Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Meydanlarda vaat yağmuruna tutup bugün başkent Ankara'ya su bile veremeyen beceriksizlerin insafına bu milleti bırakmayacağız' (1)
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Meydanlarda vaat yağmuruna tutup bugün başkent Ankara'ya su bile veremeyen beceriksizlerin insafına bu milleti bırakmayacağız' (1)
İçeriği Görüntüle

Yılın ilk Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine'nin ardından önemli açıklamalarda bulunuyor.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları:

Yeni yılın ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum. 2025 yılı boyunca Türkiye'nin büyümesi kalkınması ve hedeflerine daha da yaklaşması için ter döken herkese teşekkür ediyorum. Can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum. Geçen hafta DEAŞ'lı teröristlerin hayattan kopardığı 3 emniyet mensubumuza bir kez daha yüce Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Muhterem ailelerine ülkem ve milletim adına şükran sunuyorum.

"86 MİLYON BİR AİLEYİZ"

Türk milleti olarak 86 milyon insanımız ve yurt dışındaki 7 milyonu aşkın kardeşimizle büyük bir aileyiz. Tüm vilayetlerimizdeki vatandaşlarımız neyse dünyanın diğer yerlerindeki kardeşimiz de canımızdan bir parçadır. Hepimiz bu cennet vatanın sevdalılarıyız. Aramıza nifak sokmak isteyenler, bizi birbirimizi düşürmek isteyenler daima olmuştur ve olacaklardır. Bölgemizi kan deryasına çevirmek için türlü tuzaklar kuranlar, bizi denklem dışına itmeye çalışacaktır. Ama biz bu oyunlara gelmeyeceğiz. Söz konusu Türkiye olunca, Türkiye'nin huzuru bekası olunca ayrılıklarımızı bir tarafa bırakıp birbirimize daha sıkı kenetleneceğiz. 86 milyon olarak aşılmaz bir duvar olacağız. Bugün de boylarına poslarına bakmadan kibirli bir eda ile Türkiye'ye parmak sallayanların bizden istediği devletimizdir, vatanımızdır. Her kim, ne adına olursa olsun milli mutabakat ruhuna zarar verecek bir tavır içindeyse Türkiye'nin rakiplerine hizmet ediyor demektir. Her kim ortak değerlerimizi hedef alıyorsa Türk milletinin dostu değil, yeminli bir hasmıdır. Türkiye düşmanlarının bu sinsi tuzaklarına düşmeyeceğiz. İç cephemizi güçlendireceğiz. Orada gedik açmak isteyenlere karşı daima uyanık olacağız.

"TERÖR SORUNUNU KÖKTEN ÇÖZECEĞİZ"

On yıllardır farklı biçimleriyle mücadele ettiğimiz terör belası Türkiye'nin ayağına vurulmuş emperyalist bir prangadır. DEAŞ'ından FETÖ'süne, DHKPC'sinden PKK'sına gayrimeşru yapıların hepsi birer aparat olarak bu amaçla kullanılmıştır. Terör musibetinden ebediyen kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık. Ülkemizin önünde aralanan fırsat penceresini ardına kadar açacak bu imkanın sabote edilmesine izin vermeyeceğiz. 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz. Bunu da sağduyuyla yapacağız.

ÖZGÜR ÖZEL'E TEPKİ: BİZ MUHATAPLARIMIZA 5 DAKİKALIK BİR GÖRÜŞME İÇİN YALVARMIYORUZ

16. Büyükelçiler Konferansı'nda dünyada devletimizi temsil eden büyükelçilerimizle bir araya geldik. Diplomatik zeminlerde güçlü bir varlık gösteriyoruz. Ana muhalefetin başındaki zat gibi yabancılardan 5 dakikacık ilgi dilenmiyor, muhataplarımıza 5 dakikalık bir görüşme için yalvarmıyoruz. Büyük bir milletin mensubu olduğumuz bilinciyle her yerde dik duruyoruz ama diklenmiyoruz. Biz ne kuru hamaset ne ucuz polemik peşindeyiz, ne de rol çalma derdindeyiz. Biz Türkiye'yi tüm dünyada şanla ve şerefle temsil etmenin mücadelesi içerisindeyiz. Türkiye, dünyanın hayranlıkla takip ettiği bir atılım gerçekleştiriyor. Bunun önünü kimse kesemeyecek. Uzak olmayan bir gelecekte daha güçlü daha itibarlı bir ülkede yaşayacağız. İlkelerimiz söz konusu olunca komplekse kapılmayız. Bu hakikati ana muhalefetin başındaki zat bilmese de Afrika'dan Latin Amerika'ya dostlarımız gayet iyi bilmektedir. Ana muhalefet partisinin genel başkanı dış politikada da 3. sınıf popülizm yapmaktadır. Bu zatın ne dediği neyi savunduğu belli değildir. Tek bildikleri hükümete karşı çıkmak. Ak dediklerimize karar demek, doğru dediklerimize yanlış demek. Suriye'nin devrik lideri ülkesinden kaçarken, 'Esad'la görüşülmeli' diyenler bunlardı. Karabağ Savaşı'nda Azerbaycan'ı desteklememize karşı çıkanlar bunlardı. Yıllarca Türkiye'yi DEAŞ'a destek vermekle suçlayanlar bunlardı. Avrupa'ya Türkiye'yi şikayet turlarını düzenleyenler bunlardı. Kendi ülkelerine müdahaleyi savunanları tebrik sırasına girenler bunlardı. Dış politikada ilke nedir milli menfaat nedir bilmeyenler yine bunlardı. Bugün bize ahkam kesen ana muhalefet yöneticileriydi. Şimdi çıkmışlar akıllarınca bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasına ama bunun adı yüzsüzlüktür. Muhalefet, iktidar yıpransın da Türkiye'ye ne olursa olsun mantığıyla hareket edemez. Bu kadar basiretsizlikten sonra bu konularda ağızlarını dahi açmaması gerekiyor.