Ordu

Tezgahların en küçük pazarcısı: 10 yaşındaki Azra, hasta babasının eli ayağı oldu

Ordu'nun Ünye ilçesinde yaşayan 10 yaşındaki Azra Derya Çelik, babasının rahatsızlığı nedeniyle pazar tezgâhında başlattığı mücadelesiyle herkesin yüreğini ısıttı. Küçük yaşına rağmen üstlendiği sorumlulukla Ünye pazarının en küçük esnafı olan minik Azra, hem vatandaşların hem de müşterilerin takdirini topluyor.

Ordu'nun Ünye ilçesinde yaşayan 10 yaşındaki Azra Derya Çelik, babasının rahatsızlığı nedeniyle pazar tezgâhında başlattığı mücadelesiyle herkesin yüreğini ısıttı. Küçük yaşına rağmen üstlendiği sorumlulukla Ünye pazarının en küçük esnafı olan minik Azra, hem vatandaşların hem de müşterilerin takdirini topluyor.

Ünye İmam Hatip Ortaokulu 5'inci sınıf öğrencisi olan 10 yaşındaki Azra Derya Çelik, bir süredir böbrek, şeker ve tansiyon rahatsızlıklarıyla mücadele eden 52 yaşındaki babası Adem Çelik'e destek olmak için pazara gitmeye başladı. Okulların tatil olduğu ilk zamanlardan itibaren sabahın erken saatlerinde tezgâhı kuran küçük kız; mısır unu, tereyağı, kabak, pırasa ve fasulye gibi yöresel ürünlerin satışını tek başına gerçekleştiriyor.

'Babama yardım ettiğim için kendimi çok iyi hissediyorum'

Babasının yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle babasına destek olmak için pazar tezgahının başına geçen Azra Derya Çelik, 'Babam rahatsız olduğu için pazara annem geliyordu. Daha sonra annem, babama yardım etmemi ve pazarda satış yapabileceğimi söyledi. O günden sonra hep ben gelmeye başladım. Sabah pazara ilk geldiğimizde önce tezgâhı kuruyorum, ardından müşterilere satış yapıyorum. Genellikle mısır unu, tereyağı, kabak, pırasa, fasulye gibi ürünler satıyorum. Buraya geldiğimde babama yardım ettiğim için kendimi çok iyi hissediyorum' dedi.

'Pazar kurulmayan günlerde ise köyde anneme yardım ediyorum'

Pazarın kurulmadığı günlerde babasının yanı sıra annesine de köyde yardım ettiğini söyleyen Azra Derya Çelik, 'Buraya ilk zamanlar annemle geliyordum. Mesela ilk günler çekiniyordum, az da olsa utanıyordum ama artık utanmıyorum. Müşterileri yavaş yavaş tanıdığım için utanmıyorum, aksine pazarda olduğum için mutlu oluyorum. Pazarda babam da bana harçlık veriyor veya para üstünü benden almayanlar oluyor. Ben de para üstünü biriktirip okul ihtiyaçlarımı alıyorum. Pazar kurulmayan günlerde ise köyde anneme yardım ediyorum. Mesela bazen ahıra gidiyorum, inekleri bazen ben sağıyorum. Ya da pazara geleceğimiz zaman, ürünleri hazırlama konusunda babama yardım ediyorum' diye konuştu.

'Azra olmasa buraya gelme şansım yok'

Ayakta durmakta zorlandığını ancak ailesi için bu mücadeleyi sürdürmek zorunda olduğunu vurgulayan ve yaklaşık 1.5 yıldır böbrek, şeker ve tansiyon rahatsızlığıyla mücadele eden 51 yaşındaki baba Adem Çelik ise 'Yaklaşık 1.5 senedir rahatsızlığımdan dolayı Samsun Şehir Hastanesine tedaviye gidiyorum. Ünye'de iki senedir hastanelere gidiyordum ama hastalığımı ilk kez Ordu'daki doktorlar teşhis etti. Benim ayakta durma şansım hiç yok ama buraya gelmek zorundayım. Çocuklarım var ve kendimi ayakta tutmak zorundayım. Azra, bana bir şey olur endişesiyle yardımcı oluyor, yanımda duruyor. Azra olmasa zaten buraya gelme şansım da yok, o yüzden ona güveniyorum. Burayı bırakıp gitsem, gözüm arkada kalmaz, bütün pazarı tek başına halleder. Onu görenler şaşırıyor ve harçlık vermek istiyorlar ama ben 'alma' diyorum. Azra pazara geleli üç ay oldu. Buraya çok heves ediyor ama dersleri de çok iyi. Derslerinden geri kalmaması ve okuması için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Köyde şu an ineğimiz gebe ve Azra annesine köyde de yardım ediyor' şeklinde konuştu.