Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, 'Okullarda şiddet ve akran zorbalığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır' dedi.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan, okullarda şiddet, akran zorbalığı ve suça karışan çocuklar üzerine yapılan anket sonuçlarını açıkladı. Geylan, anket sonuçlarını açıklamadan önce Siverek ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırılarında Ayla Öğretmen ile öğrencilerin hayatını kaybetmesinin tüm ülkeyi yasa boğduğunu belirterek, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere tüm ilgili kurumlara acil tedbir alınması çağrısında bulundu. Eğitim yuvalarında huzur, güvenlik ve sağlıklı bir ortamın sağlanmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Geylan; 12-18 yaş grubundaki ağır suçlara yönelik ceza sınırlarının yükseltilmesi gerektiğini ifade ederken, sendika tarafından 2 bin 296 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilen 'Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar' konulu geniş kapsamlı anket çalışmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Okullardaki akran zorbalığı, şiddet ve suça sürüklenen çocuklarla ilgili sorunların boyutlarını gözler önüne seren araştırma ışığında MEB'e seslenen Geylan, 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılının 'Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum' temasıyla başlatılmasını ve güvenli okul ikliminin bir an önce tesis edilmesini talep etti. Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 89,4'ünün akran zorbalığına tanık olduğu belirten Geylan, bunun yanı sıra katılımcıların yüzde 23,9'unun okulunda suça karışan çocuk bulunduğunu belirttiğini sözlerine ekledi.

'Okullarda şiddet ve akran zorbalığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır'

Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullarda şiddet ve akran zorbalığına karşı daha kapsamlı tedbirler alması gerektiğini belirten Geylan, 'Okullarda şiddet ve akran zorbalığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Son olarak Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırıları; özellikle Kahramanmaraş'ta Ayla Öğretmenimizin ve körpe çocuklarımızın hain saldırılar sonucunda hayatını kaybetmesi, millet olarak hepimizi derin bir üzüntüye boğmuştur. Okullarımız 14 Eylül tarihinde eğitim-öğretime başlayacaktır. Bu süreçte, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşların gerekli ve yeterli tedbirleri alması büyük önem taşımaktadır. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı da okulların açılış sürecinde 'Güvenlik Okul İklimi'ne vurgu yapmaktadır. Bunun yanı sıra, 12-18 yaş grubunda ağır suçlar için uygulanan ceza sınırlarının yükseltilmesi ve diğer tedbirlerin alınması da büyük önem arz etmektedir. Herkes bilmelidir ki; çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin eğitim kurumlarında huzur, güven ve sağlıklı bir ortam içerisinde bulunmaları hepimizin ortak önceliği olmalıdır' diye konuştu.

'Öğretim yılının 'Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum' temasıyla başlatılmasını talep ettik'

Adalet Bakanı Akın Gürlek, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile bir araya geldi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile bir araya geldi
İçeriği Görüntüle

Söz konusu ankete toplam 2 bin 296 öğretmenin katılım sağladığını vurgulayan Geylan, 'Bu tür acı olayların bir daha yaşanmaması, okullarımızın öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz için güvenli eğitim yuvaları olması amacıyla Türk Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığından yeni eğitim-öğretim yılının 'Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum' temasıyla başlatılmasını talep ettik. Ayrıca, Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi tarafından 1 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında 'Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar' temasıyla kapsamlı bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Türk Eğitim-Sen, internet sitesi başta olmak üzere toplam 6 ayrı internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen çalışmaya 2 bin 296 öğretmenimiz katılmıştır. Anket sonuçları, okullarımızda akran zorbalığı, şiddet ve suça sürüklenen çocuklarla ilgili yaşanan sorunların boyutunu ortaya koyması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi açısından önemli veriler sunmaktadır. Türk Eğitim-Sen'in araştırmasına göre öğretmenlerin önemli bir bölümü akran zorbalığını okullarda yaygın bir sorun olarak değerlendirmektedir' şeklinde konuştu.

'Katılımcıların yüzde 49,2'si zorbalığın görev yaptığı okulda kısmen yaygın olduğunu belirtmiştir'

Yapılan anket sonucu akran zorbalığının yüksek seviyede gözlemlendiğini söyleyen Geylan, 'Katılımcıların yüzde 49,2'si zorbalığın görev yaptığı okulda kısmen yaygın olduğunu, yüzde 34,5'i ise açık biçimde yaygın olduğunu belirtmiştir. Akran zorbalığına tanıklık oranı ise oldukça yüksektir. Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 65,2'si okulunda akran zorbalığına tanık olduğunu, yüzde 24,2'si kısmen tanık olduğunu ifade etmiştir. Böylece zorbalığa bir biçimde tanık olan öğretmenlerin oranı yüzde 89,4'e ulaşmaktadır. Bununla birlikte zorbalığa maruz kalan öğrencilerin yaşadıklarını yetişkinlerle paylaşmadığı da görülmektedir. Katılımcıların yüzde 26,6'sı, öğrencilerin yaşadıkları zorbalığı öğretmenlerine, okul idaresine ya da ailelerine anlatmadığını düşünmektedir. Zorbalık fark edildiğinde ise katılımcı öğretmenler, en çok sırasıyla yüzde 81,8'i 'zorbalığa maruz kalan ve zorbalığı uygulayan öğrencilerin rehber öğretmenle görüşmesini sağlarım', yüzde 81,7'si 'zorbalığa uğrayan öğrenciyle görüşürüm', yüzde 78'i 'zorbalığı uygulayan öğrenciyi uyarırım', yüzde 65'i 'aileleri bilgilendiririm cevabı vermiştir'' ifadelerini kullandı.

'Zorbalığın en fazla görüldüğü ortam yüzde 37,2 ile okul bahçesidir'

Anket sonucu akran zorbalığının en fazla okul bahçesinde ve sosyal medyada görüldüğünü aktaran Geylan, 'Zorbalığın en fazla görüldüğü ortam yüzde 37,2 ile okul bahçesidir. Bunu yüzde 19,5 ile sınıf, yüzde 16 ile sosyal medya ve yüzde 14,7 ile okul dışındaki ortamlar izlemektedir. Katılımcıların yüzde 53,4'ü, rehberlik biriminin zorbalığı uygulayan ve zorbalığa maruz kalan öğrenciler ile aileleriyle görüştüğünü belirtmiştir. Önleyici çalışmalar ve farkındalık eğitimleri verildiğini ifade edenlerin oranı yüzde 28,3 iken, yüzde 16 oranında öğretmen yeterli bir müdahalenin söz konusu olamadığını düşünmektedir. Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, okullarda suça karışan çocukların varlığına ilişkin bulgulardır. Katılımcıların yüzde 23,9'u, görev yaptığı okulda suça karışan çocuk bulunduğunu belirtmiştir. Yüzde 44,6'sı böyle bir öğrencinin bulunmadığını söylerken, yüzde 31,5'i bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade etmiştir. Çocukların adli süreçlerine ilişkin bilgilerin hassas ve gizli olması düşünüldüğünde, bu durum bütünüyle sürpriz değildir' açıklamasında bulundu.

'Okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalıdır'

Okullarda akran zorbalığı ve şiddetin önlenebilme ihtimali için her 100 öğrenciye 1 rehber öğretmeninin tahsis edilmesi gerektiğini açıklayan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Madde kullanımı ile okula kesici veya delici aletle gelme daha seyrek görülmekle birlikte ciddi sonuçlar doğurabilecek risklerdir. Akran zorbalığının en fazla okul bahçesinde görüldüğünün belirtilmesi, okulun ortak kullanım alanlarına dikkat çekmektedir. Bu saatlerde öğretmen ve okul personelinin görünürlüğünün artırılması, okul giriş ve çıkışlarının düzenli biçimde denetlenmesi ve riskli alanların belirlenmesi yararlı olacaktır. Rehberlik hizmetleri, araştırmada öne çıkan bir başka alandır. Rehberlik servislerinin personel ve çalışma şartlarının güçlendirilmesine duyulan ihtiyaç açıkça ortadadır. Ayrıca, düzenli psikolojik destek verilmesi ve psikolojik danışman sayısının artırılması geniş destek görmektedir. Bu noktada okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalıdır.'