Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Bülent Sürücü, doğurganlık çağındaki kadınların rahminde büyüyen bazı miyomların (rahim tümörü), tekrarlayan düşüklere ya da erken doğuma neden olabileceğini söyledi.

Miyomlar birçok kadında görülebiliyor. Genelde iyi huylu olan tümörler, rahim iç veya dış dokusuna tutunarak devasa boyutlara ulaşabiliyor. Medicana International Samsun Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Bülent Sürücü, her miyomun hamilelikte risk oluşturmadığını belirterek hastalık hakkında önemli uyarılarda bulundu.

'Hastalar en çok kansızlık nedeni araştırılırken bulunuyor'

Samsun'daki vahşi cinayette katilin suç kaydı kabarık çıktı
Samsun'daki vahşi cinayette katilin suç kaydı kabarık çıktı
İçeriği Görüntüle

Bazı miyomların çok kanamaya neden olmasından dolayı hastalarda kansızlık meydana geldiğini ifade eden Opr. Dr. Bülent Sürücü, 'Miyom, doğurganlık çağındaki kadınların rahim üst kas tabakasında gelişmiş iyi huylu tümörlerdir. Nadir kanser türleri de vardır. Doğurganlık çağına has bir hastalıktır ve menopozdan sonra küçülür. Miyomların yerleşim yeri çok önemli. Miyomlar rahmin iç tabakasına yerleşmişse aşırı kanama yapabilir. En sık rastladığımız hasta, daha çok dahiliye polikliniklerinde kansızlık araştırılırken bulunan hasta grubudur. Bu miyomlar aşırı kanama yaptığından hastanın yaşına göre tedavisi değişmekte. Hastanın doğurganlık çağı geçmişse rahmi almayı öneriyoruz. Hasta erken yaşta ve çocuk sahibi değilse birçok tedavi yöntemi var. Miyomlar küçükse histeroskopi ile girilerek rahim üzerinden temizleme yapılabiliyor. Çok büyükse operasyonla temizliyoruz. Miyomların handikabı, bunların bir kısmı nüksedebiliyor. Bazı miyomlarda hastanın pek şikayeti olmaz, karın şişliği ile hastaneye başvururlar. Miyomlar menopozdan sonra küçülmeye başlar ve böyle miyomlarda operasyon önermiyoruz' dedi.

'Miyomlar düşük ve erken doğum riskini artırır'

Normal gebelere göre miyomlu gebelerde düşük ve erken doğum riskinin daha fazla olduğunu dile getiren Opr. Dr. Sürücü, 'Bazı miyomlar gebe kalamama riskini artırırlar. Tekrarlayan gebelik kayıplarına sebep olmuşsa ya da gebe kalmayı engelliyorsa mutlaka bu miyomların temizlenmesi gerekiyor. Böyle bir etkisi yoksa temizlenmeyi etkilemez. Ayrıca miyomlar gebelikte büyürler. Yerleşim yeri bu nedenle de çok önemli. Miyomlar rahim dışına doğru büyümüşse gebeliğin akıbetini çok etkilemez ancak rahmin iç sahasına yerleşmişse hastalarda düşük, erken doğum riski normal hamilelere göre daha fazladır' diye konuştu.

Düzenli kontrollerin de önemine değinen Sürücü, 'Her kadının yılda en az 1 kez kontrole gelmesini tavsiye ediyoruz. Miyom tespit edilmişse bu artırılabilir. Hastanın kan değerleri, kanama şiddetinin gözlemlenmesi gerekir. 3 ayda bir ve 6 ayda bir kontrol edilen hastalar da olabilir' şeklinde konuştu.