Kanser ameliyatlarında tümörü çıkarmanın yetmediğini, hastanın ameliyat sonrası yaşam kalitesini koruyabilmenin de önemli olduğunu belirten Acıbadem Bodrum Hastanesi Üroloji Uzmanı Serdar Yalçın 'Özellikle idrar kontrolünün korunması, böbrek fonksiyonlarının mümkün olduğunca devam ettirilmesi ve uygun hastalarda cinsel fonksiyonların korunması robotik cerrahinin sağladığı hassas çalışma imkanıyla daha ayrıntılı planlanabiliyor' dedi.
Robotik cerrahinin ürolojide en önemli kullanım alanlarından birinin ürolojik kanserler olduğunu belirten Yalçın, 'Prostat, böbrek ve uygun hastalarda mesane kanserlerinin ameliyatlarında robotik yöntem kullanılabiliyor. Ancak burada robotik cerrahiyi tek başına bir teknoloji olarak değil, uygun hastada uygun onkolojik cerrahiyi gerçekleştirmemize yardımcı olan cerrahi bir platform olarak değerlendirmek gerekiyor' ifadelerini kullandı.
'Prostat kanserinde amaç sadece prostatı çıkarmak değil'
Prostat kanserinde robotik cerrahinin en önemli özelliklerinden birinin, prostat çevresindeki hassas anatomik yapıların daha ayrıntılı görülebilmesi olduğunu belirten Yalçın, ameliyatın amacının yalnızca kanserli prostatı çıkarmak olmadığını söyleyerek 'Bu ameliyatta üç temel hedef vardır; kanser kontrolü, idrar kontrolünün mümkün olduğunca erken geri kazanılması ve uygun hastalarda cinsel fonksiyonların korunmasıdır' dedi.
Her prostat kanseri hastasının ameliyat adayı olmadığını vurgulayan Yalçın, tedavi kararının PSA değeri, biyopsi sonucu, görüntülemeleri, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek verilmesi gerektiğini ifade etti.
'Böbrek kanserinde hedef sağlıklı böbrek dokusunu korumak'
Böbrek kanserinde ise cerrahinin temel hedeflerinden birinin, onkolojik açıdan uygun hastalarda tüm böbreği almak yerine yalnızca tümörü çıkararak sağlıklı böbrek dokusunu korumak olduğunu dile getiren Yalçın, buna 'nefron koruyucu cerrahi' adı verildiğini belirterek 'Robotik cerrahi bu hassas ameliyata önemli katkıda bulunur. Çünkü bir taraftan kanser kontrol edilmeye çalışırken diğer taraftan hastanın fonksiyon gören böbrek dokusu mümkün olduğunca korumaya çalışılmalıdır' dedi.
Bununla birlikte her böbrek tümöründe böbreğin korunmasının mümkün olmadığını söyleyen Yalçın, önceliğin her zaman kanser kontrolü olduğunu sözlerine ekledi.
'Mesane kanserinde ameliyat mesanenin çıkarılmasıyla bitmiyor'
Mesane kanserinin robotik cerrahinin en kapsamlı uygulama alanlarından biri olduğunu belirten Yalçın, 'Özellikle kasa invaze denilen ve kanserin tüm mesaneye yayıldığı durumlarda mesanenin tamamının çıkarılması gerekebilir. Ancak mesane çıkarıldıktan sonra hastanın yeniden idrar yapabilmesi için yeni bir idrar yolu oluşturulur. Bu nedenle robotik mesane cerrahisi ileri düzey üro-onkolojik ve rekonstrüktif cerrahi deneyimi gerektirir' diye konuştu.
'Önemli olan doğru hastaya doğru tedaviyi uygulamak'
Robotik cerrahinin her hasta için tek seçenek olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, 'Kanser tanısı alan hastalar 'Hangi yöntemle ameliyat olmalıyım' sorusundan önce 'Benim hastalığım için en doğru tedavi nedir' sorusunu sormalıdır. Çünkü her prostat kanseri ameliyat edilmez, her böbrek tümöründe aynı cerrahi uygulanmaz ve her mesane kanseri hastasının tedavisi aynı değildir. Robotik cerrahi çok önemli bir teknolojidir ancak doğru endikasyonla kullanıldığında anlam kazanır' ifadelerini kullandı.




