Önümüzdeki cumartesi ve pazar günleri milyonlarca genç, yükseköğretime geçiş yolunda önemli bir eşik olarak görülen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girecek. Aylarca, hatta yıllarca süren hazırlıkların ardından öğrenciler emeklerinin karşılığını almaya çalışacaklar. Bu süreçte heyecan, kaygı, umut ve beklenti gibi duyguların yoğun şekilde yaşanması son derece doğaldır. Ancak unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: YKS önemli bir sınavdır, fakat hayatın tamamı değildir.
Türkiye'de sınavlar uzun yıllardır gençlerin geleceğini belirleyen önemli araçlardan biri olarak görülmektedir. Bu nedenle hem öğrenciler hem de aileler zaman zaman sınav sonuçlarını olduğundan daha büyük bir anlamla yükleyebilmektedir. Oysa eğitim uzmanları ve psikolojik danışmanlar yıllardır aynı noktaya dikkat çekmektedir: Bir insanın değeri, karakteri, yetenekleri ve gelecekteki başarısı yalnızca bir sınav sonucuyla ölçülemez.
Başarılı eğitimcilerin ortak görüşlerinden biri, akademik başarının hayat başarısının sadece bir parçası olduğudur. Hayatta başarılı olmanın yolu yalnızca yüksek puanlı bir üniversiteye yerleşmekten geçmez. Azim, disiplin, iletişim becerisi, problem çözme yeteneği, öğrenmeye açıklık ve çalışkanlık gibi özellikler çoğu zaman sınav puanlarından çok daha belirleyici olabilmektedir. Nitekim iş dünyasında, sanatta, sporda ve bilimde önemli başarılara imza atmış pek çok kişinin yaşam öyküsü incelendiğinde, tek bir sınavın onların kaderini belirlemediği görülmektedir.
Öğrencilerin üzerinde oluşan baskının önemli bir kısmı, çevrenin beklentilerinden kaynaklanmaktadır. “Bu sınav hayatını belirleyecek”, “Bir daha böyle fırsat gelmez” veya “Mutlaka kazanmalısın” gibi ifadeler iyi niyetle söylense bile gençlerin kaygı düzeyini artırabilmektedir. Oysa uzmanlar, yüksek kaygının performansı yükseltmek yerine düşürebileceğini vurgulamaktadır. Sınav anında başarılı olabilmek için bilgi kadar sakinlik ve zihinsel denge de gereklidir. Bu nedenle öğrencilerin kendilerine karşı daha anlayışlı olmaları ve sınavı hayatlarının tek dönüm noktası olarak görmemeleri önemlidir.
Ailelere de bu süreçte büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuklarının sınav sonucundan bağımsız olarak değerli olduklarını hissettirmeleri, verebilecekleri en önemli destektir. Bir öğrencinin ihtiyacı olan şey çoğu zaman yeni nasihatler değil; anlaşıldığını, sevildiğini ve koşulsuz kabul edildiğini hissetmektir. Sınav öncesinde ve sonrasında ailelerin göstereceği anlayış, gençlerin psikolojik dayanıklılığını artıracaktır.
Gerçekte hayat birçok fırsatı içinde barındırır. Bir öğrencinin hedeflediği bölüme ilk yılında yerleşememesi dünyanın sonu değildir. Bazıları bir yıl sonra yeniden hazırlanarak hedeflerine ulaşır, bazıları farklı bölümlerde kendilerine yeni yollar çizer, bazıları ise zamanla yeteneklerinin ve ilgi alanlarının başlangıçta düşündüklerinden farklı olduğunu keşfeder. Hayat, tek bir kapının açılıp kapanmasıyla sona eren dar bir koridor değil; çok sayıda alternatif yolun bulunduğu uzun bir yolculuktur.
Üniversite eğitimi elbette önemlidir. Ancak günümüzde bilgiye erişim imkânları geçmişe göre çok daha geniştir. İnsanlar yalnızca okul sıralarında değil; kurslarda, çevrim içi platformlarda, iş hayatında ve kişisel deneyimleri aracılığıyla da kendilerini geliştirebilmektedir. Bu nedenle bir sınav sonucu, bireyin gelecekte neler başarabileceğinin kesin göstergesi olarak değerlendirilmemelidir.
Sınava girecek öğrencilerin son günlerde kendilerini başkalarıyla kıyaslamaktan uzak durmaları da önemlidir. Her öğrencinin öğrenme hızı, çalışma koşulları ve yaşam hikâyesi farklıdır. Başarı, yalnızca sonuçla değil, gösterilen emekle de ölçülmelidir. Aylar boyunca düzenli çalışan, fedakârlık yapan ve elinden gelenin en iyisini ortaya koyan her genç, sonucundan bağımsız olarak takdiri hak etmektedir.
YKS, gençlerin hayatındaki önemli duraklardan biridir; fakat hayatın kendisi değildir. Bu sınavın ardından yeni hedefler, yeni başlangıçlar ve yeni fırsatlar olacaktır. Önemli olan, hangi sonuç alınırsa alınsın umudu kaybetmemek ve yolculuğa devam etmektir.
Bu nedenle sınava girecek tüm öğrencilerin kendilerine güvenmeleri, emeklerine değer vermeleri ve sınavı gerçek boyutları içinde değerlendirmeleri gerekir. Ailelerin de çocuklarına yalnızca başarı anlarında değil, her koşulda destek olmaları büyük önem taşımaktadır. Çünkü bir sınav sonucu değişebilir; ancak sevgi, emek, karakter ve insanın potansiyeli çok daha kalıcı değerlerdir.
Unutulmamalıdır ki hayat, tek bir hafta sonuna sığmayacak kadar büyük, tek bir sınava indirgenemeyecek kadar zengindir. YKS bir duraktır; asıl büyüleyici yolculuk ise devam etmektedir.
Mira Gündem olarak sınava girecek bütün öğrencilerimize başarılar ve mutlu bir gelecek diliyorum.