Izmir

Taksi şoförünü katleden katil: 'Köpekler gibi pişmanım'

İzmir'in Konak ilçesinde taksi şoförü Deniz Örer'in aracına binen yolcu tarafından tabancayla vurularak öldürülmesine ilişkin açılan davada ilk duruşma görüldü. Sanık Doğuş Meşe'nin 'kasten öldürme', 'gece vakti silahla yağma' ve '6136 Sayılı Kanuna Muhalefet (ruhsatsız silah)' suçundan hakim karşısına çıktığı duruşmada ara karar açıklandı. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına ve dosyadaki eksik hususların giderilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

İzmir'in Konak ilçesinde taksi şoförü Deniz Örer'in aracına binen yolcu tarafından tabancayla vurularak öldürülmesine ilişkin açılan davada ilk duruşma görüldü. Sanık Doğuş Meşe'nin 'kasten öldürme', 'gece vakti silahla yağma' ve '6136 Sayılı Kanuna Muhalefet (ruhsatsız silah)' suçundan hakim karşısına çıktığı duruşmada ara karar açıklandı. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına ve dosyadaki eksik hususların giderilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Olay, 9 Mart gecesi saat 22.18 sıralarında Eşrefpaşa Caddesi üzerinde başladı. Taksiye binen Doğuş Meşe (24), şoför Deniz Örer'e (52) bir ay önce ayrıldığı iş yerine gideceğini ve oradan valizlerini alacağını söyledi. Saat 22.20'de Hurşidiye Mahallesi 1308 Sokak'a varıldığında, araçtan inen şüpheli, ücretin ne kadar tutacağını sordu. Şoförün '700 TL civarı tutar' cevabı üzerine aralarında herhangi bir tartışma yaşanmazken, Doğuş Meşe yanında getirdiği tabancayı çıkartarak açık olan camdan Deniz Örer'in başına bir el ateş etti. Bilincini kaybeden şoförü araçtan çekerek yola atan şüpheli, direksiyona geçerek taksiyle olay yerinden uzaklaştı.

Gasp ettiği takside uyuşturucu partisi verdi

Cinayetten hemen sonra saat 22.25'te bir kadını arayarak yanına çağıran Doğuş Meşe, gasp ettiği taksinin babasına ait olduğunu söyledi. Şüpheli, yanına aldığı F.A. adlı kadına sentetik ecza verdikten sonra farklı adreslere giderek metamfetamin ve esrar satın aldı. İkili, öldürülen şoförün kanı bulunan taksi içerisinde yaklaşık bir saat boyunca uyuşturucu kullandı. Şüpheli, kadını bıraktıktan sonra saat 23.30 civarında telefonla ulaştığı ablası ve annesine 'Taksiciyi vurdum, moralim bozuk' diyerek itirafta bulundu.

Araç takip sistemiyle evinde yakalandı

Deniz Örer'in gece saat 02.00'de eve gelmemesi üzerine şüphelenen ailesi, araç takip sisteminden taksinin konumunu inceledi. Direksiyondaki kişinin eşkali uymayınca durum polise bildirildi. Kamera kayıtlarını geriye dönük inceleyen ekipler, cinayetin işlendiği noktayı tespit etti. Polis, taksiyle evine giden zanlıyı düzenlediği operasyonla yakaladı.

Sanık hakim karşısına çıktı

Olayla ilgili sanık hakkında 'kasten öldürme', 'gece vakti silahla yağma' ve '6136 Sayılı Kanuna Muhalefet' suçlamasıyla dava açılmıştı. Sanık Doğuş Meşe'nin bugün İzmir 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanması başladı. Sanık, mahkemeye Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile uzaktan katıldı. Taksi şoförünün eşi Ayşe Örer ile avukatlar ve taksici esnafı da salonda hazır bulundu.

'Köpekler gibi pişmanım, karıncayı bile incitemem'

Celsede ilk olarak sanığa savunma hakkı verildi. Pişman olduğunu belirten Meşe, 'Başsağlığı diliyorum. Ben normalde karıncayı bile incitemem. Çok pişmanım, her şey uyuşturucu etkisiyle oldu. Keşke olmasaydı. Silah almıştım ve uyuşturucu sebebiyle cesaret geldi. Köpekler gibi pişmanım. Olayın hala şokundayım, daha yeni yeni kendime geliyorum. Silahı benim ateşlediğim doğrudur. Korktuğum için arabayı alıp kaçtım' ifadelerini kullandı.

'Eşimi çöp gibi attı'

Duruşmada söz alan maktul Deniz Örer'in eşi Ayşe Örer, sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek en ağır cezanın verilmesini talep etti. Örer, şu ifadeleri kullandı:

'Davacıyım. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum. Müebbet değil, ağırlaştırılmış müebbet ile cezalandırılsın. Benim eşim çok iyi bir insandı. Sanık istediği kadar 'bilincim yerinde değildi' diyebilir. Görüntüleri ve videoları izledik, gayet bilincindeydi. Eşimin cesedini çöp gibi aracından çıkarıp yola attığını gördük. Üstüne bir kadınla alem yapmış. Benim vicdanım buna dayanmıyor. Allah onu bildiği gibi yapsın.'

Duruşmada dinlenen sanığın annesi O.Ş. ise, 'İşten gelirken benden yemek yapmamı istemişti. Hiç kimse oğlunun bu duruma düşmesini istemez. Ben de hayatını kaybeden şoförün ailesine çok üzülüyorum' şeklinde konuştu.

Savunma ve beyanların ardından ara karar açıklandı. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve dosyadaki eksik hususların giderilmesine karar vererek duruşmayı 29 Eylül'e erteledi.

'İçimiz soğumayacak'

Duruşmanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Deniz Örer'in eşi Ayşe Örer, 'İçimiz soğumayacak ve özlemimiz bitmeyecek. Zaman geçtikçe özlemimiz daha artıyor. Sanığın pişman olması beni bağlamıyor. Getirebiliyorsa eşimi geri getirsin. Allah'tan tek dileğim en ağır cezayı alması' dedi.

İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan ise, 'Tüm Türkiye'de ticari taksilerde haber merkezinin ne kadar önemli olduğunu bu celsede görmüş olduk. Katile ulaşılmasında haber merkezi ve kamera sisteminin önemi ortaya çıktı. Taksilerde suç işleme amacıyla binenlerin kaçamayacağını görmüş olduk. Sanığın en ağır cezayı alacağını umut ediyoruz ve adalete güveniyoruz' diye vurguladı.

Avukat İlker Kasapoğulları da 'Sanık hakkında TCK'nın 82'nci maddesindeki nitelikli hallerin uygulanması ve kendisinin 'ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası' ile cezalandırılması gerektiğini belirttik. Mahkeme heyeti de bu taleplerimizi haklı bulmuş olacak ki sanıktan TCK'nın 82'nci maddesinin ilgili bentlerinden ek savunma istedi. Ancak biz, sürecin sadece bu bentle sınırlı kalmasının yeterli olmayacağı kanaatindeyiz. Sanığın hareketlerine bakıldığında, maktulün taksisini kaçırdığı ve kız arkadaşının yanına giderek birlikte uyuşturucu kullandığı görülmektedir. Dolayısıyla sanık, maktulü önceden tanımasa bile bu cinayeti tasarlayarak işlemiştir. Umarım mahkeme heyeti de aynı kanaate varır ve sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılır. Tek isteğimiz budur. Böylece ailenin yüreği bir nebze olsun soğuyacak. Hem de toplum vicdanı rahatlayacaktır. Türk adaletine güveniyoruz' açıklamalarında bulundu.