<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Mira Gündem sondakika güncel haberler</title>
    <link>https://www.miragundem.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.miragundem.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Mira Gündem © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 15 Sep 2026 10:31:23 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir'de yanan ormanlar yeniden fidanla buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/izmirde-yanan-ormanlar-yeniden-fidanla-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/izmirde-yanan-ormanlar-yeniden-fidanla-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Aliağa ve Foça ilçelerinde 2025 yılında meydana gelen yangında zarar gören 907 hektarlık alanda yürütülen temizlik ve arazi hazırlık çalışmaları tamamlandı. Sahayı yeniden yeşil örtüsüne kavuşturmak amacıyla 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü'nde başlayacak dikim çalışmasıyla yıl sonuna kadar 1 milyon fidanın toprakla buluşturulması hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir'in Aliağa ve Foça ilçelerinde 2025 yılında meydana gelen yangında zarar gören 907 hektarlık alanda yürütülen temizlik ve arazi hazırlık çalışmaları tamamlandı. Sahayı yeniden yeşil örtüsüne kavuşturmak amacıyla 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü'nde başlayacak dikim çalışmasıyla yıl sonuna kadar 1 milyon fidanın toprakla buluşturulması hedefleniyor. </p><p>Aliağa ilçesine bağlı Bozköy ile Foça ilçesindeki Ilıpınar mevkiinde 25 Haziran 2025 tarihinde çıkan orman yangınının ardından başlatılan rehabilitasyon ve sahanın yeniden canlandırılması çalışmalarında son aşamaya gelindi. Yangından etkilenen 907 hektarlık alanda yürütülen çalışmalar kapsamında ilk olarak yanan ağaçların sahadan temizliği sağlandı. Sahanın 144 hektarlık bölümünde ağaçlandırma ve gençleştirme süreçleri tamamlandı. Kalan 763 hektarlık alanda ise iş makineleriyle toprağın işlendiği altyapı ve arazi hazırlık çalışmaları bitirilerek saha dikime hazır hale getirildi. </p><p>Orman sahasında ilk fidanlar, 'Geleceğe Nefes' sloganıyla 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında düzenlenecek organizasyonla toprakla buluşacak. Yıl sonuna kadar da toplam 1 milyon fidanın dikilmesinin hedeflendiği belirtildi. </p><p>Vatandaşlara çağrı </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İzmir Orman İşletme Müdürü Zafer Koyuncu, '25 Haziran 2025 tarihinde Aliağa Bozköy'de başlayıp Foça Ilıpınar'da son bulan yangında yaklaşık 907 hektarlık ormanlık alan zarar görmüştür. Bunun 84 hektarlık kısmı arazi meyline uygun olmayan yerlerinde 400 kilogram tohum takviyesi yaparak doğal gençleştirmeye ayırdık. Geri kalan 823 hektarlık alanda da iş makinelerimizle saha hazırlığımızı yapmış bulunmaktayız. 11 Kasım'da bütün vatandaşlarımızı Milli Ağaçlandırma Günü'nde sahamıza bekliyoruz' ifadelerine yer verdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Izmir, Çevre</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/izmirde-yanan-ormanlar-yeniden-fidanla-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:20:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/izmirde-yanan-ormanlar-yeniden-fidanla-bulusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="87250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Denizi olmayan Ankara'da tekne turu var]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/denizi-olmayan-ankarada-tekne-turu-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/denizi-olmayan-ankarada-tekne-turu-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Mogan Gölü'nde düzenlenen tekne turları, başkentlilere deniz keyfini aratmayan bir deneyim sunarken, özellikle gün batımında yoğun ilgi görüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Mogan Gölü'nde düzenlenen tekne turları, başkentlilere deniz keyfini aratmayan bir deneyim sunarken, özellikle gün batımında yoğun ilgi görüyor. </p><p>Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Mogan Gölü'nde düzenlenen tekne turları, başkentlilere şehirden uzaklaşmadan göl manzarası eşliğinde keyifli vakit geçirme imkanı sunuyor. Gölbaşı Belediyesi tarafından haftanın 7 günü düzenlenen turlar, özellikle hafta sonları ve gün batımı saatlerinde yoğun ilgi görüyor. </p><p>'Ankara'da deniz yok ama tekne turumuz var' </p><p>Ankara'da deniz olmamasına rağmen tekne turu imkanının güzel bir deneyim sunduğunu belirten Ümit Altun, 'Geçen hafta Mudanya'daydık ama buranın tadını vermedi. Ailemle geldim, tekne turuna bindik. Gayet güzeldi, beğendik. Tekne turu tatil yerlerini aratmadı, herkese tavsiye ederim. Ankara'da deniz yok ama tekne turumuz var, bayağı da güzel oldu' dedi. </p><p>'Turlar, özellikle gün batımı saati daha yoğun oluyor' </p><p>Tekne turlarının yıl boyunca devam ettiğini aktaran İşletme Tesis Müdürü Yasin Çelik, turlara ilişkin şu ifadelere yer verdi: </p><p>'Tekne turlarımıza 2013 yılından beri devam ediyoruz. Yazın ve kışın olmak üzere her gün var tekne turu var. Kışın biraz daha az olsa da yazın aşırı yoğun oluyoruz. Bir tur ortalama yarım saattir. hafta içi günlük 500 ile 600 arası, hafta sonu ise 900 ile bin arası yolcu oluyor. Turlar, hafta sonu daha yoğun oluyor, özellikle gün batımı saati daha yoğun oluyor. Tekne turları belediyemizin güzel bir aktivitesi, herkes çok memnun kalıyor. Tekne turlarımız kişi başı 100 lira, 0-7 yaş altı çocuklarımıza ücretsiz. şehit ailelerine, gazilere ve engelli vatandaşlarımıza ücretsiz.' </p><p>'Memnuniyet oranı çok yüksek, herkes çok beğeniyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ankara'daki tek tur teknesinin Mogan Gölü'nde hizmet verdiğini aktaran Göktürk Teknesi Kaptanı Birkan Doğruer, 'Ankara'da hava alabileceğimiz, gezebileceğimiz, sahilde yürüyebileceğimiz en güzel yerlerinden bir tanesi Gölbaşı Mogan Parkı'dır. Biz burada yarım saat süren tekne turları yapıyoruz. Gölün yarısına yakın bir kısmını, yaklaşık 5 kilometrelik bir alan içerisinde vatandaşlarımızı gezdiriyoruz. Memnuniyet oranı çok yüksek, herkes çok beğeniyor. Burayı çok seviyorlar. Geceleri ayrı güzel oluyor' şeklinde konuştu. </p><p>Gölbaşı Belediyesi tarafından düzenlenen turlar haftanın 7 günü boyunca faaliyetlerini sürdürüyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Ankara</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/denizi-olmayan-ankarada-tekne-turu-var</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:19:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/denizi-olmayan-ankarada-tekne-turu-var.jpg" type="image/jpeg" length="13460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aynı nokta 4 mevsim]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/ayni-nokta-4-mevsim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/ayni-nokta-4-mevsim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce'de fotoğraf tutkunu Hasan Fidan, doğanın değişimini gözler önüne seren özel bir çalışmaya imza attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Düzce'de fotoğraf tutkunu Hasan Fidan, doğanın değişimini gözler önüne seren özel bir çalışmaya imza attı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Düzce'de öğretmenlik yapan fotoğraf tutkunu Hasan Fidan, Bahçeşehir Bölgesi Yeşiltepe Mahallesi 117. Sokak'ta belirlediği aynı noktayı tam 1 yıl boyunca fotoğrafladı. İlkbahardan yaza, sonbahardan kışa kadar aynı kadrajı koruyan Fidan, her mevsimde bölgenin değişen yüzünü objektifine yansıttı. Ağaçların yeşermesinden yaprakların sararıp dökülmesine, kışın beyaz örtüsünden yeniden baharın gelişine kadar geçen süreç, fotoğraf karelerinde adeta bir zaman yolculuğuna dönüştü. Aynı noktadan çekilen dört farklı fotoğraf yan yana getirildiğinde ortaya dikkat çekici bir manzara çıktı. </p><p>Mevsimlerin doğa üzerindeki etkisini açıkça gösteren kareler, adeta birer kartpostal görüntüsü oluşturdu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Düzce, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/ayni-nokta-4-mevsim</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:16:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/ayni-nokta-4-mevsim.jpg" type="image/jpeg" length="74125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sarı devler ayçiçeği tarlalarında: Günler süren hasat saatlere indi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/sari-devler-aycicegi-tarlalarinda-gunler-suren-hasat-saatlere-indi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/sari-devler-aycicegi-tarlalarinda-gunler-suren-hasat-saatlere-indi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat'ta ayçiçeği hasadında kullanılan biçerdöverler, çiftçilere işçilik ve zaman açısından büyük kolaylık sağlıyor. Normalde arpa ve buğday hasadında kullanılan biçerdöverlere özel aparat takılarak ayçiçeği hasadı da gerçekleştiriliyor. Elle günler süren hasat, biçerdöverle birkaç saate düşüyor. Ayçiçeği tarlalarındaki hasat çalışması dron ile görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yozgat'ta ayçiçeği hasadında kullanılan biçerdöverler, çiftçilere işçilik ve zaman açısından büyük kolaylık sağlıyor. Normalde arpa ve buğday hasadında kullanılan biçerdöverlere özel aparat takılarak ayçiçeği hasadı da gerçekleştiriliyor. Elle günler süren hasat, biçerdöverle birkaç saate düşüyor. Ayçiçeği tarlalarındaki hasat çalışması dron ile görüntülendi. </p><p>20 dekarlık alan 3 saatte hasat ediliyor. </p><p>Yozgat'ın Yerköy ilçesinde çiftçilik yapan Ayhan Şahin ayçiçeği hasadında biçerdöver kullanımının sağladığı zaman tasarrufuna dikkat çekti. Şahin, 20 dekarlık alanın elle günler süren hasadının biçerdöverle birkaç saatte tamamlandığını belirterek, 'Aşağıya yukarı 20 dekar, eğer elle biçersek 3-3,5 günde hasat ederiz. Biçerdöverle 2,5-3 saat yani taş çatlasa 3 saatte bitiririz. Ürün harman yerine serilip kurutulup tekrar biçerdöverle savurup satışa hazır hale gelecek' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Elle biçimden traktör arkasındaki patoza, oradan biçerdövere' </p><p>Biçerdöver işletmecisi emekli öğretmen Gültekin Arslan ise ayçiçeği hasadında yıllar içerisinde kullanılan yöntemlerin değiştiğini söyledi. </p><p>Arslan, 'Şu anda burada biçerdöverle ayçiçek biçimi yapıyoruz. Ben çocukluğumdan beri bu ayçiçek biçimini bilirim. ilk başlarda biz kendimiz de keserdik ve bir şekilde sopalarla döverdik. Daha sonra motor traktör tekerleğinin arkasına sürterek dövmeye başladık. Sonradan bir de traktör arkası bir patoz çıktı. Kesip onun içerisine atmayla devam ettik. Şu anda da bir kademe daha atladık. Biçerdöverle direkt biçime geçtik' ifadelerini kullandı. </p><p>'Çiftçilerimiz için büyük bir kolaylık' </p><p>Biçerdöver kullanımının işçilik maliyetleri açısından da avantaj sağladığını belirten Arslan, 'Bunun şu anda işçilik açısından çok elverişli olduğunu görmekteyiz. Şimdi mesela traktör arkasıyla şu anda bu sene için söylüyorum biçim yapan kişi 1.800 lira 2.000 lira arasında işçiye verecek. İşçi dönümünden aynı zamanda 700 lira da makine patoz sahibine verecek. Bir şekilde biçimi yaptıracak ama biz şu anda sadece 800 liraya biçim yapıyoruz. Yani bu bizim için çiftçilerimiz için büyük bir kolaylık' dedi. </p><p>'Buğday biçerdöverleri ayçiçeğine uyarlandı' </p><p>Ayçiçeği hasadında kullanılan biçerdöverlerin normalde buğday hasadına uygun olduğunu ifade eden Arslan, makinelerin ayçiçeği hasadına uyarlanması için çeşitli çalışmalar yapıldığını belirterek, 'Ama bu biçerdöverler bildiğiniz gibi buğday aparatı normalde buğday biçimine uygun. Fakat bunu ayçiçeği biçimine döndürebilmek için epey bir uğraş epey bir deneme yanılma yoluyla yapılan denemeden sonra zararsız bir şekilde inşallah biçim yapıyoruz ve bu da büyük bir kolaylık diye düşünüyorum' şeklinde konuştu. </p><p>'Bir günde 60-70 dönüm ayçiçeği biçilebiliyor' </p><p>Biçerdöverin en önemli avantajlarından birinin zaman tasarrufu olduğunu vurgulayan Arslan, 'Zaman tasarrufu tabii ki. Burası 15 dönüm olsa tahmin ediyorum 3 ya da 2,5 saat sürer. Ama el biçimiyle olduğu zaman bir günde kesilecek, bir gün kuruyacak. 2-3 günde atılacak geri patoza en az 3-4 gün. Şu anda bu biçerdöver günlük 60-70 dönümü biçebiliyor. Bu bir güzel bir şey' dedi. </p><p>Ayçiçeği tarlalarında hasat sezonuyla birlikte devreye giren biçerdöverler, geleneksel yöntemlere kıyasla sağladıkları hız ve işçilik kolaylığıyla çiftçilerin hasat sürecini önemli ölçüde kısaltıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Yozgat</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/sari-devler-aycicegi-tarlalarinda-gunler-suren-hasat-saatlere-indi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:15:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/sari-devler-aycicegi-tarlalarinda-gunler-suren-hasat-saatlere-indi.jpg" type="image/jpeg" length="93368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahverengi kokarca ile mücadele aralıksız sürüyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/kahverengi-kokarca-ile-mucadele-araliksiz-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/kahverengi-kokarca-ile-mucadele-araliksiz-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon il genelinde başta fındık olmak üzere birçok tarımsal ürüne büyük zarar veren kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen amansız mücadele hız kesmeden devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon il genelinde başta fındık olmak üzere birçok tarımsal ürüne büyük zarar veren kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen amansız mücadele hız kesmeden devam ediyor. </p><p>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen entegre mücadele kapsamında hem biyolojik hem de mekanik önlemler eş zamanlı olarak sahaya yansıtılıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sahaya 112 binden fazla parazitoit salındı </p><p>Zararlının popülasyonunu doğal yollarla kontrol altına almak amacıyla başlatılan biyolojik mücadele kapsamında, il genelindeki 406 farklı lokasyonda toplam 112 bin 168 adet parazitoit yumurta salınımı gerçekleştirildi. Sahada yapılan son incelemelerde, halk arasında 'samuray arısı' olarak bilinen Trissolcus japonicus türünün yanı sıra, yerli parazitoit türlerinin de kahverengi kokarca yumurtalarını parazitlediği müjdelendi. Laboratuvar ortamında detaylıca incelenmesi amacıyla sahadan toplanan örnekler Araştırma Enstitüsüne teslim edildi. </p><p>Kışlak öncesi 5 bin tuzak yolda </p><p>Zararlının havaların soğumasıyla birlikte ev, depo ve kışlak alanlarına çekilmesini engellemek için mekanik ve kimyasal önlemler de devreye giriyor. Bu kapsamda mücadelede kullanılmak üzere temin edilen 5 bin adet Funnel (huni) tuzak ve biyosidal ürünün bölgeye teslimat süreci devam ediyor. Tuzaklar sayesinde zararlının kış uykusuna yatmadan önce kitlesel olarak yakalanması ve gelecek bahar dönemindeki popülasyonunun büyük oranda düşürülmesi hedefleniyor. </p><p>Mücadelenin sadece kurumsal düzeyde kalmaması ve başarıya ulaşması için üreticiler de sürece dahil ediliyor. Uzman ekipler, tarım arazilerinde ve köylerde üreticilere yönelik etkili mücadele yöntemlerini içeren yüz yüze eğitim çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. </p><p>Yetkililer yaptıkları açıklamada, 'Amacımız; tarımsal üretimi tehdit eden bu zararlıya karşı bilinçli ve kararlı bir mücadele yürüterek ürün kayıplarını en aza indirmek ve üreticilerimizin emeğini korumaktır' ifadelerine yer vererek mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Trabzon, Çevre</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/kahverengi-kokarca-ile-mucadele-araliksiz-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:15:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/kahverengi-kokarca-ile-mucadele-araliksiz-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="44852"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zekâda fikirden gerçek iş sonuçlarına uzanan dönüşüm]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/yapay-zekada-fikirden-gercek-is-sonuclarina-uzanan-donusum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/yapay-zekada-fikirden-gercek-is-sonuclarina-uzanan-donusum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol, yapay zekâ ve makine öğrenmesi çözümlerini gerçek iş problemlerinde ölçeklenebilir sistemlere dönüştüren teknoloji yaklaşımıyla ekosistemdeki deneyimini paylaşmayı sürdürüyor. Trendyol Tech tarafından 26 Eylül'de gerçekleştirilecek 'AI/ML Summit: AI at Scale', sektör profesyonellerini Trendyol Maslak Kampüsü'nde bir araya getirecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol, yapay zekâ ve makine öğrenmesi çözümlerini gerçek iş problemlerinde ölçeklenebilir sistemlere dönüştüren teknoloji yaklaşımıyla ekosistemdeki deneyimini paylaşmayı sürdürüyor. Trendyol Tech tarafından 26 Eylül'de gerçekleştirilecek 'AI/ML Summit: AI at Scale', sektör profesyonellerini Trendyol Maslak Kampüsü'nde bir araya getirecek. </p><p>Türkiye'nin önde gelen teknoloji şirketlerinden Trendyol, yapay zekâ ve makine öğrenmesi alanındaki çalışmalarını yeni teknolojiler, uygulamalar ve bilgi paylaşımıyla ileri taşımaya devam ediyor. Trendyol Tech, yapay zekânın fikir aşamasından gerçek iş sonuçlarına uzanan dönüşümünü ele almak üzere 26 Eylül'de 'AI/ML Summit: AI at Scale' (Yapay Zeka/Makine Öğrenimi Zirvesi: Ölçeklenebilir Yapay Zeka) zirvesini düzenliyor. </p><p>Trendyol Grubu CEO'su Erdem İnan ve Trendyol CTO'su Cenk Çivici'nin 'Trendyol - AI at Scale' başlıklı açılış konuşmasıyla başlayacak zirve, 450'den fazla mühendis, veri bilimci, akademisyen, ürün lideri ve yapay zeka uzmanını bir araya getirecek. </p><p>Trendyol'un AI deneyimi teknoloji topluluğuyla paylaşılacak </p><p>Etkinlikte yapay zekâ ajanları, yazılım geliştirme süreçlerinde otomasyon, büyük dil modellerinin kurumsal kullanımı ve uçtan uca makine öğrenmesi sistemleri olmak üzere dört ana başlık ele alınacak. Zirvede, Trendyol Tech'in mühendislik ve veri bilimi ekiplerinden 10'dan fazla uzman; yapay zekânın yazılım geliştirmeden arama ve öneri sistemlerine, talep tahmininden rota optimizasyonuna kadar farklı iş süreçlerinde nasıl kullanıldığını gerçek uygulama örnekleri üzerinden paylaşacak. </p><p>Zirvenin odağı: Fikirden üretime yapay zekâ </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Etkinlik programında ayrıca yapay zekâ destekli sistemlerin e-ticaretin uçtan uca dönüşümündeki rolü de tartışılacak. Siber güvenlik, yazılım mühendisliği, veri bilimi, ürün ve kullanıcı deneyimi perspektiflerini bir araya getirecek oturumlarda, yapay zekâ destekli çalışma modellerinden daha otonom agentic sistemlere geçiş değerlendirilecek. </p><p>AI/ML Summit: AI at Scale'a katılmak isteyen teknoloji profesyonelleri, 18 Eylül saat 12.00'ye kadar etkinlik sayfası üzerinden başvuruda bulunabilecek. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Istanbul, Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/yapay-zekada-fikirden-gercek-is-sonuclarina-uzanan-donusum</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:14:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/yapay-zekada-fikirden-gercek-is-sonuclarina-uzanan-donusum.jpg" type="image/jpeg" length="89328"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tokat'ta ruhsatsız silah ve mühimmat ele geçirildi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/tokatta-ruhsatsiz-silah-ve-muhimmat-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/tokatta-ruhsatsiz-silah-ve-muhimmat-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat'ın Yeşilyurt ilçesinde düzenlenen operasyonda çok sayıda ruhsatsız silah ve mühimmat ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tokat'ın Yeşilyurt ilçesinde düzenlenen operasyonda çok sayıda ruhsatsız silah ve mühimmat ele geçirildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, yasa dışı silahlanma ve kaçakçılığın önlenmesine yönelik yürüttükleri çalışmalar kapsamında Yeşilyurt ilçesinde 5 şüpheliyi takibe aldı. Ekipler şüphelilere ait 5 farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Yapılan aramalarda 5 tabanca, 4 ruhsatsız av tüfeği, 472 tabanca mermisi, 14 tabanca şarjörü ile 48 av tüfeği fişeği ele geçirildi. Silah ve mühimmatlara el konulurken, 5 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tokat, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/tokatta-ruhsatsiz-silah-ve-muhimmat-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:12:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/tokatta-ruhsatsiz-silah-ve-muhimmat-ele-gecirildi.jpg" type="image/jpeg" length="44793"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elazığ'da üretilen domatesler, dünya sofralarını tatlandırıyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/elazigda-uretilen-domatesler-dunya-sofralarini-tatlandiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/elazigda-uretilen-domatesler-dunya-sofralarini-tatlandiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ'da üretilen mevsimlik işçilerin desteğiyle toplanıp kurutulan 40 bin ton domates, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere ABD, Fransa ve İngiltere'ye gönderilerek ülke ekonomisine katkı sağlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Elazığ'da üretilen mevsimlik işçilerin desteğiyle toplanıp kurutulan 40 bin ton domates, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere ABD, Fransa ve İngiltere'ye gönderilerek ülke ekonomisine katkı sağlıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Elazığ'a 15 kilometre uzaklıkta bulunan Alatarla köyünde 4 bin dönüm alana domates eken Mehmet Salih Kıran, yaklaşık 800 işçiyle hasada devam ediyor. İşçiler tarafından binbir emekle toplanan domatesler, ilk olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere tüm ülke pazarında yer alıyor. İç piyasanın yanı sıra toplanan domatesler bıçak yardımıyla ikiye bölünüyor ve tuzlanarak güneş altında kurumaya bırakılıyor. 40 bin ton rekolte beklenen kurutulan domatesler başta ABD, Fransa ve İngiltere olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor. </p><p>Yaklaşık 4 bin dönüme ekim yaptıklarını aktaran Ziraat Teknikeri İbrahim Yıldız, 'Alatarla köyündeyiz. 4 bin dönüme 40 bin ton rekolte beklentimiz var. Burada günlük 800 işçi çalışıyor. Şehir merkezinden gelen işçiler de var yerleşik olarak gelenlerde var. Domates kesimi için 200 işçi sabah saat 05.00'da uyanıp geliyor. Diğer işçiler ise 07.00'da başlıyor. Burada üretilen domatesler genellikle Amerika tarafına gidiyor. Burada kurutulan domateslerle özel sos ve kahvaltılık yapılıyor. Elazığ ekonomisine de çok katkı sağlıyor. Kurutulan domatesler yurtdışına gönderildiği gibi aynı zamanda Elazığ pazarında da satılıyor. Şu anda domatesler elle kesiliyor. Makine ile verim kaybı olduğu için elle kesim daha uygun. Domatesler kesildikten sonra hemen tuzları atılıyor. Tuz atıldıktan sonra 6 gün kuruma sürecine bırakılıyor son olarak da topluyoruz. Üretilen domatesler, Amerika, İngiltere, Fransa ve Almanya ülkeleri başta olmak üzere buradan gönderiyoruz. Avrupa'da bu şekilde domates üretemiyorlar. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki lezzet hiçbir yok' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/elazigda-uretilen-domatesler-dunya-sofralarini-tatlandiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:09:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/elazigda-uretilen-domatesler-dunya-sofralarini-tatlandiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="64241"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çocukların omurgasını zorlayan ağır okul çantası konusunda veliler bu detaylara dikkat etmeli]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/cocuklarin-omurgasini-zorlayan-agir-okul-cantasi-konusunda-veliler-bu-detaylara-dikkat-etmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/cocuklarin-omurgasini-zorlayan-agir-okul-cantasi-konusunda-veliler-bu-detaylara-dikkat-etmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanı, öğrencilerin kullandığı ağır okul çantaları önemli sorunlara yol açabileceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanı, öğrencilerin kullandığı ağır okul çantaları önemli sorunlara yol açabileceğini belirtti. </p><p>Sivas Medicana Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hekimi Uzm. Dr. Serdar Yurtçu, çanta seçimi ve kullanımında yapılacak küçük hataların çocukların duruş gelişimini etkileyebileceğine dikkat çekerek velilere önemli uyarılarda bulundu. </p><p>Okulların açılmasıyla birlikte çocukların günlük yaşamında uzun saatler boyunca taşıdığı okul çantaları da yeniden gündeme geldi. Ders kitapları, defterler, beslenme çantası ve çeşitli kişisel eşyalarla ağırlaşan çantalar, özellikle gelişim çağındaki çocuklarda omurga ve kas-iskelet sistemi üzerinde ek yük oluşturabiliyor. Çocukların büyüme ve gelişme döneminde olduklarını hatırlatan Sivas Medicana Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hekimi Uzm. Dr. Serdar Yurtçu, 'Çantanın yalnızca ağır olması değil, nasıl taşındığı da önem taşıyor' diyerek velilerin çanta seçimi ve kullanımına dikkat etmeleri gerektiğini belirtti. </p><p>Çantanın ağırlığı kadar vücuda nasıl dağıldığı da önemli </p><p>Çocukların okul çantalarını çoğu zaman tek omuzda taşıdığını veya çantayı sırtlarına uygun şekilde yerleştirmediğini belirten Uzm. Dr. Yurtçu, bu durumun vücudun yük dağılımını değiştirebileceğini ifade etti. Uzm. Dr. Yurtçu, 'Ağır bir çantanın tek omuzda taşınması, çocuğun gövdesini yana doğru eğmesine veya öne doğru taşımasına neden olabilir. Çantanın uzun süre ve yanlış pozisyonda taşınması; boyun, omuz ve sırt bölgesinde ağrı, kas yorgunluğu ve duruş bozuklukları gibi şikâyetlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle yalnızca çantanın ağırlığına değil, çocuğun çantayı taşıma şekline de dikkat edilmelidir. Genel olarak okul çantasının çocuğun vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 10-15'ini aşmaması önerilir. Ancak çocuğun fiziksel gelişimi, taşıma süresi ve çantanın kullanım şekli de değerlendirilmelidir. Çocuğun çantayı taşırken öne doğru eğilmesi, omuzlarını belirgin şekilde aşağı çekmesi veya yürüyüşünün değişmesi, çantanın ağır geldiğinin önemli işaretleri olabilir' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Veliler çanta seçiminde nelere dikkat etmeli </p><p>Uzm. Dr. Serdar Yurtçu, okul çantası seçiminde estetikten önce çocuğun sağlığının ve ergonominin dikkate alınması gerektiğini belirterek 'İki omuz askısı bulunan çantalar tercih edilmeli. Çanta tek omuzda taşınmamalı. Omuz askıları geniş, yumuşak ve ayarlanabilir olmalı. Çanta, çocuğun sırtına mümkün olduğunca yakın durmalı ve bel hizasının belirgin şekilde altına sarkmamalı. Çantanın gereğinden büyük olması, çocuğun daha fazla eşya taşımasına neden olabileceğinden çocuğun yaşına ve vücut yapısına uygun boyutta çanta seçilmeli. Her gün kullanılmayan kitap, oyuncak ve diğer eşyalar çantadan çıkarılmalı. Ağır malzemeler mümkün olduğunca sırta yakın bölümlere yerleştirilmeli. Çantanın ağırlığı düzenli olarak kontrol edilmeli ve çocuğun çantayı taşırken duruşu gözlemlenmelidir' dedi. </p><p>Çocuğun ağrısını büyümenin doğal bir parçası olarak görmeyin </p><p>Çocukların boyun, omuz veya sırt ağrılarını her zaman büyüme sürecinin doğal bir parçası olarak değerlendirmemek gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Yurtçu, 'Tekrarlayan veya giderek artan ağrı, uyuşma, güçsüzlük, belirgin duruş değişikliği ya da çantayı taşımakta zorlanma gibi durumlarda çocuğun hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir. Çocukluk döneminde kazanılan doğru duruş ve hareket alışkanlıkları, ilerleyen yaşlarda kas-iskelet sistemi sağlığı açısından önemli bir temel oluşturur. Bu nedenle okul çantasını yalnızca bir eğitim materyali olarak değil, çocuğun her gün taşıdığı fiziksel bir yük olarak değerlendirmek gerekir. Doğru çanta seçimi, doğru kullanım ve gereksiz ağırlıkların azaltılması, çocuklarımızın sağlıklı bir okul yaşamı sürdürmesine katkı sağlayacaktır' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sivas, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/cocuklarin-omurgasini-zorlayan-agir-okul-cantasi-konusunda-veliler-bu-detaylara-dikkat-etmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:08:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/cocuklarin-omurgasini-zorlayan-agir-okul-cantasi-konusunda-veliler-bu-detaylara-dikkat-etmeli.jpg" type="image/jpeg" length="39626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yozgatlı baston ustasının el emeği eserleri, siyasetçilerin ve gurbetçilerin gözdesi oldu]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/yozgatli-baston-ustasinin-el-emegi-eserleri-siyasetcilerin-ve-gurbetcilerin-gozdesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/yozgatli-baston-ustasinin-el-emegi-eserleri-siyasetcilerin-ve-gurbetcilerin-gozdesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı Araplı Beldesi'nde yaşayan 35 yaşındaki ahşap ustası Müslüm Bükücü, geçirdiği rahatsızlık sonrası başladığı çobanlık yıllarında dağda hobi olarak başladığı baston oymacılığını mesleğe dönüştürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı Araplı Beldesi'nde yaşayan 35 yaşındaki ahşap ustası Müslüm Bükücü, geçirdiği rahatsızlık sonrası başladığı çobanlık yıllarında dağda hobi olarak başladığı baston oymacılığını mesleğe dönüştürdü. </p><p>Yaklaşık 13 yıldır kendi imkanlarıyla kurduğu atölyesinde ceviz ağaçlarını sanat eserine çeviren Bükücü'nün el emeği bastonları, Türkiye genelinin yanı sıra yurt dışından ve siyaset dünyasından da yoğun talep görüyor. </p><p>İnşaat işçiliğini bıraktıktan sonra köyde hayvancılık yaparken boş vakitlerini ağaç oymacılığıyla değerlendiren Bükücü, hiçbir eğitim almadan tamamen doğaçlama tekniklerle ürettiği 4 bine yakın bastonla Yozgat'ta sıklıkla tercih edilen baston ustası konumunda yer alıyor. Köylülerin yakacak olarak sattığı ceviz ağaçlarını işleyerek ekonomiye ve sanata kazandıran usta, 2023 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığına yaptığı başvuruyla geleneksel el sanatı sanatçısı unvanını elde etti. Devlet Bahçeli, Süleyman Soylu ve Hakan Fidan gibi tanınmış isimlerin yanı sıra bakanlar, milletvekilleri ve gurbetçiler için özel tasarım hediyelik bastonlar hazırlayan Bükücü'nün eserleri büyük ilgi topluyor. </p><p>'Atölyemi kendi imkanlarımla kurdum' </p><p>Müslüm Bükücü 'Şu anda baston yapıyorum. Daha önceden inşaat işi yapıyordum. 2013-2014 senelerinde biraz rahatsızlandım. İnşaatı bırakmak zorunda kaldım. Köyde hayvancılık işlerine başladım, çobanlık yaptım. Dağda taşta boş zamanım çok olduğu için bu şekilde oymaya başladım. Atölyemi tamamen kendi imkanlarımla kurdum. Herhangi birinin yardımı olmadı' dedi. </p><p>'Süleyman Soylu, Devlet Bahçeli, Hakan Fidan'a baston gönderdik' </p><p>Köyde bol miktarda ceviz ağacı bulunduğunu söyleyen Bükücü, 'Köylüler onu yakacak olarak satıyorlar. Satın alıyorum. Hızarda 4'e 4 bir taslak olarak çektiriyoruz. Sonra onları işliyoruz. Bu alanda herhangi bir eğitim almadım. Doğaçlama çalışıyorum. Aklıma ne düşerse onu yapıyorum. Bugün aslan yapayım, dersem aslan yapıyorum. Akşam aklıma ne düşerse sabahına onu uygulamaya geçiyorum. Ürünlerimi Türkiye genelinde hemen hemen her yere gönderdik. Yurt dışından da talebimiz var. Milletvekilleri, bakanlara da gönderdik. Tanınan isimlerden Süleyman Soylu'ya, Devlet Bahçeli'ye, Hakan Fidan'a baston gönderdik. Belediye başkanları var, onlar bakanlara ve milletvekillerine hediye götürüyorlar' diyerek eserlerinin ulaştığı geniş kitleye değindi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2023'te Kültür Bakanlığı'na başvurarak geleneksel el sanatları sanatçısı unvanını edindiğini belirten Bükücü, 'Gerekli evrakları topladık. Numune götürdük. Bakanlık jürileri vardı. Onlar baktılar, değerlendirdiler. Yaptığımız baston, 2013-2014'ten bu yana 3 bin 4 bin vardır' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yozgat</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/yozgatli-baston-ustasinin-el-emegi-eserleri-siyasetcilerin-ve-gurbetcilerin-gozdesi-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:08:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/yozgatli-baston-ustasinin-el-emegi-eserleri-siyasetcilerin-ve-gurbetcilerin-gozdesi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="60577"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Safranbolu'da 350 yıllık küplerde geleneksel sirke üretimi başladı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/safranboluda-350-yillik-kuplerde-geleneksel-sirke-uretimi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/safranboluda-350-yillik-kuplerde-geleneksel-sirke-uretimi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Karabük'ün Safranbolu ilçesinde, coğrafi işaretle tescillenen üzüm sirkesinde yeni üretim sezonu başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Karabük'ün Safranbolu ilçesinde, coğrafi işaretle tescillenen üzüm sirkesinde yeni üretim sezonu başladı. </p><p>Osmanlı döneminden kalma han, hamam, cami, çeşme ve konaklarıyla yerli ve yabancı turistleri ağırlayan Safranbolu, turizm gelirleriyle ülke ekonomisine katkı sağlarken, coğrafi işaretli Çavuş Üzümü ve üzüm sirkesi de ilçenin önemli gelir kaynakları arasında yer alıyor. Yaklaşık 200 ila 350 yıllık küplerde geleneksel yöntemlerle üretilen sirkenin fiyatı 150 ila 250 TL arasında değişiyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İlçeye bağlı Yazıköy köyünde üretilen ve geçen haziran ayında coğrafi işaretle tescillenen üzüm sirkesi, ilçenin asırlık lezzetleri arasında yer alıyor. Coğrafi işaretli Çavuş Üzümü'nün bağlardan toplanmaya başlamasıyla birlikte üreticiler de sirke yapımına geçiyor. Üzümler ayıklandıktan sonra çiğnenerek suyu çıkarılıyor ve maya ilave edilerek fermantasyon süreci başlatılıyor. Yaklaşık 7 ay süren üretim sürecinin ardından sirke, asırlık küplerde dinlendirilerek satışa hazır hale getiriliyor. </p><p>'Coğrafi işaret alması için uğraşıyorduk' </p><p>Yaklaşık 4 kuşaktır sirke üretimi yapan üretici Ahmet Karakurluk, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, coğrafi işaret alınmasının kendileri açısından önemli olduğunu belirterek, 'Uzun zamandır üzüm sirkesinin coğrafi işaret alması için uğraşıyorduk. Gerçekten hak ettiğimiz bir konuydu. Üzüm sirkesi, Yazıköy'ün Çavuş Üzümü ile beraber olmazsa olmazıdır. Bu süreçte emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Coğrafi işaret aldığımız için de mutluyuz' dedi. </p><p>Üretim sürecini anlatan Karakurluk, üzümleri hasadın ardından ayıklayıp çiğnediklerini, suyunu çıkardıktan sonra maya ekleyerek fermantasyon sürecine bıraktıklarını ifade etti. Karakurluk, 'Fermantasyon sürecini geçirdikten sonra küplere aktarıp bekletiyoruz. Orada bekleyip durulanıyor. Ondan sonrada satışa hazır hale geliyor' ifadelerine yer verdi. </p><p>'4 kuşaktır sirke işiyle uğraşıyoruz' </p><p>Yaklaşık 7 aylık sürecin sonunda ürünün satışa hazır hale geldiğini aktaran Karakurluk, şunları kaydetti: </p><p>'Sirkemiz tamamen organik olduğu için talep oluyor. Bizlerde talepleri karşılamaya çalışıyoruz. Fiyat olarak 150 ila 250 TL arasında değişiyor. Yaklaşık 4 kuşaktır sirke işiyle uğraşıyoruz. İlk olarak dedemin babası buradaki küpleri toplamış. Sirke işine başlamış. Tarihi Çarşı'da bir dükkanımız var. Orayı işletmeye devam ediyoruz. Dedemin babasından dedeme, ondan babama, babamdan da bize kaldı. Bizden sonrakiler de devam ettirecek.' </p><p>Karakurluk, 200 ila 350 yıllık küplerde üretime devam ettiklerini ve yıllık yaklaşık 4 ton sirke üretim kapasitesine sahip olduklarını söyledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Karabük</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/safranboluda-350-yillik-kuplerde-geleneksel-sirke-uretimi-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:08:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/safranboluda-350-yillik-kuplerde-geleneksel-sirke-uretimi-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="45057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çanakkale'de kaçakçılık operasyonları]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/canakkalede-kacakcilik-operasyonlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/canakkalede-kacakcilik-operasyonlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'de jandarma ekiplerince Bayramiç ve Ayvacık ilçelerinde 2 kaçakçılık operasyonuna müdahale edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çanakkale'de jandarma ekiplerince Bayramiç ve Ayvacık ilçelerinde 2 kaçakçılık operasyonuna müdahale edildi. </p><p>Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince kaçakçılık suçlarının önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar çerçevesinde 1-8 Eylül tarihleri arasında Bayramiç ve Ayvacık ilçelerinde gerçekleştirilen faaliyetlerde 2 kaçakçılık olayına müdahale edildi. </p><p>Bayramiç ilçesinde gerçekleştirilen faaliyetler sonucunda; 2 adet dedektör, el dedektörü, 2 adet kazma, 17 adet sikke ele geçirildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ayvacık ilçesinde gerçekleştirilen faaliyetler sonucunda ise; 223 litre bira </p><p>ele geçirildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Čanakkale, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/canakkalede-kacakcilik-operasyonlari</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:06:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/canakkalede-kacakcilik-operasyonlari.jpg" type="image/jpeg" length="90885"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşverenin sahtekarlığı, Sefalet'i sefil etti]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/isverenin-sahtekarligi-sefaleti-sefil-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/isverenin-sahtekarligi-sefaleti-sefil-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da yaşayan 58 yaşındaki Sefalet Verani, yıllarca çalışıp yaptığı doğum borçlanmasının ardından 2026 yılının Ocak ayında emekli oldu. 6 ay boyunca emekli maaşı alan Verani'nin, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan incelemenin ardından 1057 günlük hizmetinin 'fiili çalışmaya dayanmadığı' gerekçesiyle iptal edildiği bildirildi. Emekliliği iptal edilen ve 158 bin 300 TL borç çıkarılan Verani, iş yerinde gerçekten çalıştığını öne sürerek, 'Ben çalıştım, hak ettim, emek verdim. İşverenin hatası varsa bunun faturasını bana kesmesinler' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana'da yaşayan 58 yaşındaki Sefalet Verani, yıllarca çalışıp yaptığı doğum borçlanmasının ardından 2026 yılının Ocak ayında emekli oldu. 6 ay boyunca emekli maaşı alan Verani'nin, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan incelemenin ardından 1057 günlük hizmetinin 'fiili çalışmaya dayanmadığı' gerekçesiyle iptal edildiği bildirildi. Emekliliği iptal edilen ve 158 bin 300 TL borç çıkarılan Verani, iş yerinde gerçekten çalıştığını öne sürerek, 'Ben çalıştım, hak ettim, emek verdim. İşverenin hatası varsa bunun faturasını bana kesmesinler' dedi. </p><p>Adana'da yaşayan 2 çocuk annesi Sefalet Verani, Metal Sanayi sitesindeki bir firmada 2014 yılında işe başladı. Bir süre burada çalışan Verani, daha sonra işten ayrıldı ve başka bir firmada aşçılık yaptı. Geçtiğimiz yıl Aralık ayında ise Sefalet Verani, Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvurarak emeklilik dilekçesi verdi. Doğum borçlanması yapan kadın, 2026 yılının Ocak ayında emekli oldu ve 20 bin TL emekli maaşı bağlandı. </p><p>Temmuz ayında maaşını aldı, emekliliği durduruldu </p><p>20 Temmuz'da ise emekli maaşını alan Sefelat Verani'ye Ağustos ayında SGK tarafından yazı gönderildi ve yazıda, '5510 Sayılı Kanunun Geçici 81C/BD maddesi kapsamında, 15 yıl sigortalılık süresi, 58 yaş ve 3600 gün hizmet şartından yaşlılık aylığı bağlandığı, tahsis talep tarihiniz itibariyle 3626 gün hizmetinizin olduğu, ancak Seyhan Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 20.04.2026 tarihli ve 140037477 sayılı yazısı ekinde yer alan, 09.02.2026 tarihli ve 2025/420432/009 sayılı rapora istinaden işyerinde, 01.01.2015-26.05.2015 tarihleri arasında geçen 144 gün, 06.03.2017-30.06.2020 tarihleri arasında geçen 913 gün olmak üzere toplam 1057 gün hizmetinizin fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptal edildiği, iptal edilen 1057 gün hizmetten sonra, 2599 gün hizmetinizin kaldığı ve tahsis talebi itibariyle emeklilik şartlarını sağlamadığınız anlaşılmış ve almakta olduğunuz yaşlılık aylığınız başladığı tarih itibariyle iptal edilmiş olup tarafınıza ödenmiş olan yersiz aylıkların tahsil edilmesi gerektiğinden, tarafınıza borç bildirilmiştir' denildi. </p><p>Ayrıca Sefalet Verani'ye yasal faiziyle birlikte 158 bin 300 TL borç çıkartıldı. </p><p>SGK'ya gitti, sorununu çözemedi </p><p>Evrakla birlikte SGK'ya giden Sefalet Verani, görevlilerden ise işvereninin vergi kaçakçılığı yaptığını ve sahte evrak düzenlendiğini bu nedenle prim günlerinin silindiğini öğrendi. </p><p>Yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için hukuki yollara başvuracağını belirten Verani, hem işvereni hem de SGK hakkında şikayetçi olacağını söyledi. </p><p>'Ben çalıştım, hak ettim, emek verdim' </p><p>Yaşadıklarını İHA muhabirine anlatan Sefalet Verani, emeklilik sürecinde SGK'dan aldığı bilgiler doğrultusunda doğum borçlanması yaptığını belirterek, emeklilik hakkını kazanmasının ardından yaşadığı sürecin kendisini mağdur ettiğini söyleyerek, '2026 yılının Ocak ayında emekli oldum. Temmuz ayında maaşımı aldım. Ondan sonra 'Emekliliğiniz iptal oldu' şeklinde mesaj geldi. Neden iptal olduğunu öğrenmek için SGK'ya gittim. Bana işverenimin vergi kaçakçılığı yaptığını ve sahte evrak düzenlendiğini, bu nedenle bin 57 günümün silindiğini söylediler' dedi. </p><p>'Çalıştığımı 10 şahit ile ispatlarım' </p><p>İş yerinde gerçekten çalıştığını savunan Verani, kendisini doğrulayabilecek çok sayıda kişinin bulunduğunu belirterek, 'Ben bunu ispat ederim. Esnaflar bana şahitlik yapacak. Kardeşlerim var orada, çalıştığıma dair fotoğraflarım var. Bunları il müdürüne ibraz ettiğim halde kimse benim elimden tutmadı. Ben yine söylüyorum; orada çalıştığıma dair 10 tane şahit getiririm. Eğer hata iş yerinin hatasıysa bunun faturasını bana kesemezler. Ben çalıştım, emek verdim ve emekliliği hak ettim' ifadelerini kullandı. </p><p>'Komşumdan borç bulup doğum borçlanması yaptım' </p><p>Emeklilik için SGK'ya başvurduğunda kendisine doğum borçlanması yapmasının söylendiğini aktaran Verani, bunun üzerine maddi imkanlarını zorlayarak borçlanma yaptığını söyledi. </p><p>Verani, 'Hastalığım nedeniyle yüzde 60 raporum var. SGK'da bana, '58 yaşını doldurduysan doğum borçlanması yap. Ocak ayından önce doğum borçlanmasını yaparsan emeklilik hakkı kazanırsın' dediler. Ben de komşumdan borç buldum, altınlarımı bozdurdum ve doğum borçlanması yaptım. Daha sonra Ankara'ya gitti, doğrulandı ve emeklilik hakkını kazandım. 6 ay maaş aldım. Şimdi ise emekliliğim iptal edildi. 6 ay aldığım maaş kursağımda kaldı' dedi. </p><p>'Bir aydır ilaçlarımı dahi alamıyorum' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>SGK tarafından çıkarılan borcun yanı sıra sağlık hizmetlerinden yararlanmak konusunda da sorun yaşadığını belirten Sefalet Verani, 'Aldığım parayı faiziyle birlikte geri istiyorlar. Önce 137 bin lira civarındaydı, şimdi 158 bin 300 liraya çıktı. Ayrıca ilaçlarımı da alamıyorum, GSS borcu ayrı çıkıyor. Bir aydır ilaçlarımı dahi alamıyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>'Primlerim tek tek hesaplandı' </p><p>Verani, yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için hukuk mücadelesi başlatacağını belirterek, 'Ben haksız değilim. Ben çalıştım, hak ettim, emek verdim. Eğer işverenin bir hatası varsa bunun faturasını bana kesemezler. Gerekli bütün yerlere başvuracağım. Patronla görüştüm. O da 'Haklısın, mahkemeye ver' diyor. 'Benim borcum olsa bile borcumu yapılandırdım' diyor. Ben çalışmamış olsam SGK benim primlerimi nasıl hesapladı? Primlerim tek tek hesaplandı. Üstelik eksik kalan primlerim için borçlanma yaptım. Şu anda mağdur olan ben oldum. İlaçlarımı dahi alamıyorum' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/isverenin-sahtekarligi-sefaleti-sefil-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:06:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/isverenin-sahtekarligi-sefaleti-sefil-etti.jpg" type="image/jpeg" length="23202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Obezite, basit bir kilo problemi olarak görülmemeli']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/obezite-basit-bir-kilo-problemi-olarak-gorulmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/obezite-basit-bir-kilo-problemi-olarak-gorulmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Obezitenin yalnızca tartıdaki kilo ile değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Celil Uğurlu, 'Vücut kitle indeksinin 30 kg/m ve üzerinde olması önemli bir kriterdir ancak tek başına yeterli değildir. Özellikle karın bölgesindeki yağlanma arttıkça insülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, karaciğer yağlanması ve kalp-damar hastalıkları gibi sağlık sorunlarının riski de artmaktadır. Fazla kilo kişinin sağlığını ve yaşam kalitesini etkilemeye başladığında artık basit bir kilo probleminden değil, tedavi edilmesi gereken bir hastalıktan söz ediyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Obezitenin yalnızca tartıdaki kilo ile değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Celil Uğurlu, 'Vücut kitle indeksinin 30 kg/m ve üzerinde olması önemli bir kriterdir ancak tek başına yeterli değildir. Özellikle karın bölgesindeki yağlanma arttıkça insülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, karaciğer yağlanması ve kalp-damar hastalıkları gibi sağlık sorunlarının riski de artmaktadır. Fazla kilo kişinin sağlığını ve yaşam kalitesini etkilemeye başladığında artık basit bir kilo probleminden değil, tedavi edilmesi gereken bir hastalıktan söz ediyoruz' dedi. </p><p>Obezite değerlendirmesinde vücut kitle indeksinin yanı sıra bel çevresi, yağ dağılımı ve eşlik eden hastalıkların da dikkate alındığını dile getiren Medical Park Tokat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Celil Uğurlu, 'Aynı vücut kitle indeksine sahip iki kişinin vücudundaki yağ oranı, yağın dağılımı ve metabolik riskleri birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle özellikle karın bölgesindeki yağlanmayı, diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması, uyku apnesi, reflü ve eklem problemleri gibi hastalıkların bulunup bulunmadığını değerlendiriyoruz. Kan şekeri, HbA1c, lipid profili ve karaciğer fonksiyonları gibi metabolik parametrelerin yanı sıra hastanın beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite düzeyi ve geçmişteki kilo verme girişimleri de tedavi planında önem taşıyor' diye konuştu. </p><p>'Obezite birçok hastalığın riskini artırıyor' </p><p>Obezitenin vücuttaki pek çok sistemi etkileyebildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Uğurlu, 'Obezite yalnızca yağ dokusunun artması anlamına gelmiyor. İnsülin direnci ve tip 2 diyabetin yanı sıra hipertansiyon, kolesterol ve trigliserid yüksekliği, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması, uyku apnesi, reflü, safra kesesi hastalıkları ve eklem problemleriyle yakından ilişkili. Ayrıca bazı kanser türlerinin riskinde de artışla ilişkili olduğunu biliyoruz. Bu nedenle obezite tedavisindeki hedefimiz yalnızca kilo verdirmek değil, obeziteye bağlı hastalıkları önlemek, mevcut hastalıkların kontrolünü kolaylaştırmak ve kişinin yaşam kalitesini artırmaktır' ifadelerini kullandı. </p><p>'Cerrahi tedavi doğru hastaya, doğru zamanda uygulanmalı' </p><p>Diyet ve egzersizle kalıcı kilo kaybı sağlayamayan hastalarda obezite cerrahisinin gündeme gelebileceğini belirten Doç. Dr. Uğurlu, 'Vücut kitle indeksi 40 kg/m ve üzerinde olan hastalarda, eşlik eden hastalık bulunmasa dahi obezite cerrahisi değerlendirilebilir. Vücut kitle indeksi 35-39,9 kg/m arasında olan hastalarda ise tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, karaciğer yağlanması veya eklem problemleri gibi hastalıkların bulunması ya da cerrahi dışı yöntemlerle yeterli ve kalıcı kilo kaybının sağlanamaması durumunda cerrahi tedavi gündeme gelebilir. Ancak ameliyat kararını yalnızca vücut kitle indeksine göre vermiyoruz. Hastanın genel sağlık durumu, önceki kilo verme girişimleri ve ameliyat sonrasında yaşam tarzı değişikliklerine uyumu birlikte değerlendiriyoruz' dedi. </p><p>'Tüp mide ve gastrik bypass hastaya göre tercih ediliyor' </p><p>Tüp mide ve gastrik bypassın obezite cerrahisinde sık kullanılan yöntemler olduğuna değinen Doç. Dr. Uğurlu, 'Tüp mide ameliyatında midenin büyük bölümü çıkarılarak mide hacmi küçültülüyor ve bağırsakların doğal devamlılığı korunuyor. Gastrik bypass ameliyatında ise küçük bir mide poşu oluşturularak ince bağırsağın bir bölümü bu poşa bağlanıyor. Hangi yöntemin tercih edileceği hastanın kilosu, reflü ve diyabet durumu, beslenme alışkanlıkları ve genel sağlık durumuna göre değişiyor. Özellikle ciddi reflüsü veya tip 2 diyabeti bulunan bazı hastalarda gastrik bypass tercih edilebilirken, uygun hastalarda tüp mide de etkili bir seçenek olabilir' şeklinde konuştu. </p><p>'Obezite ameliyatları metabolik sağlığı da etkiliyor' </p><p>Obezite cerrahisinin yalnızca kilo kaybı sağlamadığını ifade eden Doç. Dr. Uğurlu, 'Ameliyat sonrasında kilo kaybının yanı sıra bağırsak ve iştah hormonlarında meydana gelen değişikliklerle kan şekeri kontrolünde belirgin düzelmeler görülebiliyor. Tip 2 diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, uyku apnesi ve karaciğer yağlanması gibi obeziteyle ilişkili hastalıklarda da olumlu sonuçlar elde edilebiliyor. Ancak cerrahinin başarısını yalnızca verilen kilo üzerinden değerlendirmemek gerekir. Hastanın metabolik sağlığındaki değişim, kullandığı ilaçların azalması ve yaşam kalitesindeki iyileşme de tedavinin önemli sonuçlarıdır' dedi. </p><p>'Ameliyat sonrası yaşam tarzı değişikliği şart' </p><p>Obezite cerrahisinin uzun dönem başarısında ameliyat sonrası beslenme ve yaşam tarzının önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Uğurlu, şu bilgileri paylaştı: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Ameliyatı bir bitiş noktası değil, yeni bir beslenme ve yaşam biçiminin başlangıcı olarak görmek gerekiyor. Hastaların küçük porsiyonlarla, yavaş ve iyi çiğneyerek beslenmesi, yeterli protein ve sıvı alması, vitamin ve mineral takiplerini düzenli yaptırması önem taşıyor. Şekerli ve yüksek kalorili gıdaların yanı sıra sık atıştırma alışkanlığı kilo verme sürecini olumsuz etkileyebilir. Düzenli fiziksel aktivite ve uzun dönem takip de verilen kiloların korunmasına yardımcı olur.' </p><p>Obezitenin kronik bir hastalık olduğunu ve cerrahinin tek başına kalıcı kilo kontrolünü garanti etmediğini kaydeden Doç. Dr. Uğurlu, 'Ameliyat sonrasında eski beslenme alışkanlıklarına dönülmesi, fiziksel aktivitenin azalması veya düzenli takiplerin bırakılması yeniden kilo alımına neden olabilir. Bu nedenle obezite cerrahisinde uzun dönem başarı; doğru hastaya uygun cerrahi yöntemin uygulanması, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve uzun süreli takip ile birlikte değerlendirilmelidir' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tokat, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/obezite-basit-bir-kilo-problemi-olarak-gorulmemeli</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:05:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/obezite-basit-bir-kilo-problemi-olarak-gorulmemeli.jpg" type="image/jpeg" length="27376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araçtan atılan çöpü içeriye böyle geri attı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/aractan-atilan-copu-iceriye-boyle-geri-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/aractan-atilan-copu-iceriye-boyle-geri-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde seyir halindeki bir otomobilden yola çöp atıldığını fark eden motosiklet sürücüsü, yere düşen çöpü alarak aracın açık penceresinden içeri fırlattı. O anlar motosiklet sürücüsünün kask kamerasına yansıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde seyir halindeki bir otomobilden yola çöp atıldığını fark eden motosiklet sürücüsü, yere düşen çöpü alarak aracın açık penceresinden içeri fırlattı. O anlar motosiklet sürücüsünün kask kamerasına yansıdı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Olay, Tepebaşı ilçesi Ertuğrulgazi Mahallesi Ahmet Rasim Caddesi üzerinden meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, trafikte seyreden bir otomobilden yola çöp atıldığını gören motosiklet sürücüsü Ç.E., durarak yerdeki çöpü aldı. Otomobili takip eden sürücü, açık olan araç camından çöpü tekrar içeri attı. </p><p>Çevredeki diğer sürücülerin şaşkınlıkla izlediği anlar, motosiklet sürücüsünün kask kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eskišehir, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/aractan-atilan-copu-iceriye-boyle-geri-atti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:04:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/aractan-atilan-copu-iceriye-boyle-geri-atti.jpg" type="image/jpeg" length="99127"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küçükçekmece'de 'Sokakta Oyun Var'a yoğun ilgi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/kucukcekmecede-sokakta-oyun-vara-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/kucukcekmecede-sokakta-oyun-vara-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küçükçekmece'de Sokakta Oyun Var'la çocuklar, yaz boyunca geleneksel çocuk oyunlarıyla buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küçükçekmece'de Sokakta Oyun Var'la çocuklar, yaz boyunca geleneksel çocuk oyunlarıyla buluştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Küçükçekmece Belediyesi tarafından 3.'sü düzenlenen 'Sokakta Oyun Var' etkinliğiyle binlerce çocuk yaz tatilinin tadını sokak oyunlarıyla çıkarttı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ve geleneksel hale getirilen Sokakta Oyun Var etkinliği, yaz boyunca ilçedeki 20 mahallede, 10 bine yakın çocukla buluştu. </p><p>Geleneksel çocuk oyunları yeni nesillerle buluşturuldu </p><p>Sokakta Oyun Var etkinliği, geleneksel çocuk oyunlarını kuşaktan kuşağa aktarmak ve çocukların yaz tatilini eğlenceli bir şekilde geçirmesini sağlamak amacıyla, 10 hafta boyunca her salı ve perşembe günleri düzenlendi. Seksek, ip atlama, yüz boyama, taç yapım atölyesi, tebeşirle yer çizme, müzikli yarışmalar ve mini disko dansların yer aldığı etkinliklere çocuklar kadar yetişkinlerde yoğun ilgi gösterdi. Ayrıca Sokakta Oyun Var etkinliğine katılan çocuklara çeşitli hediyeler ve ikramlıklar dağıtıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/kucukcekmecede-sokakta-oyun-vara-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:04:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/kucukcekmecede-sokakta-oyun-vara-yogun-ilgi.jpg" type="image/jpeg" length="86665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akaryakıt tankerine ok gibi saplanan otomobil, tankerin yakıtının boşaltılmasıyla çıkartılabildi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/akaryakit-tankerine-ok-gibi-saplanan-otomobil-tankerin-yakitinin-bosaltilmasiyla-cikartilabildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/akaryakit-tankerine-ok-gibi-saplanan-otomobil-tankerin-yakitinin-bosaltilmasiyla-cikartilabildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde dün akşam meydana gelen ve otomobilin aynı istikametteki tankere arkadan çarpması sonucu otomobil sürücüsünün hayatını kaybettiği kazada, tankerin altına giren otomobil, çekici ile çıkartılamadı. Uzun süren uğraşlar sonucu otomobil, tankerdeki yakıtın başka tankere boşaltılması ardından sıkıştığı yerden çıkartılabildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'nın Manavgat ilçesinde dün akşam meydana gelen ve otomobilin aynı istikametteki tankere arkadan çarpması sonucu otomobil sürücüsünün hayatını kaybettiği kazada, tankerin altına giren otomobil, çekici ile çıkartılamadı. Uzun süren uğraşlar sonucu otomobil, tankerdeki yakıtın başka tankere boşaltılması ardından sıkıştığı yerden çıkartılabildi. </p><p>Kaza, dün akşam saatlerinde Manavgat-Antalya D-400 kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ahmet Sevim'in kullandığı 34 PTL 247 plakalı otomobilin Taşağıl kavşağına 200 metre mesafede aynı istikamette seyir halindeki Birol K.'nin kullandığı 07 CGN 631 plaka, 07 CGN 579 dorse plakalı yakıt yüklü tankere arkadan çarptı. Çarpmanın şiddetiyle tankerin arkasına sıkışan ve yaklaşık 100 metre tankerle birlikte giden otomobilin sürücüsü Ahmet Sevim (34) feci şekilde hayatını kaybetti. </p><p>Ilıca Mahallesi'nde bulunan Manavgat S Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda İnfaz Koruma memuru olarak görev yaptığı bildirilen Ahmet Sevim'in cenazesi, Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme, Adli Tabip ve Cumhuriyet savcısının incelemelerinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumuna gönderildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Otomobil çıkarılamadı </p><p>Çarpmanın şiddetiyle tankerin arkasına sıkışan otomobil, tankerin üzerine binmesi nedeniyle kurtarıcı tarafından bulunduğu yerden çıkarılamadı. Çıkarmak için yapılan çalışma sırasında kurtarıcının otomobile bağladığı demir koptu. Otomobilin çıkarılabilmesi için tankerde bulunan ve 50 ton dolayındaki yakıtın başka bir tankere aktarılması için çalışma başlatıldı. Tankerin boşaltılmasının ardından tanker vinç yardımıyla kaldırılırken, otomobilin kurtarıcı tarafından çekilerek çıkartıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/akaryakit-tankerine-ok-gibi-saplanan-otomobil-tankerin-yakitinin-bosaltilmasiyla-cikartilabildi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:02:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/akaryakit-tankerine-ok-gibi-saplanan-otomobil-tankerin-yakitinin-bosaltilmasiyla-cikartilabildi.jpg" type="image/jpeg" length="31670"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prostat kanserinde erken tanı tedavi seçeneklerini artırıyor']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/prostat-kanserinde-erken-tani-tedavi-seceneklerini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/prostat-kanserinde-erken-tani-tedavi-seceneklerini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü kapsamında prostat kanserinde erken tanının önemine dikkat çeken Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Bağcıoğlu, 'Prostat kanseri özellikle erken evrede herhangi bir belirti vermeyebilir. Bu nedenle risk grubundaki erkeklerin yaş ve aile öyküsü gibi faktörler doğrultusunda düzenli kontrollerini yaptırması büyük önem taşıyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü kapsamında prostat kanserinde erken tanının önemine dikkat çeken Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Bağcıoğlu, 'Prostat kanseri özellikle erken evrede herhangi bir belirti vermeyebilir. Bu nedenle risk grubundaki erkeklerin yaş ve aile öyküsü gibi faktörler doğrultusunda düzenli kontrollerini yaptırması büyük önem taşıyor' dedi. </p><p>Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanserinin görülme sıklığının yaşla birlikte arttığını söyleyen Medical Park İstanbul Onkoloji Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Bağcıoğlu, 15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü dolayısıyla hastalığın risk faktörleri, erken tanı ve tedavi süreçleri hakkında bilgi verdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Risk yaşla birlikte artıyor' </p><p>Prostat kanseri açısından en önemli risk faktörlerinden birinin yaş olduğuna değinen Prof. Dr. Bağcıoğlu, 'Prostat kanseri görülme sıklığı yaş ilerledikçe artıyor. Bunun yanında birinci derece akrabalarda, özellikle baba veya erkek kardeşte prostat kanseri öyküsü bulunması da riski artırıyor. Ailede birden fazla kişide prostat kanseri görülmesi, hastalığın genç yaşta ortaya çıkması veya meme kanseri öyküsünün bulunması da genetik açıdan değerlendirilmesi gereken durumlar arasında yer alıyor. BRCA2 başta olmak üzere bazı genetik mutasyonlar da prostat kanseri riskini artırabiliyor' diye konuştu. </p><p>'Erken evrede belirti vermeyebilir' </p><p>Prostat kanserinin erken evrede herhangi bir belirtiye neden olmayabileceğini dile getiren Prof. Dr. Bağcıoğlu, 'Hastalığın ilerleyen dönemlerinde idrar yapmada güçlük, idrar akımında zayıflama veya kesilme, sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrarda ya da menide kan görülmesi gibi şikâyetler ortaya çıkabilir. Hastalık kemiğe yayıldığında bel ve kalça bölgesinde ağrı da görülebilir. Ancak bu belirtilerin hiçbiri prostat kanserine özgü değildir' diye konuştu. </p><p>Her idrar şikâyeti kanser anlamına gelmiyor </p><p>İdrar şikâyetlerinin çoğu zaman farklı ürolojik hastalıklardan kaynaklanabildiğini söyleyen Prof. Dr. Bağcıoğlu, 'İyi huylu prostat büyümesi, prostat iltihabı, idrar yolu enfeksiyonları, aşırı aktif mesane veya idrar kanalındaki darlıklar da benzer şikâyetlere neden olabilir. Bu nedenle idrarla ilgili yakınmaların mutlaka bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekiyor' ifadelerini kullandı. </p><p>'PSA yüksekliği tek başına kanser anlamına gelmiyor' </p><p>PSA testinin prostat kanserinin erken tanısında önemli bir değerlendirme aracı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Bağcıoğlu, 'PSA değerinin yüksek olması tek başına prostat kanseri olduğu anlamına gelmez. İyi huylu prostat büyümesi, prostat iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu ve bazı tıbbi işlemler de PSA değerini yükseltebilir. Bu nedenle PSA sonucu; hastanın yaşı, prostat hacmi, PSA yoğunluğu, muayene bulguları ve prostat MR görüntüleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Kesin tanı ise gerekli durumlarda yapılan biyopsi ve patolojik inceleme sonucunda konur' dedi. </p><p>Kontroller risk durumuna göre planlanmalı </p><p>Prostat kanseri taramasına başlama yaşının kişinin risk durumuna göre değişebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Bağcıoğlu, 'Ortalama risk grubundaki erkeklerde genellikle 50 yaş civarında değerlendirmeye başlanabilir. Ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan kişilerde bu yaş 45'e, BRCA2 gibi yüksek riskli genetik mutasyon taşıyanlarda ise yaklaşık 40 yaşa çekilebilir. Bu nedenle kontrol programının kişinin aile öyküsü ve risk faktörleri dikkate alınarak kişiye özel planlanması gerekiyor' açıklamasında bulundu. </p><p>'Erken tanı tedavi seçeneklerini artırıyor' </p><p>Erken tanının hastalığın tedavi sürecinde önemli bir katkı sağladığını belirten Prof. Dr. Bağcıoğlu, 'Hastalığı prostatla sınırlıyken yakaladığımızda tedavi seçenekleri artıyor ve tamamen tedavi edilebilme ihtimali yükseliyor. Bununla birlikte erken tanı konulan her hastanın ameliyat olması gerekmiyor. Düşük riskli bazı hastalarda aktif izlem uygulanabiliyor. Hastalık ilerlediğinde ise tedavinin amacı çoğu zaman hastalığı uzun süre kontrol altında tutmak oluyor' dedi. </p><p>'Tedavi kişiye özel planlanıyor' </p><p>Prostat kanserinde tedavi kararının hastalığın evresi ve risk grubunun yanı sıra kişinin genel sağlık durumu ve beklentileri dikkate alınarak verildiğinden bahseden Prof. Dr. Bağcıoğlu, 'Aktif izlem, radikal prostatektomi ve radyoterapi, hastalığın özelliklerine göre değerlendirilen tedavi seçenekleri arasında yer alıyor. Cerrahi açık, laparoskopik veya robot yardımlı yöntemlerle gerçekleştirilebiliyor. İleri evrede ise hormon tedavileri, yeni nesil hormonal tedaviler, kemoterapi ve uygun hastalarda hedefe yönelik tedaviler gündeme gelebiliyor. Tedavi kararı PSA düzeyi, biyopsi sonucu, Gleason skoru veya ISUP derecesi, görüntüleme sonuçları, hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkları ve beklentileri doğrultusunda veriliyor' ifadelerini kullandı. </p><p>'Sağlıklı yaşam alışkanlıkları önem taşıyor' </p><p>Prostat kanserini kesin olarak önlediği kanıtlanmış bir beslenme şekli veya ilaç bulunmadığını belirten Prof. Dr. Bağcıoğlu, 'Sağlıklı vücut ağırlığının korunması, düzenli egzersiz yapılması, dengeli beslenilmesi, sebze ve meyve tüketiminin artırılması ve işlenmiş gıdaların sınırlandırılması genel sağlık açısından fayda sağlayabilir. Ancak vitamin veya takviyelerin prostat kanserini önlediği düşüncesiyle bilinçsiz şekilde kullanılması doğru değildir' diyerek açıklamalarını sonlandırdı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/prostat-kanserinde-erken-tani-tedavi-seceneklerini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:00:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/prostat-kanserinde-erken-tani-tedavi-seceneklerini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="88290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınların kış mesaisi başladı: Elmalar kazanlarda pekmeze dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/kadinlarin-kis-mesaisi-basladi-elmalar-kazanlarda-pekmeze-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/kadinlarin-kis-mesaisi-basladi-elmalar-kazanlarda-pekmeze-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu'nun Daday ilçesinde sonbaharın yaklaşmasıyla birlikte köylerde kış hazırlıkları hız kazandı. Kadınlar, imece usulü kış mevsimi boyunca tüketecekleri pekmez ve pestil başta olmak üzere doğal ürünler yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kastamonu'nun Daday ilçesinde sonbaharın yaklaşmasıyla birlikte köylerde kış hazırlıkları hız kazandı. Kadınlar, imece usulü kış mevsimi boyunca tüketecekleri pekmez ve pestil başta olmak üzere doğal ürünler yapıyor. </p><p>Kastamonu'da sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte kadınların kış hazırlıkları başladı. Daday ilçesine bağlı Çömlekçiler köyünde yetiştirilen elmaların dalından toplanmasıyla başlayan hazırlıklar, kadınların imece usulüyle yürüttüğü çalışmayla devam ediyor. Toplanan elmalar ayıklanıp doğrandıktan sonra kazanlarda pişiriliyor, ardından süzülerek elde edilen elma suyu odun ateşinde uzun süre kaynatılıp kıvam alması sağlanıyor. Kıvam alan marmelatlar kurutularak pestil yapılırken, pekmezler de şişeleniyor. Kadınlar, böğürtlen, kuşburnu, armut, erik gibi meyvelerden de marmelatlar yapıyor. </p><p>Çalıştığı çiftlikte pekmez yaptığını belirten Mahiye Yılmaz, 'Çiftliğimizde pekmez yapıyoruz. Elma sezonumuz başladı. Doğal elmamız, çiftliğimizin elmalarıyla kış hazırlıklarına yavaş yavaş başladık. Ekşi elma da olabiliyor, Amasya elması da olabiliyor. Ne bulursak yapıyoruz. Elma oldu mu hepsini yapıyoruz' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Elmalarımızı ağacından toplayıp yapıyoruz' </p><p>Elma ekşisinin yapımının zahmetli olduğunu dile getiren Yılmaz, 'Öncelikle elmalarımızı kesiyoruz, doğruyoruz, pişiriyoruz, süzüyoruz. Ardından süzekten süzüp kazanlarda ateşte koyultmaya başlıyoruz. Bunun yapımı biraz uzun sürüyor. Erik gibi çabuk olmuyor. Erik tez oluyor ama elmanın yapımı birkaç gün sürüyor. Elmanın azlığına, çokluğuna bağlı olarak da değişiyor. Biz iki gündür yapıyoruz, daha devamı var. Dalında elmalarımız var. Elmalarımızı ağacından toplayıp yapıyoruz. Böğürtlenden de yapıyoruz, doğal neyimiz varsa her şeyden kışlık ürünler yapıyoruz. Marmelat, reçel başta olmak üzere birçok ürün yapıyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>Kadınların imece usulüyle sürdürdüğü çalışmalarda, elmaların toplanmasından doğranmasına, kazanlarda pişirilip süzülmesinden odun ateşinde kaynatılmasına kadar tüm aşamalar titizlikle gerçekleştiriliyor. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan elma ekşisi, kış aylarında tüketilmek üzere saklanıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kastamonu, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/kadinlarin-kis-mesaisi-basladi-elmalar-kazanlarda-pekmeze-donusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:59:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/kadinlarin-kis-mesaisi-basladi-elmalar-kazanlarda-pekmeze-donusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="31401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kütahya'da rebap geleneğini yaşatan son usta: Ahmet Bitirim]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/kutahyada-rebap-gelenegini-yasatan-son-usta-ahmet-bitirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/kutahyada-rebap-gelenegini-yasatan-son-usta-ahmet-bitirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya'da Kültür ve Turizm Bakanlığı rebap sanatçısı Ahmet Bitirim, yaklaşık 60 yıldır Orta Asya kökenli Türk sazı rebabın yapımını ve icrasını sürdürüyor. Geleneksel yöntemlerle, büyük ölçüde doğal malzemeler kullanarak rebap yapan Bitirim, 1967 yılından bu yana ürettiği sazları müzisyenlerle buluşturuyor. Kütahya'da rebap yapımını sürdüren tek kişi olduğunu belirten 69 yaşındaki Ahmet Bitirim, gençlerin saza olan ilgisinden umutlu olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kütahya'da Kültür ve Turizm Bakanlığı rebap sanatçısı Ahmet Bitirim, yaklaşık 60 yıldır Orta Asya kökenli Türk sazı rebabın yapımını ve icrasını sürdürüyor. Geleneksel yöntemlerle, büyük ölçüde doğal malzemeler kullanarak rebap yapan Bitirim, 1967 yılından bu yana ürettiği sazları müzisyenlerle buluşturuyor. Kütahya'da rebap yapımını sürdüren tek kişi olduğunu belirten 69 yaşındaki Ahmet Bitirim, gençlerin saza olan ilgisinden umutlu olduğunu söyledi. </p><p>Türk musikisinin geleneksel sazlarından biri olan rebabın tarihinin oldukça eski dönemlere uzandığını belirten Ahmet Bitirim, sazın geçmişiyle ilgili farklı anlatımlar bulunduğunu ifade etti. Rebabın Orta Asya kökenli Türk sazı olduğunu belirten Bitirim, tarihi gelişimi içerisinde Hazreti Süleyman tarafından keşf edildiğinin menkıbe olarak anlatıldığını söyledi. Sazın bugünkü modern yapısına ise Farabi tarafından geliştirildikten sonra kavuştuğunun kabul edildiğini belirten Ahmet Bitirim, rebabın zaman içerisinde farklı coğrafyalarda kullanıldığını ve çeşitli müzik kültürlerini etkilediğini kaydetti. </p><p>Gövdesi Hindistan cevizi kabuğundan yapılıyor </p><p>Rebabın yapımında kullanılan malzemelerin büyük bölümünün doğadan elde edildiğini anlatan Ahmet Bitirim, sazın gövdesinin temel malzemesinin Hindistan cevizi kabuğu olduğunu söyledi. Hindistan cevizinin iç kısmının boşaltılmasının ardından kabuğun ön bölümüne özel bir deri gerildiğini belirten Ahmet Bitirim, kullanılan derinin sazın ses kalitesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Ahmet Bitirim, 'Temelde gövdesi Hindistan cevizi kabuğudur. Bunu alıyoruz, meyvesi boşaltıldıktan sonra ön tarafına deri geriyoruz. Bu derinin Hazar Denizi'nde yüzen bir balığın derisi olduğu söyleniyor. Biz ithal olarak geldiği için sadece yapımını biliyoruz. Bugüne kadar yapılan denemelerde en iyi neticeyi bu deri verdi. Başka derileri denedik, olmadı' dedi. </p><p>Sazın yapımında kullanılan malzemelerin rastgele seçilmediğini belirten Ahmet Bitirim, farklı deri türleriyle yapılan denemelerde istenilen sesin elde edilemediğini, bu nedenle geleneksel olarak kullanılan derinin tercih edildiğini kaydetti. </p><p>Rebabın sesi at kılından geliyor </p><p>Rebabı diğer birçok telli çalgıdan ayıran en önemli özelliklerden birinin çalma tekniği olduğunu anlatan Ahmet Bitirim, sazın tellerinin ve yayının at kılından yapıldığını söyledi. Sazın tellerinde özellikle at kuyruğundan elde edilen kılların kullanıldığını belirten Ahmet Bitirim, yayın da yine at kılından hazırlandığını ifade etti. Ahmet Bitirim, 'Sazın temel çalınma teli at kılı. At kuyruğu, at kılı olarak bunu gergin bir şekilde buraya bağlıyoruz. Keza bunu çaldığımız yay da at kılı. Her ikisini birbirine sürtmek suretiyle sesi, melodiyi elde ediyoruz' diye konuştu. Rebabın perdesiz bir saz olduğunu belirten Ahmet Bitirim, standart ölçülerdeki bir rebabın yaklaşık 40 santimetre uzunluğunda olduğunu ve iki oktavlık bir ses genişliğine sahip bulunduğunu söyledi. Daha uzun sapların kullanılmasıyla bu ses genişliğinin artırılabildiğini de ifade etti. </p><p>Bir rebapta 20-25 tel, yayında 80-100 tel bulunuyor </p><p>Rebabın telleri ve yayında kullanılan at kıllarının hazırlanma sürecinin de geleneksel yöntemlerle gerçekleştirildiğini anlatan Ahmet Bitirim, sazın yaklaşık 20-25 telinin bulunduğunu, yayında ise 80 ila 100 arasında kıl kullanıldığını söyledi. At kuyruğu ve at yelesinden elde edilen kılların farklı işlemlerden geçirildikten sonra sazın yapımında kullanıldığını belirten Ahmet Bitirim, teller ile yayın birbirine uyum sağlaması için çam reçinesinden faydalanıldığını ifade etti. Ahmet Bitirim, 'At kuyruğu ve at yelesi kullanıyoruz. Bunlar çeşitli sazların yapımında kullanılıyor. Ortalama 20-25 tel saza bağlıyoruz. Ortalama 80 ile 100 tel de yaya bağlıyoruz. Bu yayı da ve telleri de reçine, çam reçinesiyle birbirine alıştırıyoruz. Sürtünmeyi kuvvetlendirmek, sesin kolay elde edilmesini sağlamak üzere çam ağacından elde ettiğimiz çam reçinesini kullanıyoruz' dedi. </p><p>'Mümkün olduğunca doğal halinde bırakıyoruz' </p><p>Rebab yapımında modern ve endüstriyel malzemeleri mümkün olduğunca kullanmadığını vurgulayan Ahmet Bitirim, sazın geleneksel yapısının korunmasının önemli olduğunu söyledi. Vida, çivi ve civata gibi malzemeler yerine geleneksel yöntemlerin tercih edildiğini belirten Bitirim, sazın doğal görünümünün korunması gerektiğini ifade etti. </p><p>Ahmet Bitirim, 'Hiçbir endüstriyel malzeme kullanmaksızın, yani vidadır, çividir, civatadır, başka bir özel malzeme kullanmaksızın yapıyoruz. Hatta mümkün mertebe cila da yapmayız. Ama bazen gösteriş, tanıtım bakımından bazı yerlerde boya, cila vesaire yapılıyor. Ama doğru değil. Doğrusu ham halinde, doğal kalması' diye konuştu. </p><p>Bu yönüyle rebabın yalnızca müzik aleti değil, aynı zamanda geleneksel el işçiliğinin de önemli bir örneği olduğunu ifade eden Ahmet Bitirim, sazın yapımında kullanılan doğal malzemelerin sesin karakterini de belirlediğini söyledi. </p><p>Ahmet Yakupoğlu, Kütahya'da rebabı yeniden canlandırdı </p><p>Rebabın Kütahya'daki geçmişine de değinen Ahmet Bitirim, merhum sanatçı Ahmet Yakupoğlu'nun kentin kültür hayatında rebabın yeniden tanınmasında önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Yakupoğlu'nun 1940'lı yıllarda rebaba yeniden ilgi gösterdiğini ve çeşitli vesilelerle çevresindeki insanlara sazı yaptırdığını anlatan Bitirim, kendisinin de çocuk yaşta Yakupoğlu ile tanıştığını söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ahmet Bitirim, Yakupoğlu ile tanışmasının hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, 'Kütahya'da rahmetli Ahmet Yakupoğlu hocamız bunu daha çok gönlünden çıkarmış, 1940'lı yıllarda. Ondan sonra kendisi çeşitli vesilelerle arkadaşlara, çevresine yaptırmış. Ben de kendisiyle 9 yaşında tanıştım. Bu sazı merakla ellediğim zaman, 'Sen bunu yaparsın' dedi. Tabiri caizse el aldık ondan. Daha sonra da yaptık' dedi. </p><p>1967'den beri rebap yapıyor </p><p>Yakupoğlu'nun teşvikiyle rebap yapımına yöneldiğini belirten Ahmet Bitirim, 1967 yılından bu yana Kütahya'da rebap yaptığını söyledi. Yaklaşık 60 yıllık süreçte yaptığı sazları müzisyenlere ulaştırdığını ifade eden Ahmet Bitirim, geleneksel yapım bilgisini de mümkün olduğunca korumaya çalıştığını dile getirdi. Ahmet Bitirim, uzun yıllardır sürdürdüğü bu çalışmanın yalnızca bir meslek olmadığını, aynı zamanda kültürel bir mirasın yaşatılması anlamına geldiğini belirtti. </p><p>'Gençlerden daha çok umutluyum' </p><p>Rebabın geleceğinin gençlerin ilgisine bağlı olduğunu belirten Bitirim, gençlerin sazı öğrenmesi ve yaşatması halinde geleneğin devam edeceğine inandığını ifade etti. Ahmet Bitirim, 'Ben gençlerden daha çok umutluyum. İnşallah o gençler böyle böyle bu sazımızı ayakta tutmaya devam ederler' dedi. Kütahya'da kendisiyle birlikte rebapla ilgilenen yaklaşık 8-10 kişinin bulunduğunu aktaran Ahmet Bitirim, ancak sazın yapımını halen yalnızca kendisinin gerçekleştirdiğini söyledi. Ahmet Bitirim, 'Şu anda Kütahya'da ben dahil 8-10 kişi var bu konuda ilgilenen. Ama yapan tek ben varım. Yapımını ben yapıyorum. Diğer arkadaşlarımız da çalıyorlar, söylüyorlar' ifadelerini kullandı. </p><p>Yaklaşık 60 yıldır rebap yapımı ve icrasıyla ilgilenen Ahmet Bitirim, doğal malzemeler ve geleneksel yöntemlerle ürettiği sazlarla Türk sanat ve tasavvuf musikisinin önemli enstrümanlarından biri olan rebabın Kütahya'da yaşatılması için çalışmalarını sürdürüyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kütahya</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/kutahyada-rebap-gelenegini-yasatan-son-usta-ahmet-bitirim</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:57:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/09/agency/iha/kutahyada-rebap-gelenegini-yasatan-son-usta-ahmet-bitirim.jpg" type="image/jpeg" length="46487"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
