Kastamonu'da uzun yıllardır resimle ilgilenen 22 yaşındaki genç sanatçı, rölyef çalışmasıyla duvarları tabloya dönüştürüyor. Bir çalışma için günlerini harcayan sanatçı, yaptığı eserlerin yapay zeka ürünü sanıldığını ifade etti.

Kastamonu'da yaşayan 22 yaşındaki Alperen Karaahmetoğlu, küçük yaşlardan itibaren resime duyduğu ilgiyi duvarlara yansıtıyor. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde son sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam eden Alperen Karaahmetoğlu, kabartma ve oyma teknikleriyle duvarlara rölyef çalışmaları yapıyor. İlk olarak çalıştığı bir kafenin duvarını rölyef sanatıyla buluşturan Karaahmetoğlu, gelen olumlu dönüşlerin ardından sanatını profesyonel hale getirmeye karar verdi. Daha sonra iş yerlerine, evlere, binalara alçı kullanarak kabartma ve oyma tekniğiyle rölyef çalışması yapmaya başlayan Karaahmetoğlu, günlerce uğraşarak yaptığı çizimleri tuval yerine duvara çiziyor. Karaahmetoğlu, günlerce uğraşarak yaptığı çalışmaları gören birçok kişinin yapay zeka ya da kalıp kullanılarak yapıldığını düşündüğünü ifade etti.

'Ekmek hamuru, sakızlara şekil verme çabasındaydım'

Kardeşlerinin de kendisi gibi resimle ilgilendiğini söyleyen Alperen Karaahmetoğlu, 'Küçükken elime geçen ekmek hamuru, sakızlara şekil verme çabasındaydım. Resime de ilgim hep devam etti. Liseyi de Güzel Sanatlar Lisesi'nde bitirdim, üniversite eğitimimi de Güzel Sanatlar Fakültesinde sürdürüyorum. Duvar resmi sektörüne yaklaşık 5 sene önce girdim. Çalıştığım kafenin duvarına resim yapmıştım. O zaman ki şartlarında çok bilinen bir teknik olmadığı için fazla talep görmedi. Daha sonra farklı alanlarda çalışma sürecim oldu, kafelerde ve farklı sektörlerde çalıştım. Ama sanatım için vakit yeterli olmadı' dedi.

'Benim yaptığım işe de 'yapay zeka' diyorlar'

Direksiyon başında fenalaştı, hafriyat kamyonu şarampole devrildi
Direksiyon başında fenalaştı, hafriyat kamyonu şarampole devrildi
İçeriği Görüntüle

Yaptığı sanata vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini söyleyen Karaahmetoğlu, 'Günümüzde yoğun talep görüyor, insanlar ilgi gösteriyorlar. El yapımı sanat malzemelerine hasret kaldık. Günümüzün belası yapay zeka, benim yaptığım işe de 'yapay zeka', 'kalıptan çıkartmış, oraya yapıştırmış' dediler. Yapay zekaya yetişebildiysek ne mutlu bana' diye konuştu.

'Bu işin en uzun süren safhası tasarım'

Yaptığı eserlerin yapılma sürecini anlatan Karaahmetoğlu, 'Bu teknik, Rönesans'tan, Orta Çağ'dan nasıl devam ediyorsa biz de ham maddeleri biraz değiştirerek aynı şekilde devam ediyoruz. O zaman mermer tozu kullanılıyorsa şu an alçı kullanılıyor, o zaman yumurta akı kullanılıyorsa şu an tutkallar ve akrilikler kullanılarak aynı emekle işliyoruz. Bu çalışmanın yapımında tasarımını da kendim yapıyorum. Bu işin en uzun süren safhası tasarım. Bu işi bir kez yaptıktan sonra bina yıkılana kadar göz önünde olacak. Toplum olarak el emeğine gereken değeri veren bir millet olduğumuzu düşünüyorum. Bir defa yapıldıktan sonra o eser orada hep kalacak. Tasarımdan sonra işçiliği başlıyor. Her çalışmada teknik değişiyor. Yüzeyler birbirini tutmuyor. Kastamonu'da yılın büyük kısmında havanın soğuk olmasından dolayı alçının kuruması zaman alıyor. Alçı kurumadığı için zaman istiyor' şeklinde konuştu.

Türkiye'yi sanat dünyasında iyi bir yere taşımayı hedeflediğini dile getiren Karaahmetoğlu, 'Oturduğum bir kafelerde, gittiğim bir yerde yaptığım tablonun olması, rölyefin olması beni çok mutlu ediyor. Yaptığım işten dolayı çok mutluyum. İnsanların olumlu dönüşleri beni çok mutlu ediyor. İnsanlar görmese sadece ben bile görsem seviniyorum. Çünkü bir duvara ruh katıyorsunuz. Tamamen zihninizden tasarladığınız işleri ortaya koymak mutlu ediyor. Bu işi mesleğim haline getirmek istiyorum. Amacım sanat adına ülkemizde ve ülkemiz dışında bir şeyler yapmak' ifadelerini kullandı.