Menopoz döneminde sıcak basması, gece terlemesi, uyku problemleri, vajinal kuruluk ve duygu durum değişiklikleri gibi belirtiler, kadınların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Bu dönemde hormon tedavisi bazı kadınlar için etkili bir seçenek olurken, tedavinin her kadın için uygun olmadığına dikkat çeken Liv Hospital Ulus Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Faik Tamer Sözen, hormon kullanımında kişisel sağlık durumunun ve risklerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Menopozun kadın yaşamının doğal bir dönemi olduğunu ifade eden Liv Hospital Ulus Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Faik Tamer Sözen, hormon tedavisinin özellikle sıcak basması ve gece terlemesi gibi menopoz belirtilerinin kontrolünde etkili olabildiğini söyledi. Sözen, 'Menopoz döneminde hormon tedavisi gündeme geldiğinde tek bir tedavi yaklaşımından söz etmek mümkün değildir. Kadının yaşı, menopoz döneminin özellikleri, şikâyetlerinin şiddeti, genel sağlık durumu ve kişisel riskleri birlikte değerlendirilmelidir. Doğru hasta, doğru tedavi ve doğru doz yaklaşımı büyük önem taşır' dedi.
'Her kadın hormon tedavisi kullanamaz'
Hormon tedavisinin bazı kadınlarda uygun olmayabileceğini belirten Sözen, özellikle meme veya rahim kanseri öyküsü, nedeni açıklanamayan vajinal kanama, daha önce geçirilmiş kan pıhtısı, bazı karaciğer hastalıkları ve belirli kalp-damar hastalıkları bulunan kadınlarda tedavi kararının daha dikkatli verilmesi gerektiğini ifade etti.
Rahmi bulunan kadınlarda sistemik östrojen tedavisi uygulanması durumunda rahim iç tabakasını korumak amacıyla progesteron veya benzeri bir progestojenin tedaviye eklenebildiğini belirten Sözen, hormon tedavisiyle ilgili 'Her kadın kullanabilir' ya da 'Hormon tedavisi kesinlikle zararlıdır' şeklindeki genellemelerin doğru olmadığını söyledi.
'Tedavinin dozu ve süresi kişiye göre belirleniyor'
Hormon tedavisinde yalnızca tedaviye başlama kararının değil, kullanılan hormonun türünün, dozunun, uygulama şeklinin ve tedavi süresinin de önemli olduğunu vurgulayan Op. Dr. Faik Tamer Sözen, 'Tedavinin fayda ve risk dengesi zaman içerisinde yeniden değerlendirilmelidir. Kadının şikâyetleri, yaşadığı değişimler ve sağlık durumu takip edilerek tedavi gerektiğinde yeniden düzenlenebilir. Amaç, kişinin ihtiyaç duyduğu en uygun tedaviyi mümkün olan en doğru doz ve yöntemle uygulamaktır' diye konuştu.
'Vajinal şikâyetlerde farklı tedavi seçenekleri bulunuyor'
Menopozla birlikte östrojen seviyelerindeki azalmanın vajinal kuruluk, yanma, cinsel ilişkide ağrı ve bazı idrar yolu şikâyetlerine yol açabileceğini belirten Sözen, bu şikâyetlerin ön planda olduğu kadınlarda lokal tedavi seçeneklerinin de değerlendirilebildiğini söyledi. Sistemik hormon tedavisi ile lokal tedavilerin birbirinden farklı olduğunu ifade eden Sözen, tedavi seçiminin kişinin şikâyetleri ve sağlık geçmişi doğrultusunda yapılması gerektiğini vurguladı.
'Menopoz tedavisi yalnızca hormon kullanımından ibaret değil'
Menopoz döneminde hormon tedavisinin uygun olmadığı veya tercih edilmediği durumlarda hormon dışı tedavi seçeneklerinin de bulunduğuna dikkat çeken Op. Dr. Faik Tamer Sözen, menopoz yönetiminin yalnızca sıcak basması ve gece terlemesi gibi belirtilerin kontrolünden ibaret olmadığını söyledi.
Sözen, 'Menopoz döneminde temel hedef, kadının yaşam kalitesini korumak ve uzun vadeli sağlık açısından gerekli önlemleri almaktır. Kemik sağlığı, uyku düzeni, cinsel sağlık, beslenme ve fiziksel aktivite gibi birçok faktör bu süreçte birlikte değerlendirilmelidir. Hormon tedavisi ise uygun kadınlarda, kişisel fayda ve riskler dikkate alınarak planlanması gereken tedavi seçeneklerinden biridir' ifadelerini kullandı.
Op. Dr. Faik Tamer Sözen, menopoz döneminde hormon tedavisi konusunda karar verirken kişisel sağlık geçmişinin, mevcut şikâyetlerin ve risk faktörlerinin birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, menopoz tedavisinde 'herkese aynı yaklaşım' yerine kişiye özel tedavi anlayışının benimsenmesi gerektiğini vurguladı.





