Akbank, işletmelerin enerji verimli ve düşük karbonlu iklimlendirme teknolojilerine geçişini hızlandırmak amacıyla 'Sürdürülebilir İklimlendirme Finansman Programı'nı hayata geçirdi. Banka, Cool-Up Programı'nın Türkiye'deki finansal partneri olarak geliştirdiği bu modelle sürdürülebilir finansman, teknik danışmanlık ve teknoloji iş birliklerini tek çatı altında bir araya getiriyor.
Akbank, sürdürülebilir dönüşümü destekleyen yeni finansman programını Sabancı Center'da düzenlenen ve ilgili alanda önde gelen kuruluşların temsilcilerinin yer aldığı lansman etkinliğinde duyurdu. Banka, Akbank Sürdürülebilir İklimlendirme Finansman Programı ile işletmelerin enerji verimli ve düşük emisyonlu iklimlendirme teknolojilerine geçiş yatırımlarını güçlendirecek.
Akbank'ın Cool-Up Programı iş birliği ile geliştirdiği Sürdürülebilir İklimlendirme Finansman Programı sayesinde işletmeler; avantajlı finansman çözümleri, teknik danışmanlık, teknoloji üreticileri ile iş birlikleri ve eğitim çalışmalarını içeren entegre bir ekosistemden yararlanabilecek.
Sürdürülebilir iklimlendirme yatırımları için bütüncül finansman ve iş birliği modeli
Küresel ölçekte artan sıcaklıklar ve kentleşme, soğutma talebini hızla artırırken enerji tüketimi ve emisyonlar üzerinde de önemli bir baskı oluşturuyor. Türkiye'de binalar toplam elektrik tüketiminin yüzde 30'dan fazlasını oluşturuyor, bunun önemli bir kısmı ise ısıtma ve soğutma sistemlerinden kaynaklanıyor. Bu nedenle sürdürülebilir ve enerji verimli teknolojilere geçiş, iklim değişikliği ile mücadelede kritik bir rol oynuyor.
Bu alanda çözüm üretmek üzere Türkiye'deki uygulamaları Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye'nin koordinasyonunda yürütülen Cool-Up Programı; doğal soğutucu akışkanların kullanımını artırmayı, enerji verimli sistemlerin yaygınlaşmasını desteklemeyi ve sürdürülebilir soğutma alanında kurumsal kapasite geliştirmeyi amaçlıyor.
Programın ilk finansal partneri Akbank tarafından geliştirilen finansman modeli; gıda ve soğuk zincir, turizm, ticari binalar, sanayi, lojistik ve depolama gibi soğutma ihtiyacının yoğun olduğu sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin dönüşüm yatırımlarını hızlandıracak. Program kapsamında işletmeler Akbank'ın sürdürülebilir finansman ürünleri, uluslararası finansman kaynakları ve teknoloji üreticileriyle kurulan iş birlikleri aracılığıyla kapsamlı bir destekten yararlanacak. Ayrıca teknoloji üreticileri ve çözüm ortaklarıyla iş birlikleri kurularak işletmelerin doğru teknolojilere erişimi kolaylaştırılacak. Bu yaklaşım sayesinde işletmeler teknik bilgi ve uygulama örneklerine de kendilerine özel avantajlarla erişebilecek.
İşletmeler dönüşüm yolculuğunda güçlü bir iş birliği ağı ile destekleniyor
Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Özlem Atik, programa ilişkin yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: 'Akbank olarak sürdürülebilir finansmanı iş modelimizin merkezinde konumlandırıyoruz. 2030 yılına kadar 800 milyar TL sürdürülebilir finansman sağlama hedefiyle ilerlerken, aynı zamanda müşterilerimizin düşük karbonlu ekonomiye geçişini destekleyecek somut çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Sürdürülebilir İklimlendirme Finansman Programı ile işletmelere finansman, teknik danışmanlık, teknoloji iş birlikleri ve bilgi paylaşımını bir araya getiren bütüncül bir yapı sunuyoruz. Böylece işletmelerin enerji verimli ve düşük emisyonlu iklimlendirme sistemlerine geçişini hızlandırmayı amaçlıyoruz. Bilimsel veriler, iklim değişikliği ile mücadelede enerji verimliliği ve soğutma sistemlerinin dönüşümünün en yüksek etki oluşturabilecek alanlardan biri olduğunu gösteriyor. Bugün alınan yatırım kararları yalnızca maliyetleri değil, aynı zamanda emisyonları ve gelecekteki rekabet gücünü de belirliyor. Akbank olarak, bu süreçte finansmanın yönlendirici bir güç olduğu inancıyla, dönüşüme öncülük etmeye devam edeceğiz.'
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Ülke Ofisi Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic, 'Sürdürülebilir soğutma alanında finansman temelli çözümlerin yaygınlaştırılması, Türkiye'nin iklim hedeflerine ulaşmasında somut ve ölçeklenebilir etki oluşturacaktır' diyerek, programın Türkiye'nin net sıfır iklim hedefleri doğrultusunda soğutma ve iklimlendirme sektöründe yeşil dönüşümü hızlandıracak öncü bir girişim olduğunu belirtti. Artan soğutma talebi ve sektörün büyüyen çevresel etkisi karşısında, sürdürülebilir soğutma çözümlerinin emisyonların azaltılmasında kritik rol oynadığını vurgulayan Dragisic, finansman mekanizmalarının sürdürülebilir teknolojilerin yaygınlaştırılmasındaki öneminin altını çizdi.
İklim Değişikliği Başkanlığı Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer, 'Düşük karbonlu teknolojilere erişimi kolaylaştıran finansman mekanizmaları, sürdürülebilir soğutma dönüşümünün hızını ve ölçeğini belirleyen en temel unsurlardan biridir' sözleriyle sürdürülebilir soğutma teknolojilerine geçişin hem iklim değişikliği ile mücadele hem de ekonomik dönüşüm açısından kritik olduğunu ifade etti ve finans sektörünün bu süreçte belirleyici bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Ecer, söz konusu programın sektör dönüşümünü destekleyen önemli bir adım olduğunu ve benzer finansman mekanizmalarının yaygınlaşmasına katkı sağlayacağını belirtti.
Frankfurt School of Finance and Management Bölge Direktörü Mert Dedebaş ise 'Sürdürülebilir iklimlendirme yatırımları; anlık enerji tasarrufu sağlamasının yanı sıra kurumsal düzeyde uzun vadeli iklim ve regülasyon risklerini minimize eden oldukça rasyonel ve güçlü bir yatırım tezine dayanmaktadır' şeklinde konuştu.
COP31 öncesi önemli bir adım
Sürdürülebilir soğutma teknolojileri küresel iklim gündeminde giderek daha önemli bir yer ediniyor. Türkiye'de 2026 yılında Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi kapsamında da sürdürülebilir soğutma önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Akbank, geliştirdiği finansman modeliyle hem işletmelerin dönüşüm yatırımlarını hızlandırmayı hem de Türkiye'de sürdürülebilir soğutma alanında örnek uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.




