Sivas Yaşayan Miras Şöleni coşkusuyla başladı
Sivas Yaşayan Miras Şöleni coşkusuyla başladı
İçeriği Görüntüle

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ozan Özpay, dijital çağda sinemada yaşanan köklü değişimi değerlendirip, sinefillerin her zaman sinema salonlarını tercih edeceklerini ancak 2000 sonrası kuşağın evlerinde kısa filmler izlemeyi tercih ettiğini söyledi.

Doç. Dr. Ozan Özpay, sinemanın her kriz döneminden çıkmayı başardığını hatırlatarak, 'Yeşilçam 1960'lı yıllarda ortaya çıktı. Dünyada en çok film üretilen sektörlerden biriydi. 70'li yılların ortalarından itibaren hem siyasi olayların etkisi hem de televizyonun devreye girmesi, ailelerin sinemadan çekilmesiyle birlikte sinema ciddi bir krize girdi. 80'li yıllarda ise video oynatıcıların ve video piyasasının ortaya çıkması sadece Türkiye'de değil, dünyada da sinemanın kriz yaşamasına neden oldu. Ancak sinema bu kriz dönemlerinden her zaman belli bir süre sonra çıkmayı başardı.' dedi.

'Dünyanın en önemli eğlence sektörlerinden biriydi'

Özpay, 2000'li yılların başlarında sinemanın dünyanın en önemli eğlence sektörlerinden birini olduğunu ifade ederek, 'Sinemanın sanat tarafı olduğu gibi eğlence tarafı da var. Özellikle 2000'li yılların başına kadar dünyanın en önemli eğlence sektörlerinden biriydi. 2000'li yıllarla birlikte dijitalleşmenin başlaması, internetin yaygınlaşması, Web 2.0 ve Web 3.0 teknolojileriyle birlikte kullanıcıların da içerik üretmeye başlaması, sinemanın dinamiklerini kökten değiştirdi. Bu durum izleme alışkanlıklarını ve algıyı da değiştirdi. Zaten 2000'li yıllardan sonra doğan nesil bunun içinde büyüdü. Eğer sinemayı eğlence açısından değerlendirirsek, sinemaya gitmek başlı başına bir eylemdi. Eskiden AVM sinemaları yoktu. İnsanlar sadece film izlemek için sinema salonlarına giderdi. Daha sonra AVM'lerde açılan sinemalarla birlikte alışverişe gelen insanların vakit geçireceği bir alan oluştu. Dijitalleşmeyle birlikte sıradan izleyici için şu soru ortaya çıktı: 'neden ekstra para verip sinemaya gitsin? Özellikle dijital yayın platformlarının artması, uygun fiyatlı abonelikler sunmaları bu değişimi hızlandırdı. Gerçek sinema izleyicisi, yani sinefiller her zaman sinema salonlarını tercih edecektir.'dedi.

'

'Ücret ödemek yerine evlerinde film izlemeyi tercih ediyorlar'

Özpay, insanların artık ücret ödemektense evlerinde film izlemeyi tercih ettiklerini vurgulayarak, 'Sinema tekniğine ve sanatına önem veren, ticari kaygısı olmayan salonlar hâlâ var ancak bunların sayısı oldukça az. Bu salonlara zaten gerçek sinema izleyicileri gidiyor. Ancak sıradan izleyici açısından baktığımızda dijital platformlar önemli bir alternatif hâline geldi. İnsanlar iki saatlik eğlence için ekstra ücret ödemek yerine evlerinde film izlemeyi tercih ediyor. Bunun yanında algıda da ciddi bir değişim yaşandı. Özellikle yeni nesil kısa ve hızlı içeriklerle büyüdü. Sosyal medya içerikleri tamamen kısa süreli, dikkat çekici ve şok etkisi oluşturan videolar üzerine kuruldu. Aslında sinema bir bakıma ilk dönemlerine benzer bir dönüşüm yaşamaya başladı. Sinemanın ilk yıllarında da izleyiciyi şaşırtmak temel amaçtı. Bugün de sosyal medya aynı mantıkla çalışıyor. Yirmi, otuz saniyelik ya da birkaç dakikalık içerikler insanların dikkatini çekiyor. Bu nedenle özellikle 2000 sonrası doğan kuşak uzun filmlere karşı daha sabırsız hâle geldi. YouTube videolarında bile insanlar uzun bölümleri izlemek istemiyor. Artık yirmi, otuz saniyelik dizi bölümleri ve kısa videoların bulunduğu bir ortamda insanların iki ya da üç saatlik filmleri sabırla izlemesini beklemek zorlaşıyor. Dolayısıyla sinema bundan ciddi şekilde etkilendi.' Şeklinde konuştu.

'Sinema tamamen yok olmayacak, sadece farklı bir biçime dönüşecektir'

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ozan Özpay, sinemanın tamamen yok olmayacağını ancak teknolojik gelişmeler ve değişen insan alışkanlıklarıyla birlikte farklı bir biçime döneceğinin altını çizerek şunları söyledi. ' Sinema artık daha geniş bir kitleye hitap ediyor ve gelecekte de daha çok gerçek sinefillere yönelik bir alan hâline geleceğini söyleyebiliriz. 2000'li yıllara kadar futbol dışında dünyanın en büyük eğlence sektörlerinden biri olan sinema bugün önemli bir dönüşüm geçiriyor. Büyük yönetmenler bile artık filmlerini sadece sinema salonları için değil, dijital platformlar için üretmeye başladı. Örneğin Martin Scorsese gibi yönetmenlerin dijital platformlarla çalıştığını görüyoruz. Bu da sinemanın yeni dönemi kabullendiğini gösteriyor. Bundan sonra sinema nereye evrilir sorusuna gelirsek; klasik anlamda sinemaya gitme kültürünün giderek azalacağını düşünüyorum. Sinema salonlarının sayısının azalması ve bazı salonların kapanması bu dijital dönüşümün ve yeni kuşağın kültürel alışkanlıklarının bir sonucudur. Sinema ya çok geniş bir kitleye hitap eden bir sanat alanına dönüşecek ya da tamamen farklı bir yapıya evrilecektir. Bu dönüşümün de büyük ölçüde dijital yayın platformları üzerinden gerçekleşeceğini düşünüyorum. Klasik anlamda bildiğimiz sinemaya gitme kültürü zamanla ortadan kalkacak ancak sinema tamamen yok olmayacak, sadece farklı bir biçime dönüşecektir.'