Bu yıl yakından takip etme, farklı birçok kişiyle tanışma imkânı bulduğumuz, İTTİHADUL ULEMA’nın hafta sonu Diyarbakır’da düzenlediği 11. Âlimler Buluşması, “Davette Yöntem ve Yeni Arayışlar” teması etrafında gerçekleşti.
İslam’ın mesajını günümüz insanına hangi dil ve üslupla ulaştıracağımızın, değişen toplumsal şartlar karşısında nasıl bir yol izleyeceğimizin konuşulduğu bu buluşma, ilim ve fikir dünyamız açısından önemli değerlendirmelere ev sahipliği yaptı.
Buluşmada gençlerin yalnızlaşması ve bireyselleşmesi, aile yapısında yaşanan sorunlar, toplumsal sorumluluklar, dijital bağımlılık, çocukların eğitimi ve İslami değerlerin yeni nesillere aktarılması gibi pek çok mesele ele alındı. Medreselerin çalışmaları ve Gazze’de yaşananların küresel yansımaları da gündeme gelen konular arasındaydı.
Bütün bu başlıklar, elbette üzerinde düşünülmesi ve çözüm yolları aranması gereken önemli meselelerdir. Ancak böylesine kapsamlı bir organizasyonun ardından, çoğu zaman gözden kaçan başka bir meseleye de dikkat çekmek istiyorum: Bütün bu çalışmaların arka planında emek veren, fakat çoğu zaman isimleri anılmayan insanlar…
Mutfakta çalışanlar diye isimlendirdiğimiz kişiler…
Bir organizasyonun görünen yüzünde konuşmacılar, âlimler, davetliler ve programın akışı vardır. Kürsüde yapılan konuşmalar dinlenir, ortaya konulan fikirler tartışılır. Fakat bütün bunların sorunsuz bir şekilde gerçekleşmesi için perde arkasında nasıl bir emek harcandığı çoğu zaman yeterince bilinmez.
Oysa onlarca misafiri yurt dışından getirip ağırlamak, ulaşımından konaklamasına kadar ihtiyaçlarını karşılamak, yemeklerini hazırlamak, çaylarını demlemek ve her misafirin kendisini rahat hissetmesini sağlamak hiç de kolay değildir. Bu işler, yalnızca bir organizasyon planlamakla bitmez. Büyük bir özveri, sabır, koordinasyon ve fedakârlık da gerektirir. Evet, mutfakta çalışanlar…
Misafirlerin sabah kahvaltısını hazırlamak için sabah namazından sonra uyumayanlar, mutfakta saatlerce ayakta kalanlar, çay bardaklarını eksik etmemek için koşturanlar, yemek saatinde herkesin ihtiyacını karşılamaya çalışanlar vardır. Bir yanda programın yoğunluğu yaşanırken diğer yanda bu insanların telaşı, çoğu zaman sessizce devam eder. Aslında gürültüsü var da biz duymayız.
Bazen bir tabak yemek, bazen sıcak bir çay, bazen de yorgun bir misafire gösterilen samimi bir tebessüm…
Küçük gibi görünen bu ayrıntılar, aslında misafirperverliğin ve kardeşliğin en somut ifadeleridir. Farklı ülkelerden gelen insanları ağırlamak, yalnızca karınlarını doyurmak değil, onlara gönüllerinin de doyacağı bir kardeşlik ortamı sunmak sanıldığı gibi kolay değil…
Bizler çoğu zaman sahnedeki konuşmacıyı hatırlar, yapılan konuşmalardan alıntılar yapar, programın önemini anlatırız. Mutfakta ter döken, gece geç saatlere kadar çalışan, yorulduğu halde görevini aksatmayan İTTİHADUL ULEMA’nın gencecik fakihlerini unutabiliriz. Onları hatırlatmak istedik.
Oysa bir organizasyonun başarısı, yalnızca kürsüde söylenen sözlerle değil, o sözlerin söylenebilmesi için ortaya konulan ortak emekle de ölçülür. Ki bu işin mimarları da mutfak cephesindedir.
Üstelik bu hizmeti yerine getirenlerin önemli bir kısmı, yaptıklarının karşılığında alkış beklemez. Belki de onları yazmamız hoşlarına gitmeyecektir. Onlar için bir misafirin memnuniyeti, bir işin eksiksiz tamamlanması ve kardeşlerine, seydalarına hizmet edebilmek başlı başına bir mutluluktur. Bu samimiyet, yapılan hizmetin değerini daha da artırır.
İşte bu yazıyı kaleme almamızın sebebi de budur: Görünmeyen bu kahramanları görünür kılmak, hatırlanmayanları hatırlamak ve sessizce emek verenlere teşekkür etmek…
İTTİHADUL ULEMA’nın 11. Âlimler Buluşması’nın hazırlanmasında, misafirlerin ağırlanmasında, yemeklerin hazırlanmasında ve organizasyonun diğer hizmet alanlarında emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum. İsimleri anons edilmese de emekleri büyüktü.
Unutmayalım ki büyük buluşmalar yalnızca büyük fikirlerle değil, o fikirlerin etrafında kenetlenen insanların fedakârlıklarıyla da hayat bulur. Bazen bir kürsüde söylenen söz binlerce insana ulaşır. Bazen de mutfakta sessizce hazırlanan bir bardak çay, kardeşlik adına çok şey anlatır.
Allah, ilim yolunda emek verenlerden de bu yola hizmet eden, yükü omuzlayan ve görünmeden çalışan herkesten de razı olsun.