<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Mira Gündem sondakika güncel haberler</title>
    <link>https://www.miragundem.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.miragundem.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Mira Gündem © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 10 May 2026 10:22:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da tıra arkadan çarpan otomobilin sürücüsü ağır yaralandı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/ankarada-tira-arkadan-carpan-otomobilin-surucusu-agir-yaralandi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/ankarada-tira-arkadan-carpan-otomobilin-surucusu-agir-yaralandi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Polatlı ilçesinde meydana gelen kazada, tıra arkadan çarpan otomobilin sürücüsü ağır yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'nın Polatlı ilçesinde meydana gelen kazada, tıra arkadan çarpan otomobilin sürücüsü ağır yaralandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kaza, saat 04.00 sıralarında Gülveren Mahallesi Yeni Sanayi Sitesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, eğlence mekanında sahne aldığı öğrenilen H.T'nin kullandığı araç, yol kenarında park halinde bulunan tıra arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle araçta ağır hasar oluşurken, sürücü H.T. ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan yaralı, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/ankarada-tira-arkadan-carpan-otomobilin-surucusu-agir-yaralandi-1</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 10:04:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/ankarada-tira-arkadan-carpan-otomobilin-surucusu-agir-yaralandi.jpg" type="image/jpeg" length="29952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anneler Günü'nde tercih kırmızı gül]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/anneler-gununde-tercih-kirmizi-gul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/anneler-gununde-tercih-kirmizi-gul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'de 10 Mayıs Anneler Günü'nde çiçekçilerde yoğunluk yaşanırken, müşterilerin tercihi ise kırmızı gül oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kayseri'de 10 Mayıs Anneler Günü'nde çiçekçilerde yoğunluk yaşanırken, müşterilerin tercihi ise kırmızı gül oldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>20 yıldır çiçekçilik sektöründe bulunan Mehmet Bener; 10 Mayıs Anneler Günü için hazırlık yaptıklarını söyledi. Anneler Günü'nde en çok kırmızı gülün tercih edildiğini söyleyen Bener, 'Kayseri'de 20 yıldır çiçek sektörüyle uğraşıyorum. Anneler Günü hazırlığımızı yaptık. Şimdiden tüm annelerimizin Anneler Günü'nü kutluyorum. Hazırlığımızda saksı çiçekleri, buketler olsun iş yerline gönderim sağlıyoruz ve gelip mağazamızdan alabiliyorlar. Anneler Günü'nde en çok buketler, kırmızı gül tercih ediliyor bunların yanı sıra saksı bitkilerimizde tercih ediliyor. Gülün tanesinin fiyatı 100-150 TL arasında kalitesine göre değişiyor. Saksı çiçeklerinde ise 250-300 TL'den başlayıp, Bin 500 TL' ye kadar çıkabiliyor' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Kayseri</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/anneler-gununde-tercih-kirmizi-gul</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 10:03:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/anneler-gununde-tercih-kirmizi-gul.jpg" type="image/jpeg" length="71126"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geleneksel halı dokuma ustası, kültürel mirası ilmek ilmek geleceğe taşıyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/geleneksel-hali-dokuma-ustasi-kulturel-mirasi-ilmek-ilmek-gelecege-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/geleneksel-hali-dokuma-ustasi-kulturel-mirasi-ilmek-ilmek-gelecege-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geleneksel Türk el sanatlarından Yağcı Bedir halı dokumacılığının önemli temsilcilerinden Zehriban Emül, çocukluk yıllarında annesinden öğrendiği zanaatı yarım asırdır büyük bir sevgiyle sürdürüyor. Kapalı Türk düğümü tekniğiyle üretilen ve yıllar geçtikçe değer kazanan halıları özenle dokuyan usta zanaatkar, bu kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması için tezgah başından ayrılmıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geleneksel Türk el sanatlarından Yağcı Bedir halı dokumacılığının önemli temsilcilerinden Zehriban Emül, çocukluk yıllarında annesinden öğrendiği zanaatı yarım asırdır büyük bir sevgiyle sürdürüyor. Kapalı Türk düğümü tekniğiyle üretilen ve yıllar geçtikçe değer kazanan halıları özenle dokuyan usta zanaatkar, bu kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması için tezgah başından ayrılmıyor. </p><p>Halk eğitim merkezlerinde yaklaşık 30 yıl boyunca eğitmenlik yaparak yüzlerce öğrenci yetiştiren 51 yaşındaki Zehriban Emül, son 6 yıldır tüm enerjisini bizzat tezgah başında üretim yapmaya ayırıyor. Halı dokumacılığına henüz ilkokul çağlarındayken annesinin yanında oyun oynayarak başladığını anlatan Emül, mesleğine olan bağlılığını hiç kaybetmediğini dile getirdi. İlk öğrendiği dönemlerde her gece rüyalarına halı dokurken kullanılan kirkit aletinin sesinin girdiğini söyleyen usta dokumacı, 'O zaman bu yolu hiç bırakmayacağımı biliyordum. Bizim dokuduğumuz halılar kullanıldıkça değer kazanıyor, adeta birer antika esere dönüşerek torunlara miras kalıyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En büyük hayali gençlerin tezgaha oturması </p><p>Geleneksel sanatın yaşatılması için eğitimin önemine dikkat çeken Zehriban Emül, el dokumacılığının okullarda gençlere tanıtılması gerektiğine inanıyor. Çocukların sanatla buluşmasının ruhsal gelişimlerine de olumlu yansıyacağını ifade eden Emül, 'Çocuklar haftada bir saat bile olsa tezgaha otursalar, o renkli motiflere baksalar ruhları dinlenir. Ben kirkit sesinin herkesin kulağında güzel bir müzik gibi çınlamasını ve bu kadim mesleğin aydınlık yarınlara taşınmasını gönülden istiyorum' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Izmir</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/geleneksel-hali-dokuma-ustasi-kulturel-mirasi-ilmek-ilmek-gelecege-tasiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 10:00:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/geleneksel-hali-dokuma-ustasi-kulturel-mirasi-ilmek-ilmek-gelecege-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="21550"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalyalı anne ömrünü Down sendromlu oğluna adadı: 'O sağ olsun bana yeter']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/antalyali-anne-omrunu-down-sendromlu-ogluna-adadi-o-sag-olsun-bana-yeter</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/antalyali-anne-omrunu-down-sendromlu-ogluna-adadi-o-sag-olsun-bana-yeter" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da yaşayan Esin Çam, 4 ay sonra 18 yaşına girecek Down sendromlu oğlu Emirhan Çam'ın elini 18 yıldır hiç bırakmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'da yaşayan Esin Çam, 4 ay sonra 18 yaşına girecek Down sendromlu oğlu Emirhan Çam'ın elini 18 yıldır hiç bırakmadı. </p><p>Oğluyla haftanın 5 günü etkinlikten etkinliğe koşan anne Çam, özel çocukların ailelerinin en büyük kaygısını dile getirerek, '18 yıldır hep çocuğumdayım ben. O sağ olsun bana yeter. En büyük hayalim Emir'in ayakta durması. Bütün özel çocukların ailesinin tek düşüncesi eminim ki bizden sonra ne olacak, onu düşünüyoruz. Biz ölürsek çocuklarımız ne olacak, bizim çocuklarımıza biz öldükten sonra sahip çıkılsın' dedi. </p><p>Antalya'da yaşayan 47 yaşındaki Esin Çam'ın hayatı, yaklaşık 18 yıl önce dünyaya gelen oğlu Emirhan Çam ile bambaşka bir yöne döndü. Ağustos ayında 18 yaşına girecek Down sendromlu Emirhan için 18 yıldır hayatını oğlunun eğitimine, sağlığına ve sosyal yaşama katılmasına göre şekillendiren anne Çam, hem kendi mücadelesini hem de özel çocuk sahibi ailelerin ortak kaygısını anlattı. Oğlunu evden koparmadan, sosyal yaşamın içinde tutmak için haftanın 5 günü etkinliklere götüren Çam, 'Her günümüzü dolu dolu yaşıyoruz' diyerek, özel çocuk sahibi ailelere de çocuklarının arkasında durmaları çağrısında bulundu. </p><p>'10 ay kendimi eve kapattım' </p><p>Oğlu Emirhan'ın doğumundan sonra Down sendromlu olduğunu öğrendiğini belirten Esin Çam, tanı sürecinin kendileri için zorlu başladığını anlattı. Emirhan'ın doğumdan sonra 3 gün kendisine verilmediğini ifade eden Çam, o süreçte bir şeylerin farklı olduğunu hissettiğini söyledi. Çam, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: 'Emirhan yaklaşık 18 yıl önce doğdu. Down sendromlu olduğunu bilmiyorduk. Emirhan doğduktan sonra 3 gün bebeği yanıma vermediler. Vermedikleri ve ikinci doğumum olduğu için aksi bir şey olduğunu düşündüm. Daha sonra çocuk doktorumuz Down sendromlu olduğunu söyledi. Tabii ki bu süreç bizim için çok uzun bir süreç oldu. 10 ay kadar kendimi eve kapattım. Ne yapmam gerekli diye düşündüm. 10 ay sonra kendime, 'Kendini bir silkele, kendine gel, bu çocuk senin çocuğun' dedim. Ondan sonra hastane süreçlerimiz başladı.' </p><p>'Hayat çizgimizi Emirhan'a göre çizdik' </p><p>Emirhan'ın kalbinde delik olduğunu, bu nedenle uzun süre hastane süreçleri yaşadıklarını kaydeden anne Çam, zamanla bütün yaşam düzenlerini oğluna göre kurduklarını söyledi. Emirhan'ın sağlık kontrolleri, özel eğitimi ve okul süreciyle birlikte aile olarak farklı bir hayat düzenine geçtiklerini belirten Çam, Bursa'dan Antalya'ya taşınma kararını da bu süreçte aldıklarını ifade etti. Çam, 'Emirhan kalbi delik doğdu. Üfürme denildi, o kapatıldı. Sürekli hastanelerdeydim. Daha sonra Emirhan'a göre hayat çizgimizi çizdik. Hastaneler, okullar derken 18 yaşına girecek şu anda. Sürekli doktor kontrolleri altındaydık. Daha sonra eğitimine ağırlık verdim. Bursa'da doğdu zaten. Bursa'daki eğitimden sonra, 'Biz burada nefes alamıyoruz, ortam değiştirelim' dedik. Antalya'ya geldik. Antalya'da özel eğitimini verdik. Özel eğitime gidiyor, normal okuluna gidiyor. Yani hayatımızı ona göre yönlendirdik ve o şekilde de devam edecek' diye konuştu. </p><p>'Onun bir gülümsemesi her şeyi değiştiriyor' </p><p>Özel çocuk büyütmenin zorluklarına değinen Esin Çam, bu süreçte hem hastane yollarında hem de sosyal hayatta birçok güçlükle karşılaştıklarını dile getirdi. İnsanların bakışlarının ve davranışlarının zaman zaman kendilerini zorladığını anlatan Çam, tüm yorgunluğunu oğlunun bir gülümsemesiyle unuttuğunu söyledi. Anne Çam, 'Zorluklarımız tabii ki oldu. Normal bir çocuğun büyümesiyle bizim çocuklarımızın büyümesi farklı. Bir ucun hep hastanede. Tabii ki insanların sana karşı davranışı farklı, senin onlara bakış açın değişiyor. Ama bilmiyorum, iyi ki de olmuş. Hayat mücadelemiz devam ediyor. 18 yıl zor bir süreçti. Önümüzde de ne olacağını bilmiyoruz. Ama sevgisi farklı, her şey farklı. Göğüs geriyorsun, yorgunluğunu atıyorsun. Onun sana bir gülümsemesi, 'anne' demesi her şeyi daha farklı yapıyor' ifadelerini kullandı. </p><p>İlk dönemlerde psikolojik destek aldığını da anlatan Çam, 'Ben ilk 10 ay eve kapandığımda psikologla görüştüm. Bana, 'Seni dışlayanlar olacak, yargılayacaklar, önce sen kendin dik duracaksın' dedi. Ben de doktorumu dinledim. İnsanları eledim. İyisini kötüsünü ayırdım. Çocuklarımıza karşı davranışlarına baktım' dedi. </p><p>'18 yıldır çalışamıyorum, çocuğumun peşindeyim' </p><p>Emirhan 6 aylıkken Antalya'ya geldiklerini belirten anne Esin Çam, bu süreçte hem zor insanlarla hem de merhametli, şefkatli kişilerle karşılaştıklarını söyledi. Çocuğu doğmadan önce tekstilde kesim dikim ustası olarak çalıştığını ifade eden Çam, Emirhan'ın doğumundan sonra iş hayatına devam edemediğini dile getirdi. Çam, 'Normalde çalışıyordum. Kesim dikim ustasıyım, tekstilciyim. Çocuğum doğana kadar çalışıyordum. Hamilelik döneminde de çalıştım. Emekliliğime az bir süreç kaldı ama 18 yıldır çalışamıyorum. Neden? Çocuğumun peşindeyim. Kimseye güvenemiyorum. Bir şey olsa sana anlatır mı, anlatamaz mı? Bu sorunları yaşadığımız için zorluklarımız tabii ki çok oldu. Ama Allah güç kuvvet verdi. Bütün özel çocuklarımızın aileleri bunu yaşamıştır eminim. Her zorluğun bir kolaylığı oluyor' diye konuştu. </p><p>'Okula bir gün bensiz gitmedi' </p><p>Oğlunun peşinden 18 yıldır hiç ayrılmadığını söyleyen Esin Çam, Emirhan'ın okula bir gün bile yalnız gitmediğine dikkat çekti. Yağmurlu havalarda okul önünde şemsiyeyle beklediğini anlatan Çam, yaşadıkları zorluklara rağmen oğlunu sosyal hayatın içinde tutmak için büyük çaba gösterdiğini söyledi. Anne Çam, '18 yıldır peşinden hiç ayrılmadım. Okula bir gün bensiz gitmedi. Yağmurlu havada, şemsiyenin altında beklediğimi de biliyorum. Çok zorluklar yaşadık, hala da yerine göre yaşıyoruz. Haftanın 5 günü evde hiç durdurmuyorum. Hep aktif haldeyim' dedi. </p><p>Anne-oğulun haftalık programı dolu dolu </p><p>Emirhan'ın haftalık programını da anlatan Esin Çam, oğlunun devlet lisesine, özel eğitime, Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı'ndaki etkinliklere ve Engelsiz Kafe'ye gittiğini söyledi. Çam, haftanın tek boş günü olan cuma günlerini de artık 'anne-oğul balık günü' olarak planladıklarını ifade etti. Çam, 'Pazartesi günleri normal devlet lisesine, iş okuluna gidiyoruz. Salı günü öğleden önce ZİÇEV'de folklorumuz var, öğleden sonra Engelsiz Kafe'deyiz. Çarşamba günü yine folklordeyiz. Perşembe günü öğleye kadar normal devlet lisesinde, öğleden sonra ZİÇEV'de dersimiz var. Bir cuma günü boşluğumuz kalıyor, onu da planladık. Olta takımı alıp her cuma denize balık tutmaya gideceğiz. Oyuncak balık seti almıştım, leğene su koyup onunla oynuyordu. Baktım ki ilgisini çekiyor, bu yaz da bunu uygulayalım dedim. Cuma günü Anne-oğul balık günümüz olacak' ifadelerini kullandı. </p><p>Yaz tatillerinde de Emirhan'ı farklı ortamlara götürdüğünü söyleyen Çam, 'Büyüklerini ziyarete götürüyorum, şehir dışına çıkarıyorum. Alternatif etkinlikler olursa duyduğumda götürüyorum. Dolu dolu yaşatmak istiyorum. Her günümüzü dolu dolu yaşıyoruz' dedi. </p><p>'Özel çocuklarınızı eve kapatmayın' </p><p>Özel çocuk sahibi ailelere seslenen Esin Çam, çocukların sosyal yaşamdan koparılmaması gerektiğini vurguladı. Evde uzun süre hareketsiz kalmanın ve tablet kullanımının çocukları olumsuz etkilediğini belirten Çam, çocukların mutlaka etkinliklere, eğitimlere ve sosyal ortamlara yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çam, 'Her anneye, babaya diyorum ki özel çocuklarınızla dolu dolu zaman geçirin ve onların da bir işe yaradığını hissettirin. Haftanın 5 günü evde durdurmamaya çalışıyorum. Çünkü evde durduğu zaman tablet ağırlıklı oluyor. Tablet de Down sendromlular için tehlikeli, çünkü oturdukça iç organlarında rahatsızlık oluşuyor' diye konuştu. </p><p>'Anne bak ben bunu yaptım dediğinde çok mutlu oluyorum' </p><p>Emirhan'ın okulda el sanatları alanında eğitim aldığını belirten Esin Çam, oğlunun bileklik ve boncuk dizdiğini, taş döşeme çalışmaları yaptığını anlattı. Emirhan'ın kendi emeğiyle bir şeyler ortaya koymasının kendisi için büyük bir gurur olduğunu söyleyen Çam, oğlunun çabasının kendisine güç verdiğini ifade etti. Çam, 'Lisemizde el sanatları, aşçılık ve tarım alanları var. Emirhan el sanatlarına uygun olduğu için bileklik, boncuk diziyorlar, taş döşeme yapıyorlar. Bu benim için çok büyük, çok gurur verici bir şey. Yoktan var etmek gibi diyebilirim. O yüzden her anne çocuğunun arkasında duracak. Çocuklarımızı kapatmamak lazım. Ne kadar mücadele edersek bize o kadar geri dönüyor. 'Benim çocuğum böyle, ne yapabilirim, eve kapatayım' dememek lazım. 18 senedir ben hep dışarıdayım, hep etkinliklerdeyim. Folklor, basketbol ne bulursam götürmeye çalışıyorum' diye konuştu. </p><p>'En büyük hayalim Emir'in ayakta durması' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özel çocuk sahibi ailelerin ortak kaygısını da dile getiren Esin Çam, en büyük hayalinin Emirhan'ın kendi ayakları üzerinde durabilmesi olduğunu söyledi. Oğlunun verdiği mücadelenin kendisini daha çok mücadele etmeye ittiğini belirten Çam, özel çocukların ailelerinden sonra da korunup desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Çam, sözlerini şöyle tamamladı: '18 yıldır hep çocuğumdayım ben. O sağ olsun bana yeter. En büyük hayalim Emir'in ayakta durması. Oğlum el sanatlarına gidiyor. Okuldan çıktığı zaman, 'Anne bak ben bunu yaptım' dediğinde çok mutlu oluyorum. Biliyorum o da bir şeylerin çabasında, bir şeyler yapmak için mücadele veriyor. Benim oğlumun verdiği mücadelenin yanında ben daha çok mücadele veriyorum. Yeter ki ayakta dursun, kendini ifade etsin. Bütün özel çocukların ailesinin tek düşüncesi eminim ki bizden sonra ne olacak? Onu düşünüyoruz. Biz ölürsek çocuklarımız ne olacak, bizim çocuklarımıza biz öldükten sonra sahip çıkılsın.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/antalyali-anne-omrunu-down-sendromlu-ogluna-adadi-o-sag-olsun-bana-yeter</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 10:00:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/antalyali-anne-omrunu-down-sendromlu-ogluna-adadi-o-sag-olsun-bana-yeter.jpg" type="image/jpeg" length="32606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit annesi: 'Benim oğlum burada yatarken Anneler Günü gelmiş neyimize bizim']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/sehit-annesi-benim-oglum-burada-yatarken-anneler-gunu-gelmis-neyimize-bizim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/sehit-annesi-benim-oglum-burada-yatarken-anneler-gunu-gelmis-neyimize-bizim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde 2016 yılında PKK'lı teröristlerin yola tuzakladığı el yapımı patlayıcının askeri aracın geçişi sırasında infilak ettirilmesi sonucu şehit düşen Piyade Uzman Çavuş Orçun Kubat'ın annesi Şükriye Kubat, 'Acısı ilk günkü gibi. Benim oğlum burada yatarken Anneler Günü gelmiş neyimize bizim? Anneler Günü'nde acılarımız daha çok depreşiyor' diyerek gözyaşlarına hakim olamadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde 2016 yılında PKK'lı teröristlerin yola tuzakladığı el yapımı patlayıcının askeri aracın geçişi sırasında infilak ettirilmesi sonucu şehit düşen Piyade Uzman Çavuş Orçun Kubat'ın annesi Şükriye Kubat, 'Acısı ilk günkü gibi. Benim oğlum burada yatarken Anneler Günü gelmiş neyimize bizim? Anneler Günü'nde acılarımız daha çok depreşiyor' diyerek gözyaşlarına hakim olamadı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şehit annesi Şükriye Kubat, Anneler Günü'nde oğlunun Adana Asri Mezarlığı Şehitliği'ndeki kabrini ziyaret etti. Oğlunun mezarı başında dua eden anne Kubat, mezar taşındaki fotoğrafını sevip uzun süre gözyaşı döktü. </p><p>2016 yılında Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde şehit olan oğlunun acısının yıllardır dinmediğini söyleyen anne Kubat, '2016 yılında Yüksekova'da şehit oldu. Acısı aynı, ilk günkü gibi; değişen bir şey yok. Anneler Günü ama çok buruk geçiyor. Her anımda onun yokluğunu hissediyorum' dedi. </p><p>Anneler Günü'nde oğlunun kendisine sürpriz hediyeler gönderdiğini anlatan acılı anne, 'Anneler Günü'nde internetten hediye gönderip sürpriz yapardı. Bütün annelerin günü kutlu olsun ancak şehit annelerinin günü pek kutlu değil. Anneler Günü'nde acılarımız daha çok depreşiyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Oğlunun nişanlandıktan kısa süre sonra şehit düştüğünü belirten Şükriye Kubat, 'Nişanlanıp gitmişti, aradan 2 ay geçmedi; şehit oldu' diyerek mezar başında gözyaşı döktü. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/sehit-annesi-benim-oglum-burada-yatarken-anneler-gunu-gelmis-neyimize-bizim</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:57:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/sehit-annesi-benim-oglum-burada-yatarken-anneler-gunu-gelmis-neyimize-bizim.jpg" type="image/jpeg" length="92304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayıları bal peteğindeki ayak izleri ele verdi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/ayilari-bal-petegindeki-ayak-izleri-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/ayilari-bal-petegindeki-ayak-izleri-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'da aç kalan anne ayı ve 2 yavrusu bir çiftçinin ormana bıraktığı 21 kovan arısını telef etti. Balları yiyip kovanları parçalayan ayılar 1,5 milyona yakın arının ölmesine sebep oldu. Ayıları bal peteği üzerinde bıraktıkları ayak izleri ele verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa'da aç kalan anne ayı ve 2 yavrusu bir çiftçinin ormana bıraktığı 21 kovan arısını telef etti. Balları yiyip kovanları parçalayan ayılar 1,5 milyona yakın arının ölmesine sebep oldu. Ayıları bal peteği üzerinde bıraktıkları ayak izleri ele verdi. </p><p>Edinilen bilgiye göre olay Mudanya ilçesine bağlı Çayönü Mahallesinde meydana geldi. 17 senedir arıcılıkla uğraşan 58 yaşındaki Abdullah Çalı orman arazisi içerisine arılarını bıraktı. Geçtiğimiz gün arı kovanlarının bulunduğu bölgeye gelen anne ayı ve 1 yaşlarındaki 2 yavrusu 21 kovanı parçalayıp içindeki balı yediler. Bal olmayınca gıdasız kalan milyonlarca arı kovanlar parçalandığı için geceyi parçalanan kovanların önünde dışarıda geçirince soğuktan öldü. </p><p>Bal peteğindeki ayak izinden anlaşıldı </p><p>Sabah arılara bakım için gelen Abdullah Çalı gördüğü manzara karşısında dehşete düştü. Önce parçalanan kovanları toplayan Çalı bir bal peteği üzerindeki ayak izlerinden olayın failinin anne ve yanındaki yavru ayılar olduğunu tespit etti. Parçalanmış petekleri ve ölen arıları toplayan Çalı bal petekleri üzerine çıkan ayıların ayak izlerini gösterip her birinin içerisinde 70 bin arı barındırdığı 21 adet kovanının telef olduğunu söyledi. Çalı, 'Bir kovandan daha az bir arı kalmış ama onlarında anne babaları var mı yok mu bilmiyorum' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Öte yandan, Abdullah Çalı'nın 5 kovan arısının da geçtiğimiz yıl hırsızlar tarafından çalındığı öğrenildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bursa, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/ayilari-bal-petegindeki-ayak-izleri-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:56:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/ayilari-bal-petegindeki-ayak-izleri-ele-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="55995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk kadının cefakarlığı ve mahalle kültürü bu müzede yaşatılıyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/turk-kadinin-cefakarligi-ve-mahalle-kulturu-bu-muzede-yasatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/turk-kadinin-cefakarligi-ve-mahalle-kulturu-bu-muzede-yasatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankırı'da 2. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan tarihi çamaşırhanede, dönemin mahalle kültürü ile kadınların cefakarlığı gelecek nesillere aktarılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çankırı'da 2. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan tarihi çamaşırhanede, dönemin mahalle kültürü ile kadınların cefakarlığı gelecek nesillere aktarılıyor. </p><p>Çankırı'da 2. Abdülhamid Han tarafından 1800'lü yıllarda yaptırılan ve vatandaşlara uzun yıllar hizmet veren tarihi çamaşırhane, günümüzde o dönemdeki kültürü yaşatıyor. Şehrin sosyal hayatında uzun yıllar önemli bir yere sahip olan yapı, Çankırı Belediyesi tarafından restore edilmesinin ardından müze olarak hizmet vermeye başladı. Halk arasında 'Tatlısu Çamaşırhanesi' olarak bilinen müzede, kadınların eski dönemdeki fedakarlığı ve mahalle kültürü balmumu heykellerle anlatılıyor. Balmumu heykelleri, müzeyi ziyaret edenlere Osmanlı dönemindeki mahalle kütürünü yaşatıyor. </p><p>'Kente gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Müzeyle ilgili bilgi veren Müze Rehberi Burak Çetinkaya, 'Müzemiz, Türk-İslam kültürünün su ve temizlik inancı ekseninde oluşturulmuş bir çamaşırhanedir. 2. Abdülhamid tarafından 1800'lü yıllarda faaliyete geçirilmiştir. O dönemde 'Tatlı Su Çamaşırhanesi' olarak anılmaktadır. Tabii o dönemde elektrik, su tesisatı ve deterjan gibi imkanlar yoktu. Bu yüzden bu çamaşırhane halk tarafından büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Bu eser uzun yıllar burada tekrar hizmet vermiştir. 2004 yılına kadar atıl vaziyette kaldıktan sonra Çankırı Belediyesi tarafından 'Tarihi Çamaşırhane' olarak müzeye dönüştürülmüştür. İmkanların kısıtlı olduğu o dönemde cefakar Türk kadını, çöven otu bitkisinden deterjan elde etmiştir. Günümüzde de burası aktif bir şekilde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından müze statüsünde faaliyet göstermektedir. Bu müze son dönemde kente gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir. Özellikle hafta sonları Turistik Tuz Ekspresi treniyle kente gelen vatandaşların da uğrak noktası haline gelmiştir' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Resmi İlanlar</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/turk-kadinin-cefakarligi-ve-mahalle-kulturu-bu-muzede-yasatiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:54:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/turk-kadinin-cefakarligi-ve-mahalle-kulturu-bu-muzede-yasatiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="56674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Işıltılı bir cilt için bol su tüketin]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı ve parlak cilt için günde 10-12 bardak kadar su içilmesinin önemli olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı ve parlak cilt için günde 10-12 bardak kadar su içilmesinin önemli olduğunu söyledi. </p><p>Sağlıklı bir cilt için ona iyi bakmak ve onu zararlı etkenlerden korumak gerekiyor. Kişiye uygun cilt bakım ürünleri kullanmanın yanı sıra sağlıklı beslenmek, yeterince su tüketmek ve güneş ışınlarından korunmak da önem taşıyor. MedicanaBursa Hastanesi Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı bir cilt için önerilerde bulundu. Bahar mevsiminde cilt sağlığı için alınacak önlemleri sıralayan Güler, 'Bahara girerken ışıltılı bir cilt için, cilt temizliği çok önemlidir.Bunun için çeşitli peelingler ve cilt bakımlarıyla cilt ölü dokulardan, yabancı maddelerden arındırılmalıdır. Bu işlemler cildin yapısına göre yapılmalıdır. Bu şekilde temizlenen cilt, siyah noktalardan arındırılır ve böylece daha ışıltılı olur. Kış boyunca kuruyan cildin nemlendirilmesi gerekmektedir. Nemlendiriciler, cildin tipine uygun olarak seçilmeli; paraben, alkol gibi ürünleri içermemeli, komedojenik olmamalıdır. Nemlendiriciler ise kuru ciltlerde özellikle yenileyici, onarıcı, su tutucu olmalı; kollajen, aminoasitler, keratin ve hyalüronik asit içermelidir'' şeklinde konuştu. </p><p>Alınan gıdaların da cilt üzerinde etkisi olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Gülbiye Güler, 'Cilt sağlığında beslenmenin de önemi büyüktür. Bol antioksidan, A, B, C ve E vitaminlerini içeren sebze ve meyvelerle beslenerek cildin onarılması ve tazelenmesi sağlanabilmektedir. Ayrıca, Omega-3 içeren balık ve ceviz tüketmek cildin daha parlak görünmesine destek olur' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Cildi matlaştıran ve kırışıklıklar ile lekelenmeler yapan sigara, alkol ve kafeinden uzak durulmasıve günde 2 fincan yeşil çay tüketilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Gülbiye Güler, şunları söyledi; </p><p>'Cildin daha parlak görünmesi için günde 10-12 bardak kadar su içilmelidir. Kan dolaşımını artırmak ve böylece cilde ışıltı kazandırmak için günde 40-45 dakikaaçık havada yürüyüş yapılmalıdır. Yorgunluk, uykusuzluk ve stres ciltte mat, soluk ve şiş bir görünüme sebep olduğundan uyku düzenine dikkat edilmemeli, yüzde yatak kaynaklı çizgilerin oluşmaması için sırt üstü yatılmalıdır. Stresten uzak durulmalıdır. Evden çıkmadan en az 20 dakika önce güneş gören bölgelere cilt tipinee uygun güneş koruyucu faktörlü kremlerden sürülmelidir. Kişisel bakım ürünleri dışında bahar aylarında dermatolog desteği alınabilir. Vitamin karışımlarından oluşan mezoterapi, kişinin kendi kanıyla hazırlanan PRP, cilde nem veren ve kırışıklıkları azaltan hyalüronik asit enjeksiyonları ile ışıltılı bir cilde sahip olunabilir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bursa, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:54:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/isiltili-bir-cilt-icin-bol-su-tuketin.jpg" type="image/jpeg" length="43705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaya geçidinde devrilerek sürüklendi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/yaya-gecidinde-devrilerek-suruklendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/yaya-gecidinde-devrilerek-suruklendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde yaya geçidinde devrilerek sürüklenen motosikletin sürücüsü kazadan 4 saat sonra hastaneye gidince olay yerini terk etmekten 46 bin TL ceza yazılırken, ehliyetine 2 yıl el konuldu. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'nın Manavgat ilçesinde yaya geçidinde devrilerek sürüklenen motosikletin sürücüsü kazadan 4 saat sonra hastaneye gidince olay yerini terk etmekten 46 bin TL ceza yazılırken, ehliyetine 2 yıl el konuldu. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. </p><p>Manavgat ilçesi İbrahim Sözen Caddesi'nde Sarı Köprü istikametine seyir halindeki Mustafa T.'nin kullandığı 07 BMZ 990 motosiklet yaya geçidine yaklaştığında refüjdeki yayaların karşıya geçmek için yola çıkacağını düşünerek frene bastı. Frene basması ile birlikte motosikletin kontrolünü kaybeden sürücü motosikletle birlikte devrilerek sürüklendi. </p><p>Kaza anı güvenlik kamerasında </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bir süre yerde kalan motosiklet sürücüsünün yardımına çevredeki vatandaşlar yetişirken, yerden kaldırılan sürücü motosikletine binerek yoluna devam etti. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde motosiklet sürücüsünün yerde sürüklenmesi ve vatandaşların yardımına koştuğu anlar yer aldı. </p><p>46 bin TL ceza yedi, ehliyetine el konuldu </p><p>Öte yandan, motosiklet kazası yapan sürücü Mustafa T. kazadan 4 saat sonra Manavgat Devlet hastanesine giderek kaza yaptığını ve yaralandığını belirtti. Trafik ekipleri tarafından yaralamalı kazanın ardından olay yerini terk etmek suçundan 46 bin TL para cezası uygulanırken sürücü belgesine 2 yıl el konuldu </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/yaya-gecidinde-devrilerek-suruklendi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:54:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/yaya-gecidinde-devrilerek-suruklendi.jpg" type="image/jpeg" length="97115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ömrünü adadığı 3 engelli evladına gözü gibi bakıyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/omrunu-adadigi-3-engelli-evladina-gozu-gibi-bakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/omrunu-adadigi-3-engelli-evladina-gozu-gibi-bakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da yaşayan Edibe Koçak, akraba evliliğinden dolayı engelli doğan 3 çocuğuna 52 yıldır bıkmadan ve usanmadan gözü gibi bakıyor. Evlatlarının engelli olması nedeniyle her Anneler Günü'nü buruk geçiren Koçak, engelli evlatlarının emekleyerek kendisine çiçek verip elini öpmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek son nefesine kadar evlatları için yaşayacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hatay'da yaşayan Edibe Koçak, akraba evliliğinden dolayı engelli doğan 3 çocuğuna 52 yıldır bıkmadan ve usanmadan gözü gibi bakıyor. Evlatlarının engelli olması nedeniyle her Anneler Günü'nü buruk geçiren Koçak, engelli evlatlarının emekleyerek kendisine çiçek verip elini öpmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek son nefesine kadar evlatları için yaşayacağını söyledi. </p><p>Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi'nde yaşayan Edibe Koçak ile Kemal Koçak çiftinin çocukları; 51 yaşındaki Orhan, 48 yaşındaki Melek ve 46 yaşındaki Yusuf akraba evliliği nedeniyle zihinsel ve bedensel engelli olarak doğdu. Koçak çifti, engelli evlatlarına 52 yıldır bıkmadan usanmadan bakıyor. Evlatlarının her birini ayrı seven fedakar anne Koçak, engelli evlatlarının bütün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Anneler Günü'nü buruk geçiren anne Edibe Koçak, engelli evlatlarının emekleyerek kendisine çiçek verip elini öpmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek tek isteğinin ise evlatlarına son nefesine kadar kol, kanat gerebilmek olduğunu söyledi. </p><p>'Bazen zorlanıyorum ama yapacak bir şey yok, onlar benim canlarım seve seve bakıyorum' </p><p>Evlatlarına gözü gibi baktığını ve her şeyleriyle kendisinin ilgilendiğini ifade eden Koçak, 'Benim toplamda 3'ü engelli 2'si sağlıklı 5 çocuğum var. İbrahim ve Ayhan evlatlarım sağlıklı iken Orhan, Melek ve Yusuf ise engelli evlatlarımdır. Evlatlarım sabah kalktıklarında ellerini yüzlerini yıkarlar ve dişlerini fırçalarlar. Yusuf ile Melek dişlerini kendileri fırçalayabiliyor ancak Orhan'ın temizliğini ben yapıyorum ve ona ben bakıyorum. Kahvaltılarını yaptırıyorum ve ilaçlarını içirdikten sonra kendi evimin işlerini yapıyorum. Bazen zorlanıyorum ama yapacak bir şey yok, onlar benim canlarım seve seve bakıyorum' dedi. </p><p>'Rabbim bu emanetlerini teslim etmeyi nasip etsin' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akraba evliliğinden dolayı 3 evladının engelli doğduğunu ifade eden fedakar anne Koçak, 'Çocuklarımın engelli olmasının sebebi akraba evliliğiydi ama çocuklarımın hepsini çok seviyorum. Çocuklarım sağlıklı veya engelli olsun fark etmez. Çocuk, çocuktur. Her zaman çocuklarımın arkasında olacağım. Evlatlarıma tam 52 senedir bakıyorum. Biri 52, biri 48, diğeri ise 46 yaşında. Allah'tan tek isteğim, evlatlarımı Rabbime emanet edene kadar yaşamak. Rabbim bu emanetlerini teslim etmeyi nasip etsin. Hayatta kaldığım müddetçe onlara bakacağım. Canlarımı bırakmayı asla düşünmedim düşünmem de. Onlar benim hayattaki en değerli hazinem ve tatlı canlarım. Bazen kendi aralarında sürekli kavga ediyorlar ama en sonunda barışıyorlar. Bana bir çiçek getirip yanıma gelseler yeter, başka bir şey istemem yeter ki çocuklarım iyi olsun' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Hatay</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/omrunu-adadigi-3-engelli-evladina-gozu-gibi-bakiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:51:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/omrunu-adadigi-3-engelli-evladina-gozu-gibi-bakiyor.jpg" type="image/jpeg" length="35336"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursa'da deniz suyu ısınmadı ama yüzme sezonu açıldı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/bursada-deniz-suyu-isinmadi-ama-yuzme-sezonu-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/bursada-deniz-suyu-isinmadi-ama-yuzme-sezonu-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Mudanya ve Gemlik ilçelerinde hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte gençler denize girmeye başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa'nın Mudanya ve Gemlik ilçelerinde hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte gençler denize girmeye başladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hafta sonuna doğru güneşli havayı fırsat bilen gençler, güneş altında 28 dereceye ulaşan sıcaklık dolayısıyla denize girerek sezonun ilk kulaçlarını attı. Özellikle hafta sonu etkili olan sıcak hava, sahil şeritlerinde hareketliliğe sebep oldu. Mudanya ve Gemlik ilçeleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da yaz ve deniz turizmi kapsamında yerli turistlerden ilgi görecek. </p><p>Bölgedeki plajlar, güneşin tadını çıkarmak ve denize girmek isteyen vatandaşların bu yaz da uğrak noktası olacak. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Bursa</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/bursada-deniz-suyu-isinmadi-ama-yuzme-sezonu-acildi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:49:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/bursada-deniz-suyu-isinmadi-ama-yuzme-sezonu-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="80685"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sosyal medyayı sallayan ikili: Anne ve 7,5 aylık kızı izleyenlerin yüzünde tebessüm bırakıyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/sosyal-medyayi-sallayan-ikili-anne-ve-75-aylik-kizi-izleyenlerin-yuzunde-tebessum-birakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/sosyal-medyayi-sallayan-ikili-anne-ve-75-aylik-kizi-izleyenlerin-yuzunde-tebessum-birakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Gündoğmuş ilçesinde yaşayan Elif Özer ile 7,5 aylık kızı Gökçe'nin günlük yaşamlarından paylaşılan görüntüler, sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi. Anne-kızın samimi anları izleyenlerin yüzünde tebessüm oluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'nın Gündoğmuş ilçesinde yaşayan Elif Özer ile 7,5 aylık kızı Gökçe'nin günlük yaşamlarından paylaşılan görüntüler, sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi. Anne-kızın samimi anları izleyenlerin yüzünde tebessüm oluşturuyor. </p><p>Gündoğmuş ilçesinde yaşayan Elif Özer Küçük (30) ile Hüseyin Küçük çiftinin 7,5 aylık kızları Gökçe'nin gezmeyi seven halleri sosyal medyada gündem oldu. Anne Özer'in, eşine kızını göstermek amacıyla çektiği görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşmasının ardından videolar kısa sürede viral oldu. Küçük Gökçe'nin sürekli dışarı çıkmak istemesiyle kızını sırtına alan anne, yeni yerler keşfetmek için sürekli geziyor. Anne-kızın doğal halleri sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlenip beğeni alıyor. </p><p>'Aynı pozisyonda kalmak istemeyen bir bebek' </p><p>Kızının sürekli hareket halinde olmak istediğini belirten anne Elif Özer, 'Aynı pozisyonda kalmak istemeyen bir bebek. Onu sürekli gezdirmek ve yeni şeyler keşfetmek zorundayız. Bu yüzden de köye geldik. Havanın güzel olduğu günlerde sabah, öğle ve akşam dışarıya çıkarıyorum. Hiçbir anı kaçırmıyoruz' dedi. </p><p>'Annelik insana doğduğu andan yüklenen bir şey' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Anneliğin tarif edilmesi zor bir duygu olduğunu ifade eden Özer, Annelik insana doğduğu andan yüklenen bir şey. Onun ihtiyaçlarını anlayıp karşılık vermek durumunda kalıyorsunuz. Bu durumdan çok mutluyum. Kızımla inşallah daha güzel yerlere geliriz. Onunla birlikte güzel bir hayat yaşamayı istiyorum' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/sosyal-medyayi-sallayan-ikili-anne-ve-75-aylik-kizi-izleyenlerin-yuzunde-tebessum-birakiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:49:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/sosyal-medyayi-sallayan-ikili-anne-ve-75-aylik-kizi-izleyenlerin-yuzunde-tebessum-birakiyor.jpg" type="image/jpeg" length="13412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karnındaki devasa şişlik 22 kiloluk tümör çıktı: 'Kabızlık diye düşündüm' dedi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/karnindaki-devasa-sislik-22-kiloluk-tumor-cikti-kabizlik-diye-dusundum-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/karnindaki-devasa-sislik-22-kiloluk-tumor-cikti-kabizlik-diye-dusundum-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da yaşayan 62 yaşındaki Şükran Samanlı, karnındaki şişlik ve ağrının kabızlıktan olduğunu düşünerek doktora gitmeyi ihmal etti. Adeta hamile bir kadın görüntüsüne ulaşan Samanlı'nın karnındaki şişliği 22 kiloluk tümörden kaynaklandığı tespit edildi. Ameliyatla tümörü alınan Samanlı, 'Nefes alamıyordum, taş gibi bir şeydi. Neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı, o korkuyla kendimi acile attım. Kabızlık diye düşündüm çünkü sık sık oluyordum. Hatam oldu, doğumlardan sonra kadın doğum muayenesine hiç gitmedim' dedi. Operasyonu gerçekleştiren Op. Dr. Emin Erhan Dönmez, ise 'Devasa bir kitle saptadık, ameliyat 6 saat kadar sürdü. 50 cm civarında, yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz. Yumurtalık tümörleri biraz sinsi, üçüz gebelik boyutunda vardı hatta daha büyüktü diyebiliriz' şeklinde konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da yaşayan 62 yaşındaki Şükran Samanlı, karnındaki şişlik ve ağrının kabızlıktan olduğunu düşünerek doktora gitmeyi ihmal etti. Adeta hamile bir kadın görüntüsüne ulaşan Samanlı'nın karnındaki şişliği 22 kiloluk tümörden kaynaklandığı tespit edildi. Ameliyatla tümörü alınan Samanlı, 'Nefes alamıyordum, taş gibi bir şeydi. Neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı, o korkuyla kendimi acile attım. Kabızlık diye düşündüm çünkü sık sık oluyordum. Hatam oldu, doğumlardan sonra kadın doğum muayenesine hiç gitmedim' dedi. Operasyonu gerçekleştiren Op. Dr. Emin Erhan Dönmez, ise 'Devasa bir kitle saptadık, ameliyat 6 saat kadar sürdü. 50 cm civarında, yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz. Yumurtalık tümörleri biraz sinsi, üçüz gebelik boyutunda vardı hatta daha büyüktü diyebiliriz' şeklinde konuştu. </p><p>İstanbul'da yaşayan 2 çocuk annesi 62 yaşındaki Şükran Samanlı, edinilen bilgiye göre bir süre önce karnında şişlik ve ağrı hissetmeye başlarken durumu zaman zaman yaşadığı kabızlık gibi problemlere bağladı. Samanlı, bu süreçte doktora gitmezken karnı adeta hamile bir kadın görüntüsüne ulaştı. Neredeyse nefes alamaz hale geldiğindeyse İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvurdu. Hastanın devasa şişkinlikteki karnını gören hekimler büyük şaşkınlık yaşadı. 13 Mart'ta yatışı yapılan hasta tetkiklerin ardından jinekolojik onkoloji bölümüne yönlendirildi. Op. Dr. Emin Erhan Dönmez ve ekibinin yaptığı incelemelerde Samanlı'da yumurtalıktaki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesi ile oluştuğu ifade edilen yumurtalık tümörü tespit edildi. Genellikle sinsi ilerlediği belirtilen kasık ağrısı, karında şişlik gibi durumlar oluşturabildiği aktarılan hastalığa karşı Op. Dr. Dönmez ve ekibi hemen harekete geçti. Hastanın hem hareket kabiliyetini sınırlandıran hem organlarına baskı yaptığı belirlenen kitle için ameliyat kararı alındı. Yapılan tüm hazırlıkların ardından 7 Nisan'da gerçekleşen başarılı operasyonla yaklaşık 50 cm ve 22 kilo civarındaki kitleden kurtulan hasta da rahat bir nefes aldı. Samanlı, 23 Nisan'da taburcu edilirken tedavisinin devam edeceğini belirten Op. Dr. Dönmez, hastasının durumu ve tedavisine ilişkin bilgi verdi. Dönmez, kişilerin bedenlerinde herhangi bir farklılık hissettiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurması gerekliliğine dikkat çekti. Öte yandan hastanın karnındaki devasa şişlik ameliyat öncesi hali ve tıbbi görüntülemelere yansıyan görüntüsüyle gözler önüne serildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Kabızlık diye düşündüm, neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı' </p><p>Yaşadıklarını anlatan 62 yaşındaki Şükran Samanlı, 'Korkuyla geldim, ne çıkacak ne olacak diye panik yaptım. Gücüm kalmadı, nefes alamıyordum, acile yatırıldım. Ameliyata girdim, şimdi rahatım, nefesimi çok rahat alıyorum. Çok kötü bir şeydi, karnımda ne olduğunu anlayamadım, gebelik gibi değil. Gebelikte yine bir esneklik olur, bu taş gibi bir şeydi. Midemin üstüne çıkmıştı, neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı. O korkuyla kendimi acile attım, böyle bir şeyle karşılaşacağım aklımın ucundan bile geçmedi. 2,5-3 ay bekledim, benim de hatam oldu. Karnımı görseniz korkardınız, taşınmaz hale geldi. Yusyuvarlak, şekilsiz yamulmalar oldu, yattığım zaman alt taraflarda göçme oluyordu, sonra taşlaşıyordu. Kabızlık falandır diye düşündüm çünkü sık sık kabız oluyordum. Bende de hata oldu, doğumlardan sonra kadın doğum muayenesine hiç gitmedim' dedi. </p><p>'Beni torunuma kavuşturun dedim' </p><p>Samanlı, 'Kişilerin şüphelendikleri zaman bir an önce hastaneye gitmelerini tavsiye ediyorum' diyerek sözlerine şöyle devam etti: 'Doktor bey ameliyata karar verince beni torunuma kavuşturun hocam diye gözlerinin içine baktım, o günü hiç unutmuyorum. Öksüz torunum var, ona bakıyorum sadece onu düşündüm. 78 kilo civarlarındaydım şimdi 57 küsurlardayım. Halimi görenler 'Neyi bekliyorsun, doktora git, git' diyorlardı, neyle karşılaşacağımdan o kadar korktum ki o yüzden bu duruma geldim. Kimse korkmasın hele ki böyle bir hoca ile karşılaştığı zaman çok teşekkür ederim' </p><p>'Kitlenin bir anda kaldırılması hayati risk ortaya çıkarabilirdi' </p><p>Hastasına ilişkin konuşan Op. Dr. Emin Erhan Dönmez, 'İlk acil servisimize karında son 2 aydır giderek artan şişkinlik ve karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. İlk tetkiklerinde karnı dolduran kitle olması üzerine bize konsülte edildi, gerçekten pelvik bölgeden diyaframa kadar hatta akciğeri itecek kadar büyük, devasa bir kitle saptadık. MR ve ultrasonografik değerlendirmelerde kitlenin yumurtalık tümörü olduğunu düşündük. </p><p>Her iki akciğerin alt loblarında sönme olmuştu, kanın oksijenlenmesi bozulmuştu. Bunun sebebi de kitlenin akciğere ve diyaframa yapmış olduğu baskı. Hasta o kadar büyük bir kitleyle gündelik işlerini yapmakta, yürümede, sağa sola dönmede zorluk çekiyor hatta rahat bir uyku bile uyuyamıyordu. Bizi zorlu bir süreç bekliyordu, farkındaydık. Ameliyat 6 saat kadar sürdü, tüm karnı dolduran yaklaşık 50 cm civarında bir kitle saptadık. Kitlenin bir anda damarların üzerinden kaldırılmasıyla hastanın hemodinamisi bir anda bozulabilir, dolaşımsal ve solunumsal hastanın hayati riskini ortaya çıkarabilecek komplikasyonlar olabilirdi' dedi. </p><p>'Yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz' </p><p>'Kontrollü şekilde yaklaşık 6-7 litresini ameliyat esnasında boşalttık' diyerek ve hastanın tedavisinin sürdüğünü aktaran Op. Dr. Dönmez, 'Kitleyi çevre dokulardan, yapışmış olduğu organlardan yavaş yavaş ayırarak total olarak çıkardık. Ameliyattan önce hastamızın kilosu yaklaşık 79 kilo iken ameliyattan sonra 57 kilo civarında. Kitlenin yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz. Farkındalık oluşturmak istediğimiz olay; bedenlerinde herhangi bir değişiklik saptadıklarında, bu kadar büyük bir kitleye ulaşmadan sağlık kuruluşlarına bir an önce başvurmaları. 10 cm'lik ile 50 cm'lik bir kitleyi ameliyat etmek aynı zorlukta olmayacaktır. Yumurtalık tümörleri biraz sinsi ilerliyor, 70-80 kadında bir gözükebiliyor. Meme ve rahim kanserine göre sıklık olarak daha az ama klinik belirti vermediği için genelde yüzde 70-75'ini ileri evrelerde saptıyoruz. Daha mortal gidebiliyor' şeklinde konuştu. </p><p>'Üçüz gebelik boyutunda hatta daha büyüktü' </p><p>Hastalığın sinsi olduğunu ifade ederken dikkat edilmesi gereken belirtilere yönelik bilgi veren Op. Dr. Dönmez, 'Hastamızda olduğu gibi karında büyüme, mideye baskı yaptığı için yemek yiyememe, erken doyma, hazımsızlık, bağırsaklara baskı yaptığı için gaz deşarjında ve büyük tuvalet alışkanlıklarında değişkenlik' diyerek sözlerine şöyle devam etti: 'Bütün kadınlarımıza yıllık jinekolojik muayeneyi öneriyoruz. Hastamız şanslıydı çünkü tümör karın içerisine dağılmamıştı. Bazı tümörler 2 santim iken tüm karına yayılabilir, bazı tümörler de 50 santime kadar herhangi bir patlama olmadan büyüyebilir. Kitle dışarıdan görünüm olarak bir üçüz gebelik boyutunda vardı hatta daha büyüktü diyebiliriz. Gebelikte süreç birazcık daha uzun, yavaş yavaş karın büyüdüğü için toleransı biraz daha fazla olabiliyor. Yumurtalık tümörleri hızlı büyüdüğü, yaklaşık 2-3 ay içerisinde bu boyuta ulaştığı için toleransı biraz daha düşük oluyor' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/karnindaki-devasa-sislik-22-kiloluk-tumor-cikti-kabizlik-diye-dusundum-dedi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:48:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/karnindaki-devasa-sislik-22-kiloluk-tumor-cikti-kabizlik-diye-dusundum-dedi.jpg" type="image/jpeg" length="36657"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Down sendromlu annesinin sosyal alan ve anlayış isteği]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/down-sendromlu-annesinin-sosyal-alan-ve-anlayis-istegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/down-sendromlu-annesinin-sosyal-alan-ve-anlayis-istegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum'da yaşayan 52 yaşındaki Nuran Sağlam, 20 yaşındaki Down sendromlu oğlu Muhammet Hanifi Sağlam ile yaşadığı zorlukları anlattı. Anne sağlam, sosyal alan konusunda destek istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzurum'da yaşayan 52 yaşındaki Nuran Sağlam, 20 yaşındaki Down sendromlu oğlu Muhammet Hanifi Sağlam ile yaşadığı zorlukları anlattı. Anne sağlam, sosyal alan konusunda destek istedi. </p><p>Üç çocuk annesi Sağlam, Anneler Günü'nü buruk geçirdiğini belirtirken, özel çocuk sahibi ailelerin yaşadığı sosyal sorunlara dikkat çekti. Oğlunun koyu bir Galatasaray taraftarı olduğunu söyleyen anne Sağlam, özel çocuklar için sosyal yaşam alanları yapılmasını istedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Çocuklarımızın aktivite yapacağı spor salonları açılsın' </p><p>Anneler Günü'nde oğlunun da kendisine hediye almasını ve duygularını anlatmasını çok istediğini söyleyen Sağlam, 'Konuşamadığı için, anlatamadığı için dışarı çıkaramıyorum. Haftada iki gün okula geliyoruz. Okulda da hocalarımız çok ilgileniyor. Ama çocuklarımızı götüreceğimiz yerler olsun. Oyunlar oynasınlar, toplar, havuzlar, yüzme yerleri olsun. Biz de isteriz ki öyle yerlerde çocuklarımızı da götürelim, dolandıralım. Sürekli evde oldukları için abur cubur çok yedikleri için sürekli kilo alıyorlar. Evde de sürekli oturtamıyorum. Dışarı çıkardığımda halkımız istemiyor. Parka götürüyorum, parkta diyorlar ki 'Getirmeyin bu çocukları, içeri götürün.' Biz bunları ne yapmalıyız? Büyüklerimiz yardımcı olsunlar. Zorluklarım, çocuğumu dışarı çıkardığımız zaman halkımızın istememesi. Parka, bir yerlere götürdüğüm zaman 'Bunu içeri götür, içimize getirme' diyorlar, oynatmıyorlar. Ben de büyüklerimizden benim çocuklarım ve tüm özel çocuklarımız için bir spor salonu yapılmasını rica ediyorum. Özellikle biz de serbest çocuklarımızı götürelim, oynatalım, enerjilerini atsınlar, ondan sonra da çıkıp evimize gelelim. Yoksa ben dışarı çıkaramıyorum. Çıkardığım zaman hiç kimse istemiyor parkta çocuğumu' diye konuştu. </p><p>'Osimhen ve Icardi'den forma istiyorum' </p><p>Çocuğunun bir Galatasaray sevdalısı olduğunu dile getiren Sağlam, 'Victor Osimhen ya da Mauro Icardi forması sürekli üzerinde, hiç çıkarmıyor. Ben de onlardan imzalı forma ya da çocuğuma ulaşmalarını istiyorum' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzurum, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/down-sendromlu-annesinin-sosyal-alan-ve-anlayis-istegi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:47:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/down-sendromlu-annesinin-sosyal-alan-ve-anlayis-istegi.jpg" type="image/jpeg" length="77839"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tepede yaşam, altta dinamit]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/tepede-yasam-altta-dinamit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/tepede-yasam-altta-dinamit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon'un Maçka ilçesindeki Ocaklı Mahallesi, evlerin hemen alt kesiminde yer alan taş ocakları nedeniyle zemin riski ve yapısal tehlikeyle karşı karşıya bulunuyor. Bölgede zaman zaman yapılan dinamit patlamaları sonrası sarsıntılar yaşanırken, kaya düşmesi ve heyelan ihtimali dik yamaç yapısı nedeniyle daha da artıyor. Taş ocakları çevresinde sürdüğü ileri sürülen faaliyetler ve yoğun toz oluşumu, yerleşim alanında yaşam şartlarını ağırlaştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon'un Maçka ilçesindeki Ocaklı Mahallesi, evlerin hemen alt kesiminde yer alan taş ocakları nedeniyle zemin riski ve yapısal tehlikeyle karşı karşıya bulunuyor. Bölgede zaman zaman yapılan dinamit patlamaları sonrası sarsıntılar yaşanırken, kaya düşmesi ve heyelan ihtimali dik yamaç yapısı nedeniyle daha da artıyor. Taş ocakları çevresinde sürdüğü ileri sürülen faaliyetler ve yoğun toz oluşumu, yerleşim alanında yaşam şartlarını ağırlaştırıyor. </p><p>Trabzon Maçka ilçesine bağlı Ocaklı Mahallesi, taş ocaklarının gölgesinde yaşam mücadelesi veriyor. Yaklaşık 15 hanede 40 kişinin yaşadığı yüksek rakımlı mahallede, evlerin hemen alt kısmında bulunan taş ocakları nedeniyle heyelan riski her geçen gün büyüyor. Dinamit patlamalarıyla sarsılan mahallede evlerde çatlaklar oluşurken, 2023 yılında bölgede meydana gelen heyelan, mahalledeki tehlikeyi gözler önüne serdi. Dik yamaçtan kopan dev kaya parçaları, taş ocağı sahasına ve mahalle yoluna sürüklendi. Tonlarca ağırlığındaki kayaların önüne kattığı yol ulaşıma kapanırken, bölgede büyük hasar oluştu. Heyelanın yaşandığı alandaki taş ocağıyla ilgili ise kapatılmasına rağmen kaçak şekilde taş alımı yapıldığı ve zaman zaman dinamit kullanıldığı iddiaları gündeme geldi. Yaşanan heyelanın ardından bölgedeki risk daha da büyüdü. Heyelanın meydana geldiği taş ocağına yaklaşık 400 metre uzaklıkta bulunan başka bir taş ocağında ise faaliyet sürüyor. Bölgede zaman zaman gerçekleştirilen dinamit patlamalarının ardından mahallede sarsıntılar yaşandığı, dik yamaç yapısı nedeniyle kaya düşme riskinin arttığı kaydedildi. Özellikle yağışlı dönemlerde zemindeki hareketlilik mahalledeki endişeyi büyütürken, şikayetler üzerine Trabzon Valiliği tarafından oluşturulan komisyon bölgede inceleme yaptı. İncelemelerde mahallede bulunan bir evin riskli yapı olarak değerlendirildiği öğrenildi. Taş ocaklarından yükselen yoğun toz mahalleyi kaplarken, bazı evlerin duvarlarında çatlaklar meydana geldi. Dik yamaçta kurulu mahallede her patlama sonrası korku dolu anlar yaşanıyor. </p><p>Taş ocaklarından yayılan yoğun toz nedeniyle mahallede yaşam şartları zorlaşırken, tarım alanlarının da olumsuz etkilendiği belirtiliyor. Yamaçta kurulu yerleşimde her patlama sonrası yeni bir kayma ve kaya düşmesi ihtimali endişeyi artırıyor. Bölge sakinleri, taş ocaklarının yerleşim alanına kadar ilerlemesi, dinamit patlatmaları ve çevresel etkiler nedeniyle yaşam şartlarının sürdürülemez hale geldiğini dile getiriyor </p><p>'Evimizde uyurken bir anda yataktan fırlayabiliyoruz' </p><p>Mahalle sakinlerinden Çınar Öztürk, 10-15 yıldır taş ocağı ile mücadele halinde olduklarını belirterek, 'Trabzon Valiliği tarafından komisyon kuruldu. Gelip burada inceleme yaptılar. İlgililer bu şekilde olmayacağı sözlü olarak beyan etti. Merkezde yapılan toplantıda aleyhimize bir karar çıktı. Tekrar müracaata bulunduk. Çünkü toz ve toprak oluyor artık burada yaşayamaz hale geldik. Geçtiğimiz günlerde KTÜ'lü bir akademisyen geldi. O da bize sözlü olarak dağın içerisine fazla girildiğini ve şekilde burada çalışma olmayacağını söyledi. Suluma ve çevre düzenlemesinin yapılmadığını belirtti. Bunlar sözlü olarak kaldığı için mahalleli olarak mağdur durumdayız. Taş ocağında dinamik te atılıyor. Evimizde uyurken bir anda yataktan fırlayabiliyoruz. Bütün kurumlara yazılar yazdık ama herhangi bir sonuç elde edemedik. 15 hane ve yaklaşık 40 kişiyi etkileyen bir durum var. Taş ocağı faaliyeti başladıktan sonra bizim yaptığımız müracaatlarla komisyon üyeleri gelip inceleme yaptılar. Amcamın oğlunun evini riskli hale getirdiler. Böylelikle satmaya mecbur bıraktılar. Bir evin satın alınmasıyla mağduriyet giderilmiyor. Dinamik atıldıktan sonra dışarıya çıkıp kapıda oturamıyoruz. Aynı bölgede farklı bir taş ocağı daha vardı. Dağın içerisine fazla girilmesi ve dinamik atılması sonucu dağ komple aşağıya geldi. Evimize geldiğimiz yol riskli hale geldi. Mahalleli kendi arazisinden yer vererek yol açtık. Hayvanımız var, çocuklarımız var kapıya çıkarmaya korkuyoruz. Hiçbir önlem alınmamış. İvedi bir şekilde taş ocağının durdurulup incelenmesini istiyoruz. Bölgeyi gelip inceleme yapan akademisyene göre burası şuan tehlikeli. Taş ocağı usulsüz olarak işletilmiş. Müracaat ettik ama bir sonuç alamadık. Ne yapacağımızı şaşırdık. Ata toprağımızdan çıkmak istemiyoruz' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Nefes almak istiyoruz' </p><p>Dinamit patlatılmasından dolayı evinde çatlaklar oluştuğunu kaydeden mahalle sakini Osman Alan ise, '10-15 sene önce başlayan bir durum var. Yukarı çıkarak evlerimizin dibine kadar geldi. 80 yaşımda annem, eşim ve çocuklarımla birlikte burada yaşıyorum. Kapımızın önünde oturmaya korkuyoruz. Toz, duman ve gürültüden dolayı nefes alamıyoruz. Ata toprağımızda yaşıyoruz ne yapalım, nereye gidelim. Dinamit patlatılmasından dolayı evimde çatlaklar oluştu. Bunu defalarca yetkililere bildirdik. Biz burada yaşamaya korkuyoruz. Başka gidecek yerimiz yok. Artık tarlamızda yetiştirdiğimiz ürünleri yiyemiyoruz. Can güvenliğimiz alınmıyor. Birbirimize telefon açarak korkmayın diyoruz. Bizim için yaşantı diye bir şey kalmadı. Tamamen zülüm ve işkence çekiyoruz. Buradan öğrenci servisi geçiyor. Bunun hesabını kim verecek. Kimseye sesimizi duyuramıyoruz. Biz taş ocağı çalışmasın demiyoruz ama bizde nefes almak istiyoruz. Toz duman içerisinde yaşamak istemiyoruz' şeklinde konuştu. </p><p>'Geceleri uyuyamıyorum, korkuyorum' </p><p>Geceleri uyuyamadığını vurgulayan Esma Alan (68) da, 'Artık bahçedeki çayırı ineğim bile yemiyor. Halimiz ne olacak bilmiyoruz. Taş ocağı faaliyete başladıktan sonra her şey değişti. Toz ve dumandan bir şey yapamıyoruz. Korkuyoruz, evlerimiz sallanıyor. Evimizde zarar gördü. Kimse ilgilenmiyor. Geceleri uyuyamıyorum, korkuyorum. Taş ocağının yukarıya doğru gelmesini istemiyoruz. Kapanmasını istiyoruz' diye konuştu. </p><p>'Burada heyelan olacak bizde göçüp gideceğiz' </p><p>Taş ocağının kapatılmasını isteyen mahalle sakini Hasan Alan (71) ise, 'Benim atam bu topraklarda doğdu. Bizim burada yaşantı alanımızı kısıtladılar. Tozdan dumandan yaşayamaz hale geldik. Tarladaki mahsulümüz olmuyor. Evlerimiz sallandığında deprem oluyor diye korkuyoruz. Burada yaşamaya mecburuz başka nereye gidelim. Usulsüz kazı yapıyorlar. Burada heyelan olacak bizde göçüp gideceğiz. Yetkililer bizi duysun. Taş ocağının kapatılmasını istiyoruz. Bu kadar insan nereye gidecek. Çayır biçip hayvanımıza yediremiyoruz çünkü kokuyor' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Trabzon, Çevre</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/tepede-yasam-altta-dinamit</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:46:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/tepede-yasam-altta-dinamit.jpg" type="image/jpeg" length="96450"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haluk Levent'ten dikkat çeken Gülistan Doku çıkışı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/haluk-leventten-dikkat-ceken-gulistan-doku-cikisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/haluk-leventten-dikkat-ceken-gulistan-doku-cikisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli'de düzenlenen Mameki Fest'te sahne alan sanatçı Haluk Levent, Gülistan Doku için eserler seslendirirken, 'Çok enteresan bir haberim var. Ben burada sahneden paylaşamam. Bir iki gün içinde göreceksiniz' ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tunceli'de düzenlenen Mameki Fest'te sahne alan sanatçı Haluk Levent, Gülistan Doku için eserler seslendirirken, 'Çok enteresan bir haberim var. Ben burada sahneden paylaşamam. Bir iki gün içinde göreceksiniz' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tunceli Valiliği tarafından düzenlenen Mameki Fest kapsamında sahne alan sanatçı Haluk Levent, konser sırasında yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Levent, uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alan Gülistan Doku olayının aydınlatılması için çaba gösteren Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı ile Tunceli Valisi Şefik Aygöl'e teşekkür etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Tunceli</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/haluk-leventten-dikkat-ceken-gulistan-doku-cikisi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:42:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/haluk-leventten-dikkat-ceken-gulistan-doku-cikisi.jpg" type="image/jpeg" length="18392"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kalbindeki engele piyanoyla direniyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/kalbindeki-engele-piyanoyla-direniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/kalbindeki-engele-piyanoyla-direniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ta oğlunun engellerini sonsuz anne şefkati ve sanatın gücüyle aşan Filiz Köktürk Özgül, yüreğindeki 'Bizden sonra ne olacak?' korkusuna inat evladını hayata piyano notalarıyla sımsıkı bağlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zonguldak'ta oğlunun engellerini sonsuz anne şefkati ve sanatın gücüyle aşan Filiz Köktürk Özgül, yüreğindeki 'Bizden sonra ne olacak?' korkusuna inat evladını hayata piyano notalarıyla sımsıkı bağlıyor. </p><p>Çaycuma ilçesinde genetik rahatsızlığı ve kalp problemi nedeniyle çok sevdiği yüzme sporunu bırakmak zorunda kalan lise öğrencisi 18 yaşındaki Mustafa Burak Özgül, hayata annesi Filiz Köktürk Özgül'ün (62) desteğiyle piyano tuşlarında tutunuyor. Özel çocuğuyla verdiği mücadeleyi anlatan anne Özgül, 'Bizden sonra ne olacak?' endişesi taşıdıklarını belirterek toplumdan sadece empati bekliyor. </p><p>Çaycuma Özel Eğitim Meslek Okulu lise son sınıf öğrencisi olan ve aynı zamanda özel eğitim merkezine devam eden Mustafa Burak Özgül, annesi Filiz Köktürk Özgül ile birlikte zorlu ama ilham veren bir mücadele yürütüyor. </p><p>'Hayatı bir yerinden yakalasın istiyoruz' </p><p>Eğitimine özel eğitim merkezinde devam eden ve annesiyle birlikte problemleri aşan Burak, hayattaki engelleri de sanatla aşıyor. Oğlunun genetik rahatsızlığına bağlı olarak kalp problemi de yaşadığını belirten anne Filiz Köktürk Özgül, Burak'ın çok iyi bir yüzücü olmasına rağmen sağlığı elvermediği için bu spora devam edemediğini ifade etti. Özgül, 'Burak çok iyi bir sporcu olabilirdi, çok da hızlı yüzüyor fakat bunu kalbinden dolayı yapamaz. O nedenle müziğe, piyanoya yöneldi. Yetenekleri neyse o alanda, onları yapmaya çalışıyoruz. Yapabildiklerine odaklanıyoruz, yapamadıklarında bir adım ileri attırmaya çalışıyoruz. Hayatı bir yerinden yakalasın istiyoruz' dedi. </p><p>'İnsanların gözlerini dikip bakması çok acıtıyor' </p><p>Toplum içinde yaşadıkları zorluklara da dikkat çeken anne Özgül, çevredekilerin yargılayıcı bakışlarının kendilerini yaraladığını dile getirdi. Dışarı çıktıklarında empati beklediklerini vurgulayan Özgül, 'Çocuğumuz bir taşkınlık yaptığında, herhangi bir hareket yaptığında insanlar gözlerini dikip bakmasınlar. Bu çok acıtıyor. Gerçekten çok acıtıyor. Kimse böyle olmayı istemez, bunu biz seçmedik ki. Ama oldu, bu da bize bir Tanrı'nın lütfu diye düşünüyorum. Şanslıyım, evladımı çok seviyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>Geç yaşta anne olduğunu ve bu duygunun eşsizliğini vurgulayan Özgül, 'Anne olmak dünyanın en güzel duygusu. Özel bir çocuğum var, evet özel ve çok güzel. Zorlukları yok mu? Tabii ki var' diye konuştu. </p><p>'Hayata zaten 1-0 yenik başlıyoruz' </p><p>Kendisinin ve onunla aynı hayatı paylaşan tüm kadınların ortak korkusunu dile getiren Özgül, geleceğe dair taşıdıkları ağır yükü şu sözlerle anlattı: </p><p>'En büyük zorluk, en büyük sorun bizim için; biz evet şimdi hayattayız ama bizden sonra ne olacak? Bizden sonra ne olacak sahipsiz çocuklarımız? Bu düşünce bizi kahrediyor. O nedenle her alanda çocuğumuzu hayata sarılmaya uğraştırıyoruz. Bir yerden tutunsun, bir yerden yakalasın hayatı. Çünkü biz hayata zaten 1-0 yenik başlıyoruz.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Topluma ve diğer ailelere de seslenen Özgül, 'Lütfen evlatlarınızın kıymetini bilin, evlatlarınızı sevin. Elbette seviyorlar, zorlukları da var ama biraz da farkında olun lütfen' diyerek şefkatin ve kabullenmenin öneminin altını çizdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Zonguldak, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/kalbindeki-engele-piyanoyla-direniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:33:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/kalbindeki-engele-piyanoyla-direniyor.jpg" type="image/jpeg" length="49238"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/659-kilogram-uyusturucu-madde-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/659-kilogram-uyusturucu-madde-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Gürbulak, Kapıkule, Kapıköy, İpsala Gümrük Kapıları ve İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen 6 ayrı operasyonda, toplam 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Gürbulak, Kapıkule, Kapıköy, İpsala Gümrük Kapıları ve İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen 6 ayrı operasyonda, toplam 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. </p><p>Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar neticesinde; son bir hafta içerisinde gerçekleştirilen 6 ayrı operasyonda uyuşturucu kaçakçılığına ağır darbe vuruldu. </p><p>Gerçekleştirilen operasyonlarda; Gürbulak Gümrük Kapısı'nda 286 kilogram metamfetamin, İstanbul Havalimanı'nda 173 kilogram esrar, Kapıkule Gümrük Kapısı'nda 153 kilogram esrar, Kapıköy Gümrük Kapısı'nda 25 kilogram esrar, İpsala Gümrük Kapısı'nda 22 kilogram esrar olmak olmak üzere toplam 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu maddeler imha edildi. </p><p>Konuya ilişkin bakanlıktan yapılan açıklamada, Gümrükler Muhafaza ekiplerinin gelişmiş risk analiz sistemleri, teknik kontrol altyapısı ve sahadaki etkin operasyon kabiliyetiyle tüm kara, hava ve sınır kapılarında kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğü ifade edildi. </p><p>Öte yandan, uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere, terörizmin finansmanı ve kara para aklama suçlarına kaynak sağlayan her türlü kaçakçılık faaliyetinin önlenmesine yönelik çalışmalarının aynı kararlılıkla devam edildiği aktarıldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ayrıca, kaçakçılıkla mücadele çalışmaları kapsamında ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları ile koordinasyon içerisinde yürütülen soruşturmaların Edirne, Saray, Doğubayazıt ve Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde devam ettiği kaydedildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/659-kilogram-uyusturucu-madde-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:32:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/659-kilogram-uyusturucu-madde-ele-gecirildi.jpg" type="image/jpeg" length="15446"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gümüşhane'nin kartal yuvası: Canca Kalesi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/gumushanenin-kartal-yuvasi-canca-kalesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/gumushanenin-kartal-yuvasi-canca-kalesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane'de 'kartal yuvası'nı andıran tarihi Canca Kalesi, baharın gelişiyle birlikte ziyaretçilerin akınına uğradı. Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikteki sarp kayalıklar üzerine kurulu kaleden Gümüşhane'yi kuş bakışı izleyen vatandaşlar hem şehrin eşsiz manzarasını seyretti hem de adrenalin dolu anlar yaşadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gümüşhane'de 'kartal yuvası'nı andıran tarihi Canca Kalesi, baharın gelişiyle birlikte ziyaretçilerin akınına uğradı. Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikteki sarp kayalıklar üzerine kurulu kaleden Gümüşhane'yi kuş bakışı izleyen vatandaşlar hem şehrin eşsiz manzarasını seyretti hem de adrenalin dolu anlar yaşadı. </p><p>Gümüşhane'nin en ikonik tarihi yapılarından birisi olan ve şehir merkezini sarp bir kayalık üzerinden kuşbakışı izleyen yaklaşık 1500 yıllık Canca Kalesi, bahar mevsimiyle birlikte doğaseverleri ve fotoğraf tutkunlarını ağırlamaya başladı. </p><p>Roma döneminden günümüze kadar ulaşan Canca Kalesi, son dönemde Gümüşhanelilerin ve turistlerin gözde mekanı haline geldi. </p><p>Baharın gelmesiyle yeşile bürünen doğanın içinde, Harşit Çayı ve karlı dağ manzaraları eşliğinde kaleye çıkan vatandaşlar, bölgenin eşsiz güzelliklerini ölümsüzleştiriyor. </p><p>Kenti 150 metre yükseklikten gören konumuyla ziyaretçilerine panoramik bir görsel şölen sunan kaleye çıkan vatandaşlardan Şener Odabaş, baharın gelmesiyle yeşillenen doğayı ve açan çiçekleri fotoğrafladı. </p><p>'Ayaklarımız titredi ama değdi' </p><p>Canca Mahallesi nüfusuna kayıtlı olduğunu belirten Odabaş, kalenin tarihi değerine vurgu yaparak herkesi bu alanı görmeye davet ederek şunları söyledi: 'Süleymaniye Mahallesi üzerinden buraya geldik. Baharın gelişiyle ortalık yeşillendi, harika çiçekler var. Canca Kalesi'nden Gümüşhane'yi izlemek bambaşka bir keyif. Fotoğraf çekerken açıkçası yükseklikten dolayı ayaklarım titredi ama bu manzaraya değer. Buraya bir seyir terası yapılması bölgeyi daha da güzelleştirecektir.' </p><p>Ziyaretçilerden Mehmet Kaçan ise Gümüşhane merkezinde yaşamasına rağmen kaleye ilk kez çıktığını belirtti. Kaçan, kalenin sunduğu manzarayı 'müthiş bir ambiyans' olarak nitelendirdi. </p><p>Bir yanlarında tarihi Süleymaniye Mahallesi, önlerinde Gümüşhane kent merkezi ve Harşit Çayı'nın bulunduğunu ifade eden Kaçan, yüksek kesimlerdeki kar manzarası ile şehir merkezindeki bahar havasının aynı karede buluştuğunu dile getirdi. </p><p>Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikte baş döndürücü bir noktada olduklarını ifade eden Kaçan, 'Gümüşhane'yi, Harşit Çayı'nı ve karlı zirveleri buradan izlemek müthiş bir duygu. Tam bir kuş bakışı seyir noktası' ifadelerini kullandı. </p><p>Yükseklik Korkusu Olanlara Uyarı </p><p>Ziyaretçiler, kalenin sarp yapısı ve uçurum kenarındaki konumu nedeniyle oldukça dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Özellikle fotoğraf çekmek isteyenlerin uçurum kenarlarına yaklaşırken temkinli olması gerektiğini </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>belirten vatandaşlar, 'Yükseklik korkusu olanlar için burası oldukça zorlayıcı olabilir, dikkatli gelinmesi gereken bir yer' uyarısında bulundu. </p><p>Canca Kalesi </p><p>Deniz seviyesinden yaklaşık 1530 metre yükseklikte bulunan ve milattan sonra 540 yıllarında Roma İmparatoru II.Justinyen tarafından yaptırıldığına dair bilgiler bulunan Canca Kalesi, Roma ve Bizans dönemlerinden itibaren stratejik bir savunma noktası olarak kullanıldı. Geçmişte bölgedeki gümüş madenlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla kullanıldığı tahmin edilen kale, günümüzde ise Gümüşhane´nin en önemli turizm potansiyellerinden biri olarak değerlendiriliyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gümüşhane, Çevre</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/gumushanenin-kartal-yuvasi-canca-kalesi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:32:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/gumushanenin-kartal-yuvasi-canca-kalesi.jpg" type="image/jpeg" length="74521"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[En hüzünlü Anneler Günü]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/en-huzunlu-anneler-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/en-huzunlu-anneler-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta okula düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğrencilerden Bayram Nabi Şişik'in annesi Mine Hayva Şişik, 'Ben çok seviyorum diye o bana her gün papatya toplardı, her gün çiçek getirirdi. Ben onu çiçeksiz koymam, o benim meleğim, cennet kuşum oldu' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş'ta okula düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğrencilerden Bayram Nabi Şişik'in annesi Mine Hayva Şişik, 'Ben çok seviyorum diye o bana her gün papatya toplardı, her gün çiçek getirirdi. Ben onu çiçeksiz koymam, o benim meleğim, cennet kuşum oldu' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulunda gerçekleşen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 11 yaşındaki 5. sınıf öğrencisi Bayram Nabi Şişik'in mezarına ziyaretler sürüyor. Anne Mine Hayva Şişik, oğlunun mezarına gelerek papatya çiçeği dikti. Anneler gününü oğlu olmadan girmenin üzüntüsünü yaşayan anne Mine Hayva Şişik, oğluna dair anlattıklarıyla yürekleri dağladı. Oğlunun son yaptığı resmin Türk bayrağı olduğunu ifade eden anne, arkadaşı ile olan son ses kaydı ve bir videoyu da paylaştı. </p><p>Gözyaşları içinde konuşan anne Mine Hayva Şişik, Bayram Nabi Şişik'in arkadaşına gönderdiği son ses kaydını da anlattı. Bayram'ın Türk bayrağı boyama ödevinden bahsettiğini belirten anne, oğlunun arkadaşına 'Vakit nakittir, zamanı iyi değerlendirelim' diyerek ödevi hızlı yapmasını söylediğini ifade etti. </p><p>Mine Hayva Şişik konuşmasında, 'Ben çok seviyorum diye o bana her gün papatya toplardı, her gün çiçek getirirdi. Ben onu çiçeksiz koymam, o benim meleğim, cennet kuşum oldu. En son uçan balon almıştı. Anneme diye jest yapmayı severdi. Yani bizi mutlu etmeyi severdi. Allah razı olsun. Biz ondan razıydık. Rabbim de razı olsun. Son yaptığı resim de yine Türk bayrağıydı. Arkadaşına da akşamında ses kaydı atmış. Türk bayrağını tamamlayalım, vakit nakittir, zamanı iyi değerlendirelim diye Adnan'a. Adnan da sıra arkadaşıydı zaten. Ses kaydını da iki gün önce dinledim. Rabbim yanına aldı, tertemiz yanına aldı' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kahramanmaraš, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/en-huzunlu-anneler-gunu</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 09:26:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/05/agency/iha/en-huzunlu-anneler-gunu.jpg" type="image/jpeg" length="33410"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
