Karın ağrısının toplumda sık görülen şikayetlerden biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hakan Buluş, ağrının yeri, başlama şekli, süresi ve eşlik eden belirtilerin hastalığın nedenini anlamada önemli ipuçları verdiğini söyledi.
Karın ağrısının çoğu zaman basit nedenlerle ortaya çıkabildiğini ancak bazı durumlarda ciddi ve acil müdahale gerektiren hastalıkların habercisi olabileceğini belirten Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Hakan Buluş, vatandaşları özellikle ani başlayan ve giderek şiddetlenen karın ağrılarını hafife almamaları konusunda uyardı.
'Her karın ağrısı aynı değildir'
Karın ağrısının tek başına bir hastalık olmadığını, farklı hastalıkların belirtisi olarak ortaya çıkabileceğini belirten Buluş, 'Karın ağrısının nerede başladığı ve nereye yayıldığı, ne kadar süredir devam ettiği, ağrının şiddeti ve beraberinde ateş, bulantı, kusma, ishal veya kabızlık gibi şikâyetlerin bulunup bulunmadığı bizim için önemlidir' dedi.
Özellikle aniden başlayan, kısa süre içerisinde şiddetlenen veya hastanın günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyen ağrıların dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Buluş, vatandaşların kendi kendine teşhis koymak yerine sağlık kuruluşuna başvurmasının önemine dikkat çekti.
Apandisit ağrısı nasıl anlaşılır
Apandisitin toplumda en sık bilinen akut karın hastalıklarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Buluş, apandisit ağrısının başlangıçta göbek çevresinde hissedilebildiğini, ilerleyen süreçte sağ alt karın bölgesine yerleşebildiğini ifade etti.
Buluş, ağrıya iştahsızlık, bulantı, kusma ve ateş gibi belirtilerin eşlik edebileceğini belirterek, 'Özellikle giderek artan ve geçmeyen karın ağrılarında zaman kaybetmeden hekim değerlendirmesi yapılmalıdır' diye konuştu.
'Karın sertleşmesi ve şiddetli ağrı önemsenmeli'
Karın ağrısına karında belirgin şişlik veya sertleşme, sürekli kusma, ateş, bayılma hissi ya da genel durumda hızlı bozulmanın eşlik etmesi halinde daha dikkatli olunması gerektiğini belirten Buluş, bazı karın içi hastalıkların hızlı değerlendirme ve tedavi gerektirebildiğini söyledi.
Safra kesesi hastalıkları, bağırsak tıkanıklıkları, fıtıklar ve mide-bağırsak sistemine ait çeşitli hastalıkların da karın ağrısına neden olabileceğini ifade eden Buluş, 'Önemli olan ağrının kaynağının doğru şekilde belirlenmesidir. Bunun için hastanın muayenesi, gerektiğinde kan tetkikleri ve görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilir' dedi.
'Ağrı geçer diye beklemeyin'
Karın ağrısının kısa sürede kendiliğinden geçebileceği düşüncesiyle sağlık kuruluşuna başvurunun geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Hakan Buluş, özellikle şiddetlenen ve beraberinde başka belirtiler ortaya çıkan ağrıların ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Buluş, 'Karın ağrısı bazen basit bir sindirim problemi olabilirken, bazen de acil müdahale gerektiren bir hastalığın ilk belirtisi olabilir. Bu nedenle özellikle şiddetli, ani başlayan veya giderek artan ağrılarda vatandaşlarımızın zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalarını öneriyoruz' ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Buluş, erken değerlendirme ve doğru tanının birçok hastalıkta tedavinin başarısı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, vatandaşlara vücutlarının verdiği uyarıları dikkate almaları çağrısında bulundu.