İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, 'Erken sanayisizleşme tuzağına düşmeden Türkiye'nin sanayi ekosistemini mutlaka muhafaza etmeli, yeniden tasarlamalı, güçlendirmeliyiz. Türkiye bunu yapacak güçte. Türkiye olarak sanayi merdivenlerini çıkmanın ötesine geçip bir 'sanayi sıçraması' yapacak potansiyele sahibiz. Böylece küresel üretim zincirinin orta halkasında sıkışıp kalmaktan kurtulup daha üst sıralara çıkabiliriz' değerlendirmesinde bulundu.

Avdagiç, İTO'nun mart ayı Meclis toplantısında, Türkiye'nin sanayileşme vizyonundan bölgesel ve küresel gelişmelere kadar kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ekonomisinin orta vadeli büyüme performansına ilişkin Avdagiç, 'Türkiye ekonomisinin orta vadeli büyüme performansının sürdürülebilirliği için katma değerli üretim ve ihracat temelli bir büyüme kompozisyonunu güçlü şekilde tahkim etmemiz gerekiyor' dedi.

Sanayileşme vizyonuna değinen Avdagiç, bu çerçevede 'erken sanayisizleşme' tuzağına düşmeden 'Türkiye sanayi ekosistemi'ni yeniden tasarlamamız gerektiğini, Türkiye olarak sanayi merdivenlerini çıkmanın ötesine geçip gerçek anlamda bir 'sanayi sıçraması' yapacak potansiyele sahip olduğumuzu kaydetti.

Avdagiç, bunu yapmaya da ihtiyacımız olduğunu, ancak böylece küresel üretim zincirinin orta halkasında sıkışıp kalmaktan kurtulup ilk sıralara çıkılmasının mümkün olacağını kaydetti.

'Türkiye 'doğru, kararlı ve soğukkanlı adımlar' atıyor'

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısına ve bölgesel gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şekib Avdagiç, '28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'ı bombardımanıyla bölgemizde yeni bir savaşın fitili ateşlendi. Gücü elinde tutanlar, hiçbir hukuk kuralı tanımıyor.' ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın riyasetinde Türkiye'nin ilk günden beri aldığı vaziyeti, sorunları suhuletle çözüme kavuşturma çabalarının önemli olduğunu vurgulayan Avdagiç, 'Türkiye bir yandan bölgesinde çıkan ateşi söndürmeye çalışıyor, diğer yandan bu ateşin kendisine sıçramaması için 'doğru, kararlı ve soğukkanlı adımlar' atıyor' açıklamasını yaptı.

Avdagiç, Türkiye'nin son 20 yılda savunma sanayiinde elde ettiği mesafenin öneminin bir kez daha anlaşıldığını, ülkemizin bu gücü ve köklü diplomasi geleneğiyle coğrafyamızda bir istikrar ve barış adası olduğunu kaydetti.

'Savaşın seyri uluslararası sistemin yönünü de belirleyecek'

Enerji piyasalarındaki gelişmelere de dikkat çeken Avdagiç, 'Önce İsrail saldırganlığı, ardından İsrail ve ABD'nin başlattığı savaş sebebiyle Orta Doğu'da artan gerilim, enerji piyasalarında hızlı bir reaksiyona neden oldu. Petrol fiyatlarının yeniden yükseliş eğilimine girmesi küresel enflasyonu yeniden tartışmaya açtı' ifadelerini kullandı.

Avdagiç, savaşın boyutlarına ilişkin şu açıklamayı yaptı: 'Genel tabloya bakıldığında bu savaş yalnızca askeri bir kriz değildir. Aynı zamanda enerji güvenliği, küresel ekonomi ve büyük güç rekabetinin kesiştiği bir jeopolitik sınavdır. Bu nedenle savaşın seyri yalnızca Orta Doğu'nun değil, dünya ekonomisinin ve uluslararası sistemin yönünü de belirleyecek.'

'Türkiye hem Batı hem de Doğu ülkeleriyle köklü ilişkilere sahip nadir ülkelerden biri'

Türkiye'nin jeopolitik konumunu değerlendiren Avdagiç, şunları kaydetti:

'Türkiye, ne yazık ki dünya jeopolitik risk haritasının tam da merkezinde yer alıyor. Üç tarafımızda sıcak savaş ya da çatışma ortamı devam ediyor. Dolayısıyla, dünyadaki birçok ülkeye göre jeopolitik risklerden kaçınılmaz olarak daha fazla etkilenebiliyoruz.'

Avdagiç, Türkiye'nin bölgesel rolüne ilişkin ise 'ABD ve İsrail'in komşumuz İran'a karşı yürüttüğü savaşta Türkiye, bölgesel dengeyi koruyan bir aktör rolü oynuyor. Türkiye'nin hem Batı hem de Doğu ülkeleriyle köklü ilişkilere sahip nadir ülkelerden biri olması, bu rolün etkinliğini önemli ölçüde artırıyor. Yine bu özelliği, Türkiye'yi satranç tahtasında bir taş değil, dengeyi kuran oyuncu pozisyonuna taşıyor' değerlendirmesinde bulundu.

Avdagiç, 'Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın, Hariciyemizin, kısaca 'Türkiye aklının' ortaya koyduğu yaklaşımın, ülkemizin çıkarlarını en üst düzeyde koruyan bir yaklaşım olduğunu belirtmeliyim. Ülkemizin bu coğrafyanın kadim ve belirleyici bir aktörü olarak uyguladığı politikayı, iş dünyası olarak takdirle ve soğukkanlılıkla izliyoruz' açıklamasını yaptı.

Manisa'nın en büyük pazaryerinin altyapı sorunu çözüme kavuştu
Manisa'nın en büyük pazaryerinin altyapı sorunu çözüme kavuştu
İçeriği Görüntüle

Ekonomik görünümü belirleyecek üç temel soru

Yılın geri kalanına ilişkin ise Avdagiç, 'Kısaca enerji fiyatlarının seyri ile birlikte küresel finansal koşullar ve iç talepteki dengelenmenin hızı; yılın geri kalanında ekonomik görünümü şekillendiren faktörler olacak' dedi.

Avdagiç, ekonomik görünümü belirleyecek üç temel soruya da dikkat çekerek, şunları kaydetti:

'Üç soruya, yani birincisi enflasyonun düşüş hızının korunup korunamayacağı, ikinci olarak enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin maliyetler üzerindeki etkisi ve üçüncüsü para politikasının ne ölçüde sıkı kalacağı sorularına verilecek cevaplar, bizim için çok önemli. Bu üç faktörün seyri, Türkiye ekonomisinin 2026 yılındaki büyüme ve istikrar dengesini belirleyen temel parametreler olacak.'

'AB ile ticaret Türkiye için vazgeçilmez karakterini koruyor'

Avrupa Birliği ile ilişkilere de değinen İTO Başkanı Avdagiç, 'Avrupa Birliği'nin sanayisini korumak amacıyla açıkladığı 'Made in EU' programına ilişkin taslakta Birliğin anlaşması bulunan ticaret ortaklarını da çerçeveye dahil edeceğine yönelik mesajını memnuniyet verici buluyoruz. Ticaret Bakanlığımızın AB ile yakın diyaloğunun sonucunda oluşan Türkiye ile mevcut Gümrük Birliği'nin anılan politika çerçevesi içinde tanınmasını olumlu görüyoruz' değerlendirmesinde bulundu.

Avdagiç, şunları söyledi: 'AB ile ticaret, Türkiye için vazgeçilmez karakterini koruyor. Dolayısıyla bu pazarın ihtiyaçlarına yönelik yüksek teknolojili yeni tedarik üssü olma hedefini dış ticaret politikasının odağı haline getirmek zorundayız. Türkiye olarak bu konudaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu yeni gelişmeler, 'Türkiye aleyhine rekabet avantajı oluşturma' riskini ortadan kaldıracaktır. AB ile yürütülen gerçekçi, yapıcı ve sonuç alıcı çalışmaları için Ticaret Bakanı Ömer Bolat'a ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum.'