Sağlık

Sıcak hava ölüm oranlarındaki artışa yansıdı

Memorial Dicle Hastanesinde görevli Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Serkan Akdağ, Avrupa'da, yakın zamanda Fransa'nın Paris kentinde yüzden fazla insanın aşırı sıcak nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek, 'Ülkemizde de maalesef özellikle son birkaç ayda hayatını kaybeden vaka sayısında ciddi artış yaşandı' dedi.

Memorial Dicle Hastanesinde görevli Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Serkan Akdağ, Avrupa'da, yakın zamanda Fransa'nın Paris kentinde yüzden fazla insanın aşırı sıcak nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek, 'Ülkemizde de maalesef özellikle son birkaç ayda hayatını kaybeden vaka sayısında ciddi artış yaşandı' dedi.

Türkiye'nin bazı bölgelerinde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üstünde seyrediyor. Günlük yaşamı olumsuz etkileyen sıcak hava dalgası, sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Serkan Akdağ, yaz aylarında kalp krizi vakalarının arttığını belirterek, vatandaşlara uyarılarda bulundu. Ülkede ve dünyada son zamanlarda özellikle hava sıcaklığındaki ani artışlardan dolayı hem ölümlerde hem de kalp krizi vakalarında ciddi artışlar olduğuna dikkat çeken Dr. Akdağ, Avrupa'da, yakın zamanda Fransa'nın Paris kentinde yüzden fazla insanın aşırı sıcak nedeniyle hayatını kaybettiğine değindi.'Ülkemizde de maalesef özellikle son birkaç ayda hayatını kaybeden vaka sayısında ciddi artış yaşandı' diyen Akdağ, 'Hava sıcaklığı hem kalp sağlığımızı hem de genel metabolizmamızı olumsuz yönde etkilemektedir. Hava sıcaklığındaki ani artışlar vücuttan sıvı ve mineral kaybına yol açar. Bu da vücuttaki elektrolit dengesini olumsuz yönde etkiler. Bunun neticesinde hem ritim bozukluklarında hem de kalp krizi vakalarında artış görülebilir. Bununla beraber damar genişlemesi olur ve bu da tansiyon dengesizliğine yol açar. Özellikle ilaç kullanan kalp hastalarımızda yaz aylarında sıcaklığın artmasıyla birlikte tansiyon dengelerindeki oynamaları, yükselme ve düşmeleri çok sık görmekteyiz' dedi.

'Çay ve kafein içeren kahve gibi içecekler tüketmemiz gereken sıvının yerini tutmaz'

Özellikle idrar söktürücü ilaç kullanan hastaların bu konuda daha dikkatli olması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Akdağ, 'Sıcaklıkla birlikte özellikle sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum ve klor dengesinde bozulmalar sık görülmektedir. Buna çok dikkat etmek gerekiyor. Vücut terlemese bile bir miktar sıvı ve mineral kaybı ister istemez oluşabilmektedir. Bunun yerine konulması çok değerlidir. Dolayısıyla sıcak yaz aylarında sıvı tüketiminin daha fazla olması, susamasak bile mutlaka su ve sıvı tüketmemiz önem arz etmektedir. Sıvı tercihi olarak su, ayran ve özellikle maden suyu gibi içecekleri öneriyoruz. Çay ve kafein içeren kahve gibi içecekler tüketmemiz gereken sıvının yerini tutmaz. Günde ortalama 2,5-3,5 litre su tüketmemiz gerekiyor. Yaz aylarında sebze ve meyve ağırlıklı beslenmenin ciddi faydaları vardır. Ağır yemeklerden kaçınmamız gerekiyor' diye konuştu.

'Kalp krizi vakalarımız normal zamanlara göre bir miktar artış göstermektedir'

Sıcak havalarda sıvı ve elektrolit dengesinin bozulmasıyla birlikte ritim bozukluklarının daha sık görüldüğünü söyleyen Akdağ, konuşmasına şöyle devam etti:

'Özellikle bize gelen hastalarda çarpıntı atakları bu aylarda daha da artmaktadır. Tansiyon düşüklüğü ve tansiyon yüksekliği nedeniyle başvuran hasta sayısı da artmaktadır. Kalp krizi vakalarımız normal zamanlara göre bir miktar artış göstermektedir. Bunun nedeni şudur; sıvı kaybıyla birlikte elektrolit dengesi bozulur. Bunun yanında sıcaklık arttığında kanın yoğunluğu da artar. Kanın yoğunluğunun artması pıhtılaşma faktörlerini aktive eder. Bu da ister istemez kalp krizine yatkınlık oluşturur. Dolayısıyla hem krize yol açabilir hem de aşırı sıcaktan dolayı kaybettiğimiz sıvı ve elektrolitleri telafi etmek için kalp daha güçlü çalışmaya başlar. Kalp, bir dakikada pompalaması gereken miktardan daha fazla çalışır ve daha güçlü kasılır. Bu da kalbi yorar. Kalp yorulduğu zaman kalp krizi riski daha da artar. Özellikle kalp damar hastalığı olanlarda, kalp yetmezliği bulunanlarda ve ritim bozukluğu olan hastalarda sıcak yaz aylarında çok daha dikkatli olunmasını istiyoruz. Saat 11.00 ila 16.00 arasında güneş ışığına maruz kalmamalarını önemle rica ediyoruz. Sıvı kayıplarını iyi bir şekilde tolere etmelerini, yani yeterli sıvı almalarını istiyoruz.'

'Diyarbakır gibi hava sıcaklığının 45 dereceyi aştığı bölgelerde çok daha dikkatli olması gerekir'

Prof. Dr. Akdağ, vatandaşların güneş çarpması ile kalp krizini karıştırdıklarına dikkat çekerek, 'Güneş çarpması durumunda kişi aşırı terler, vücut kızarabilir, deri kuru ya da ıslak olabilir. Kalp krizinde ise bu tür görsel durumlar pek görülmez. Kalp krizi daha çok eforla tetiklenir. Şiddetli göğüs ağrısı, sol kola ve sol omuza yayılan ağrı, nefes darlığı ve çarpıntı ataklarıyla kendini gösterir. Sadece kalp hastaları değil, tüm bireylerin bu sıcak havalarda, özellikle Diyarbakır gibi hava sıcaklığının 45 dereceyi aştığı bölgelerde çok daha dikkatli olması gerekir. Altta yatan bir kalp hastalığınız olmasa bile aşırı sıcaklar nedeniyle vücudunuz sıvı ve elektrolit kaybeder. Özellikle sodyum, potasyum, magnezyum, klor ve kalsiyum kaybı nedeniyle hem ritim bozukluğu riskiniz, hem kalp krizi riskiniz, hem de tansiyon düşüklüğü veya ani tansiyon yükselmesi riskiniz normal zamanlara göre kat kat artar. Dolayısıyla kalp hastası olsun ya da olmasın tüm bireylerin bu sıcak havalara dikkat etmesi gerekir. Saat 11.00 ila 16.00 arasında mümkünse güneş ışığına maruz kalmamalıdır. Uygun kıyafetler tercih edilmeli, çok sıcak havalarda dışarı çıkılması gerekiyorsa şemsiye kullanılmalıdır. Bu kurallara mutlaka riayet etmek gerekir' ifadelerini kullandı.