Diyarbakır'da 11-12 Nisan tarihlerinde düzenlenen Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Tarım, Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayının kapanış konuşmasını yapan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, çalıştayın sadece bölgeye değil tüm Türkiye'ye örnek olacak bir model ortaya çıkaracağını söyledi.

Diyarbakır Valiliği, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Diyarbakır AB Bilgi Merkezi iş birliğinde düzenlenen çalıştayda, 25'er kişiden oluşan dört tematik çalışma grupları, 'Bitkisel Üretim', 'Hayvancılık', 'Tarıma Dayalı Sanayi' ve 'Kırsal Kalkınma' başlıklarını masaya yatırdı. Farklı salonlarda eş zamanlı yapılan oturumlarda, bölgenin stratejik ürünleri, sulama ve iklim değişikliğinin üretime etkisi, sözleşmeli üretim ve dijitalleşme gibi konular ele alındı. Hayvancılık oturumlarında ise mera ve yaylakların etkin kullanımı, hayvan sağlığı ve yetiştiricilik modelleri ile et ve süt piyasalarına entegrasyon gibi başlıklar öne çıktı. Tarıma dayalı sanayi oturumlarında işleme, pazarlama ve markalaşma faaliyetleri ile yatırım ve finansman imkanları tartışılırken; kırsal kalkınma oturumlarında ise altyapı ihtiyaçları, kooperatifçilik, genç ve kadın istihdamı ile kırsalda refahın artırılması konuları ele alındı.

'Çalıştay gerçek bir heyecan oluşturdu'

İki gün süren çalıştayın kapanış konuşmasını yapan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, uzun yıllardan sonra ilk kez verimli bir toplantı gerçekleştirildiğini belirterek, emeği geçen herkese teşekkür etti. 'Biz sivil toplum kuruluşları olarak en çok çalıştay yapan yapılardan biriyiz. Ama açık konuşmak gerekirse, çoğu zaman bu çalışmalar bir kitapçığa dönüşmekten öteye gidemedi' diyen Kaya, bu çalıştayın ise farklı bir noktada durduğunu ifade etti. Kaya, hem organizasyonu üstlenen TARPOL'un uzmanlığı hem de katılımcı profilinin niteliğinin kendisinde güçlü bir umut oluşturduğunu ifade ederek, 'Çalıştay ciddi bir heyecan uyandırdı. Katılımcıların tamamı bölgeyi bilen, sahayı tanıyan isimlerden oluşuyor. Bu yüzden ilk kez gerçekten sonuç alabileceğimiz bir sürecin içindeyiz'' ifadelerini kullandı.

Geçmişte başlatılan ekonomi koordinasyon toplantılarına atıf yapan Kaya, ortak akıl süreçlerinin Diyarbakır'da somut sonuçlar doğurduğunu hatırlattı. Kaya, '9 yıl önce başlattığımız toplantıların bugün karşılığını görüyoruz. Artık Diyarbakır'ın sanayi altyapısında ciddi bir sorun olmadığını söyleyebiliyoruz. Bu, birlikte düşünmenin ve birlikte hareket etmenin sonucudur' dedi.

Kaya, aynı yaklaşımın tarımda da uygulanması halinde benzer bir başarı hikayesinin yazılabileceğini ifade etti.

'Bu model Türkiye'nin diğer bölgelerine de örnek olacak'

Çalıştay kapsamının yalnızca Doğu ve Güneydoğu ile sınırlı olmadığını vurgulayan Kaya, Türkiye'nin farklı bölgelerinde benzer sorunların yaşandığına dikkat çekerek, şunları kaydetti:

'Çatışmalı bir sürecin sonucunda fırsat önümüzde çıktı. Evet biz kendi bölgemizi konuşuyoruz ama bu sorunlar sadece burada değil. Ege'de de var, Akdeniz'de de var. Bu nedenle burada ortaya çıkacak modelin Türkiye'nin diğer bölgelerine de örnek olacağına inanıyorum.'

Satın alma dünyası 400'ü aşkın katılım ile TÜSAYDER zirvesinde buluştu
Satın alma dünyası 400'ü aşkın katılım ile TÜSAYDER zirvesinde buluştu
İçeriği Görüntüle

Kaya, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası olarak sürecin devamlılığını sağlamak için aktif rol üstleneceklerini belirterek, TARPOL ile birlikte çalışmaya hazır olduklarını ifade etti. Kaya, 'Bu sürecin ayaklarının oluşturulacağını biliyoruz. Biz de DTSO olarak hem bölgenin hem Türkiye'nin tarım sorunu olduğunun farkındayız. Bu nedenle her türlü katkıyı sunmaya hazırız'' dedi.

''Süreçle birlikte tarım yeniden ayağa kalkabilir''

TARPOL Başkanı ve eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ise yaptığı değerlendirmede, bölgenin son 40 yılda yaşadığı çatışmalı sürecin tarım ve hayvancılık üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Mera ve yayla yasaklarının üretim sistemini köklü biçimde değiştirdiğini, kırsaldan kente göçün üretim dengesini bozduğunu anlatan Eker, barış sürecinin önemine dikkat çekerek, 'Uzun yıllar süren bir çatışmalı dönem yaşadık. Ama bugün daha farklı bir noktadayız. Bu süreç kalıcı hale gelirse, tarım ve hayvancılık bu bölgenin yeniden kalkınmasının ana unsuru olabilir' diye konuştu.

''Coğrafya ne diyorsa onu yapmalıyız'

Eker, üretim planlamasında coğrafi gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, bölgenin özellikle hububat, bakliyat ve küçükbaş hayvancılık için uygun olduğuna dikkat çekti. Eker, 'Bu coğrafya bize ne yapmamız gerektiğini söylüyor. Yağış miktarı, toprak yapısı belli. Buna uygun üretim modeli kurmazsak sürdürülebilir bir tarım mümkün değil' şeklinde konuştu.

Küresel gelişmelere de değinen Eker, tarımın stratejik öneminin arttığını belirterek, 'Bugün gıda artık sadece bir ekonomik faaliyet değil. Gıda güvenliği, doğrudan milli güvenlik meselesidir. Bu nedenle tarımı yeniden konumlandırmak zorundayız'' dedi.

Çalıştayda ortaya çıkan görüş ve önerilerin kapsamlı bir rapora dönüştürüleceğini belirten Eker, bu raporun ilgili devlet kurumlarına sunularak politika yapım sürecine katkı sunacağını kaydetti.

İki günlük çalıştay sonuçları rapor haline getirilerek yakın zamanda kamuoyuna duyurulacak.