Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde sürdürülen restorasyon çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildi. Ayasofya Bilim Kurulu'ndan tarihi yapıların bakımı ve onarımı alanında uzman inşaat mühendisi Prof. Dr. Mehmet Selim Ökten, 'Şimdi kubbenin gerçek halini göreceğiz ve sanki bir arkeolojik alan gibi çok nitelikli ve dikkatli bir çalışma yapabileceğiz. Kubbenin üstünü 8 dilim membranla bu ay sonuna doğru kapladıktan sonra hızlı bir şekilde kurşun örtüyü ve alttaki katmanı kaldıracağız ve daha sonra yerinde tespit yapacağız. Yapı radarı tarama sistemleriyle kubbe üzerinde ilk defa bu kadar detaylı bir nevi röntgenini çekmek gibi detaylı bilgilere sahip olacağız' dedi.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde devam eden restorasyon çalışmalarında yeni bir aşama başladı. Ayasofya Bilim Kurulu'ndan tarihi yapıların bakımı ve onarımı alanında uzman inşaat mühendisi Prof. Dr. Mehmet Selim Ökten çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Ökten, restorasyon kapsamında uygulamaya alınan koruyucu branda sistemiyle, ana kubbede yürütülecek güçlendirme ve onarım çalışmalarının hava şartlarından etkilenmeden güvenli şekilde sürdürülmesi hedeflendiğini belirtti. Ökten ayrıca, aynı zamanda kubbenin iç kısmındaki tarihi mozaiklerin yağmur, rüzgar ve diğer dış etkenlerden korunmasının amaçlandığını ifade etti.

'Çalışmalar kapsamında güçlendirme ve onarım projesi hazırladık'

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde yapılan çalışmaların Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı çalışmalarından bir tanesi olduğunu belirten Ökten, 'Bu kapsamda veya buna yakın bir çalışma daha önce 1850'lerde Fossati tarafından yapılmış bir çalışma. Biz de deprem bölgesinde olduğumuz ve caminin strüktürel güvenliğini en ileri seviyeye çıkartmak durumunda olduğumuz için bu çalışmalar kapsamında güçlendirme ve onarım projesi hazırladık. Bu projelerin neticesinde yapıda bir çelik iskele yapılması hasıl oldu. Dolayısıyla çelik iskele 2025 yılının Eylül ayında sizlerin de gördüğü gibi caminin içinde çelik ayaklar kurulmaya başlandı. Daha sonra geçtiğimiz Ramazan ayının öncesinde iç çelik iskelenin kurulumu tamamlandı ve daha sonra kubbe üstündeki çelik iskelenin inşasına başlandı' dedi.

'Projemizde kubbenin güçlendirilmesi var'

Çalışmaların detaylarını anlatan Prof. Dr. Mehmet Selim Ökten, 'Bu çelik iskelenin tamamlanması da Şubat ayında ve daha sonrasında havalar güzelleşince Temmuz ayında tamamlanmış oldu. Bu çok önemli bir aşama, çünkü bizim güçlendirme projemizde kubbenin güçlendirilmesi var. Ve yapılan analizlerde bu müdahaleleri yapabilmek için kurşun örtünün kaldırılması gerekiyor. Dolayısıyla kurşun örtüyü kaldırdığımız zaman kontrollü bir ortam oluşturmamız lazım, dış etkilerden yapıyı korumamız lazım. Ve bu minvalde gördüğünüz ve bu ayın başında tamamlanan çelik iskeleyi görüyorsunuz. Şimdiki aşama çelik iskelenin 8 dilim membranla üstünü kapatacağız ve 7/24 çalışma ortamı, kontrollü, güvenli bir çalışma ortamı sağlayacağız. Bu şekilde güçlendirme çalışmaları hızlı bir şekilde başlayacak ve devam edecek' şeklinde konuştu.

'Bir arkeolojik alanda hassasiyetle burada çalışma imkanı bulacağız'

Kubbenin hemen altında eşsiz mozaikler olduğunu söyleyen Ökten, 'Bizim bunlara çeşitli yöntemlerle alttan müdahale etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla caminin içinde platform var. Bu platformdan çıkan kirişlerle, kubbe pencerelerinden çıkan kirişlerle üst örtü sisteme bağlı. İkinci sebebi, bizim kubbeyi güçlendirmek için üstten bir sargılama yapmamız lazım. Son teknoloji lifli polimer teknolojisi ile bu, deprem bölgesinde de çok uygulanan bir teknoloji. Kurşun kaplamayı kaldırmamız lazım. O kaplamayı kaldırdığımız zaman da yapıyı dış etkilerden korumamız lazım. Düşünün, kurşun kaplamayı kaldırdığımız zaman bir yağmur veya bir başka ekte olduğunda mozaiklere zarar gelebilir. Birinci etki, atmosferik etkilerden yapıyı korumak. İkincisi ve bizi çok heyecanlandıran, bütüncül olarak kurşun kaplamayı ve toprak katmanını aldığımızda dönem içinde hasar görmüş kubbenin bölümlerini de göreceğiz. Yani biz birtakım varsayımlar, çeşitli taramalar üzerine bu projeyi oluşturuyoruz, şimdi kubbenin gerçek halini göreceğiz ve sanki bir arkeolojik alan gibi çok nitelikli ve dikkatli bir çalışma yapabileceğiz. Buradaki membran da ileri bir teknoloji membran, üzerinde alev yürümez, hem yangın güvenliği olan hem de atmosferik etkilere karşı önlemi alınmış bir membran olacak. Tekrar özetlemek gerekirse, bir arkeolojik alanda çalışma hassasiyetiyle burada çalışma imkanı bulacağız 'şeklinde konuştu.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran: 'Ayasofya'nın ibadete açılması adeta bir Kızılelma'ydı'
İletişim Başkanı Burhanettin Duran: 'Ayasofya'nın ibadete açılması adeta bir Kızılelma'ydı'
İçeriği Görüntüle

'Bu çalışmanın ardından kubbe ile ilgili bazı bilgilere ilk defa ulaşacağız'

Bilim kurulunun sanat tarihçisi, mimarlardan ve malzeme uzmanlarından ve inşaat mühendislerinden oluştuğunu söyleyen Ökten, 'Arkada gördüğünüz veya fotoğraflarını, videolarını verdiğiniz kubbenin üstünü 8 dilim membranla bu ay sonuna doğru kapladıktan sonra hızlı bir şekilde kurşun örtüyü ve alttaki katmanı kaldıracağız ve daha sonra yerinde tespit yapacağız. Bizim tahmin ettiğimiz, uygulayacağımız projeyle yerinde yapacağımız projenin, uygulayacağımız projenin gerçekliğine bakacağız. Hızlı bir şekilde burada kararları vereceğiz ve uygulamaları yapacağız. Bilimsel yöntemler aynı zamanda yapı radarı tarama sistemleriyle kubbe üzerinde ilk defa bu kadar detaylı bir nevi röntgenini çekmek gibi detaylı bilgilere sahip olacağız. Bu hem bilimsel veriler açısından hem de uygulama açısından bizim için son derece heyecan verici ve güzel bir yöntem olacak. Yapı ilk defa bütüncül şekilde çalışılıyor. Mesela şu anda yer altında da çalışma var, yer üstünde de çalışma var, kuzey cephesinde de çalışma var. Arkamda gördüğünüz Beyazıt Minaresi'nin güçlendirilmesi tamamlandı. Şimdi sırasıyla Fatih Minaresi ve Sinan Minarelerinin güçlendirilmeleri ve kubbe güçlendirilmeleri başlayacak. Özellikle cephelerde sıva uygulamalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Her bir sıvanın numunesini deneysel olarak çalışıyoruz. İçeriğine, su iticiliğine, uygunluğuna, özgünlüğüne bakarak devam ediyoruz. Dolayısıyla Bakanımızın da dediği gibi bu sürekli bir bakım. Artık dünyadaki konsept de yapıları sürekli olarak restore etmek, bakmak ve bunu aynı zamanda bir sanat eseri gibi paylaşmak. Bu yaptığımız sistem de bunun bir parçası. Dolayısıyla devamlı bu müdahaleler devam edecek. Tabii ki iskelenin işi bitince onu sökeceğiz ama şimdi bunun için tarih vermek için erken' dedi.