Istanbul

Yaşlanmadan işitme kaybı riski yaşayabilirsiniz

İşitme kaybının yalnızca ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olmadığını belirten Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Vehip Beyazgün, özellikle yüksek sesle ve uzun süre kulaklık kullanımının çocuklar ve genç yetişkinlerde kalıcı işitme kaybı riskini artırdığını söyledi. Dünya Sağlık Örgütü'nün güvenli olmayan dinleme alışkanlıkları nedeniyle dünya genelinde 1 milyardan fazla gencin risk altında olduğunu hatırlatan Beyazgün, işitme kaybının çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğine dikkat çekti.

İşitme kaybının yalnızca ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olmadığını belirten Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Vehip Beyazgün, özellikle yüksek sesle ve uzun süre kulaklık kullanımının çocuklar ve genç yetişkinlerde kalıcı işitme kaybı riskini artırdığını söyledi. Dünya Sağlık Örgütü'nün güvenli olmayan dinleme alışkanlıkları nedeniyle dünya genelinde 1 milyardan fazla gencin risk altında olduğunu hatırlatan Beyazgün, işitme kaybının çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğine dikkat çekti.

Kulaklıkla yüksek sesle ve uzun süre müzik dinleme alışkanlığı, işitme sağlığını tehdit eden önemli riskler arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, güvenli olmayan dinleme alışkanlıkları nedeniyle dünya genelinde 1 milyardan fazla genç kalıcı işitme kaybı riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Medicana Kadıköy Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Vehip Beyazgün, özellikle kablosuz kulaklıkların yaygınlaşmasıyla yüksek sese uzun süre maruz kalmanın iç kulakta geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabileceğini belirterek, işitme kaybının erken dönemde fark edilmesinin her zaman kolay olmadığını ifade etti.

İşitme kaybı sadece yaşlıların sorunu değil

Toplumda işitme kaybının yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görüldüğünü ifade eden Op. Dr. Vehip Beyazgün, son yıllarda genç yaş grubunda da benzer şikayetlerin daha sık görülmeye başladığını söyledi ve ekledi:

'Uzun süre yüksek sesle müzik dinlenmesi, kulaklığın gün içinde saatlerce çıkarılmadan kullanılması ve gürültülü ortamlarda ses seviyesinin daha da yükseltilmesi, işitme sistemini ciddi şekilde zorlayabiliyor. Özellikle çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler bu açıdan risk grubunda yer alıyor. İşitme kaybı erken dönemde fark edilmese bile ilerleyen yıllarda konuşmaları ayırt etmede güçlük, dikkat dağınıklığı, kulak çınlaması ve sosyal iletişim sorunlarıyla kendini gösterebiliyor.'

İşitme kaybının yalnızca duymayı değil, öğrenme performansını, iş yaşamını ve sosyal ilişkileri de etkileyebildiğini belirten Beyazgün, erken yaşlarda edinilen güvenli dinleme alışkanlıklarının ileri yaşlardaki işitme sağlığını doğrudan etkilediğini vurguladı.

Bluetooth kulaklıkların riski sanıldığı gibi değil

Kablosuz kulaklıkların tek başına işitme kaybına neden olduğu yönündeki inanışın doğru olmadığını belirten Op. Dr. Vehip Beyazgün, asıl riskin kullanım şekli olduğuna dikkat çekerek 'Bluetooth teknolojisinin kendisinden ziyade kulaklığın hangi ses seviyesinde ve ne kadar süre kullanıldığı önemlidir. Gürültülü bir caddede, toplu taşımada veya kalabalık ortamlarda çevre seslerini bastırabilmek için ses seviyesinin artırılması, kulağın güvenli sınırların üzerinde sese maruz kalmasına neden olabilir. Bu nedenle kulaklığın türünden çok dinleme alışkanlıklarının doğru olması gerekir' dedi.

Op. Dr. Vehip Beyazgün, gürültü engelleyici özelliklere sahip kulaklıkların uygun ses seviyesinde kullanıldığında, çevre sesini bastırmak için gereksiz yere yüksek ses açılmasının önüne geçebileceğini de sözlerine ekledi.

İşitme kaybı geri döndürülmeyebilir

Yüksek sese bağlı işitme kaybının her zaman geçici olmadığını belirten Op. Dr. Vehip Beyazgün, iç kulakta bulunan işitme hücrelerinin hasar gördüğünde kendini yenileyemediğini söyleyerek açıklamalarına şöyle devam etti:

'Bazı kişiler konser sonrasında ya da uzun süre kulaklık kullandıktan sonra kulaklarında çınlama veya işitmede azalma hissedebilir. Bu durum bazen kısa süre içinde düzelebilir. Ancak aynı maruziyetin sık tekrarlanması halinde iç kulaktaki hücrelerde kalıcı hasar oluşabilir. Günümüzde bu hücreleri eski haline döndürebilen bir tedavi bulunmadığı için işitme sağlığını koruyacak önlemlerin erken dönemde alınması büyük önem taşıyor.'

İşitme kaybının erken dönemde çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için fark edilmesinin zor olabileceğini belirten Op. Dr. Vehip Beyazgün, bu nedenle düzenli işitme kontrollerinin özellikle risk grubundaki kişiler açısından önem taşıdığını ifade etti.

Günlük alışkanlıklar kulak sağlığını koruyor

İşitme sağlığının korunmasında günlük yaşam alışkanlıklarının önemli rol oynadığını belirten Op. Dr. Vehip Beyazgün, kulaklık kullanımında ses seviyesinin mümkün olduğunca orta düzeyde tutulması ve maksimum ses seviyesinden kaçınılması gerektiğini söyledi. Saatlerce kesintisiz kulaklık kullanmak yerine belirli aralıklarla kulakların dinlendirilmesinin, işitme sisteminin üzerindeki yükü azalttığını ifade eden Op. Dr. Vehip Beyazgün, özellikle gürültülü ortamlarda çevre seslerini bastırmak amacıyla ses seviyesinin yükseltilmesinin kalıcı hasar riskini artırabileceğini vurguladı.

Kulak çınlaması, televizyonun sesini giderek daha fazla açma ihtiyacı duyulması, konuşmaları anlamakta zorlanılması veya sık sık karşıdaki kişiden söylediklerini tekrar etmesinin istenmesi gibi belirtilerin işitme kaybının erken işaretleri olabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Vehip Beyazgün, bu şikayetlerin uzun süre devam etmesi halinde doktora başvurulmasının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

İşitme kaybının yaşam kalitesini, iletişimi ve sosyal yaşamı doğrudan etkileyen önemli bir sağlık sorunu olduğunun da altını çizen Op. Dr. Vehip Beyazgün, 'Teknoloji hayatı kolaylaştırırken sağlığımızı koruyacak alışkanlıkları da beraberinde geliştirmek gerekiyor. Kulaklık kullanımında ses düzeyine ve kullanım süresine dikkat edilmesi, çocuklara güvenli dinleme alışkanlığının erken yaşta kazandırılması ve işitme kaybını düşündüren belirtilerin göz ardı edilmemesi, ilerleyen yıllarda oluşabilecek kalıcı işitme sorunlarının önlenmesine önemli katkı sağlayacaktır' dedi.