<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Mira Gündem sondakika güncel haberler</title>
    <link>https://www.miragundem.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.miragundem.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Mira Gündem © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2026 11:25:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/samsun-sahiline-vuran-supheli-maddeyi-tubitak-inceleyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/samsun-sahiline-vuran-supheli-maddeyi-tubitak-inceleyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun sahilinde farklı noktalarında görülen, içeriği henüz belirlenemeyen toz halindeki şüpheli maddeden numune alındı. Numunelerin inceleme yapılmak üzere TÜBİTAK'a gönderileceği öğrenildi. Maddenin niteliği ve çevre ile insan sağlığı açısından olası riskleri, yapılacak analizlerin ardından netlik kazanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Samsun sahilinde farklı noktalarında görülen, içeriği henüz belirlenemeyen toz halindeki şüpheli maddeden numune alındı. Numunelerin inceleme yapılmak üzere TÜBİTAK'a gönderileceği öğrenildi. Maddenin niteliği ve çevre ile insan sağlığı açısından olası riskleri, yapılacak analizlerin ardından netlik kazanacak. </p><p>Atakum ilçesi İncesu Yalı Mahallesi sahilinde, çuvallar içerisinde kıyıya ulaşan toz halindeki maddeleri gören vatandaşların ihbarı üzerine ekipler bölgede inceleme başlattı. Yapılan kontrollerde söz konusu maddenin sahilin yalnızca bir noktasında değil, farklı bölgelerde de görüldüğü belirlendi. Sahilde ekipler tarafından toplanan maddeler güvenli bir alana taşınırken, incelemelerde kullanılmak üzere numuneler alındı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Numuneler TÜBİTAK'a gönderilecek </p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden edinilen bilgilere göre, sahilden alınan numunelerin İstanbul'daki TÜBİTAK'a gönderilerek analiz edilmesi planlanıyor. Maddenin kesin olarak hangi içeriğe sahip olduğunun, TÜBİTAK'ta yapılacak incelemelerin ardından tespit edilmesi bekleniyor. Analiz sonuçlarıyla birlikte maddenin insan sağlığı ve çevre açısından herhangi bir risk oluşturup oluşturmadığının da netleşmesi öngörülüyor. </p><p>Sahilde ekipler tarafından toplanan maddenin sızdırmaz bir alanda muhafaza edilerek inceleme sonuçlarının beklendiği öğrenildi. Yapılacak analizlerin ardından toplanan maddeye ne şekilde işlem uygulanacağına karar verilecek. </p><p>Gündüz net şekilde görüldü </p><p>Öte yandan sahildeki durum gündüz saatlerinde dron ile görüntülendi. Görüntülerde, kıyı boyunca bazı bölgelerde toz halindeki maddelerin halen görülebilmesi dikkat çekti. İlk kontrollerde maddede radyoaktif bir unsur tespit edilmediği öğrenilirken, maddenin kimyasal içeriği ve denize nasıl ulaştığına ilişkin kesin sonuçların uzman ekiplerin yapacağı analizlerin ardından ortaya çıkması bekleniyor. </p><p>İncesu Yalı Mahallesi'nde yaşayan Emrullah Yüksel, 'Dün öğleden sonra bir çuvalın içinde bu malzemeler kıyıya geldi. Ne olduğunu bilmiyoruz ve bunun araştırılmasını istiyoruz. Bu durumdan dolayı birkaç gün denize girilmeyecek. Bunun bir an önce incelenmesi ve milletin aydınlanması gerekiyor' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Samsun, Çevre</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/samsun-sahiline-vuran-supheli-maddeyi-tubitak-inceleyecek</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:17:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/samsun-sahiline-vuran-supheli-maddeyi-tubitak-inceleyecek.jpg" type="image/jpeg" length="84785"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pozitif psikoloji dünyası İstanbul'da buluşacak]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/pozitif-psikoloji-dunyasi-istanbulda-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/pozitif-psikoloji-dunyasi-istanbulda-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Pozitif Psikoloji Kongresi'nin 10'uncusu, 'Kültürlerin Buluştuğu Yerde İnsanlık Yeşerir' temasıyla, 7-10 Temmuz 2027 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Pozitif Psikoloji Kongresi'nin 10'uncusu, 'Kültürlerin Buluştuğu Yerde İnsanlık Yeşerir' temasıyla, 7-10 Temmuz 2027 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek. </p><p>Uluslararası Pozitif Psikoloji Derneği (IPPA), dünyanın önde gelen pozitif psikoloji buluşmalarından biri olan Dünya Pozitif Psikoloji Kongresi'nin 10'uncusunu İstanbul'da gerçekleştirmeye hazırlanıyor. 7-10 Temmuz 2027 tarihlerinde düzenlenecek kongre, pozitif psikoloji alanında dünyanın farklı ülkelerinden uzmanları Türkiye'de bir araya getirecek. 'Kültürlerin Buluştuğu Yerde İnsanlık Yeşerir' temasıyla gerçekleştirilecek kongrede, hızla değişen dünyada bireylerin, toplulukların, kurumların ve toplumların kültürlerarası etkileşim içinde nasıl gelişebileceği masaya yatırılacak. </p><p>10. Dünya Pozitif Psikoloji Kongresi'nin teması, içeriği ve programına ilişkin ayrıntıları IPPA Başkan ve Kongre Başkanı Dr. Tayyab Rashid başta olmak üzere Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İbn Haldun Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özcan Erkan Akgün ile Burkon Turizm ve Kongre Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker'in yanı sıra akademisyenlerin katılımıyla İstanbul Şişli'de bulunan bir otelde düzenlenen basın toplantısında ve tanışma resepsiyonunda paylaşıldı. </p><p>Toplantıda konuşan ve pozitif psikolojinin başlangıcı hakkında açıklamalarında bulunan Kongre Başkanı Dr. Tayyab Rashid, 'Psikoloji daha önceleri negatif yönlere odaklanmıştı, pozitif psikoloji akımı ise insanların güçlü yönlerine ve karakterlerine yönelmektedir. 'İyi oluş' bilimiyle ilgileniyoruz. İstanbul iki kıtanın buluştuğu noktada ve temamızı da 'Kültürlerin Buluştuğu Yerde İnsanlık Yeşerir' olarak belirledik. Günümüzde yapay zeka da çok konuşuluyor. Yapay zeka ve dijital teknolojiler tarafından şekillenen dünyada yapay zekanın insanın gelişmesini nasıl etkileyeceğini de değerlendiriyoruz. Kongremizde bu konuyu da ele alacağız' dedi. </p><p>'Bugün dünyada 3 salgın var, bağımlılık, intiharlar ve narsizm' </p><p>Kongrenin önemine dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise 'Bugün dünyada 3 salgın var, bağımlılık, intiharlar ve narsizm. Bu üç salgına karşı pozitif psikolojiye bütün dünyanın ihtiyacı var. Bunlara karşı bizim kültürümüz söz konusu üç salgına karşı çok iyi konumlanmış durumda ve kongremizde bunun sentezini yapabileceğiz' diye konuştu. </p><p>İbn Haldun Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özcan Erkan Akgün de 'Biz Üniversite olarak sosyal bilimler alanlarında yoğun eğitim veriyoruz. Böyle bir etkinlik içerisine yer almaktan, Kongreyi desteklemekten çok mutluyuz' şeklinde konuştu. </p><p>Kongreyi organize eden Burkon Turizm ve Kongre Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker ise '10. Dünya Pozitif Psikoloji Kongresi organizasyonunu Mayıs ayı itibariyle üstlendik. Dünya genelinde İstanbul kongre organizasyonları ve düzenleme kapasitesi açısından beşinci sırada yer alıyor. Bu etkinliğe ev sahipliği için farklı ülkeler ve şehirler gündeme gelmesine rağmen Uluslararası Pozitif Psikoloji Derneği Türkiye'yi ve İstanbul'u tercih etti' şeklinde konuştu. </p><p>Dünyanın önde gelen isimleri İstanbul'da buluşacak </p><p>Dört gün sürecek kongrede araştırmacılar, uygulayıcılar, eğitimciler, sağlık profesyonelleri, politika yapıcılar, kurumsal liderler, öğrenciler ve yenilikçiler bir araya gelecek. Program kapsamında ana konuşmaların yanı sıra bilimsel sunumlar, disiplinlerarası paneller ve atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. Katılımcılara ayrıca İstanbul'un kültürel zenginliklerini deneyimleme fırsatı sunacak çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Kongrenin, yalnızca pozitif psikoloji alanındaki bilimsel çalışmaların paylaşılacağı bir platform olmanın ötesinde, farklı kültürlerden insanların ortak bir gelecek perspektifi etrafında buluşmasına da zemin oluşturması hedefleniyor. </p><p>İstanbul seçiminin özel bir anlamı var </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2027 yılında gerçekleştirilecek kongre, IPPA açısından iki önemli dönüm noktasına da sahne olacak. Kongre, derneğin kuruluşunun 20. yıl dönümünde düzenlenirken, IPPA Dünya Kongresi ilk kez Kuzey Amerika ve Avustralya dışında gerçekleştirilecek. Yüzyıllardır farklı kıtaları, kültürleri ve medeniyetleri birbirine bağlayan İstanbul'un ev sahipliği yapacağı kongrenin, insanın gelişimi ve refahı konusunda yürütülen küresel tartışmalara farklı bir perspektif kazandırması bekleniyor. IPPA'nın düzenlediği ve Burkon Turizm ve Kongre tarafından organize edilen etkinliğin ana sponsorluğunu İbn Haldun Üniversitesi, premier sponsorluğunu ise Üsküdar Üniversitesi üstlendi. </p><p>IPPA Seçilmiş Başkanı ve Kongre Başkanı Dr. Tayyab Rashid yaptığı açıklamada, IPPA'nın en büyük akademik toplantısı olan kongrenin Kuzey Amerika ve Avustralya dışında ilk kez başka bir kıtada düzenlendiğini vurgulayarak 'IPPA'nın Dünya Kongresi'ni İstanbul'a getirmekten son derece mutluyum. Önceki dokuz konferansın tamamı Kuzey Amerika veya Avustralya'da gerçekleşti. Bu, IPPA'nın en büyük akademik ve bilimsel toplantısını Kuzey Amerika veya Avustralya dışında ilk kez düzenleyişidir' dedi. </p><p>'Dünyada kültürleri ve kıtaları bir araya getiren İstanbul'dan daha iyi bir yer yok' </p><p>İstanbul'un medeniyetlerin ve kültürlerin bir araya geldiği bir yer olduğunu vurgulayan Rashid, 'Bu, refah bilimi alanındaki en iyi zihinleri, bilim insanlarını ve uygulayıcıları dünyanın bu bölgesine, Türkiye'ye getirme şansı veriyor. Peki neden İstanbul? Çünkü İstanbul, medeniyetlerin, kültürlerin buluştuğu bir yer ve içinde yaşadığımız dünya, sorunlarımıza birlikte yeni ve yenilikçi çözümler bulmamız gereken bir durumda. Bu konuda, dünyada kültürleri ve kıtaları bir araya getiren İstanbul'dan daha iyi bir yer yok. Dolayısıyla, benim görüşüme göre, özellikle kongremizin sloganı olan 'Kültürlerin buluştuğu yerde insanlık gelişir' ile birlikte, güzel bir medeniyet. Çünkü çok eski zamanlardan beri, kültürler etkileşime girdiğinde, sorunlara daha yeni, daha taze çözümler bulduk' ifadelerini kullandı. </p><p>'Refah tartışmalarının sadece kuzey yarımkürede kalma hakkı yok' </p><p>Düzenlenecek kongrenin dünyada devam eden savaşlar, çatışmalar ve yoksulluk nedeniyle acı çeken bölgelerine refah getirmek için bir fırsat olduğunu söyleyen Rashid, 'Kongrede, refah bilimcilerinin, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bir araya gelerek çevre krizini ele almaları, sürdürülebilir olmanın yollarını bulmaları, özellikle de devam eden savaşlar, çatışmalar ve yoksulluk nedeniyle acı çeken dünyanın bazı bölgelerine ve nüfuslarına refah getirmenin yollarını bulmaları için harika bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Refah tartışmalarının sadece kuzey yarımkürede kalma hakkı yok. Dünyanın farklı bölgelerine de götürülmesi gerekiyor' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Istanbul</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/pozitif-psikoloji-dunyasi-istanbulda-bulusacak</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:13:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/pozitif-psikoloji-dunyasi-istanbulda-bulusacak.jpg" type="image/jpeg" length="34705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yıkmaya çalıştığı ev üzerine çöktü: 1 yaralı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/yikmaya-calistigi-ev-uzerine-coktu-1-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/yikmaya-calistigi-ev-uzerine-coktu-1-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman'da bir kişi hasarlı toprak evi yıkmaya çalıştığı esnada duvarın altında kalarak yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adıyaman'da bir kişi hasarlı toprak evi yıkmaya çalıştığı esnada duvarın altında kalarak yaralandı. </p><p>Olay, Adıyaman merkez İmamağa Mahallesi 1912. Sokak'ta meydana geldi. </p><p>Edinilen bilgilere göre, tek katlı ve hasarlı toprak evin yıkımında çalışan Hasan Demir isimli işçi, yıkım sırası üzerine devrilen duvarın altında kaldı. Yakınları tarafından duvarın altından çıkarılan Hasan Demir, yaralandı. Olay yerine itfaiye ekipleri, AFAD ekipleri, sağlık ekipleri ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler tarafından ilk müdahalesi yapılan Hasan Demir, Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan Hasan Demir'in sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. AFAD ekipleri olay yerinde güvenlik önlemi alırken, olayla ilgili inceleme başlatıldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konuyla ilgili soruşturma başlatıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adıyaman, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/yikmaya-calistigi-ev-uzerine-coktu-1-yarali</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:12:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/yikmaya-calistigi-ev-uzerine-coktu-1-yarali.jpg" type="image/jpeg" length="14604"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sivas'ta narkotik operasyonu: 3 tutuklama]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/sivasta-narkotik-operasyonu-3-tutuklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/sivasta-narkotik-operasyonu-3-tutuklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta narkotik ekiplerince düzenlenen operasyonda 42 bin 906 kullanımlık kağıda emdirilmiş sentetik kannabinoid başta olmak üzere çeşitli uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Gözaltına alınan 11 şüpheliden 3'ü tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sivas'ta narkotik ekiplerince düzenlenen operasyonda 42 bin 906 kullanımlık kağıda emdirilmiş sentetik kannabinoid başta olmak üzere çeşitli uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Gözaltına alınan 11 şüpheliden 3'ü tutuklandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sivas'ta Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda 11 şüpheli yakalanırken, 42 bin 906 kullanımlık kağıda emdirilmiş sentetik kannabinoid ele geçirildi. Şüphelilerden 3'ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 18-19 Ağustos tarihlerinde uyuşturucu madde ticareti ve kullanımının önlenmesine yönelik çalışma gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında 11 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin üzerlerinde, araçlarında, iş yerlerinde ve ikametlerinde yapılan aramalarda 19 parça halinde toplam 42 bin 906 kullanımlık kağıda emdirilmiş sentetik kannabinoid, 8 sentetik ecza hap, 0,25 gram sentetik kannabinoid ham maddesi ve 0,15 gram metamfetamin ele geçirildi. Aramalarda ayrıca 1 hassas terazi, 1 ruhsatsız av tüfeği, 31 adet 12 kalibre fişek ve uyuşturucu madde kesiminde kullanıldığı değerlendirilen 2 makasa el konuldu. Olayla ilgili 8 şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan işlem yapıldı. 3 şüpheli hakkında ise 'Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti' ile 'Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma' suçlarından işlem yapıldı. Adli mercilere sevk edilen 3 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sivas, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/sivasta-narkotik-operasyonu-3-tutuklama</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:11:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/sivasta-narkotik-operasyonu-3-tutuklama.jpg" type="image/jpeg" length="75983"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayvacık'ta kaybolan alzaymır hastası aranıyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/ayvacikta-kaybolan-alzaymir-hastasi-araniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/ayvacikta-kaybolan-alzaymir-hastasi-araniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde dün sabah saatlerinde kaybolan alzaymır hastası için arama ve kurtarma çalışması başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde dün sabah saatlerinde kaybolan alzaymır hastası için arama ve kurtarma çalışması başlatıldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ayvacık ilçesinin Sazlı altı mevkiindeki yazlık evinden İstanbul'a gideceğini söyleyerek ayrılan 79 yaşındaki Hasan Cihan'dan 1 gündür haber alınamıyor. Yakınlarının durumu jandarma ekiplerine bildirmesiyle Sazlı köyü bölgesindeki zeytinlik ve ormanlık alanlarda arama kurtarma çalışmaları başladı. Zeytinlik ve ormanlık alanlarda devam eden arama kurtarma çalışmalarına AFAD, AKUT ve jandarma ekipleri destek veriyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Čanakkale, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/ayvacikta-kaybolan-alzaymir-hastasi-araniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:08:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/ayvacikta-kaybolan-alzaymir-hastasi-araniyor.jpg" type="image/jpeg" length="76805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu: 3 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/antalyada-135-milyon-liralik-dolandiricilik-operasyonu-3-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/antalyada-135-milyon-liralik-dolandiricilik-operasyonu-3-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da kendilerini başkomiser olarak tanıtarak bir vatandaşı, kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığı yönünde korkutan şüpheliler, 13 milyon 500 bin lira değerindeki ziynet eşyası ve parayı dolandırdı. Olayla ilgili düzenlenen operasyonda 5 şüpheli yakalanırken, 3'ü tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'da kendilerini başkomiser olarak tanıtarak bir vatandaşı, kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığı yönünde korkutan şüpheliler, 13 milyon 500 bin lira değerindeki ziynet eşyası ve parayı dolandırdı. Olayla ilgili düzenlenen operasyonda 5 şüpheli yakalanırken, 3'ü tutuklandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Edinilen bilgiye göre, Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne müracaat eden A.L. isimli vatandaş, tanımadığı kişiler tarafından telefonla arandığını belirtti. Şüphelilerin kendilerini başkomiser olarak tanıttığını ve kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığını söylediğini ifade eden A.L., baskı ve yönlendirmeler sonucunda toplam 13 milyon 500 bin TL değerindeki ziynet eşyası ile parasını şüphelilere verdiğini beyan etti. İhbar üzerine çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, yürütülen araştırmalar sonucunda şüphelilerin kimliklerini tespit etti. Şüphelilerin yakalanması amacıyla Antalya merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 'Nitelikli Dolandırıcılık' suçundan adli makamlara sevk edilen 5 şüpheliden 3'ü tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı. Antalya Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, suç ve suçlularla mücadelenin yasaların verdiği yetki ve sorumluluk bilinciyle hız kesmeden ve aynı kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/antalyada-135-milyon-liralik-dolandiricilik-operasyonu-3-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:05:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/antalyada-135-milyon-liralik-dolandiricilik-operasyonu-3-supheli-tutuklandi.jpg" type="image/jpeg" length="67302"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enes Kanter Freedom WNBA maçında salon dışına çıkarıldı: Ligden 2027 Draft kararı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/enes-kanter-freedom-wnba-macinda-salon-disina-cikarildi-ligden-2027-draft-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/enes-kanter-freedom-wnba-macinda-salon-disina-cikarildi-ligden-2027-draft-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><span>Eski NBA oyuncusu Enes Kanter Freedom, Indiana Fever ile Chicago Sky arasında oynanan WNBA karşılaşmasında yaşanan tartışmanın ardından salondan çıkarıldı. Kanter Freedom ile Chicago Sky oyuncusu Natasha Cloud arasında başlayan sözlü gerilim, güvenlik görevlilerinin müdahalesiyle sonlandırıldı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Olayın ardından WNBA'de forma giyme talebiyle yeniden gündeme gelen Kanter Freedom hakkında da dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Lig kaynaklarına göre Kanter Freedom ile eski NBA oyuncusu Royce White'ın 2027 WNBA Draftı'na katılmaları mümkün olmayacak.</span></p>

<h2><span>WNBA maçında gerilim yükseldi</span></h2>

<p class="isSelectedEnd"><span>23 Ağustos'ta Chicago'daki Wintrust Arena'da oynanan Indiana Fever-Chicago Sky karşılaşmasını saha kenarından takip eden Kanter Freedom, üzerinde “WOMAN. Noun. Adult human female.” yazılı siyah bir tişört taşıyordu.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Karşılaşmanın üçüncü çeyreğinin son bölümünde Natasha Cloud'un basketinin ardından iki isim arasında sözlü bir tartışma yaşandı. Görüntülere yansıyan olayda Cloud'un Kanter Freedom'a doğru yöneldiği, Kanter Freedom'ın ise ayağa kalkarak sahaya doğru bir adım attığı görüldü. Bunun üzerine güvenlik görevlileri ve bazı Sky oyuncuları araya girdi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Tartışmanın büyümesini engellemek amacıyla Kanter Freedom salonun saha kenarındaki bölümünden çıkarıldı ve güvenlik eşliğinde dışarı götürüldü. Olay sırasında Kanter Freedom'ın tişörtünü göstererek tribünlere doğru tepki verdiği de görüntülere yansıdı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Chicago Sky Başantrenörü Tyler Marsh ise olay sonrasında Cloud'a destek verdi. Marsh, oyuncusunun takım arkadaşlarını ve korunmaya ihtiyaç duyan kişileri savunan biri olduğunu belirterek takım olarak Cloud'un yanında olduklarını ifade etti.</span></p>

<h2><span>Kanter Freedom'ın WNBA iddiası</span></h2>

<p class="isSelectedEnd"><span>Olay, Kanter Freedom'ın son dönemde WNBA üzerinden yürüttüğü tartışmayı da yeniden gündeme taşıdı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Eski NBA oyuncusu, kadın sporcuların yarıştığı WNBA'ye katılma niyetini daha önce açıklamış ve kendisini kadın olarak tanımladığını söylemişti. Kanter Freedom'ın yanı sıra eski NBA oyuncusu Royce White da benzer şekilde 2027 WNBA Draftı'na katılma niyetini duyurmuştu.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>İki ismin açıklamaları, WNBA'de trans sporcuların kadınlar kategorisinde yarışıp yarışamayacağına ilişkin ABD'deki tartışmaların yeniden alevlenmesine neden oldu.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="isSelectedEnd"><span>WNBA'nın mevcut toplu iş sözleşmesinde yalnızca kadın oyuncuların ligde yer alabileceği belirtilirken, metinde cinsiyet kimliği veya doğumda atanan cinsiyet konusunda daha ayrıntılı bir tanım bulunmadığı bildiriliyor.</span></p>

<h2><span>Lig kaynakları: Drafta katılamayacaklar</span></h2>

<p class="isSelectedEnd"><span>Tartışmaların ardından Associated Press ve ESPN dahil olmak üzere çeşitli kuruluşlar, lig kaynaklarına dayanarak Kanter Freedom ve Royce White'ın WNBA Draftı için uygun olmadığını bildirdi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>AP'nin görüştüğü ve adının açıklanmasını istemeyen bir kaynak, iki eski NBA oyuncusunun 2027 Draftı'na katılamayacağını söyledi. Ancak WNBA'nın bu konuda kamuoyuna ayrıntılı ve resmi bir açıklama yapmadığı aktarıldı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Front Office Sports'a konuşan bir lig kaynağı ise Kanter Freedom ve White'ın girişimlerini “kamuoyuna yönelik gösteriler” olarak nitelendirdi ve WNBA'nın bu tartışmaların lig süreçlerini belirlemesine izin vermeyeceğini belirtti.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Dolayısıyla Kanter Freedom'ın WNBA'de forma giyme planının önündeki en önemli engel, lig kaynaklarının aktardığı bu uygunluk kararı oldu.</span></p>

<h2><span>Tartışma büyüyor</span></h2>

<p class="isSelectedEnd"><span>Kanter Freedom'ın maçtan çıkarılması ve WNBA Draftı'na uygun bulunmaması, ABD'de kadın sporlarında cinsiyet kimliği tartışmasını yeniden spor gündeminin merkezine taşıdı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Yaşananlar yalnızca Kanter Freedom ile Natasha Cloud arasındaki gerilimle sınırlı kalmazken, WNBA'nın gelecekte trans sporcuların ligdeki statüsüne ilişkin nasıl bir politika izleyeceği de merak konusu olmaya devam ediyor.</span></p>

<p><span>Şimdilik kesinleşen tablo ise şu: Eski NBA oyuncuları Enes Kanter Freedom ve Royce White, yaptıkları başvurular ve açıklamalarla WNBA tartışmasının merkezine yerleşti ancak lig kaynaklarına göre iki oyuncunun 2027 WNBA Draftı'na katılmasına izin verilmeyecek.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>CUNDULLAH ŞAYIK</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/enes-kanter-freedom-wnba-macinda-salon-disina-cikarildi-ligden-2027-draft-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/aa-2361.webp" type="image/jpeg" length="24222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yalova'da uyuşturucu operasyonu: 3 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/yalovada-uyusturucu-operasyonu-3-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/yalovada-uyusturucu-operasyonu-3-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova'da jandarma tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 3 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yalova'da jandarma tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 3 şüpheli gözaltına alındı. </p><p>Alınan bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığınca uyuşturucuyla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda, Çiftlikköy ve Yalova merkezde 3 şüpheli yakalandı. Çiftlikköy ilçesinde İ.Ş. isimli şüphelinin üzerinde yapılan aramada 16,5 gram metamfetamin, 0,5 gram sentetik kannabinoid ham maddesi ve uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. B.K. isimli şüphelinin tarlasında bulunan barakada yapılan aramada ise 40 kök kenevir bitkisi bulundu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yalova merkezde Y.T. isimli şüphelinin üzerinde yapılan aramada satışa hazır 5'er gramlık poşetler halinde toplam 35 gram metamfetamin, evinde yapılan aramada ise 2 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. </p><p>Gözaltına alınan İ.Ş., B.K. ve Y.T. hakkında 'uyuşturucu madde imal ve ticareti' suçlarından adli işlem başlatıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yalova, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/yalovada-uyusturucu-operasyonu-3-gozalti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:52:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/yalovada-uyusturucu-operasyonu-3-gozalti.jpg" type="image/jpeg" length="25261"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çanakkale'de aranan 5 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/canakkalede-aranan-5-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/canakkalede-aranan-5-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'de emniyet ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalarda çeşitli suçlardan aranan 5 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çanakkale'de emniyet ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalarda çeşitli suçlardan aranan 5 şüpheli tutuklandı. </p><p>Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 17-24 tarihleri arasında merkez ve ilçelerde huzur uygulamaları gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen uygulama ve denetimler çerçevesinde 10 bin 349 şahıs ve 3 bin 251 araç kontrol edildi. Çeşitli suçlardan aranma kaydı bulunan 21 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 5'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 889 araç sürücüsüne ise idari trafik para cezası uygulandı. </p><p>Toplamda, 57,02 gram narkotik madde, 4 kök kenevir bitkisi, 3 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet tüfek ve 28 adet fişek ele geçirildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kumar operasyonu </p><p>Emniyet ekiplerince gerçekleştirilen denetimlerde kumar oynanması için yer ve imkan sağlama konusu ile ilgili olarak kumar oyununda kullanılan 4 bin 600 TL paraya, kumarda kullanılan materyallere el konuldu. İşyerinde kumar oynayan 4 şüpheliye ise 46 bin 416 TL para cezası yazılarak idari işlem uygulandı. Kumar oynanmasına yer ve imkan sağlamak suçundan ise 1 şüpheliye adli işlem başlatıldı. </p><p>Cinsel saldırı suçundan şüpheli olan 1 şüpheli yakalamasının ardından çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. </p><p>Motosiklet Hırsızlığı şüphelisi olan 1 şüpheli yakalamasının ardından çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı. </p><p>Kamu huzurunu bozacak şekilde davranışlarda bulunan 120 şüpheli hakkında Kabahatler Kanunu hükümlerince idari yaptırım uygulandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Čanakkale, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/canakkalede-aranan-5-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:49:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/canakkalede-aranan-5-supheli-tutuklandi.jpg" type="image/jpeg" length="75235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Böyle düğün görülmedi: 'Damat var, gelin yok']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/boyle-dugun-gorulmedi-damat-var-gelin-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/boyle-dugun-gorulmedi-damat-var-gelin-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın'ın Nazilli ilçesinde evlilik hazırlığı yapan Almanya'da yaşayan gurbetçi Ali Akın (37), nikaha bir gün kala evlenmekten vazgeçti. Düğün salonu sözleşmesini iptal edemeyen Akın, gelinsiz kalan düğünü akrabaları ve arkadaşlarıyla birlikte gerçekleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aydın'ın Nazilli ilçesinde evlilik hazırlığı yapan Almanya'da yaşayan gurbetçi Ali Akın (37), nikaha bir gün kala evlenmekten vazgeçti. Düğün salonu sözleşmesini iptal edemeyen Akın, gelinsiz kalan düğünü akrabaları ve arkadaşlarıyla birlikte gerçekleştirdi. </p><p>Edinilen bilgiye göre, Almanya'da yaşayan Ali Akın bir süre önce tanıştığı kız arkadaşıyla hayatını birleştirme kararı aldı. Yaklaşık bir yıl önce düğün için salon kiralayan çift, yaşanan anlaşmazlıkların ardından organizasyonu iptal etti. Bir süre sonra yeniden evlenme kararı alan çift, bu kez de nikah tarihine bir gün kala ayrıldı. Düğün tarihinin çok yakın olması nedeniyle salon rezervasyonunu iptal edemeyen Akın, yaşanan ayrılığa rağmen organizasyonu tamamen iptal etmek yerine farklı bir karara imza attı. Akın, akrabaları ve yakın arkadaşlarını düğün salonuna davet ederek gelinsiz bir düğün düzenledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Davetlileri salonun girişinde karşılayan Akın, gece boyunca yakınlarıyla birlikte müzik eşliğinde eğlendi. Ortaya ise gelinin olmadığı, damadın ve davetlilerin doyasıya eğlendiği ilginç görüntüler çıktı. Yurt dışında yaşadığı için aile fertlerinin bir araya gelmesinin her zaman kolay olmadığını belirten Akın, yaşanan ayrılığın bir bakıma ailesi ve yakınlarıyla bir araya gelmesine vesile olduğunu ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Aydın</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/boyle-dugun-gorulmedi-damat-var-gelin-yok</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:45:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/boyle-dugun-gorulmedi-damat-var-gelin-yok.jpg" type="image/jpeg" length="90085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da yörüklerin asırlık geleneği: Peynirler kar obruklarında saklanıyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/antalyada-yoruklerin-asirlik-gelenegi-peynirler-kar-obruklarinda-saklaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/antalyada-yoruklerin-asirlik-gelenegi-peynirler-kar-obruklarinda-saklaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Akseki ilçesinde yaklaşık bin 900 metre rakımlı Çimi Yaylası'na çıkan Yörükler, asırlık geleneklerini günümüzde de yaşatıyor. Hayvancılıkla uğraşan Yörükler, yaz aylarında ürettikleri süt, yağ ve peynirleri 30-50 metre derinliğindeki kar obruklarında muhafaza ediyor. Doğal bir buzdolabı görevi gören kar obruklarında aylarca bekletilen peynirler, kendine özgü lezzet ve kıvama ulaştıktan sonra sonbahar aylarında yayladan indirilerek satışa sunuluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'nın Akseki ilçesinde yaklaşık bin 900 metre rakımlı Çimi Yaylası'na çıkan Yörükler, asırlık geleneklerini günümüzde de yaşatıyor. Hayvancılıkla uğraşan Yörükler, yaz aylarında ürettikleri süt, yağ ve peynirleri 30-50 metre derinliğindeki kar obruklarında muhafaza ediyor. Doğal bir buzdolabı görevi gören kar obruklarında aylarca bekletilen peynirler, kendine özgü lezzet ve kıvama ulaştıktan sonra sonbahar aylarında yayladan indirilerek satışa sunuluyor. </p><p>'Yaylada üretilen peynirler kar obruklarına indiriliyor' </p><p>Çimi Yaylası'nda nisan-mayıs aylarında başlayan hareketlilik, yaz boyunca devam ediyor. Keçi ve koyunlardan elde edilen sütler geleneksel yöntemlerle işlenerek yağ ve peynire dönüştürülüyor. Hazırlanan peynirler daha sonra doğal soğuk hava deposu olarak kullanılan kar obruklarına taşınıyor. Peynirler, temizlenip hazırlanmış hayvan derilerine, kovalar veya bidonlara konularak obruklarda yaklaşık 2 ila 3,5 ay arasında bekletiliyor. </p><p>Çimi köyünde hayvancılıkla uğraşan Hatice Çelik, her yıl yaz aylarında Çimi Yaylası'na çıktıklarını belirterek, peynirleri doğal ortamda olgunlaştırdıklarını söyledi. Çelik, 'Peynirleri iki-üç ay kar obruğunda bekletiyoruz. Burada obruğun doğal özelliğini alıyor, suyunu çekiyor ve tam kıvamına geliyor. Deride, kovada veya bidonda bekleyen peynirin kendine özgü ayrı bir lezzeti oluyor. Eylül ve ekim aylarının sonlarında yayladan inerken peynirleri obruklardan çıkarıyoruz. Hem kendimiz kullanıyoruz hem de isteyenlere veriyoruz' dedi. </p><p>'Doğal buzdolabı görevi görüyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kar obruklarının, bölgede geçmişten günümüze yiyeceklerin muhafaza edilmesinde kullanıldığı belirtildi. Obrukların derinliklerinde sıcaklık yaz aylarında dahi oldukça düşük seviyelerde kalırken, peynirlerin uzun süre doğal ortamda saklanmasına imkân sağlıyor. Yörede hayvancılıkla uğraşan Ramazan Arıcı da peynirleri bölgedeki keçi ve koyun yetiştiricilerinden aldıklarını ifade etti. Arıcı, 'Buradaki davarcılarımızdan, keçi ve koyun yetiştiren çobanlarımızdan alıyoruz. Bidonlara basıyoruz ve kar obruklarına koyuyoruz. Burada bir veya iki ay bekletiyoruz. Soğuk havada peynirler güzelleşiyor, lezzetleniyor. Başka koyacak yerimiz, buzdolabımız olmadığı için burayı kullanıyoruz. Burada sıcaklık eksi 15-20 derece civarında olabiliyor' diye konuştu. </p><p>'Ağustos ayında bile dağlarda kar bulunuyor' </p><p>Çimi Yaylası'nda doğal soğuk hava deposu olarak kullanılan kar obruklarının özelliği, yaz aylarında dahi karın uzun süre muhafaza edilebilmesinden kaynaklanıyor. Arıcı, ağustos ayının ortasında olunmasına rağmen yüksek kesimlerde kar bulunduğunu belirterek, 'Şu anda ağustos ayının ortasındayız ama dağlarımızda yaklaşık 10 metreye yakın kar var' dedi. </p><p>'Hayvanlar doğal otlarla besleniyor' </p><p>Yörüklerin ürettiği peynirin lezzetinde, hayvanların doğal ortamda beslenmesinin de önemli bir rol oynadığı ifade edildi. Nisan-mayıs aylarında yaylaya çıkan üreticiler, keçi ve koyunlarını dağlarda doğal otlarla besliyor. Suni yem kullanılmadan elde edilen süt, geleneksel yöntemlerle işlenerek tam yağlı peynire dönüştürülüyor. Üreticiler, doğal beslenmeyle elde edilen sütün yağ oranının ve lezzetinin daha yüksek olduğunu, bunun da peynire yansıdığını belirtiyor. </p><p>'Peynirler sonbaharda Manavgat pazarlarına indiriliyor' </p><p>Kar obruklarında yaklaşık iki, üç veya üç buçuk ay bekletilen peynirler, eylül ve ekim aylarında yayladan çıkarılıyor. Doğal ortamda olgunlaşan peynirler daha sonra pazarlama amacıyla Manavgat'a götürülerek belirli pazarlarda satışa sunuluyor. Üreticiler, kar obruğunda bekletilen peynirin normal şartlarda saklanan peynirden farklı bir lezzete sahip olduğunu ifade ediyor. Doğal soğuk ortamın peynirin kıvamını ve aromasını değiştirdiğini belirten üreticiler, bu yöntemin bölgenin geleneksel peynir üretim kültürünün önemli bir parçası olduğunu söylüyor. </p><p>Çimi Yaylası'nda Yörükler, modern soğutma sistemlerinin bulunmadığı dönemlerden kalan kar obruklarını günümüzde de kullanarak hem geleneksel üretim yöntemlerini sürdürüyor hem de Akseki'nin kendine özgü peynir kültürünü yaşatıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya, Çevre</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/antalyada-yoruklerin-asirlik-gelenegi-peynirler-kar-obruklarinda-saklaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:42:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/antalyada-yoruklerin-asirlik-gelenegi-peynirler-kar-obruklarinda-saklaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="19315"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Babaeski'de çıkan anız yangını korkuttu]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/babaeskide-cikan-aniz-yangini-korkuttu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/babaeskide-cikan-aniz-yangini-korkuttu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli'nin Babaeski ilçesine bağlı Taşağıl köyünde çıkan anız yangını, rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüdü. Yangına itfaiye, Orman İşletme Müdürlüğü ve AFAD ekiplerinin yanı sıra köylüler de traktör ve su tankerleriyle müdahale etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kırklareli'nin Babaeski ilçesine bağlı Taşağıl köyünde çıkan anız yangını, rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüdü. Yangına itfaiye, Orman İşletme Müdürlüğü ve AFAD ekiplerinin yanı sıra köylüler de traktör ve su tankerleriyle müdahale etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Edinilen bilgiye göre, Babaeski ilçesine bağlı Taşağıl köyünde dün akşam saatlerinde henüz belirlenemeyen bir nedenle anız yangını çıktı. Bölgede etkili olan rüzgarın da etkisiyle alevler kısa sürede yayılarak geniş bir alana ulaştı. </p><p>Yangını fark eden vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye itfaiye, Orman İşletme Müdürlüğü ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekipler, alevlerin çevredeki alanlara sıçramasını önlemek amacıyla farklı noktalardan yangına müdahale etti. </p><p>Yangın söndürme çalışmalarına köy sakinleri de büyük destek verdi. Köylüler, traktörlerine bağladıkları su tankerleriyle bölgeye gelerek ekiplerin çalışmalarına yardımcı oldu. Ekipler ve vatandaşların yoğun mücadelesi sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. </p><p>Yangının ardından bölgede yeniden alevlenme riskine karşı soğutma çalışmaları gerçekleştirildi. Yangında zarar gören alanın büyüklüğünün yapılacak incelemelerin ardından netleşeceği öğrenildi. </p><p>Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kırklareli, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/babaeskide-cikan-aniz-yangini-korkuttu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:42:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/babaeskide-cikan-aniz-yangini-korkuttu.jpg" type="image/jpeg" length="57697"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Yaşlılarda yutma bozukluğu akciğer enfeksiyonu habercisi olabilir']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/yaslilarda-yutma-bozuklugu-akciger-enfeksiyonu-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/yaslilarda-yutma-bozuklugu-akciger-enfeksiyonu-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşlı bireylerde yutma güçlüğünün çoğu zaman 'yaşlılıktandır' denilerek göz ardı edildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Erdur, 'Yemek yerken öksürme, boğaz temizleme ihtiyacı ve açıklanamayan kilo kaybı 'yaşlılığın doğal sonucu' olmayabilir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaşlı bireylerde yutma güçlüğünün çoğu zaman 'yaşlılıktandır' denilerek göz ardı edildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Erdur, 'Yemek yerken öksürme, boğaz temizleme ihtiyacı ve açıklanamayan kilo kaybı 'yaşlılığın doğal sonucu' olmayabilir' dedi. </p><p>Yutkunma, çoğu zaman farkında olmadan gerçekleştirilen karmaşık bir mekanizma olarak biliniyor. Yemek yerken, su içerken hatta tükürüğü yutarken çok sayıda kas ve sinir eş zamanlı ve koordineli şekilde çalışıyor. Ancak yaş ilerledikçe bu hassas mekanizmada meydana gelen değişiklikler yutma güçlüğüne neden olabiliyor. Tıpta disfaji olarak adlandırılan yutma bozukluğu, özellikle ileri yaşlarda yaşam kalitesini düşürmenin yanı sıra aspirasyon zatürresi, yetersiz beslenme ve sıvı kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına da yol açabiliyor. </p><p>Liv Hospital Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Ömer Erdur, yaşlı bireylerde yutma güçlüğünün çoğu zaman 'yaşlılıktandır' denilerek göz ardı edildiğine dikkat çekerek, 'Yemek sırasında ortaya çıkan öksürük, boğulma hissi, seste değişiklik veya öğünlerin giderek uzaması yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak kabul edilmemeli. Yutma bozukluğu erken dönemde fark edildiğinde, hastanın güvenli beslenmesi ve yaşam kalitesinin korunması açısından önemli kazanımlar sağlanabilir' dedi. </p><p>'Yaşlanmayla birlikte yutma mekanizması zayıflayabiliyor' </p><p>Toplumda yutma güçlüğünün yalnızca inme, Parkinson, Alzheimer gibi nörolojik hastalıkları bulunan veya boğaz bölgesinde tümör ve darlık gibi yapısal problemleri olan kişilerde görüldüğü düşünüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Ömer Erdur, yaşlanmanın da yutma mekanizmasını etkileyebileceğini belirtti. </p><p>'Yaş ilerledikçe kas kütlesindeki azalma, reflekslerin yavaşlaması, ağız ve boğaz bölgesindeki duyuların azalması, yutak kaslarında güçsüzlük ve kaslar arasındaki koordinasyonun bozulması yutma fonksiyonunu olumsuz etkileyebiliyor' diyen Prof. Dr. Ömer Erdur, diş ve protez problemleri ile tükürük salgısındaki azalmanın da bu sürece katkıda bulunabileceğini ifade etti. </p><p>Prof. Dr. Ömer Erdur, 'Yaşlılıkla birlikte ortaya çıkan bu değişiklikler bazı kişilerde yutmanın daha yavaş ve daha güç gerçekleşmesine neden olabilir. Buna nörolojik hastalıklar, kas kaybı veya baş-boyun bölgesine yönelik bazı tedaviler de eklendiğinde risk daha da artabilir' ifadelerini kullandı. </p><p>'Masum görünen öksürük akciğerleri tehdit edebilir' </p><p>Yutma bozukluğunun en önemli risklerinden birinin, yiyecek veya sıvıların yemek borusu yerine soluk borusuna kaçması olduğunun altını çizen Prof. Dr. Erdur, 'Bu durum aspirasyon olarak adlandırılır. Özellikle ileri yaştaki bireylerde boğaz bölgesindeki duyunun azalması nedeniyle aspirasyon her zaman öksürükle kendini göstermeyebilir' dedi. </p><p>Akciğerlere ulaşan gıda, sıvı veya tükürüğün tekrarlayan enfeksiyonlara ve aspirasyon zatürresine neden olabileceğinin altını çizen Erdur, 'Hastaneye yatış gerektirebilecek bu enfeksiyonlar, ileri yaştaki bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir' dedi. </p><p>'Özellikle yemek veya su içerken ortaya çıkan tekrarlayan öksürük kesinlikle göz ardı edilmemeli' diyen Prof. Dr. Erdur, 'Bazı hastalarda gıdanın solunum yoluna kaçması belirgin bir öksürük olmadan da gerçekleşebilir. Bu nedenle tekrarlayan akciğer enfeksiyonları gibi dolaylı belirtiler de yutma bozukluğu açısından değerlendirilmelidir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Yutma güçlüğü beslenmeyi ve ilaç kullanımını da etkiliyor' </p><p>Yutkunurken takılma, öksürme veya boğulma korkusu yaşayan yaşlı bireylerin zamanla yemek yemekten kaçınabildiğini belirten Prof. Dr. Ömer Erdur, 'Bunun sonucunda kilo kaybı, yetersiz beslenme ve kas kaybı gelişebiliyor. Benzer şekilde su içerken öksüren kişiler sıvı tüketimini azaltabiliyor. Bu durum dehidratasyona ve buna bağlı sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor' dedi. </p><p>Yutma güçlüğünün, düzenli ilaç kullanması gereken hastalarda da önemli bir sorun oluşturabildiğini ifade eden Prof. Dr. Erdur, 'Tablet veya kapsülleri yutmakta zorlanan hastaların ilaçlarını aksatması, mevcut hastalıklarının kontrolünü güçleştirebiliyor' dedi. </p><p>'Bu belirtileri 'yaşlılıktandır' diyerek geçiştirmeyin' </p><p>Prof. Dr. Ömer Erdur, yaşlı yakınlarında bazı belirtilerden bir veya birkaçının görülmesi halinde yutma fonksiyonunun değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, belirtileri şöyle sıraladı: 'Yemek veya sıvı tüketirken sık sık öksürme ya da boğulma hissi, yemek sonrasında sürekli boğaz temizleme ihtiyacı, yutkunma sırasında ağrı veya zorlanma, yutkunma sonrasında seste ıslak, hırıltılı veya farklı bir ton oluşması, gıdanın boğazda veya göğüste takıldığı hissi, lokmayı uzun süre ağızda bekletme, öğünlerin normalden çok daha uzun sürmesi, açıklanamayan kilo kaybı, sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, tablet veya kapsül şeklindeki ilaçları yutmakta zorlanma.' </p><p>'Yutma bozukluğu değerlendirilebilir ve tedavi edilebilir' </p><p>Prof. Dr. Ömer Erdur, 'Yutma güçlüğü, ayrıntılı hasta öyküsü ve klinik değerlendirme sonrasında gerekli durumlarda farklı yöntemlerle incelenebiliyor. Videofloroskopik yutma çalışması ve endoskopik yutma değerlendirmeleri, yutmanın hangi aşamasında problem yaşandığının belirlenmesine yardımcı olabiliyor. Değerlendirme sonucunda hastanın güvenli şekilde beslenebilmesi için uygun gıda ve sıvı kıvamı belirlenebiliyor. Beslenme sırasında doğru pozisyonun sağlanması, baş-boyun pozisyonlandırma teknikleri, yutma egzersizleri ve hastaya özgü terapi yöntemleri uygulanabiliyor. Altta yatan probleme göre tıbbi veya cerrahi tedaviler de gündeme gelebiliyor' diye konuştu. </p><p>Prof. Dr. Ömer Erdur, 'Yutma bozukluğu yaşlılığın kaçınılmaz bir sonucu değildir. Önemli olan belirtileri erken fark etmek ve doğru değerlendirmeyi yapmaktır. Güvenli beslenmenin sağlanması, aspirasyon riskinin azaltılması ve hastanın yeterli sıvı ve besin alabilmesi hem genel sağlık hem de yaşam kalitesi açısından büyük önem taşır' dedi. </p><p>'Sofrada kalan yemekler bir uyarı olabilir' </p><p>Yaşlı bireylerin yemeklerini sürekli yarım bırakması her zaman iştahsızlık veya isteksizlik anlamına gelmeyebildiğini söyleyen Erdur, 'Yutkunma sırasında yaşanan zorluk ve boğulma korkusu da kişinin yemek yemekten kaçınmasına neden olabilir' dedi. </p><p>Yaşlı bireylerde beslenme alışkanlıklarındaki değişikliklerin yakınları tarafından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Erdur, 'Tabağında sürekli yemek bırakan, su içerken öksüren veya yemek süresi giderek uzayan bir yaşlının bu davranışının altında yutma güçlüğü olup olmadığı araştırılmalıdır. Erken fark edilen yutma bozukluğu, ciddi komplikasyonların önlenmesine ve yaşlı bireyin yaşam kalitesinin korunmasına yardımcı olabilir' dedi. </p><p>Hasta ve hasta yakınları nelere dikkat etmeli? </p><p>'Yemek sırasında televizyon gibi dikkat dağıtıcı unsurların mümkün olduğunca ortadan kaldırılması, hastanın dik pozisyonda oturması, küçük lokmalar alması ve lokmayı tamamen yutmadan yeni bir lokma almaması önem taşıyor' diyen Prof. Dr. Ömer Erdur, şöyle devam etti: 'Yiyeceklerin çok iyi çiğnenmesi ve yemeğin acele edilmeden tüketilmesi de güvenli yutmaya katkı sağlayabiliyor.' </p><p>Ancak her hastanın yutma problemi farklı olduğundan, özellikle su gibi sıvıları tüketirken öksürme veya boğulma hissi yaşayan kişilerin kendi kendine kıvam değişikliği yapmak yerine uzman değerlendirmesinden geçmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Ömer Erdur, sözlerini şöyle tamamladı: 'Yaşlı yakınınızın tabağında kalan yemekler, su içerken ortaya çıkan öksürük veya giderek uzayan öğün süreleri basit bir iştahsızlık olmayabilir. Bu belirtiler, yutma bozukluğunun önemli işaretleri olabilir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/yaslilarda-yutma-bozuklugu-akciger-enfeksiyonu-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:42:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/yaslilarda-yutma-bozuklugu-akciger-enfeksiyonu-habercisi-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="69055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana'da kara kazanlarda sağlık deposu kızılcık şerbeti mesaisi başladı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/adanada-kara-kazanlarda-saglik-deposu-kizilcik-serbeti-mesaisi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/adanada-kara-kazanlarda-saglik-deposu-kizilcik-serbeti-mesaisi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'nın Kozan ilçesinde sağlık deposu olarak nitelendirilen kızılcık şerbeti yapımına geleneksel yöntemlerle başlandı. Kara kazana giren Kızılcık kirazları dalında 100 TL'dan satılırken şerbete dönüşmesi ile kilosu 750 ile bin TL arasında satılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana'nın Kozan ilçesinde sağlık deposu olarak nitelendirilen kızılcık şerbeti yapımına geleneksel yöntemlerle başlandı. Kara kazana giren Kızılcık kirazları dalında 100 TL'dan satılırken şerbete dönüşmesi ile kilosu 750 ile bin TL arasında satılıyor. </p><p>Adana'nın Kozan ilçesinde Düzağaç mahallesinde yayla sakinlerinin kış hazırlıkları sürerken, yörede 'ekşi kiraz' olarak da bilinen kızılcık kirazının şerbet yapımı için kara kazanlar kuruldu. Düzağaç Mahallesi'nde yaşayan Süleyman Şenoğul ve ailesi, bahçelerinden topladıkları kızılcıkları geleneksel yöntemlerle işleyerek kışlık şerbet hazırlıyor. Adana sıcağında odun ateşinin başına geçen aile, yaklaşık 6 saat süren zahmetli mesainin ardından kızılcıkları şerbete dönüştürüyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>130 kilo kızılcık, kara kazanda 6 saat kaynıyor </p><p>Kızılcıklar, ağaçların altına serilen brandalara sırıklarla vurularak hasadı gerçekleştirilirken yaprak ve yabancı maddelerden ayrılması için yıkanan kızılcıklar daha sonra kara kazanlara alınıyor. Yaklaşık 2 saat kaynatılan meyveler, yörede 'çatlatma' olarak adlandırılan işlemden geçiriliyor. Kaynatma işleminin ardından süzgeçlerden geçirilen kızılcıkların posası ayrıştırılırken şerbet yeniden kara kazanlara alınarak odun ateşinde yaklaşık 4 saat daha karıştırılarak kaynatılıyor. </p><p>'130 kilo kızılcıktan 15-16 litre şerbet çıkacak' </p><p>Kızılcığın yörede 'ekşi kiraz' olarak bilindiğini belirten Süleyman Şenoğul, meyvenin dağlarda ve ormanlık alanlarda yabani olarak bölgede yoğun olarak yetişirken kışlık hazırlıklarını yapan Süleyman Şenoğul, kışın tüketilmesinin güzel ama zahmetli bir mesaisi olduğunu kaydetti. </p><p>Şenoğul ' Ağaçların altlarına brandalar geriyoruz. Sırıklarla vurarak döküyoruz. Dökülürken yapraklar da karışıyor ve yıkama işleminden geçiriyoruz. Daha sonra kazanlarda çatlatıp kendi suyunun suya karışmasını sağlıyoruz. Yaklaşık iki saatlik bir ön hazırlık oluyor. Daha sonra süzgeçlerden geçirip posasını ayırıyoruz. Şerbetini tekrar kazanlara koyup yaklaşık 4 saat odun ateşinde kaynatıyoruz. Sudan şurup kıvamına, yoğun bir hale gelene kadar kaynatmamız gerekiyor' dedi. </p><p>Kızılcığın fiyatının toplu alımlarda 30-40 TL, perakende satışta ise yaklaşık 100 TL olduğunu belirten Şenoğul, geleneksel yöntemlerle hazırlanan kızılcık şerbetinin ise 750 ile 1000 TL arasında satıldığını söyledi. </p><p>Şenoğul, şerbete şeker katmadıklarını belirterek, 'Biz şeker atmıyoruz. Kendimiz tüketiyoruz. Çocuklarımızın evinde kola çok fazla tüketilmez. Bunlar içilir. Bunun narı ve şerbeti yapılır. Bardağın yarısına şerbet koyarız, üzerine sade soda ekleriz. Aynı gazlı içecekler gibi olur. Çok hoş bir tadı var. İçmesi hoştur, yazın ferahlatır' diye konuştu. </p><p>Bu yıl yaklaşık 130 kilo kızılcık işleyeceklerini kaydeden Şenoğul, 'Bugün kaynatacağım 130 kilo kızılcık kirazından yaklaşık 15-16 litre şerbet çıkacak' ifadelerini kullandı. </p><p>Uzmanlar ise kızılcık şerbetinin, yüksek C vitamini ve antioksidan içeriğiyle bağışıklığı destelediğini, idrar yolu enfeksiyonlarını önlemeye yardımcı olduğunu, sindirimi düzenlediği ve geleneksel olarak ateş düşürücü ile serinletici özelliğinin olduğunu bildirdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/adanada-kara-kazanlarda-saglik-deposu-kizilcik-serbeti-mesaisi-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:38:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/adanada-kara-kazanlarda-saglik-deposu-kizilcik-serbeti-mesaisi-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="54521"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Okula dönüşte çanta uyarısı: Hafif çanta, doğru taşıma ve bol hareket]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/okula-donuste-canta-uyarisi-hafif-canta-dogru-tasima-ve-bol-hareket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/okula-donuste-canta-uyarisi-hafif-canta-dogru-tasima-ve-bol-hareket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Hikmet Uçgun, okul çantası seçiminde çocuğun boyu, kilosu ve fiziksel kapasitesinin dikkate alınması gerektiğini belirterek 'Hafif, çocuğun vücut ölçülerine uygun ve iki omuzda taşınan bir çanta tercih edilmeli' dedi. Uçgun, çocukluk döneminde düzenli hareketin kas ve kemik gelişiminin yanı sıra denge, koordinasyon ve motor beceriler açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doç. Dr. Hikmet Uçgun, okul çantası seçiminde çocuğun boyu, kilosu ve fiziksel kapasitesinin dikkate alınması gerektiğini belirterek 'Hafif, çocuğun vücut ölçülerine uygun ve iki omuzda taşınan bir çanta tercih edilmeli' dedi. Uçgun, çocukluk döneminde düzenli hareketin kas ve kemik gelişiminin yanı sıra denge, koordinasyon ve motor beceriler açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı. </p><p>Okulların açılmasına kısa bir süre kala ailelerin hazırlıkları hız kazanırken, okul çantası seçimi de önemli gündemlerden biri haline geliyor. Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hikmet Uçgun, çanta seçiminde yalnızca renk, model ve dayanıklılığın değil, çantanın çocuğun fiziksel özelliklerine uygunluğunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. </p><p>Uygun olmayan çanta omuz, boyun ve sırt bölgesini etkileyebilir </p><p>Çocukluk ve ergenlik döneminin kas-iskelet sisteminin gelişmeye devam ettiği dinamik bir süreç olduğunu belirten Doç. Dr. Hikmet Uçgun, çocuğun fiziksel kapasitesine göre fazla ağır olan veya vücuduna uygun olmayan bir çantanın uzun süre taşınmasının çeşitli yakınmalara yol açabileceğini ifade etti. </p><p>Uçgun, 'Çocuğun fiziksel kapasitesine göre fazla ağır olan veya vücuduna uygun olmayan bir çantayı özellikle uzun süre taşımak; yürüyüş sırasında gövdenin öne doğru eğilmesine, omuzların öne gelmesine ve kasların normalden daha fazla çalışmasına neden olabilir. Bunun sonucunda omuz, boyun ve sırt bölgesinde yorgunluk, hassasiyet ve ağrı görülebilir' dedi. </p><p>'Ağır çanta mutlaka kalıcı omurga bozukluğu oluşturur' demek doğru değil </p><p>Çanta ağırlığının yanı sıra taşıma süresi ve çantanın nasıl taşındığının da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Uçgun, ağır okul çantaları konusunda ailelerin gereksiz kaygıya kapılmaması gerektiğini söyledi. </p><p>Uçgun, 'Burada önemli bir noktayı özellikle vurgulamak gerekir: 'Ağır okul çantası çocukta mutlaka kalıcı omurga bozukluğu oluşturur' şeklinde bir çıkarım bilimsel olarak doğru değildir. Mevcut araştırmalar okul çantasının ağırlığı ile çocuklarda bel ağrısı arasında tek başına doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi olduğunu kesin olarak ortaya koymamaktadır. Çantanın ağırlığının yanı sıra ne kadar süre taşındığı, nasıl taşındığı, çocuğun yaşı, fiziksel kapasitesi ve günlük aktivite düzeyi birlikte değerlendirilmelidir' diye konuştu. </p><p>Okul çantası seçerken nelere dikkat edilmeli? </p><p>Doç. Dr. Hikmet Uçgun, doğru okul çantası seçiminde önceliğin çocuğun vücut ölçülerine uygunluk ve kullanım kolaylığı olması gerektiğini belirtti. </p><p>'Çanta mümkün olduğunca hafif olmalı ve çocuğun vücut ölçülerine uygun seçilmelidir. 'Büyüyünce de kullanır' düşüncesiyle çocuğun gövdesine göre çok büyük bir çanta almak doğru bir yaklaşım değildir. </p><p>İki omuz askısı bulunan sırt çantaları tercih edilmeli; askılar geniş, mümkünse destekli ve ayarlanabilir olmalıdır. Çanta her iki omuza takılmalı ve sırta mümkün olduğunca yakın durmalıdır. Çantanın alt kısmının bel seviyesinin çok aşağısına sarkmaması önemlidir. Göğüs veya bel kemeri bulunan modeller, özellikle yükün fazla olduğu durumlarda çantanın vücuda daha yakın ve dengeli taşınmasına yardımcı olabilir.' </p><p>Ağır eşyalar sırta yakın yerleştirilmeli </p><p>Çantanın yalnızca dış görünüşünün değil, iç düzeninin de önemli olduğunu ifade eden Uçgun, ağır kitap ve materyallerin sırta yakın bölmelere yerleştirilmesini önerdi. </p><p>Uçgun, 'Ağır kitap ve materyaller sırta yakın bölmelere, daha hafif eşyalar ise dış bölmelere yerleştirilebilir. Böylece yükün vücuttan uzaklaşarak çocuğu geriye doğru çekmesi azaltılabilir' dedi. </p><p>Ailelere çantayı zaman zaman tartmalarını da öneren Uçgun, literatürde çanta ağırlığının çocuğun vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 10'u civarında tutulmasının sık kullanılan pratik bir referans olduğunu belirtti. Ancak bu oranın kesin bir 'güvenli-güvensiz' sınırı olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi. </p><p>'Çocuğun çantayı taşırken zorlanması, ağrı hissetmesi veya duruşunu belirgin biçimde değiştirmesi rakamlardan daha önemli uyarı işaretleridir' diyen Uçgun, çocuğun verdiği fiziksel sinyallerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. </p><p>Okula yürüyen çocuklarda taşıma süresi de önemli </p><p>Çantaların fazla doldurulması ve ağır çantaların özellikle okula yürüyerek gidip gelen çocukları nasıl etkilediği konusunda da değerlendirmelerde bulunan Uçgun, yalnızca çantanın ağırlığına bakılmaması gerektiğini söyledi. </p><p>'Burada yalnızca 'Çanta kaç kilogram?' sorusuna değil, 'Çocuk bu çantayı ne kadar süre taşıyor?' sorusuna da bakmamız gerekiyor' diyen Uçgun, servisle okula gidip çantasını birkaç dakika taşıyan bir çocukla aynı ağırlıktaki çantayı 20-30 dakika yürüyerek taşıyan çocuğun maruz kaldığı yükün aynı olmadığını belirtti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Taşıma süresi uzadıkça kasların çalışma süresi ve yorgunluğun artabileceğini ifade eden Uçgun, çocuğun çantayı taşırken sürekli öne doğru eğilmesinin, omuz askılarını eliyle destekleme ihtiyacı hissetmesinin, sık sık çantayı çıkarıp dinlenmesinin veya boyun, omuz ve sırt ağrısından yakınmasının yükün çocuk için fazla olduğuna işaret edebileceğini söyledi. </p><p>'Ağır çanta taşıyor diye çocuk yürümekten uzaklaştırılmamalı' </p><p>Çanta ağırlığının çocukların günlük fiziksel aktivitesinin önüne geçmemesi gerektiğini belirten Uçgun, ağır çanta taşıyan çocukların okula yürümekten uzaklaştırılmasının doğru bir yaklaşım olmayacağını vurguladı. </p><p>'Buradan 'Çocuk ağır çanta taşıyor, o halde okula yürümemeli' sonucu da çıkarılmamalıdır. Tam tersine, yürüyüş çocuklar için son derece değerli bir fiziksel aktivitedir. Çözüm yürüyüşü azaltmak değil; gereksiz yükü azaltmak ve çantayı çocuğa uygun hale getirmektir' dedi. </p><p>Uçgun, okulların da çocukların taşıdığı yükün azaltılmasında önemli bir rol üstlenebileceğini belirterek her gün bütün kitapların taşınmasını gerektirmeyen ders programları, okulda kullanılabilecek dolaplar ve dijital materyallerin doğru kullanımının günlük çanta yükünü azaltabileceğini ifade etti. </p><p>Çocukların sağlıklı gelişimi için hareket şart </p><p>Sağlıklı bir kas-iskelet sistemi için yalnızca okul çantasına odaklanmanın yeterli olmadığını belirten Uçgun, çocuğun gün içerisindeki toplam hareketliliğinin önemine dikkat çekti. </p><p>'Çocukların koşmasına, zıplamasına, tırmanmasına, bisiklete binmesine, oyun oynamasına ve farklı sporları deneyimlemesine fırsat verilmelidir. Çocukluk dönemindeki hareket yalnızca kasları değil, kemik yapısını, denge ve koordinasyonu, kalp-akciğer kapasitesini ve motor becerileri de geliştirir.' </p><p>Sağlıklı bir omurga için en iyi yatırım hareketli bir çocukluk </p><p>Doç. Dr. Hikmet Uçgun, ailelere yönelik mesajını şu sözlerle özetledi: </p><p>'Hafif, çocuğun boyutlarına uygun ve iki omuzda taşınan bir çanta tercih edin; içine gerçekten o gün ihtiyaç duyulanları koyun ve çocuğunuzu hareket etmekten korumayın, hareket etmesi için fırsat oluşturun.' </p><p>Uçgun, 'Sağlıklı bir omurga için en iyi yatırım yalnızca doğru çantayı almak değil; hareketli bir çocukluk oluşturmaktır' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/okula-donuste-canta-uyarisi-hafif-canta-dogru-tasima-ve-bol-hareket</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:37:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/okula-donuste-canta-uyarisi-hafif-canta-dogru-tasima-ve-bol-hareket.jpg" type="image/jpeg" length="28796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bu kahvehanede masa yancıları ayrı masada oturuyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/bu-kahvehanede-masa-yancilari-ayri-masada-oturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/bu-kahvehanede-masa-yancilari-ayri-masada-oturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ'da bir kahvehanede okey oynayan vatandaşlardan birisi, 'Taşım gelmiyor' diyerek masa kenarında oyunu izleyen yancıyı tartışarak kaldırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Elazığ'da bir kahvehanede okey oynayan vatandaşlardan birisi, 'Taşım gelmiyor' diyerek masa kenarında oyunu izleyen yancıyı tartışarak kaldırdı. </p><p>Bunun ardından oyunu kazanan müşteri, 'Bana şans getirmiyorsun dedi, yancıyı dövdü' yazılı afişi kahvehaneye astırdı. Yazının ardından yancılar, ayrı masada oturmaya başladı. </p><p>Elazığ'da bir kahvehanede okey oynayan vatandaşlardan birisi, oyunda şansının yaver gitmemesini yanında oturan şahsa bağlayarak tartışıp kaldırdı. Ardından oyunu kazanan masadaki bir müşteri, 'Bana şans getirmiyorsun dedi, yancıyı dövdü' afişini bastırarak kahvehaneye getirip astı. Bunun üstüne yazıyı gören vatandaşlar, oyun oynayan arkadaşlarını yancı olarak izlemek yerine farklı masada oturup izlemeye başladı. Kahvehaneye asılan afiş büyük ilgi görürken bu durum ise en çok yancıları üzdü. Bir müşterinin taşının gelmediğini belirterek etrafındaki yancıyı kaldırdığını dile getiren kahvehane sahibi Erhan Çelik, karenin yanındaki yancıların faklı masada oturduğunu ifade etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Vatandaşlar afişin önünde fotoğraf çektiriyor' </p><p>40 yıldır kahvehane işlettiğini belirten Erhan Çelik, 'Geçen gün arkadaşlar oyun oynarken, bir arkadaşımız taşımız gelmiyor diyerek karenin etrafındaki yancıyı kaldırdı. Buna istinaden oyun oynayan arkadaşlarımızdan birisi sabah 'Bana şans getirmiyorsun dedi, yancıyı dövdü' afişini yaptırarak buraya getirip astı. Afişi gören üniversite öğrencileri ve sokaktan geçen vatandaşlar afişin önünde fotoğraf çektiriyor' diye konuştu. </p><p>'Kahvehanenin olmazsa olmazları yancılardır' </p><p>Yancıların kahvehanelerin mihenk taşı olduğunu aktaran Çelik, 'Onlar kahvehanenin olmazsa olmazıdır. Bir saat önce karenin etrafında oturan insan, 1 saat sonra oyuncu olabiliyor. Bunu mizah amaçlı getirip buraya astık. Müşterilerimiz bazen yancılara seni de bu şekilde yaparlar diyerek takılıyorlar. Karenin etrafındaki yancılar, yan masalarda oturuyorlar. Oyuna karışmazlar, çaylarını içip muhabbetlerini ederler. Oyunculara takılırlar ama hesaba karışmazlar. Kahvehanenin olmazsa olmazları yancılardır. Yancı olmadan oyun olmaz. 1 saat sonra oyunu izleyen arkadaşımız oyunun içerisine giriyor. Bu yazıyı espri amacıyla astık' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haberde insan</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/bu-kahvehanede-masa-yancilari-ayri-masada-oturuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:36:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/bu-kahvehanede-masa-yancilari-ayri-masada-oturuyor.jpg" type="image/jpeg" length="86763"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tırın dorsesinde çıkan yangını itfaiye söndürdü]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/tirin-dorsesinde-cikan-yangini-itfaiye-sondurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/tirin-dorsesinde-cikan-yangini-itfaiye-sondurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde tırın dorsesinde yangın çıktı. Yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürülürken, dorse kullanılamaz hale geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde tırın dorsesinde yangın çıktı. Yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürülürken, dorse kullanılamaz hale geldi. </p><p>Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Cırgalan Mahallesi Kuzey Çevre Yolu üzerinde meydana gelen olayda, Zeynep T. idaresindeki cips yüklü 68 ABF 343 plakalı tırın dorsesinde henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Diğer sürücülerin ikazı üzerine tır sürücüsü Zeynep T., alevleri görerek kupayı dorseden ayırdı. Bu sırada alevler dorseyi sararken, ihbar üzerine bölgeye polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri yolu trafiğe kapatırken, itfaiye ekipleri de yangına müdahale etti. Çıkan yangın ekiplerin yoğun çalışması sonucu söndürülürken, dorse kullanılamaz hale geldi. Polis ekipleri de tırda inceleme yaptı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kayseri, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/tirin-dorsesinde-cikan-yangini-itfaiye-sondurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:34:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/tirin-dorsesinde-cikan-yangini-itfaiye-sondurdu.jpg" type="image/jpeg" length="67722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Su altında temizlik yaparken eline aslan balığı dikenleri batan profesörden sıcak sulu ilk müdahale uyarısı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/su-altinda-temizlik-yaparken-eline-aslan-baligi-dikenleri-batan-profesorden-sicak-sulu-ilk-mudahale-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/su-altinda-temizlik-yaparken-eline-aslan-baligi-dikenleri-batan-profesorden-sicak-sulu-ilk-mudahale-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da yaklaşık 26 yıldır araştırma ve eğitim amacıyla dalış yapan Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu'nun bir parmağına ve avuç içine, Konyaaltı'ndaki dalış sırasında aslan balığının dikenleri battı. Yaşadığı şiddetli acının ardından uyguladığı uzun süreli sıcak su yöntemini anlatan Gökoğlu, 'Bazı vatandaşlarımız böyle bir olay yaşadıklarında bölgeye buz uyguluyor. Ancak buz uygulaması yanlış. Aslan balığı teması yaşandığında sıcak su uygulanması gerekiyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'da yaklaşık 26 yıldır araştırma ve eğitim amacıyla dalış yapan Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu'nun bir parmağına ve avuç içine, Konyaaltı'ndaki dalış sırasında aslan balığının dikenleri battı. Yaşadığı şiddetli acının ardından uyguladığı uzun süreli sıcak su yöntemini anlatan Gökoğlu, 'Bazı vatandaşlarımız böyle bir olay yaşadıklarında bölgeye buz uyguluyor. Ancak buz uygulaması yanlış. Aslan balığı teması yaşandığında sıcak su uygulanması gerekiyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, pazar günü Konyaaltı'nda dalış yaptığı sırada aslan balığıyla temas etti. Denizde buldukları plastik atıkları geçirmek ve taşımak amacıyla kullandıkları paslı demir çubukla uğraştığı sırada Gökoğlu'nun eline çarpan balığın dikenleri, bir parmağına ve avuç içine battı. Şiddetli acı ve zonklama yaşayan Gökoğlu'nun elindeki iki noktada kanama meydana geldi. </p><p>'Dikenin battığı yerler hemen kanamaya başladı' </p><p>Yaşadığı anları anlatan Prof. Dr. Gökoğlu, 'Aslan balığıyla temas yaşadım. Balığın dikeni kazara elimin iki noktasına, bir parmağıma ve avuç içime battı. O anda çok şiddetli bir acı ve zonklama hissettim. Dikenin battığı yerler hemen kanamaya başladı. Olay Konyaaltı'nda, tamamen kaza sonucu meydana geldi' dedi. </p><p>Olayın ardından vakit kaybetmeden sahile çıktığını belirten Gökoğlu, sıcak suya ulaşmaya çalışırken sahildeki kumun sıcaklığından yararlandığını anlattı. Elini kumun sıcak bölümlerine sokarak uygulamayı sürdürdüğünü ifade eden Gökoğlu, daha sonra sıcak su temin ettiğini ifade etti. Bu tür temaslarda uzun süreli sıcak su uygulaması yapıldığını ifade eden Gökoğlu, 'Sıcak su, zehrin parçalanarak denatüre olmasını ve etkisinin azalmasını sağlıyor. Olayın ardından hemen sahile çıktım ve zehir vücudumda daha fazla etkili olmadan sıcak suya ulaşmaya çalıştım. Sahile giderken kumun çok sıcak olduğunu fark edince elimi doğrudan kuma soktum. Elimi sürekli kumun en sıcak bölgelerine geçirerek uygulamayı sürdürdüm. Daha sonra karaya çıktık ve bir otelden sıcak su aldık. Elimi, dayanabileceğim en yüksek sıcaklıktaki suyun içerisinde tuttum' diye konuştu. </p><p>Uygulamanın ardından dikenin battığı bölgelerde belirgin bir hasar kalmadığını söyleyen Gökoğlu, parmağının ucunda hafif uyuşukluk ve şişlik bulunduğunu belirtti. Elindeki su toplamalarının ise sıcak su uygulamasından kaynaklandığını aktaran Gökoğlu, şöyle konuştu: </p><p>'Görüldüğü gibi dikenin battığı yerlerde belirgin bir hasar kalmadı. Yalnızca parmağımın ucunda hafif bir uyuşukluk ve şişlik var. Böylece zehrin daha büyük bir hasara yol açmasını önlemiş olduk. Elimde görülen su toplamaları sıcak su uygulamasından kaynaklandı. Eğer bu uygulamayı yapmasaydık elimizde morarma ve çürüme oluşabilir, o bölgede doku ölümleri meydana gelebilirdi. Bunlar geçici, zamanla geçecek durumlar.' </p><p>'Buz uygulaması yanlış' </p><p>Aslan balığı teması yaşayan bazı kişilerin bölgeye buz uyguladığını belirten Gökoğlu, bunun yanlış olduğunu ifade ederek, 'Bazı vatandaşlarımız böyle bir olay yaşadıklarında bölgeye buz uyguluyor. Ancak buz uygulaması yanlış. Aslan balığı teması yaşandığında sıcak su uygulanması gerekiyor. Bu olayla birlikte daha önce anlattığımız uygulamayı kendim de tecrübe etmiş oldum. Şu anda elimde ciddi bir sorun yok' ifadelerini kullandı. </p><p>Olayın nasıl meydana geldiğini de anlatan Gökoğlu, 'Pazar günü Konyaaltı'nda dalış yapıyorduk. Denizde bulduğumuz plastik atıkları geçirmek ve taşımak amacıyla kullandığımız paslı bir demir çubuk vardı. Onunla uğraştığım sırada balık elime çarptı ve dikeni battı' dedi. </p><p>'Mutlaka doktora gitsinler' </p><p>Aslan balığıyla temas eden kişilere sağlık kuruluşuna başvurmaları uyarısında bulunan Gökoğlu, öğrencilerinin de olayın ardından kendisini hastaneye götürmek istediğini söyledi. Gökoğlu, 'Bu tür bir durumla karşılaşanlar mutlaka doktora gitsin. Olayın ardından öğrencilerimiz de 'Hocam, sizi hastaneye götürelim' diyerek ısrar etti. Ancak şu ana kadar bunun için belirlenmiş özel bir tedavi yöntemi yok. En etkili uygulama sıcak su. Elinizi, dayanabildiğiniz sıcaklıktaki suyun içinde en az 45-50 dakika bekletmeniz gerekiyor. Ben yaklaşık 2 saat beklettim ve elimde ciddi bir hasar oluşmadı. Yalnızca parmağımın ucunda, dokunduğumda hissettiğim hafif bir uyuşukluk kaldı. Avuç içimde ise herhangi bir belirti kalmadı' diye konuştu. </p><p>'Suyun altında canlı balık doğrudan temas etti' </p><p>Aslan balıklarının ağa yakalandıkları sırada derilerinin sıyrılabildiğini belirten Gökoğlu, bu durumdaki temas ile canlı balığın su altındaki doğrudan temasının etkisinin farklı olduğunu söyledi. Gökoğlu, 'Aslan balıkları genellikle ağa yakalandığında derileri sıyrılıyor. Bu balıkların zehri deriden köken aldığı için deri sıyrıldığında temasın etkisi, canlı balıkla doğrudan temasa göre daha az oluyor. Benim elime ise suyun altında canlı balık doğrudan temas etti. Canlı bir aslan balığının suyun altındaki doğrudan teması çok daha büyük hasar bırakabilir. Biz de bunu yaşadık ancak çok şükür ciddi bir sorun oluşmadı. Burada yalnızca yaptığımız sıcak su uygulamasının sonucunu vurgulamaya çalışıyorum. Ben doktor değilim ancak bu tür vakalarda genel olarak yapılan uygulama bu şekilde. Sıcak su uygulaması doğru bir uygulama' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya, Çevre</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/su-altinda-temizlik-yaparken-eline-aslan-baligi-dikenleri-batan-profesorden-sicak-sulu-ilk-mudahale-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:33:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/su-altinda-temizlik-yaparken-eline-aslan-baligi-dikenleri-batan-profesorden-sicak-sulu-ilk-mudahale-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="89789"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Reçetesiz sprey kullanımı, cerrahi müdahaleye kadar götürebilir]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/recetesiz-sprey-kullanimi-cerrahi-mudahaleye-kadar-goturebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/recetesiz-sprey-kullanimi-cerrahi-mudahaleye-kadar-goturebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Soğuk algınlığı veya alerji nedeniyle sıklıkla başvurulan burun spreylerinin bilinçsiz kullanımı, kalıcı burun tıkanıklığı ve biyolojik bağımlılığa yol açabiliyor. Medicana Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Bölümü'nden Prof. Dr. Kasım Durmuş, dekonjestan içerikli spreylerin 5 günden uzun süre kullanılmasının mukoza yapısını bozarak 'rebound etki' oluşturduğuna ve sürecin cerrahi müdahaleye kadar uzanabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Soğuk algınlığı veya alerji nedeniyle sıklıkla başvurulan burun spreylerinin bilinçsiz kullanımı, kalıcı burun tıkanıklığı ve biyolojik bağımlılığa yol açabiliyor. Medicana Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Bölümü'nden Prof. Dr. Kasım Durmuş, dekonjestan içerikli spreylerin 5 günden uzun süre kullanılmasının mukoza yapısını bozarak 'rebound etki' oluşturduğuna ve sürecin cerrahi müdahaleye kadar uzanabileceğine dikkat çekti. </p><p>Toplumda üst solunum yolu enfeksiyonları ve alerjik reaksiyonlar sırasında yaygın şekilde kullanılan dekonjestan burun spreyleri, kısa süreli rahatlama sağlasa da kontrolsüz tüketildiğinde ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Rahat nefes alabilmek amacıyla eczanelerden temin edilen bu ürünlerin kullanım süresi aşıldığında, tedavi edilmek istenen tıkanıklık daha ağır bir tabloya dönüşebiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Kasım Durmuş, dekonjestan tipi spreylerin burun etlerini büzerek hızlı bir açılma sağladığını ancak 5 günü aşan kullanımlarda vücutta ters bir tepkimeye neden olabildiğini belirterek uyardı. </p><p>Geri tepme etkisi kısır döngü oluşturuyor </p><p>Dekonjestan spreylerin burun içerisindeki damarları aşırı kasması nedeniyle dokulara giden oksijen miktarının ciddi oranda azaldığını söyleyen Prof. Dr. Kasım Durmuş, 'İlaç 3-5 günden fazla kullanıldığında, burun mukozasındaki reseptörler bu aşırı uyarıdan yorulur ve reseptör sayısını azaltır. Reseptör sayısı azaldığı için ilaç eski etkisini gösteremez ve damarları kasamaz. Sonuçta ilacın etkisi geçmeye başladığı an vücut aşırı bir tepki göstermeye başlar; beyin, oksijen miktarının azaldığı dokuya acil olarak kan gönderilmesini ister. Aşırı kanla dolan damarlar genişler, geçirgenlikleri artar ve doku arasına sıvı sızar. Bu durum burun içinde çok şiddetli bir ödem ve şişlik meydana getirir; daha ağır bir burun tıkanıklığına yol açar. Hasta spreyi sıkmadığı zaman şikayetleri daha da artar, sprey ihtiyaç sıklığı yoğunlaşır ve süreç bir kısır döngüye girer' açıklamasını yaptı. Sürecin uzun sürmesi durumunda damarların kasılma yeteneğini kaybettiğini kaydeden Prof. Dr. Kasım Durmuş, burun etlerinin kalıcı olarak büyüyebildiğine işaret etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Fiziksel bağımlılık psikolojik paniğe dönüşebiliyor </p><p>Sprey kullanım sıklığının artmasıyla birlikte tablonun sadece fiziksel değil, psikolojik bir boyut da kazanabildiğini ifade eden Prof. Dr. Kasım Durmuş, gece başucunda sprey bulundurma ihtiyacı veya sprey unutulduğunda yaşanan panik hissine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Kasım Durmuş, 'Böyle bir durum, bağımlılığın fiziksel boyutun ötesine geçerek psikolojik bir bağımlılığa dönüştüğünü göstermektedir. Bu hastalar, özellikle sprey yanlarında olmadığı zaman burunlarından nefes alamadıkları için boğulma hissine kapılmakta ve bu durum panik atağı tetiklemektedir. Stres arttığı için burun damarlarında daha fazla genişleme ve tıkanıklık meydana gelmektedir' dedi. Burun spreyi bağımlılığına karşı tedavi sürecinde hastanın sprey kullanımını kademeli bir yöntemle bırakmasını izlediklerini belirten Prof. Dr. Kasım Durmuş, bağımlılık yapmayan kortizonlu spreyler, antihistaminikler ve hipertonik burun yıkama solüsyonları ile geçiş tedavisinin yönetildiğini aktardı. </p><p>Dirençli vakalarda cerrahi seçenek gündeme geliyor </p><p>Medikal tedaviye yanıt vermeyen ve yapısı bozulan burun etlerinde cerrahi yöntemlerin devreye girdiğini aktaran Prof. Dr. Kasım Durmuş, 'Eğer medikal tedaviye başlamadan önce yapısı tamamen bozulmuş burun etleri mevcutsa, bu hastalar sadece ilaç tedavisi ile düzelmez. Ancak bu hastalarda öncelikle mukozal hasarı düzeltmek amacıyla medikal tedaviye başlanır, sonrasında ise cerrahi tedavi planlanır. Eğer uygulanan medikal tedaviye rağmen 4 hafta sonra hastanın burun etleri normale dönmüyorsa, cerrahi tedaviye başvurulmalıdır' sözlerini kaydetti. Burun tıkanıklığının tek başına bir hastalık değil, bir semptom olduğunun altını çizen Prof. Dr. Kasım Durmuş, bu ilaçların reçetesiz verilmemesi, hekim kontrolü dışında kullanılmaması ve şikayet durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini hatırlattı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık, Izmir</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/recetesiz-sprey-kullanimi-cerrahi-mudahaleye-kadar-goturebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:32:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/recetesiz-sprey-kullanimi-cerrahi-mudahaleye-kadar-goturebilir.jpg" type="image/jpeg" length="48982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karahantepe'de 11 bin yıllık benzersiz heykel]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/karahantepede-11-bin-yillik-benzersiz-heykel</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/karahantepede-11-bin-yillik-benzersiz-heykel" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Karahantepe'de Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen kazılarda bulunan yaklaşık 11 bin yıllık kompozit heykeli sosyal medya hesabından duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Karahantepe'de Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen kazılarda bulunan yaklaşık 11 bin yıllık kompozit heykeli sosyal medya hesabından duyurdu. </p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Karahantepe'de yürütülen 2026 yılı kazılarında bulunan yaklaşık 11 bin yıllık kompozit heykeli sosyal medya hesabından duyurdu. Ersoy, leoparın sırtında oturan bir insanı betimleyen 70 santimetre yüksekliğindeki benzersiz eserin, 3 metre çapındaki yapıda bırakıldığı yerde bulunduğunu açıkladı. </p><p>Karahantepe'de 2019 yılında başlayan ve her yıl yeni keşiflerle devam eden kazılarda 2026 sezonunda yeni yapılar ve eserler açığa çıkarıldı. Bu yapılardan birinde, daha önce karşılaşılmayan bir üsluba sahip kompozit heykel bulundu. </p><p>Bakan Ersoy, keşfe ilişkin paylaşımında, 'Karahantepe'de 11 bin yıllık benzersiz bir heykeli gün yüzüne çıkarttık. Geleceğe Miras Projemiz kapsamında yürüttüğümüz 2026 yılı kazılarında, daha önce benzerine rastlanmayan bir üsluba sahip kompozit heykel bulduk' ifadelerini kullandı. </p><p>11 bin yıl önce bırakıldığı yerde bulundu </p><p>Yaklaşık 11 bin yıl önce bırakıldığı yerde tespit edilen heykel, leoparın sırtında oturan bir insanı betimliyor. İnsan ve hayvan figürünü aynı kompozisyonda buluşturan eser, 70 santimetrelik yüksekliği ve özgün anlatımıyla dikkati çekiyor. </p><p>Bakan Ersoy, heykelin tasvirine ilişkin, 'Yaklaşık 11 bin yıl önce bırakıldığı yerden günümüze ulaşan 70 santimetre yüksekliğindeki heykel, leoparın sırtında oturan bir insanı betimliyor' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>3 metre çapındaki yapının sekisine yerleştirilmiş </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Heykelin bulunduğu 3 metre çapındaki yapının zemininin yassı taşlarla kaplandığı belirlendi. Eserin, yapı duvarı boyunca devam eden sekinin üzerine yerleştirildiği tespit edildi. </p><p>Keşfin insanlık tarihinin en erken dönemlerine ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getireceğine işaret eden Bakan Ersoy, şunları kaydetti: </p><p>'Bu özel eser; 3 metre çapında, zemini yassı taşlarla kaplanmış bir yapının duvarı boyunca uzanan sekinin üzerinde bulundu. İnsanlık tarihinin en erken dönemlerine ilişkin yeni soruların kapısını aralayan keşfin bilim dünyasında geniş yankı uyandıracağına inanıyorum. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze, kazı heyetimize, bilim insanlarımıza ve sahada özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/karahantepede-11-bin-yillik-benzersiz-heykel</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:24:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/karahantepede-11-bin-yillik-benzersiz-heykel.jpg" type="image/jpeg" length="53025"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
