Ağlama sesi facianın önüne geçti; 2 yaşındaki çocuk otobüste bulundu
Ağlama sesi facianın önüne geçti; 2 yaşındaki çocuk otobüste bulundu
İçeriği Görüntüle

Zonguldak'ta oğlunun engellerini sonsuz anne şefkati ve sanatın gücüyle aşan Filiz Köktürk Özgül, yüreğindeki 'Bizden sonra ne olacak?' korkusuna inat evladını hayata piyano notalarıyla sımsıkı bağlıyor.

Çaycuma ilçesinde genetik rahatsızlığı ve kalp problemi nedeniyle çok sevdiği yüzme sporunu bırakmak zorunda kalan lise öğrencisi 18 yaşındaki Mustafa Burak Özgül, hayata annesi Filiz Köktürk Özgül'ün (62) desteğiyle piyano tuşlarında tutunuyor. Özel çocuğuyla verdiği mücadeleyi anlatan anne Özgül, 'Bizden sonra ne olacak?' endişesi taşıdıklarını belirterek toplumdan sadece empati bekliyor.

Çaycuma Özel Eğitim Meslek Okulu lise son sınıf öğrencisi olan ve aynı zamanda özel eğitim merkezine devam eden Mustafa Burak Özgül, annesi Filiz Köktürk Özgül ile birlikte zorlu ama ilham veren bir mücadele yürütüyor.

'Hayatı bir yerinden yakalasın istiyoruz'

Eğitimine özel eğitim merkezinde devam eden ve annesiyle birlikte problemleri aşan Burak, hayattaki engelleri de sanatla aşıyor. Oğlunun genetik rahatsızlığına bağlı olarak kalp problemi de yaşadığını belirten anne Filiz Köktürk Özgül, Burak'ın çok iyi bir yüzücü olmasına rağmen sağlığı elvermediği için bu spora devam edemediğini ifade etti. Özgül, 'Burak çok iyi bir sporcu olabilirdi, çok da hızlı yüzüyor fakat bunu kalbinden dolayı yapamaz. O nedenle müziğe, piyanoya yöneldi. Yetenekleri neyse o alanda, onları yapmaya çalışıyoruz. Yapabildiklerine odaklanıyoruz, yapamadıklarında bir adım ileri attırmaya çalışıyoruz. Hayatı bir yerinden yakalasın istiyoruz' dedi.

'İnsanların gözlerini dikip bakması çok acıtıyor'

Toplum içinde yaşadıkları zorluklara da dikkat çeken anne Özgül, çevredekilerin yargılayıcı bakışlarının kendilerini yaraladığını dile getirdi. Dışarı çıktıklarında empati beklediklerini vurgulayan Özgül, 'Çocuğumuz bir taşkınlık yaptığında, herhangi bir hareket yaptığında insanlar gözlerini dikip bakmasınlar. Bu çok acıtıyor. Gerçekten çok acıtıyor. Kimse böyle olmayı istemez, bunu biz seçmedik ki. Ama oldu, bu da bize bir Tanrı'nın lütfu diye düşünüyorum. Şanslıyım, evladımı çok seviyorum' ifadelerini kullandı.

Geç yaşta anne olduğunu ve bu duygunun eşsizliğini vurgulayan Özgül, 'Anne olmak dünyanın en güzel duygusu. Özel bir çocuğum var, evet özel ve çok güzel. Zorlukları yok mu? Tabii ki var' diye konuştu.

'Hayata zaten 1-0 yenik başlıyoruz'

Kendisinin ve onunla aynı hayatı paylaşan tüm kadınların ortak korkusunu dile getiren Özgül, geleceğe dair taşıdıkları ağır yükü şu sözlerle anlattı:

'En büyük zorluk, en büyük sorun bizim için; biz evet şimdi hayattayız ama bizden sonra ne olacak? Bizden sonra ne olacak sahipsiz çocuklarımız? Bu düşünce bizi kahrediyor. O nedenle her alanda çocuğumuzu hayata sarılmaya uğraştırıyoruz. Bir yerden tutunsun, bir yerden yakalasın hayatı. Çünkü biz hayata zaten 1-0 yenik başlıyoruz.'

Topluma ve diğer ailelere de seslenen Özgül, 'Lütfen evlatlarınızın kıymetini bilin, evlatlarınızı sevin. Elbette seviyorlar, zorlukları da var ama biraz da farkında olun lütfen' diyerek şefkatin ve kabullenmenin öneminin altını çizdi.