Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Bakanlık olarak, kültür varlıklarımızın restorasyonuna gösterdiğimiz hassasiyet sadece onarmakla sınırlı kalmayıp işlevsellik kazandırmak suretiyle daima hayata dahil etme, şehre ve insana hizmet sunma önceliğinde şekillenmektedir' dedi.

İstanbul'un kültür sanat hayatına yeni bir soluk kazandıran Karaköy Palas, uzun yıllar farklı işlevlerle kullanılan bir yapıdan çağdaş üretim ve etkileşim alanına dönüştürülerek yeniden kapılarını açtı. Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) tarafından hayata geçirilen dönüşümle birlikte 106 yıllık yapı, sanatçılar ve sanatseverler için yeni bir buluşma noktası olarak konumlandırıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla gerçekleştirilen program, KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ile Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Eren'in ev sahipliğinde düzenlendi. İstanbul Valisi Davut Gül, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkan Vekili, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İskender Pala ile Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar da programda yer aldı.

Açılışta, ArtıKÜME 2025 seçkisi ile vakfın veri temelli kültürel bellek çalışması olan ODAK projesi ve 'ODAK 2025' basılı seçkisinin tanıtımı yapıldı. KÜME tarafından organize edilen program farklı disiplinlerden sanat üretimlerini bir araya getiren kapsamlı bir içerikle gerçekleştirildi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmasında Karaköy Palas'ın yeniden işlevlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, 'Bakanlık olarak, kültür varlıklarımızın restorasyonuna gösterdiğimiz hassasiyet sadece onarmakla sınırlı kalmayıp işlevsellik kazandırmak suretiyle daima hayata dahil etme, şehre ve insana hizmet sunma önceliğinde şekillenmektedir' dedi.

Bir milletin tarihi ve kültürel belleğinin farklı alanlarda kayıt altına alındığını belirten Ersoy, sanatın bu belleğin en önemli taşıyıcılarından biri olduğunu vurguladı. Sanatın; toplumun birikimini, yaşanmışlıklarını ve değerlerini yansıtan güçlü bir alan olduğunu ifade eden Ersoy, gelenekselden çağdaşa uzanan üretimlerin köklerden beslendiğini dile getirdi.

ArtıKÜME ve Odak projelerine özel vurgu

Kültür Medeniyet Vakfının (KÜME), ArtıKÜME Sanat Destekleri Programı ve ODAK projesine değinen Ersoy, bu çalışmaların kültür-sanat alanında önemli bir sorumluluk bilinciyle hayata geçirildiğini ifade etti. Sanatseverlerin beğenisine sunulan ArtıKÜME 2025 seçkisinin 25 projeden oluşan geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirten Ersoy, farklı disiplinlerin aynı zeminde buluşturulduğunu söyledi.

ODAK projesinin ise sanat üretimi ve etkinliklerin sistematik biçimde kayıt altına alınması açısından önemli bir işlev üstleneceğini belirten Ersoy, bu yapının hem sanatçılar hem de araştırmacılar için kapsamlı bir rehber niteliği taşıyacağını ifade etti.

Kültür sanatta dijital ve geleneksel hamleler

Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: 'Ben ölümden döndüm'
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: 'Ben ölümden döndüm'
İçeriği Görüntüle

Bakanlık olarak kültür-sanat alanında yürütülen çalışmalara da değinen Ersoy, farklı sanat dallarını destekleyen yarışmalar, sergiler ve projelerle sanatçılara alan açıldığını belirtti. Ersoy, aynı zamanda dijitalleşme kapsamında geliştirilen veri tabanları ve envanter projeleriyle kültürel mirasın kayıt altına alındığını ve erişimin kolaylaştırıldığını ifade ederek şu ifadeleri kullandı:

'Sanat Eserleri Yönetim Bilgi Sistemi, Müze Ulusal Bilgi Sistemi, Türk İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi, Tarihi Eserlerin Güvenliği İçin Kimliklendirilmesi Projesi, Yazma Eserler Veri Tabanı gibi dijital dünyanın ve teknolojik gelişmelerin gerektirdiği adımları da atıyoruz. Hem sahip olduğumuz eser, bilgi ve birikimi güvence ve kayıt altına alıyoruz hem de gerek ilgili vatandaşlarımızın gerekse araştırmacı ve akademisyenlerimizin bilgiye hızla ve en geniş ölçekte ulaşabilmelerini mümkün kılıyoruz.'

KÜME ve Bayraktar vurgusu

Konuşmasında KÜME'nin kurumsal yapısına ve çalışmalarına da değinen Ersoy, vakfın çok katmanlı üretim ve düşünce zemini oluşturduğunu ifade etti. Selçuk Bayraktar'ın gençler için rol model olduğunu vurgulayan Ersoy, Bayraktar ailesinin yürüttüğü projelerin Türkiye'nin geleceği açısından önemine dikkat çekerek 'Gençlerimize rol model olarak çizdiği yol, gösterdiği hedefler ve bunu ulaşılmaz bir birey olarak değil gençlerimizin Selçuk abisi olarak yapması çok ama çok değerli.Malumunuz bu ülkenin çocuklarının özgüvenine çok uzun yıllar sürekli şekilde saldırıldı. Yapamazsın, başaramazsın diyerek; uğraşmana değmez, ne gerek var söylemleriyle yolları kesildi. Sayın Cumhurbaşkanımızın millî ve yerli üretim vizyonu, hayata geçirilen milli teknoloji hamlesi çocuklarımızın önüne çekilen bu seti yıkmıştır. Rahmetle ve saygıyla andığımız merhum Özdemir Bayraktar o sete en güçlü, en etkili darbeyi vurmuş; onun açtığı yolda Baykar yükselmiş, dünyanın en iyisini ve ilkleri yaparak Türk savunma sanayine benzersiz bir güç katmıştır.'