Faiz Spirali ve Hanehalkının Gerçeği

Dr. M. Şah Gültekin

Yayınlanma

Eylül ayı enflasyon rakamları açıklandı. TÜİK verilerine göre tüketici fiyatları aylık yüzde 1,84 arttı, yıllık enflasyon ise yüzde 29,73'e geriledi.

Kâğıt üzerinde bu bir iyileşme. Peki, vatandaş bu iyileşmeyi mutfağında hissediyor mu?

Pazara çıkan bir ev hanımına, kirasını ödemeye çalışan bir memura ya da her sabah işe gitmek için yol parası hesaplayan bir işçiye sorsak, cevabın ne olacağını hepimiz biliyoruz. Çünkü barınma, gıda ve ulaşım gibi vazgeçilmez kalemler hâlâ genel enflasyondan daha hızlı artıyor. Sabit gelirli için asıl önemli olan rakamın kaç olduğu değil, cebindeki paranın neye yettiğidir.

Bu tablonun arka planında ise çoğu zaman konuşulmayan bir gerçek var: Faiz yükü.

Devlet, yılın ilk dokuz ayında faize 2 trilyon 190 milyar lira ödedi. Bu para ne okul oldu, ne fabrika, ne de çiftçinin tarlasına can suyu. Bir başka ifadeyle devlet, bu yıl her gün ortalama 8 milyar liradan fazla parayı faize aktardı. Oysa bu kaynak, milyonlarca emeklinin, asgari ücretlinin ve esnafın beklediği desteğe dönüşebilirdi.

Mesele sadece bütçenin dengesi de değil. Faiz ile enflasyon birbirini besleyen bir sarmal oluşturuyor. Faiz yükü arttıkça bütçe açığı büyüyor. Açığı kapatmak için yeniden borçlanılıyor. Borçlanma arttıkça piyasadaki finansman maliyeti yükseliyor. Bu maliyet de sonunda üreticinin malına, esnafın rafına ve vatandaşın faturasına yansıyor.

Yani enflasyonla mücadele için kullanılan faiz, bir başka kapıdan enflasyonu yeniden besliyor.

Üstelik bütçeden faize ayrılan her lira, yatırıma, üretime ve sosyal desteğe ayrılamayan bir liradır. Üretim kapasitesi artmadığında arz daralıyor, pahalılık da kalıcı hâle geliyor. Böylece dar gelirli, hem vergisiyle faizi hem de cebiyle pahalılığı ödüyor.

Sonuç olarak faiz ile enflasyon arasındaki bu sıkı bağ kırılmadıkça, sadece rakamsal hedefler üzerinden yürütülen tartışmalar eksik kalacaktır. Çözüm; bütçe disiplinini israfı önleyen akılcı tasarruflarla sağlamak, faiz yoluyla rantiyeye aktarılan kaynakları azaltmak ve üretimi doğrudan destekleyen yapısal reformları kararlılıkla hayata geçirmektir.

Çünkü vatandaş için başarı, enflasyon rakamının düşmesi değil; maaşının yeniden ay sonuna yetmesidir.

Sizce de asıl hedef bu olmamalı mı?
Kaynak: Doğruhaber Gazetesi

Yorumlar

Gazete Manşetleri

Yeni Şafak
Yeni Şafak
Türkiye
Türkiye
Akşam
Akşam
Yeni Akit
Yeni Akit
Diriliş Postası
Diriliş Postası
Sözcü
Sözcü
Sabah
Sabah
Milliyet
Milliyet
Hürriyet
Hürriyet
Türkgün
Türkgün
Yeni Birlik
Yeni Birlik
Milat
Milat
Milli Gazete
Milli Gazete
Dünya
Dünya
Yeni Çağ
Yeni Çağ
Harbi Gazete
Harbi Gazete
Doğru Haber
Doğru Haber
Takvim
Takvim
Fotomaç
Fotomaç
Aydınlık
Aydınlık
Birgün
Birgün
Cumhuriyet
Cumhuriyet
Evrensel
Evrensel
Karar
Karar
Korkusuz
Korkusuz
Sonraki Vakte Kalan
02:58:7
Öğle Namazı
İmsak
05:48
Güneş
07:13
Öğle
12:54
İkindi
15:55
Akşam
18:26
Yatsı
19:45
İstanbul Bakırköy Nöbetçi Eczaneler

İstanbul Bakırköy Nöbetçi Eczaneler

İstanbul / Bakırköy
Alas Eczanesi
Yenimahalle Mah. 10 Temmuz Cad. No:16/B Bakırköy İstanbul
Öykü Eczanesi
KARTALTEPE MAH. LİMON ÇİÇEĞİ SK. NO: 16C Bakırköy İstanbul
Pınar Eczanesi
Ataköy 2-5-6. Kısım Mahallesi 19 Mayıs Caddesi No:66/1 Bakırköy İstanbul
Nimet Eczanesi
Basınköy Mahallesi Yan Sokak No:1-1/A Florya Bakırköy İstanbul
Volkan Eczanesi
Kartaltepe Mahallesi Filiz Sokak No:10 Bakırköy İstanbul
Inan Eczanesi
BASINKÖY MAH. FLORYA CAD. NO: 21E Bakırköy İstanbul
Nur Eczanesi
Yeşilköy Mahallesi Ümran Sokak No:17 Bakırköy İstanbul
Gün Eczanesi
Yeşilyurt Mah. Ekin Sok. No:21/B Bakırköy İstanbul
Üst