SAMSUN (İHA) - Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Türkiye'de boşanma sayılarının arttığını, bu nedenle aileyi güçlendiren, evlilikleri destekleyen ve toplumsal dayanışmayı artıran politikaların hayata geçirilmesinin önemli olduğuna dikkat çekti.
HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu, Samsun'da basın mensuplarıyla bir araya geldi. Yapıcıoğlu, 'Aile meselesiyle ilgili olarak Türkiye İstatistik Kurumu'nun verileri ortadadır. Boşanma sayıları artış göstermektedir. Evlilik yaşı giderek yükselmekte, gençler daha ileri yaşlarda evlenmektedir. Evlenen çiftlerin önemli bir bölümü ise evliliklerinin 5. yılını doldurmadan boşanmaktadır. Bu durum ciddi sosyal sorunları beraberinde getirmektedir. Ailelerin parçalanması en büyük zararı çocuklara vermektedir. Özellikle çocuklu ailelerde yaşanan boşanmalar, çocukların psikolojik ve sosyal gelişimini doğrudan etkilemektedir. Bununla birlikte, çocuklu ailelerde boşanma oranının daha düşük olması dikkat çekicidir. Boşanmaların büyük bir kısmı henüz çocuk sahibi olmayan çiftler arasında gerçekleşmektedir. Çocuk, eşler arasındaki bağı güçlendiren önemli bir unsurdur. Bu yönüyle çocuklu ailelerde boşanma oranının görece düşük olması, çocuklar açısından nispeten olumlu bir tablo ortaya koymaktadır. Aile kurumunu ayakta tutmak zorundayız. Çocuklarımızı bu tür olumsuzluklardan korumak, toplumsal yapımızı muhafaza etmekle mümkündür. Aile yıkıldığında toplum da zayıflar. Ailenin yerine ikame edilebilecek başka bir kurum bulunmamaktadır. Bu nedenle aileyi güçlendiren, evlilikleri destekleyen ve toplumsal dayanışmayı artıran politikaların hayata geçirilmesi hayati önemdedir' dedi.
'Terörsüz Türkiye için üzerimize düşen ne varsa yapmaya devam edeceğiz'
'Terörsüz Türkiye' gündemi hakkında da görüşlerini paylaşan Zekeriya Yapıcıoğlu, 'HÜDA PAR olarak, terörsüz bir Türkiye hedefinin gerçekleşmesi, şiddet ortamının tamamen sona ermesi ve iç barışın sağlam şekilde tesis edilmesi için üzerimize düşen ne varsa yapmaya devam edeceğiz. Kardeşlik hukukunun güçlenmesi için şimdiye kadar nasıl çaba gösterdiysek, bundan sonra da aynı kararlılıkla sürdüreceğiz' diye konuştu.
'Gazze'ye anlaşmanın çok altında yardım kamyonu gidiyor'
İsrail'in Gazze'ye yönelik anlaşmaya uymadığını dile getiren Zekeriya Yapıcıoğlu, 'Gündemde iki yıl boyunca tüm dünyanın dikkatini çeken Gazze meselesi var. Yüz binlere yaklaşan can kaybı ve büyük bir insanlık dramı yaşandı. 9 Ekim'de Mısır'ın Şarm eş-Şeyh kentinde bir kurul oluşturularak sözde bir ateşkes planı devreye alındı. Ancak o tarihten bu yana 1500'den fazla ihlal gerçekleşti. Siyonist işgal rejimi saldırılarını sürdürürken yardım girişlerini de engelliyor. Anlaşmaya göre Gazze'ye günlük 600 yardım kamyonunun girişine izin verilmesi gerekiyordu, fakat bunun çok altında yardım ulaşabiliyor. Barınma sorunu devam ediyor; kış şartlarında, yağmur altında çocuklar soğuktan hayatını kaybediyor. Açlık ve tıbbi yetersizlik nedeniyle ölümler sürüyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin bu süreci durduramadığı görülünce alternatif arayışlar gündeme geldi ve bir Barış Kurulu oluşturuldu. Ancak katliamların baş sorumlusu olarak görülen, hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı bulunan Netanyahu'nun bu kurulda yer alması ciddi bir çelişki oluşturuyor. Böyle bir yapının ne derece etkili olabileceği yeniden değerlendirilmelidir. Güvenlik Konseyi'nde 5 daimi üye var ve veto hakları bulunuyor. Ancak şimdi oluşturulan Barış Kurulu'nda Donald Trump denen deli ya da psikopatın sürekli başkan olacağı ifade ediliyor. Küresel krizlerde taraf olan, savaşın en önemli aktörlerinden biri konumundaki bir ismin değişmez başkan olarak konumlandırılması, kurulun tarafsızlığı ve adalet anlayışı açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır' şeklinde konuştu.
Türkiye'nin küresel ahlak krizine karşı mücadele ettiğini de ifade eden Yapıcıoğlu, 'Küresel ölçekte bir ahlaki kriz yaşanıyor. Adaletin, insan haklarının ve uluslararası hukukun gerçekten işletilmediği bir zeminde kalıcı barıştan söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle hem bölgemizde hem de dünyada adil, hakkaniyetli ve insan onurunu esas alan bir düzenin tesisi için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.





