<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Mira Gündem sondakika güncel haberler</title>
    <link>https://www.miragundem.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.miragundem.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Mira Gündem © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 16 Aug 2026 10:55:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[8 ay önce oğlunu kazada kaybetmişti, fındık bahçesinde kalp krizi geçirdi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/8-ay-once-oglunu-kazada-kaybetmisti-findik-bahcesinde-kalp-krizi-gecirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/8-ay-once-oglunu-kazada-kaybetmisti-findik-bahcesinde-kalp-krizi-gecirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya'nın Hendek ilçesinde fındık bahçesinde çalıştığı sırada kalp krizi geçiren Hüseyin İlmek, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. İlmek ailesinin yaklaşık 8 ay önce de oğullarını trafik kazasında kaybettiği öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sakarya'nın Hendek ilçesinde fındık bahçesinde çalıştığı sırada kalp krizi geçiren Hüseyin İlmek, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. İlmek ailesinin yaklaşık 8 ay önce de oğullarını trafik kazasında kaybettiği öğrenildi. </p><p>Olay, Hendek ilçesi Güney Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, fındık bahçesinde çalıştığı esnada aniden fenalaşan Hüseyin İlmek (58) yere yığıldı. Durumu fark eden çevredekilerin ihbarı üzerine adrese sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerince ilk müdahalesi yapılan ve kalp krizi geçirdiği belirlenen İlmek, ambulansla Hendek Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. İlmek, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. </p><p>8 ay arayla ikinci acı </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Öte yandan, İlmek ailesinin, 7 Aralık 2025 tarihinde oğulları Aytekin İlmek'i de bir trafik kazasında kaybettiği, 8 ay arayla yaşanan ikinci vefatın ailenin acısını ikiye katladığı öğrenildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sakarya, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/8-ay-once-oglunu-kazada-kaybetmisti-findik-bahcesinde-kalp-krizi-gecirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:46:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/8-ay-once-oglunu-kazada-kaybetmisti-findik-bahcesinde-kalp-krizi-gecirdi.jpg" type="image/jpeg" length="57804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[(ÖZEL) Çatalca'da kendisini eve kilitleyen silahlı şahıs 4 gün sonra jandarmaya teslim oldu]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/ozel-catalcada-kendisini-eve-kilitleyen-silahli-sahis-4-gun-sonra-jandarmaya-teslim-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/ozel-catalcada-kendisini-eve-kilitleyen-silahli-sahis-4-gun-sonra-jandarmaya-teslim-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Çatalca'da ailesiyle yaşadığı tartışmanın ardından kendini eve kilitleyen ve olay yerine gelen jandarma ekiplerine ateş ettiği iddia edilen şahıs, 4 gün süren ikna çalışmalarının ardından teslim oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Çatalca'da ailesiyle yaşadığı tartışmanın ardından kendini eve kilitleyen ve olay yerine gelen jandarma ekiplerine ateş ettiği iddia edilen şahıs, 4 gün süren ikna çalışmalarının ardından teslim oldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Olay, 13 Ağustos Perşembe günü Çatalca Yalıköy Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İrfan A. ile ailesi arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışma sırasında şahsın babası fenalaştı. Bunun üzerine fenalaşan baba için olay yerine ambulans çağrıldı. Yaşananların ardından İrfan A. kendisini evine kilitledi. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Jandarma ekiplerinin olay yerine gelmesinin ardından şahsın ekiplere ateş ettiği iddia edildi. Bunun üzerine bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, İrfan A.'nın teslim olması için ikna çalışması başlatıldı. Jandarma ekiplerinin yaklaşık 4 gündür sürdürdüğü ikna çalışmaları sonuç verdi. 16 Ağustos Pazar sabahı teslim olmaya ikna edilen şahıs, evinin bahçesinde jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Şahsın jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Istanbul, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/ozel-catalcada-kendisini-eve-kilitleyen-silahli-sahis-4-gun-sonra-jandarmaya-teslim-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/ozel-catalcada-kendisini-eve-kilitleyen-silahli-sahis-4-gun-sonra-jandarmaya-teslim-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="70945"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Otomobilin çarptığı yaşlı kadın hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/otomobilin-carptigi-yasli-kadin-hayatini-kaybetti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/otomobilin-carptigi-yasli-kadin-hayatini-kaybetti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya'nın Hendek ilçesinde yolun karşı tarafına geçmek isterken otomobilin çarptığı yaşlı kadın, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sakarya'nın Hendek ilçesinde yolun karşı tarafına geçmek isterken otomobilin çarptığı yaşlı kadın, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kaza, gece saatlerinde Hendek ilçesi Mahmutbey Mahallesi Cenaze Köprüsü mevkiinde meydana geldi. Yolun karşısına geçmeye çalışan Emine Çolak'a (80) henüz sürücüsü ve plakası öğrenilemeyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın şiddetiyle yola savrulan yaşlı kadın ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince olay yerinde yapılan ilk müdahalesinin ardından Hendek Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Emine Çolak, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. </p><p>Emine Çolak'ın cenazesi bugün öğle namazına müteakip Yeni Camii'de kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sakarya, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/otomobilin-carptigi-yasli-kadin-hayatini-kaybetti-1</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:43:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/otomobilin-carptigi-yasli-kadin-hayatini-kaybetti.jpg" type="image/jpeg" length="44619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[400 yıllık handa geçmişe yolculuk]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/400-yillik-handa-gecmise-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/400-yillik-handa-gecmise-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te yaklaşık 400 yıllık tarihi han, restorasyonun ardından sabun ve pekmez üretiminin geçmişten günümüze uzanan hikayesini anlatan müzeye dönüştürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep'te yaklaşık 400 yıllık tarihi han, restorasyonun ardından sabun ve pekmez üretiminin geçmişten günümüze uzanan hikayesini anlatan müzeye dönüştürüldü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde önemli hanlar arasında gösterilen yapı, bugün ziyaretçilerini geleneksel üretim yöntemleriyle buluşturuyor. Şahinbey ilçesi Tışlaki Mahallesi'nde bulunan ve uzun yıllar atıl durumda kalan tarihi han, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'ne bağışlandı. Yaklaşık 1,5 yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ayağa kaldırılan yapı, Kayna Sabun ve Pekmez Müzesi olarak kapılarını ziyaretçilere açtı. Gaziantep'in geçmişteki üretim kültürünün izlerini taşıyan müzede, zeytinin sabuna ve zeytinyağına dönüşme süreci geleneksel yöntemlerle anlatılıyor. Zeytinlerin kırılmasında kullanılan mengeneden zeytinyağlarının saklandığı kuyulara kadar birçok araç, tarihi handa sergileniyor. Üzümün pekmeze dönüşme süreci de müzenin önemli bölümlerinden birini oluşturuyor. Geçmişte kullanılan 'şerbet evi, tort, mahsere ve tekedene' gibi geleneksel araçlar, ziyaretçilere üzümün nasıl işlenerek pekmeze dönüştürüldüğünü gösteriyor. Müzenin hazırlanması sırasında Gaziantep ve çevre köylerde kapsamlı araştırmalar yapıldı. Geçmişte sabun, zeytinyağı ve pekmez üretiminde kullanılan araç ve gereçler tek tek toplanarak müzeye kazandırıldı. Müze, yalnızca tarihi araçların sergilendiği bir alan olmanın ötesine geçiyor. Ziyaretçiler, dijital sunumlar ve görsel materyallerle geleneksel üretim süreçleri hakkında bilgi edinirken, düzenlenen atölyelerde bazı üretim aşamalarını uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buluyor. </p><p>'Bulunduğumuz yapı yaklaşık 400 yıllık bir geçmişe sahip' </p><p>Müze ilgili bilgi veren rehber Ayşegül Aksu, 'Bulunduğumuz yapı yaklaşık 400 yıllık bir geçmişe sahip. Aslında burası 400 yıllık bir müze değil, 400 yıllık tarihi bir sabunhane. 2021 yılında Pekmezci ailesi tarafından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'ne hibe edildi. Ardından kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçirildi ve 2023 yılında halka açıldı. O tarihten bu yana ziyaretçilere hizmet veriyor. Müzede hem pekmezin hem de sabunun tarihini anlatıyoruz. Ziyaretçiler içeri girdiklerinde üzümün pekmeze, zeytinyağının ise sabuna dönüşme sürecini ve bu ürünlerin geçmişten günümüze gelen yapılış aşamalarını görebiliyor' dedi. </p><p>'Sabun dediğimiz ürün temel olarak dört malzemeden oluşuyor' </p><p>Sabun nasıl yapıldığını anlatan rehber Aksu, 'Sabun dediğimiz ürün temel olarak dört malzemeden oluşuyor. Yağ, su, tuz ve kostik. Bunlar geleneksel sabun yapımında kullanılan temel malzemeler. Burada ise özellikle zeytinyağlı sabun üretimi yapılıyordu. Gaziantep ve çevresi, zeytin üretiminin yoğun olduğu bir bölge. Özellikle Nizip'in meşhur zeytinyağlı sabunları Gaziantep'te de üretiliyordu. Bulunduğumuz yapı da geçmişte bir sabunhane olarak kullanıldığı için burada uzun süre zeytinyağlı sabun üretildiğini biliyoruz. Dört malzeme bir araya getirildikten sonra sabun, miktarına bağlı olarak yaklaşık iki gün boyunca kaynatılıyor. Belirli bir kıvama ulaştığında döküm alanına taşınıyor. Ardından kesim ve mühürleme işlemleri yapılıyor. Daha sonra sabunlar, 'tenanir' adı verilen sabun kuleleri şeklinde istifleniyor. Bu kulelerde yaklaşık 6 ila 9 ay bekletilen sabunlar, kuruyarak kullanıma hazır hale geliyor' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gaziantep</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/400-yillik-handa-gecmise-yolculuk</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:41:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/400-yillik-handa-gecmise-yolculuk.jpg" type="image/jpeg" length="52278"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[17 Ağustos'un batık şehri 27 yıldır ilk günkü gibi]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/17-agustosun-batik-sehri-27-yildir-ilk-gunku-gibi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/17-agustosun-batik-sehri-27-yildir-ilk-gunku-gibi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde sular altında kalan ve bugün deniz canlılarına yapay resif olan binalar ile eşyalar, dalgıçlar tarafından görüntülendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde sular altında kalan ve bugün deniz canlılarına yapay resif olan binalar ile eşyalar, dalgıçlar tarafından görüntülendi. </p><p>Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen, fay hattının denize çektiği yapılardan oluşan su altı şehri, o karanlık gecenin izlerini tüm gerçekliğiyle yansıtmaya devam ediyor. 7,4 büyüklüğündeki depremde kıyıdaki otel, vapur iskelesi, çay bahçesi ve evlerin sulara gömülmesiyle oluşan Değirmendere'deki batık bölge, günümüzde önemli dalış lokasyonlarından biri konumunda. Değirmendere Sahili'nin 180 metre açığında ve 18 ila 55 metre derinliğe kadar uzanan alanda; kökünden sökülmüş çınarlar, çay bahçesine ait şemsiyeler, sokak lambaları ve seyyar satıcı tezgahları dalış yapanlara duygu yüklü anlar yaşatıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bölgede dalış gerçekleştiren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına bağlı dalgıçlar ile Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) ekipleri, depremden yıllar sonra varlığını sürdüren yapı kalıntılarını ve zaman içerisinde deniz canlılarının yaşam alanına dönüşen bölgeyi dalarak görüntüledi. Dalgıçların kaydettiği görüntülerde, deniz tabanındaki yıkım izlerinin yanı sıra kalıntıların çevresini saran su altı yaşamı da yer aldı. </p><p>Marmara Depremi'nin ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde afet bölgesinde su altı arama kurtarma faaliyetlerine katılan, emekliliğinin ardından DESSAT'ı kuran su altı arama kurtarma ve dalış eğitmeni Murat Kulakaç da su altındaki bölgeyi merak edenlere rehberlik hizmeti veriyor. </p><p>'Dışarıda hayat onarıldı ama gerçek görüntüler su altında hala duruyor' </p><p>DESSAT Başkanı Murat Kulakaç, 1999'da Deniz Kuvvetleri'nde 1. sınıf dalgıç astsubayı olarak görev başında olduğunu belirterek, 'Deprem sonrası bölgeye geldik, çok üzücü tablolar vardı, çok üzüldük ama görevimiz olduğu için üzerimize düşen her görevi titizlikle ve başarılı şekilde tamamlamıştık. 2005 yılında bölgeye tayin oldum ve 2005'in sonunda da emekli oldum. Bölgede sanayi dalgıcı ve kurtarma dalgıcı olmadığı için belediyeden böyle bir talep geldi ve dalgıç yetiştirmeye başladık. Dışarıda hayat çok hızlı şekilde onarıldı ama gerçek görüntüler ilk günkü gibi su altında hala tüm canlılığıyla duruyor' dedi. </p><p>'Biz 100 binlerce kişi bir araya gelsek yerinden oynatamayız' </p><p>Sualtındaki manzarayı 'inanılmaz bir görüntü' olarak nitelendiren Kulakaç, doğanın gücüne dikkat çekerek, 'Dipte görüntülerde de göreceksiniz, çok inanılmaz bir görüntü. Doğanın gücünü görebiliyorsunuz. O dev çınarları kökünden sökmüş, sallamış blok halinde yere yatırmış. Biz 100 binlerce kişi bir araya gelsek yerinden oynatamayız bile. Depremin unuttuğumuz tüm gerçek görüntüleri suyun altında olduğu gibi duruyor. Eskiden insanların yaşam alanları artık su altı canlıları için bir yapay resif durumuna gelmiş. Ciddi anlamda artık onlar oraya sahiplenmişler ama ders almamız gereken üzüldüğümüz ama her zaman farkında olmamız gereken gerçek görüntüler su altında tüm çıplaklığıyla duruyor' diye konuştu. </p><p>'Hazırlıklar, tatbikatlar yaparak hazırlığımızı sürdürüyoruz' </p><p>Bölgedeki arama kurtarma hazırlıklarına değinen Kulakaç, şöyle devam etti: </p><p>'Ben İstanbul'da yaşıyordum İstanbul'da da hissettik ama deprem sonrası görev için gelmiştim bölgeye ama şu anda bu bölgede yaşıyorum bu bölgede ciddi anlamda arama kurtarmacı dalıcı yetiştirmek için mücadele ediyoruz şu anda 8 tane dalış merkezi var Kocaeli'de. Belediye, AFAD tüm devlet unsurları ve sivil unsurlar bu bölgede böyle bir olay yaşanmasın diye hazırlık yapıyoruz ama her ihtimale karşı yaşanırsa da biz elimizden gelen her türlü tedbiri alacak şekilde hazırlıklar, tatbikatlar yaparak hazırlığımızı sürdürüyoruz.' </p><p>Deprem sonrası karşılaştığı tabloyu ve muhtemel bir afet riskini de anlatan Kulakaç, bölgeye ulaştıklarında büyük bir kaos ve organizasyon eksikliğiyle karşılaştıklarını belirterek binaların denize çöktüğünü ifade etti. İnsanların büyük bir çaresizlik içinde ne yapacaklarını bilmez halde olduğunu vurgulayan Kulakaç, 'Belki bu binaların içindeki hava boşluklarında, bir yaşam alanında hayata tutunan insanlar oldu bilemiyoruz. Ancak deprem sonrası bölgeye ulaştığımızda, denizdeki enkazda hayatını kaybeden vatandaşlarımızı çıkararak ailelerine teslim ettik. Şu anda aşağıda kimse kalmadı. Elbette temennimiz bir daha böyle acıların yaşanmaması ancak muhtemel bir İstanbul depremine karşı hazırlıklı olmalıyız. Maltepe ve Bakırköy sahillerinde yaşanabilecek muhtemel blok çökmelerinde, hava boşluklarında mahsur kalacak vatandaşlarımızın en azından 3-4 saat yaşama şansı olabileceğini öngörüyoruz. Dalgıçlar olarak bu ihtimale karşı hazırlıklarımızı, tatbikatlarımızı ve önlem alma çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>'Maskesinden gözyaşlarını gördüğümüz arkadaşlarımız da oluyor' </p><p>Bölgenin dalış turizmi açısından geldiği noktayı anlatan Kulakaç, su altında yaşanan duygu yoğunluğunu ise şöyle anlattı: </p><p>'Biz aslında sürekli dalıyoruz. Bu bölge bizim dalış noktamız. Dalış turizmi için de artık gözde noktalardan birisi oldu diyebiliriz. Yurtdışından da çok ciddi anlamda dalışçılar bu bölgeyi görmeye geliyor. Biz tabiki her yıl arzu eden arkadaşları sualtına daldırıyoruz ama bu bölge depremi yaşayan insanları çok duygulandırıyor çünkü o gerçek görüntüleri gördüklerinde tabii beyin tekrar ilk ana dönüyor. Su altında maskesinden gözyaşlarını gördüğümüz arkadaşlarımız da oluyor.' </p><p>Deprem gerçeğinin asla unutulmaması gerektiğine ve Türkiye'nin aktif bir deprem kuşağında yer aldığına dikkati çeken Kulakaç, 'Aradan 27 yıl geçmesine rağmen depremin gerçek görüntüleri su altında tüm çıplaklığıyla duruyor. Kendimizi, ailemizi ve geleceğimizi kurtarmak için ulusal çapta alınan önlemlere riayet etmeli, bireysel olarak da eğitimlerimizi tamamlayarak her türlü afete karşı hazırlıklı olmalıyız' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kocaeli, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/17-agustosun-batik-sehri-27-yildir-ilk-gunku-gibi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:33:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/17-agustosun-batik-sehri-27-yildir-ilk-gunku-gibi.jpg" type="image/jpeg" length="65112"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzurum'da ev, araba parasına satılan Şebap güvercinler görücüye çıktı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/erzurumda-ev-araba-parasina-satilan-sebap-guvercinler-gorucuye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/erzurumda-ev-araba-parasina-satilan-sebap-guvercinler-gorucuye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum'da yaklaşık 40 şehirden gelen yetiştiricilerin katılımıyla düzenlenen Şebap güvercin sergisinde, değerleri 100 bin TL'den 5 milyon TL'ye kadar çıkan, ev ve araba parasına satılan güvercinler görücüye çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erzurum'da yaklaşık 40 şehirden gelen yetiştiricilerin katılımıyla düzenlenen Şebap güvercin sergisinde, değerleri 100 bin TL'den 5 milyon TL'ye kadar çıkan, ev ve araba parasına satılan güvercinler görücüye çıktı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hobi alanında başta Avrupa'nın yaklaşık 8 ülkesi olmak üzere Suudi Arabistan'a kadar yaygınlaşan ve uluslararası üne sahip Şebap güvercinler, Dadaşlar diyarında podyuma çıktı. </p><p>Şebap Güvercin Federasyonu bünyesinde Erzurum Şebap Güvercin Yetiştiricileri Derneği tarafından Erzurum Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü'nde 'Türkiye Erzurum'da Buluşuyor' Şebap Güvercin Sergisi düzenlendi. Sergide Türkiye'nin farklı illerinden gelen yetiştiricilerin yanı sıra Almanya ve İngiltere'den katılımcılar da yer aldı. Yaklaşık 200 kişinin katıldığı organizasyonda Erzurumlu yetiştiriciler de kuşlarını sergilerken, dereceye giren güvercinlere çeşitli ödüller verildi. Şebap Güvercin Federasyonu tarafından Türkiye genelinde her sezon festivaller düzenlenirken, illerde de bir veya iki ay aralıklarla sergiler gerçekleştiriliyor. </p><p>'Ev parasına, araba parasına satılan kuşlarımız var' </p><p>Şebap Güvercin Federasyonu Genel Başkanı Necmettin Budak, 'Bizim federasyonumuzun amacının Şebap kuşu yetiştirmesi, Şebap kuşunun ırkının yetiştirilmesi ve bu alanda bütün illerde Türkiye geneli sergilerimiz oluyor. Ayrıca Türkiye geneli festivallerimiz oluyor. Senede bir sefer festivalimiz oluyor. Bu festivalimizin amacı da Türkiye'nin en güzel kuşlarını, en güzel kuşçuluğun kuşunun yetiştiricisini belirliyoruz. Derece alan kuşlara ödüller veriyoruz. Çok bakım isteyen, titizlikle beslediğimiz kuşlar. Şu anda Erzurum'da, burada bugün Türkiye geneli bir sergi yaptık. En az 200 kişinin katılımıyla çok güzel bir sergi oldu. İl dışından, Almanya'dan, İngiltere'den gelen arkadaşlarımız vardı. Burada kuşlarını sergilediler. Erzurum olarak kuşlarımızı sergiledik. Bir de ildeki dernek arkadaşlarımızın, kuş besleyen arkadaşlarımız burada getirdi, kuşlarını sergiledi. Güzel bir ortam oldu. Güzel dereceler aldılar, hediyeler aldılar. İşte Türkiye geneli biz her sezon festivaller yapıyoruz. Her ilde de iki ayda bir veya bir ayda bir sergiler yapıyoruz. Türkiye geneli toplanıyoruz, sergimizi yapıyoruz. Kuşlarımız çok değerli. Özenle beslediğimiz kuşlarımızın değeri çok kıymetlidir, paha olarak biçilmez. Kuşlarımız 100 bin TL'den 5 milyon TL'ye kadar. Yani eski fiyata göre 5 trilyona kadar çıkıyor yani. Ev parasına, araba parasına satılan kuşlarımız var' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzurum</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/erzurumda-ev-araba-parasina-satilan-sebap-guvercinler-gorucuye-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:33:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/erzurumda-ev-araba-parasina-satilan-sebap-guvercinler-gorucuye-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="95989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baykan'da devrilen patpatın sürücüsü yaralandı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/baykanda-devrilen-patpatin-surucusu-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/baykanda-devrilen-patpatin-surucusu-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siirt'in Baykan ilçesinde halk arasında 'patpat' olarak bilinen tarım aracının kontrolden çıkarak takla atması sonucu sürücü yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Siirt'in Baykan ilçesinde halk arasında 'patpat' olarak bilinen tarım aracının kontrolden çıkarak takla atması sonucu sürücü yaralandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Baykan ilçesine bağlı Dilektepe köyü Mınar mezrasında Ozan Ş'nin kullandığı patpat, seyir halindeyken kontrolden çıkarak takla attı. Kazada yaralanan sürücü, olay yerine gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siirt, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/baykanda-devrilen-patpatin-surucusu-yaralandi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:32:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/baykanda-devrilen-patpatin-surucusu-yaralandi.jpg" type="image/jpeg" length="63114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zekâ destekli deprem risk haritası]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/yapay-zeka-destekli-deprem-risk-haritasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/yapay-zeka-destekli-deprem-risk-haritasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin yıl dönümünde afetlere karşı dirençli kentler oluşturmanın önemini bir kez daha hatırlarken; Yaşar Üniversitesi, geliştirdiği yapay zekâ destekli sismik tehlike haritalarıyla geleceğin deprem risklerini önceden belirlemeyi hedefliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin yıl dönümünde afetlere karşı dirençli kentler oluşturmanın önemini bir kez daha hatırlarken; Yaşar Üniversitesi, geliştirdiği yapay zekâ destekli sismik tehlike haritalarıyla geleceğin deprem risklerini önceden belirlemeyi hedefliyor. </p><p>'İzmir'de Sismik Tehlike Haritalarının ve Risk Azaltma Stratejilerinin Geliştirilmesinde Yapay Zekânın Uygulanması' projesi kapsamında, yapay zekâ destekli yeni nesil deprem tehlike haritaları oluşturuluyor. Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Çağlar Tuna'nın yürütücüsü olduğu projede, yerel zemin özelliklerini klasik deprem modelleriyle birlikte analiz eden sistem, farklı deprem senaryolarında İzmir'in hangi bölgelerinde sarsıntının daha şiddetli yaşanabileceğini yüksek çözünürlükle tahmin ediyor. Projenin, kentsel dönüşüm, yapı güçlendirme, kritik altyapı planlaması ve afet riskinin azaltılmasına yönelik çalışmalarda karar vericilere bilimsel destek sağlaması hedefleniyor. </p><p>Proje, özellikle 30 Ekim 2020 İzmir depreminin ortaya çıkardığı yerel zemin etkilerini daha doğru analiz etmeyi amaçlıyor. Klasik deprem modelleri ile makine öğrenmesini aynı sistemde buluşturan araştırmada, farklı deprem senaryoları için yüksek çözünürlüklü sarsıntı haritaları oluşturuluyor. Böylece kentin hangi bölgelerinde depremin daha şiddetli hissedilebileceği önceden öngörülebiliyor. </p><p>Hibrit sistem </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bilimsel çalışmanın en önemli özelliğinin, klasik deprem mühendisliği yaklaşımlarını yapay zekâ ile güçlendirmesi olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Şahin Çağlar Tuna, şunları vurguluyor 'Deprem tehlikesini belirleyen fiziksel modeller uzun yıllardır güvenle kullanılan bilimsel yöntemlerdir. Biz yapay zekâyı bu modellerin yerine koymuyoruz. Tam tersine, fiziksel modellerin açıklamakta zorlandığı yerel zemin farklılıklarını yapay zekâ ile öğrenerek sistemi daha doğru hale getiriyoruz. Böylece klasik yöntemlerle yapay zekâyı birbirini tamamlayan iki bileşen olarak kullanıyoruz.' </p><p>17 bin 657 nokta analiz edildi </p><p>Araştırma kapsamında İzmir genelinde 17 bin 657 farklı ölçüm noktası için zemin büyütme katsayıları hesaplandı. Destek Vektör Regresyonu (SVR), Rastgele Orman (Random Forest), XGBoost ve Yapay Sinir Ağları gibi makine öğrenmesi yöntemleri kullanılarak farklı fay ve deprem senaryoları altında yer hareketi haritaları oluşturuldu. Dr. Öğretim Üyesi Tuna, klasik haritaların genellikle tek bir ortalama tehlike değeri sunduğunu belirterek, 'Biz ise depremin büyüklüğüne, kaynağına ve yerel zemin şartlarına göre değişen dinamik senaryolar üretiyoruz. Böylece aynı depremde birbirine çok yakın iki bölgenin neden farklı şiddette sarsılabileceğini daha ayrıntılı biçimde ortaya koyabiliyoruz. Bu sistem yalnızca deprem tehlikesini göstermekle kalmıyor; hangi bölgelerde ayrıntılı zemin etüdü yapılması gerektiğini, güçlendirme ve kentsel dönüşüm çalışmalarının nerelerde öncelik kazanacağını da ortaya koyuyor' diyor. </p><p>Afet yönetimine bilimsel destek </p><p>Projenin çıktılarının yerel yönetimler, kamu kurumları ve mühendislik uygulamaları açısından önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Çağlar Tuna, sözlerini şöyle tamamlıyor 'Kaynaklarımız sınırlı. Bu nedenle en riskli bölgeleri bilimsel verilerle doğru belirlemek büyük önem taşıyor. Geliştirdiğimiz haritalar sayesinde kentsel dönüşüm, yapı güçlendirme, kritik altyapı yatırımları ve acil durum planlamaları daha sağlıklı yapılabilecek. Amacımız, afet gerçekleşmeden önce doğru kararların alınmasına katkı sağlayarak can ve mal kayıplarının azaltılmasına destek olmak.'' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Izmir, Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/yapay-zeka-destekli-deprem-risk-haritasi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:32:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/yapay-zeka-destekli-deprem-risk-haritasi.jpg" type="image/jpeg" length="77137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Siirt'te anız yangını meyve bahçesine sıçradı, 100 ağaç zarar gördü]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/siirtte-aniz-yangini-meyve-bahcesine-sicradi-100-agac-zarar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/siirtte-aniz-yangini-meyve-bahcesine-sicradi-100-agac-zarar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siirt'in Kurtalan ilçesinde anız yangını, yakındaki meyve bahçesine sıçradı. Yangında fıstık, badem, üzüm, kayısı ve armut ağaçlarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 100 ağaç zarar gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Siirt'in Kurtalan ilçesinde anız yangını, yakındaki meyve bahçesine sıçradı. Yangında fıstık, badem, üzüm, kayısı ve armut ağaçlarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 100 ağaç zarar gördü. </p><p>Edinilen bilgilere göre, Kurtalan ilçesine bağlı Tütün köyü ile Çay Mezrası arasındaki bölgede henüz belirlenemeyen nedenle anızların tutuşmasıyla başlayan yangın, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede çevredeki meyve bahçesine sıçradı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yangında bahçede bulunan fıstık, badem, üzüm, kayısı ve armut ağaçlarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 100 ağaç zarar gördü. Yetkililer, anız yangınlarına karşı vatandaşların dikkatli olması ve yangın riskine karşı gerekli tedbirleri alması konusunda uyarıda bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siirt, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/siirtte-aniz-yangini-meyve-bahcesine-sicradi-100-agac-zarar-gordu</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:31:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/siirtte-aniz-yangini-meyve-bahcesine-sicradi-100-agac-zarar-gordu.jpg" type="image/jpeg" length="18413"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de ilk: Orcikten dondurma yapıldı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/turkiyede-ilk-orcikten-dondurma-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/turkiyede-ilk-orcikten-dondurma-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ'da dondurma ustaları baba-oğul, meşhur vişneli dondurmadan esinlenerek Elazığ'ın tescilli lezzetlerinden birisi olan orcikten dondurma yaptı. Türkiye'de ilk olan dondurma, vatandaşlar tarafından büyük ilgi görüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Elazığ'da dondurma ustaları baba-oğul, meşhur vişneli dondurmadan esinlenerek Elazığ'ın tescilli lezzetlerinden birisi olan orcikten dondurma yaptı. Türkiye'de ilk olan dondurma, vatandaşlar tarafından büyük ilgi görüyor. </p><p>Elazığ'da pastane ve dondurma işletmecileri, baba Akif ve Oğlu Muhammet İkiz sıcak yaz aylarında vatandaşlar tarafından büyük rağbet gören vişneli dondurmadan esinlenerek kentin yöresel lezzetleri arasında bulunan halk arasında sucuklu ceviz olarak tabir edilen coğrafi işaret tescilli lezzet orcikten dondurma yapmaya karar verdi. Orcikle sütün karışmasından elde edilen dondurmayla birlikte eşsiz damak zevki ile karşılaşıldı. İlk etapta az bir şekilde yaparak vatandaşlara ikram edilen dondurma, halkın güzel tepkilerinin ardından seri üretime geçildi. Türkiye'de sadece burada üretilen orcikli dondurma, vatandaşların vazgeçilmez lezzetleri arasında yerini aldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bundan önce Türkiye genelinde orcikli dondurma görmediklerini aktaran İşletme sahibi Muhammet İkiz, 'Elazığ'ın meşhur vişneli dondurması var, ondan esinlenerek başka bir yöresel ürününden dondurma yapma fikri aklımıza geldi. Elazığ'ın meşhur vişneli dondurmasının yanına bir de orcikli dondurmayı ekledik. Yapım aşaması normal bir dondurmanın yapımından biraz uzun sürdü. İlk etapta tadım testini yaptık ve komşularımıza ikram ederek taleplerini dinledik. Vatandaşların olumlu dönüşlerinden sonra orcikli dondurmanın üretimini yaparak satışa sunduk. Diğer dondurmalara nazaran orcikli dondurma daha fazla rağbet görmeye başladı. Orcikli dondurmayı yaptıktan sonra, sosyal medyada gören Türkiye'nin farklı illerindeki vatandaşlara da göndermeye başladık. Orcikli dondurmayı 3-4 gündür çıkartıyoruz. Yeni çıkarmamamıza rağmen günlük 30 kiloya yakında dondurma satıyoruz. Vatandaşların talepleri tamamıyla olumlu oluyor. İlk gelen deneme amacıyla alıyor fakat sonraki gelişlerinde daha fazla alıyorlar. Vatandaşlarımız artık vişneli dondurma ve yöresel ürünlerle beraber inşallah orcikli dondurmaya da talep göstereceklerine inanıyoruz' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/turkiyede-ilk-orcikten-dondurma-yapildi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:21:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/turkiyede-ilk-orcikten-dondurma-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="79829"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altınova'da 4 mahalleyi birbirine bağlayan caddeye sıcak asfalt]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/altinovada-4-mahalleyi-birbirine-baglayan-caddeye-sicak-asfalt</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/altinovada-4-mahalleyi-birbirine-baglayan-caddeye-sicak-asfalt" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kepez Belediyesi, Altınova'da 4 mahallenin geçiş noktası olan Şelale Caddesi'nde yaklaşık 6 bin 800 metrekarelik alana 1.500 ton sıcak asfalt serdi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, çalışmaları mahalle muhtarlarıyla birlikte yerinde inceledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kepez Belediyesi, Altınova'da 4 mahallenin geçiş noktası olan Şelale Caddesi'nde yaklaşık 6 bin 800 metrekarelik alana 1.500 ton sıcak asfalt serdi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, çalışmaları mahalle muhtarlarıyla birlikte yerinde inceledi. </p><p>Kepez Belediyesi, ilçe genelinde sürdürdüğü yol yapım ve yenileme çalışmaları kapsamında Altınova'da Sinan, Menderes, Orta ve Düden mahallelerinin geçiş noktası olan Şelale Caddesi'nde sıcak asfalt çalışması gerçekleştirdi. Altyapı çalışmalarının tamamlandığı caddede yaklaşık 6 bin 800 metrekarelik alana 1.500 ton sıcak asfalt serilerek ulaşım konforu artırıldı. </p><p>Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de Şelale Caddesi'ndeki çalışmaları mahalle muhtarlarıyla birlikte inceledi. Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerine teşekkür eden Kocagöz, 'Sağ olun. Allah hepinizden razı olsun. Sizlerin emeğiyle Kepez konforlu yollara kavuşuyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Altyapısı bitmeyen yerlere sıcak asfalt yapmıyoruz' </p><p>Belediye kaynaklarının dikkatli ve doğru kullanılmasının önemine değinen Kocagöz, altyapısı tamamlanmayan yollarda sıcak asfalt çalışması yapmadıklarını belirtti. Kocagöz, 'Her zaman söylediğimiz bir şey var. Bu paralar milletin parası. Altyapısı bitmeyen yerlere sıcak asfalt yapmıyoruz. Ancak vatandaşlarımızın konforu için de yollarda gerekli çalışmaları yapıyoruz. Çünkü bu milletin parası ve dikkat etmek lazım. Altyapısı tamamlanan bu yolumuzu da sıcak asfaltla buluşturuyoruz. Altınova'mıza hayırlı olsun. İnşallah her şey çok daha güzel olacak' diye konuştu. </p><p>Çalışmaların vatandaşların ihtiyaçları doğrultusunda sürdürüldüğünü ifade eden Kocagöz, 'Bizim önceliğimiz vatandaşımızın parasını doğru yere, doğru zamanda ve ihtiyaç olan hizmete harcamak. Altınova'da da altyapısı tamamlanan yollarımızı bir bir konforlu hale getiriyoruz. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>Muhtarlardan teşekkür </p><p>Altınova Sinan Mahallesi Muhtarı Mümin Acar, yolun uzun zamandır mahalle sakinleri açısından önemli bir sorun olduğunu belirterek, 'Bu yol uzun zamandır bizim için çok sıkıntılı bir yoldu. Başkanımız Mesut Kocagöz'e durumu ilettik. Allah razı olsun. Bir telefonumuzla koşup geliyor. Sorunlarımızla yakından ilgileniyor' dedi. Altınova Menderes Mahallesi Muhtarı Mehmet Eren ise çalışmanın dört mahalleyi ilgilendirdiğini belirterek, 'Bu yol Altınova'nın dört mahallesine hitap etmektedir. Yolun konforlu bir şekilde vatandaşların hizmetine açılması konusunda başkanımıza talebimiz olmuştu. Mahallelerimiz ve vatandaşlarımız için önemli bir çalışma' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Antalya</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/altinovada-4-mahalleyi-birbirine-baglayan-caddeye-sicak-asfalt</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:15:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/altinovada-4-mahalleyi-birbirine-baglayan-caddeye-sicak-asfalt.jpg" type="image/jpeg" length="23610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kepez'de 100'ün üzerinde park aydınlatıldı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/kepezde-100un-uzerinde-park-aydinlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/kepezde-100un-uzerinde-park-aydinlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kepez Belediyesi tarafından ilçe genelinde 100'ün üzerinde parkta gerçekleştirilen aydınlatma çalışmaları tamamlandı. Çalışmalarla parkların akşam saatlerinde de daha güvenli ve kullanışlı hale getirilmesi amaçlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kepez Belediyesi tarafından ilçe genelinde 100'ün üzerinde parkta gerçekleştirilen aydınlatma çalışmaları tamamlandı. Çalışmalarla parkların akşam saatlerinde de daha güvenli ve kullanışlı hale getirilmesi amaçlandı. </p><p>Kepez Belediyesi, ilçedeki park ve yeşil alanların yenilenmesinin yanı sıra sosyal yaşam alanlarındaki karanlık noktaların ortadan kaldırılması amacıyla aydınlatma çalışmalarını sürdürüyor. 'Işıl ışıl Kepez' hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar kapsamında ilçe genelinde 100'ün üzerinde parkın aydınlatması tamamlandı. Modern aydınlatma sistemlerinin kullanıldığı çalışmalarla çocukların akşam saatlerinde de parklarda oyun oynayabilmesi, ailelerin ise daha güvenli ve aydınlık ortamlarda vakit geçirebilmesi hedefleniyor. </p><p>Barış Köprüsü de aydınlatıldı </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Parklardaki çalışmaların yanı sıra ulaşım noktalarında da aydınlatma çalışmaları gerçekleştirildi. Barış Mahallesi'nin giriş ve çıkış noktalarından biri olan DSİ kanalı üzerindeki Barış Köprüsü, yapılan yenileme çalışmasıyla modern bir görünüme kavuşturuldu. Köprünün her iki tarafında 1,5 metrelik genişletme yapılırken, kurulan aydınlatma sistemiyle gece görüşünün ve ulaşım güvenliğinin artırılması amaçlandı. </p><p>Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, parkların günün her saatinde güvenle kullanılabilmesinin önemli olduğunu belirterek, 'Vatandaşlarımızın parklarımızı günün her saatinde gönül rahatlığıyla kullanabilmesini istiyoruz. Çocuklarımızın güven içerisinde oyun oynayabileceği, ailelerimizin huzurla vakit geçirebileceği alanlar oluşturmak sosyal belediyeciliğin en önemli unsurlarından biridir. Özellikle karanlık ve izbe köşelerin ortadan kaldırılması, mahallelerimizde güvenlik hissinin güçlendirilmesi bizim için çok önemli. Işıl ışıl Kepez hedefiyle 100'ün üzerinde parkımızın aydınlatmasını tamamlayarak halkımızın hizmetine sunduk' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya, Çevre</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/kepezde-100un-uzerinde-park-aydinlatildi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:13:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/kepezde-100un-uzerinde-park-aydinlatildi.jpg" type="image/jpeg" length="40607"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu 'Türkiye'nin sağlıkta ihtiyaç duyduğu ilaç ve cihazları üreteceğiz']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/saglik-bakani-memisoglu-turkiyenin-saglikta-ihtiyac-duydugu-ilac-ve-cihazlari-uretecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/saglik-bakani-memisoglu-turkiyenin-saglikta-ihtiyac-duydugu-ilac-ve-cihazlari-uretecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Türkiye'nin sağlıkta dünyaya örnek bir model oluşturduğunu belirterek, 'Biz sadece sağlık hizmeti vermeyeceğiz. Sağlığın teknolojisini de üreteceğiz. Bilimini de üreteceğiz. Cihazını da üreteceğiz. İlacını da üreteceğiz. Türkiye bu bölgenin sadece değil, dünyanın sağlıkla ilgili merkez noktalarından bir tanesi olacak. Altyapımıza güveniyoruz. İnsan gücümüze güveniyoruz. Bilgimize güveniyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Türkiye'nin sağlıkta dünyaya örnek bir model oluşturduğunu belirterek, 'Biz sadece sağlık hizmeti vermeyeceğiz. Sağlığın teknolojisini de üreteceğiz. Bilimini de üreteceğiz. Cihazını da üreteceğiz. İlacını da üreteceğiz. Türkiye bu bölgenin sadece değil, dünyanın sağlıkla ilgili merkez noktalarından bir tanesi olacak. Altyapımıza güveniyoruz. İnsan gücümüze güveniyoruz. Bilgimize güveniyoruz' dedi. </p><p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 15 Ağustos 2026 Cumartesi günü, İstanbul'da sağlık muhabirleriyle bir araya geldi. Sağlık gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, önemli açıklamalarda bulundu. </p><p>'3 milyonun üzerinde insan Türkiye'ye sağlık hizmeti almaya geliyor' </p><p>Türkiye'nin sağlık sisteminin son 25 yılda büyük bir gelişim sürecini yaşadığını vurgulayan Memişoğlu, 'Sağlık hizmetinin iyi sunulmasının en önemli etkenlerden biri de iyi bir sağlık çalışanı ordumuzun olmasıdır. Kaliteli, çalışkan, hedef odaklı bir sağlık çalışanı kitlemiz var. Bunun altyapısı ve organizasyonu iyi yapılınca ve destek de verilince Türkiye bugün sağlıkta herkesin rahat ulaşabildiği, sosyal tarafı da çok kuvvetli olan, aynı zamanda teknolojisini de kullanabilen bir ülke hâline geldi. Bugün 3 milyonun üzerinde insan Türkiye'ye sağlık hizmeti almaya geliyor. Çevremizdeki ülkeler bizim sağlık hizmetini örnek almaya çalışıyorlar, bizden destek istiyorlar. Birçok ülkeye de yardım edebilir hâldeyiz' ifadelerini kullandı. </p><p>'Palyatif bakım ile ilgili yeni bir model oluşturduk' </p><p>Palyatif bakım konusunda yeni bir yönetmelik yayınlayarak bir model oluşturduklarını söyleyen Bakan Memişoğlu, 'Bizim yoğun bakımlarımızda 4'te 1, 5'te 1 oranında hastalarımız uzun süre yatan kronik hastalardı, bakım hastalarıydı. Yeni bir yönetmelik yayımlayarak 'palyatif kritik bakım hizmeti' diye bir şey tanımladık. Evde sağlık, uzaktan sağlık ve palyatif bakım hizmetlerini entegre ettik. ESKOM (Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi) denen bir merkezi komuta merkezi oluşturduk. Bu mevzuatla uzun yatışta olan, evde yatabilen hastaların uzaktan bakılmasını çok daha etkin hâle getireceğiz. Toplum yaşlandıkça ve aile küçüldükçe bakım yaşlılarımızın bakımı ile ilgili ve sağlık hizmetiyle ilgili farklı bir modele geçmek zorundayız. Onun için bu modeli oluşturduk. Aile hekimi de bu sisteme dâhil edildi. Aile hekiminin bir hastasının palyatif bakım ihtiyacı varsa aile hekimi bu durumu ESKOM'a bildirecek veya palyatif bakım hastası hastaneden çıkarılıp evine yerleştirildiyse otomatik olarak aile hekimine bu hastasıyla ilgilenmesi için bilgi verilecek. Böyle bir koordinasyon sistemi kuruyoruz. Bilgisayar yazılımıyla yapacağız bunları. Mevzuatı çıkardık, şimdi yazılımı bitiyor. Türkiye genelinde 271 bin yatağımız var, 7 bin 822 yatağımız palyatife ayrılmış durumda. İstanbul'da da 910 palyatif bakım yatağımız var. İstanbul'da palyatifte yatak sorunumuz yok. Önemli olan organizasyonu iyi yapabilmemiz' diye konuştu. </p><p>'Türkiye'de aile hekimliği sayımız 25 bin bandındaydı, bugün 31 bin aile hekimliğimiz var' </p><p>Sağlık sisteminin daha güçlü ilerleyebilmesi için mevzuat değişiklikleri gerçekleştirdiklerini anlatan Memişoğlu, 'İki senede 160 mevzuat çıkardık. Bunların içinde bir tane de kanun var. 20-30 tane daha mevzuat değişikliğimiz olacak. 2024 yılının Kasım ayında Aile Hekimliği Yönetmeliği'ni değiştirdik. Sağlık sisteminin 'Koruyan Sağlık' tarafını ön plana çıkardık ve proaktif aile hekimliği sistemine geçtik. Türkiye'de aile hekimliği sayımız 25 bin bandındaydı, bugün 31 bin aile hekimliğimiz var. İstanbul'da bin 121 aile hekimliğimiz var, 81 aile hekimliği açtık, 130 tane daha açacağız. Aile hekimliklerinde; yaklaşık bin 850 ilacın yazılabilmesini, sağlık raporlarının verilebilmesini, geleneksel tıp (GETAT) uygulamalarının yapılabilmesini ve aile hekiminin gerek görürse hastası için hastaneden randevu alabilmesini sağladık. İstanbul'da 34 tane Sağlıklı Hayat Merkezi var. Ücretsiz hizmet sunulan Türkiye'deki bütün Sağlıklı Hayat Merkezlerinde gebe okulu, çocuk gelişimci, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist var. Pilates, egzersiz yapılıyor. Aşıdan kanser taramasına kadar her şey yapılıyor. Şimdi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından aile danışmanı da var. Aile hekimi veya hastanedeki hekimler, hastaları için Sağlıklı Hayat Merkezlerinden randevu alabiliyor. Vatandaşlar da MHRS üzerinden Sağlıklı Hayat Merkezi randevusu alabiliyor' şeklinde konuştu. </p><p>'Türkiye'de yaş ortalaması 78,5'e yükseldi' </p><p>TUİK verilerine göre Türkiye'nin yaş ortalamasının yükseldiğinin altını çizen Memişoğlu, 'TÜİK'in geçen ay yayınladığı bültende Türkiye'de yaş ortalamamız 78,5 olmuş, yani artmış. Neydi bu? 2002 senesinde 72'ydi. Geçen sene bu 78,1 idi. Bu esasında dünyada sağlık sisteminin başarı parametrelerinden biridir. Yani siz ne kadar uzun yaşıyorsanız sağlık sisteminiz o kadar iyidir. Bebek ölüm oranlarına bakın. 2002 senesinde bebek ölümü bin doğumda 31,5 iken bugün 7,8'e düşmüş durumda ve 2024'te binde 9 iken 2025'te binde 7,8'e düştü, yaklaşık 1,2 demek. Bu yılda 3 bin bebeğin daha yaşadığını gösteriyor. 3 bin bebek, az bir sayı değil bu. Doğumda annenin ölüm oranını düşürdük. Sağlık sisteminizin başarısı OECD'de bunlarla ölçülüyor' açıklamalarında bulundu. </p><p>'Ülkemizde erkeklerin yüzde 46'sı sigara içiyor, dünyada ikinciyiz' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sigaranın Türkiye'de ölüm sebeplerinin en önemlilerinden biri olduğunu belirten Memişoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü </p><p>'Ölümlerin yüzde 34,7'si dolaşım sistemi hastalıkları, yüzde 16'sı iyi ve kötü huylu tümörler sebebiyle oluyor. Yani yüzde 50'nin üzerinde ölüm nedeni dolaşım sistemi hastalıkları ve tümörler. Dolaşım sistemi hastalıklarının yüzde 42'sini iskemik kalp hastalığı, iyi ve kötü huylu tümörlerin yüzde 30'unu solunum hastalıkları, akciğer kanseri ve gırtlak kanseri oluşturuyor. Peki sizce bunun nedenleri ne? Bu ölüm sebeplerimiz iskemik kalp hastalığı, inme, dolaşım hastalığı ve akciğer kanseri nedeni nedir? Sigara. Sigara, Türkiye'de insanlarımızın hastalanma ve ölüm sebeplerinin en önemlilerinden biridir. Ülkemizde erkeklerin yüzde 46'sı sigara içiyor. Dünyada ikinci sıradayız, ilk üçte yerimiz değişiyor. Sigara kötü bir alışkanlık, herkes biliyor. Bize bir şey olmaz diyoruz ama oluyor. Olduktan sonra pişman oluyoruz. Türkiye'de geçen sene 8 milyar paket sigara satılması doğru bir şey değil. Bunu kullanmaması için insanları motive etmemiz lazım. İnsanların sağlık talebini artırmamız lazım' </p><p>'Türkiye'de 30 binin üzerinde insan şu anda organ bekliyor' </p><p>Konuşmasında organ naklinin önemine değinen Bakan Memişoğlu, 'Organ nakli için kadavratik organ bağışı bulmakta zorlanıyoruz. Organ nakli konusunda kanunla beraber bir değişim yaptık. Artık e-Devlet, e-Nabız üzerinden organ bağışı yapılabiliyor. Bağış sayısı şimdiye kadar 250 bini buldu. Bu kanunla kişinin organ bağışını vasiyet hâline getirdik. Kişi diyor ki 'Ben öldükten sonra organlarımı bağışlıyorum.' Bunu sistemden yapıyor ve biz bu kişiye şunu soruyoruz: 'Yakınların bilsin mi?' 'Hayır, bilmesin.' derse bunu dediği anda hiç kimseye söylemiyoruz. Siz organ bağışını e-Nabız üzerinden yaptığınız zaman sizden başka kimse o bağışı yaptığınızı bilmiyor. Ne zamana kadar bilmiyor? Beyin ölümü tespit edilip öldü denildiği zaman hastanede Ölüm Bildirim Sistemi'ne girildiği anda hem ailenize hem doktorunuza hem de organ nakli ekiplerine haber gidiyor. O zamana kadar bağış yaptığınızdan kimsenin haberi olmuyor. Türkiye'de 30 binin üzerinde insan şu anda organ bekliyor. Organ bağışının e-Devlet üzerinden yapılmasını sağlamamız ve organ bağışı sayısını artırmamız lazım. Ülkemiz organ merkezleri anlamında, hekimlik ve altyapı anlamında dünyanın örnek ülkelerinden biri' dedi. </p><p>İstanbul'da son 24 yılda 79 tane büyük hastane yapıldığını hatırlatan Memişoğlu, 'Sadece COVID-19 pandemisi döneminde 28 hastane yapılmış. Türkiye genelinde 27 tane şehir hastanesi yaptık. Şu anda İstanbul'da bin 453 yataklı Fatih Sultan Mehmet hastanesini yapıyoruz. Sancaktepe'de 4 bin yataklı şehir hastanesini inşallah 2027'nin ikinci yarısında hizmete sunacağız. Haydarpaşa'nın kampüsüne başladık. Bakırköy Sadi Konuk Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin projelendirmesine başladık. Süreyyapaşa'nın projelendirmesini bitirdik. Finansını bulmaya çalışıyoruz ama yatak kapasitesi konumuzun üstünde çok sorunumuz yok. Esenyurt'ta inşallah bir yatak planlaması yapıyoruz. Beykoz'un hastanesini 2027'de bitirme hedefindeyiz, Bayrampaşa keza öyle. Bir de Avcılar var. Bunları İstanbul'a yatırım olarak yapacağız' diye konuştu. </p><p>'E-Nabız'a hiç kimse sızamaz' </p><p>E-Nabız sistemi ile ilgili güvenlik tartışmalarına değinen Bakan Memişoğlu, 'E-Nabız çok korunaklı bir sistemdir. E-Nabız'a hiç kimse sızamaz, çok korunaklı bir sistemdir. Bize kodlu gelir, biz kimseyi görmeyiz. e-Nabız'a müdahale olamaz' dedi. </p><p>'Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu ilaç ve cihazları üreteceğiz' </p><p>Yerli aşı konusundaki çalışmalara değinen Bakan Memişoğlu, 'Yerli aşıyla ilgili çağrı yaptık. 8 tane yerli aşının üretimi için planlamalarımızı yaptık. İnşallah en az 6 tanesiyle birkaç hafta içinde sözleşme yapıp yerli aşı üretimini Türkiye'de kendimiz yapacağız. Hatta sadece dolum değil, 'master cell' dediğimiz esas hücreyi de alarak yapacağız. Yani biz kendimiz yapacağız her şeyi. Bizim 13 tane yerli aşımız var. Bu aşılar içinden seçtik. Hepatit A'yı biz kendimiz dolum yapıyoruz. Diğerlerini de çok yakında açıklayacağız. Çağrılarını yaptık. 8 tanesini yaptık ama 6 tanesinin anlaşmasını hazır hale getiriyoruz. Onlarla ilgili çalışma yaptık, hazır üretime geldik. 2 tane ultrason sözleşmesi yaptık. 2 firma yurt dışından teknolojisiyle beraber getirecekler. 2 sene içinde yüzde 70'in üzerinde yerli ultrasonumuzu üreteceğiz. Bunun sözleşmesini de yaptık. Şimdi Hacettepe ve Teknopark'ta üretimini yapıyoruz. İnşallah çok yakın zamanda 2 tane fabrikasının temelini atacağız. Böylece Türkiye kendi ultrasonunu da yapacak. Kendi kalp-akciğer pompamızı biliyorsunuz, ASELSAN'la beraber yaptık. Bu çok teknolojik bir cihaz. O cihaz olmadan kalp ameliyatları yapılamaz. Şimdi onu hastalarda kullanmaya başladık. Bir ay evvel başladık ve sene sonu itibarıyla seri üretimine geçeceğiz. Mobil röntgen cihazını aldık. Solunum cihazı yapıyoruz. Home Vent yapıyoruz. En önemlilerden bir tanesi, mesela kapsül endoskopi yapıyoruz Türkiye'de. Onun da insan çalışmalarına çok kısa zamanda başlayacağız. Endoskopi yerine biliyorsunuz, tablet gibi alıyorsunuz. Bütün bağırsağınızı, midenizi filmler gösteriyor. Bunu 2-3 ülke yapıyor. Bir tanesi de biziz. Teknopark'ta onu prototipiyle geliştirdik. Özellikle immünolojik ve kanser ilaçlarıyla ilgili çalışmalarımız var. Biz Türkiye'nin üretim kapasitesini tamamen bağımsız hâle getireceğiz. Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hâle getiriyoruz şimdi. Bunun klinik çalışmalarına da başlayacağız çok kısa zamanda. Türkiye'nin hangi stratejik cihazlara ihtiyacı var? 45 tane şimdi tespit ettik. Belki sayı artacak. Bu 45 cihazı üretebilmemiz lazım. Biz sadece sağlık hizmeti vermeyeceğiz. Sağlığın teknolojisini de üreteceğiz. Bilimini de üreteceğiz. Cihazını da üreteceğiz. İlacını da üreteceğiz. Türkiye bu bölgenin sadece değil, dünyanın sağlıkla ilgili merkez noktalarından bir tanesi olacak. Altyapımıza güveniyoruz. İnsan gücümüze güveniyoruz. Bilgimize güveniyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>SMA hastalığı ile ilgili çalışmaların da yürütüldüğünü vurgulayan Bakan Memişoğlu, 'SMA ile ilgili bir çalışma da yapıyoruz. SMA ile bağış toplayıp yurt dışında iyi olacağını deyip insanlara vaatte bulunup da bu vaadinin sonucunun ne olduğunu hepsini açıklayacağız. SMA ilacını bağış alıp da bu ilaç sonucunda o hastalar iyileşti mi, iyileşmedi mi? Sonucunu bilimsel olarak çalışıyoruz' dedi. </p><p>Türkiye'nin sağlık sisteminden dünyaya örnek olan bir konuma geldiğinin altını çizen Memişoğlu, vatandaşlardan sağlık çalışanlarına sahip çıkmalarını istedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/saglik-bakani-memisoglu-turkiyenin-saglikta-ihtiyac-duydugu-ilac-ve-cihazlari-uretecegiz</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:12:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/saglik-bakani-memisoglu-turkiyenin-saglikta-ihtiyac-duydugu-ilac-ve-cihazlari-uretecegiz.jpg" type="image/jpeg" length="95328"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'ta kına gecesindeki kavgada ağır yaralanan 4 kişiden biri hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/kahramanmarasta-kina-gecesindeki-kavgada-agir-yaralanan-4-kisiden-biri-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/kahramanmarasta-kina-gecesindeki-kavgada-agir-yaralanan-4-kisiden-biri-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta kına gecesinde çıkan silahlı ve bıçaklı kavgada ağır yaralanan 4 kişiden biri kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş'ta kına gecesinde çıkan silahlı ve bıçaklı kavgada ağır yaralanan 4 kişiden biri kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Edinilen bilgilere göre olay, Elbistan ilçesi Hasankendi Mahallesi'nde dün meydana geldi. Mahallede gerçekleştirilen kına merasimi sırasında henüz bilinmeyen bir nedenle taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüşmesi üzerine silah ve bıçaklar kullanıldı. Olayda 2 kişi silahla, 2 kişi ise bıçakla yaralandı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılara olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastanelere sevk edildi. Kavgada ağır yaralanan Sedat Can, kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Diğer yaralılar S.C., İ.A. ve A.B.'nin hastanelerdeki tedavilerinin sürdüğü öğrenildi. Olayla ilgili jandarma ekiplerinin incelemesi sürüyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kahramanmaraš, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/kahramanmarasta-kina-gecesindeki-kavgada-agir-yaralanan-4-kisiden-biri-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:08:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/kahramanmarasta-kina-gecesindeki-kavgada-agir-yaralanan-4-kisiden-biri-hayatini-kaybetti.jpg" type="image/jpeg" length="24751"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer: 'Uyku vücudun en kapsamlı biyolojik onarım süreci']]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/uzm-dr-elif-sarionder-gencer-uyku-vucudun-en-kapsamli-biyolojik-onarim-sureci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/uzm-dr-elif-sarionder-gencer-uyku-vucudun-en-kapsamli-biyolojik-onarim-sureci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, bilimsel verilerin uykunun vücudun en kapsamlı biyolojik onarım sürecini kapsadığını belirterek, 'Yetişkin bir bireyin geceleri 7 ila 9 saat arasında kesintisiz ve kaliteli uyuması, tıbbi bir öneri değil; fizyolojik bir zorunluluktur' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, bilimsel verilerin uykunun vücudun en kapsamlı biyolojik onarım sürecini kapsadığını belirterek, 'Yetişkin bir bireyin geceleri 7 ila 9 saat arasında kesintisiz ve kaliteli uyuması, tıbbi bir öneri değil; fizyolojik bir zorunluluktur' dedi. </p><p>Memorial Antalya Hastanesi Girişimsel Nöroloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, yetersiz ve kalitesiz uykunun baş ağrısı, bellek zayıflaması, dikkat dağınıklığı ve kronik yorgunluk gibi belirtilere neden olduğunu belirtti. Toplumda yaygın olan yanılgının aksine uykunun, beynin işlevlerini askıya aldığı pasif bir dinlenme hali olmadığını, bilimsel verilere göre uykunun vücudun en kapsamlı biyolojik onarım sürecini kapsadığını söyledi. Gencer, 'Yetişkin bir bireyin geceleri 7 ila 9 saat arasında kesintisiz ve kaliteli uyumasının tıbbi bir öneri değil; fizyolojik bir zorunluluktur. Bilimsel literatür, kronik uyku yetersizliğinin yalnızca yorgunlukla sınırlı kalmayıp pek çok ciddi sağlık sorunuyla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır' dedi. </p><p>'Uyku tüm organların kendini yenilediği bir dönem' </p><p>Uykunun önemi hakkında bilinmesi gerekenleri anlatan Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, 'Derin uyku evrelerinde beyin; gün boyu biriken zararlı atık maddeleri; özellikle de Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilen proteinleri özel bir temizlik mekanizması aracılığıyla uzaklaştırır. Öğrenilen bilgiler kalıcı belleğe aktarılır, stres hormonları yeniden dengelenir ve bağışıklık sistemi güçlenir. Kısaca ifade etmek gerekirse: uyku, beynin ve tüm organların kendini yenilediği en kritik dönemdir. Uykusuzluğun neden olduğu rahatsızlıklar arasında kalp-damar hastalıkları riskinde belirgin artış, tip 2 diyabet ve obezite eğilimi, bağışıklık sisteminin zayıflaması, depresyon ve anksiyete bozukluklarının tetiklenmesi, zihinsel işlev kaybının hızlanması ve unutkanlık, trafik kazaları başta olmak üzere dikkat gerektiren alanlarda hata oranının yükselmesine neden olmaktadır' ifadelerini kullandı. </p><p>Sıcak Havalarda Uyku Kalitesi Neden Düşer? </p><p>Sağlıklı bir uyku başlayabilmesi için vücut iç sıcaklığının yaklaşık 1 ila 1,5 derece düşmesi gerektiğinin altını çizen Gencer, 'Bu düşüş, beyine 'uyku zamanı geldi' sinyalini veren en temel tetikleyicilerden biridir. Ortam sıcaklığı yüksek olduğunda vücut bu ısı düşüşünü gerçekleştiremez; dolayısıyla hem uykuya dalmak güçleşir hem de uyku yüzeysel kalır. Sıcak havalarda yaşanan uyku sorunlarının başlıca nedenleri ise vücut ısısının düşememesi, terleme ve sık uyanma, kalp hızının yükselmesi, gece neminin artması ve geç saatlere uzanan aydınlık gelmektedir. Vücut ısısının düşememesi nedeniyle yüksek ortam sıcaklığı derin uyku evresine geçişi doğrudan engeller. Beyin, vücut ısısı yeterince düşmeden derin uyku moduna geçemez. Gece boyunca aşırı terleme bireyi sık sık uyandırır; uyku bütünlüğünü bozarak sabah yorgun uyanılmasına zemin hazırlar. Sıcaklık arttıkça kalp, vücudu soğutmak için daha hızlı çalışır. Bu fizyolojik uyarılma hâli, sinir sisteminin dinlenme moduna geçişini geciktirir. Yüksek nem oranı terlemenin buharlaşmasını engeller ve vücudun kendini soğutma kapasitesini daha da kısıtlar. Yaz aylarında günün uzaması, akşam saatlerinde güneş ışığına maruziyeti artırır. Bu durum melatonin salgısını geciktirir ve uyku başlangıç saatini olumsuz etkiler' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sağlıklı uyku için öneriler </p><p>Sıcak havalarda uyku kalitesini korumak için önerilerde bulunan Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, 'Yatmadan 1 ila 2 saat önce odayı havalandırın. Klima kullanılıyorsa 18-20 derece arasında ayarlanmalı; doğrudan üzerinize üflemeyecek şekilde konumlandırılmalıdır. Sıcak havalarda soğuk duş cazip gelse de ılık duş tercih edilmelidir. Ilık su, vücut yüzey sıcaklığını düşürerek iç ısının azalmasına katkı sağlar ve uykuya geçişi kolaylaştırır. Pamuklu, keten veya bambu içerikli çarşaf ve yastık kılıfları ısıyı hapsetmez, nem yönetimini destekler. Sentetik malzemeler terlemeyi artırarak, uyku konforunu bozar. Sıcak havalarda yeterli sıvı tüketimi zorunludur. Bununla birlikte yatmadan 1-2 saat önce aşırı sıvı alımından kaçınılması, gece tuvalete kalkma ihtiyacını azaltarak uyku sürekliliğini korur. Sindirim süreci vücut ısısını yükseltir; sıcak havalarda bu etki çok daha belirgin hissedilir. Yatmadan en az 2-3 saat önce hafif ve sindirimi kolay besinler tercih edilmelidir. Yatmadan 2-3 saat öncesine kadar yapılan yoğun fiziksel aktivite hem vücut ısısını hem de kortizol düzeyini yükselterek uykuya geçişi geciktirir. Yaz aylarının uzayan aydınlığına karşı kalın perde veya karartma perdesi kullanın. Işık maruziyetinin azaltılması, melatonin salgısının zamanında başlamasını destekler' dedi. </p><p>Mutlaka doktora başvurun </p><p>Vatandaşların uykuya dalma veya uyku bozukluğu gibi durumlardan sağlık kuruluşun başvurmaları gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer 'Haftada üç veya daha fazla gece uykuya dalma ya da uykuyu sürdürme güçlüğü, yeterli süre uyunmasına rağmen gündüzleri aşırı uyku hali ve işlevsellikte azalma, uyku sırasında horlama veya nefes durması şikayeti, bacaklarda huzursuzluk ve hareket ettirme isteğiyle belirgin rahatsızlık, uyku sorunlarına eşlik eden depresyon, yoğun kaygı veya ruh hali değişiklikleri gibi durumlarda mutlaka sağlık kuruluşuna başvurun. Bu belirtiler, altta yatan ve tıbbi müdahale gerektiren bir uyku bozukluğuna işaret ediyor olabilir' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/uzm-dr-elif-sarionder-gencer-uyku-vucudun-en-kapsamli-biyolojik-onarim-sureci</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 10:04:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/uzm-dr-elif-sarionder-gencer-uyku-vucudun-en-kapsamli-biyolojik-onarim-sureci.jpg" type="image/jpeg" length="45519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hazır giyim, terziliği değiştirdi: 65 yıllık terzi iğne ve makasını hiç bırakmadı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/hazir-giyim-terziligi-degistirdi-65-yillik-terzi-igne-ve-makasini-hic-birakmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/hazir-giyim-terziligi-degistirdi-65-yillik-terzi-igne-ve-makasini-hic-birakmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazır giyimin yaygınlaşmasıyla kıyafet dikiminin azaldığını belirten 65 yıllık terzi Mustafa Arslan, eskiden yıpranan kıyafetlerin tamir edilerek yıllarca kullanıldığını, günümüzde ise terzilerin daha çok tadilat yaptığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazır giyimin yaygınlaşmasıyla kıyafet dikiminin azaldığını belirten 65 yıllık terzi Mustafa Arslan, eskiden yıpranan kıyafetlerin tamir edilerek yıllarca kullanıldığını, günümüzde ise terzilerin daha çok tadilat yaptığını söyledi. </p><p>Sivas'ta yaşayan 76 yaşındaki Mustafa Arslan, babasının isteği üzerine çocuk yaşta başladığı terzilik mesleğinde 65 yılı geride bıraktı. Hazır giyimin henüz yaygın olmadığı yıllarda vatandaşların kumaşlarını terzilere getirerek kıyafet diktirdiğini belirten Arslan, mesleğinin geçmişten bugüne büyük bir değişim geçirdiğini ifade etti. Özellikle köylerde insanların kıyafetlerini uzun yıllar kullandığını anlatan Arslan, yıpranan veya yırtılan elbiselerin atılmak yerine terziler tarafından onarılarak yeniden kullanıldığını söyledi. Hazır giyimin yaygınlaşmasıyla birlikte kıyafet dikiminin giderek azaldığını belirten Arslan, terzilerin işlerinin ise ağırlıklı olarak tadilat ve tamir işlerine kaldığını ifade etti. Arslan, eskiden vatandaşların kumaşını getirdiğini ve elbiselerini diktiklerini söyleyerek, 'Kıyafetler uzun yıllar kullanılırdı. Yırtılan, sökülen yerleri tamir edilir, yeniden giyilirdi. Şimdi hazır giyim çıktı, insanlar mağazadan hazır kıyafet alıyor. Bizim işlerimiz daha çok paça, kol ve boy kısaltma, daraltma gibi tadilatlara kaldı' dedi. 65 yıldır iğne ve makasını elinden bırakmayan Arslan, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini sürdürmeye devam ediyor. </p><p>'İnsanlar giydiğini bir daha giymek istemiyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eskiden hazır elbiselerin az olduğunu ve insanların elbiselerini kendilerinin diktirdiklerini ifade eden Mustafa Arslan, '76 yaşındayım, 65 yıldır terzilik yapıyorum. Hala çalışmaya devam ediyorum. Babam elimden tuttu, beni terzinin yanına götürdü ve çırak olarak verdi. O günden bu yana terzilik yapıyorum. Babamın isteğiyle başladım. Ama zamanla mesleğimi sevdim ve hala severek sürdürüyorum. Eskiden hazır elbise yoktu. İnsanlar kumaşını getirir, terzide elbise diktirirdi. Maddi durumu iyi olmayan insanlar, özellikle köylüler, eskiyen ve yırtılan elbiselerini getirip yama yaptırır, tekrar giyerlerdi. O dönemde insanlar ellerindeki kıyafeti uzun süre kullanırdı. Şimdi ise durum çok farklı. Şimdilerde insanlar bir pantolonu bir kez giyip bir daha giymek istemiyor. Daha güzelini alıyor, aldığı kıyafeti beğenmeyince yenisini alıyorlar' diye konuştu. </p><p>'Büyüklerin sözüne itaat etmek önemliydi' </p><p>Şimdiki gençlerin kendi kararlarını kendilerinin verdiklerini ve çırak olmak istemediklerini söyleyen Arslan, 'Elbise diktiren de artık çok nadir. Bizim işlerimiz de daha çok tamirata kaldı. Kol ve paça kısaltma, boyunu değiştirme, daraltma gibi işlemler yapıyoruz. Eskisi gibi sıfırdan elbise diktiren pek kalmadı. Ben babamın sözünü dinleyerek bu mesleğe başladım. O zamanlar büyüklerin, özellikle babanın sözüne itaat etmek önemliydi. Şimdi ise çocuklar daha küçük yaşta kendi kararlarını vermek istiyor. 10 yaşındaki çocuk bile kendi istediğini yapıyor, babasının sözünü eskisi kadar dinlemiyor çırak olmak istemiyor' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sivas, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/hazir-giyim-terziligi-degistirdi-65-yillik-terzi-igne-ve-makasini-hic-birakmadi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 09:56:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/hazir-giyim-terziligi-degistirdi-65-yillik-terzi-igne-ve-makasini-hic-birakmadi.jpg" type="image/jpeg" length="17788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dokuzoluk Kanyonu doğal güzelliğiyle büyülüyor]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/dokuzoluk-kanyonu-dogal-guzelligiyle-buyuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/dokuzoluk-kanyonu-dogal-guzelligiyle-buyuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'nın Karaisalı ilçesinde bulunan Dokuzoluk Kanyonu, doğal güzelliği, serin suları ve yemyeşil doğasıyla büyülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana'nın Karaisalı ilçesinde bulunan Dokuzoluk Kanyonu, doğal güzelliği, serin suları ve yemyeşil doğasıyla büyülüyor. </p><p>Karaisalı ilçesine bağlı Merkezboztahta mevkiinde, Eğlence Çayı üzerinde yer alan Dokuzoluk Kanyonu, Adana kent merkezine yaklaşık 79 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Kanyon, çevresindeki doğal kaynak suları ve yemyeşil bitki örtüsüyle ziyaretçilerine şehir hayatından uzaklaşma imkanı sunuyor. </p><p>'Adını 9 su kaynağından alıyor' </p><p>Dokuzoluk isminin, bölgede bulunan 9 doğal su kaynağından geldiği belirtiliyor. Kanyon boyunca kayaların arasından çıkan sular, Eğlence Çayı ile birleşerek bölgeye farklı bir görünüm kazandırıyor. Özellikle yaz aylarında serinlemek isteyen vatandaşlar, kanyon içerisindeki doğal su alanlarında vakit geçiriyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Piknik ve doğa tutkunlarının gözdesi' </p><p>Dokuzoluk Kanyonu yalnızca serinlemek isteyenlerin değil, piknik yapmak, doğa yürüyüşü gerçekleştirmek ve fotoğraf çekmek isteyenlerin de ilgisini çekiyor. Bölgede piknik masaları, kamelyalar, mangal alanları, çeşmeler ve tuvalet gibi imkanlar bulunuyor. Kanyon manzarasını görmek isteyen ziyaretçiler ise özellikle köprü üzerinden seyir yaparak doğanın keyfini çıkarıyor. </p><p>'Yaklaşık 10 kilometrelik doğal oluşum' </p><p>Dokuzoluk Kanyonu'nun doğal yapısının Eğlence Çayı'nın yıllar boyunca yatağını aşındırmasıyla oluştuğu belirtiliyor. Akademik çalışmalarda kanyonun yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda olduğu, başlangıç ve bitiş noktaları arasında önemli bir yükselti farkı bulunduğu ifade ediliyor. Kanyon çevresinde kızılçam, meşe, zeytin, sandal ve defne gibi Akdeniz bitki örtüsüne ait türler de görülüyor. </p><p>'Adana'nın sıcağından uzaklaşmak isteyenlerin rotası' </p><p>Hava sıcaklıklarının yükseldiği yaz aylarında Adana kent merkezindeki bunaltıcı sıcaklardan uzaklaşmak isteyen vatandaşlar, soluğu Karaisalı'nın doğal güzelliklerinde alıyor. Dokuzoluk da serin suyu, gölgeli alanları ve doğal yapısıyla günübirlik ziyaretçiler tarafından tercih edilen bölgeler arasında yer alıyor. </p><p>Doğayla iç içe zaman geçirmek isteyen vatandaşlar için önemli bir alternatif oluşturan Dokuzoluk Kanyonu, Adana'nın doğal güzellikleri arasında keşfedilmeyi bekleyen rotalardan biri olarak öne çıkıyor. </p><p>'Yetkililerden ziyaretçilere doğayı koruma çağrısı' </p><p>Öte yandan, bölgeyi ziyaret eden vatandaşların doğal alanın korunması konusunda duyarlı davranması önem taşıyor. Kanyona gelen ziyaretçilerin çöplerini çevreye bırakmaması, doğal kaynaklara zarar vermemesi ve özellikle su kenarlarında güvenlik kurallarına dikkat etmesi gerektiği bildirildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana, Çevre</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/dokuzoluk-kanyonu-dogal-guzelligiyle-buyuluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 09:51:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/dokuzoluk-kanyonu-dogal-guzelligiyle-buyuluyor.jpg" type="image/jpeg" length="56820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geliştirdikleri depreme dayanıklı yapı projesi dünya birincisi oldu]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/gelistirdikleri-depreme-dayanikli-yapi-projesi-dunya-birincisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/gelistirdikleri-depreme-dayanikli-yapi-projesi-dunya-birincisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de mühendislik bölümü öğrencileri, geliştirdikleri depreme dayanıklı yapı tasarımı projesiyle ABD'deki yarışmada dünya birincisi oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir'de mühendislik bölümü öğrencileri, geliştirdikleri depreme dayanıklı yapı tasarımı projesiyle ABD'deki yarışmada dünya birincisi oldu. </p><p>İzmir Katip Çelebi Üniversitesi bünyesinde yer alan ve inşaat mühendisi öğrencilerinden oluşan Sismik Takımı, 'depreme dayanıklı yapı tasarım' projesi geliştirdi. Ekip, bu proje ile 13-17 Temmuz tarihlerinde Amerika Birleşik Devletleri'nin Oregon eyaletine bağlı Portland şehrinde düzenlenen EERI SDC 2026'ya (Deprem Mühendisliği Araştırma Enstitüsü Sismik Tasarım Yarışması) katıldı. </p><p>Yarışma kapsamında, tasarlanan çok katlı bina maketleri gerçek deprem ivmelerini simüle eden sarsma tablası üzerinde test edildi. Yapının iki farklı deprem simülasyonuna dayanıklılığının yanı sıra sönümleyici tasarımı, sayısal modelleme tahminleri, maliyet analizi, mimari estetik ve teklif dosyası sunumları da jüri tarafından değerlendirildi. Proje, değerlendirmelerin ardından dünyanın çeşitli ülkelerinden katılan 49 üniversiteyi geride bırakarak dünya 1'incisi seçildi. Ekip, elde ettiği bu başarıyla yarışma tarihinde şampiyon olan ilk Türk takımı unvanını kazandı. </p><p>Projeye dair bilgilendirmelerde bulunan İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hasan Emre Demirci 'Deprem Mühendisliği Araştırma Enstitüsü'nün 23 yıldır düzenlediği uluslararası bir yarışma. Yarışmaya Amerika, Kanada, Avustralya, İngiltere, Avrupa ve Uzak Doğu ülkeleri başta olmak üzere dünyanın en iyi üniversitelerinden katılan takımlar yer alıyor. Buradaki temel amaç, her sene paylaşılan teknik şartnameye uygun olarak proje geliştirmek ve bu projeyi bir makete dönüştürmek. Ayrıca yapılan maketin sayısal modellemelerle tahmin edilmesi gereken durumları var. Bunlar yapı ivmesi, yapı deplasmanı gibi değerlerdir. Bu değerlerin tahmin edilmesi, ardından projenin mimari ve estetik açıdan düzgün bir şekilde geliştirilmesi gerekiyor. Orada yaptığımız maket aynı zamanda sarsma tablası deneylerine tabi tutuluyor. Aslında deprem simülasyonu sağlayan bir sistemdir. Yapıya tek bir deprem değil, iki farklı deprem simülasyonu uygulanıyor. Bu iki deprem altında yapınız ayakta kalırsa testi geçmiş oluyorsunuz' diye konuştu. </p><p>Yapıya gelen deprem etkilerini azaltmak için sönümleyicilerin de tasarlandığını ifade eden Demirci, 'Sönümleyici, yapı üzerine konumlandırılan bir alettir. Depremden gelen ivmeleri ve yapı deplasmanlarını azaltarak binaya, kolonlara ve taşıyıcı elemanlara gelecek kuvvetleri düşürür. Biz de yarışma kapsamında yenilikçi bir sönümleyici tasarladık. Öğrencilerimiz henüz mezun olup mühendislik unvanını almadan yapı tasarımı projesinde yer alıyorlar. Stres, zaman yönetimi ve karşılaştıkları birçok problemi bu projenin içinde öğrenip deneyimliyorlar' dedi. </p><p>'Türkiye'de birincilik alan ilk üniversite olduk' </p><p>'Depremin büyüklüğünden ziyade, geçmişte yaşanmış depremlerin ivme-zaman kayıtları sarsma tablasına veriliyor' diyen Demirci, şunları kaydetti: </p><p>'Bu sarsma tablasında, San Francisco depremi kayıtları kullanılabiliyor. Türkiye'de ve dünyada depremleri ölçen istasyonlara gelen ivme-zaman kayıtları yapıya aktarılıyor ve gerçek bir deprem altında yapının nasıl davrandığına bakılıyor. Yarışmada daha önce Türkiye'den birincilik alan hiçbir üniversite olmamıştı. Bunu biz başardık ve ülkemizi gururla temsil ettik. Bu da bizi çok mutlu etti. Biz bir deprem ülkesiyiz ancak Kaliforniya, İtalya veya Yunanistan gibi dünyada deprem riski yüksek başka bölgeler de var. 9 öğrencimle beraber bir sene boyunca gece gündüz demeden, çok yoğun bir tempoda çalıştık. Asıl emek öğrencilerimizin. Çünkü burayı ev bilerek çalıştılar ve sonunda ülkemize ile üniversitemize bu başarıyı getirdiler. Onlarla gurur duyuyoruz.' </p><p>'Tarifsiz bir mutluluktu' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İki senedir yarışmaya katılan takım kaptanı mühendislik bölümü öğrencisi Muhammet Haktan Korkmaz, 'Yaklaşık 10-11 ay süren, çok güzel ve heyecanlı bir çalışma dönemi geçirdik. Bu süreçte verdiğimiz emeği bir başarıyla taçlandırmak çok önemliydi. Bizi en çok mutlu eden şey, bu kadar kişinin desteğinin ve beklentisinin karşılığını verebilmek oldu. Hepimizin tek bir amacı vardı, birinci olmak. Yarışma anındaki heyecanımız tarif edilemezdi. Yarıştığımız rakipler çok ciddi üniversitelerdi. Biz görece daha yeni bir üniversite olduğumuz için belki de birçok kişinin yapamayacağımızı düşündüğü bir konumdaydık. Aralarında çok köklü kurumların da yer aldığı yaklaşık 49 üniversite arasından böyle bir başarı elde etmek tarifi mümkün olmayan bir duygu. Arkadaşlarımla sarılırken bir an arkama döndüm, 500 kişinin bizi ayakta alkışladığını gördüm. Tarifsiz bir mutluluktu' cümlelerine yer verdi. </p><p>'Zorluklar yaşadık, omuz omuza vererek çözüm bulduk' </p><p>Sürecin zorlu olduğunu ve çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını ifade eden mühendislik bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi Ayça Dervişoğlu, 'Arkadaşlarımızla omuz omuza vererek hepsine bir çözüm bulduk. Çok yorucu bir dönem olsa da disiplinli ve planlı bir şekilde çalışarak tüm zorlukların üstesinden geldik. Türkiye'ye böyle güzel bir ödül getirmek hem bizi hem de ailelerimizi çok gururlandırdı. Okulumuz da bu süreçte bize büyük destek sağladı. Yarışma bize mesleki açıdan çok şey kazandırdı. Önümüze çıkan bir projede sorunlarla karşılaştığımızda bunları nasıl çözmemiz gerektiğini bizzat tecrübe ettik. Ödülün ötesinde, hayatımızı belki de değiştirecek çok büyük bir deneyim kazandık. Çok mutlu ve gururluyuz' diye vurguladı. </p><p>Makette kullandıkları, bulunması çok zor olan bir malzemenin olduğunu ve yarışmaya az bir süre kala bu malzemeyle ilgili sıkıntı yaşadıklarını belirten Dervişoğlu, şöyle devam etti: </p><p>'Pes etmeyip çözümü kendimiz ürettik. Büyük parçaları alıp tek tek keserek ihtiyacımız olan malzemeyi kendi imkanlarımızla hazırladık. Binamızı zamanında ve eksiksiz bir şekilde tamamlamayı başardık. Yarışma alanında da diğer üniversitelerden gelen katılımcılar, binamızdaki el işçiliğini görünce çok şaşırdılar ve çalışmamızı çok beğendiler.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Izmir, Bilim ve teknoloji</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/gelistirdikleri-depreme-dayanikli-yapi-projesi-dunya-birincisi-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 09:50:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/gelistirdikleri-depreme-dayanikli-yapi-projesi-dunya-birincisi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="97796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karşı şeride geçip 3 araca çarptı: 4 yaralı]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/karsi-seride-gecip-3-araca-carpti-4-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/karsi-seride-gecip-3-araca-carpti-4-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya-Konya kara yolu Beydiğin Mahallesi'nde şerit ihlali yapan sürücünün kullandığı otomobil karşı şeride geçerek 3 araca çarptı. Zincirleme kazada aynı araçta bulunan 4 Afganistanlı yaralandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya-Konya kara yolu Beydiğin Mahallesi'nde şerit ihlali yapan sürücünün kullandığı otomobil karşı şeride geçerek 3 araca çarptı. Zincirleme kazada aynı araçta bulunan 4 Afganistanlı yaralandı. </p><p>Kaza, Antalya-Konya D-687 kara yolu Beydiğin Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Konya'dan Antalya istikametine seyir halindeki Afganistan uyruklu Abdul R. M.'nin kullandığı 42 MB 8405 plakalı araç, şerit ihlali yaparak karşı yöne geçti. Abdul R. M.'nin kullandığı araç, Antalya'dan Konya istikametine gitmekte olan 44 HY 292, 16 AYE 537 ve 07 BMR 731 plakalı araçlara çarptı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aynı araçtaki 4 kişi yaralandı </p><p>Kazada sürücü Abdul R. M. ve aynı araçta yolcu olarak bulunan Afganistan uyruklu Gül D. M., Zehra M. ve İdris M. (2) yaralandı. 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulanslarla Serik Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan Gül D. M.'nin hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya, Asayiş</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/karsi-seride-gecip-3-araca-carpti-4-yarali</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/karsi-seride-gecip-3-araca-carpti-4-yarali.jpg" type="image/jpeg" length="91619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Patagonya değil Adana]]></title>
      <link>https://www.miragundem.com/patagonya-degil-adana</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.miragundem.com/patagonya-degil-adana" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da bulunan ve yıllar içerisinde ağaç görünümüne ulaşan dev kaktüsler için Çukurova'nın sıcak ve güneşli havası uygun şartlar oluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana'da bulunan ve yıllar içerisinde ağaç görünümüne ulaşan dev kaktüsler için Çukurova'nın sıcak ve güneşli havası uygun şartlar oluşturuyor. </p><p>Çukurova Üniversitesi Balcalı Yerleşkesi içerisinde yaklaşık 200 dönümlük alanda kurulan Ali Nihat Gökyiğit Botanik Bahçesi, farklı coğrafyalardan getirilen çok sayıda bitki türüne ev sahipliği yapıyor. </p><p>Suyu gövde, yaprak ve diğer organlarında depolayabilen sukulent bitkiler, kurak iklimlere dayanabilmeleriyle bilinirken, Adana'nın sıcak iklimi ve uzun süren güneşli dönemleri ise bu tür bitkilerin yetiştirilmesi için uygun şartlar oluşturuyor. Anavatanı Amerika kıtasında, Patagonya'dan Kanada'ya kadar olan kaktüs sıcak ikliminden dolayı Adana'da da yetişiyor. </p><p>'Adana'da rahatlıkla yetişiyor' </p><p>Çukurova Üniversitesi Botanik Bahçesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Serpil Demirci Kayıran, kaktüslerin dikiminin volkanik kayaçlarla donatılmış alanda gerçekleştiğini söyleyerek, 'Buradaki kaktüsler doğal türlerimiz değil. Asıl menşeyi sıcak ülkeler. Bu kaktüsler buraya uyum sağlamış bitkiler. Adana'nın sıcak olması bu kaktüslerin buraya uyum sağlamasını beraberinde getirdi. Kaktüsler çok fazla su istemeyen türlerdir ve Adana'da rahatlıkla yetişiyor' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Adana kaktüsler için uygun bir ortam sağlıyor' </p><p>Bahçede bulunan en önemli türlerden birinin 'Agave Americana' olduğunu dile getiren Kayıran, 'Adı 'Sarı Sabır' olarak da geçen kaktüsler bahçemizde artık doğallaşmış durumda. Bu bitkiler 15 senede bir çiçek açıyor. Çiçek açtıktan sonra anaç birey ölüyor ve yavrular çoğalarak yaşamını sürdürüyor. Bunun dışında pek çok bitki çeşidimiz var. Kaktüsler sıcak habitatlara uyum sağlamış bitkilerdir, kendi içerisinde su depolayabiliyorlar. Adana'nın içerisinde bulunduğumuz 40 derecelik sıcaklığında rahatlıkla yetişip su istemeden yaşamına devam edebiliyorlar. Adana kaktüsler için uygun bir ortam sağlıyor diyebiliriz' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Adana, Çevre</category>
      <guid>https://www.miragundem.com/patagonya-degil-adana</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 09:37:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://miragundemcom.teimg.com/crop/1280x720/miragundem-com/uploads/2026/08/agency/iha/patagonya-degil-adana.jpg" type="image/jpeg" length="64622"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
