p>Ameliyatın ardından Salih Kara'nın günlük hayatına başarılı bir şekilde devam ettiğini belirten Op. Dr. Canan Subaşı Kalaycı, 'Hastamız ameliyat öncesi tek başına yemek yiyemez, çay içemez durumdaydı. Tıraş olurken yüzünü kanatıyordu. Şu an tek başına tıraş oluyor, yemek yiyor, konuşması öncesine göre çok daha anlaşılır bir durumda. Biz bu ameliyatı Manisa Şehir Hastanesinde gerçekleştirmeye başladık' ifadelerini kullandı. </p><p>Parkinson öncesi yürümekte bile güçlük çeken tek başına ayakta dengede duramayan Salih Kara, Derin Beyin Stimülasyonu ameliyatıyla ardık sağlığına kavuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Manisa</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/manisada-tarihi-ameliyat-beyin-piliyle-gelen-ikinci-hayat</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:50:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/manisada-tarihi-ameliyat-beyin-piliyle-gelen-ikinci-hayat.jpg" type="image/jpeg" length="95417"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Hareket yaşını öğren, sağlıklı yaşa' kampanyası Bursa'da başladı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-bursada-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-bursada-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından fiziksel aktivite farkındalığını arttırmak ve hareketsiz yaşamın olumsuz etkilerine dikkat çekmek amacıyla ülke genelinde hayat geçirilen 'Hareket yaşını öğren, sağlıklı yaşa' kampanyası Bursa'da başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından fiziksel aktivite farkındalığını arttırmak ve hareketsiz yaşamın olumsuz etkilerine dikkat çekmek amacıyla ülke genelinde hayat geçirilen 'Hareket yaşını öğren, sağlıklı yaşa' kampanyası Bursa'da başladı. </p><p>Proje kapsamında Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda bir ay boyunca 17 ilçede; meydanlar, alışveriş merkezleri, parklar, kamu kurumları, üniversiteler ve vatandaş yoğunluğunun bulunduğu farklı noktalarda etkinlikler gerçekleştirilecek. Kurulacak stantlarda vatandaşlara hareket yaşı değerlendirmesi yapılacak, sağlıklı yaşam konusunda danışmanlık hizmeti sunulacak ve gerekli görülen bireyler Sağlıklı Hayat Merkezlerine yönlendirilecek. </p><p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Sağlık Bakanlığı'nın 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' prensibinin yeni bir hamlesini sahada uyguladıklarını belirtti. Geçtiğimiz yıl meydanlarda boy ve kilo ölçümü yaparak, sağlıklı beslenmeye dikkat çektiklerini vurgulayan Uzm. Dr. Çetin, 'Tansiyon hastası olduğunu fark etmeyen, obeziteyle ilgili ciddi sıkıntıları olduğunu fark etmeyen insanlarımıza ulaşıp Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde onları takibe aldık ve ciddi anlamda da sağlıklarını iade edebilmek üzere başarı kaydettik. Gerçekten o farkındalığı kullanıp da başarı kaydeden vatandaşlarımı tebrik ediyorum, kendi sağlıkları için çok güzel bir iş yaptılar' şeklinde konuştu. </p><p>Hareketli hayat çok önemli </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu yıl yeni bir aşamaya geçtiklerinin altını çizen Çetin, 'Artık sadece sağlıklı beslenme yetmez, sadece uygun boy-kilo yetmez. Kişi gerçekten ideal boy-kiloda bile olsa, ideal ağırlıkta bile olsa hareket çok kıymetli. Hareket bize Allah'ın verdiği en güzel armağanlardan bir tanesi. Lütfen bu armağanı doğru kullanalım, hareketsizlikten uzak duralım. Sağlık Bakanlığı'mızın kampanyasından istifade edelim. Çeşitli noktalarda, kalabalık yerlerde stant faaliyetlerimiz olacak. Zaten sağlıklı hayat merkezlerimiz emrinize amade. Biz Bursa'da 15 tane sağlıklı hayat merkezi ile hizmetinizdeyiz. Bu manada Bakanlığımızın kampanyası ile ilgili vatandaşlarımızın istifade etmesini gönülden istiyoruz' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bursa, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-bursada-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 13:29:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-bursada-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="23013"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Depresyonda doğru iletişim hayati önem taşıyor']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/depresyonda-dogru-iletisim-hayati-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/depresyonda-dogru-iletisim-hayati-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Depresyon teşhisi konan kişilere iyi niyetle söylenen bazı sözlerin, depresyondaki kişinin yükünü daha da artırabileceği uyarısında bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Cengiz Çelik, 'Depresyon irade eksikliği ya da karakter zayıflığı olarak değerlendirilmemelidir. Depresyon yaşayan kişilere 'kafana takma', 'biraz pozitif düşün', 'herkesin problemi var' ya da 'güçlü ol' gibi ifadeler çoğu zaman yardımcı olmaz. Aksine kişinin yaşadığı duyguların küçümsendiği hissini oluşturabilir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Depresyon teşhisi konan kişilere iyi niyetle söylenen bazı sözlerin, depresyondaki kişinin yükünü daha da artırabileceği uyarısında bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Cengiz Çelik, 'Depresyon irade eksikliği ya da karakter zayıflığı olarak değerlendirilmemelidir. Depresyon yaşayan kişilere 'kafana takma', 'biraz pozitif düşün', 'herkesin problemi var' ya da 'güçlü ol' gibi ifadeler çoğu zaman yardımcı olmaz. Aksine kişinin yaşadığı duyguların küçümsendiği hissini oluşturabilir' dedi. </p><p>Depresyonun yalnızca moral bozukluğu ya da geçici bir mutsuzluk hali değil; kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını etkileyen ciddi bir ruh sağlığı sorunu olduğunu ifade eden VM Medical Park Samsun Hastanesi Psikiyatri Kliniği'nden Uzm. Dr. Cengiz Çelik, dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu. </p><p>'Karakter zayıflığı olarak değerlendirilmemeli' </p><p>Toplumda sık görülen bu rahatsızlıkla mücadele eden bireylerin çevrelerinden destek beklerken bazen iyi niyetle söylenen sözler nedeniyle kendilerini daha da yalnız, suçlu ve yetersiz hissedebileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Cengiz Çelik, depresyonun irade eksikliği ya da karakter zayıflığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, 'Depresyon yaşayan kişilere 'kafana takma', 'biraz pozitif düşün', 'herkesin problemi var' ya da 'güçlü ol' gibi ifadeler çoğu zaman yardımcı olmaz. Aksine kişinin yaşadığı duyguların küçümsendiği hissini oluşturabilir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Empati ve anlayış, iyileşme sürecini destekliyor' </p><p>Depresyonla mücadele eden bireylerin öncelikle anlaşılmaya ve yargılanmadan dinlenmeye ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Çelik, yakın çevrenin kullandığı dilin büyük önem taşıdığını ifade etti. 'Zorlandığını görüyorum', 'Seni dinlemeye hazırım', 'Bunu tek başına taşımak zorunda değilsin' ve 'Nasıl yardımcı olabilirim' gibi ifadelerin kişinin kendisini daha güvende ve desteklenmiş hissetmesine katkı sağlayabileceğini belirten Uzm. Dr. Çelik, depresyonda iyileşme sürecinin zaman alabileceğini ve bunun normal olduğunu söyledi. </p><p>'Depresyon gerçek bir sağlık sorunudur' </p><p>Depresyonun kişinin iş, aile ve sosyal hayatını etkileyebilen ciddi bir hastalık olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Cengiz Çelik, gerekli durumlarda profesyonel destek alınmasının önemini vurguladı. Uzm. Dr. Çelik, 'Depresyonlu birine 'neden ayağa kalkmıyorsun' demek, kırık bacağı olan birine 'neden koşmuyorsun' demeye benzer. Yaşanan sıkıntıyı küçümsemek yerine anlamaya çalışmak, kişinin iyileşme yolculuğunda çok değerli bir destek olabilir' ifadelerini kullandı. </p><p>Toplumda ruh sağlığı farkındalığının artırılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Cengiz Çelik, depresyon yaşayan bireylerin yargılanmak yerine desteklenmesinin hem tedavi sürecine hem de yaşam kalitelerine olumlu katkı sağlayacağını sözlerine ekledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/depresyonda-dogru-iletisim-hayati-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:19:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/depresyonda-dogru-iletisim-hayati-onem-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="77437"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuğunuza ilk sorunuz sınavla ilgili olmasın]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/cocugunuza-ilk-sorunuz-sinavla-ilgili-olmasin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/cocugunuza-ilk-sorunuz-sinavla-ilgili-olmasin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sınav döneminin yalnızca akademik değil, aynı zamanda yoğun bir psikolojik süreç olduğuna dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü'nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sınav kaygısının hem öğrenciler hem de aileler tarafından doğru yönetilmesinin önem taşıdığını belirtti. Sınav öncesinde yaşanan yoğun stresin biyolojik temelleri bulunduğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sınav sonrasında ise gençlerin performans analizinden çok anlayışa ve duygusal desteğe ihtiyaç duyduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sınav döneminin yalnızca akademik değil, aynı zamanda yoğun bir psikolojik süreç olduğuna dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü'nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sınav kaygısının hem öğrenciler hem de aileler tarafından doğru yönetilmesinin önem taşıdığını belirtti. Sınav öncesinde yaşanan yoğun stresin biyolojik temelleri bulunduğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sınav sonrasında ise gençlerin performans analizinden çok anlayışa ve duygusal desteğe ihtiyaç duyduğunu vurguladı. </p><p>Sınav döneminin gelişmekte olan bir ergen beyni için son derece zorlu bir süreç olduğunu belirten Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Bölümü'nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, ailelerin bu dönemde sergilediği tutumun gençlerin psikolojik dayanıklılığı üzerinde belirleyici rol oynadığını söyledi. 'Sınav dönemi, gelişmekte olan bir ergen beyni için tam anlamıyla bir hayatta kalma simülasyonudur' diyen Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Çocuğunuzun o günlerde yaşadığı durum basit bir heyecan değil; stres hormonu kortizolün sistemi ele geçirdiği, amigdalanın alarm verdiği nörobiyolojik bir krizdir. Böyle bir anda mantık merkezi devre dışı kalmış bir gence 'sakin ol' demek ya da uzun rasyonel tavsiyeler sıralamak genelde duvara konuşmak gibidir. Çocuğunuzun omuzlarındaki bu devasa yükü hafifletmenin en gerçekçi yolu, kendi kaygınızı kontrol edip evin içine sızdırmamaktır. Ebeveynlerin sakin, rutini bozmayan ve tutarlı duruşu, gençlere 'sonuç ne olursa olsun burası senin güvenli limanın' mesajını süslü kelimelerden çok daha doğrudan ve ikna edici bir şekilde iletebilir.' </p><p>Kaygı, yetersizlik göstergesi değildir </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sınav kaygısının çoğu zaman yanlış yorumlandığını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, gençlerin yaşadığı yoğun duyguların yetersizlikten değil, biyolojik sistemin aşırı yüklenmesinden kaynaklandığını belirtti. Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, gençlere ve velilere şu tavsiyelerde bulundu: 'Öncelikle zihinlerinin kendilerine oynadığı oyunun farkına varmalılar. Hissettikleri yoğun kaygı, yetersiz olduklarının değil, biyolojik sistemlerinin aşırı yüklendiğinin göstergesi. Bu anlarda çözüm kendilerine kızmaları değil, derin nefeslerle fiziksel tepkiyi yönetmektir. Sınav sonrasında yaşanan duygusal süreç de en az sınava hazırlık dönemi kadar önemli. Öğrenciler, sınav çıkışında yoğun bir zihinsel yorgunluk yaşamaktadır. Bu yüzden sınavın bitiş zili çaldığında ve yüksek seviyelere ulaşan adrenalin aniden çekildiğinde, geriye kalan devasa zihinsel yorgunluğu doğru okumak gerekir. Çocuğunuz sınav kapısından çıktığı an ona kaç net yaptığına dair sorular sormak, zihinlerindeki o travmatik alarm durumunu uzatmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Gençler o an karşılarında bir eğitim koçu değil, yargısız ve şefkatli bir sığınak ararlar.' </p><p>Sonuçtan çok emeğe odaklanmalılar </p><p>Sonuçların açıklanmasına kadar geçen sürecin de öğrenciler açısından ayrı bir psikolojik yük oluşturduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, ailelerin çocuklarına, günlük yaşamın olağan akışına dönmeleri için yardımcı olması gerektiğini vurguladı. Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sözlerini şöyle tamamladı: 'Sonuçlar açıklanana kadar geçen o arafta kalma sürecinde, öğrencilerin kendi iç sesleri zaten yeterince felaket senaryosu üretecektir. Ailelere düşen en büyük görev onları hayatın sıradan, tanıdık ve iyileştirici günlük ritüellerine geri çekmektir. Yüksek puanlar elbette kutlanmalıdır. Ancak asıl görülmesi ve tebrik edilmesi gereken şey, o masada aylar boyunca gösterilen dirayet ve tüm o strese rağmen vazgeçmeme iradesidir. Çocuğunuzun gözlerinin içine bakarak, o birkaç saatlik kâğıt parçasının ona duyduğunuz saygıyı bir milim bile değiştirmeyeceğini derinden hissettirin. Sonuç </p><p>tablosunda ne yazarsa yazsın, hem öğrencilerin hem de ebeveynlerin unutmaması gereken tek bir gerçek var: Hayat tek bir sınavla haritası çizilemeyecek kadar uzun bir yoldur ve asıl dayanıklılık hiç düşmemek değil, düştükten sonra birbirinize tutunarak yeniden ayağa kalkabilmektir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Izmir</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/cocugunuza-ilk-sorunuz-sinavla-ilgili-olmasin</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:07:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/cocugunuza-ilk-sorunuz-sinavla-ilgili-olmasin.jpg" type="image/jpeg" length="82378"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İshal, güneş çarpması ve havuz risklerine dikkat]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/ishal-gunes-carpmasi-ve-havuz-risklerine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/ishal-gunes-carpmasi-ve-havuz-risklerine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Aslı Aslan, her yaz mevsiminde olduğu gibi bu yaz da çocuklarda ishal, yaz enfeksiyonları, güneş çarpması ve sıvı kaybı gibi sağlık sorunlarının görülebileceğini söyledi. Ebeveynlerin özellikle çocuklarının beslenme ve sıvı tüketimlerinin takipçisi olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, 'Ayrıca havuz kullanımına bağlı olarak çocuklarda ishalin yanı sıra göz enfeksiyonları, kulak iltihapları ve cilt hastalıklarını da görüyoruz. Anne babalar dikkati elden bırakmasın' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Aslı Aslan, her yaz mevsiminde olduğu gibi bu yaz da çocuklarda ishal, yaz enfeksiyonları, güneş çarpması ve sıvı kaybı gibi sağlık sorunlarının görülebileceğini söyledi. Ebeveynlerin özellikle çocuklarının beslenme ve sıvı tüketimlerinin takipçisi olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, 'Ayrıca havuz kullanımına bağlı olarak çocuklarda ishalin yanı sıra göz enfeksiyonları, kulak iltihapları ve cilt hastalıklarını da görüyoruz. Anne babalar dikkati elden bırakmasın' dedi. </p><p>Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aslı Aslan, yaz mevsimi boyunca çocukların sağlığını korumak için basit ama etkili önlemler alınması gerektiğini söyledi. Aslan, bu basit önlemlerle yaz aylarının çocuklar için hem sağlıklı hem de güvenli geçirilebileceğini kaydetti. Prof. Dr. Aslan, havaların ısınması, günlerin uzamasıyla çocukların daha fazla dışarıda kaldığını belirterek güneşten korunmanın önemine dikkat çekti, 'Güneşin zararlı ışınlarına karşı mineral filtreli güneş koruyucular tercih edilmeli, deniz ve havuz sonrası güneş kremi mutlaka yeniden uygulanmalı. UV korumalı güneş gözlüğü kullanımı da büyük önem taşıyor' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Beslenme ve sıvı tüketimi kritik </p><p>Prof. Dr. Aslan sıcak havalarda sıvı kaybının hızlı geliştiğini hatırlattı. Çocuklara bol su içirilmesini öneren Prof. Dr. Aslan yaz mevsiminde ishal vakalarında artış gördüklerini kaydetti. Yaz aylarında gıdaların daha çabuk bozulduğunu ve hijyen sorunlarının arttığını dile getiren Aslan, 'Havuz suyu yutulması, iyi yıkanmamış yiyecekler ve kirli su tüketimi ishal riskini artırır. Açıkta satılan yiyeceklerden uzak durulmalı' ifadelerini kullandı ve sözlerini şöyle sürdürdü: </p><p>'İshal durumunda en önemli risk sıvı kaybıdır. Ailelerin sık yaptığı bir hata beslenmeyi kesmeleri. Beslenmenin tamamen kesilmesi yanlış. Çocukları hafif gıdalarla beslenmeye devam edilmeli. Doktora danışmadan antibiyotik kullanımı da doğru değil. Ayrıca gazlı ve şekerli içecekler ishali artırabilir, bu tür içeceklerden kaçınılmalı. Eğer çocukta yüksek ateş, kusma, kanlı ishal, ağız kuruluğu, gözlerde çöküklük ve idrar miktarında azalma gibi belirtiler görülürse zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı' </p><p>Havuzlar enfeksiyon riski taşıyor </p><p>Prof. Dr. Aslan, yazın serinlemek için tercih edilen havuzların oluşturacağı risklere de dikkat çekti. Yeterince klorlanmamış ve hijyenik olmayan havuzların enfeksiyon riskini artıracağını kaydeden Prof. Dr. Aslan, ' Havuz kullanımına bağlı olarak çocuklarda ishalin yanı sıra göz enfeksiyonları, kulak iltihapları ve cilt hastalıklarının da görülebilir. Anne babalar bu konuda da dikkatli olmalı' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Izmir</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/ishal-gunes-carpmasi-ve-havuz-risklerine-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:55:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/ishal-gunes-carpmasi-ve-havuz-risklerine-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="82876"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Psikolog Yıldız: 'Sınava girecekler başarısız olacakmış gibi kaygıyı arttırıyorlar']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/uzman-psikolog-yildiz-sinava-girecekler-basarisiz-olacakmis-gibi-kaygiyi-arttiriyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/uzman-psikolog-yildiz-sinava-girecekler-basarisiz-olacakmis-gibi-kaygiyi-arttiriyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[LGS ve YKS sınavlarına kısa bir süre kala kala öğrencilere önemli tavsiyelerde bulunan Uzman Psikolog Esma Yıldız, 'Belirli düzeyde kaygı motivasyoneldir ancak, o kaygıyı ileriye taşıdığımız zaman kişiyi olumsuz yönde etkileyip başarısızlığa sürüklemektedir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>LGS ve YKS sınavlarına kısa bir süre kala kala öğrencilere önemli tavsiyelerde bulunan Uzman Psikolog Esma Yıldız, 'Belirli düzeyde kaygı motivasyoneldir ancak, o kaygıyı ileriye taşıdığımız zaman kişiyi olumsuz yönde etkileyip başarısızlığa sürüklemektedir' dedi. </p><p>Elazığ Medilines Hastanesi Klinik Psikolog Esma Yıldız, LGS ve YKS sınavına girecek olan öğrencilere önemli uyarılarda bulundu. Yıldız, 'Öğrencilerin son günlerde tekrar etmelerini ve var olan bilgilerini pekiştirmeleri gerekiyor. En önemlisinin ise sınava girecek olanlara sonuç odaklı değil çözüm odaklı yaklaşılması ve şartsız destek olmaları gerekmektedir' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sınav kaygısı öğrencilerin yoğun endişe yaşadığı dönem olduğunu belirten Uzman Psikolog Esma Yıldız, 'Bu endişe dönemi hafıza, dikkat ve performansı olumsuz yönde etkiliyor. Belirli düzeyde kaygı motivasyoneldir bizi ilerletebilir ancak, o kaygı ileriye taşıdığımız zaman kişiyi olumsuz yönde etkileyip başarısızlığa sürüklemektedir. Belirtileri çarpıntı, titreme terleme ve mide rahatsızlığı görülür. En önemlisi ise dikkat dağınıklığı ve hafıza güçlüğüdür. Kişiler başarısız olacakmış gibi hissedip kaygıyı arttırıyorlar. Öğrencilere önerilerimiz son günlerde tekrar etmelerini istiyoruz. Var olan bilgilerini pekiştirmelerini istiyoruz. Uykuya yönelik uyku düzenlerini korumalarını istiyoruz. En önemlisi nefes teknikleri gibi rahatlatıcı tekniklerden yararlanmalarını istiyoruz. Ailelere önerilerimiz ise çocuklarını kesinlikle başka insanlarla kıyaslamamaları gerekiyor. Onlara sonuç odaklı değil çözüm odaklı yaklaşmaları gerekiyor. En önemlisi de şartsız destek olmaları gerekmektedir. Bu süreçte biz çocukların kaygılarını indirgemiyoruz motivasyonel olan düzgün düzeyde bekletiyoruz' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/uzman-psikolog-yildiz-sinava-girecekler-basarisiz-olacakmis-gibi-kaygiyi-arttiriyorlar</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:53:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/uzman-psikolog-yildiz-sinava-girecekler-basarisiz-olacakmis-gibi-kaygiyi-arttiriyorlar.jpg" type="image/jpeg" length="46113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sadece uzun değil, kaliteli yaşayın]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/sadece-uzun-degil-kaliteli-yasayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/sadece-uzun-degil-kaliteli-yasayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Longevity yaklaşımıyla düzenlenen panelde, sağlıklı yaş almanın ve yaşam kalitesini artırmanın yolları alanında uzman isimlerin katılımıyla ele alındı. Uzmanlar, asıl hedefin uzun yaşamaktan çok sağlıklı yaş almak olması gerektiğine dikkat çekerek beslenme, kas ve kemik sağlığı, hormon yönetimi ve psikolojik dayanıklılığa ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Longevity yaklaşımıyla düzenlenen panelde, sağlıklı yaş almanın ve yaşam kalitesini artırmanın yolları alanında uzman isimlerin katılımıyla ele alındı. Uzmanlar, asıl hedefin uzun yaşamaktan çok sağlıklı yaş almak olması gerektiğine dikkat çekerek beslenme, kas ve kemik sağlığı, hormon yönetimi ve psikolojik dayanıklılığa ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. </p><p>Uzun ve sağlıklı yaşam anlamına gelen 'longevity' yaklaşımı, son yıllarda sağlık dünyasının en çok konuşulan konularından biri haline geldi. Medipol Sağlık Grubu tarafından düzenlenen 'Hayata Yıllar, Yıllara Hayat Katmak' panelinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Evrim Bostancı Ergen, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özkoçak, Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Makbule Dündar, İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, GETAT Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Yegane Koulieva Özcan, Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu ve Diyetisyen Nazlı Aydın, sağlıklı yaş almanın bilimsel temellerini ve günlük yaşamda uygulanabilecek önerileri değerlendirdi. </p><p>Önemli olan uzun değil, sağlıklı yaşamak </p><p>Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Makbule Dündar, son yıllarda longevity kavramının giderek daha fazla ilgi gördüğünü belirterek, asıl hedefin uzun yaşamaktan çok sağlıklı yaş almak olması gerektiğini vurguladı. Dr. Dündar, 'Günümüzde herkes uzun ve sağlıklı yaşamı konuşuyor. Artık 60'lı ve 70'li yaşlar yaşlılık olarak kabul edilmiyor. Bilim dünyası da sağlıklı yaşlanma ve kronik hastalıkların önlenmesi konusunda önemli çalışmalar yürütüyor. Günümüzde bütüncül tıp anlayışı ön plana çıkıyor. Bu noktada her alanda doğru ve dengeli olmak büyük önem taşıyor. Beslenmeden yaşam tarzına kadar sağlığımızı etkileyen tüm faktörlerde dengeyi korumak, sağlıklı yaş almanın temelini oluşturuyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Menopoz sürecinin doğru yönetilmesi önemli </p><p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Evrim Bostancı Ergen, yaşam süresi uzarken menopoz yaşının giderek düştüğüne dikkat çekti. Bu durumun genetik faktörlerden beslenme alışkanlıklarına ve çevresel etkenlere kadar birçok nedeni bulunduğunu belirten Prof. Dr. Ergen, 'Ömür uzarken menopoz yaşının düşmesi kadın sağlığı açısından önemli bir konu haline geliyor. Bu süreçte güvenli hormon tedavileri uygulayabiliyoruz ancak burada en önemli nokta doğru hastayı seçmek ve süreci doğru yönetmek. Her hastaya aynı yaklaşımı göstermiyoruz. Kişiye özel planlanan tedavilerle hem yaşam kalitesini artırmayı hem de sağlıklı bir geleceğe yatırım yapmayı hedefliyoruz. Amacımız sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirmek değil, sağlıklı ve mutlu bireylerin yaş almasını sağlamak' ifadelerini kullandı. </p><p>Kas ve kemik sağlığına yatırım şart </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özkoçak, sağlıklı yaşlanmanın yalnızca dış görünüşle değil, kas ve iskelet sisteminin korunmasıyla mümkün olduğunu vurguladı. Dr. Özkoçak, 'Günümüzde insanlar yüzüne yatırım yapabiliyor, görüntüsünü değiştirerek yıllara meydan okuyabiliyor. Ancak omurganıza yatırım yapmazsanız bunun çok fazla anlamı kalmıyor. Bir kişinin kas kütlesine ve kemik yapısına yaptığı yatırım, gelecekte nasıl bir yaşam süreceğini belirliyor. Bu nedenle beslenmemizi daha bilinçli ve profesyonel bir hale getirmemiz gerekiyor. Kas erimesi artık çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi. Sağlıklı yaş almak istiyorsak kas ve kemik sağlığımızı korumaya bugünden başlamalıyız' diye konuştu. </p><p>Sağlıkta tek formül yok, kişiye özel yaklaşım var </p><p>İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, sağlıklı yaşlanmanın temelinde kişiye özel tıbbi yaklaşımların yer aldığını belirtti. Her bireyin metabolizmasının, hastalıklara ve besinlere verdiği yanıtın farklı olduğunu vurgulayan Dr. Sarıkaya, 'Hastaya bakarak tedavi yapmamız gerekiyor. Hepimizin metabolizması, hastalıklara verdiği yanıt ve besinlere karşı gösterdiği reaksiyon farklıdır. Bu nedenle tüm planlamaların kişiye özel yapılması gerekiyor. Hastalıkları önlediğimizde yaşam kalitesindeki düşüşü de engellemiş oluyoruz. Kişiye özel yaklaşımlarla sağlıklı yaşam süresini artırmak mümkün' değerlendirmesinde bulundu. Dr. Sarıkaya, sağlıklı yaşamın yalnızca hastalıkların olmaması anlamına gelmediğini ifade ederek, 'Biz kişilere bir yol haritası çıkarıyoruz. Hangi gıdaların uygun olduğunu belirleyerek kişiye özel planlar oluşturuyoruz. Amacımız vücudun en iyi şekilde çalışmasını sağlamak. Sağlık, kişinin kendini en iyi şekilde hissetmesidir. 70 yaşına geldiğinizde hâlâ duru bir zihne, güçlü bir kas yapısına ve iyi bir düşünme kapasitesine sahipseniz, işte bu sağlıklı yaşamak ve sağlıklı yaş almaktır' diye konuştu. </p><p>Önemli olan yıllara hayat katabilmek </p><p>GETAT Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Yegane Koulieva Özcan, son yıllarda sağlıklı ve kaliteli yaşam konusunun giderek daha fazla gündeme geldiğini belirterek uzun yaşam kadar sağlıklı geçirilen yılların da önem taşıdığını vurguladı. Özcan, 'Asıl üzerinde düşünmemiz gereken konu, insan ömrünün ne kadar uzun olduğu değil, yaşamının son gününe kadar ne kadar sağlıklı kalabildiğidir. Kişiselleştirilmiş uygulamalar organizmanın doğal denge mekanizmalarını güçlendirmeye odaklanıyor. Amaç, sadece yaşam süresini uzatmak değil, yaşam kalitesini de koruyabilmektir' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>Sağlıklı yaşlanmanın temeli psikolojik dayanıklılık </p><p>Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu, sağlıklı yaş almanın yalnızca fiziksel sağlıkla açıklanamayacağını belirterek ruh ve beden sağlığının bir bütün olduğunu vurguladı. Kudu, 'Psikolojimizin iyi olması genel iyilik halimizi de doğrudan etkiliyor. Ancak bu, her zaman mutlu olmak anlamına gelmiyor. Asıl önemli olan hayatla bağ kurabilmek ve yaşamın içinde kalabilmektir. Sabah uyandığımızda bizi hayata bağlayan bir nedenimizin olması gerekiyor' ifadelerini kullandı. Yaş ilerledikçe kayıpların ve yalnızlaşmanın artabildiğine dikkat çeken Kudu, 'Bu nedenle psikolojik dayanıklılığı güçlendirmek büyük önem taşıyor. Sağlıklı bir yaşlılık için yalnızca genetiğimize değil, psikolojik hazırlığımıza da yatırım yapmalıyız. Sağlıklı beslenmek, kaliteli uyumak ve ruh sağlığını korumak birbirinden ayrı değil, aynı bütünün parçalarıdır' uyarısında bulundu. </p><p>Sağlıklı yaşamın temeli doğru beslenme </p><p>Diyetisyen Nazlı Aydın, beslenmenin yaşamın en temel unsurlarından biri olduğunu belirterek toplumda diyet kavramının sıklıkla yanlış anlaşıldığını söyledi. Aydın, 'Diyet yapmak yemek yememek ya da bazı besinleri tamamen hayatımızdan çıkarmak değildir. Mutlu olmadığınız hiçbir beslenme düzenini uzun süre sürdüremezsiniz. Bu nedenle beslenme planlarının mutlaka uzman kontrolünde ve kişiye özel olarak oluşturulması gerekir' ifadelerini kullandı.Yaşlanma sürecinin kas kütlesindeki azalmayla başladığını belirten Aydın, 'Bir kişinin yaşlandığını çoğu zaman yürüyüşünden anlayabilirsiniz. Protein tüketimi önemli ancak tek tip protein kaynaklarıyla beslenmek doğru değil. Beslenmede çeşitlilik arttıkça bağırsak mikrobiyotası da zenginleşiyor. Sağlıklı yaş almak için bağırsak sağlığımızı korumalı, dengeli ve çeşitli beslenmeye özen göstermeliyiz' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/sadece-uzun-degil-kaliteli-yasayin</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:06:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/sadece-uzun-degil-kaliteli-yasayin.jpg" type="image/jpeg" length="31844"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[El Nino sıcakları için uzman uyarısı: Çocuklar ve yaşlılar risk altında]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/el-nino-sicaklari-icin-uzman-uyarisi-cocuklar-ve-yaslilar-risk-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/el-nino-sicaklari-icin-uzman-uyarisi-cocuklar-ve-yaslilar-risk-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Yasemin Turgut Sezgin, yaz aylarında etkisini artırması beklenen aşırı sıcakların özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireyler için ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu belirterek vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Yasemin Turgut Sezgin, yaz aylarında etkisini artırması beklenen aşırı sıcakların özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireyler için ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu belirterek vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. </p><p>Küresel hava sistemlerini etkileyen ve Pasifik Okyanusu'ndaki yüzey sularının ısınmasıyla ortaya çıkan El Nino'nun bu yaz etkisini daha yoğun hissettirmesinin beklendiğini ifade eden Büyük Anadolu Samsun Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yasemin Turgut Sezgin, meteoroloji uzmanlarının Türkiye genelinde sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıkabileceği yönündeki değerlendirmelerine dikkat çekti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aşırı sıcakların yalnızca yorgunluk hissine neden olmadığını vurgulayan Sezgin, 'Bu dönemde özellikle üst ve alt solunum yolu hastalıkları tetiklenebilir. Kronik hastalarımız ve bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş çocuklarımız için El Nino sıcakları ciddi bir risk faktörüdür. Güneşin etkisinin en yoğun olduğu saatlerde hayati riskler yaşanabilmektedir. Günün en sıcak saatleri olan 10.00 ile 16.00 arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmamalıdır' dedi. </p><p>'Açık renkli ve pamuklu kıyafetler tercih edilmeli' </p><p>Sıcak havalarda alınması gereken önlemlere değinen Sezgin, güneş ışınlarını yansıtan, hava geçiren açık renkli ve pamuklu kıyafetlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Sentetik kumaşlardan kaçınılmasını öneren Sezgin, dışarı çıkılması gereken durumlarda geniş kenarlı şapka, güneş gözlüğü ve güneş kremi kullanımının önem taşıdığını belirtti. Çocukların aşırı kalın giydirilmemesi ve terlemelerinin önlenmesinin de sıcak çarpmasına karşı koruyucu olduğunu kaydetti. </p><p>'Susamayı beklemeden su tüketin' </p><p>Yaşlı bireylerde susuzluk hissinin azalabileceğine dikkat çeken Sezgin, 'Yaşlılarımız susamayı beklemeden düzenli aralıklarla su tüketmelidir. Beslenmede ağır, yağlı ve kızartma türü yiyeceklerden uzak durulmalı, meyve, sebze, ayran ve soğuk çorbalar gibi ferahlatıcı gıdalar tercih edilmelidir. Günün en sıcak saatlerinde klimalı veya iyi havalandırılan serin alanlarda bulunulmalı, ılık duş alınarak vücut ısısı dengelenmelidir' diye konuştu. </p><p>Park halindeki araçların çok kısa sürede aşırı ısındığını da hatırlatan Sezgin, çocuklar ve yaşlıların hiçbir şartta araç içerisinde yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı. </p><p>Sıcak çarpmasına karşı uyardı </p><p>Sıcak çarpmasının baş dönmesi, mide bulantısı ve yoğun halsizlik gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini ifade eden Sezgin, 'Bu durumda kişi hemen serin ve gölge bir alana alınmalı, üzerindeki fazla giysiler çıkarılmalı ve ılık suyla vücudu serinletilmelidir. Ardından vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşımaktadır' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Samsun, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/el-nino-sicaklari-icin-uzman-uyarisi-cocuklar-ve-yaslilar-risk-altinda</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:04:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/el-nino-sicaklari-icin-uzman-uyarisi-cocuklar-ve-yaslilar-risk-altinda.jpg" type="image/jpeg" length="98616"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van'da 'Hareket yaşını öğren, sağlıklı yaşa' kampanyası başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/vanda-hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/vanda-hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van İl Sağlık Müdürlüğü'nce vatandaşları sağlıklı yaşama yönlendirmek ve Sağlıklı Hayat Merkezlerini tanıtmak amacıyla 'Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa' kampanyası yürütülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van İl Sağlık Müdürlüğü'nce vatandaşları sağlıklı yaşama yönlendirmek ve Sağlıklı Hayat Merkezlerini tanıtmak amacıyla 'Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa' kampanyası yürütülüyor. </p><p>Van İl Sağlık Müdürlüğü ilçe sağlık müdürlükleriyle birlikte kent genelinde vatandaşların hareket yaşını tespit etmek ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırmak amacıyla geniş kapsamlı bir kampanya başlattı. Kent Park, alışveriş merkezleri, meydanlar ve piknik alanları gibi halkın yoğun olduğu noktalarda kurulan stantlarda vatandaşlara ücretsiz testler uygulanıyor. </p><p>Kampanya çerçevesindeki faaliyetleri yerinde inceleyen Van İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Tosun, ilin çeşitli noktalarında kurulan çadır ve stantlarla halkı sağlıklı yaşama yönlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Sağlık Bakanlığının en önemli faaliyet alanlarından birinin Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) olduğunu ifade eden İl Müdürü Dr. Tosun, 'İlimizin çeşitli noktalarında halkımızla sağlıklı hayat merkezlerini buluşturmak için bu noktalarda, bu çadırlarda halkımızın sağlıklı yaşama yönlendirilmesi için bugün bu kampanyayı başlatmış bulunmaktayız. Standımıza uğrayan her yaştan insanın testlerini yapıp, normalde hareket yaşını tespit edip, onları hem sağlıklı hayat merkezlerine hem de gerekiyorsa hastanelerimize yönlendiriyoruz. Yaklaşık 2 yıldır Sağlıklı Hayat Merkezlerimiz Sağlık Bakanlığı'nın en büyük faaliyet alanlarından biri. İlimizde de şu an 6 tane Sağlıklı Hayat Merkezi mevcut ve halkımıza tamamen ücretsiz bir şekilde hizmet vermekte' dedi. </p><p>Çalışmanın bir ay boyunca kesintisiz devam edeceğini dile getiren Tosun, 'Bir ay boyunca bu kampanya sahada, AVM'lerde, açık alanlarda, piknik alanlarında her yerde devam edecek ve halkımıza hem sağlık yaşını hem de sağlıklı hayat merkezlerini tanıtmış olacağız. Bundan sonra da tüm halkımızı Sağlıklı Hayat Merkezlerimize bekliyoruz ki hastalanmadan, sağlıklı bir hayata onlarla beraber devam edebilelim' diye konuştu. </p><p>'Otur-kalk, denge ve güç testleri yapılıyor' </p><p>İpekyolu İlçe Sağlık Müdürü Dr. Zübeyde Kul ise kurulan stantlarda vatandaşların fiziksel durumunu ölçen özel testler uyguladıklarını belirterek, 'Şu anda bulunduğumuz stant, 'Sağlık Yaşını Öğren' standı. Burada vatandaşlarımıza sağlık yaşlarını ölçen testler yapıyoruz. Otur-kalk testi, denge testi ve güç testi ile güç yaşımızı ve hareket yaşımızı öğreniyoruz. Ona göre vatandaşlarımıza da yönlendirmeler yapıyoruz. Sağlıklı yaşam merkezlerimize ya da gerekirse hastanelerimize yönlendirerek vatandaşlarımızın sağlığını korumak amaçlı testleri ve yönlendirmeleri yapıyoruz' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çalışmanın Van'ın tüm ilçelerinde eş zamanlı yürütüldüğünü kaydeden Dr. Kul, sözlerini şöyle sürdürdü: </p><p>'Vatandaşlar sıraya girdiler. Bu ilgi tabi bizleri de memnun ediyor. Gelmeyen vatandaşlarımızı da bekliyoruz. Kent Park'tayız, Van Park AVM'deyiz, aynı zamanda Sanat Park AVM'deyiz. Tabi bu sadece İpekyolu İlçe Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezi'nin stantları. Diğer İlçe Sağlık Müdürlüklerimizde de stantlar var. Edremit'te, Tuşba'da ve diğer ilçelerimizde de her ilçemiz stant açmış durumda. Bütün vatandaşlarımızı stantlarımıza bekliyoruz.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Van</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/vanda-hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-baslatildi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:01:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/vanda-hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-baslatildi.jpg" type="image/jpeg" length="51862"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sırtındaki 10 yıllık kitlenin içinden 1 buçuk kilogramlık tümör çıktı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/sirtindaki-10-yillik-kitlenin-icinden-1-bucuk-kilogramlik-tumor-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/sirtindaki-10-yillik-kitlenin-icinden-1-bucuk-kilogramlik-tumor-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da sırtında oluşan şişliği önemsemeyen ve 10 yıl içerisinde büyüyerek belirgin hale gelen tümörü aldırmak için hastaneye başvuran hastanın sırtından 1 buçuk kilogram ağırlığında kitle çıktı. Ameliyatı başarıyla gerçekleştiren Uzman Doktor Mehmet Özer Dökmeci, meslek hayatında daha önce böyle büyük bir tümörle karşılaşmadığını belirterek kitlenin boyutunun 17 santim uzunluğunda ve en olarak 10 santimetre genişliğinde olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay'da sırtında oluşan şişliği önemsemeyen ve 10 yıl içerisinde büyüyerek belirgin hale gelen tümörü aldırmak için hastaneye başvuran hastanın sırtından 1 buçuk kilogram ağırlığında kitle çıktı. Ameliyatı başarıyla gerçekleştiren Uzman Doktor Mehmet Özer Dökmeci, meslek hayatında daha önce böyle büyük bir tümörle karşılaşmadığını belirterek kitlenin boyutunun 17 santim uzunluğunda ve en olarak 10 santimetre genişliğinde olduğunu söyledi. </p><p>Samandağ ilçesinde yaşayan 45 yaşındaki Fırat Varna, yaklaşık 10 yıl önce sırt kısmında çıkan kitleyi umursamayarak yaşamını sürdürmeye devam etti. Sırt bölgesinde bulunan ve zaman içerisinde giderek büyüyen kitle nedeniyle rahatsız olmaya başlayan Varna, Altınözü Devlet Hastanesi'ne gelerek tedavi için muayene oldu. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Mehmet Özer Dökmeci tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda planlanan cerrahi operasyon ile ameliyat gerçekleştirildi. Başarılı geçen operasyonla Varna'nın sırt bölgesinde bulunan ve dikkat çeken şişlikten yaklaşık 1 buçuk kilogram ağırlığındaki kitle başarılı bir şekilde çıkarıldı. Operasyon sonrası hastanın genel sağlık durumu iyi olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Dökmeci, tedavi süreci hakkında bilgi verdi. </p><p>'Ben 22 yıldır ortopedinin içindeyim ve hiç bu kadar büyük bir tümör çıkarmamıştım' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hastanın ameliyat sürecini anlatan Uzm. Dr. Mehmet Özer Dökmeci, 22 yıllık meslek hayatında daha önce bu kadar büyük bir tümörle karşılaşmadığını belirterek 'Hastamız yaklaşık 15 gün önce sırt bölgesinde yaklaşık 10 yıldır mevcut olan bir kitle büyümesiyle geldi. Kitle için birçok merkeze başvurduğunu ancak peki iyi sonuç alınamadığı için tarafımıza tedavi amaçlı bize başvurdu. Biz de yaptığımız muayene ve tetkikler sonrasında bir ameliyat planı yaptık. O açıdan hastamızı Samandağ ilçemizden buraya geldi. Mevcut durumda çok ciddi büyük bir kitle vardı. Sırt bölgesinde çok ciddi anlamda asimetri oluşturacak. Kıyafet altından ve üstünden belli olacak. Hatta günlük yaşam kalitesinde uyku düzenini bile değiştirebilecek ciddi bir kitlesi vardı. Gözle görülebilir bir kitleydi. Biz bu noktada ameliyat planlaması yaparken çekilen ultrason, MR ve tomografiler üstünden hastanın ameliyatını planladık. Hastanemizin vermiş olduğu koşullarda gayet iyi ve kaliteli bir ameliyat oldu. Koşullarımızın şu an her türlü ameliyatı hastanemize izin vermektedir. Kitlenin boyutu 17 cm uzunluğunda, çap olarak yaklaşık 12 cm, enine olarak da bir 10 cm büyüklüğünde ve ağırlık olarak 1,5 kilo civarındaydı. Lipon dediğimiz tümör ama çok ciddi bir tümördü. Ben 22 yıldır ortopedinin içindeyim ve hiç bu kadar büyük bir tümör çıkarmamıştım. Kozmetik olarak da gözle görülür ve hem o bölgeye baskı yapıp, ağrı oluşturuyordu hem de gözle görülür anlamda çok ciddi bir asimetri oluşturacak hale gelmişti. Halk arasında kamburluk denilecek düzeyde bir tümör oluşmuştu. Bu tümör kemik kas üstüne bası yaparak günlük yaşam kalitesinde hastalığı düşürüyordu. Ameliyatımız aşağı yukarı bir saat civarında sürdü. Şu an ameliyattan sonra birinci günümüz ve hastamız gayet iyi görünüyor. Almış olduğumuz parçaları patolojiyle gönderdik ve inşallah sonuçlarımıza iyi gelecektir. Hastanın kozmetik olarak yaşamış olduğu sıkıntılar kesinlikle ortadan kalkacak. Oluşan ağrılar çok hızlı bir şekilde ortadan kalkacak. En iyi tarafı hastamızın yüzü gülecek ki şu anda hastamızın yüzü gülüyor. Şu an görüntüsel anlamları çok fazla değişti çünkü ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası görüntüler çok korkunç düzeyde farklıydı. O açıdan biz yapmış olduğumuz ameliyattan çok memnunuz, hastamızın uyumundan dolayı da çok memnunuz. O açıdan devletimizin bize sağlamış olduğu bu imkanlardan dolayı devletimize de çok teşekkür ediyoruz' dedi. </p><p>'10 yıla yakın bir süredir vardı ama ufak olduğu için ben o kadar önemsememiştim' </p><p>Başlarda ufak olduğu için umursamadığı kitlenin 10 yıl içerisinde büyüyerek sırtında belirgin hale geldiğini ifade eden Fırat Varna, insanların sırtındaki şişliği sorduğunda moral bozukluğu yaşadığını belirterek, 'Samandağ ilçesinden Altınözü Devlet Hastanesi'ne bir arkadaşımın vesilesiyle geldim. 10 yıla yakın bir süredir vardı ama ufak olduğu için ben o kadar önemsememiştim, sonradan büyüdüğü orada artık hani bir yerde 'dur' demem lazımdı. Allah beni buraya kadar gönderdi ve iyi ki buraya gelmişim. Özer bey müthiş bir doktor. İster istemez tabii bazen hani her şeyi bir kenara bırak, estetik açıdan iyi durmamıştı. O başlı başına zaten psikolojiyi bozan bir durum ama ben onları düşünmüyordum. Gördüğüm kadarıyla ben bir limon kadar bir şey düşünüyordum ama demek ki içeride bir yerlerde saklanmış. Kitle bayağı büyüktü, sırtımı gören illaki soruyordu. O da ister istemez moral bozukluğu oluyordu. Kambura yakın bir şekilde olduğu için ister istemez üzülüyordum. Bende de o şeyler oluyordu. Kitle çok rahat bir şekilde şu anda alındı. Bunun için çok mutluyum. Başta doktorum Özer Dökmeci'yi doktorumuza, tüm personele ve emeği geçen herkese teşekkür ederim' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hatay, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/sirtindaki-10-yillik-kitlenin-icinden-1-bucuk-kilogramlik-tumor-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:58:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/sirtindaki-10-yillik-kitlenin-icinden-1-bucuk-kilogramlik-tumor-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="75786"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kene ve böcek ısırıklarında yapılması gerekenler]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/kene-ve-bocek-isiriklarinda-yapilmasi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/kene-ve-bocek-isiriklarinda-yapilmasi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Liv Hospital Ulus Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ömer Gezdur, yaz aylarında artış gösteren kene ve böcek ısırıklarına karşı uyarılarda bulunarak, yanlış müdahalelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Liv Hospital Ulus Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ömer Gezdur, yaz aylarında artış gösteren kene ve böcek ısırıklarına karşı uyarılarda bulunarak, yanlış müdahalelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. </p><p>Havaların ısınmasıyla birlikte doğada geçirilen sürenin arttığını belirten Liv Hospital Ulus Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ömer Gezdur, bu dönemde kene ve böcek ısırmalarının daha sık görüldüğünü ifade etti. Gezdur, çoğu zaman kızarıklık, kaşıntı ve şişlik gibi belirtilerle ortaya çıkan bu durumların bazı vakalarda ciddi enfeksiyonların veya alerjik reaksiyonların habercisi olabileceğini belirtti. </p><p>'Böcek ısırıklarında ilk müdahale önemli' </p><p>Sivrisinek, arı, karınca ve örümcek gibi canlıların ısırması veya sokması sonrasında cildin hızlı bir reaksiyon verdiğini kaydeden Gezdur, 'Isırılan bölgede kızarıklık, hafif şişlik, yanma hissi ve yoğun kaşıntı görülebilir. İlk olarak bölge su ve sabunla temizlenmeli, ardından soğuk kompres uygulanmalıdır. En sık yapılan hatalardan biri ise bölgenin kaşınmasıdır. Kaşıma sonucu cilt bariyeri zarar görebilir ve enfeksiyon gelişebilir' dedi. </p><p>'Kenenin üzerine kolonya ya da alkol dökmeyin' </p><p>Kene ısırıklarının diğer böcek ısırıklarından farklı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Ömer Gezdur, kenelerin bazı virüs ve bakterileri taşıyabildiğine dikkat çekti. Gezdur, 'Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ve Lyme hastalığı gibi önemli enfeksiyonların bulaşmasında keneler rol oynayabiliyor. Bu nedenle yanlış müdahalelerden kaçınılması gerekiyor. Kenenin üzerine kolonya, alkol veya gaz yağı dökmek, sigara bastırmak ya da gövdesinden sıkarak çıkarmaya çalışmak doğru değildir. Bu uygulamalar bulaş riskini artırabilir' diye konuştu. </p><p>Kene nasıl çıkarılmalı? </p><p>Kenenin mümkünse bir sağlık kuruluşunda çıkarılması gerektiğini belirten Gezdur, sağlık merkezine ulaşmanın mümkün olmadığı durumlarda ince uçlu bir cımbız yardımıyla kenenin cilde en yakın noktadan tutulup ezmeden ve dik şekilde çekilerek çıkarılabileceğini söyledi. </p><p>Kene çıkarıldıktan sonra kişinin yaklaşık 10 gün boyunca kendisini gözlemlemesi gerektiğini ifade eden Gezdur, ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. </p><p>Belirtilere dikkat </p><p>Uzm. Dr. Ömer Gezdur, aşağıdaki belirtilerin görülmesi halinde mutlaka doktora başvurulması gerektiğini belirtti: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Isırık bölgesinde giderek büyüyen halka veya hedef tahtası şeklinde kızarıklık oluşması, bölgede aşırı ağrı, sıcaklık artışı veya iltihap gelişmesi, ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrılarının başlaması, nefes darlığı, yutma güçlüğü, dudak veya göz çevresinde şişlik gibi ciddi alerjik reaksiyon belirtilerinin görülmesi. </p><p>'Basit önlemlerle korunmak mümkün' </p><p>Yaz aylarında alınacak basit tedbirlerin kene ve böcek temasını azaltabileceğini belirten Uzm. Dr. Gezdur, 'Doğa yürüyüşlerinde açık renkli kıyafetler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorapların içine alınmalı ve uygun böcek kovucu ürünler kullanılmalıdır. Açık alan aktivitelerinden sonra özellikle kulak arkası, saç dipleri, koltuk altları ve diz arkaları dikkatlice kontrol edilmelidir. Erken fark edilen kene teması, olası sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşır' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/kene-ve-bocek-isiriklarinda-yapilmasi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 08:39:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/kene-ve-bocek-isiriklarinda-yapilmasi-gerekenler.jpg" type="image/jpeg" length="16683"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: 'Bilirseniz yönetirsiniz, bilirseniz ilerlersiniz, gelişirsiniz']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/bakan-memisoglu-bilirseniz-yonetirsiniz-bilirseniz-ilerlersiniz-gelisirsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/bakan-memisoglu-bilirseniz-yonetirsiniz-bilirseniz-ilerlersiniz-gelisirsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 'Bilirseniz yönetirsiniz, bilirseniz ilerlersiniz, gelişirsiniz. Bildiğiniz zaman, ürettiğiniz zaman güçlü olursunuz. İşte sağlıkta bizim amacımız, üreten bir sağlık haline getirilmesi Türkiye'nin' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 'Bilirseniz yönetirsiniz, bilirseniz ilerlersiniz, gelişirsiniz. Bildiğiniz zaman, ürettiğiniz zaman güçlü olursunuz. İşte sağlıkta bizim amacımız, üreten bir sağlık haline getirilmesi Türkiye'nin' dedi. </p><p>Lokman Hekim Üniversitesi Vital Simülasyon Merkezi'nin açılışı Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun katılımıyla gerçekleştirildi. Bakan Memişoğlu, sağlık çalışanlarının insanlara şifa vermek için çalıştıklarını anlatarak Türkiye'nin son 24 yılda sağlıktaki gelişimini insan gücünden ve bilgisinden aldığını söyledi. Memişoğlu, 'Biz insanı geliştireceğiz, insanı değerli kılacağız ki o da insanlara iyilik yapsın, onlara fayda versin. Sağlık böyle bir şeydir. Sağlık esasında başkasının mutluluğuyla mutlu olandır' diye konuştu. </p><p>Dünyanın her alanda bir yarış içinde olduğunu dile getiren Memişoğlu, 'Ülkemiz bu konuda gerçekten iyi yerlerde. Ama daha iyi yerlerde olmamız için kendimizi bu simülasyon merkezleri gibi, eğitim merkezleri gibi, bu üniversiteleri gibi, bilim yuvalarında bilgi üreten, bilgi öğrenen ve öğreten yerlerde geliştirmeliyiz' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gençlerin iyi eğitimler almasını önemsediklerine dikkati çeken Memişoğlu, onların çok çalışması gerektiğini ifade etti. Memişoğlu, 'Bilirseniz yönetirsiniz, bilirseniz ilerlersiniz, gelişirsiniz. Bildiğiniz zaman, ürettiğiniz zaman güçlü olursunuz. İşte sağlık da bizim amacımız, üreten bir sağlık haline getirilmesi Türkiye'nin. Bizim Sağlık Bakanlığı olarak en büyük hedeflerimizden birisi, Türkiye'de sadece sağlık hizmeti değil, sağlığın teknolojisinin bilgisini üreten bir merkez olmasıdır. Çünkü Türkiye'nin hem sağlık altyapısıyla hem de sağlık insan gücüyle buna ihtiyacı var ve bunu yapabilecek kabiliyeti var. İşte bu ekosistemi hep beraber oluşturmamız gerekir' açıklamasında bulundu. </p><p>Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde yeni bir yapılandırma oluşturduklarını söyleyen Bakan Memişoğlu, 'Fikri olan, ben yeni bir şey buldum, yeni bir şey ürettim, yeni bir fikrim var diyen herkesin Üreten Sağlık dediğimiz portalda fikrini söyleyip o fikri, mülkiyet hakkını kendisine vererek ürün haline, ticari ürün haline veya sağlıkta insanlara iyilik yapacak yeni şeyler söylemek için bir fırsat olarak görüyoruz. TÜSEB'ten bunları hem destekliyoruz Sağlık Bakanlığı olarak hem de destekleyenin yanında gerekli araştırmaları, gerekli planlamaları, gerekirse sanayicisini, gerekirse finansmanını sağlayacak bir ekosistem oluşturmaya çalışıyoruz' şeklinde konuştu. </p><p>Bakan Memişoğlu, sosyal medyanın avantajları olduğu kadar dezavantajlarının da olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: </p><p>'Sosyal medya bizi yönetmesin, biz sosyal medyayı yönetelim. Dezenformasyonu, moral bozukluğunu veya bencilliği ön plana çıkaran bir sosyal medyadan çok iyiliği, doğruyu, bilgiyi, adanmışlığı ve birbirimize empati duymayı öğreten bir sosyal medyaya ihtiyacımız da var. Onun için bunun için de çabalamamız gerekir. Onun için doğru şeyleri, iyi şeyleri yaptığınız zaman gençlere söylüyorum, mutlu olursunuz. Gençler kendi ideallerinizi gerçekleştirdiğiniz zaman mutlu olursunuz. Başkasına göre değil, kendinize göre kendinizi geliştirin.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/bakan-memisoglu-bilirseniz-yonetirsiniz-bilirseniz-ilerlersiniz-gelisirsiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 20:16:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/bakan-memisoglu-bilirseniz-yonetirsiniz-bilirseniz-ilerlersiniz-gelisirsiniz.jpg" type="image/jpeg" length="59031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aortu baştan sona değiştirilen hasta 10 saat süren kritik ameliyatla hayata tutundu]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/aortu-bastan-sona-degistirilen-hasta-10-saat-suren-kritik-ameliyatla-hayata-tutundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/aortu-bastan-sona-degistirilen-hasta-10-saat-suren-kritik-ameliyatla-hayata-tutundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da 5 ay önce geçirdiği aort yırtığı ameliyatının ardından rahatsızlığı devam eden 43 yaşındaki Aydın Özçelik, Gaziantep Şehir Hastanesi'nde 90 santimetre uzunluğundaki yapay damarın takılmasıyla sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay'da 5 ay önce geçirdiği aort yırtığı ameliyatının ardından rahatsızlığı devam eden 43 yaşındaki Aydın Özçelik, Gaziantep Şehir Hastanesi'nde 90 santimetre uzunluğundaki yapay damarın takılmasıyla sağlığına kavuştu. </p><p>Hatay'da yaşayan Aydın Özçelik yaklaşık 9 ay önce hipertansiyon şikayetiyle hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde aort damarında yırtık tespit edilen Özçelik, 5 ay önce ameliyat edildi. Ancak operasyon sonrası gelişen komplikasyonlar nedeniyle yeniden sağlık sorunları yaşayan Özçelik, ileri tedavi için Gaziantep Şehir Hastanesi'ne başvurdu. Burada yapılan detaylı incelemelerde hastanın aort kapağında ciddi kaçak bulunduğu, kalbe yakın aort bölümünde yırtık olduğu ve beyne ile iç organlara giden damarlarda da ileri derecede hasar meydana geldiği belirlendi. Bunun üzerine Kalp ve Damar Cerrahisi ekibince acil ameliyata alınan Özçelik, yaklaşık 10 saat süren zorlu bir operasyon geçirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aort kapağı dahil tüm aort damarı değiştiril </p><p>Ameliyatta aort kökünden başlayarak aort kapağı dahil tüm aort damarı değiştirilen Özçelik'e 90 santimetre uzunluğunda yapay damar takıldı. Türkiye'de ve dünyada nadir uygulanan yeni nesil greft tekniği kullanılarak gerçekleştirilen operasyonda 'Hibrit Frozen Elephant Trunk' yöntemi tercih edildi. Ameliyatın bir bölümü açık cerrahi yöntemle yapılırken, diğer bölümü ise anjiyografi ünitesinde kapalı yöntemle tamamlandı. Operasyon sırasında beyin, boyun ve iç organlara giden damarlar da onarıldı. Türkiye'de nadir uygulanan yöntem başarıyla gerçekleştirildi. İleri derecede aort hastalıklarında kullanılan ve en kapsamlı cerrahi tekniklerden biri olan 'Hibrit Frozen Elephant Trunk' yönteminin başarıyla tamamlanmasıyla birlikte ameliyatın ardından 2 gün yoğun bakımda tedavi gören Özçelik, yaklaşık 8 günlük servis takibinin ardından sağlığına kavuşarak taburcu edilmeye hazır hale geldi. </p><p>'Uygulanan teknik umut oldu' </p><p>Yapılan operasyon sonrası sağlığına kavuşan Aydın Özçelik, doktorlara teşekkür ederek, 'Bundan 9 ay önce aniden rahatsızlandım ve hastaneye gittim. Hipertansiyon varmış bende. Fakat bilincinde değildim. Aniden rahatsızlanınca aort damarım yırtılmış. Beni Hatay'dan buraya Gaziantep Şehir Hastanesi'ne sevk ettiler. Buraya geldiğimde çok kötü durumdaydım. İlk ameliyatımda tansiyonumun dengelenememesinden dolayı kalp kapağımı değiştirememişler, yama yapılmış. Bu dört beş ay içerisinde yokuş yürüyememe, nefes darlığı gibi şikayetlerim devam etti. Daha sonra da Gazintep Şehir Hastanesi'ne Yusuf Hocamıza başvurduk. Yusuf Hocam rahatsızlığımı söyledi, dile getirdi. Kalp kapağımın değişmesi gerektiğini söyledi. Mekanik kapak takıldı. Aaort damarım değiştirildi, yapay damar takıldı. Boyun damarlarım ve şah damarım da kötü durumdaymış. Boyun damarlarıma da işlem yapıldı. Çok teferruatlı, çok uzun bir ameliyat, 10 saat süren bir ameliyat gerçekleşmiş. Sadece göğüs kafesimin açılması 3,5 buçuk saati bulmuş ama Allah'a şükür kurtulduk. Bizim gibi böyle risk durumu yüksek, kurtulma umudu az olan hastalarda Yusuf Hocamın bu uygulamış olduğu yeni teknik umut oldu. İnşallah hani bundan sonra da Allah'ım cerrahlarımıza, hekimlerimize başarılar, muvaffakiyet versin. Çok şükür yani çok riskli olmasına rağmen başarılı bir şekilde sonuçlandı ve başta Gaziantep Şehir Hastanesi başhekimimiz Yusuf Hocam ve değerli ekibi olmak üzere tüm doktorlarımıza, tüm sağlık ekibimize sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum' dedi. </p><p>'Oldukça sağlıklı ve güzel bir ameliyat geçti' </p><p>Ameliyat sürecini anlatan Kalp Damar cerrahisi uzmanı Op. Dr. Yusuf Çorbacıoğlu, Türkiye'de ve dünyada nadir uygulanan tekniği kullandıklarını aktararak, '5 ay önce aort yırtığı nedeniyle bir ameliyat geçirmiş. Fakat ameliyatta bazı problemler olduğu için ameliyat sonrasında tekrar bir ameliyat ihtiyacı doğdu. Aort kapağında ciddi bir kaçak vardı. Aort kısmı, aortun kalbe yakın kısmı yırtıktı. Kafaya giden damarları ve iç organlara giden damarlarında da ciddi yırtıklar vardı. O yüzden aort kökünden itibaren aort kapağı dahil bütün aortunu değiştirmek mecburiyetindeydik. Bunu da Türkiye'de ve dünyada yeni yeni kullanılan bir yeni nesil gref tekniğini uyguladık. Bu gref tekniği, literatürde yapılan nadir vakalardandır. Oldukça sağlıklı ve güzel bir ameliyat geçti. Ameliyatımız yaklaşık 10 saat sürdü. Bu ameliyatın bir kısmını açık yöntemle cerrahi olarak değiştirdik. Diğer kısmını da anjiyografi ünitesinde kapalı yöntemle yaptık. Hem beyne ve boyuna giden damarları, diğer iç organlara giden damarları da anjiyografi yöntemlerle yaptık. Hibrit bir yöntem uyguladık. Bu yöntem literatürdeki adı hibrit frozen elephant trunk tekniği olarak geçer ve bütün aortun, aort kapağı dahil değiştiği büyük bir ameliyat. Sonuçların başarılı olmasından da mutluyuz. Hastamızı bugün itibariyle taburcu edeceğiz. Yaklaşık 10 gün önce ameliyat ettik. 2 gün kadar yoğun bakımda tuttuk. 7-8 gün servis takibi oldu. Bu kadar büyük bir ameliyat için aslına bakarsanız oldukça kısa bir süre yatışı oldu. Standart açık kalp ameliyatlarımızı da yaklaşık bu sürelerde taburcu ederiz. Bu kadar hızlı taburcu olması da yüz güldürücü' ifadelerini kullandı. </p><p>'90 santimlik bir yapay damar yapılarak hasta hayata döndürüldü' </p><p>Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan ise uygulanan teknikle 90 santimlik bir yapay damar yapılarak hastanın hayata döndürüldüğünü belirterek, 'Burada gerçekten zor bir ameliyat gerçekleştirildi. Yaklaşık 10 saatlik uzun süreçli bir ameliyat. Bu bölgede sadece hastanemizde olan hibrit bir yöntemle yapıldı. Hibrit ameliyathanemizde. Yani hem açık olan kısmı, yan tarafında da anjiyografiye sahip olan ameliyathane ile hem kapalı olarak hem anjiyografik olarak yaklaşık aort ortasına 90 santimetrelik bir yapay bir damar yapılarak hasta hayata döndürüldü. Literatüre girebilecek bir vaka, nadir yapılan işlemlerden ve zor vakalardan bu bölgede ilk yapılan ameliyatlardan birisi. Yeni nesil stent yöntemleriyle yaklaşık 90 santimetrelik bir yapay damar yapılarak hasta hayata döndürüldü' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/aortu-bastan-sona-degistirilen-hasta-10-saat-suren-kritik-ameliyatla-hayata-tutundu</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 13:40:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/aortu-bastan-sona-degistirilen-hasta-10-saat-suren-kritik-ameliyatla-hayata-tutundu.jpg" type="image/jpeg" length="33622"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karnından 12 kilogramlık yumurtalık kitlesi çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/karnindan-12-kilogramlik-yumurtalik-kitlesi-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/karnindan-12-kilogramlik-yumurtalik-kitlesi-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Solunum sıkıntısı, karında aşırı büyüme, yaygın enfeksiyon (sepsis) şüphesi nedeniyle hastaneye başvuran 58 yaşındaki Rus uyruklu Olga Viktorovna'nın yumurtalığından 12 kilogram ağırlığında ve 50 santimetre boyutunda dev bir kitle çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Solunum sıkıntısı, karında aşırı büyüme, yaygın enfeksiyon (sepsis) şüphesi nedeniyle hastaneye başvuran 58 yaşındaki Rus uyruklu Olga Viktorovna'nın yumurtalığından 12 kilogram ağırlığında ve 50 santimetre boyutunda dev bir kitle çıkarıldı. </p><p>Uzun süredir solunum sıkıntısı, karın ağrısı ve karında yaygın büyüme şikâyetleri yaşayan Olga Viktorovna, durumunun ağırlaşması üzerine Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne başvurdu. Hastanede görev yapan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı'ndan Doç. Dr. Emre Köle'ye konsülte edilen hastada yapılan fizik muayene, tetkik ve görüntüleme yöntemleri sonucunda yumurtalık kaynaklı dev bir kitle tespit edildi. </p><p>Hastada yaygın enfeksiyon bulguları ve kanser şüphesi tespit edilmesi üzerine Doç. Dr. Emre Köle, hastanın durumunu değerlendirmek amacıyla Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Merve Çakır Köle ile görüşerek acil ameliyat kararı aldı. </p><p>Başarılı geçen operasyon sonucunda hastanın yumurtalığından 50 santimetre boyutunda ve yaklaşık 12 kilogram ağırlığında dev kitle çıkarıldı. Operasyon sonrası açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Emre Köle, 'Acil servisimize başvuran hastamızda ön değerlendirme sonucunda yaygın enfeksiyon (sepsis) tablosu ve kanser şüphesi tespit ettik. Hastamızın mevcut klinik durumu nedeniyle vakit kaybetmeden acil laparotomi kararı aldık. Operasyona katılan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Op. Dr. Hakan Demir ile Jinekolojik Onkoloji Yan Dal Uzmanı Op. Dr. Merve Çakır Köle eşliğinde gerçekleştirdiğimiz açık ameliyatta 50 santimetreye ulaşan dev yumurtalık kitlesini başarıyla çıkardık. Yaklaşık 12 kilogram ağırlığındaki kitlenin alınmasının ardından hastamızın böbrek fonksiyonları ve enfeksiyon değerleri düzelmeye başladı. Hasta operasyon sonrasında yaklaşık 20 kilogram verdi. Kısa süre içerisinde taburculuğunu planlıyoruz' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Başarılı ameliyat sonrası hastayı serviste ziyaret eden Op. Dr. Merve Çakır Köle ise yaptığı açıklamada, 'Acil şartlarda operasyona aldığımız hastanın yumurtalık kitlesinin hızlı patoloji incelemesinde nadir görülen bir yumurtalık tümörü türü olan granüloza hücreli tümör olduğu anlaşıldı. Hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla rahim (histerektomi), her iki yumurtalık ve karın içerisindeki koruyucu yağ dokusu (omentektomi) da başarılı bir operasyonla alındı. Böylece hastanın hem ana operasyonu hem de tamamlayıcı cerrahi işlemleri gerçekleştirilmiş oldu. Bundan sonraki tedavi sürecini medikal onkoloji bölümüyle birlikte sürdüreceğiz' ifadelerini kullandı. </p><p>Karnındaki dev kitleden kurtulan Olga Viktorovna ise, 'Böyle bir durum yaşayacağımı tahmin etmiyordum. Doktorlarım sayesinde yeniden hayata tutundum. En büyük şansım Türkiye'de olmaktı. Benimle hemen ilgilendiler ve tüm işlemlerimi hızlıca gerçekleştirdiler. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum' dedi. </p><p>Bu tür ileri ve özellikli operasyonların hastanelerinde başarıyla gerçekleştirildiğini belirten Doç. Dr. Emre Köle ve Op. Dr. Merve Çakır Köle, hastaların sağlığına kavuşabilmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/karnindan-12-kilogramlik-yumurtalik-kitlesi-cikarildi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:28:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/06/agency/iha/karnindan-12-kilogramlik-yumurtalik-kitlesi-cikarildi.jpg" type="image/jpeg" length="54475"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
