CHP’lilerin övündüğü “Köklü miras” siyaset piyasasında yerlerde sürünüyor. Mutlak Butlan kararıyla tekrar partisinin başına geçen CHP’nin Eski-Yeni Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu son açıklamasında “CHP köklü bir partidir, devlet kuran bir partidir. Ahlaki değerleri geri getireceğiz. Köklerimize ve ahlakımıza sahip çıkmak zorundayız. Arınmamız lazım…” diyerek ahlâk enkazını devraldığını belirtti. Bunun tefsiri şuydu; “Partimizde ahlaksızlık var, bu partiye ahlaksızlık bulaştı, arınmamız lazım.”

“Partimize çok eleştiri geldi ama ahlaki değerleriyle ilgili eleştiri gelmemişti, şimdi geliyor” sözleri, aslında gelen yozlaşma eleştirisinin kabulüydü.

Hatırlarsanız bir zamanlar Kılıçdaroğlu şöyle bir özeleştiri yapmıştı: “Sırça köşklerde oturduk, halka kendimizi anlatmadık” Anlaşılıyor ki sırça köşklerden inenler otellerin yolunu tutmuş. Kılıçdaroğlu’nun 38. Kurultayda şaibeli bir şekilde devrilmesinden sonra CHP’de bir garip devrim gerçekleşmişti. Maaşa bağlı metresler devri gelmişti. “Köklü miras”a miras yediler konmuştu.

Her zaman sağa sola ahlak dersi veren CHP’nin ahlak masasında ahlak neşteri altına yatması gerektiğini söylüyordu Kemal Kılıçdaroğlu.

Yıllarca “muhafazakâr ahlak” diye dalga geçtikleri değerleri şimdi kendi içlerinde arıyorlardı. Muhafazakarların dillerine düşmüşlerdi. Artık otel denildiğinde insanın aklına CHP, CHP milletvekilleri, bornoz, havlu, belediye başkanları ve dişi yaverleri geliyordu. Kılıçdaroğlu’ndan sonra çok şey değişmişti.

2-3 yıldır Genel Başkanlık rolünü oynayan Özgür Özel, çok kof bir argümanla vaziyeti kurtarmaya çalışıyor, “Evlatlarımız kötü işlere bulaşmaz” diyordu. Diyordu demesine de evlatlarının yaramazlıkları ile de başı dertteydi. Yaramazlıkları göremiyordu. Maaşa bağlanan metresleri görmüyordu. Kılıçdaroğlu’nun köklü CHP’sinin köklerine kibrit suyu dökülmüştü.

Mutlak Butlan, kurultay tartışmaları ve parti içi kutuplaşma üzerinden büyüyen kriz, CHP tabanında ciddi bir kırılma oluşturmuş, parti karpuz gibi ikiye bölünmüştü. Kılılçdaroğlu tam bir enkaz devralmıştı.

Kılıçdaroğlu’nun şu sözleri çok manidardı: “Köklerimize ve ahlakımıza sahip çıkmak zorundayız.” Evet, zorundaydı. Ama o kökler otel odalarında çürüyor, ahlak da bornozların altında kayboluyordu. Parti içi arınma süreci mi? Başlasın bakalım! Ver mehteri…

Sırtınızdan yediğiniz hançer ile ne kadar yol alabileceğinizi de merak ediyoruz doğrusu.
Kaynak: Doğruhaber Gazetesi sitesinden alınmıştır.